Erdoğmuş: Hükümet Suriye’de Kürtlerin özerkliğini savunmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AKP’nin Suriye politikasının Neo-Osmancılık hayali ve ütopyası olduğunu ifade eden eski milletvekili Abdülbaki Erdoğmuş, AKP’nin bu politikadan vazgeçerek, Suriye’de Kürtlerin özerkliğini savunması gerektiğini söyledi.

Erdoğmuş: Hükümet Suriye’de Kürtlerin özerkliğini savunmalı
21 Aralık 2018 Cuma 11:58

banner255

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimler öncesi Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik operasyon açıklamalarını değerlendiren eski Anavatan Partisi’nden (ANAP) 21. Dönem Diyarbakır Milletvekili olan Abdülbaki Erdoğmuş, açıklamaları sadece seçime endeksli okumanın doğru olmadığını söyledi. AKP’nin her seçim döneminde bu tür gerginlikleri oluşturarak, içerde milliyetçilikle seçim kampanyası yürüttüğünü ancak bu operasyon sinyalinin ise Türkiye’nin Suriye politikasında ilk günden bu yana önüne koyduğu Neo-Osmancılık hayali ve ütopyasının devamı olduğunu vurguladı.

‘AK PARTİ POLİTİKASI SURİYE’DE ŞİDDET İÇERİYOR’

Erdoğan’ın ve AKP iktidarının 7 yıldır süren Suriye savaşında bölücü, ayrıştırıcı, kırıcı ve şiddet içeren politikalar ürettiğine dikkat çeken Erdoğmuş, “Türkiye’nin, Ak Parti’nin söylemleri dikkate alındığında Ortadoğu’ya yönelik hedeflerinin şiddet içerdiği, şiddeti seçenek haline getirdiği çok açıktır. Bir de buna Türkiye’nin Kürtlere yönelik ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı politikalarını eklediğimizde bugün ki söylemlerin bir seyri takip ettiğini görürüz” dedi.

‘TÜRKİYE ÖSO’YU MÜTTEFİK KABUL EDİYOR’ 

Kürt fobisinin Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşundan bu yana süre geldiğini hatırlatan Erdoğmuş, bunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını da vurguladı. Bölgede yer alan İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin Kürtlere yönelik ortak paydalarının "Kürtlerin kendi kendini yönetme hakkının hiçbir şekilde verilmemesi" olduğunu ifade eden Erdoğmuş, “Irak’ta ortaya çıkan fiili durum bölge ülkelerinin politikalarını bir ölçüde yumuşattı. Ancak Suriye’de ortaya çıkan durum Türkiye’yi daha fazla tedirgin etmeye başladı. Irak üzerinde oluşan durum ve Suriye üzerinden bir koridor oluşmasını tehdit olarak gördüler. Bugün Sayın Erdoğan ücretli oluşturduğu Özgür Suriye Ordusunu (ÖSO) müttefik olarak kabul ediyor ama orada kendi yurtlarını savunan özerklikleri için mücadele eden Kürt unsurlarını terörist olarak tanımlar. Bu yaman çelişkiyi nasıl tanımlayacağız” diye sordu.  

‘BU COĞRAFYANIN GELECEĞİNDE KÜRTLER OLACAK’

Bugün bölünmüş, parçalanmış hale gelen Suriye’nin durumunda Türkiye’nin büyük katkısı olduğunun altını çizen Erdoğmuş, şöyle devam etti: “Bir de Kürtsüz Suriye’ye bütünlük arayışı var. Şimdi Kürtsüz nasıl bir bütünlük oluşturulacak. Halbuki Kürtlerle nasıl bir bütünlük oluşturulmasını aramak yerine Kürtleri, baskılayarak, yok sayarak, bir çözüm arayışı var. Bu coğrafyanın geleceğinde Kürtler olacaktır. Dün vardı yok sayılıyorlardı ama bir yüzyıl daha yok sayılsın deme şansı yok kimsenin ve bu gerçeği Türkiye’de görüyor.”

‘TÜRKİYE ÇÖZÜM TIKAYAN NOKTADA’

Türkiye’nin bölgede çözüm aramadığı üzerinde ısrarla duran Erdoğmuş, Türkiye’nin çözümü engelleyen, önleyen ve çözüme giden yolları tahrip eden bir pozisyonun sahibi olduğunu vurguladı. Türkiye’de iktidar tarafından yükseltilen milliyetçilik dalgasıyla toplumunda bu durumu kabullendiğini dile getiren Erdoğmuş, “Yükselen bu milliyetçilikle sadece Kürtleri vurmakla kalmıyor. Esas itibariyle Türkiye’yi ve bölge halklarının tümünü de vuracak bir tehlikeye bürünüyor” dedi.

ABD ve diğer emperyal güçlerin Suriye’de kendi küresel politikaları için bulunduğunu hatırlatan Erdoğmuş, ABD’nin Rojava’ya yönelik müdahale için Türkiye’ye ile anlaşabileceğini belirterek, “ABD ile Türkiye’nin tarihsel bir ittifakı vardır. ABD’nin yıllardır Türkiye’ye yaptığı yatırımlar göz önüne alınırsa Türkiye’den vazgeçmesi beklenilmez” diye konuştu. 

 ‘KÜRTLERİN ORADA ÖZERKLİĞİNİ SAVUNMALIDIR’

Türkiye’nin Suriye politikasında bir değişikliğe gitmesi gerektiğini dile getiren Erdoğmuş, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin ihtiyacı olan oradaki Kürtlerin özerkliğini savunmaktır. Bu Türkiye ile Kürtler arasında yeni bir barış ve diyalog imkanı sağlayacaktır. Ya bunu ön görecekler ya da şiddet politikalarıyla Kürtleri terörize ederek, oradaki karmaşayı, kaosu derinleştirecekler. Türkiye’nin akılcı politikası Kürtlerle birlikte olmaktır. Kürtsüz Türkiye de olamaz.  Buna ayak diretmek Kürtlerin de Türkiye’nin de aleyhine. Erdoğan’dan beklentimiz Türkiye’nin menfaatlerini, geleceğini Kürtlerle inşa etmesidir. O yapmasa da birileri yapacak bunu ve yapmak zorundadırlar.”

‘SİVİL VE SİYASAL DURUŞ SERGİLEMELİYİZ’

“Her halkın kendi kaderini tayin etme hakkını yok sayan unsurlara karşı sivil ve siyasal duruş sergilemeliyiz” diye devam eden Erdoğmuş, “Kürtlerin de Türklerin de bugün üretemediği bu direniştir. Eğer halklar kendileri inisiyatif almaya yönelik çaba gösterselerdi bu emperyal güçlerin bu kadar etkili olmaları beklenemezdi. Bu bölgede halklar üzerinden, kimlikler üzerinden düşmanlıkları körüklemenin kimseye faydası yok. Bunu kaşımaya devam ederlerse bu dalga herkesi yıkar” diye belirtti. 

‘TÜRKİYE’DE MİLLİYETÇİLİK TEHDİDİ YAYILIYOR’

Türkiye’nin milliyetçilik tehdidi ile karşı karşıya olduğunu yineleyen Erdoğmuş, bu tehdidin bizzat siyasal mekanizmalar tarafından üretildiğine dikkat çekti. “Din ve milliyetçilik sentezini de oluşturarak, tehlike bir dalgayı geliştirdiklerini ne zaman fark edeceğiz” diyen soran Erdoğmuş, şunları söyledi: “Türkiye açısından öncelikle tehlikelidir. Kimliklerin halkları birleştirmediğini, hatta siyasal birliktelik oluşturmadığını bilmemiz lazım. Suriye’de mevcut Arap kimliği, Irak’ta Arap, İran’da Fars, Türkiye’de Türk kimliği bir güvence değil artık. Kimlikler üstü bir güvence aramamız lazım. Kürtleri terör unsurları olarak görmekten, aşağılamaktan, tahkir etmekten vazgeçmek lazım. Kürtler kendi öz topraklarında yaşayan bir halktır. Kürtlere dayatılan bu talihsiz tarihin değişmesi lazım. Biz değiştirmezsek başkaları değiştirecek."

MA / Berivan Altan


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.