‘Çocukların cezaevlerinde olması gelişim hakkının ihlalidir’

İHD İzmir Şubesi Kadın Komisyonu, cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan çocuklara dikkat çekerek, “Türkiye cezaevlerinde 18 yaşından küçük 3 bin çocuğun var.

‘Çocukların cezaevlerinde olması gelişim hakkının ihlalidir’
01 Mart 2019 Cuma 17:42

Çocukların cezaevlerinde kalmaları, gelişimleri açısından olumsuzdur. Bu anlamda çocukların cezaevlerinde olması, gelişim hakkının ihlali anlamına geliyor” dedi. 

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Kadın Komisyonu, cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan çocuklara ilişkin şube binasında basın toplantısı düzenledi. Açıklamayı Kadın Komisyonu üyesi Cemile Karakaya yaptı. 

Cezaevlerinde 743 bebeğin var olduğunu belirten Karakaya, çocukların çığlıklarını ve annelerin ninnilerini kimsenin duymadığını söyledi. “Hapishaneler bir ülkenin demokrasi alanındaki gelişmişliğini gösteren aynadır” sözlerine değinen Karakaya, Türkiye’deki cezaevlerinde 260 bin kişiden 199 bini hükümlü olduğunu belirtti. 58 bini tutuklunun olduğunu dile getiren Karakaya, bunlardan 10 bininin ise kadın tutuklu olduğunu vurguladı. 

‘2 AYA AŞKIN CEZAEVİNDE TUTUKLU BULUNUYOR’

İHD tespitlerine göre, cezaevlerinde 18 yaşından küçük 3 bin çocuğun var olduğunu dile getirerek, “Bunlardan 743’ü 0-6 yaş grubunda, 37’si ise altı aylıktan daha küçüktür. Toplam hamile kadın sayısı ise 35’dir. 743 bebeğin annesi ile cezaevinde olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Patnos L Tipi cezaevinde bulunan Filiz Karaoğlan’ın ikiz bebeklerinden söz edeceğiz. Ağrı’da 2015 yılında katıldığı bir basın açıklaması nedeni ile 4 yıl 2 ay ceza alan Filiz Karaoğlan, ikiz bebekleri ile 2 ayı aşkın süredir cezaevinde tutuklu bulunuyor. Prematüre olarak dünyaya gelen ve şu an 7 buçuk aylık olan ikiz bebeklerin ek besin almaları gerektiği ancak cezaevlerinde idaresince sağlanan ek gıdaların bebeklerin gelişimine uygun olmadıkları ve taze besinlere ihtiyaç olduğu bilinmektedir. Bebekler için cezaevi idaresinden sağlanan ek gıdalar hazır meyve suları ve bisküvi tarzındaki bebek mamalarıdır. Oysaki bu gıdaların bebeklerin gelişimlerine uygun olmadıkları, sindirim sistemlerine uygun taze besinlere ihtiyaç duydukları bilinmektedir” diye belirtti. 

‘GELİŞİMLERİ AÇISINDAN OLUMSUZDUR’

Çocukların iklim koşulları, koğuşlardaki ağır nem, cezaevlerindeki ısıtma sistemlerinin ve temiz hava sahasının yetersizliği de kolay hastalanmalarına sebep olduğunu dile getiren Karakaya, şunları söyledi: “Koğuşların kapasitelerinden fazla tutuklunun barındırması, koğuşta halı ve benzeri yumuşak zemin olmaması, bebeklerin tüm zamanlarını annelerinin ranzasında geçirmeleri sonucunu getirmektedir. Ayrıca Yeşil alanın olmadığı cezaevlerinde kalan çocuklar doğa ile tanışamamaktadır. Kimi cezaevlerinde açılmış olan kreşlerde ise kreş çağına gelmemiş çocuklar kabul edilmediğinden doğan çocukların ilk yılları koğuş içerisinde zor şartlarda geçmektedir. Bu halde çocukların tutulma şartları hiçbir şekilde iyileştirilmeden hapsetmeye yönelik tek taraflı bir tutum sergilenmektedir. Bu durum aslında çocuklara yönelik ayrımcılığın bir türüdür. Çocukların cezaevlerinde kalmaları, gelişimleri açısından olumsuzdur. Bu anlamda çocukların cezaevlerinde olması, gelişim hakkının ihlali anlamına geliyor.”

‘ÇÖZÜM ÜRETİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ’

Karakaya, Filiz Karaoğlan’ın ve cezaevinde bebekleriyle yaşamını sürdüren tüm annelerin infaz erteleme kurumundan maksimum şekilde yararlanması gerektiğini hatırlatarak, hapis cezasının alternatiflerinin değerlendirilip gerekirse cezanın konutta infazına karar verilmesi ve çocuklarının ve kendi durumunun gözetilerek sağlıklı ve insan onuruna yaraşır şartlara en kısa sürede ulaşması gerektiğini ifade etti. Anneleriyle tutulmak zorunda kalan çocukların gelişimlerine ve üstün yararlarına uygun şartların yaratılması gerektiğini sözlerine ekleyen Karakaya, “Konuyla ilgili Adalet Bakanlığı’nın meslek elemanları, sivil toplum örgütleri ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte çözüm üretmesini talep ediyoruz” dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.