Mehmet Öcalan: Türkiye kadar CPT de bu süreçte sorumludur

İmralı tecridine karşı başlayan açlık grevlerinde Zülküf Gezen’in yaşamını yitirmesi üzerine özelikle CPT'ye çağrıda bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan, “Bir an önce CPT harekete geçmelidir. Tecrit işkencelerin en büyüğüdür. CPT şuan Türkiye’yle işbirliği halindedir ve ölüm sürecini birlikte yürütüyorlar" dedi.

Mehmet Öcalan: Türkiye kadar CPT de bu süreçte sorumludur
18 Mart 2019 Pazartesi 10:46

banner225

Uluslararası güçlerin eliyle 1999 yılında Türkiye’ye teslim edilen ve İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’ne tecrit altında olan PKK Lideri Abdullah Öcalan, 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla, 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana da İmralı Heyeti’yle görüştürülmüyor. Öcalan’la ne son 12 Ocak’ta kardeşi Mehmet Öcalan, kısa bir görüşme yaptıktan sonra, yeniden kendisiyle irtibat kesildi. Tecridin son bulması için Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi 131’inci gününde. Aynı taleple tüm tutukluların 16 Aralık 2018 tarihinde başlattığı açlık grevleri 92’nci gününe girerken, 1 Mart itibariyle tüm cezaevlerine yayıldı. Devletin taleplere duyarsız kalmasını Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde protesto eden tutuklu Zülküf Gezen, yaşamına son verdi. Gezen'in cenazesi getirildiği Diyarbakır'da gece yarısı polisler tarafından alıkonularak toprağa verildi.

‘GÖRÜŞMELER YASA GEREGİ RUTİNE BAGLANMALI’

Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride tepki gösteren kardeşi Mehmet Öcalan, devletin kritik aşamaya ulaşan açlık grevlerinde ölümlerin yaşanmaması için bir an önce görüşmeleri rutin hale getirmesi gerektiğini belirtti. Yasalara göre 15 günde bir görüşme hakları olduğunu hatırlatan Öcalan, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na düzenli başvurduklarını, ancak çeşitli bahanelerle görüşmeye izin verilmediğini belirtti. Bu politikanın doğru olmadığını dile getiren kardeş Öcalan, "Biz 4 yıldan beridir 2 görüş yapmışız. Sayın Abdullah Öcalan’ı İmralı adasına biz götürmedik. Kendileri götürdüler. Devlet kendisi götürdü. Yanında da şu aşamada 2-3 tutuklu daha var. Biz devletten bütün hükümlülere tanıdığı hakkı bize de tanımasını istiyoruz. 4 yılda 2 görüş yapılmış. Eğer burası demokratik bir ülkeyse, burada evrensel hukuk kuralları geçerliyse bu yasal hakkımız bir an önce bize verilmelidir. Bundan 2 ay önce son görüşmeyi benle yapmıştı. Biz bu görüşmelerin rutine bağlanmasını, bir an önce istiyor ve bekliyoruz” diye belirtti. 

‘ÖLÜMLER BÜYÜK YARALAR AÇACAK’

Tecridin kırılması amacıyla açlık grevinde olan Leyla Güven’in hayati tehlikesinin olduğunu vurgulayan kardeş Öcalan, şöyle devam etti: “Cezaevlerinde binlerce tutuklu, Avrupa’da, Kuzey Irak’ta açlık grevinde olan yüzlerce insan var. Bu iş böyle gitmez. Devlet bu insanları görmüyor mu? Yani Öcalan’ı devlet ne gözle görüyor bilmiyoruz, ancak Öcalan yasalara göre cezaevinde tutuluyor. Bu yasaların işletilmesi gerekiyor. Şu aşamada açlık grevi yüz günü aşan insanlar var. Ölümler topluma hiçbir fayda getirmeyecek, büyük yaralar açacaktır. Devletin bir an önce bu tecridi kaldırması gerekiyor. 7 yıldan beridir Öcalan üzerinde uygulanan tecrit, bu topraklara zarardan, savaştan başka bir şey getirmedi. Öcalan’ın süren mahkemeleri var. Bundan dolayı avukat görüşü yapılması gerekiyor.” 

‘CPT VE ULUSLARASI GÜÇLER İŞBİRLİĞİ HALİNDE’

Öcalan üzerinde uygulanan tecridin kalkması durumunda herkesin rahat bir nefes alacağını ifade eden kardeş Öcalan, mutlak tecritte uluslararası güçlerin de payı olduğunu kaydetti.  Uluslararası güçlerin Öcalan’ı kaçırıp Türkiye’ye teslim ettiğini anımsatan Mehmet Öcalan, “Bir de Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) var. Bir an önce CPT harekete geçmelidir. CPT nedense şuan tecride ses çıkarmıyor. Tecrit işkencelerin en büyüğüdür. Eğer CPT gerçekten işkenceyi önleme komitesiyse tecride karşı durmalıdır. Avrupa’daki açlık grevlerini CPT de görüyor, uluslararası güçler de görüyor. Bu kirli politikalarına bir son vermeleri gerekiyor. CPT’ye baskı kurularak Öcalan için harekete geçirilmelidir. CPT şu an Türkiye’yle işbirliği halindedir. Türkiye’yle ölüm sürecini birlikte yürütüyorlar. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

‘TECRİT KALKARSA BARIŞ SAĞLANIR’

Ortadoğu’daki en büyük sorun olan Kürt sorununun çözümüne en çok katkı sunacak kişinin Abdullah Öcalan olduğunu dile getiren Mehmet Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunu herkes biliyor. Türkiye de biliyor. Bölgedeki diğer devletlerde biliyor. Öcalan’ın projeleri var, bu noktada. Yani savaş savaş diyerek nereye kadar gidilebilir? Öldürmeyle insanları bitiremezler. Öldürmeyle sorunları çözemezler daha çok karmaşık hale getirirler. İmralı kapısının açılması demek, Ortadoğu için yeni bir sayfa açılması demektir. Ancak gözünü savaş bürümüş olan iktidarın gözü savaştan, çatışmadan başka hiçbir şeyi görmüyor. Tecritte ısrar etmek, Ortadoğu’da savaşa, kana, çatışmaya ısrar etmektir. Bugün Öcalan Ortadoğu’da barışın sağlanmasını sadece Kürtler için değil herkes için istiyor. Bugün Ortadoğu’da barışın sağlanması durumunda en karlı çıkacak ülke Türkiye’dir. Türkiye bu ekonomiyle savaş politikasını nereye kadar götürebilir.” 

MA / Muhamed Abdulkadir Esen


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.