Kaymakam Safitürk davasında yargılama tekrardan başlıyor

Kaymakam Safitürk davasında yargılama tekrardan başlıyor

Kaymakam Safitürk davasında yargılama tekrardan başlıyor
08 Temmuz 2019 Pazartesi 09:38

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün bombalı saldırıda yaşamını yitirmesine ilişkin açılan davada haklarındaki beraat kararı bozulan 8 kişi, yeniden hakim karşısına çıkacak. Gün geçtikçe gündemden düşürülen dava dosyasında birçok konu aydınlatılmayı bekliyor.

İçişleri Bakanlığı tarafından 11 Eylül 2016 tarihinde Mardin’in Derik Belediyesi'ne kayyum olarak atanan İlçe Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk, 10 Kasım 2016’da saat 12.07’de makamına konulan bombanın patlaması sonucu yaralanmıştı. Safitürk, yaralandıktan bir gün sonra tedavi gördüğü Gaziantep Ersin Arslan Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti. Safitürk’ün yaşamını yitirmesine ilişkin 71 kişi gözaltına alınmış ve bunlardan 15'i tutuklanmıştı.
Saldırı ise, Yekineyên Parastina Sivîl -Sivil Savunma Birlikleri (YPS) tarafından yapılan, “Mardin Derik'te birimlerimiz, başta Derik Şehitleri anısına olmak üzere sarayın uyguladığı faşizme karşı, AKP kayyumuna yönelik 10 Kasım gece saat 00.30'da sabotaj eylemi gerçekleştirdi. Kayyum Muhammed Fatih Safitürk ölürken, üç koruması da yaralanmıştır" açıklamayla üstlenilmişti.
8 KİŞİ 11 TEMMUZ'DA YENİDEN YARGILANACAK
Yaşanan olayın ardından Safitürk'ün öldürülmesine ilişkin tutuklananlar hakkında açılan dava, geçtiğimiz yıl karara bağlandı. Mardin 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, 14 kişi hakkında beraat kararı verilirken, dönemin Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu hakkında ise, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezası verildi. Dosya daha sonra Gaziantep İstinaf Mahkemesi'ne taşındı. Dosya hakkında verilen kararı bozan İstinaf Mahkemesi, 8 kişinin yeniden yargılanmasına karar kılarak, Mesutoğlu hakkında verilen kararı da “hukuka uygun” şeklinde savundu.
İstinaf Mahkemesi'nin verdiği kararla birlikte 8 kişi, 11 Temmuz tarihinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden yargılanacak.
OLAY GÜNDEMDEN DÜŞÜRÜLDÜ
Hükümet ve bağlı yayın organları tarafından ilk günlerde yakından takip edilen, ancak gün geçtikçe gündemden düşürülen olaya ilişkin açılan davada, bugüne kadar sahte tanıklar, yalan beyanlar, ifadeler ve karartılan bazı deliller dikkat çekti.
Söz konusu olaya ilişkin YPS, saldırıyı 00.30'da yaptığını açıklarken, resmi kaynaklar olayın 12.07'de yaşandığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı da yaptığı açıklamayla, saldırı saatini 12.07 olarak duyurdu ve ilk ambulansın 3 dakika sonra olay yerine ulaştığını açıkladı. Ancak, hiçbir medya organı ve resmi yetkili tarafından dillendirilmeyen saat farkının dosyada yer almaması dikkat çekti.
SAHTE TANIK ÜRETİLDİ
Öte yandan, davanın en önemli tanığı olarak gösterilen Mehmet Ali Gezginci’nin engelli ve Türkçe bilmediği ortaya çıktı. Gezginci'nin, kendisine sorulan sorulara sadece Kürtçe “Evet – Hayır” şeklinde cevap verdiği anların görüntüleri kamuoyuna yansıdı. Mahkeme de, kararında Gezginci’nin tanıklığına itibar edilemeyeceğine yer verdi. Mahkeme, dosyanın tanıkları arasında gösterilen Kaymakam Safitürk’ün koruma polisi Mehmet Kahraman’ın da tanıklığında gerçekleri sakladığı telefon görüşme kayıtlarıyla tespit etti.
Koruma polisi Kahraman, sanıklardan Vedat Erol’un kendisini olay günü arayıp aramadığı sorusuna “Aramadı” şeklinde cevap verirken, telefon görüşme kayıtlarında Kahraman ile Erol arasında 30 saniyelik görüşmenin olduğu tespit edildi. Kahraman hakkında “yalan beyanda bulunmak ve delilleri gizlemek” suçlamasıyla yapılan suç duyurusu ise, Cumhuriyet Savcılığı tarafından aylardır işleme alınmadı.
SAFİTÜRK'ÜN ABİSİNDEN FARKLI İDDİALAR
Koruma polisi Kahraman’ın yalan beyanı nedeniyle Safitürk’ün ağabeyi Ali Haydar Safitürk, dosyaya müdahil oldu. Ağabey Safitürk, her duruşmada Kahraman hakkında şikayetçi olduğunu dile getirdi. Ağabey Safitürk, ayrıca her duruşmada asıl faillerin ortaya çıkarılmadığını, saldırıda dönemin Emniyet yetkililerinin de parmağı olduğu iddiasını vurgulamaktan geri durmadı. Ayrıca, yargılanan kimi isimler de olayın altında İlçe Emniyet Amirinin parmağı olduğunu ileri sürdü.
Ağabey Safitürk, şüphelerini dile getirmek için yanına gittiği dosya savcısının da kendisine, “Suyu bulandırıyorsun” sözleriyle karşılık verdiğini mahkemede söyledi.
NOT KAĞIDININ ORİJİNALİNE ULAŞILAMADI
Dosyadaki bir başka çelişki ise, PKK sığınağında ele geçirildiği iddia edilen ve üzerinde Safitürk’e dair tek bir ibare bulunmayan Mesut Şerifoğlu’na ait olduğu iddia edilen el yazısıyla yazılmış olan not kağıdının fotoğrafı. Orijinali hiçbir zaman ortaya çıkmayan ve kriminal incelemesinin de fotokopi olduğu kaydedilen not kağıdı, Mesutoğlu'nun olayın faili olarak gösterilmesine delil olarak gösterildi.
Olayın önemli delilleri arasında gösterilen Safitürk’e ait cep telefonunun içindeki bilgilere ise, “telefonun tahrip olduğu” ve “şifresinin açılamadığı” iddiasıyla ulaşılamadı. Ağabey Ali Haydar Safitürk, telefon ile ilgili de olaydan sonra tahrip edildiği yönünde iddialar ortaya attı.
'FETÖ İMAMI'NDAN SAFİTÜRK BEYANI
Olayla ilgili üzerinde durulmayan konuların başında ise, Gülen Cemaati’ne dönük soruşturmada Safitürk'e ilişkin yer alan beyanlar geliyor. “FETÖ Mülki İdare Yapılanması” kapsamında Mardin’de başlayan ancak daha sonra Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilen iki ayrı soruşturma bulunuyor. Davaları görülmeye devam eden 2018/47701 ve 2018/34402 esas numaralı soruşturmalarda, “FETÖ İmamı” olarak dosyada yer alan Ali Yağmur’un beyanları kapsamında Nisan 2018’de görevden alınan Ömerli Kaymakamı Erol Korkmaz “FETÖ” suçlaması ile tutuklanmış, görevden uzaklaştırıldıktan sonra gözaltına alınan Dargeçit Kaymakamı Mehmet Yaşar Yeşiltaş ise, adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı.
"FETÖ İmamı" Yağmur'un, Safitürk’e ilişkin kimi beyanları da dosyada yer alıyor. Yağmur’un Safitürk’e ilişkin beyanları ise şu şekilde: “Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk ile ilk temas Derik Kaymakamlık konutunda Melih kod isimli Bora Şerbetçi ile yaptık. Kendisine Bylock yüklü tableti verdim. Nasıl kullanacağını anlattım. Daha sonra Bylock üzerinden görüşmeye başladık. Benim eve gidiyorduk. Rutin cemaat sohbetlerinden sonra kendisini muhakkak Mova Park AVM’ye bırakıyordum. Bu şahısla görüştüğüm tüm zaman boyunca eşiyle birlikte kendisini kahvaltı için davet etmiştim. Eşi ile birlikte bu davetime katılmışlardır.”
Tüm bu ifadelere karşı, Safitürk’ün eşinin sessizliği de yargılama öncesi ve sonrası en dikkat çeken konuların başını çekiyor.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.