‘Alevilik inancında erkek ya da kadın diye bir cins ayrımı yoktur’

Mersin'de Alevi kadınlar tarafından “Tarihsel süreçte Alevi kadınlar ve Alevi olma deneyimlerini konuşuyoruz" başlığıyla yapılan sempozyumda kadın ve erkek eşitliği tartışıldı.

‘Alevilik inancında erkek ya da kadın diye bir cins ayrımı yoktur’
10 Kasım 2018 Cumartesi 18:05

Demokratik Alevi Derneği (DAD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Mersin Şubeleri kadınları, “Tarihsel süreçte Alevi kadınlar ve Alevi olma deneyimlerini konuşuyoruz” başlığıyla Mersin Alevi Kadınlar Sempozyumu'nun birincisini gerçekleştirdi. Yenişehir Belediyesi Nikah Salonu’nda iki gün sürecek olan etkinliğe DAD Eş Genel Merkez Başkanı Selda Güneş, PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Bedriye Poyraz ve Mersin Şube Üyesi Elif Taşar, Mersin Cemevi Kadın Kolları Başkanı Zeynep Kaya Çavuş konuşmacı olarak katıldı.

‘ALEVİLİĞİ BİR DE KADINDAN DİNLEYİN’

Açılış konuşmasını yapan Zeynep Kaya, Alevi kurumlarında çalışan kadınlar olarak 9 ay önce bir araya gelip bir süreç başlattıklarını ve o sürecin sonucunda burada olduklarını anlattı. Alevi kadınların tarihsel süreçteki yerini ve sorunlarını konuşmak için bu çalışmaya başlayıp sonucunda da bu sempozyum fikrinin ortaya çıktığını aktaran Kaya, “Alevi inancını ayakta tutan değerleri bir de kadınlar olarak anlatmak istedik. Alevi kadınların tarihsel süreci için bir tuğla olacağız” diye ifade etti. Kaya ardından konuşan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Üyesi Aysel Demir Kılavuz’un çerağ uyandırmasıyla başlayan sempozyum; “Kadının Türküsü” adlı belgeselin gösterimiyle devam etti. Kılavuz “Kadının Türküsü” adlı belgeselin ortaya çıkış öyküsünü anlattı. Belgeselde kadınlara, Alevi inancı anlatıldı.

‘ALEVİLİK YOL KARDEŞLİĞİDİR’

"Alevi Ontolojisi ve Kadın" konusunu anlatan ilk konuşmacı Selda Güneş, yaşadıkları topraklarda kültürlerini ve inançlarını tam anlamıyla yaşayamadıklarını aktardı. Güneş, “Kendi coğrafyamızda başka şeyleri tanıyoruz. Fakat kendi inancımızı ve kültürümüz tanınılmaması kötü bir durumdur” diye konuştu. "Müsahiplik" konusuna değinen Güneş, “14 yaşında bir erkeğin ceme girme çıktığı yolda ikrar vermesi için müsahiplik vardır. Müsahiplik, Alevilerde yol kardeşliği anlamında kullanılır. Bu ‘kan yolu ile akrabalık’  dışında kurulan sosyal-toplumsal bir akrabalıktır. ‘Kan bağına’ dayanan akrabalık bir anlamda zorunlu akrabalık iken, bu türdeki akrabalık tamamen gönüllülük esasına dayalı bir akrabalıktır” ifadelerini kullandı.

‘ALEVİLER OLARAK SİSTEMİN POLİTİKALARINA UYUYORUZ’

Erkek ve kadın eşitsizliğinin bebekler doğdu zaman bu ayrımcılığın başladığına değinen Poyraz, kadın ve erkek eşitliğinde Alevi kurumların çok eksik bir yaklaşım içerisinde olduğunu belirterek, “Dünya’nın hiçbir yerinde kadınlar erkekler eşit olmamıştır. Bunun için kadın her zaman mücadele etmiştir. Kadın erkeğin eşit olmadığı bir ülke demokrasi vardır diyemeyiz. Alevilik inancında erkek ya da kadın diye bir cins ayrımı yoktur. Fakat biz Aleviler toplumsal yaşamda sistemin cinsiyet ayrımına ya da kadının zayıf ve erkekle eş değer değildir politikasına uyuyoruz” dedi.

‘AKP EN ÇOK KADINDAN KORKUYOR’

Kadınların toplumsal yaşamın her alanında olduğunu fakat sürekli olarak erkekler tarafından ikinci bir cins olarak görüldüğünü ifade eden Poyraz, “Çocuklara bakıyor. Hayvanları besliyor. Tarlaya gidip çalışıyor. Yemek yapıyor. Bütün işleri yapıyor. Bundan dolayı kadınlar ve erkekler eşit değil. Mal mülk ayrımda da eşitlik yok. Mülkler hepsi erkeklerin elinde bulunuyor. Böyle bir eşitlik mümkün değil. Birlikte mücadele ederek eşitlik hakkını alabiliriz” diyerek kadınlara ortak mücadele vurgusu yaparak AKP iktidarının en çok korktuğu kimliğin kadınlar olduğunu belirtti.

Bektaşi, Tahtacı ve Arap Alevilerin ne olduğunu ve inançlarının nereden geldiğini aktaran Elif Yaşar ise, bu belirtilen Alevilerin farklı bölgelerde bulunduğunu ve kendi inanç ve kültürlerini kaybetmeden yaşamayı sürdürdüğünü dile getirdi. Yaşar, özellikle Tahtacı Alevilerinin toplumdan izole edilmiş bir şekilde kendi içerisinde inançlarını koruduklarını kaydetti. Zeynep Kaya ise  Alevilikte Ocak, Dergah, Tekke ve Zaviyelerin Alevilerin yaşamında ciddi öneme sahip olduğunu ve bunların bir örgütlenme, kültürlerini koruma ve devlet asimilasyonuna karşı akademi gibi bir fonksiyonun olduğunun altını çizdi.

Zeynep Kaya’nın konuşmasının ardından sempozyumun birinci günü sona erdi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.