Aktar: Elçi’nin kimin tarafından öldürüldüğünü savcı da biliyor

Diyarbakır Barosu eski Başkanı Mehmet Emin Aktar, soruşturma dosyası üzerinden 3 yıl geçen Tahir Elçi’nin polis kurşunuyla vurulduğuna dair artık şüphe kalmadığını belirterek, “Biz Tahir’in kimin tarafından öldürülmüş olduğunu biliyoruz, savcı da biliyor” dedi.

Aktar: Elçi’nin kimin tarafından öldürüldüğünü savcı da biliyor
27 Kasım 2018 Salı 15:25

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015'te çatışmalardan zarar gören Dört Ayaklı Minare önünde, tarihi yapıların korunması amacıyla basın açıklaması yaptığı sırada, onlarca kameranın önünde vurulan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin ölümü üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen cinayet aydınlatılmadı.

111 GÜN SONRA İNCELEME YAPILDI

Elçi’nin öldürülmesinin ardından güvenlik gerekçesiyle olay yeri incelemesi ve delillerin toplanması aynı gün yapılamadı. Elçi’nin öldürülmesinden 2 gün sonra, 30 Kasım’da dönemin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Başsavcı Vekili Gürkan Kütük, olayda görevlendirilen diğer savcılar, olay yeri inceleme ekibine ateş açıldığı gerekçesiyle inceleme yapamadan bölgeden ayrıldı. Olay yeri incelemesi ancak 111 gün sonra yapılabildi.

Dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle Elçi dosyasının bakan avukatlar, dosyanın içeriğine ulaşamıyor. Cinayetin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen dosyada herhangi bir şüphelinin bulunmadığı, dosyada ifade veren tüm polislerin tanık olarak dinlendiği, yine dosya avukatları tarafından her fırsatta dile getirildi.

‘HEDEF KİMDİ BİLEMİYORUZ’

Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Diyarbakır Barosu eski Başkanı Mehmet Emin Aktar, Elçi’nin öldürülmesinin 3’üncü yılında soruşturma dosyasında bir gelişmenin sağlanamamasının hukuki ve siyasi boyutlarını değerlendirdi. 

Sur’da yaşanan çatışmalı süreç nedeniyle kamuoyunda bilinen birinin katledilmesi, hedeflenmesi bir planın parçası olabileceğini belirten Aktar, “Bu Tahir miydi, başka biri miydi ya da başka biri seçilmişti de Tahir’e mi denk geldi, onun bilmiyoruz. Çünkü zaman zaman bunlar kulağımıza çalınıyordu” ifadesini kullandı.

‘POLİSİN VURDUĞUNA ŞÜPHE YOK’

Dosyada cinayettin aydınlatılması için yeteri kadar delil olduğunun altını çizen Aktar, “Soruşturma dosyasında Tahir Elçi’nin polis kurşunuyla vurulduğuna dair şüphe kalmadı artık. Şu andaki mevcut delillerle polis kurşunuyla olduğunun dışında bir ihtimal yok. Başta, kimin ateşiyle vurulduğunun tespiti yapılmalıdır. O sokakta vuran isimler de sayıları da bellidir” diye konuştu. 

‘KULLANDIĞIM MEMURU CEZALANDIRMAM’

“Burada asıl mesele bir hakikate erişmektir” diyen Aktar, “Tahir Elçi, neden öldürüldü? Bu bir plan mıydı? Tesadüf müydü? Kazara mı oldu? Bunlar hakikat ortaya konulduğunda anlaşılabilecek. Ama diğer taraftan devletin bir refleksi var. Devlet diyor ki ‘Ben kendi kullandığım memurumu cezalandırmam.’ Bir cezasızlık pratiği işliyor. Bu topraklarda yüzyıllardır böyle işliyor. O açıdan devletin görevlileri bu cezasızlık pratiğinden cesaret alarak burada insan haklarını, yaşam hakkını bu kadar rahat ihlal edebiliyorlar. Böyle bir güvence hissetmeseler bunu yapma şansına sahip olmazlar. Kötü muameleyi, darp etmeyi, insan yaşamını gasp etmeyi, bu kadar rahat, bu kadar pervasızca yapmazlar” diye belirtti. 

‘KORKUTMA ÜZERİNDEN MESAJ VERİLİYOR’

Cinayetin onlarca kamaranın önünde işlenmesini, “Buradaki asıl mesele Tahir’in bütün kameraların gözü önünde katledilmiş olmasıydı. Bununla bize başka bir mesaj mı verildi, onu bilmiyoruz. Yıllardır değişik olaylar üzerinden toplumu korkutmak, sindirmek amaçlı mesajlar veriliyor. Ama ilk defa bu denli onlarca kameranın önünde bir cinayet işleniyor ve bu cinayetin failleri ortaya çıkartılmıyor” sözleriyle değerlendiren Aktar, söz konusunu durumun bir başlangıç, bir işaret olabileceğine işaret etti. Aktar, “Bu olay aydınlanmadığı sürece bu konuda ki her iddia elle tutulabilirdir. Şuan da mevcut koşullarda bu hakikati öğrenme durumumuz yok. Ama bu hakikatin öğrenilmeyeceği anlamına gelmez. Öğrenme şansını hiç olmadığını düşündüğünüzde mücadeleden vazgeçmek durumunda kalacaksınız. Ancak bu hakikat arayışı mücadelesinden vazgeçmemeliyiz. Bu hakikat öğrenilecek ve toplumla da paylaşılacak” ifadelerini kullandı.

‘HERKESİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİ’

Tahir Elçi cinayetini, Bölgede işlenen diğer faili meçhul cinayetlerin devamı olarak yorumlayan Aktar, Elçi cinayeti ile Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini karşılaştırarak, şöyle konuştu: “Tahir Elçi olayı da toplumun gözü önünde işlendi. Farklı olarak o olay yerinde kameralar da var. O görüntüler topluma yansıtılmadı belki. Bunları belki toplum görmedi, ama gazetecilerin çektiği görüntülerin bütünü, herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bu açıdan bakmak lazım. Aradaki fark bu. Biri devletlerin gözü önünde, yani konsolosluk önünde işleniyor. Biri ise toplumun önünde işleniyor. Yani Tahir Elçi cinayetinin faillerini bulmak daha kolaydır. Ama mesele faili bulmak değil, bunun arkasındaki hakikati soruşturmak.”

‘KÜRT HUKUKÇULARINA DA BİR MESAJDIR’

“Biz Tahir’in kimin tarafından öldürülmüş olduğunu biliyoruz, savcı da biliyor” diyen Aktar, Tahir Elçi’nin öldürülmesinin Kürt hukukçulara bir mesaj olduğunun altını çizerek, şunları ifade etti: “Tahir’in bizde öğrettiği başka şeyler vardı. İnatçılık, fikri takip gibi özellikler Tahir’in çok sevdiğim özellikleriydi. Umutsuz bile görülen bir vakayı ısrarla takip edip bir sonuca ulaştırmak gibi bir gayreti vardı. Tahir de bunu bize miras bıraktı. Bu açıdan Tahir tüm toplumun kaybıdır. Ama diğer yandan da Tahir’in katledilmesi Kürt hukukçularına da bir mesajdır. Çünkü işin doğrusu Tahir’in öldürülmesi hepimize yöneliktir. Bu kurşun hepimize sıkıldı. Hepimiz o kurşunu ensemizde yedik. Gerçeklik böyle. Ama diğer taraftan bakıldığında yüzyıldır Kürdistan’da bu şekilde işlenen cinayetlerin bir başka halkasıdır. Bizi getirdiği şey, daha önce kaçırılarak gizlenerek yapılıyordu. Tahir cinayeti ise herkesin gözüne sokula sokula açık bir şekilde yapıldı. Ve failleri ortaya çıkarılmadı. Aslında vahim olan mesele budur.” 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.