Facebook skandalına Apple’ın CEO’su da tartışmaya dahil oldu

Facebook’un veri skandalı Apple’ın CEO’sunun da tartışmaya dahil olmasıyla yeni bir boyut kazandı. Bir taraftan yeni bir denetim mekanizması kurulması gerekliliği daha fazla konuşulmaya başlarken kontrolün kimde olacağı tartışmaları da artıyor.

Facebook skandalına Apple’ın CEO’su da tartışmaya dahil oldu
31 Mart 2018 Cumartesi 11:10

banner225

Donald Trump’ın seçim kampayısıyla bağlantılı olduğu bilinen Cambridge Analytica (CA) isimli firmanın 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerine ulaştığı ortaya çıktı. Bu haber büyük bir kriz yaratırken Zuckerberg’in medya karşısına çıkıp cevap vermesi beş gün almıştı. Krizin başlangıcından bu yana Facebook hissedarlarının yüzde 9’u hisselerini elden çıkardı. Bir diğer konu ise skandalın sadece Trump’ın seçim çalışmasından ibaret olmaması. Eylül ayında Kremlin bağlantılı kaynaklar 100 bin dolarlık bir anlaşmayla 3 bin adet reklam satın almıştı.

Facebook’un, kullanıcılara ait kişisel bilgileri, kullanıcılardan habersiz şirketlerle paylaşması kişilik haklarının açık bir ihlali. Ancak şu anki tartışma bu gizlilik ihlalinin ortadan kaldırılmasından ziyade bu ihlalin “kontrol altında” yürütülmesine evrilmiş durumda. Skandalın ardından The Economist’te yer alan bir makalede Facebook’un pazardan çekilmesinin ya da yasaklanmasının beklenmediği, ama Facebook’a yönelik bir düzenleme yapılması gerektiği vurgulandı. Söz konusu makalede firmanın Zuckerberg’in kişisel servetinin 14 milyar dolar olduğundan, Facebook’un piyasa değerinin yüzlerce milyar dolar olduğundan ve kapatılamayacağından bahsedilirken Zuckerberg’e de itibarını nasıl geri kazanabileceğine ilişkin “tavsiyelerde” bulunuluyor.

The Economist’te Facebook’un bağımsız bir denetimden geçmesi gerektiğinden bahsedilirken, şirketin 2016’da gerçekleşen Brexit referandumundaki rolünün açığa çıkmasına da işaret edildi. The Economist’in Zuckerberg’e son sözü ise veri paylaşımı konusunda sosyal medyasına yönelik bir denetleme mekanizması kurulmadığı takdirde ABD hükümetinin bu alanı sıkıştırmasının kaçınılmazlığına dikkat çekmek oldu.

270 BİN KİŞİLİK ANKETTEN 50 MİLYONUN TÜM VERİLERİNE 

CA skandalı, Facebook tarafından kişilerin gizliliğinin ne kadar önemsiz görüldüğünü ortaya koymuş oldu. Cambridge Üniversitesi’nde çalışan bir araştırmacı, Aleksandr Kogan, Facebook kullanıcılarının verilerine ulaşmak için 270 bin kişiyi küçük bir ücret karşılığında bir ankete dahil etmişti. Kullanıcılar anket için tasarlanan uygulamayı indirdiklerinde kendileri ve istem dışı olarak arkadaşları hakkındaki detayları paylaşmış bulundular, böylece ulaşılan kişi sayısı 50 milyonu bulmuş oldu.

Bu olayın ardından gelişenler ise Facebook’un kontrolünden çıkmıştı. Kogan bu verileri CA’ya verdi, CA ise verileri aralarında Donald Trump’ın da bulunduğu müşterileri ile paylaştı. CA’nın en büyük bağışçıları arasında Cumhuriyetçi Parti üyesi Robert Mercer ve Trump’ın eski Baş Danışmanı Steve Bannon yer alıyor.

#FacebookuSil

Krizin açığa çıkmasının hemen ardından Facebook’a yönelik yaygınlaşan kampanyaya katılanlar arasında WhatsApp’ın (firma 2014’te Facebook tarafından 22 milyar dolara satın alınmıştı) kurucularından Brian Acton ve Apple’ın CEO’su Tim Cook öne çıkıyor. Acton’un da desteğiyle büyüyen #FacebookuSil (#DeleteFacebook) etiketi Facebook da dahil olmak üzere sosyal medyada büyük yer kaplıyor.

16 - 21 Mart arasında yüzde 8,5 düşüşle Facebook’un piyasa değeri 45 milyar dolar azaldı. Buna rağmen Facebook hala dünyadaki en değerli sekizinci firma. Ancak hissedarları Avrupa ve ABD’deki hükümetlerin, verilere ağır denetimler getireceğinden ve bunun da firmanın değerini düşüreceğinden endişeleniyor.

DENETİM KİMDE OLACAK?

Krizden kendine ekmek çıkarmaya çalışanlar arasında Elon Musk gibi isimler yer alsa da bunların önemli bir kısmı popülarite kazanmaya yönelik çıkışlar. Musk, skandalın ardından SpaceX’in “varlığından daha önce haberi olmadığı” Facebook hesabını kapattığını açıklamıştı ama aynı firmaya ait olan Instagram hesabı hala etkin. Ciddiye alınması gereken tarafa bakıldığında ise Apple’ın CEO’su kendisiyle yapılan bir söyleşide Facebook'un kendi kendisini denetlemesi gerektiğini, ancak bunun için "çok geç kalındığını" söylemişti. Hatta aynı söyleşide kendilerinin de "müşterileri ürün olarak görüp paraya çevirirlerse çok daha fazla para kazanacaklarını, ancak bunu yapmamayı seçtiklerini" iddia etmişti.

Şirketlere dair bir özdenetim mekanizmasının gerekliliğini vurgulayan Cook bir tarafa, Bitcoin gibi blokzincir uygulamaları, big data gibi yeni teknolojilerin kullanımının nasıl düzenleneceği ve denetleneceği ilişkin tartışmalar da benzer özellikler taşıyor. Facebook özelindeki veri tartışması aslında çok daha geniş bir kapsama sahip olan big data uygulamalarıyla yakından ilgili. Diğer yandan Bitcoin’den hareketle elektronik para mekanizmaları, bu mekanizmaların denetlenmesi tartışmaları bir dizi altyapı ve yasal hazırlıkla devam ediyor. ABD ve AB ülkelerinde devletler, uluslararası finans kuruluşları, merkez bankaları, borsaların önemli gündemlerinden biri. Yeni teknoloji uygulamalarının nereye evrileceği, sermaye düzeninin öncelikli ve karlı alanları gözeteceği açık olsa da bir dizi belirsizlik taşıyor. Söz konusu belirsizlikler düzenleme ve denetim mekanizmalarının kurulmasını geciktirirken bir yandan kontrolü kaçırma kaygısı ya da Facebook örneği gibi gelişmeler düzenleme ve denetim mekanizmalarına ilişkin tartışmaların yoğunlaşmasına neden oluyor.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.