CHP lideri Kılıçdaroğlu: Siz çıkmış yoksulluk için 'sabredin' diyorsunuz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yapıyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Siz çıkmış yoksulluk için 'sabredin' diyorsunuz
13 Ekim 2020 Salı 14:43

banner225

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Kılıçdaroğlu, Ankara'nın başkent olmasının  97. yılı dolayısıyla kutlama ile başladığı konuşmasında Azerbeycan ve Ermenistan arasında devam eden soruna ilişkin değerlendirmelerde bulundu..

Azerbeycan Devlet Başkanı Aliyev'in savaş istemediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, yaşanan duruma ilişkin  "Bu tablodan Ermenistan'ı vazgeçmeye davet ediyoruz" dedi.

'ERMENİSTAN'IN AZERİ TOPRAKLARINDAN ÇEKİLMESİ GEREKİYOR'

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasınan satır başları şu şekilde:

Azerbeycan’dan hoş haberler gelmiyor. Toprakları işgal altında olan bir devlet bir mücadele veriyor. Dünyanın bütün demokrasilerinin bu haklı talebin etrafında konumlanması gerekiyor. toprakları işgal edilmişse başka bir ülke tarafından bu işgalden kurtarılması lazım. Sayın Aliyev ,’Ben savaşacağım demiyor. İşgal edilen topraklardan ayrılırlarsa bir sorunumuz yok’ diyor. 'Ermeni halkıyla bir sorunumuz yok' diyor. Topraklarımız işpgal altında ve bu işgalden kendi topraklarımızı kurtarmak zorundayız' diyor. Haklı mı, haklı. Evrensel hukuka uygun mu, uygun. İnsan haklarına uygun mu, uygun. Dolayısıyla Ermenistan’ın işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi gerekiyor, daha fazla kan akmaması için. Ama başka bir şey yapıyorlar. Sivilleri bombalıyorlar. Bir insanlık ve terör suçu.

Ama onlar ne yapıyor, Ermenistan sivillere saldırıyor. Bu bir savaş suçudur. Elbette Rusya’da masa kuruldu. Olaylar izleniyordu ama Türkiye masada yoktu. Bunu da Türkiye’deki bütün vatandaşlarımın hafızlarına yazmalarını istiyorum. Madem ki sorunun çözümüne katkıya hazırız neden Türkiye o masada yok?" dedi.

Ankara’da 5 yıl önce bir terör saldırısı oldu. 102 kişi hayatını kaybetti. Hala olay aydınlatılmış değil. Biz nereden gelirse gelsin terörü bir insanlık suçu olarak görüyoruz. Terörist eline silah alıp masum insanları öldürüyorsa teröristtir. İnsanların inançlarına saygı göstereceğiz ama terör, terördür. 10 Ekim’de yaşanan terörün kimlerden, nerelerden, nasıl kaynaklandığının ortaya çıkarılması devletin görevidir.

Bütün canlıları, kainatı seviyoruz. Gelecek çocuklarımız, torunlarımız güzel bir ekosistem içinde doğma hakları var. Bizim 2. Yüzyıla çağrı beyannamemizin maddelerinden biride budur. Bu dünyanın hakkını bizden sonra gelecekler için de korumak zorundayız. Bu yüzden bir ağacı yakmak en büyük günahtır. Hele bir ormanı, hayvanları, kuşları yakmak… Efendi teröristler yaktı. Zaten onlar terörist. Ha bir insanı öldürmüşsün, ha bir ağacı yakmışsın. Yeşil ekonomi diyor dünya. Doğayı, insanları korumak için bunu yapıyoruz.

‘SİZ ÇIKMIŞ YOKSULLUK İÇİN 'SABREDİN' DİYORSUNUZ’

Her mücadelenin mutlaka haklı yönleri vardır. Ve siz haklılığınızı kanıtlamak ve vatandaşları haklı eksende yönetmek için devleti adaletle yöneteceksiniz. Devleti yöneten alçak gönüllü olmak zorundadır. Milyonlarca insan işsiz, esnaf siftah yapamamış, çöp konteynerlerinden yüz binlerce kişi besleniyor. Siz çıkmış yoksulluk için 'sabredin' diyorsunuz. Pek sen niye sabretmiyorsun? Sen nerede sabır gösteriyorsun? Senin bir elin yağda bir elin balda. Yazlık sarayların, kışlık sarayların, uçan sarayların var. Allah kimseyi kibirle doldurulmasın. Baştaki kibirli olunca yöneten kadroların da tamamı kibirli oluyor. Çalışma Bakanı çıkıp emeklilere 674 lira emekli maaşı ödendiğini söylüyor. 'Ben sana iki yılda bu kadar para verdim öp de başını koy' diyor. Sen o kişinin ne kadar çalıştığını ne kadar prim ödediğini biliyor musun? Şu kepazeliğe bak! Bunlar devleti yönetiyor.

‘AVM’LERİ HAFTANIN BİR GÜNÜ KAPATIN’

Hiç kimse kendini sahipsiz sanmasın. Coğrafyamızın neresinde yaşarsa yaşasın hiç kimse kendini sahipsiz sanmasın. Bu vatanın, bu bayrağın sahibi var, onun adı da Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Esnaf Bakanlığı kurulsun, sicil affı kurulsun, esnaf kredilerinde faizler kalksın, kiralarda stopaj kalksın. Bir daha söyleyeceğiz. AVM’leri haftanın bir günü kapatın. Esnafın sosyal güvenlik primlerini eğer dükkanı kapatıyorsan devlet olarak sen ödeyeceksin kardeşim. Devletin esnafa borcu var ödemiyor. Devlet alışverişi yapmış, milyarlarca para, ama ödemiyor. Vergisini aldın, KDV’sini aldın ama parasını ödemiyorsun. Bunun gibi 17 maddemizi saydık. Bütün bunlar olurken 17 maddenin hiçbiri hayata geçmedi. Esnaf zaten bitti diyorlar. Çünkü devletin orta direği kalmadı. Ama yandaşa sonuna kadar yardım ediyorlar. Büyük bir ihale yapıyorlar. İhalenin bedeli 9 milyar 800 milyon liraya. O 5’li çeteden birine veriyorlar. Kim bu adam? Hani var ya havuz medyasının sözde amiral gemisi Sabah ATV’nin sahibi. Gazeteler satmıyor televizyon izlenmiyor ya ondan verdiler. Resmi Gazete’de 9 Ekim 2020’de bir tablo yayınlandı. 81. sırada bu ihaleyi verdikleri firmaya 9 milyarlık vergi harç muafiyeti getiriyorlar. Hiçbir zaman masraf yapmasına gerek yok, devlete vergi vermeyecek. Böyle bir düzeni yaşadı mı Türkiye Cumhuriyeti?

‘SARAY HÜKÜMETİ TEFECİ HÜKÜMETİDİR’

Sıfır maliyetle iş yapıyor, devletten ayrıca para alacak. Bu düzen harami düzenidir. Haramilerin düzeninde devlet adam olmaz. Eğer bu düzeni istemiyorsanız, yeter artık düşün yakamızdan demeniz lazım. Sen sarayında oturuyorken benim çocuğum aç yatıyorsa düşün yakamdan demeniz lazım. Sadece yandaşlara değil, tefecilere de çalışıyorlar. Saray hükümeti tefeci hükümetidir. Keşke beni mahkemeye verseler de mahkemede hakime bütün rakamları göstersem. Faizler için dünyanın parasını verdiler. Almanya 10 yıl vadeli borçlanıyor. Aldığı borç karşılığında faiz 0. Parayı alıyor, yatırımını yapıyor, geri ödüyor, faiz ödemiyor. ABD 10 yıl borçlanıyor, faiz 0,7. Yunanistan 10 yıl borçlanıyor, faizi 0,9. Yunanistan’ın İstanbul’dan nüfusu daha az. Türkiye 2,5 milyar dolar borçlandı, 6,4 faiz. Hani Almanya bizi kıskanıyordu, hani Yunanistan mahvolmuştu, Hani Türkiye güçlü ülkeydi, dünya lideriydi? Evet, 83 milyonun parasını bir avuç tefeciye mahkum etmekte dünya lideriyiz. Kimin parasıyla sen bu borcu alıyorsun? Bu borcu Kalyon İnşaat mı ödeyecek? Hayır. Esnaf, çiftçi, işsiz önemli değil. Bunun üzerinde durmak lazım. Son 8 ayda bu memleketin Londra’da bir avuç tefeciye ödediği para 728 milyar dolar. Saray’da oturan zat, sabredin diyorsun. 728 milyar doları 8 ayda ödeyen bu millet ne zaman sabredecek ne zaman bu milletin yakasından düşeceksin? Eğer bu milletin yakasından düşmezsen, bu millet seni ilk seçimde yakasından düşürecek.

‘ZORLA KAMU AVUKATLARININ ÖNÜNE İMZALAMALARI İÇİN KAĞIT KOYUYORLAR’

Birisi bir adaletsizlikle karşılaştığında adalet yerini bulur, mahkemeye başvurursunuz adalet sizin hakkınızı verir. Genelgeyle kanun değiştiriyorlar. YSK’ya başvurdular ama onlar da Saray’dan emir aldıkları için yapamazsınız dediler. Siyasi partiler seçim yapabiliyor barolar niye yapamıyor? Bir kişi koltuğunda otursunlar diye. İstanbul’da zorla baro kurdular şimdi Ankara’da zorla kamu avukatlarının önüne imzalamaları için kağıt koyuyorlar. Kamu avukatlarına seslenmek istiyorum. Onu imzalamak ihanettir.

‘ONLAR BU ÇOCUKLARIN ELLERİNDEKİ TELEFONLA BÜTÜN DÜNYAYI İZLEYEBİLDİĞİNİ BİLMİYORLAR’

30 milyon velimiz var. 30 milyon veli, çocuğunun eğitiminden ve sağlığından kaygı duyuyor. Her anne-babanın en büyük ideali çocuğunun eğitim almasıdır. Öğretmenle eğitimle ilgili konuları en iyi öğretmenler bilir. Eğitimle ilgili bir düzenleme yaparsanız bunu uzun uzun tartışırsınız. Eğitim, milli ve ulusal değerlerimizi evrensel değerleri buluşturmaktır. Eğitimde dünyadaki saygınlığı artınca her konuda söz sahibi olan bir ülke konumuna gelirsiniz. Bunlar ne yaptılar, 4+4+4 diye bir sistem getirdiler. Bu sistem gelirken anne baba olarak sana sordular mı, sormadılar. Peki bu kalkınma planlarında var mıydı, hayır yoktu. Bu eğitim şuralarında görüşüldü mü, hayır. Bu kanun teklifini parlamentoya getirenler eğitimci miydi, hayır, ilgisi yok. Biz zamanında gördük ve uyardık. Şimdi bu acı tablodan ders çıkarmak ve gereğini yapmak zorundayız. Bu çocukları neden kobay olarak kullandılar? Nedeni basit çocuğu yetiştirelim, ileride bize oy versin; tek amaçları bu. Ama onlar bu çocukların ellerindeki telefonla bütün dünyayı izleyebildiğini bilmiyorlar. Bu kadar cahil bu adamlar. Tek tip çocuk yetiştirmek istiyorlar. Eğitimi de bir rant alanı olarak görüyorlar. Büyük ihaleleri yandaşlara verdiler. 18 yıldır ülkeyi kesintisiz yönetiyorlar. 18 yıldır koalisyon yoksa istediğiniz atamaları yapıyorsanız, eğitim sistemi 18 yılsonunda nasıl bu hale geldi?"
 

Ayrıntılar geliyor...


Kaynak: Artı Gerçek

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.