Kılıçdaroğlu'ndan sert sözler: Kırılan fay hattı değil, iktidarının ar damarıdır

Gezi Davası'nda yargılanan Osman Kavala'ya adalet isteyen CHP lideri, Elazığ depremini ve deprem vergilerini de hatırlatarak 'Kırılan fay hattı değil, Saray iktidarının ar damarıdır' dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan sert sözler: Kırılan fay hattı değil, iktidarının ar damarıdır
28 Ocak 2020 Salı 14:28

banner255

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuşuyor.

Gelecek kaygısı olmayan, barış ve birlik içinde yaşayan bir ülke istediklerini belirten CHP lideri, adaletli bir devlet istediklerini belirterek "Devletin dini adalettir. Adaletsız bir toplum kendi içinde barışı sağlayamaz, adaleti sağlamak zorundayız" dedi.

Bugün görülen Gezi Davası’na ilişkin konuşan CHP lideri “Bugün önemli bir dava görüşülüyor. Osman Kavala’nın davası. Vicdanı olan herkes Osman Kavala’ya haksız yapıldığını biliyor. İnşallah bugün görülen davada adalet tecelli eder ve Osman Kavala yuvasına kavuşmuş olur” dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

"-Herkesin aşı, işi olsun istiyoruz. Anneler çocuklarını okula güven içerisinde göndersin istiyoruz. Herkes döktüğü alın terinin karşılığını almalı.

-Farklı düşünsün diye kimse cezalandırılmasın. Her düşünceye saygı göstermek insanlığın önünü açar. Kişileri düşündükleri dolayısıyla ödüllendirmek, herkese saygı duymak gerekir. Güzel bir toplum, üreten bir toplum, farklı düşünen insanları anlayışla karşılayan bir toplum düşünün. Böyle bir toplum inşa etmek istiyoruz.

-Devlet adaletle yönetilsin istiyoruz. Siyasetçiler halkın oylarıyla geliyor, devleti adaletle yönetmek zorunda.

-Hepimiz vergi veriyoruz. Devlet adaletle yönetilecek, fakire bir şeyler verecek. Adalet bir mahkeme kavramı değildir, haksızlığa uğrayan her kişinin sorununa eğilmek demektir.

İnsanın yaşadığı her yere aydınlığı, uygarlığı, insanlığı götürelim.

-İktidarda olan hiçbir siyasetçi kendi cebinden para harcamaz, bizim paramızı harcar. Dolayısıyla siyasi iktidar her kuruşun hesabını halka vermek zorundadır. Demokrasinin çıkış kaynağı da zaten budur. Buna saydamlık diyoruz, insana saygı diyoruz. Benim paramı benim vatanım için harcayacaksın.

-Malatya ve Elazığ'da çok sayıda insanımız hayatını kaybetti. Burada evler dayanıklı değil. Vatandaş haklı olarak soruyor, "17 yıldır iktidarsınız, deprem vergileri aldınız 34 milyar dolar". Elazığ ve Malatya'de depremi önlemek için ne yaptınız? Elazığ'a ne yaptın kardeşim sen, Malatya'ya ne yaptın sen? Şu yatırımları yaptık, her kuruşun hesabını veririrz de. Bunu söylemiyor. Neden soruyorsun diyor. Şimdi bu soru sorulur mu diyor. Şimdi sormuyor ki vatandaş, yıllardır soruyor: Bu parayı önlem al diye veriyor. Türkiye deprem kuşağında. Kırılan fay hattı değil, Saray iktidarının ar damarı

-Depreme dayanıklı evler yap, konutlar yap, okullar yap. İstanbul'da hala el atılmamış yerler var. Deprem oluyor depremden sonra kriz yönetiliyor. Toplanıyor bakanlar, kriz yönetiyor. Ya neyi yöneteceksin, adam zaten enkaz altında. Yardım eden zaten var, sen onun önlenmesi için ne yapıyorsun?

-İnsanların kaç çocuk yaptığıyla uğraşırsın, etek boyuyla uğraşırsın, insanların diniyle uğraşırsın, kimliğiyle uğraşırsın. Ya kimsin sen kimsin?"

Grup toplantısı devam ediyor…


Kaynak: Artı Gerçek

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.