‘Örgütlülüğümüzü de özgürlüğümüzü de pazarlık konusu yapmayacağız’

Diyarbakır’da düzenlenen konferansta bir araya gelen Kürt kadınları, Leyla Güven’in tecride son verilmesi talebiyle başlattığı eylemi büyütme sözü verdi. Kadınlar, “Örgütlülüğümüzü de özgürlüğümüzü de pazarlık konusu yapmayacağız” mesajı verdi.

‘Örgütlülüğümüzü de özgürlüğümüzü de pazarlık konusu yapmayacağız’
02 Aralık 2018 Pazar 16:13

banner255

Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDP) Kadın Meclisleri, “Örgütlülüğümüz Özgürlüğümüzdür” şiarıyla konferans gerçekleştirdi. Türkiye’nin dört bir tarafından 500 kadının katılımıyla düzenlenen konferansa kimi kadınların kucaklarında çocuklarıyla katılması güzel görüntüler oluşturdu. Yine konferansın yapıldığı HDP Diyarbakır İl Örgütü’nün etrafındaki polis yoğunluğu da dikkatleri çeken bir diğer nokta oldu. 7’den 70’e kadınların bir araya geldiği konferansta verilen aralarda çekilen halaylarla coşku sürekli diri tutuldu. Salonda sokağa çıkma yasakları sırasında hayatlarını kaybeden Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve kapatılan KJA yöneticisi Sêvê Demir’in anneleri ayakta alkışlandı. Kuzey-Doğu Suriye’den konferansa katılmak için gelen Emina Er de konuk olarak hitap ettiği salonda büyük coşkuyla karşılandı.

LEYLA GÜVEN VE TECRİT VURGUSU

Konferansa, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde sürdürdüğü açlık grevi ve Güven’in kaldırılmasını talep ettiği PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit ana gündem oldu. Söz alan her kadın bu talebi sahiplendiğini belirterek dışarıdan bu eylemin başlatılması gerektiğini; ancak geçmiş yıllarda olduğu gibi yine sesin cezaevlerinden yükseldiğini vurguladı.

Savaş ve baskı ortamında geçen 3 yılı da değerlendiren kadınlar, en büyük saldırının kendilerine yönelik olduğunu vurguladı. Özgür Kadın Kongresi (KJA) başta olmak üzere tüm merkezi ve yerel kadın çalışması yürüten dernek ve kurumların kapatıldığı belirtildi. Kadınların çok daha güçlü ve örgütlü olmalarından kaynaklı ilk saldırının bu kurumlara yönelik olduğu belirtilerek belediyelere atanan kayyumlar ile bu uygulamanın devam ettirildiği ifade edildi.

KADINLAR HER ŞEYE RAĞMEN SOKAKTAYDI

Tüm saldırılara karşı kadınların örgütlülüklerinin zayıfladığını; ancak az sayıda kadın dahi olsa sokakları terk etmeme mücadelesini verdiğini bunun son örneğinin de 25 Kasım’da düzenlenen eylemlerle ortaya çıktığı belirtildi.

‘KADINLARIN ORTAK MÜCADELESİ KAZANDIRIR’

Kadına yönelik şiddet tartışmalarının da yürütüldüğü konferansta, kadınların örgütlenmeden yaşadıkları hem de örgütlendikten sonra devam eden şiddet türlerine dikkat çekildi. Şiddete karşı mücadelenin ortaklığı, kadın dayanışmasının önemi vurgulandı. Kadına yönelik yok saymanın, şiddetin dünyanın dört bir tarafında olduğu gibi bu topraklarda da şekil ve isim değiştirse de aynı olduğu vurgulandı. Şengal’den Ensar Vakfı’na, Pozantı’dan Efrin’e, Mahabat’tan İstanbul’a, Sur’dan İzmir’e kadar her yerde şiddetin olduğu ve buna karşı kadınların da mücadele ile varlık gösterdiği belirtildi.

‘TECRİT EDİLEN KADINLARIN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’

Türkiye ve bölgede Leyla Güven’in eylemiyle bir kez daha ana gündem haline gelen tecridin sadece bir parti lideri, bir şahsa yönelik olmadığını vurgulayan kadınlar, “1999’dan bu yanan devam eden tecrit her geçen gün daha da derinleştirilmiştir. Öcalan’a yönelik yaklaşım ve tutum artık tecrit tanımıyla da sınırlandırılamayacak durumdadır. Tecrit aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesine, tecrit kadınların özgürleşmesi ve örgütlülüğüne, halkların bir arada yaşamına karşıdır. Biz bu yüzden sadece Öcalan’ın sadece avukatları ya da ailesi ile görüşme yapmasını yeterli bulmuyoruz. Öcalan’ın özgürlüğünü esas alıyor ve mücadelemizi bu temelde büyütüyoruz” dedi. Kadınlar, tecrit edilen şeyin Öcalan’ın fikirleri ile demokratik, kadın özgürlükçü ve ekolojik özgürlükçü paradigmasının olduğunu vurguladı.

‘31 MART HESAP SORMA GÜNÜ OLACAK’

31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerin de ayrı bir başlık olarak tartışıldığı toplantıda, öncelikle bu seçimlerin ilk elden eşbaşkanlık ve kadın kazanımlarına bir saldırı niteliğinde kabul ettikleri kayyumlardan hesap sorma günü olduğu vurgulandı. Tüm bu saldırılara rağmen kadınlar olarak eşbaşkanlıktan vazgeçmeyeceklerini dile getiren kadınlar, meclis üyeliklerinde de uygulamaya koymayı planladıkları fermuar sisteminin ayrıntılarını tartıştı.

‘BİZ KADINLAR OLARAK VARIZ’

Yerel seçimleri aynı zamanda kadınların yeniden sokak sokak, ev ev örgütleneceği bir dönem olarak tanımlayan kadınlar, seçimlerdeki iradeleriyle kamuoyuna şu yanıtları vereceklerini belirtti: “Biz kadınlar vardık, varız. Bizi yok edemezsiniz. Özgün kadın örgütlenmemizden vazgeçmeyeceğiz. Eşyaşam anlamını da taşıyan eşbaşkanlık uygulamasından vazgeçmeyeceğiz. Kadınlar olarak özgürlüğümüzü de örgütlülüğümüzü de pazarlık konusu yapmayacağız.”

MA / Dicle Müftüoğlu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.