HDK Eş Sözcüsü Koçyiğit: Açlık grevleri ülkede hukukun olmadığını gösteriyor

Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride son verilmesi için DTK Eş Başkanı Leyla Güven öncülüğünde süren açlık grevi eylemlerini değerlendiren HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Açlık grevleri bizlere ülkede hukuk olmadığını ve iktidarın kendi hukukuna saygı göstermediğini gösteriyor” dedi.

HDK Eş Sözcüsü Koçyiğit: Açlık grevleri ülkede hukukun olmadığını gösteriyor
01 Mart 2019 Cuma 13:03

banner225

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride son verilmesi talebiyle Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in başlattığı, Hewlêr, Galler, Strasburg ve cezaevlerinin dahil olmasıyla devam eden açlık grevi eylemlerini değerlendirdi. Eylemlerin, Türkiye’de hukukun bittiğini açık bir şekilde ortaya koyduğuna dikkat çeken Koçyiğit, “Bir ülkede eğer insanlar seslerini duyurmak için, en temel insan haklarına kavuşmak için açlık grevine girerek, bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalıyorsa o ülkede hak, hukuk, adalet, eşitlik, demokrasi gibi kavramlardan bahsedilemez. Türkiye’nin tam olarak böylesi bir tablonun içerisinde olduğunu görüyoruz” dedi. 

‘İKTİDAR HUKUKUNA SAYGI GÖSTERMİYOR’

Cezaevleri başta olmak üzere bütün yaşam alanlarında hak ihlallerinin yaşandığını söyleyen Koçyiğit, “Her gün insanlar sudan gerçeklerle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, işkenceye uğruyor, işinden oluyor. En temel hakların kullanılmasına izin verilmiyor. Aslından bunun en bariz örneğini İmralı tecridinde görüyoruz. Başlatılan açlık grevleri bizlere ülkede hukuk olmadığını ve iktidarın kendi hukukuna ve adaletine saygı göstermediğini gösteriyor” diye konuştu. 

‘AÇLIK GREVİ TEK EYLEM BİÇİMİ OLDU’ 

Diyalog yollarının kapatılması durumunda açlık grevi grevlerinin tek eylem biçimine dönüştüğüne vurgu yapan Koçyiğit, “Kendimizi ifade edebileceğimiz tüm kanallar kapalı. Bizler meclis kürsüsünde binlerce kez tecridi gündeme getirdik. Türkiye’nin en büyük 3’üncü siyasi partisi HDP olarak genel eşbaşkanlarımız ve vekilleriyle sürekli tecridi gündeme getiriyoruz. Fakat bunca çabaya rağmen adım atılmamıştır. Leyla Güven arkadaşımız, cezaevindeki tutuklular ve dünyanın birçok yerinden açlık grevine girenler seslerini duyurmak istiyorlar. İmralı üzerinden uygulanan tecridin kaldırılmasını istiyorlar” diye belirtti. 

‘İKTİDAR KAN VE ÇATIŞMA İLE AYAKTA DURUYOR’ 

Ülkenin en önemli sorununun güvenlikçi politikalarla çözülemeyeceğini dile getiren Koçyiğit, “Dönemin genelkurmayları Kürt sorununun güvenlikçi politikalarla çözülemeyeceğini raporlaştırdı. 2013 Newroz’unda Sayın Öcalan’ın çağrısıyla başlayan ve 2015 yılına kadar devam eden ve adına çözüm ve müzakere süreci denen süreç aslında bizlere gerçeği gösteriyor. Bu sorunun güvenlikçi politikalarla çözülmeyeceğini artık tüm halklar biliyor. Sorunun demokratik ortamda Meclis’te çözülmesi gerekiyor. Hem Kürt halkının hem de Türkiye halkının barışa bir özlemi var. Diyalog sürecini yıkan iktidar çatışmalı süreci aslında halka gerçek bir şekilde anlatmamıştır. Halk gerçeklere ulaştığından sorunun aslında nasıl çözüleceğini görmeye başladı ve Kürt halkının taleplerinin ne olduğunu öğrenirken hak vermeye başlıyor. AKP ve devletti yönetenler ‘barış sürecini yönetirsek, barış gerçekten kurulursa, nasıl iktidarlığımı devam ettirebilirim’ diyerek süreci sonlandırmıştır. Çünkü iktidarları çatışma ve kanla ayakta tutuyorlar” ifadesinde bulundu.

‘BARIŞ TECRİT EDİLMİŞ DURUMDA’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çözülmesi gereken sorun için kilit pozisyonda olduğunu belirten Koçyiğit, “Sayın Öcalan’ın geliştirdiği demokratik cumhuriyet ve demokratik ulus sadece Kürtleri kapsamıyor. Tüm Ortadoğu ve Türkiye halklarını kapsıyor. Öcalan’ın sadece paradigması değil, barış sürecinde sarf ettiği her adım Türkiye halklarının demokratik yaşaması için çözüm sunuyor. Bundan dolayı tecridi tek kişi ya da sadece İmralı üzerinde olarak değerlendirmemiz yanlış olur. Biz aslında 5 Nisan 2015’ten beri çözüm sürecinin tecrit edildiğini görüyoruz. Yani barışımız tecrit edilmiştir. Bu tecritle Öcalan’ın barış çağrılarının halka ulaşmasını engellenmek isteniliyor. Bundan yolla çıkarak diyoruz ki; tecrit bir an önce kalkmalıdır” dedi.

‘MERKEZE İMRALI KONULARAK TOPLUM TECRİT EDİLİYOR’ 

Yaşamın her alanında geliştirilmek istenen bütün sistemlerin İmralı’da uygulandığını dile getiren Koçyiğit, “Tecrit ve özel uygulamalar belli bir süre sonra Türkiye’deki bütün cezaevlerine ve aslında toplumun bir bütün alanına uygulanmaya başlanıldı. Bugün sadece İmralı’da tecrit yok. Yaşamımızın her alanına yayın bir tecrit artık var. İnsanlar düşündüklerini ifade edemiyorsa, özgürce sokağa çıkamıyorsa, düşüncelerinden dolayı tutuklanıp işkence ediliyorsa burada özgürlükten bahsetmemiz mümkün değildir. Tecridi sadece dar bir odaya hapsetmekle ele alamayız. Bugün her birimiz tecrit altına alınmışız. Milletvekilli arkadaşlarımızın geçenlerde tecride karşı yapmak istedikleri yürüyüşte tecridi gördük. Polisin vekillerin etrafını kalkanlarla ördüğü ve nerdeyse üst üste kalkan koyarak, halkın hiçbir şekilde görmeyeceği bir şekilde bariyerler oluşturdular. Bu da bir tecrittir. Merkeze İmralı’yı koyarak bütün topluma yayılan tecridin kalkmasını istiyoruz.”

MA / Cemil Uğur


Etiketler; #dtk #hdk

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.