Türkdoğan: Öncelikle yargı bağımsızlığı ve kararname kısıtlılığı gerekli
AKP’nin açıkladığı ikinci 100 günlük eylem planına dair sundukları rapora ilişkin konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, yeni bir Anayasa’nın şart olduğunu ancak acil olarak Cumhurbaşkanının yargıyla ilgili yetkilerinin gözden geçirilmesi ve bağımsız yargının oluşmasını sağlayacak değişikliklerin yapılması gerektiğini söyledi.
İnsan Hakları Derneği (İHD), Hafıza Merkezi - Eşit Haklar için İzleme Derneği (ESHİD), Yurttaşlık Derneği, Diyarbakır Barosu, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Hak İnisiyatifi Derneği, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) hükümetin ikinci 100 günlük eylem planının “Yeni Bir İnsan Hakları Eylem Planının Hazırlanması’’ alt başlığı kapsamında 14 Şubat 2019 tarihinde Ankara’da, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’nda katıldıkları çalışma toplantısına ilişkin eksik kalan hususlarla ilgili Adalet Bakanlığına ilettikleri rapora dair basın toplantısı düzenlendi.
İHD Genel Merkez’inde düzenlenen basın toplantısına Eş Genel Başkan Öztürk Türkdoğan ve TTB Merkez Konsey Üyesi Selma Güngör yer aldı. Toplantıda konuşan Türkdoğan, “Öncelikle, her şeye rağmen uluslararası standartlarda bir insan hakları politikasına ivedilikle geri dönülmesine ve bu yönde siyasi bir irade oluşmasına ilişkin ısrarımız olduğunu belirtmek isteriz. Bu toplantıya katılarak dile getirdiğimiz taleplerin takipçisiyiz” dedi.
‘MÜCADELE VE MÜZAKERE ÇİZGİMİZİ SAVUNACAĞIZ’
Hükümetin hazırlamakta olduğu eylem planının takipçisi olacaklarını aktaran Türkdoğan, “Gücünü temsil ettiği mağdurlar, uluslararası insan hakları belgeleri ve Türkiye kamuoyundan yer alan insan hakları ve demokratik kitle örgütleri olarak mücadele ve müzakere çizgimizi her zaman olduğu gibi koruyacak ve savunacağız” diye belirtti.
2014 yılında açıklanan eylem planının da hayata geçmediğini söyleyen Türkdoğan, “Türkiye’nin yeni bir insan hakları eylem planı hazırlayabilmesi için öncelikle mevcut durumun insan hakları bakımından Anayasal ve yasal boyutuyla ortaya konması gerekmektedir” diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKANI’NIN KARARNAME YETKİSİ SINIRLANDIRILMALI’
İnsan haklarına dayalı ve her türlü azınlık haklarını güvence altına alacak yeni bir Anayasa yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Türkdoğan, “Yeni Anayasa yapımı ile ilgili kamuoyuna açıklanacak siyasi iradenin önemli olacağını belirtmek istiyoruz” dedi. Türkdoğan, “Yeni Anayasa sürecine girilinceye kadar mevcut Anayasa’da insan hakları eylem planının hayata geçmesini engelleyecek iki temel hususta acil değişiklik yapılmalıdır. Venedik Komisyonu’nun raporunda belirttiği gibi Cumhurbaşkanının yargıyla ilgili yetkilerinin gözden geçirilmesi ve bağımsız yargının oluşmasına katkı sunacak değişikliklerin gerçekleştirilmesi, Cumhurbaşkanının ekonomik, sosyal ve kültürel haklarda kararnameler düzenleme yapma yetkisinin kaldırılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
‘YENİ POLİTİKLARA İHTİYACI VAR’
Temel sorunların çözümü noktasında bir siyasi iradenin ortaya konması ve Türkiye’nin gerçek bir barış sürecine girmesinin önemli olduğunu kaydeden Türkdoğan, “Türkiye’nin demokratikleşebilmesi ve insan hakları sorunlarını en aza indirebilmesinin yolunun devam eden çatışmalı süreci durdurması ve sorunları barışçıl ve diyalog yoluyla çözecek yeni politikalara ihtiyacı bulunmaktadır” dedi.
‘KRİTİK ROL YARGIYA DÜŞÜYOR’
Türkdoğan, insan hakları eylem planının hayata geçirilmesinde kritik rolün yargıya düştüğünün altını çizerek, şunları söyledi: “Dolayısıyla Adalet Bakanlığı’nın yargı stratejisiyle ilgili çalışmasını bu alanda çalışan sivil örgütlerle paylaşması ve bu konuda kamuoyunu ikna edecek bir strateji oluşturması gerekmektedir. OHAL nedeniyle yargı mensuplarının yaklaşık üçte birinin görevlerine son verilmesi karşısında mevcut yargı mensuplarının yarısı kadar kişinin yeni göreve başlatılması nedeniyle oluşan sorunların giderilmesi ve AİHM ve AYM içtihatlarına bağlı bir pratik içerisine girilmesinin sağlanması gerekmektedir.”
‘SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Daha sonra söz alan Selma Güngör ise, “Bilim üretilemiyor. Her şey bir şekilde kendi kendine düşünmeye zorluyor. Bunların hepsi geleceğimizi etkiliyor. Bu nedenle raporumuzun dikkate alınması önemlidir. Biz bu sürecin takipçisi olacağız. Her kesi de bu sürecinin takipçisi olmaya ediyoruz” dedi.
Adalet Bakanlığı’na sunulan rapor, “yaşama hakkı ve işkence”, “onur kırıcı ve kötü muameleden korunma hakkı”, özgürlük ve güvenlik hakkı”, “adil yargılanma hakkı” başlıkları altında önerilerden oluşuyor.
İlgili Galeriler