Kılıçdaroğlu'ndan Fransa'ya Kuran tepkisi: Çağdışı kalan sizsiniz

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Fransa'da aralarında geçmişte devlet yöneticisi olan bazı sanatçılar Kuran'dan bazı ayetlerin çıkarılmasını istiyor. Neymiş, çağdışı kalmış. Çağdışı kalan Kuran değil, çağdışı kalan sizlersiniz" dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan Fransa'ya Kuran tepkisi: Çağdışı kalan sizsiniz
08 Mayıs 2018 Salı 13:57

Partisinin TBMM'deki grup toplantısındaki konuşmasına 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ı anarak başlayan Kılıçdaroğlu "Deniz Gezmiş'i, Yusuf Aslan'ı, Hüseyin İnan'ı asla unutmayacağız. Onlar bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele verdiler" dedi.

Fransa'da aralarında eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, üç eski başbakan, Yahudi ve Hristiyan cemaati temsilcileriyle yazarların da bulunduğu 300 kişinin imzasıyla yayınlanan Kuran-ı Kerim'den "şiddet ve Yahudi karşıtı fikirleri yaydığı gerekçesiyle bazı ayetlerin çıkarılması" yönündeki bildiriye tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

'İSLAM'IN BARIŞ DİNİ OLDUĞUNU BÜTÜN DÜNYA BİLİYOR'

  • Fransa'da aralarında geçmişte devlet yöneticisi olan bazı sanatçılar Kuran'dan bazı ayetlerin çıkarılmasını istiyor. Neymiş, çağdışı kalmış. Çağdışı kalan Kuran değil, çağdışı kalan sizlersiniz. Sizin bu tavrınız El Kaide, El Nusra, IŞİD düşüncesidir. Onlara destek veriyorsunuz siz. Bütün kitaplara saygımız var.
  • Eğer siz inançları kullanarak terör estiren IŞİD'e, El Kaide'ye destek vermek istiyorsanız, bu söylemlerinize devam ediniz. İslam'ın barış dini olduğunu bütün dünya biliyor. İslamiyet'te liyakat, barış, huzur vardır. Siz İslamiyet'i nasıl böyle tanımlarsınız?

'KİMSE KUSURA BAKMASIN SEN CUMHURBAŞKANI DEĞİLSİN'

  • Geçen hafta yine ezberleri bozduk. Muharrem İnce'yi açıkladık. Beklemiyorlardı, orada bir yarış oldu, birbirlerini mahvedecekler sanıyorlardı. Neden mahvedelim? Muharrem İnce. sorunları ve sorunların kaynağını çok iyi bilen bir kişidir. Sen-ben ayrımı yapmaz. 80 milyonu kucaklar. Rozetini bana emanet etti, ben de Türkiye rozetini onun göğsüne taktım. Akılları yine ermedi. 
  • Biz en başından beri cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır dedik. CHP'nin önerdiği isim 80 milyonun cumhurbaşkanı adayı olmak için yola çıkmalıdır. İnce, bölge, vatandaş, sen, bizdensin, değilsin diye ayrım yapmadı. Böyle bir kişi cumhurbaşkanı olmayı hak ediyor. Muharrem Bey, milleti bölmek istemiyor. Bunu yapan adam cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal etmiş durumda. Eğer 80 milyonun cumhurbaşkanı değilsen, kimse kusura bakmasın, sen cumhurbaşkanı değilsin kardeşim. 
  • Muharrem İnce memleketinde huzur istiyor. Kavgadan uzak durmak istiyor. Cumhurbaşkanı adaylarının tamamını ziyaret edeceğim diyor. Ben kimseyi ötekileştirmiyorum onun işaretidir. Demirtaş'tan randevu isteme şansım yok, Adalet Bakanlığı'ndan izin isteyeceğim diyor. Bu memlekette işsizlik olmasın istiyor Muharrem İnce. Adaleti sağlayacağım diyor. Adalet neyi gerektiriyorsa tamamını yapacağım diyor.  Muharrem İnce bir öğretmen. Bu ülkenin binlerce çocuğunu okuttu. 

'3 BİN KİŞİ İLE GEZEN CUMHURBAŞKANI MI OLUR?

  • Muharrem İnce milletvekili olduktan sonra köyüne sahip çıktı. Asla ve asla bir aristokrat değildir. Bir halk adamıdır. Birilerinin yaptığı gibi yırtık ayakkabı ile siyasete girdim, şimdi sarayda oturuyorum, 3 bin kişi beni koruyor. 3 bin kişi ile gezen cumhurbaşkanı mı olur. Kendi milletinden korkan cumhurbaşkanı. Kahveye gidemiyor. Meclis'e geliyor, milletvekillerinden korkuyor. Milletinden korkan cumhurbaşkanı olur mu? Muharrem İnce, 3 bin kişilik polis kadrosunu kaldıracağım diyor. Muharrem İnce sarayların değil bu milletin evladıdır.
  • Muharrem İnce tek adamlığa oynamıyor. Ben demokrasiye güçler ayrılığına inanıyorum diyor. O halkına, milletine inanıyor. Muharrem İnce'yi cumhurbaşkanı adayı seçtik, beyefendide şafak attı. Vay efendim olur mu, olur. Senden çok daha iyi olur.

'15 YIL ÖNCE KİMSE TÜRKİYE'DE BEKA SORUNU VAR DEMEZDİ'

  • 15 yıl önce kimse Türkiye'de beka sorunu var demezdi. Çünkü kimseyle sorunumuz yoktu. Ekonomi iyiydi. Kararları Ecevit hükümeti almıştı, bunlar geldiler hazıra kondular. Terör örgütü liderini hapse atmışlardı. Şimdi neden beka sorunundan bahsedilmeye başlandı? Devlette liyakat sistemi yok edildi. Devlet yönetimi keyfileşti ve kişiselleşti. Sarayın tek belirleyici olması bürokrasinin çalışma düzenini altüst etti. Bugün beka sorunu varsa bir kişiye verilen yetki fazlalığından kaynaklanmaktadır. Bizim dış politikada yurtta sul cihanda sulh politikamız vardı.
  • Bütün devletlerle barış içindeydik. Ortadoğu'da bir sorun çıktığında Türkiye'nin kapısını çalarlardı. Şimdi kabile reisleri bile Türkiye'ye kafa tutmaya başladılar. 30 milyar dolar Suriyelilere harcadılar. İtibar sahibi mi olduk? Suriyeliler neden geldi senin yanlış politikaların yüzünden. Başımız henüz tam belaya girmiş değil. O Suriyeliler yeraltı dünyasına kayacak geçinmek için. Bana kızıyorlar, ben gerçekleri söyleyeceğim. İhbar mekanizması… vatandaşla devlet arasında güven olursa huzur olur. İhbar mekanizması izlenecek politikada belirleyici olursa vay o devletin haline. Kimin kimi ihbar ettiği belli değil. İhbarcılıkla devlet yönetilir mi?
  • Devleti temelden ağır ağır çürüten yolsuzluklardır. Yolsuzluklar AK Parti iktidarıyla gündeme geldi. AK Parti'ye oy verenleri suçlamıyorum. Yolsuzluk yapan devleti yönetenler. Bunlardan sözde bir adamı yolsuzluklardan devleti yönetenin de bir payı vardır diye fetva verdi. Medyanın kontrol altına alınması… Halk doğru bilgilendirilmiyor. Medya görevini yapmazsa vay halimize. Medyanın yüzde 90'ını iktidar kontrol ediyor. Satılık kalemler ve satılık patronlar var. Bu patronların tamamı devlet ihaleleriyle besleniyor.


      İlgili Galeriler
      Yorum Ekle
      İsim
      Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
      Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.