Öztürk: Türkiye ciddi sorunlar yaşayacak

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını değerlendiren EHP Kriz Komitesi Sözcüsü Hakan Öztürk, Türkiye’nin, İran ve ABD ikileminde yönünü ABD’ye çevirmesi durumunda son stratejik konumunun değiştirmeye varacak duruma geleceğini ve ciddi sorunlar yaşayacağını söyledi.

Öztürk: Türkiye ciddi sorunlar yaşayacak
07 Kasım 2018 Çarşamba 16:07

ABD’nin İran’a yönelik resmi olarak başlayan yaptırımlarını ve Türkiye’nin bu yaptırımlardan geçici olarak muaf tutulmasını değerlendiren Emekçi Hareket Partisi (EHP) Kriz Komitesi Sözcüsü Hakan Öztürk, ABD’nin dünyaya nizamat vermeye kalkışma girişimlerini hiçbir şekilde doğru bulmadıklarını belirterek, bunların emperyal amaçlarla halkı baskılamaya yönelik tedbirler olduğunu söyledi.

ABD’nin ambargolarının yeni olmadığını ve bu ambargo tarihinin çok eskilere dayandığını hatırlatan Öztürk, “Yakın zamanda 7 Ağustos’ta ilk ambargo paketi uygulanmaya başlanmıştı. Şimdi gündeme gelen bu ikinci aşama ambargolara ise dünyanın ve Türkiye’nin vereceği tepkiler önemli bir boyutta. Bu yaptırımlar son gününe gelmeden önce Türkiye’nin birinci dereceden konusuydu. Gerek Rıza Zarrab davası olsun, gerek Halk Bankası meselesi açısından olsun. Bunların hepsi İran’la ilişkiler konusuydu. Türkiye’de bu konuda suçlanıyordu. En sonunda Rahip Andrew Bronsun konusunda da net bir tavır belirlemeye zorlanmış oldu. Türkiye’nin rahip Bronsun’a ilişkin ortaya koyacağı tutumla uygulanmaya başlanacak yaptırımlar konusunda kaderi belli olmuş oldu. Şunu net olarak belirtmek gerekir ki Türkiye bu konudaki basınca anlaşma yönünde tepki verdi. Ve Rahip Bronsun’u serbest bıraktı. Diğer konularda da muhtemelen gizli kapaklı görüşmeler sağlandı” dedi.

'ABD İLE ANLAŞMA EĞİLİMİNDE'

Öztürk, bu anlaşmalar doğrultusunda Türkiye’ye yaptırımlar konusunda muafiyet verildiğini işaret ederek, “Ama genel olarak da ABD ile bir anlaşma yoluna gidilmesinin zemini hazırlanmaya çalışılıyor. Çünkü bu sadece İran ambargosuyla ilgili bir konu değil. Aynı zamanda Türkiye’nin muazzam bir şekilde krediye ihtiyacı var. Bunu nasıl halledeceğini gece gündüz düşünüyor. Bu konuda da ABD’nin ne tavır belirleyeceği Türkiye için esas konu. O yüzden ABD ile anlaşma yoluna gitme eğilimindedir. Zaten bakanlarında büyük bir memnuniyetle 'biz aslında muafiyete tabi tutulan ülkeler arasındayız' demesinden de bu somut olarak anlaşılıyor” diye belirtti.

'TÜRKİYE STRATEJİK KONUMUNU DEĞİŞTİRİYOR'

Bu doğrultuda Türkiye’nin karşılaştığı sorunlara dikkat çeken Öztürk, “ABD ile anlaşma yoluna gidiliyor fakat Türkiye, enerji kaynakları bağlamında İran’a bağımlı olmasının yanı sıra kendi stratejik konumunu önemli ölçüde değiştirmeye kalkışıyor. Yani ABD ile anlaşma yoluna gitmeye çalışıyor ama son dönem müttefiki, konumlanışı Rusya, İran ve Katar’ladır. Şimdi bu basınçlar karşısında ‘ABD ile anlaşmaya çalışıyorum’ dediğinizde bugün İran yaptırımları konusunda bir karar vermeniz beklenecek. Yani Türkiye’nin tarafını çok net belirlemesi gerektiği söylenecek. Yarın öbür gün Rusya ile ilişkilerde de bu söylenecek. Yani S-400, S-300 füze anlaşması bu şekilde gündeme gelecek. Türkiye bu tür anlaşmaların silah alım satımını Rusya ile mi yapacak? Ya da daha önceki zamanlarda olduğu gibi NATO üyesi ülkelerle mi buna devam edecek?” ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE BIÇAK SIRTINDA'

Öztürk, “Her iki tarafta Türkiye’yi bu konuda tutumunu belli etmeye, netleştirmeye zorlayacak. Türkiye için aslına bakarsanız önümüzdeki zamanın büyük zorluğu bu. İran meselesinin gündeme gelmesiyle birlikte bizim ya olur ya olmaz dememiz gerektiği konusu çok net olarak önümüze konulmuş olacak. Bu kadar ‘Rusya, İran, Çin ve Katar’la iş yapıyorum' dedikten sonra şimdi ‘ABD ile iş yapıyorum. Onunla anlaşmaya gidiyorum. Ondan hatta İMF’den böylelikle borç alacam’ yoluna girmeniz bir çataldır. Birinden birini tercih etmiş olacaksınız. Ona göre de Türkiye için tansiyon yükselmiş olacak” diye konuştu. 

'DÜNYA ÇAPINDA GERGİNLİK ARTACAK'

Bir yanıyla ABD yaptırımlarının İran üzerinde etkili olduğunu söyleyen Öztürk, “Diyelim ki İran günde 3 milyon varil petrol çıkartıyor ise bu 1,5 milyon varile düştü. Bu konu yaptırım gününe gelmemiş olduğu zamanlarda da böyleydi. Birçok otomotiv şirketi İran’la çalışmaktan geri durdu. Ülkeler genelde buna dikkat etti. Hatta Rusya bile kendi şirketlerinde bu konuda dikkatli olmaya çalıştı. O açıdan bir düzeyde etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ama bir düzeyde de Avrupa Birliği bu yaptırımları tanımayacağını açıkladı. İran da kendisine göre buna cevap vermeye çalışacaktır. Bir Hürmüz Boğazı meselesi var. O da ‘Ben buradan Suudi Arabistan petrolünün veya diğer ülkelerin petrolünün geçmesine müsaade etmiyorum’ diyecektir. Bu açıdan dünya çapında gerginliklerin artabileceği bir döneme gittiğimizi düşünebiliriz” değerlendirmesinde bulundu. 

'NÜKLEER ANLAŞMA SORUN HALİNE GELECEK'

Öztürk, yaptırımların ABD’nin nükleer silahlarla ilgili anlaşmadan geri çekilmesiyle başladığını hatırlatarak sözlerin şöyle sürdürdü: “Onun için bu nükleer anlaşma bile önümüzdeki dönem için büyük bir sorun olacaktır. Çünkü ABD birinci dereceden oraya dahil olan ülke olarak o anlaşmadan geri çekildi. Buna bağlı olarak İran’ın nükleer anlamda bir takım faaliyetler yürütmesine engellemeler getirmek istiyor. Bu açıdan da tansiyonun yüksek olabileceğini söyleyebiliriz.”  

'YEREL SEÇİMLERDEN SONRA...'

Türkiye'nin Bronsun’u serbest bırakarak ABD ile anlaşma yoluna gittiğini vurgulayan Öztürk, devamla şunları dile getirdi: "Rahip Bronsun’la anlaşma yönüne gittiğinde ise ABD dolarında belli bir düşüş söz konusu oldu. Yani doların yükselme trendi devam etmedi. Bu bana göre geçici bir şey. Çünkü Türkiye çok büyük bir borç içerisinde. Kısa vadede bunu çözmesine imkan yok. O yüzden eninde sonunda bu gerçekliğe toslayacaktır. ABD’ye karşı tutumunu şimdilik bu şekilde sürdürecektir. Çünkü Türkiye ekonomik anlamda çok sıkışmış durumda. Mesela yerel seçimlerden sonra devam eden borç ihtiyacının nasıl karşılanacağı, İMF’yle anlaşma ve İMF’ye ABD’nin nasıl bir inisiyatif kullanacağı konuları tekrar gündeme gelecektir." 

'TÜRKİYE YENİ KRİZLERE GEBE'

Öztürk, Türkiye’nin, İran ve ABD ikileminde yönünü ABD’ye çevirmesi durumunda stratejik konumunun yeniden tartışılacağını ve Rusya, İran, Katar’la olan konumlanışını değiştirmek zorunda kalacağını savundu. Bu turumda Türkiye’nin yeni krizlere gebe kalacağını sözlerine ekleyen Öztürk, şöyle dedi: “Bu ekonomik sorunu çözmek içinde kendi koyduğu ön varsayımlara göre IMF’ye gitmek durumunda. En son Türkiye ‘ben dışarıdan borç bulabiliyorum’ şovu yapmaya kalkıştı. 2 milyar dolar ABD tarafından kredi bulabildi. Ama yüzde 7,5 faizle. Bunu biraz daha detaylandırmak gerekirse, diyelim ki Arjantin yüzde 1,9 ile IMF’yle anlaştı. Türkiye bunun şovunu yapmaya kalkıştığında 2 milyar dolar için yüzde 7,5 faiz ödemek zorunda kaldı. Bu Türkiye’nin ‘başka alternatiflere yönelirim’ söylemlerinin bir karşılığı olmadığını gösterir. Çünkü yüzde 7,5 diye bir faiz olamaz. Bu tefeci faizi, yani siz en kötülediğiniz IMF’yle bile bir anlaşma yapıyor olsanız yüzde 2’den başlayan bir faizi konuşuyorsunuz. Yunanistan en kötü zamanlarında bile yüzde 3 faizle anlaşma yaptı.”

‘CİDDİ SORUNLAR YAŞAYACAK'

ABD ve IMF ile anlaşıldığında Türkiye’nin S-400 füze anlaşmasının kaydeden Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz oraya bir milyar dolar kadar bir kaparo verdik. Bu bile berhava olacaktır. O açıdan bugün İran konusuyla birlikte tartışmaya başladığımız şey yarın öbür gün Türkiye’nin dahil olduğu son dönem stratejik bloğunu değiştirmesine kadar varacaktır. Bu da Ortadoğu’da genel dünya çapında Türkiye’nin çok ciddi sorunlar yaşıyor olması demektir. Yani Rusya’yla arayı bozmuş olan bir Türkiye İdlib’te ne yapacak. Şuan da eğer İdlib’te ya da Ortadoğu’da bir düzeyde var oluyorsa bu Rusya’nın gözetiminde oluyor. ‘ABD ile anlaşıyorum’ demek Ortadoğu’da yapacağım işlerin hepsiyle ilgili olarak ‘Rusya ile çelişiyor olmaya başlıyorum’ demek. O açıdan iş bir yerinde başladığında çorap söküğü gibi başka bir noktaya gidiyor. Bu basınç o kadar net geliyor ki bir daha Zarrab olayı olamayacak. Zarrab gibi çözümlemeleri de olamayacak. O zaman 'işe altını da dahil ediyorum. Bankada ki paraları oraya götürüyorum. Buraya getiriyorum' gibi olayların olmasına imkan yok. Türkiye ABD’ye bu sözleri çoktan verdi." 

MA / Servet Karaduman 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.