Erdoğan: Eleştiri ve haber verme hakkının daha güçlü bir temele sahip olmasını sağladık
'Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak artık komik kaçmaya başladı.'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan "İfade hürriyetinin bir parçası olan eleştiri ve haber verme hakkının mevzuatımızda daha güçlü bir temele sahip olmasını sağladık." dedi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Saray'da gerçekleşen yeni adli yıl açılışında konuşma gerçekleştiriyor.
Doğu Akdeniz'deki gelişmelere değinen Erdoğan, "Biz artık bu gölge oyunundan bıktık." ifadelerini kullandı. "Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak, artık komik kaçmaya başladı." diyen Erdoğan, "Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz'in zenginliklerinin üzerine adeta çökme çabası tam bir modern sömürgecilik örneğidir." diye konuştu.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
'Adalet mülkün temelidir' sözü, Devletin ordu ile para ile değil, petrolle doğalgazla değil, adaletle yaşadığını belirtiyor.
Adaleti tam manasıyla tesis ettiğinizde diğer her şey zaten kendiliğinden gelişecek, yaşayacak, ülkeyi ve toplumu kuşatacaktır.
İsimleri tarihe altın harflerle kazanan devlet büyüklerine baktığınızda, hepsinin de en başta gelen vasfının adalet konusundaki hassasiyet olduğunu görüyoruz.
Bu ağır yükü başarıyla omuzlayan sizlerin her birine ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Adalet insanlığın varlığı ve geleceği bu kadar önemliyken, günümüzde dünyanın dört bir yanında inleyen mağdurların feryatlarının yükseliyor olması ayrı bir tenakuzdur.
Kendilerini büyük, güçlü, yenilmez olarak gören kimi devletlerin, diğerlerine karşı sergiledikleri zalimlikleri örtmeye artık siyasi ve diplomatik laf cambazlıkları da yetmiyor.
Demokrasiye güvenliğe ve refaha sadece dünyanın belli toplumlarının sahip bulunduğu diğerlerinin onlara hizmet dışında önem taşımadığı çarpık anlayış artık ifşa olmuştur.
DOĞU AKDENİZ'DEKİ GELİŞMELER
Türkiye insanlığın ortak özleminin sözcüsü olarak, her platformda hak ve adalet talebini dile getiriyor.
Doğu Akdeniz ve Ege’deki faaliyetlerimizin özünde hak ve adalet arayışı var.
Türkiye'yi 780 bin kilometrelik devasa büyüklüğüne bakmadan, 10 kilometrekarelik ada üzerinden kıyılarına hapsetme girişimi haksızlık ve adaletsizliktir.
Türkiye'nin her başarısının, kalbini ve gözünü bize yöneltmiş tüm dostları ve kardeşleri için de yeni bir ümit ışığı yaktığını biliyoruz.
Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz'in zenginliklerinin üzerine adeta çökme çabası tam bir modern sömürgecilik örneğidir.
Biz artık bu gölge oyunundan bıktık.
Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak, artık komik kaçmaya başladı.
Husumet cepheleri ne kadar birleşirse birleşsin, bu yükselişi durduramayacaklar. İstiklal Marşı 'korkma' diye başlayan ve 'Hakkıdır hakk tapan milletimindir istiklal' diye biten bir milleti yolundan döndürecek hiçbir güç tanımıyoruz.
Bölgemizde güven ve huzur arayan herkese kapımız açık.
Yeter ki biz kendi içimizde sağlam duralım.
Vesayetin ağır baskısı, demokrasiden sanayiye kadar her alandaki atılımlarımızın önünü keserek, enerjimizi ve vaktimizi heba etti.
Devletle millet arasındaki değer, anlayış, uygulama farkı milli iradenin üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla hayata geçirilmesine engel oluyor.
Darbe dönemlerinde çok büyük tartışmalara yol açan görüntülerin ve uygulamaların tarihe karıştığı yeni bir döneme girdik.
Amacımız, güven veren erişebilir bir adalet sistemini, tüm kurum ve kurallarıyla tesis etmektir.
İfade hürrietinin bir parçası olan eleştiri ve haber verme hakkının mevzuatımızda daha güçlü bir temele sahip olmasını sağladık
Ayrıntılar geliyor...
İlgili Galeriler