Beybahçe davasının avukatı: Asıl failler çıkarılana kadar mücadelemiz sürecek

Beybahçe Katliamı davasında çıkan kararı değerlendiren avukat Berivan Özpolat, kararın kendilerini tatmin etmediğini, aileleri ise rahatlatmadığını belirterek, “Ailelerle dayanışma içerisinde olacağız. Asıl failler ortaya çıkarılana kadar yargı mücadelemiz sürecek” dedi.

Beybahçe davasının avukatı: Asıl failler çıkarılana kadar mücadelemiz sürecek
19 Mart 2019 Salı 12:57

banner255

Antep'in Şahinbey ilçesine bağlı Beybahçe Mahallesi’nde 20 Ağustos 2016 tarihinde Kürt bir ailenin düğününe yönelik düzenlenen canlı bomba eyleminde 40'ı çocuk 56 kişi yaşamını yitirmiş, 69 kişi de yaralanmıştı. DAİŞ tarafından düzenlenen katliama ilişkin görülen ve "güvenlik" gerekçesiyle Kayseri 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınan davada, 10’u tutuklu 12 sanığın yargılandığı dava 7’nci duruşmada karara bağlandı. 8 sanığa "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan 1'er kez, canlı bomba dahil ölen 57 kişi için ise "Tasarlayarak adam öldürme" suçundan 57'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, sanıklara ayrıca "yaralama" suçundan 18'er yıl hapis cezası verdi. Sanıklardan Yunus Sarı ve Enes Karataş’a ise "terör örgütü üyeliği" suçundan 9'ar yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Fadile Cabael ve Hamza Çalıkuşu ise beraat etti.

Mahkemede verilen kararı değerlendiren dosya avukatlarından Berivan Özpolat, sanıklar hakkında yüksek miktarlarda cezalar verilmesinin hakikatin ortaya çıkarılması adına yeterli olmadığını dile getirdi. Mahkeme heyetinin yargılamayı derinleştirmeden yüzeysel yaptığını ve dosyaya adli bir dosya gibi yaklaştığını belirten Özpolat, mahkemenin verdiği kararın mağdur ailelerin yüreğini rahatlatmadığını vurguladı. 

‘İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇ’

Beybahçe Mahallesi’nde Türkiye tarihinin en kanlı katliamlarından birisinin DAİŞ tarafından gerçekleştirildiğini hatırlatan Özpolat, dosyanın olayın yaşandığı Antep yerine Kayseri’de görülmesinin kendilerine ve mağdur ailelere büyük zorluklar yaşattığını kaydetti. Beybahçe patlamasının Suruç, Ankara Gar ve Diyarbakır patlamaları arasındaki bağın ortaya çıkarılmadan karara bağlandığını dile getiren Özpolat, şöyle devam etti: “Onun için mahkemede gelinen nokta bizleri tatmin etmedi. Çünkü sadece yargılanan sanıklar üzerinden ceza tesis edilmesi, üstelik bu ceza tesis edilirken de ceza kanunundaki yasa maddelerine bağlı kalınmadı. Anayasada yer alan insanlığa karşı işlenen suçlar konusuna karar kısmında hiç değerlendirilmedi. Bu neden karara itiraz edeceğiz.  Bize göre bu katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Anayasa da insanlığa karşı işlenen suçlar hüküm altına alınmıştır. Bu dosyanın da içtima kuralları gereğince buradan ele alınması gerekiyordu.”

‘HAKİKAT ORTAYA ÇIKABİLİRDİ’

Avukatlar olarak 7 duruşma boyunca yaptıkları taleplerin mahkeme heyeti tarafından reddedilmesinden çok büyük rahatsızlık duyduklarını paylaşan Özpolat, yargılamanın başından itibaren soruşturmanın ve kovuşturmanın genişletilmesi yönünde onlarca talepte bulunduklarını söyledi. Dosyanın asıl faillerinin yargı önüne çıkarılması adına taleplerde bulunduklarını anlatan Özpolat, “Bu taleplerimizin tümü de somut delil, belge ve iletişim tespit tutanakları veya Antep ilinde daha önce bu olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan, tutuklanan veya serbest bırakılan kişilerin soruşturma dosyalarına ilişkin taleplerdi. Fakat soruşturmayı genişletme taleplerimiz her nedense bütün duruşmalarda reddedildi. Maalesef ki mahkeme tüm taleplerimizi reddetti. Taleplerimiz yerine getirilmiş olsaydı, gerçekten hakikatin ortaya çıkarılmasına vesile olabilirdi” diye ekledi. 

‘DOSYAYA ULAŞMAMIZ ENGELLENDİ’

Dosyada cevaplandırılmamış onlarca soru olduğunu belirten Özpolat, Antep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Beybahçe Katliamı dosyasına olan yaklaşımını izah etmekte zorlandığını söyledi. 56 kişinin hayatını kaybettiği alanda, düzenle, özenle ve dikkatle delil toplama işleminin yapılmadığını ifade etti. Olayın meydana geldiği sokağın temizliğinin Antep Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı temizlik işçilerince yapıldığını belirten Özpolat, "Zaten bizim itirazlarımız bu noktadan başladı. Hemen sonrasında mağdurların, katılanların ve mağdur vekillerinin dosyadan bilgi ve belge alması engellendi. Buna gerekçe olarak kısıtlılık kararı gösterildi. Ancak bu tarz dosyalarda verilen kısıtlılık kararı sanıkları, şüphelileri, sanık ve şüpheli vekillerini kapsar. Katılan ve mağdur vekillerinin dosyadaki delilleri karartması hukuken mümkün olmadığı gibi, mantıken de mümkün değildir. Biz kısıtlılık kararına itiraz ettiğimiz anda, savcı sanıklar yönünden çıkarttığı kısıtlılık kararını katılan ve mağdur vekilleri yönünden de genişletti” diye konuştu. 

‘KATLİAM GERÇEKLEŞMEYEBİLİRDİ’

Antep’in DAİŞ’in en fazla örgütlendiği ve yapılandığı bir yer olduğunun herkesçe bilindiğini sözlerine ekleyen Özpolat, Antep’te daha önce DAİŞ şüphelisi olarak gözaltına alınıp tutuklanan şahıslara ilişkin kendi çabaları neticesinde ulaştıkları bilgi ve belgelerinde dosyaya eklenmesinin kabul edilmediğini ifade etti. Özpolat, şöyle devam etti: “Biz istihbarat kurumlarının elinde bu patlamaya ilişkin çok fazla bilgi olduğunu düşünüyoruz. Dikkatli olunsaydı bu olay gerçekleşmeyebilirdi. Yine olaydan önce Beybahçe mahallesinde Siirtlilere ait bir dernekte katliamın gerçekleştiği düğünün davetiyesi asılıydı. Şüpheli bir şahıs derneğe gelerek bu davetiyenin fotoğrafını çekiyor. Bu fotoğrafın çekilmesinden tedirgin olan birkaç kişi 155 polis ihbar merkezini arayarak haber veriyor. Fakat buna ilişkinde bir şey yapılmıyor. Dosyadaki tüm delilleri birleştirdiğimizde aslında bu katliamı planlayanlardan birinin dernek binasına giderek düğün davetiyesinin fotoğrafını çeken kişi olduğu bilgisine ulaşıyoruz.” 

‘MİT BİLGİYE SAHİPTİ’ 

Beybahçe Katliam dosyasının hiçbir kamu görevlisinin yargı önüne çıkartılmadığı ve soruşturmaya dahil edilmediği tek dosya olduğu bilgisini paylaşan Özpolat, “Bu olayda kamu görevlilerinin hiç mi ihmali yoktu?” diye sordu. Özpolat, şunları söyledi: “Düşünün ki onlarca ihbar var, birçok kişi gözaltına alınıp serbest bırakılmış. İhbarlar yapılmış, ancak kolluk kuvvetleri harekete geçmemiş. Beybahçe’nin asıl planlayıcılarının canlı ele geçirilebilecekken ve canlı ele geçirilmesi durumunda çok önemli bilgilere ulaşabilecekken bu şahısların tamamının ölü olarak ele geçirilmesi de kafamızı kurcalayan noktalardan birisidir. Katliamın hemen akabinde Tayyip Erdoğan katliama ilişkin çok ayrıntılı bilgiler verdi. Canlı bombanın kaç yaşında olduğunu, üzerinde Messi forması olduğunu belirtiyor. Bu bilgilere Erdoğan kendisi ulaşmadı. Buradan Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) o dönem bu konuyla ilgili gerçekten istihbari bilgilere sahip olduğunu anlıyoruz.”

‘FADİLE CABAEL’İN BERAATI HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL’

Gerekçeli kararın henüz ellerine ulaşmadığını, ancak Fadile Cabael’in hangi hukuki gerekçeyle beraat ettirildiğini çok merak ettiklerini ifade eden Özpolat, Fadile Cabael’in Beybahçe Katliamı’nın planlayıcısı olan Kadir Cabael’in eşi olduğunu hatırlattı. Cabael’in yargılamanın başında tutuklandığını söyleyen Özpolat, “Fadile Cabael’in tahliyesini hukuken izah etmek mümkün değildir. Düşünün ki şuan Türkiye’de cezaevlerinde çok sayıda ölüm sınırında olan hasta tutsak varken, bunların hiçbiri tahliye edilmezken, Fadile Cabael çokta ağır olmayan sağlık gerekçelerini bir şekilde belgelendirerek sağlık durumunun cezaevi koşuluna uygun olmaması iddiasıyla duruşmadan sonra tahliye talebinde bulunuyor. Mahkeme bu sağlık raporlarını gerekçe göstererek tahliyesine karar veriyor. Tahliye kararının hemen akabinde sağlık raporunu görmek yönünde yaptığımız bütün çabalarımız sonuçsuz kaldı. Bu raporun nereden geldiği ve nasıl dosyadan çıkarıldığını da bilmiyoruz” dedi. 

‘YARGI MÜCADELEMİZ SÜRECEK’

Onlarca masum çocuk ve yetişkinin bu şekilde ölmesinin insanların vicdanlarında kapanmayacak yaralar açtığını dile getiren Özpolat, sözlerini şöyle tamamladı: “Mahkemenin verdiği bu kararda bize göre ailelerin vicdanlarını rahatlatmadı. Biz öncelikli olarak iç hukuk yollarını tüketeceğiz. Verilen ceza miktarı itibariyle dosya hem istinaf incelemesine, hem de temyiz incelemesine tabi olacak. Gerekçeli kararın tarafımıza gelmesinden itibaren ayrıntılı istinaf dilekçelerimizi yazacağız. İstinaf mahkemesinin tavrı ne olur bilmiyoruz, ancak istinafında cezayı onaylaması durumunda Yargıtay süreci başlayacak.  Yargıtay’da da cezanın kesinleşmesi durumunda, biz Anayasa Mahkemesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuracağız. Ailelerle dayanışma içerisinde olacağız. Asıl failler ortaya çıkarılana kadar yargı mücadelemiz sürecek.” 

MA / Muhamed Abdulkadir Esen


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.