Bilgen: Leyla Güven'in fedakarlığını paylaşmamız gerekiyor

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek için DTK Eşbaşkanı Leyla Güven'in 26 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlatarak, “Tecride karşı bir eylem içinde. Bu bir çığlıktır. Elbette onun bu fedakarlığının sorumluluğunu bizim paylaşmamız gerekir” dedi.

Bilgen: Leyla Güven'in fedakarlığını paylaşmamız gerekiyor
03 Aralık 2018 Pazartesi 15:54

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Meclis'te gündeme dair basın toplantısı düzenledi. Bilgen, sosyal medyada yapılan paylaşımlarda HDP'ni tüm önergelere çekimser yaklaştığı yönündeki paylaşımlara tepki gösterdi. Bilgen, ilke olarak siyasi partilerin birbirleri üzerinden polemik yapmasını şık görmediklerini belirterek, "İktidarın uygulamalarıyla ilgili eleştirilecek bir çok şey varken muhalefet partilerinin sadece birbirleriyle polemik yapmasını, muhalefetin bir alternatif inşa etmesi bakımından sorun olarak görüyoruz" dedi.

'HDP KİMSENİN ŞAMAR OĞLANI DEĞİL'

Söz konusu paylaşımların doğru olmadığını belirten Bilgen, "Dün akşamdan beri sosyal medyada paylaşılan bir liste var bu liste üzerinden hangi partinin nasıl davrandığına dair baştan sona yalan beyanlar paylaşılıyor. Bunu herhangi bir trol yapsa dersiniz ki profesyonel olarak bu işten geçinenler var, bunu yapıyorlar. Ama partilerinde önemli konumdaki isimler, siyasi partilerin performansıyla ilgili bu kadar gerçeklikten uzak bilgiler paylaşıyorsa siyasetçilerin kendi performanslarıyla yüzleşmeleri gerekiyor. Kendi paylaştıkları ifadeleriyle Gazi Meclis’te görüşülen ve kabul edilmeyen bir liste. Meclis’te ne yapılır; kanun teklifleri, araştırma önergeleri görüşülür. Bunun bile ayrımını yapmamışlar. Hangi parti hangi önerge üzerinde ne konuşmuş böyle bir veri de yok. Sadece şans oyunu gibi, skor tahmini yapar gibi şunu demişler: İyi Parti bütün önergelere 'evet' demiş CHP bütün önergelere 'evet' demiş ama HDP kimsenin şamar oğlanı değil. HDP’nin hanelerinin tamamına çekimser ifadesi yazılmış. Sadece lütfedip tutanaklara baksalar bu paylaştıkları şeyin hiçbir ciddiyeti olmadığını görebilirsiniz."

'YALAN YANLIŞ EVRAKLAR PAYLAŞIYORLAR'

Bilgen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazı İyi Partililer için işler iyi gitmiyor olabilir ya da bazı milletvekilleri adaylık hesapları yapıyor olabilir. Ama bunu başka zeminlerde yapsınlar. HDP üzerinden bir tartışma yürüterek pozisyonlarını korumayı hesap ediyorlarsa bu hesap yanlış bir hesap. HDP’nin ne kadar ağır bedeller ödediğini herkes görüyor. Seçilmiş milletvekilleri cezaevinde. Kendileri meclise bile gelmeden yalan yanlış evraklar paylaşacaklar, HDP’yi de etkin ve ciddi muhalefet yapmamakla itham edecekler."

'SİYASET İÇİN BÜYÜK BİR AYIP'

Bilgen, HDP'ye dönük sosyal medyada yapılan bu paylaşımları Genel Kurul'a taşıyacaklarını belirterek, muhalefeti etkili siyaset yapamamakla eleştirdi. Bilgen, "Muhalefet ciddi etkili umut oluşturacak bir siyaset yapma becerisi gösterseydi 16 yıllık iktidar bu kadar keyfi davranmazdı" dedi. 

TECRİDE KARŞI AÇLIK GREVİ

Türkiye'nin can yakıcı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Bilgen, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek için 26 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkaknı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven'e ilişkin şunları söyledi: "Milletvekilimiz, Leyla Güven cezaevinde açlık grevi yapıyor. Kendisi için bir şey istemiyor. Milletvekilliği seçildiği anda tahliye edilmemiş olması, Meclis çalışmalarına katılamıyor olması değil onun gündemi. Leyla Güven'in gündemi bu ülkede barışın, huzurun gerçekleşmesi. Buna dikkat çekmek için tecride karşı bir eylem içinde. Bu bir çığlıktır. Elbette onun bu fedakarlığının sorumluluğunu bizim paylaşmamız gerekir, bizim üzerimize düşeni ne kadar yapabildiğimize dair irade ortaya koymamız gerekir. Bu Meclis’in seçilmiş bir milletvekili parlamentoya gelmiş olması gerekirken, bu haktan mahrum bırakılıyor ve parti yönetimleri sessizliği tercih ediyorlarsa bu siyaset için büyük bir ayıptır.”

Bilgen, DTK Divan üyesi Mülkiye Birtane ve HDP MYK üyesi Mahfuz Güleryüz'ün tutuklanmasına da tepki göstererek, HDP'ye yönelik operasyonları bir kez daha kınadı.

'MAĞDURİYETLERİ DİLE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Bilgen, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) gündemine de değinerek, şunları ifade etti: "Aslında siyasetin vurdumduymazlığına takılanlar, hak ettikleri emekliliği elde edemeyenler tepkilerini dile getiriyorlar. Yine ücretli öğretmenler hangi sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldıysalar bunu kamuoyuyla paylaşıyorlar. Biz önümüzdeki günler de hem EYT mağdurlarıyla hem ücretli öğretmenlerle ilgili mağduriyetleri dile getirmeye devam edeceğiz."

'TEPKİLER DAHA BÜYÜYECEK'

Fransa'da akaryakıt vergilerine tepkiyle başlayan ve yayılan “Sarı Yelekliler” eylemi konusunda da konuşan Bilgen, şöyle devam etti: "Bakın Fransa’da bir süreç yaşanıyor. Fransız tarihi isyanlar tarihidir. Bugün insanlığın ortak kazanımı dediğimiz birçok şey Fransız halkının yüzlerce yıl, birçok şeyi göze alarak, bedeller ödeyerek sokağa çıkmasının sonucudur. Yüzyıllardır sokağa çıkan ve hak ettiğini elde etmeyi başaran bir toplum yine sokakta. Asgari ücretler, maaşlarla ve akaryakıt fiyatlarıyla ilgili küçük bir karşılaştırma yaptığınızda Fransız halkının isyan ettiği, kabul etmediği gelirler ve akaryakıt ücretleri arasındaki yaman çelişkinin tam 10 kat kötü koşullarında yaşıyoruz Türkiye’de. Herkes Fransa’da yaşananları doğru okumalı, bu süreçten ders çıkarmalı. Bıçak kemiğe dayandığında insanların ekmeği için neyi göze alacağını iş bu noktaya gelmeden görmeli ve gereğini yerine getirmelidir. 

Toplumlar bir kere patladı mı onu ne sendikalar, ne partilerin sağduyu çağrıları durdurabilir. Dünyanın her yerinde bu küresel politikaların sadece dar grupları koruyan ve insanlığın büyük bir kesimine yoksulluğu, açlığı reva gören bu sisteme karşı tepkiler daha da büyüyecek. Dolayısıyla önümüzdeki bütçe görüşmeleri sadece rakamlardan ibaret olmayacak. Bu ülkede de ülke ekonomisinin ne kadar birilerine peşkeş çekilip ne kadar toplum lehine planlandığını hep birlikte tartışacağız." 

'31 MART AKŞAMI GÖRECEĞİZ’

Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bilgen, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Ağrı'da yaptığı konuşmada kayyum atanan belediyelerle ilgili “filmi başa sarmayın, onlar belediyeleri Kandil’e bağlamak istediler” şeklindeki açıklamasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: "Seçim dönemindeyiz adaylık yarışı, taht kavgaları, veliaht planlamaları var. Kendi işiyle ilgili hesap vermesi gerekenler, HDP üzerinden siyaset yapmayı tercih ediyorlar. Bu ülkede güvenlikle ilgili ciddi krizler yaşanıyor, uyuşturucu kullanımından başka kriminal vakalara kadar birçok alanda İçişleri Bakanı’nın doğrudan siyasi sorumluluğu da var. 

Seçilmişlik demokratlığın olmazsa olmazı ise kayyumlarla yönetme alışkanlığının bir anlam ifade etmesi gerekir. Ama görünen o ki kayyumlarla yönetmeyi normal görüyorlar. Bir de üstüne üstlük 'biz kayyumlarla daha iyi yönettik, siz bu yönetme pratiğine sahip çıkın. ‘Ağrı halkı da, kayyum atanan diğer şehirlerdeki insanlar da kendi iradelerine sahip çıkmayı demokrasiye sahip çıkmanın olmazda olmazı olarak görüyorlar. Belki de bedelini ödedikleri, hak ettikleri en büyük kazanım olarak görüyorlar. Çok büyük hizmet ettiklerini düşünüyorlarsa zaten bazı şehirlerde kayyumları aday yaptılar, çok geç değil 31 Mart akşamı halkın neyi takdir ettiğini görürüz. Eğer halka dönük bir nankörlük ithamı varsa, buyursunlar Sayıştay raporlarının belediyelerle ilgili ortaya koydukları rakamları kamuoyuna açıklasınlar. Görelim bakalım kayyum belediyeleri ne kadar şeffaf, ne kadar temiz."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.