"Kıbrıs’a Türkiye üssünün kurulması için geç bile kalındı"

Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ta askeri üs kuracağı haberlerini Kıbrıs uzmanı Prof. Dr. Ata Atun ve emekli tümgeneral Beyazıt Karataş Sputnik’e değerlendirdi.

"Kıbrıs’a Türkiye üssünün kurulması için geç bile kalındı"
28 Ağustos 2018 Salı 20:12

Yeni Şafak gazetesinde bugün yayımlanan haberde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Dışişleri Bakanlığı'na, Kuzey Kıbrıs'ta kapsamlı bir deniz üssü kurulması yönünde öneride bulunduğu iddia edildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Dışişleri Bakanlığı'na sunduğu öneride Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ta uygun bir mevkide deniz üssü kurması gerektiğinin belirtildiği ileri sürülen haberde "KKTC'de kurulacak deniz üssü, KKTC'nin egemenlik haklarının muhafazasında güvence olmasının yanısıra KKTC ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunması, deniz enerji sahalarındaki işgalleri önleyecek tedbirlerin alınması ve yeniden başlatılmak istenen müzakerelerde KKTC ve Türkiye'nin elinin güçlenmesine büyük katkı sağlayacak. Türkiye'nin KKTC'ye kurması olası Deniz Üssü'nün, İngilizlerin bölgedeki deniz üssü gibi egemen üs olarak tesisi öneriliyor" ifadeleri yer aldı.

"ARTIK TÜRKİYE'NİN DE KKTC İLE RESMİ ÜS ANLAŞMASI YAPMASI GEREKİR"

Kuzey Kıbrıs eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu döneminde Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu üyeliği de yürüten Prof. Dr. Ata Atun, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'a üs kuracağı haberini Sputnik'e değerlendirdi. Kendisinin yıllardır Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'a askeri üs kurması konusunu dile getirdiğini kaydeden Atun, "Hem resmi olarak kara üssü, hem de deniz üssünün kurulması şu anki en geçerli icraat olacak" dedi.

Kıbrıs'ta birçok ülkenin askeri tesisleri kullandığını belirten Atun, "Rusya, geçen sene Mari deniz limanı ile Andreas Papandreu Havaalanı'nı kullanmak için Kıbrıs Rum Yönetimi ile özel bir anlaşma yaptı. Aynı anlaşma Fransa için de var. İngiltere'nin Akrotiri ve Dikelya üsleri var, bunların hem limanı, hem havaalanları, hem de nükleer silah saklama depoları var. ABD de zaten İngiliz üslerini kullanıyor. Artık Türkiye'nin de kesinlikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetiyle resmi bir anlaşma yapması gerekir" dedi.

"KARA, DENİZ VE HAVA ÜSSÜ OLMALI"

Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ta deniz üssünün yanı sıra hava ve kara üssü de kurması gerektiğini ifade eden Atun, şöyle konuştu:

"1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda adaya ayak basan kolordu, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'na göre adada bulunuyor. Artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle bir anlaşma yapma zamanı geldi de geçti. Çünkü Türkiye hem 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'na göre Kıbrıs'ta, hem de Türkiye diplomatik olarak şu andaki mevcut Rum Yönetimi'ni tanımıyor. Bu nedenle nasıl KKTC Enerji ve Ekonomi Bakanlığı ile Türkiye Enerji ve Ekonomi Bakanlığı'nın kıta sahanlığı anlaşmaları var, KKTC Enerji Bakanlığı da kendi münhasır ekonomik bölgesindeki araştırmaları yapmak için TPAO'yu yetkili şirket olarak gördü, aynı şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle Türkiye Cumhuriyeti'nin, deniz, hava ve kara savunması konusunda ikili resmi bir anlaşma yapması, KKTC'nin, Türkiye'nin hava, deniz ve kara kuvvetlerine üs vermesi lazım. Hava Kuvvetleri'ne Geçitkale Havvaalanı'nı askeri üs olarak verebilir, havaalanı orada hazır. Büyük bir olasılıkla Gemikonağı Limanı'nı kullanır Türk Deniz Kuvvetleri, orada bir deniz üssü vermesi, kara üssüne de yasal bir şekilde mevcut kolordunun konuşlanması, ya da kolorduya ilaveten Türkiye Cumhuriyeti'nin ikili anlaşma uyarınca göndereceği birliğin bulunacağı bir üs anlaşması yapması, şu anda Ortadoğu'nun genel durumu içinde çok doğru bir adım olacak."

"RUM TARAFININ, AB'NİN YA DA ABD'NİN NE DİYECEĞİ ÖNEMLİ DEĞİL"

Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ta üs kurmasına Rum tarafının gösterebileceği tepkinin önemsenmemesi gerektiğini de söyleyen Atun, "Kıbrıs sorununda bugüne kadar ‘Rumlar ne diyecek' diye adımlar atıldı, hepsi yanlış oldu. Bu yüzden Rum tarafının, AB'nin, ABD'nin ya da İngiltere'nin ne diyeceği, nasıl karşılayacağı önemli değil. Kıbrıs Rum tarafı Ruslar'la üs anlaşması yaparken Kıbrıslı Türkler'e soruyor mu, sormuyor. Fransa ile Limasol Limanı ve Andreas Papandreu Havaalaalanı'nı kullanmak için anlaşma yaparken Kıbrıslı Türkler'in onayını aldı mı, almadı. Münhasır Ekonomik Bölge'de doğalgaz araştırma anlaşmalarını yaparken Kıbrıslı Türkler'in onayını almıyor. Bu nedenle de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, Rum Yönetimi'nin onayını almasına gerek yok. Diplomaside mütekabiliyet ve eşitlik ilkesi vardır" dedi.

"ADAYA TÜRK ÜSSÜ KURULMASI, KIBRIS SORUNUN ÇÖZÜLMESİNE DE OLUMLU ETKİ YAPAR"

Atun, adada Türk üssü kurulmasının, Kıbrıs sorununun çözülmesine olumlu etki yapacağını da belirterek "Dönüp İsrail'e bakalım, ABD fiilen İsrail'in içinde ama geçen Kasım ayında İsrail'le üs anlaşması yapmak ve ülkedeki varlığını yasal statüye geçirmek istedi. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti'nin de KKTC ile bu anlaşmayı yapması çok olumlu olur. KKTC'de bulunan Türk kolordusunun varlığı KKTC ile yapılan anlaşmaya göre değil, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Anayasası'na göre bulunuyor. Onun için bu anlaşmayı yapmak çok doğru bir adım olur, bence Türkiye Cumhuriyeti KKTC ile bu anlaşmayı hemen yapmalıdır" diye konuştu.

"KARŞI TARAF BU ŞEKİLDE ADIM ATARSA TÜRKİYE DE DENİZ VE HAVA ÜSSÜ KURMAK ZORUNDA KALACAK"

Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ta üs kurması konusunu Sputnik'e değerlendiren emekli tümgeneral Beyazıt Karataş da "Bu bir adım politikası. Adada ABD üs arıyor, İsrail orayı kullanıyor. Hatta AB ve NATO'nun bazı ülkeleri Doğu Akdeniz ve Suriye'ye yönelik harekatlarda Kıbrıs'taki İngiliz üslerini kullanıyorlar. Mevcut anlaşmaların açıklarından faydalanarak burası yolgeçen hanına dönüyor ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bu şekilde davranarak adanın silahlanmasına neden oluyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, anlaşmalar gereği adada üssü olan İngiltere'nin dışındaki ülkelerle görüşmelere başlayıp onlara kendi topraklarını kullandırırsa adada silahlanma yarışını hızlandırmış olursunuz. Bu bir adım politikası, karşı taraf bu şekilde adım atarsa Türkiye de elbette Kıbrıs'ta tedbir amaçlı kalıcı deniz ve hava üssü kurmak zorunda kalacak" dedi

"DENİZ ÜSSÜ, HAVA ÜSSÜYLE DESTEKLENMELİ"

Kurulacak üssün hava üssüyle de desteklenmesi gerektiğini söyleyen Karataş, "Ben başından itibaren ABD, İngiltere, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İtalya, Fransa'nın bu şekilde adım atması durumunda Türkiye'nin kalıcı hava ve deniz üssü kurması gerektiğini savunuyorum. Sonunda Deniz Kuvvetleri de o şekilde görüş bildirmiş. Bu, sadece deniz üssü olmamalı, hava üssüyle de desteklenmelidir" diye konuştu.

Kuzey Kıbrıs'ta askeri adımların yanı sıra ekonomik adımların da atılması gerektiğini ifade eden Karataş, "Sadece bu adım yeterli değil. Maraş'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmine açılması gerekir. Türkiye'den KKTC'ye su hattı açılmıştı, bu suyun kullanımının genişletilmesi, tarımda kullanımının önünün açılması gerekir. Hatta şunu da öneriyorum. Bilindiği üzere Kıbrıs'ta İngiliz sisteminden kalan soldan trafik akışı var. Radikal bir adım olarak, belki biraz zaman alacak ve maliyeti olacak ama KKTC'de trafik akışı sağa alınmalıdır. Yani adada sadece askeri tedbirler alınmakla kalınmamalıdır, Türkiye'nin, adanın ekonomik gelişimine katkı sağlayacak adımlar atması gerekir. Artık adanın tek bir yönetim altında birleşmesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığına göre KKTC'nin tanınması konusunda da yeni adımlar atılmalıdır" diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.