Tarihçi Aydın: Suriye'nin inşası tahakküm hayallerini ortadan kaldırır

Kürtlerin bölgenin devrimci dinamikleri olduğunu ve 2019 yılına yeni dengelerle girmeye hazırlanan Suriye'de sorunun BM platformları ve Cenevre’de halkların haklarını gözeten bir yerden çözüm hattına girmeye başlayacağını söyleyen Tarihçi Erdoğan Aydın, "Suriye'nin inşası bölgede tahakküm hayallerini de ortadan kaldırır" dedi.

Tarihçi Aydın: Suriye'nin inşası tahakküm hayallerini ortadan kaldırır
08 Ocak 2019 Salı 10:37

banner255

ABD'nin Suriye'nden geri çekilme kararını ve Suriye'de yaşanan son gelişmeleri Tarihçi Erdoğan Aydın değerlendirdi. 20'nci yüzyılda Ortadoğu’da petrolün bulunmasıyla bölgenin öneminin arttığını belirten Aydın, bölgede yaşanan son gelişmelerin de bundan bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Bu öneme bağlı olarak da Ortadoğu topraklarının emperyalistler arası savaşlar ve rekabetlerde temel bir alan niteliği kazandığını da sözlerine ekleyen Aydın, tarihsel süreçte bu bölgenin çeşitli nedenlerden dolayı önem arz etmeye devam ettiğini kaydetti. 

Bölgede yaşanan son gelişmelerin 2011’de Suriye’ye biçilen değişimin imkanlarını ortadan kaldırdığını söyleyen Aydın, "2011’de başta ABD ve NATO olmak üzere Arap baharını Suriye Rejimini düşürmek için bir manivelaya çevirmek isteyen bir stratejik çizgi gelişti. Bu çizginin sadece Suudi Arabistan, Katar ve diğer ülkelerde değil aynı zamanda yurttaşı olduğumuz Türkiye açısından da çok ciddi sonuçları oldu. Bu dönem mevcut AKP iktidarının durumu yeni Osmanlı hakimiyeti kurmak için kullanma yönelimiyle örtüştü. Türkiye, Suriye savaş arenasında niçin ABD’den, Rusya’dan bile daha fazla işin içinde? Çünkü Emevi Cami’nde namaz kılmak sözünde kendini dışa yansıtan Arap coğrafyasının bütününe hakim olmak gibi bir yaklaşım söz konusu. Deyim yerindeyse Yavuz Sultan Selimlerin Osmanlı’sını 2010’lu yıllarda yeniden ihya etmek gibi amaçları var” diye belirtti.

‘TÜRKİYE SAVAŞI DERİNLEŞTİRDİ'

Suriye’de yürütülen emperyalist müdahalenin 2013’te karakter değiştirmeye başladığını hatırlatan Aydın, “2013’te ABD gördü ki destekleyip beslediği güçler Esad rejiminden bile çok daha zor kontrol ediliyor. Dolayısıyla bu şeriatçı çetelerden desteğini yavaş yavaş geri çekti. ABD daha sonra Rusya ile anlaşıp Suriye’ye bir şekil vermeye çalıştı. Gerek AKP Türkiye’si gerek Suudi Arabistan bu çizgiye gelmemekte imtina ettiler ve savaşı derinleştirerek sürdürdüler" dedi. 

'EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI' 

Geldiğimiz noktada yeni bir düzenlemenin artık zorunlu olduğunun altını çizen Aydın, "ABD bu yeni düzenlemede işbirlikçisi olan Türkiye'yi Rusya'ya kaptırmanın sıkıntılarını yaşadı. Son geri çekilme kararını da bu bağlamda okumak lazım diye düşünüyorum. Trump çekilme kararı ile Türkiye'yi kendisine bağlamak istedi ve Kürtlerin bir kısım kazanımlarının yok edilmesini istedi. Fakat evdeki hesap 2011’de olduğu gibi çarşıya uymadı. Nitekim ABD devleti içinde başlayan bir çelişki, istifalar Trump’ın bu kararını öyle çok kolay hayata geçirmesinin mümkün olmadığını gösterdi" dedi. Rusya'nın ise buna karşı "mademki ABD çekiliyor" diyerek Esad rejimini bölgeye yerleştirmek için tutum aldığını ifade eden Aydın, "Çok net bir şekilde Afrin operasyonunda Türkiye’ye yol veren Rusya, Türkiye’nin ABD ile çelişkisini derinleştirmek için bu sefer aynı yaklaşımı göstermedi. Bu da evdeki hesapları çarşıya uydurmadı. İşte bu nedenle söylenmiş sözler ne olursa olsun ABD Suriye’den bütünüyle çekilmeyecektir. Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna Afrin, Cerablus’a yaptığı gibi bir işgal harekatına girebilme imkanı yok denecek kadar zayıftır. Çünkü artık ABD çekilecekse oranın Suriye yönetimi tarafından doldurulması açısından çok net bir Rusya tutumu söz konusudur. Durum bambaşka bir yerden şekilleniyor” dedi.

  

‘BÖLGE 2019’DA ÇÖZÜM HATTINA GİRMEYE BAŞLAYABİLİR’

Aydın, 2019 yılına yeni dengelerle girmeye hazırlanan bölgede büyük olasılıkla sorunun gerçek anlamda çözülmediği ama yavaş yavaş Birleşmiş Milletler platformları ve Cenevre’de bu meselenin halkların haklarını gözeten bir yerden çözüm hattına girmeye başlayacağı öngörüsünde de bulundu. Aydın devamla, “Kuşkusuz bu cümle ha deyince gerçekleşebilir bir cümle değil. Orada ölümler, savaşlar, karşı ataklar devam edecektir ama gelinen nokta itibariyle başka da bir çözüm yolunun, gelişme imkanının en azından stratejik düzlemde olabilme imkanının ortadan kalktığını söylemek mümkün” diye kaydetti.

‘KÜRT KARŞITLIĞI İLE SEÇİMİ KAZANMAK İSTİYOR’

Sürekli "Minbiç’e operasyon yapıyoruz" diyerek kamuoyuna haber servis eden Türkiye’nin bölgedeki son gelişmelerden etkilendiği ve yavaş yavaş bölgeden çekileceğine dair analizlere ilişkin de konuşan Aydın şunları dile getirdi: “Türkiye’nin kısa ve belki de orta vadede çekilmesi bana çok mümkün görülmüyor. Çünkü Kürt karşıtı Türk milliyetçiliği topluma hakim kılınmış. Bu Kürt karşıtlığı kartı içeride seçim kazanmak, meşruiyet sağlamak için işlevsel olduğu müddetçe oradan çekilmemek için elinden gelen her şeyi yapacak. Üstelik 2019’da hemen gerçekleşmeyebilir ama 2020’de artık gerçekleşmesi kaçınılmaz olan Suriye’nin barışı ve Suriye’nin yeniden inşası pastasında da ciddi anlamda bir pay almaya çalışan bir Türk müteahhit sermayesine dikkat çekmekte fayda var. Bu sermaye kendini İslamcılık ve Türkçülükle meşru kılmaya, adeta sanki bir hak mücadelesi veriyormuş imajı inşa etmeye çalışıyor. Bu faktörler düşünüldüğünde Türkiye’nin ABD ve Rusya arasındaki çelişkilerden de faydalanarak mevcut süreçte sonuna kadar aktör olmaya devam etmeye çalışacağını söylemek mümkün. 

Buna karşılık veriler artık Fırat’ın doğusunun Türkiye tarafından belirleme ihtimalinin giderek zayıfladığını ve daha da zayıflayacağını bize söyletmektedir. Özellikle Suriye Kürtlerinin Minbiç’i Şam’daki rejime vermek konusunda gösterdikleri atılım ve Afrin’den farklı olarak Esad’ın bu adıma hemen karşılık vermesi bize Fırat’ın doğusuna dair de düzenlemenin Rusya, ABD, Esad’ın ve diğer güçlerin hatta Suudi Arabistan’ın devreye girerek yeniden düzenleyeceğini gösteriyor.”

‘KÜRTLER BÖLGENİN DEVRİMCİ DİNAMİKLERİ’

Son olarak "ABD ile Kürtler son 3 yılda birlikte bir silah arkadaşlığı, ittifak yapmışlardır ama bu ittifak asla Kürtlerin Suriye ve Ortadoğu için önermelerinden vazgeçmesi anlamına gelmemiştir" diyen Aydın, "Dünyanın tarihinde bu gibi pek çok örnek sayılabilir. Bu ilişki de ancak bu örnekler içinde değerlendirilebilir. Kürtler bölgenin devrimci dinamiği olmaya devam etmişlerdir. Çoğulcu, demokratik, laik, halkların kendi kaderini tayin edebildiği demokratik bir dönüşümü desteklememiz gerekiyorsa buradaki kullandığımız kavramlara da dikkat etmemiz lazım. Bu hem namuslu olmanın gereğidir hem de sanki eleştiriyor gibi yapıp bölgede devletsiz ve kimliksiz bırakılan Kürtlerin ensesinde boza pişirmeye çalışanlardan da kurtarmak açısından bana vicdani bir sorumluluk gibi geliyor" şeklinde konuştu. 

MA / Necla Demir


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.