Emekli Pilot Altan: Erdoğan'ın o sözleri bir itiraf

Emekli Pilot Bahadır Altan, Tayyip Erdoğan’ın yüksek sebze meyve fiyatlarının gerekçesi olarak dillendirdiği "Bir tane merminin fiyatını biliyor musunuz?" sözlerinin izlenen savaş politikaların bir “itirafı” olduğunu söyledi. Altan, "Savaş politikası sürdüğü sürece bu ülke tüm kaynaklarını savaşa harcamak zorunda" dedi.

Emekli Pilot Altan: Erdoğan'ın o sözleri bir itiraf
14 Şubat 2019 Perşembe 14:28

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, yüksek sebze ve meyve fiyatlarının sorumlusu olarak gördüğü sebze meyve satıcılarına yönelik sarf ettiği sözler, hala siyasetin ve halkın gündeminde. 9 Şubat günü partisinin Aydın’da düzenlediği mitinginde konuşan Erdoğan, ‘Ben buradan patlıcancılara, bibercilere, patatesçilere sesleniyorum. Siz bir merminin fiyatını biliyor musunuz?’ sözleriyle pazarcı esnaflarını hedef almıştı.

Erdoğan'ın her geçen gün tepkilerin büyüdüğü sebze meyve fiyatlarının yüksekliğini bir merminin fiyatı üzerinden savunmasını değerlendiren barış aktivisti olan Emekli Pilot Bahadır Altan’a göre, bu sözler aslında bir "itiraf" niteliğinde.

Bu sözlerinin iki açıdan çok önemli olduğunu söyleyen Altan, "Birincisi; bu bir itiraf. Patliacanın, domatesin, ekmeğin fiyatını arttıran en önemli faktör iktidarın çıkardığı savaştır. Bunun itirafı bu. Bugün yaşadığımız ekonomik krizin kaynağı esas olarak 3 buçuk yıldır bu iktidarın içerde ve komşumuz Suriye'de sürdürdüğü savaş politikasıdır. Savaşın maliyeti çok büyük ve bu maliyeti de halk ödüyor. Neyle ödüyor? Ekmeğin küçülmesiyle, domatesin fiyatının yükselmesiyle, parasının değer kaybıyla, enflasyonun artmasıyla ödüyor. Halkın anlaması gereken şey şu; Bu savaştır ve savaş pahalıdır. Benim ekonomik sıkıntı çekmemim sebebidir savaş" dedi.

'VAAT EDEBİLECEKLERİ TEK ŞEY SAVAŞ!'

İkinci önemli noktanın ise, iktidarın artık halka savaştan başka vaat edebilecek bir şeyinin olmaması olduğunu vurgulayan Altan, "Mermiden başka hiçbir şey vaat edebilecek durumda değil. Belediye seçimlerinde eskiden projeler anlatılırdı; köprü, ulaşım projeleri, kanal projesi gibi… Şimdi savaş projelerini anlatıyorlar. Bunların da bedelini halk ödüyor. Ama artık inşaat, betonlaştırma da çökünce vaat edeceği bir tek şey kaldı, o da mermi. Yani savaş vaat ediyor" ifadelerini kullandı.

'SUÇLU TEK BAŞINA AKP DEĞİL'

Her iki sonucun da çok önemli olduğunu belirten Altan, AKP'nin halka vaat olarak savalı sunmasının sadece AKP'nin suçu olmadığını kaydetti. Altan, bunu şöyle açıkladı:  "AKP bu işi tek başına yapmadı. HDP dışında Meclis’teki muhalefet bütün savaş politikalarına onay verdi. Dolayısıyla çıkıp bunun alternatifini savunabilecek durumda değiller. CHP ve İYİ Parti’de savaş politikalarını onaylayıp, tüm savaş tezkerelerine onay verdiler. Dolayısıyla bu suç sadece AKP'nin suçu değil. Savaş için bir düşman lazım. Düşman kim? Esad, Suriye halkları. AKP, bu savaş üzerinden iktidarını var ediyor. CHP’nin destek verdiği savaş, AKP'nin kendisini iktidarda tutmak için çıkardığı bir savaş. Aslında aynı milliyetçi söylemle iktidarda kalmasını dolaylı olarak sağlıyor." 

‘TAKKESİ DÜŞTÜ’

Savaş politikalarında ısrar edilse de, ekonomiyi düzeltip üretimi arttıracak tek koşulun barış olacağını ifade eden Altan, "Bizim halka bıkmadan, usanmadan çözümü anlatmamız lazım. Geçinemiyorsak savaş yüzünden. Bir 'beka sorunu' algısı yaratılıyorsa, bu çıkarılan savaş yüzünden. 3 buçuk yılda bize yaşatılanların temelinde bu kötülük var. Ama artık iplik pazarı çıktı, mızrak çuvala sığmıyor. Bana göre, AKP'nin takkesi düştü. Bunu halka iyi anlatmak lazım. Savaşı çıkaranlar bugün var olan ekonomik krizin de sorumlusudur" diye konuştu.

'BİR EVLAT NASIL YETİŞİYOR SEN BUNU BİLİYOR MUSUN?'

Altan, insanların sadece ekonomik kriz ile değil, çocukları ile de savaşın bedelini ödediğinin altını çizdi. Altan, "Halkın bunu anlaması lazım. Bizim sırf AKP iktidarını korusun diye ne ölecek evladımız var, ne öldürecek düşmanımız var. 'Bir evlat nasıl yetişiyor sen bunu biliyor musun?' diye sorması gerek halkın" diye belirtti.

‘ÜLKE YANGIN YERİNE DÖNDÜ’

Türkiye'nin bir "beka sorunu" olduğunu söyleyen Altan, ancak bunun nedeninin ülkeye dışarıdan doğru yönelen bir saldırı değil, iktidarda sürekli ülkeyi kutuplaştıran, savaştan beslenen bir iktidardan kaynaklandığını kaydetti. Altan, bu duruma dair şu açıklamalarda bulundu: "İş cinayetleri, çöken binalar, yangınlar, patlamalar bu ülke yangın yerine döndü. Bu savaş, bu ülkeyi hem bölecek, hem ekonomik ve siyasi anlamda çökmesine yol açacak. Biz ürettiklerimizi dışarıya satınca karşılığında silah almak zorunda kalıyoruz. Bugün bir uçak, 100 milyon dolarla satın alınıyor. Modeline, özelliğine göre de fiyatı değişiyor. O uçağın attığı her füze, her güdümlü bomba neredeyse uçağın fiyatı kadar. Kendi ürettikleri İHA vb. silahlar da bedava değil. Bu kez yandaşları, damatları ortak ettikleri, Katar vb. yabancılar zengin oluyor. Bunların bedelini yine biz ödüyoruz. O nedenle 'bir mermi kaç lira biliyor musun?' diye soruyorlar büyük bir pişkinlikle!" 

Yine "Savaşı başlatan, çözüm sürecini bitiren şey, AKP nin savaşı yeniden başlatmasıdır" diyen Altan, 7 Haziran seçimlerinde milliyetçi oyları kaybettiği, bu nedenle iktidardan düştüğü tespitiyle AKP’nin Temmuz 2015’te bilinçli olarak daha önceden planladığı savaşı başlattığını ifade etti. Altan, bu politikayı topluma anlatmakta ise bu süreçte Suruç, Ankara, Antep, Sultanahmet’te yaşanan bombalı saldırılar nedeniyle yetersiz kaldıklarını belirtti.

‘BU SUÇA ORTAKLAR!’ 

Muhalefetin de bu savaşı desteklediğini hatırlatan Altan, özellikle CHP’ye yönelik “Ben bu açıdan CHP’yi affedemiyorum, bu yalanı anlatabilecek güçteydi CHP, ama o da milliyetçi oyları kaybetmemek için yanaşmadı buna. Kürt halkının tamamını düşman ilan eden iktidarın yanında yer aldı. Bu suçta ortaklardır" eleştirilerinde bulundu. 

Çözüm sürecinin barışa evriltilebilinmesi halinde bugün ne ülkede ne de Suriye'deki savaşa dahil olmayıp, kardeş kanının akıtılmamış olunacağını söyleyen Altan, "Tam tersine kendi içimizde Kürt meselesini çözmüş, barışı sağlamış bir ülke olarak orada IŞİD'e karşı direnen insanları destekleyecek, hatta barış için arabuluculuk yapabilecek, daha da itibarlı, saygın bir ülke konumunda olacaktık. Ama ne yazık ki AKP, Kürt sorununu çözmek yerine, bu sorunu derinleştirerek, düşmanlık ve kutuplaşmayla iktidarını korumayı seçti. Kendi yurttaşlarıyla savaşmak üzerine, düşmanlık üzerine kurdu iktidarını" dedi. 

Altan, bu savaş politikası sürdüğü müddetçe ülkenin tüm kaynaklarının savaşa harcamak zorunda olduğunu da ekledi.

Sadece üretimin düşmesiyle gıda fiyatlarının artmadığını vurgulayan Altan, son olarak "Esas olan savaş sürdükçe tarıma hiçbir yatırım yapılamaz ki. Şu andaki gıda krizinin temelinde tarımın çökmesi var ama tarımın çökmesi, buraya verilen sübvansiyonların kesilip, dış alıma ağırlık verilmesi ve satabildiğimiz ne varsa kaynakların silaha harcanmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle iktidar mermi vaat ediyor, savaş vaat ediyor, çocuklarımızın ölümünü vaat ediyor başka birşey değil. Ya savaş, ya barış. İkisinin arası yok. Bu sorunu çözmeden ne ekonomik kriz biter ne de huzura kavuşur Türkiye” değerlendirmesinde bulundu. 

MA / Yasin Kobulan


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.