<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
	<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
	<description>Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, ekonomi ve spor gelişmeler, yerel ve dünya haberleri Duruş Haber&amp;#039;de.</description>
	<image>
		<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
		<url>https://www.durushaber.com.tr/images/banner/duruslogo.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/kilicdaroglu-na-yakin-isimlerden-10-maddelik-manifesto-h105893.html</link>
		<title>Kılıçdaroğlu&amp;#039;na yakın isimlerden 10 maddelik manifesto</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin Eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#039;na yakınlığıyla bilinen isimler sosyal medyada 10 maddelik &quot;manifesto&quot; yayımladı. Partiliere, &quot;Ayağa kalkın, CHP&#039;ye sahip çıkın&quot; çağrısı yapıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>&nbsp;CHP'nin eski Genel Başkanı&nbsp;Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz" diyerek arınma çağrısı yapmasının ardından Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen CHP'liler sosyal medyada 10 maddelik "manifesto" yayımladı.&nbsp;</p>

<p>"Ayağa kalkın ve partiye sahip çıkın" çağrısı yapılan manifestoda, "Bir arkadaş grubuyla ve bir belediye başkanı ekibiyle yönetimi pay edilen partimiz, örgütsel dinamiklerinden, toplumsal taleplerden, siyasal gerçeklikten, tarihsel ve ideolojik hattından kopartılmaktadır" denildi.&nbsp;</p>

<p>Paylaşılan manifesto şöyle:&nbsp;</p>

<p>'BÜTÜN PARTİLİLERİMİZE ÇAĞRI: AYAĞA KALKIN VE PARTİYE SAHİP ÇIKIN'</p>

<p>1- Büyük bir krizin içindeyiz. Ortaya atılan iddialar, dile getirilen ifadeler, itiraflar sadece partimizin bu gününü değil, tarihi mirasımızı zedelemekte, geleceğimizi karartmaktadır. Bu çerçevede Partimizin üst yönetimi üzerine aldığı tarihsel ve siyasal sorumluluğu yerine getirememektedir.</p>

<p>2 - Partimizin her türlü operasyona açık hale getirilmesi, buna karşı gerekli politik tavrın örgütlenememesi yönetimsel bir sorundur. Partimizin tarihsel birikimi, mücadele deneyimi, örgütsel gücü bir araya getirilememekte ve yeni bir siyasal tavır üretilememektedir. Bu siyasetsizlik hali partimizi iktidar alternatifi olmaktan çıkarmaktadır.</p>

<p>'BUNA SEYİRCİ KALINAMAZ'</p>

<p>3 - Ülkemizin ve partimizin kurucusu, devrimimizin önderi Büyük Atatürk’ten Kemal Kılıçdaroğlu’na hiçbir dönem partimizden bu denli büyük kopuşlar yaşanmamıştır. Buna seyirci kalınamaz. Dün ittifak yaptığımız partilerden milletvekili ya da belediye başkanı transferi ahlaki bir tutum değildir. Üstelik Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayımız ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediklerini açık açık söyleyenlerin transfer edilip baştacı yapılması asla kabul edilemez. Geleni bağrına basıyorsan gidene sesini çıkarmazsın.</p>

<p>4 - En önemli sermayemiz olan temiz siyasete hiçbir dönem bu kadar ağır darbe vurulmamıştır. Bu konuda bir özeleştiri yapılmaması ve iddialara konu olan üst yönetim ve milletvekillerine ilişkin hiçbir tedbirin alınmaması parti vicdanını yaralamakta ve kamuoyunu derin şüphelere sevk etmektedir.</p>

<p>'TARİH BU SUSKUNLUĞU AFFETMEYECEK'</p>

<p>5 - Hiçbir dönem partimizin örgütleri, milletvekilleri, belediye başkanları parti üst yönetiminin hatalarına bu denli seyirci kalmamışlardır. Bu suskunluk, iddiaların %1’i bile doğru olsa asla partimize yakışmayacak bütün olumsuzlukları kabul etmek ve onaylamak anlamını taşımaktadır. Tarih bu suskunluğu affetmeyecektir. Bir sonraki dönem aynı konumunu korumak için susanlar yaşananlara ve çöküşe seyirci kalıp ortak olanlardır.</p>

<p>6 - Partimizde her dönem Genel Başkanlarımız ve parti yönetimimiz demokratik değerler ve kurallar içinde eleştirilmiştir. Bugün buna imkan tanınmasa da tek yol partide kalmak ve parti içi mücadeleyi büyütmektir. Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman sadece bir genel başkanın partisi olmamıştır. Partimizin her bir üyesi kurucu ve devrimci bir ruhla partisine hep sahip çıkmıştır.</p>

<p>'ARKADAŞ GRUBUYLA, BELEDİYE BAŞKANI EKİBİYLE YÖNETİM PAY EDİLEMEZ'</p>

<p>7 - Kendi iç dinamikleri ile ayağa kalkmayan, özeleştiri yapmayan, cesur bir çıkış ortaya koyamayan siyasal yapıların iktidara alternatif olması söz konusu olamaz. Bugün bir arkadaş grubuyla ve bir belediye başkanı ekibiyle yönetimi pay edilen partimiz, örgütsel dinamiklerinden, toplumsal taleplerden, siyasal gerçeklikten, tarihsel ve ideolojik hattından kopartılmaktadır.</p>

<p>8 - Partimizin genetik kodlarına dönmesi, kurucu misyonuna, ideolojik hattına sabitlenmesi popülist ve lümpen kişiliklerin partide yükselişine en büyük engel olacaktır. Partimizin ideolojik öncülerini, devrimci tutumunu, tarihsel sorumluluğunu ve gelecek vizyonunu sahiplenmeyen kim olursa olsun parti vicdanında ve tarih huzurunda mutlaka hesap verecektir.</p>

<p>'GÜN SUSMA GÜNÜ DEĞİL, AYAĞA KALKMA ZAMANI'</p>

<p>9 - Gün susma, koltuğu koruma, konfor alanında saklanma günü değildir. Gün partiye sahip çıkma günüdür. Gün ülkemizin birliği, dirliği, özgür geleceği için yeni bir siyaset üretme günüdür.</p>

<p>"Düşmesin bizimle yola: evinde ağlayanların gözyaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar! Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!"</p>

<p>10 - Cumhuriyet Halk Partisi sadece ve sadece ülkenin birlik ve bütünlüğüne, Cumhuriyetin kazanımlarına, demokratik düzene, toplumsal barışa, her yurttaşın eşitliğine siper olur. Partinin ve kamunun imkanlarını kullanarak zenginleşenlere asla siper edilemez ve buna asla izin verilemez. Gün ayrışma, ayrılma günü değildir; gün partide birleşerek halkçı ve devrimci bir iradeyi ülke sathına yayma günüdür... Gün partiyi kurtarma, halkımız ve ülkemiz için ayağa kaldırma günüdür. Partideki bu düzen değişmedikçe içinde yaşadığımız düzen değişmeyecektir. Partimizin kurtuluşu partililerimizin azim ve kararlılığına bağlıdır. Şimdi bu iradeyi ortaya koymak için ayağa kalkma zamanıdır...</p>

<p>Yaşasın Atatürk, Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 18:38:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/kilicdaroglu-na-yakin-isimlerden-10-maddelik-manifesto-h105893.html">Kılıçdaroğlu&amp;#039;na yakın isimlerden 10 maddelik manifesto</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/turkay-sonel-in-serbest-birakilan-arkadasi-icin-tutuklama-h105892.html</link>
		<title>Türkay Sonel&amp;#039;in serbest bırakılan arkadaşı için tutuklama talebi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dersim&#039;de 6 yıl önce kaybedilen Gülistan Doku&#039;nun ailesinin avukatı Ali Çimen, baş şüpheli Mustafa Türkay Sonel&#039;in adli kontrol şartıyla serbest bırakılan arkadaşı U.A&#039;nın tutuklanması amacıyla başsavcılığa başvurduklarını açıkladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>&nbsp;Dersim'de 5 Ocak 2020'den bu yana&nbsp;kayıp&nbsp;olan&nbsp;Gülistan Doku&nbsp;ile ilgili&nbsp;soruşturma&nbsp;sürüyor.</p>

<p>Gülistan Doku'nun ailesinin&nbsp;avukatı Ali Çimen, baş şüpheli Mustafa Türkay Sonel'in adli kontrol şartıyla serbest bırakılan arkadaşı U.A.'nın tutuklanması talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını söyledi.</p>

<p>GİZLİ TANIK ŞUBAT'IN İFADELERİNE DİKKAT ÇEKTİ</p>

<p>Çimen, "Dosyamızın en kritik günü olan 27 Aralık 2019 tarihinde gizli tanığımız Şubat'ın, şüpheli Mustafa, firari şüpheli Umut ve şüpheli U.A'nın Gençlik Merkezi'nde bulunduğu ve bu sırada maktule yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin beyanı vardı. Bu beyan, HTS verileriyle de desteklenmişti" dedi.</p>

<p>'U.A. GERÇEĞE AYKIRI BEYANLARLA DOSYAMIZA ÇOK BÜYÜK BİR ZARAR VERDİ'</p>

<p>Adli kontrol kararının tutuklanma tedbirine dönüştürülmesini istediklerini ifade eden Çimen, şunları söyledi:</p>

<p>"Şüpheli U.A., beyanında kendini kurtarmakla beraber, baş şüpheli Mustafa'ya yönelik de lehine olabilecek şekilde cinsel saldırının olduğu gün, Gençlik Merkezi'nin avlusunda bulunduğunu kabul etti. Beraberinde Mustafa'nın da olduğunu söyledi. Fakat orada bulunma nedenlerini farklı bir gerekçeye bağladılar. Bu failler, toplumun nezdinde mahkum edildiler ve toplum da bu dosyada artık bir ilerlemeye, Gülistan'a ulaşmamızı bekliyor. Bu doğrultuda da bizim talebimiz oldu. Yazılı olarak talepte bulunduk. Şüpheli, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak dosyamıza çok büyük bir zarar vermek istedi.</p>

<p>'TANIKLARA BASKI YAPMA İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK'</p>

<p>U.A.'nın tanıklara baskı yapma ihtimali olduğunu söyleyen Çimen, "Hem kendini kurtarma yönünde hem de baş şüphelimizi de olayın dışında gibi göstererek, 'o da benimle beraberdi ama orada bulunma nedenimiz farklıdır' dedi. Çok kritik bir noktada, dosyamıza çok büyük bir zarar verdi. Henüz de tanıklar dinlenmediği için, tanıklara da baskı yapma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle biz U.A. hakkında adli kontrol kararının yetersiz olması nedeniyle tutuklanma tedbirine dönüştürülmesini istedik" dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 18:37:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/turkay-sonel-in-serbest-birakilan-arkadasi-icin-tutuklama-h105892.html">Türkay Sonel&amp;#039;in serbest bırakılan arkadaşı için tutuklama talebi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/erdste-5-gun-surecek-etkinlikler-basladi-h105891.html</link>
		<title>Erdîşte 5 gün sürecek etkinlikler başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ARSÎSA’nın Kürt Dil Bayramı dolayısıyla 5 gün sürecek etkinliklerinin startı verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Wan'ın Erdîş (Erciş) ilçesinde Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği (ARSİSA), Kürt Dil Bayramı dolayısıyla 5 gün sürecek etkinliklerin startını verdi. İlçede bulunan Millet Parkı'nda yapılan etkinlikte, "Zimanê me rûmeta me ye"," Ziman xeta me ya sor e" ve "Em perwerdehiya bi kurdî dixwazin" pankartları asıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Etkinlikte konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan İl Eşbaşkanı Gülşen Kürt, Kürtçe üzerinde yürütülen inkar ve imha politikalarına dikkat çekerek, bu politikalara karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Cemal Demir de, yaşamın her alanında Kürtçe konuşulması gerektiğini kaydederek, "Aksi halde dilimiz yok olacaktır" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yapılan konuşmalar ardından kadınlar klamlar eşliğinde destar (El değirmeni) çevrildi. Program kadınların seslendirdikleri klamlar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 18:36:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/erdste-5-gun-surecek-etkinlikler-basladi-h105891.html">Erdîşte 5 gün sürecek etkinlikler başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bayindir-abdullah-ocalanin-statusu-kurdistanin-statusudur-h105890.html</link>
		<title>Bayındır: Abdullah Öcalanın statüsü Kürdistanın statüsüdür</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Partisinin kongresinde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinerek, “Kürt halk önderinin statüsü, Kürt halkının ve Kürdistan&#039;ın statüsüdür. Bu iki bağlantı, birbirinden asla kopmayan bağdır” diye belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Sêrt İl Örgütü, 2’nci Olağan Kongresi’ni kentteki bir düğün salonunda gerçekleştirdi. “Komünal yoldaşlık çizgisi ile örgütleniyoruz", "Niha dema jiné ye" ve "Sosyalizm bê azadîya jinê nabe" pankartlarının asıldığı kongreye, siyasi parti ve sivil toplum örgüt temsilcilerinin yanı sıra DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır katıldı.</p>

<p></p>

<p>Saygı duruşuyla başlayan kongrenin açılış konuşmasını yapan DBP İl Eşbaşkanı Mustafa Dayanan, Ortadoğu'daki güçlerin Kürt halkının haklarını gasp etme çabasında olduklarını belirterek, “Bundan kurtulmanın tek yolu Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın paradigmasını yaşatmaktır. Her alanda örgütlenmemiz gerekiyor. Bu tarihsel sorumluluğumuzdur” diye belirtti. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sêrt Milletvekilli Sebahat Erdoğan Sarıtaş, 27 Şubat çağrısının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiğini hatırlatarak, herkese sorumluluk düştüğünü söyledi.</p>

<p></p>

<p>‘ÇÖZÜM HUKUKİ ÇERÇEVEDE OLMALI’</p>

<p></p>

<p>Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır da, sürece değinerek, “Kürt sorununa dair çözümün anayasal ve kanuni bir çerçevede yürütülmesini istiyoruz. Bütün çalışmalarımız ve amacımız bunun içindir” dedi. Barış Anneleri’nin bütün sıkıntı ve sorunlarına rağmen barış için Ankara'ya, Gemlik'e, İstanbul'a ve bütün Kürdistan'da kent kent dolaşıp sürecin başarılı olması için çalıştığını söyleyen Bayındır, şöyle devam etti: “Fakat bir taraftan bu sürecin muhatabı olan devlet ve iktidar, vicdani ve ahlaki olarak bu süreci iyi değerlendirmiyor. Şeffaf bir şekilde sürece yaklaşmıyor. Hukuksal anlamda süreci ilerletme çabasında değil ve kendine henüz bir yol haritası çizmedi. Bu durum süreci zorlaştırdığı gibi kırılmalara neden oluyor. En başından hem Sayın Öcalan hem de Kürt öncüleri, bu sürecin ilerletenin halk olduğunu söyledi. Barış ve özgürlük isteyen halk, bu sürecin öncüsüdür. Barış ve özgürlük için adım attıracak irademiz var. Atılacak adımlar bellidir. Kime sorarsanız sorun, halka, annelere, köylülere, ne tür adımlar atılacağını söylerler.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KÜRT HALKININ TALEPLERİ</p>

<p></p>

<p>Kürt halkı dilini, sanatını, kültürünü ve tam olarak varlığının hukuken tanınmasını istiyor. Eşit yurttaşlık ve eşit vatandaşlık taleplerini her seferinde dile getiriyorlar. Sürecin muhatabı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'dır. Bu sürecin ilerlemesi ve inkar politikalarının son bulması için Kürt halk önderinin statüsünün belli olması gerekiyor. Kürt halk önderinin statüsü, Kürt halkının ve Kürdistan'ın statüsüdür. Bu iki bağlantı, birbirinden asla kopmayan bağdır. Uygulanan tecrit politikaları, Kürt halkında bir ilerleme kat etmez. Bundan dolayı da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın statüsü, Kürt ve Kürdistan halkının statüsüdür.”</p>

<p></p>

<p>Konuşmaların ardından tek listeyle gidilen seçimde DBP’nin yeni İl Eşbaşkanları Saire Eren Bilmiş ve Emin Dayan oldu.</p>

<p></p>

<p>Kongre çekilen halaylarla son buldu.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 18:35:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bayindir-abdullah-ocalanin-statusu-kurdistanin-statusudur-h105890.html">Bayındır: Abdullah Öcalanın statüsü Kürdistanın statüsüdür</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/gulistan-kilic-kocyigit-hakikatle-yuzlesmek-demokratik-barisi-h105889.html</link>
		<title>Gülistan Kılıç Koçyiğit: Hakikatle yüzleşmek demokratik barışı güçlendirir</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kayıplar Haftası, cezaevlerindeki hak ihlalleri, HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve ekonomik kriz başlıklarında iktidara çağrıda bulunarak, “Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla demokrasi, hukuk ve toplumsal barıştır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasik Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis Genel Kurulu'nun 96'ncı birleşminde gündem dışı söz aldı. Gülistan Kılıç Koçyiğit, kayıplar Haftası, Cumartesi Annleri'nin mücadelesi, tutsakların yaşadığı hak ihlalleri, HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının yıl dönümü ve ekonomiye dair konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sözlerine 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası hatırlatması yaparak başlayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Bu vesileyle bir kez daha gözaltında kaybedilenleri, faili meçhul cinayetlerle yaşamını yitirenleri ve yıllardır adalet arayan kayıp yakınlarını saygıyla selamlıyorum" dedi. Barış Annesi Saadet Akman’ın bu hafta içerisinde yaşamını yitirdiğini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Saadet annenin kaybından dolayı da derin bir üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Dün gece Nusaybin Devlet Hastanesinde yaşamını yitiren Saadet Akman aslında bu ülkedeki barış mücadelesinin de simge isimlerinden birisiydi. Kendisini saygıyla anıyor, ailesine ve Barış Annelerine de başsağlığı dileklerimi buradan iletmek istiyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p>'SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEK GEREK'</p>

<p></p>

<p>Cumartesi Anneleri'nin tam bin 103 haftadır aynı soruyu sorduğunu ve "Sevdiklerimiz nerede, neden bir mezarımız yok" dediklerini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Anneler, 'sevdiklerimize ne oldu ve en önemlisi de bu hakikat neden karartılıyor?' diye soruyor. Aslında bu soru, bu ülkenin vicdanına sorulmuş bir sorudur. Çünkü gözaltında kaybetmeler, cezasızlık politikaları aynı zamanda hakikatin karartılmasıdır ve toplumun hafızasında da bu hakikatin karartılması derin bir iz bırakıyor. Bugün Türkiye, demokratik çözüm ve toplumsal barış açısından yeni bir eşikte, yeni bir dönemi konuşuyoruz. Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümüne dair gelişmeler hepimize önemli sorumluluklar yüklüyor. Bu sorumluluklarından birisi de gerçek anlamda aslında geçmişle yüzleşmek, geçmişle hesaplaşmak ve geçmişin acılarını bugün konuşup onarabilmekten geçiyor. Ancak böyle barış, kalıcı ve güçlü bir zemine kavuşabilir. En önemlisi de hakikat açığa çıktığında, adalet tecelli ettiğinde toplumsal vicdan da rahatlamış olur. Bu nedenle, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin araştırılması, cezasızlık politikalarının son bulması ve hakikat ve adalet çalışmalarının önündeki engellerin ortadan kaldırılması demokratik bir toplumun inşası açısından da vazgeçilmezdir" dedi.</p>

<p></p>

<p>'GALATASARAY MEYDANININ ÖNÜNDEKİ BARİYERLERİ KALDIRIN'</p>

<p></p>

<p>Cumartesi Anneleri'nin yıllardır Galatasaray Meydanı'na çıktıklarını ve meydanın kuşatıldığını belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Buradan, Meclis'ten Kayıplar Haftası’nda bir kez daha Hükûmete ve özellikle de İçişleri Bakanlığına çağrı yapmak istiyoruz: Galatasaray Meydanı önündeki bariyerler kaldırılmalıdır, Cumartesi Annelerinin yıllardır sürdürdüğü barışçıl hakikat ve adalet mücadelesinin üzerindeki kısıtlamalara son verilmelidir ve onların adalet çığlığı artık duyulmalıdır. Hakikatle yüzleşmek toplumu zayıflatmaz, tersine demokratik barışı güçlendirir, adalet arayışını büyüterek ortak geleceğimize katkı sunar. Bizler de DEM Parti olarak hafızanın inkâr edilmediği, adaletin işletildiği, eşit ve demokratik bir yaşamın kurulduğu bir Türkiye için mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Kayıplarımızı unutmadık ve unutturmayacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'SAĞLIK HAKKI PAZARLIK KONUSU EDİLEMEZ'</p>

<p></p>

<p>Cezaevlerinin Meclis'te defalarca kouşulduğunu söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Burada hak ihlallerinin, sağlık hakkını, hukuksal engelleri konuşuyoruz; bütün bunları iktidar da konuşuyor ama uygulamalarla bu kavramların içini boşalttığını söylememiz gerekiyor. Bakın, Van T Tipi Cezaevinde tutulan Jiyan Alpsar verem hastalığına yakalanıyor, tedaviye ihtiyacı var ama bu ihtiyacı karşılanamıyor çünkü karşısına sürekli olarak kelepçeli muayene dayatması çıkıyor. Kabul görmediği için hastaneye götürülemiyor, götürülmediği için tedaviye erişemiyor ve bir yanda hastalık ilerliyor, diğer yandan da tedavi imkânı ortadan kalkmış oluyor. Sadece verem hastası değil tabii ki Jiyan Alpsar, aynı zamanda gözlerinde de ciddi bir rahatsızlığı var, orada da yine aynı sistem işleniyor yani kelepçeli muayene dayatılıyor. Şimdi, bunun en önemlisi, insan hakkına aykırı olduğunu, insanlık onuruna aykırı bir uygulama olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bu, bireysel bir sorun değil, münferit bir sorun değil bir sistem sorunudur. Cezaevlerini ezaevine çeviren Hükûmetin gerçekliğinin de resmini önümüze koyuyor. O anlamıyla hem hasta mahpuslar açısından hem de adli mahpuslar açısından sağlık hakkına erişimde ciddi sorunlar yaşandığını ifade edelim. Özellikle keyfî uygulamalar, haksız uygulamalar sağlık hakkını engelleyen en temel başlıklardan birini oluşturuyor. Bunun aynı zamanda bir işkence yöntemi olduğunu da ifade etmemiz gerekiyor. O anlamıyla sağlık hakkı pazarlık konusu edilemez" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'KELEPÇELİ MUAYENE RUTİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA'</p>

<p></p>

<p>Kelepçeli tedavi uygulamasının devam ettiğine dikkat çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit, uygulamanın insanlık onuruna aykırı bir prosedür olduğu vurgusunu yaparak devamla şunları kaydetti, "Türkiye’nin özellikle de İstanbul Protokolü’ne uygun davranması, hukuka uygun davranması ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uygun davranması çağrısını da buradan bir kez daha yapmak istiyoruz. Kelepçeli muayene ancak ve ancak çok istisnai durumlarda uygulanabilir ama bugün ne yazık ki hem hasta mahpuslar açısından hem adli mahpuslar açısından rutine dönmüş durumda, bunun hızlı bir şekilde ortadan kalkması gerekiyor. Her şeye güvenlik gölgesiyle, güvenlik refleksiyle yaklaşılıyor, güvenlik gölgesi ve refleksi büyüdükçe de sağlık hakkı geri çekiliyor, hak kaybı artıyor. Bunu ifade ederek bu başlığı şöyle bitirmek istiyorum: Kelepçeli muayene dayatması son bulmalıdır. Hasta mahpuslar tedaviye zamanında ve eksiksiz erişmelidir. Adli mahpuslar dâhil cezaevindeki herkesin sağlık hakkı güvence altına alınmadır, bu temel insan hakkıdır. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>HDP'Lİ VEKİLLERİNİ DOKUNULMAZLIKLARI</p>

<p></p>

<p>Bugün 20 Mayıs, HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının yıl dönümü. O kara günü hepimiz hatırlıyoruz ve o günden beri de Türkiye siyasetinin, demokratik siyasetin nasıl kan kaybettiğini de hepimiz biliyoruz. Hukukun siyasallaşması, hukukun araçsallaşmasının Türkiye demokrasisine verdiği zararları burada konuşmaya başlasak sanırım günlerce sürer. Ama en nihayetinde şunu iyi biliyoruz ki bir yerde bir hukuksuzluk olduğu zaman onun sadece orayla sınırlı kalmayacağını, genelleşeceğini ve bu genelleşme hâlinin de bütün ülkedeki demokrasiyi gerileteceğini hep beraber geçmiş yıllarda deneyimledik. O anlamıyla 20 Mayıs 2016’nın demokrasinin gerilemesi açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. O gün öyle ya da böyle, farklı gerekçelerle bu dokunulmazlıklara el kaldıranların bugün en nihayetinde aynı siyasallaşmış yargının operasyonlarına açık hâle geldiğini de ne yazık ki görüyoruz. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>HERKES İÇİN ADALET, DEMOKRASİ VE HUKUK</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle burada demokrasi çıtasında buluşmak, demokrasi paydasında buluşmak, hukukun evrensel ilkeleriyle buluşmak ve ne olursa olsun parti, inanç, toplumsal kesim gözetmeden 'Herkes için adalet, herkes için demokrasi ve herkes için hukuk' demek gibi bir zorunluluğumuz olduğunu da ifade etmek istiyorum. Bugün demokratik siyasetin güçlenmesi, toplumsal barışın ve ortak geleceğin de güçlenmesinin temel yol haritalarından birini oluşturuyor. Siyaset alanı daraldıkça sorunlar derinleşiyor, sorunlar derinleştikçe de çözüm zorlaşıyor. Bunu herkesin görmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum ve bugün geçmişten ders çıkararak demokratik siyaseti ve meclisi güçlendiren, seçilmiş iradeyi güvence altına alan ortak bir hukuki zemini birlikte inşa etmek hepimizin en temel sorumluluğudur. Türkiye’nin ihtiyacı olan daha fazla çatışma değil, daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk ve daha güçlü bir toplumsal barıştır. Biz DEM Parti olarak biliyoruz ki çözüm baskıda değil, diyalogda, eşitlikte ve demokratik siyasetin güçlenmesindedir. Tam da bu yüzden demokratik siyasette ısrarı sürdürüyoruz. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>BİRÇOK İNSAN BAYRAM SEVİNCİ YAŞAYAMAYACAK</p>

<p></p>

<p>Son olrak, bayram arifesindeyiz ve biliyoruz ki bayramda birçok insan ne yazık ki bayram sevincini yaşayamayacak, buruk girilecek bu bayramlara çünkü sofralar yoksul, insanlar sevdiklerine kavuşamayacaklar. Hâlihazırda bayram ikramiyesine bir zam bile yapılmadı mevcut durumda. Bu nedenle birçok insanın aslında bayram tadında bayram kutlayamayacağını biliyorum fakat her ne olursa olsun bayramların yeniye vesile olduğu umuduyla gerçekten bayramın ülkemize, halklarımıza barışı, eşitliği, özgürlüğü, mutluluğu, huzuru ve refahı getirmesini bütün içtenliğimle diliyorum. Bu bayram barışa vesile olsun. Büyük barışımızın başlangıç eşiği olsun diyorum ve bütün halklarımızın, kutlayan herkesin bayramını en içten dileklerimle tebrik ediyorum, iyi bayramlar diliyorum."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 18:34:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/gulistan-kilic-kocyigit-hakikatle-yuzlesmek-demokratik-barisi-h105889.html">Gülistan Kılıç Koçyiğit: Hakikatle yüzleşmek demokratik barışı güçlendirir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/tuncer-bakirhan-agri-da-demokratik-cozum-mucadeleyi-buyutmekle-h105888.html</link>
		<title>Tuncer Bakırhan Ağrı&amp;#039;da: Demokratik çözüm mücadeleyi büyütmekle mümkün olur</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Ağrı&#039;da esnaf ziyareti gerçekleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik çözümün ve toplumsal barışın ancak örgütlü mücadele, birlik ve dayanışma hattını büyütmekle mümkün olacağına belirtti]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Agrı'da esnaf ziyareti gerçekleştirdi.</p>

<p>Kent merkezinde bulunan Tahir Elçi Bulvarı’nda yapılan ziyarete halk yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p>Ziyaret sırasında esnafın talep ve önerilerini dinleyen Bakırhan, sorunların çözümünün halkın iradesine sahip çıkmaktan ve birlikte mücadele etmekten geçtiğini vurguladı.&nbsp;<br />
<br />
Sürece değinen Bakırhan, içerisinden geçilen bu kritik dönemde demokratik çözümün ve toplumsal barışın ancak örgütlü mücadele, birlik ve dayanışma hattını büyütmekle mümkün olacağına belirtti.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 13:46:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/tuncer-bakirhan-agri-da-demokratik-cozum-mucadeleyi-buyutmekle-h105888.html">Tuncer Bakırhan Ağrı&amp;#039;da: Demokratik çözüm mücadeleyi büyütmekle mümkün olur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/erdogan-etliye-sutluye-karismadan-gunumuzu-gun-edebilirdik-h105887.html</link>
		<title>Erdoğan: Etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Meclis’teki grup toplantısında&nbsp;‘Terörsüz Türkiye’&nbsp;süreciyle ilgili PKK’nın tasfiyesini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde çalışıldığını duyurdu.</p>

<p>“En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz&nbsp;‘Terörsüz Türkiye’sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” diyen 72 yaşındaki siyasetçinin söylediklerinden öne çıkanlar&nbsp;TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;şöyle:</p>

<p>* Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur. Gençlerin omuz vermediği bir mücadele zafere ulaşamaz, kalıcı olamaz.&nbsp;</p>

<p>* Çamlıca Camii’nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi, AMATEM’lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık.</p>

<p>‘Gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi bekliyor’</p>

<p>* Burada bir gerçeği tüm teşkilatıma tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum: Dün olduğu gibi bugün de gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı bekliyor.&nbsp;</p>

<p>* Gençlerimiz büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istiyor. Biz işte bunu yapmanın derdindeyiz. Önyargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençlerimizi anlamaya, onların ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalışıyoruz.&nbsp;</p>

<p>‘Sizlerle biraz dertleşmek istiyorum’</p>

<p>* Aziz dava arkadaşlarım… Bugün sizlerle biraz dertleşmek, kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum.</p>

<p>* Daha kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın henüz beşinci yılında partimize kapatma davası açıldı.&nbsp;</p>

<p>* Muhtıralar gördük, sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık.&nbsp;</p>

<p>‘Neydi derdimiz?’</p>

<p>* Neydi derdimiz? Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik, suyuna gidebilirdik.</p>

<p>*&nbsp;“Ağamsın, paşamsın”&nbsp;diyebilirdik. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik.&nbsp;</p>

<p>* Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idare-i maslahatla işi götürebilirdik. Ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük, biz bir hayalin peşinde koştuk.&nbsp;</p>

<p>* Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Çünkü biz şunu biliyorduk… Tarihe bir borcumuz var. Ecdada, şehitlerimize bir borcumuz var. Ümmete bir borcumuz var. Mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, aziz milletimize, aziz memleketimize bir borcumuz var.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 13:45:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/erdogan-etliye-sutluye-karismadan-gunumuzu-gun-edebilirdik-h105887.html">Erdoğan: Etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cumhuriyetin-demokratik-donusumu-konferansi-duzenlenecek-h105886.html</link>
		<title>&amp;#039;Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı&amp;#039; düzenlenecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da 13-14 Haziran tarihlerinde “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” düzenlenecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Çok sayıda siyasetçi, hak savunucusu, akademisyen ve sanatçının çağrısıyla İstanbul’da "İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” düzenlenecek. Konferansta, Türkiye’nin demokrasi, barış ve eşit yurttaşlık mücadelesi ele alınacak. Aynı zamanda ortak geleceğe dair tartışmalar da yürütülecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Konferansa dair paylaşılan bilgi notunda, “Konferans; demokratikleşme, toplumsal barış, çoğulculuk, özgürlük, adalet ve birlikte yaşam arayışlarını güçlendirmeyi; ülkenin ikinci yüzyılını demokratik bir cumhuriyet perspektifiyle tartışmayı hedeflemektedir” denildi. Konferansta konuşmacı olarak yer alacak isimlere dair yarın İstanbul Beyoğlu'nda bulunan Taksim Hill Hotel'de saat 13.00’da basın toplantısı düzenlenecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Konferansın çağrıcıları şöyle: “Ahmet Türk, Ali Bayramoğlu, Akın Birdal, Ayşegül Devecioğlu, Çilem Küçükkeleş, Diba Keskin, Doğu Ergil, Ender İmrek, Erdoğan Aydın, Fadıl Bedirhanoğlu, Fatma Bostan Ünsal, Fazıl Hüsnü Erdem, Ferhat Kentel, Gültan Kışanak, İhsan Eliaçık, Jülide Kural, Kuban Kural, Levent Köker, Mehmet Bekaroğlu, Mesut Yeğen, Nuray Türkmen, Pakrat Estukyan, Rıza Türmen, Süreyya Karacabey, Şebnem Korur Fincancı, Şükrü Aslan, Vahap Coşkun, Yakın Ertürk, Zeynep Altıok</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 13:44:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cumhuriyetin-demokratik-donusumu-konferansi-duzenlenecek-h105886.html">&amp;#039;Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı&amp;#039; düzenlenecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/ahmed-sara-babasinin-sozleri-nedeniyle-ozur-diledi-h105885.html</link>
		<title>Ahmed Şara, babasının sözleri nedeniyle özür diledi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, babasının Deyrezor halkına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle özür diledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Baba Şara: Deyrezor halkı barbar</p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın babası Hüseyin Şara, katıldığı bir televizyon programında Deyr ez Zor halkı hakkında sarf ettiği sözlerle ülkede büyük bir tartışma başlattı.&nbsp;</p>

<p>Hüseyin Şara, “Deyrezor halkı barbar ve geri kalmış. Şavaya onlardan daha iyi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Deyrezor halkı sokağa döküldü</p>

<p>Bu açıklamaların ardından özellikle Deyrezor bölgesinde tepkiler hızla yükseldi.&nbsp;</p>

<p>Bölgedeki aşiretler sokağa çıkarken, sosyal medyada da sert eleştiriler yapıldı. “Şavaya” ifadesinin, yörede bazı topluluklar arasında küçümseyici bir anlam taşıdığı ve Hüseyin Şara’nın sözlerinin aşiret ile kimlik temelli bir hakaret olarak algılandığı belirtildi.</p>

<p>Ahmed Şara devreye girdi</p>

<p>Krizin büyümesi üzerine Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara devreye girdi. Edinilen bilgiye göre Şara, Deyrezor&nbsp;Valisi ve bölgenin ileri gelenleriyle bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede babasının sözleri nedeniyle özür diledi.</p>

<p>Ahmed Şara’nın, “Babamın sözleri Deyr halkını incitmeden önce beni incitti. Hakkınız mahfuzdur. Bırakın bunu bizim sakalımızla silsinler” ifadelerini kullandığı aktarıldı. Arap kültüründe “bırakın bunu bizim sakalımızla silsinler” deyimi, bir kusuru telafi etmek ve gönül almak anlamına gelen geleneksel bir özür ifadesi olarak biliniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 11:56:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/ahmed-sara-babasinin-sozleri-nedeniyle-ozur-diledi-h105885.html">Ahmed Şara, babasının sözleri nedeniyle özür diledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/diyarbakir-osb-secimlerine-usulsuzluk-itirazi-h105884.html</link>
		<title>Diyarbakır OSB seçimlerine &amp;#039;usulsüzlük&amp;#039; itirazı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır OSB seçimlerinde usülsüzlük yapıldığı iddia edildi. Konu yargıya taşındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 9 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul seçimlerine ilişkin usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Diyarbakır OSB Yeşil Liste adına açıklama yapan Ali İhsan Özdoğan, seçim sürecinin “meşruiyetini yitirdiğini” savundu.</p>

<p>Yazılı açıklamada, seçim sürecinde yürürlükteki mevzuata, seçme ve seçilme hakkına aykırı uygulamalar yapıldığı öne sürüldü. Açıklamada özellikle, oy kullanma hakkı için gerekli şartları henüz tamamlamamış bazı firmalara seçim öncesinde “Yapı kullanma izin belgesi” verildiği iddia edildi.&nbsp;</p>

<p>Yeşil Liste’nin açıklamasında, söz konusu işlemlerin seçimde oy dengesini etkilemek amacıyla gerçekleştirildiği savunularak, konunun yargıya taşındığı belirtildi. Açıklamada, Eğil Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yerinde inceleme yapıldığı ve dosyanın bilirkişiye gönderildiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü üzerinden alınan bazı “Ticaret sicil tasdiknamesi” belgelerinin yetkisiz kişilere teslim edildiği iddiasına da yer verildi. Bunun fırsat eşitliğine aykırı olduğu savunularak, konunun delillerle birlikte yargıya taşındığı kaydedildi.</p>

<p>9 Mayıs’ta seçim yapıldı</p>

<p>Yeşil Liste açıklamasında, yaşananların yalnızca seçim sonuçlarını değil, Diyarbakır OSB’nin kurumsal yapısını ve kentteki demokratik kültürü de olumsuz etkilediği belirtildi.</p>

<p>Açıklamanın sonunda, seçim sürecine ilişkin tüm hukuki girişimlerin sürdürüleceği ve sanayicilerin haklarının korunacağı ifade edildi.</p>

<p>Diyarbakır OSB Başkanlığı seçimleri 9 mayıs 2026'da gerçekleştirildi. Mevcut başkan Mustafa Fidan mavi listeye, Ali İhsan Özdoğan ise yeşil listeyle seçime girdi. Toplam 344 oyun kullanıldığı seçimde Mustafa Fidan 187 oy alarak yeniden OSB başkanı seçildi. Rakip listeden Ali İhsan Özdoğan ise 156 oy almıştı. Seçimde 1 oy ise geçersiz sayılmıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 11:55:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/diyarbakir-osb-secimlerine-usulsuzluk-itirazi-h105884.html">Diyarbakır OSB seçimlerine &amp;#039;usulsüzlük&amp;#039; itirazı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-senatosu-ndan-trump-a-iran-freni-h105883.html</link>
		<title>ABD Senatosu&amp;#039;ndan Trump&amp;#039;a İran freni</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarını Kongre denetimine bağlamayı amaçlayan “savaş yetkileri” tasarısının görüşülmesinin önünü açtı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'ın&nbsp;İran'a yönelik saldırılarının&nbsp;Kongreonayına tabi olmasını öngören "savaşyetkileri"&nbsp;tasarısının görüşmelere açılmasını kabul ederek tasarının önünü açan bir adım attı.</p>

<p>ABD Senatosu Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, tasarının Dış İlişkiler Komitesi'nden çıkmasını öngören prosedür oylamasında 47 senatör aleyhte oy verirken, 50 senatör lehte oy kullandı.</p>

<p>Böylece Trump'ın İran'a yönelik askeri güç kullanımını Kongre onayına bağlı kılması öngörülen "savaş yetkileri" tasarısının Senato Genel Kurulu'nda görüşülmesinin önü ilk kez açılmış oldu.</p>

<p>TASARI 2 OYLAMADAN DAHA GEÇEBİLİR</p>

<p>Oylamada, Cumhuriyetçi senatörler Rand Paul, Susan Collins ve Lisa Murkowski önceki 6 oylamada olduğu gibi "evet" oyu verirken, önceki oylamalardan farklı olarak bu sefer Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy de tasarıya destek verdi. Öte yandan Demokrat Senatör John Fetterman da önceki oylamalarda olduğu gibi tasarıya "hayır" oyu veren tek Demokrat senatör oldu.</p>

<p>Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da ilk kez ilk prosedür oylamasını geçen savaş yetkileri tasarısının kabul edilebilmesi için iki oylamayı daha geçmesi gerekebilir.</p>

<p>ABD medyasına açıklama yapan bazı&nbsp;Temsilciler Meclisi&nbsp;üyeleri, benzer içeriğe sahip bir savaş yetkileri tasarısının bugün meclis gündemine gelmesini beklediklerini açıkladı.</p>

<p>İRAN SAVAŞI'NIN UZAMASINDAN DUYULAN RAHATIZLIĞIN YANSIMASI</p>

<p>Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi'nden çıkacak sonuç merakla beklenirken, söz konusu tasarı hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'nden geçmesi halinde Beyaz Saray'a gönderilecek.</p>

<p>Trump'ın veto etmesine kesin gözüyle bakılan tasarı, bu haliyle dahi ABD Kongresindeki Cumhuriyetçiler arasında "İran'la savaşın uzamasından" duyulan rahatsızlığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>1973 tarihli "Savaş Yetkileri Yasası", ABD Başkanının herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlarken, başkanın bu tür bir adımını önceden Kongre'ye bildirmesini zorunlu kılıyor.</p>

<p>Aynı yasa, Kongre'nin onaylamadığı bir çatışmadan ABD güçlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini de zorunlu kılıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 11:54:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-senatosu-ndan-trump-a-iran-freni-h105883.html">ABD Senatosu&amp;#039;ndan Trump&amp;#039;a İran freni</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/chp-kurultay-davasi-ozkan-yalim-in-etkin-pismanlik-h105882.html</link>
		<title>CHP kurultay davası: Özkan Yalım&amp;#039;ın &amp;#039;etkin pişmanlık&amp;#039; ifadeleri dosyaya girdi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım&#039;ın &quot;etkin pişmanlık&quot; kapsamında verdiği 3 ifade, CHP kurultay davası dosyasına girdi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Görevden uzaklaştırılan&nbsp;UşakBelediye Başkanı&nbsp;Özkan Yalım'ın "etkin pişmanlık" kapsamında verdiği 3 ifade,&nbsp;CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te gerçekleşen 38. Olağan&nbsp;Kurultayı ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptaline ilişkin&nbsp;davanın istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesine ulaştı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Yalım, "etkin pişmanlık" kapsamında 3 kez ifade vermişti.</p>

<p>Başsavcılık, Yalım'ın söz konusu ifadelerini, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te gerçekleşen 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptaline ilişkin davanın istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesine göndermişti.</p>

<p>Yalım'ın ifadelerinin dava dosyasına girdiği ve dairenin, dosya üzerindeki incelemesinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>CHP KURULTAY DAVASI</p>

<p>CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı.</p>

<p>Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'teki kurultayının ve 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali için ayrı ayrı hukuk mahkemelerine dava açmıştı. Açılan iptal davaları 14 Şubat'ta Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada birleştirilmişti.</p>

<p>Mahkeme, 24 Ekim'de davanın "konusuz kalması" sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve ayrıca, CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemini de içeren birleşen dosyalara ilişkin, husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermişti.</p>

<p>Bunun üzerine Lütfü Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen karara itiraz etmiş, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu karar kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasını talep etmişti.</p>

<p>CHP’nin mevcut yönetimi tarafından başlatılan ve riyasetinde devam etmekte olan 39. Olağan kongre ve kurultay sürecinde yapılan tüm seçimlerin iptali istenmişti.</p>

<p>Ayrıca, 38. Olağan Kurultay'ın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitiyle Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinin görevden uzaklaştırılmaları ve 38. Kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki kurulların göreve iadeleri talep edilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 11:53:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/chp-kurultay-davasi-ozkan-yalim-in-etkin-pismanlik-h105882.html">CHP kurultay davası: Özkan Yalım&amp;#039;ın &amp;#039;etkin pişmanlık&amp;#039; ifadeleri dosyaya girdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tuik-guvenlik-icin-en-cok-zirhli-celik-kapi-tercih-ediliyor-h105881.html</link>
		<title>TÜİK: Güvenlik için en çok zırhlı çelik kapı tercih ediliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) araştırmasına göre hane halkları suçtan korunmak için en çok zırhlı çelik kapıyı tercih ediyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>TÜİK, ilk kez&nbsp;‘Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’&nbsp;sonuçlarını duyurdu. Araştırmadan önce çıkanlar şöyle:</p>

<p>* Kişiler suçtan korunmak için yüzde 70,7’yle zırhlı/çelik kapıyı tercih ediyor. Bu önlemi yüzde 35,5 güvenlik kamerası ve yüzde 28’le pencerelere panjur veya korkuluk takılması takip etti.&nbsp;</p>

<p>* En düşük oranlı önlemlerse yüzde 4,7’yle hırsız alarmı, yüzde 4,8’le bekçi köpeği ve yüzde 5,5’le biber gazı/elektro şok olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>* Alınan güvenlik önlemleri, kent-kır sınıflamasına göre incelendiğinde, ateşli silah ve bekçi köpeği önlemlerinin kırda, pencerelere panjur veya korkuluk takılması önleminin ise orta yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda kullanıldığı tespit edildi.</p>

<p>Suç mağduru oranları</p>

<p>* 15 ve üzeri yaştaki nüfus, son bir yılda şu suçlardan mağdur oldu:</p>

<p>Cinsel olmayan taciz yüzde 4,6</p>

<p>Bilişim suçları yüzde 3,5</p>

<p>Tüketici dolandırıcılığı yüzde 2,8</p>

<p>* Yaşadığı suç mağduriyetini resmi bir merciye bildirme oranının en yüksek olduğu suç türü, yüzde 81,3’le araç hırsızlığı olarak kayda geçti.&nbsp;</p>

<p>* Bunu yüzde 68,4’le motosiklet-moped hırsızlığı ve yüzde 53,3 ile saldırı ve yaralanma izledi. En düşük bildirme oranına sahip suç türleriyse yüzde 5,1’le rüşvet, yüzde 11’le cinsel taciz ve yüzde 14,7’yle cinsel olmayan taciz oldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 11:51:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tuik-guvenlik-icin-en-cok-zirhli-celik-kapi-tercih-ediliyor-h105881.html">TÜİK: Güvenlik için en çok zırhlı çelik kapı tercih ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kadir-inanirin-saglik-durumu-hakkinda-yeni-aciklama-h105880.html</link>
		<title>Kadir İnanırın sağlık durumu hakkında yeni açıklama</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Usta sanatçı Kadir İnanır&#039;ın sağlık durumuna ilişkin açıklama yapan sanatçı Jülide Kural, İnanır’ın sağlık durumunun iyiye gittiğini söyledi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sinemanın usta isimlerinden&nbsp;Kadir İnanır&nbsp;uzun bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor.</p>

<p>Sanatçı&nbsp;Jülide Kural, İnanır'ın&nbsp;tedavisinin olumlu ilerlediğini söyledi.</p>

<p>Kural, “Her gün yapılan tetkikler bir önceki güne göre daha iyi sonuç veriyor. Günde 2-3 kez yanına giriyorum, konuşuyoruz. 'Beni buradan çıkarın' diyor. Doktorlar, bir süre daha yakın takip için&nbsp;yoğun bakımda tutacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kural, İnanır’ın zorlu bir süreç geçirdiğini ancak enfeksiyonu atlatma konusunda olumlu gelişmeler yaşandığını belirterek, "İnşallah yakında normal odaya çıkar ve bayramda evde oluruz" dedi.</p>

<p>Kadir İnanır’ın yeğeni Levent İnanır da "Söylendiği gibi vahim bir durum yok. Tedbir amaçlı yoğun bakımda tutuluyor. Gayet iyi, kendisiyle konuşuyoruz" açıklamasını yapmıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 10:49:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kadir-inanirin-saglik-durumu-hakkinda-yeni-aciklama-h105880.html">Kadir İnanırın sağlık durumu hakkında yeni açıklama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/putin-ve-cin-de-si-ile-gorustu-cok-kutuplu-dunya-vurgusu-h105879.html</link>
		<title>Putin ve Çin&amp;#039;de Şi ile görüştü: Çok kutuplu dünya vurgusu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması&#039;nın uzatılması konusunda uzlaştı. Görüşmelerde çok kutuplu dünya vurgusu ve Batı merkezli düzene karşı stratejik işbirliğini derinleştirme mesajı verildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin,&nbsp;Çin&nbsp;Devlet Başkanı&nbsp;Şi Cinping&nbsp;ile Pekin'de bir araya geldi.</p>

<p>İki günlük ziyaret için dün gece Pekin'e ulaşan Putin için bu sabah Tiananmen Meydanı'nda devlet töreni düzenlendi.</p>

<p>Törenin ardından liderler, Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı.</p>

<p>25 YILLIK ANLAŞMA UZATILDI</p>

<p>Taraflar, görüşmede 2001'de imzalanan 'Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması'nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı.</p>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi, 25 yıl önce imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasında uzun dönemli dostluğun ve kapsamlı stratejik eşgüdüm ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>'ULUSLARARASI İLİŞKİLER ORMAN KANUNA DÖNÜŞME TEHİKESİ YAŞIYOR'</p>

<p>Uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı olduğu orman kanuna dönüş tehlikesi olduğuna dikkati çeken Şi, bu arka plan dikkate alındığında anlaşmanın ileri görüşlülüğünün ve güncel öneminin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Şi, Çin'in anlaşmanın uzatılmasını desteklediğini, ilkelerinin korunması ve iki ülke arasında karşılıklı desteğe dayalı stratejik eşgüdümünün ilerletilmesi için Rusya ile birlikte çalışacağını vurguladı.</p>

<p>Şİ'DEN ORTADOĞU ÇAĞRISI: ÇATIŞMALARA SON VERİLMELİ&nbsp;</p>

<p>ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Şi, "Körfez bölgesi ve&nbsp;Ortadoğu&nbsp;savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta. Derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" dedi.</p>

<p>Şi, çatışmaların sonlandırılmasının enerji tedarikinde yaşanan sıkıntıları azaltacağının, sanayi ve tedarik zincirleri ile uluslararası ticaret düzeninin sağlıklı işleyişini sağlayacağının altını çizdi.</p>

<p>Çin lideri, krizin çözümünde barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve güvenlik ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması ilkelerine işaret eden 4 maddelik barış önerisinin gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakat oluşturmayı hedeflediğini kaydetti.</p>

<p>PUTİN: İLİŞKİLERİMİZ EN YÜKSEK SEVİYEDE&nbsp;</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Putin de iki ülkenin bir kez daha tutum ve tavırlarında uyumu sağlamış olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu, Rusya-Çin ilişkilerinin hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti.</p>

<p>Olumsuz dış koşulların varlığına rağmen Rusya ile Çin arasındaki etkileşimin güçlü ve yüksek bir ivme yakaladığına işaret eden Putin, "Ticaret hacmimiz son 25 yılda 30 kat arttı. Birkaç yıldır da 200 milyar doları rahat şekilde aşıyor" ifadesini kullandı.</p>

<p>Putin, "Ortadoğu'da krizin devam ettiği bir dönemde Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" diye konuştu.</p>

<p>'ÇOK KUTUPLU DÜNYA VURGUSU'</p>

<p>Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrarın temel sacayağı olduğunu vurgulayan Putin, "Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Putin, dünyada gerginliklerin hakim olduğu bir dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>ŞİÖ'nün geniş bir coğrafyada entegrasyon ve sorunların ortaklaşa çözümünün önemli bir örneği olduğuna işaret eden Putin, Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini bu yıl Şıncın şehrinde düzenlenecek zirveye katılacağını bildirdi.</p>

<p>Putin, Şi'yi gelecek yıl resmi ziyaret için ülkesine davet etti.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 10:48:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/putin-ve-cin-de-si-ile-gorustu-cok-kutuplu-dunya-vurgusu-h105879.html">Putin ve Çin&amp;#039;de Şi ile görüştü: Çok kutuplu dünya vurgusu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/pentagon-yetkilisi-kurtlerden-daha-guclu-bir-ortak-bulmak-zor-h105878.html</link>
		<title>Pentagon yetkilisi: Kürtlerden daha güçlü bir ortak bulmak zor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı’nda uluslararası güvenlik işlerinden sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dan Zimmerman, ABD ile Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürtler arasındaki güvenlik ortaklığına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kürtlerden daha hazır ve daha güçlü bir ortak bulmak zor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Zimmerman’ın açıklamaları, ABD Kongresi’nde IŞİD’le mücadele bütçesindeki kesintilerin Washington’ın müttefikleri üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar sırasında gündeme geldi.</p>

<p>ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nde düzenlenen oturumda Cumhuriyetçi Kongre üyesi Mike Turner, IŞİD’le mücadele bütçesindeki kesintilere ilişkin endişelerini dile getirdi. Turner, özellikle ABD’nin Irak ve Peşmerge güçlerine desteğinin devam edip etmeyeceğini sordu.</p>

<p>Buna karşılık Zimmerman, ABD’nin “Kongre’nin bu ortaklığın sürdürülmesi için sağladığı bütçe desteğini memnuniyetle karşıladığını” söyledi.</p>

<p>Zimmerman ayrıca soruyu, bölgede tehdit ortamının değişmesiyle ilişkilendirdi. “Efsanevi Öfke” operasyonunun ardından İran destekli milis grupların Irak içinde bağımsız hareket etme kapasitesini açık şekilde gösterdiğini belirten Pentagon yetkilisi, bunun ABD çıkarlarına zarar verebilecek bir durum olduğunu ifade etti.</p>

<p>ABD Kongre üyesi&nbsp;Mike Turner’in Kongre’de Kürtlerle ilgili konuşması şekilde:</p>

<p>“Amiralin verdiği ifadede, IŞİD’in Irak güvenlik güçleri ve Kürdistan Peşmerge güçleri sayesinde büyük ölçüde geriletildiğine dikkat çekiliyor. Ancak ben, IŞİD’le mücadele bütçesinin genel durumuna, eğitim ve silahlandırma bütçelerine baktığımızda bunun Irak’taki Kürt müttefiklerimiz üzerindeki etkisinden endişe duyuyorum.</p>

<p>Irak’taki Kürt müttefiklerimize verdiğimiz destek ve bu desteğin geleceği hakkında biraz konuşabilir misiniz?”</p>

<p>&nbsp;ABD Savunma Bakan YardımcısıDan Zimmerman:</p>

<p>“Teşekkür ederim Kongre üyesi. Irak’taki Kürt ortaklarımıza büyük saygı duyuyoruz. Onlarla çalışmak için daha hazır ve daha yetenekli bir grup bulmak gerçekten zor.</p>

<p>Kongre’nin bu ortaklığın sürdürülmesi için sağladığı destek ve bütçeyi memnuniyetle karşılıyoruz.</p>

<p>Bu durum özellikle ‘Efsanevi Öfke’ operasyonuyla daha açık hale geldi. Irak’taki Şii milis gruplarının, ABD’ye zarar verebilecek şekilde hareket edebilecek ciddi ve bağımsız bir kapasiteye sahip olduğu ortaya çıktı. Bu da Irak’taki Kürt ortaklarımızın ne kadar önemli ve yardımcı olduğunu bir kez daha gösterdi.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 10:47:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/pentagon-yetkilisi-kurtlerden-daha-guclu-bir-ortak-bulmak-zor-h105878.html">Pentagon yetkilisi: Kürtlerden daha güçlü bir ortak bulmak zor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/izmir-de-belediyenin-istirak-sirketine-operasyon-uc-gozalti-h105877.html</link>
		<title>İzmir&amp;#039;de belediyenin iştirak şirketine operasyon: Üç gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji A.Ş’ye düzenlenen operasyonda ‘ihaleye fesat karıştırma’ iddiasıyla üç kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İzmir başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada&nbsp;‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’&nbsp;ve&nbsp;‘ihaleye fesat karıştırma’&nbsp;suçlamasıyla dört kişi hakkında gözaltı kararı verildi:</p>

<p>Jandarma şu isimleri gözaltına aldı:</p>

<p>Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü S.E.</p>

<p>Erensan İnşaat yetkilisi S.E.&nbsp;</p>

<p>Okçuoğlu İnşaat Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkilisi M.Ö.&nbsp;</p>

<p>Dönemin İZBETON genel müdürü H.S. ise aranıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 10:46:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/izmir-de-belediyenin-istirak-sirketine-operasyon-uc-gozalti-h105877.html">İzmir&amp;#039;de belediyenin iştirak şirketine operasyon: Üç gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/iran-gerginligi-suruyor-altin-ve-petrol-fiyatlari-dustu-dolar-h105876.html</link>
		<title>İran gerginliği sürüyor: Altın ve petrol fiyatları düştü, dolar yükselişte</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Bugün Çarşamba günü küresel piyasalarda altın ve petrol fiyatları aynı anda düştü. Altın, ABD Hazine tahvil getirilerinin ve doların yükselmesiyle değer kaybederken; petrol ise ABD-İran geriliminde müzakere umutlarının canlanması ve Trump’ın “savaş çabuk biter” açıklamasıyla geriledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Altın fiyatlarında düşüş: Dolar ve tahvil faizleri yükseldi</p>

<p>Bugün Çarşamba günü altının fiyatı, ABD Hazine tahvillerinin getirilerindeki artış ve doların diğer dünya para birimleri karşısında değer kazanması nedeniyle düştü.</p>

<p>Bir ons altının fiyatı %0,3 oranında gerileyerek 4.460 dolardan işlem gördü. Gelecek haziran ayında teslim edilmek üzere vadeli sözleşmelerde ise bir ons altının fiyatı %0,9 düşüşle 4.470 dolar oldu.</p>

<p>KCM Trade danışmanlık şirketinden analist Tim Waterer, "ABD Hazine tahvillerinin faizlerindeki yükseliş, altının yükselmesi için gereken enerjiyi tüketti" yorumunda bulundu.</p>

<p>Bu arada, dolar endeksi (ABD dolarının altı ana dünya para birimi karşısındaki değeri) son altı haftanın en yüksek seviyesine çıktı.</p>

<p>ABD Hazine tahvillerinin getirileri son bir yılın zirvesine ulaştı. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası görünümünü etkiliyor ve faiz artırımı ihtimalini gündeme getiriyor.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a bir saldırı daha yapmak zorunda kalabileceklerini söyledi. Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, dolaylı müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirtti.</p>

<p>Philadelphia Fed Başkanı Anna Paulson, mevcut faiz oranının bugünkü durum için uygun olduğunu ancak yatırımcıların faiz artırımı senaryolarını dikkate almalarının zamanının geldiğini söyledi.</p>

<p>Petrol fiyatları da düştü</p>

<p>Petrol fiyatları, Donald Trump'ın İran ile savaşın "çok çabuk" biteceğini söylemesinin ardından geriledi.</p>

<p>Buna rağmen yatırımcılar, İran ve ABD arasındaki barış müzakerelerinin sonucundan hâlâ şüpheli. Çünkü Hürmüz Boğazı hâlâ fiilen kapalı durumda ve dünyadaki petrol arzı ciddi sorun yaşıyor.</p>

<p>Bugün Asya piyasalarının açılmasının ardından Kuzey Denizi Brent ham petrolünün fiyatı 45 sent (%0,4) düşerek 110 dolar 83 sente geriledi. ABD hafif petrolü (WTI) ise 27 sent düşüşle varili 103 dolar 88 sentten işlem gördü.</p>

<p>Brent ve WTI dün de ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Tahran ile Washington arasında müzakerelerde ilerleme sağlandığını ve hiçbir tarafın savaşın yeniden başlamasını istemediğini açıklaması üzerine yaklaşık 1 dolar düşmüştü.</p>

<p>Fujitomi Securities danışmanlık şirketinden analist Toshitaka Tazawa, "Yatırımcılar, ABD'nin duruşu her gün değişirken Washington ile Tahran'ın gerçekten ortak bir nokta bulup anlaşmaya varıp varamayacağını görmek için endişeli" dedi.</p>

<p>Toshitaka sözlerine şöyle devam etti: "Petrol fiyatlarının yüksek kalması bekleniyor. Bunun nedeni, ABD'nin İran'a yeni bir saldırı olasılığı ve barış anlaşması sağlansa bile ham petrol arzının savaş öncesi seviyelerine hızlı bir şekilde dönmeyeceği tahminleri."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 09:57:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/iran-gerginligi-suruyor-altin-ve-petrol-fiyatlari-dustu-dolar-h105876.html">İran gerginliği sürüyor: Altın ve petrol fiyatları düştü, dolar yükselişte</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/avrupa-ligi-finali-istanbul-da-bazi-yollar-trafige-kapali-h105875.html</link>
		<title>Avrupa Ligi finali: İstanbul&amp;#039;da bazı yollar trafiğe kapalı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi finali nedeniyle İstanbul’da bugün (20 Mayıs) bazı yollar trafiğe kapatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>2025-2026 Avrupa Ligi şampiyonu İstanbul’da İngiltere ekibi Aston Villa ile Alman temsilcisi Freiburg arasında oynanacak finalde belli olacak.</p>

<p>Maç Beşiktaş Park’ta 22:00’de başlayacak.&nbsp;TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;07:00’den müsabaka bitimine kadar şu yollar trafiğe kapalı:</p>

<p>Mehmet Caddesi</p>

<p>Bomonti-Dolmabahçe Tüneli çıkışları ile Kadırgalar Caddesi arasında kalan dönüş yolu&nbsp;</p>

<p>Maçka dönüşleri</p>

<p>Dolmabahçe Gazhane, Dolmabahçe ve Kadırgalar caddeleriyse alternatif güzergahlar olarak belirlendi.</p>

<p>İki takım da ilk şampiyonluğu istiyor</p>

<p>Aston Villa ve Freiburg tarihlerinde ilk kez UEFA&nbsp;Avrupa&nbsp;Ligi&nbsp;finaline yükseldi.</p>

<p>İngiliz temsilcisi daha önce 1981-82 sezonunda Hollanda’nın Rotterdam kentindeki Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Bayern Münih’i Peter Withe’nin golüyle 1-0 yenerek tarihi zafere imza attı.</p>

<p>Birmingham ekibi 1982’deki UEFA Süper Kupa finalinde de Barcelona’ya 3-1 üstünlük sağlayarak müzesine ikinci&nbsp;Avrupa&nbsp;kupasını götürdü.</p>

<p>Freiburg ise tarihinde ilk kez&nbsp;Avrupa&nbsp;kupalarında final maçına çıkacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 09:19:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/avrupa-ligi-finali-istanbul-da-bazi-yollar-trafige-kapali-h105875.html">Avrupa Ligi finali: İstanbul&amp;#039;da bazı yollar trafiğe kapalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/malatya-da-deprem-kandilli-rasathanesi-ne-gore-56-buyuklugunde-h105874.html</link>
		<title>Malatya&amp;#039;da deprem: Kandilli Rasathanesi&amp;#039;ne göre 5,6 büyüklüğünde</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Malatya’da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kandilli Rasathanesi’nin aktardığına göre 09.00’da meydana gelen deprem çevre illerden de hissedildi.</p>

<p>Battalgazi ilçesindeki depremin büyüklüğünü AFAD da 5,6 olarak duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 20 May 26 09:18:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/malatya-da-deprem-kandilli-rasathanesi-ne-gore-56-buyuklugunde-h105874.html">Malatya&amp;#039;da deprem: Kandilli Rasathanesi&amp;#039;ne göre 5,6 büyüklüğünde</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-yarin-gok-gurultulu-saganak-bekleniyor-h105873.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da yarın gök gürültülü sağanak bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) yarın İstanbul’da yağış bekliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>AKOM verilerine göre kentte gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak.</p>

<p>Sıcaklıksa 15 ila 23 derece civarında seyredecek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 21:42:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-yarin-gok-gurultulu-saganak-bekleniyor-h105873.html">İstanbul&amp;#039;da yarın gök gürültülü sağanak bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/akp-sozcusu-celik-onumuzdeki-gunlerde-somut-adimlar-atilacak-h105872.html</link>
		<title>AKP Sözcüsü Çelik: Önümüzdeki günlerde somut adımlar atılacak</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin konuşan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını kastederek “Son açıklamalarını da ele alarak çalışmalarımızı tekrar değerlendirip yol haritamızı güncelleyerek devam edeceğiz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AKP MKYK toplantısı sona erdi. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı bitiminde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin konuştu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin konuşan Ömer Çelik, konunun toplantıda tüm boyutları ile ele alındığını belirtti. Çelik “Yasal düzenlemeler ve politikalar esastır. Cumhur İttifakı ve diğer partiler imzalarını koydu. Bu çalışmalar kesintisiz şekilde sürüyor. Silah bırakılması çok önemli. Yasal boyutun devreye girmesi herkesin gündeminde" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece dair açıklamalarını işaret eden Çelik, “Sayın Devlet Bahçeli’nin süreç başından itibaren tüm konuşmaları son derece güçlü ve değerli açıklamalardır. Her cümlesini değerli bulup üzerinde çalışarak, değerlendirmeleri kapsamlı yaparak ilerledik. Açıklamalarını gündemimize alıyor ve değerlendiriyoruz” diye konuştu. Bu açıklamalar bağlamında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yol haritalarını güncelleyeceklerini belirten Çelik, “Son açıklamalarını da ele alarak çalışmalarımızı tekrar değerlendirip yol haritamızı güncelleyerek devam edeceğiz. Bunun ne haksız eleştiriler ile ne siyasi sabotajlar ile engellenmesine müsaade etmeyeceğiz. Siyasi sabotajları, siyasi iftiraları görüyoruz. Bunlara yeri geldiğinde de cevabımızı verdik. Bu meseleyi dar ideolojik ajandalara mahkum etme yaklaşımını da görüyoruz. Meselenin ana hattında kalması için çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde daha çok somut adımlar atılmasıyla ilgili çalışmalarımız sürüyor” ifadelerini kullandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 21:40:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/akp-sozcusu-celik-onumuzdeki-gunlerde-somut-adimlar-atilacak-h105872.html">AKP Sözcüsü Çelik: Önümüzdeki günlerde somut adımlar atılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozgur-ozel-chp-sureci-demokratik-vizyon-icin-destekliyor-h105871.html</link>
		<title>Özgür Özel: CHP süreci demokratik vizyon için destekliyor</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, The Economist için kaleme aldığı yazıda Erdoğan’ın CHP’yi felç etmek amacıyla belediye başkanlarını hedef aldığını belirtti. Sürece değinen Özel, &quot;CHP süreci taktiksel ya da seçim hesaplarından değil, daha geniş bir demokratik vizyon için destekliyor&quot; ifadedini kullandı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dünyanın önde gelen dergilerinden İngiltere merkezli&nbsp;The Economist&nbsp;için kaleme aldığı yazıda&nbsp;Macaristan’daki siyasi değişim ile Türkiye’deki demokrasi mücadelesi arasında dikkat çekici benzerlikler ve farklar olduğunu yazdı. Özel, Macaristan seçimlerinde otoriter devlet başkanı Victor Orbán’ın yenilmesinin dünya genelinde demokratlar için önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’de de demokratik hakların kullanımının AKP iktidarında her geçen sene kısıtlandığını belirterek “Hem Türkiye’de hem de Macaristan’da 2010’ların sonlarına doğru siyaset, açık çekişmeden yönetilen rekabete kaydı; bu rekabette seçim sonuçları önceden belirlenmiyor ancak giderek iktidar partisi tarafından yönlendiriliyor” tespitinde bulundu.</p>

<p>'O GÜNDEN BU YANA SEÇİMLERE HAZIRLANIYORUZ'</p>

<p>Türkiye'de 2023 seçimlerinde muhalefetin kurduğu hareketin iktidarı kazanma yolunda başarısız olduğunu ancak bundan alınan derslerle 2024'teki yerel seçimlerde partisinin en yüksek oyu alan parti olduğunu hatırlattı. Özel, "O günden bu yana bir sonraki genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyoruz" dedi.</p>

<p>'CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ PARMAKLIKLAR ARDINDA'</p>

<p>Özel, İstanbul Büyükşehir&nbsp;Belediye Başkanıve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı&nbsp;Ekrem İmamoğlu’na yönelik davalara da geniş yer ayırdı. İmamoğlu’nun 2019’da iki kez ve 2024’te Erdoğan’ın desteklediği adayları yendiğini hatırlatan Özel, bu seçim başarısının ardından İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının “asılsız ve siyasi saiklerle ortaya atılan” suçlamalarla hedef alındığını belirtti ve şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu seçim başarısı nedeniyle, kendisi ve arkadaşları, yolsuzluk, casusluk ve terörizme yardım gibi asılsız ve siyasi amaçlı suçlamalarla hapse atıldı. Erdoğan şimdi, partimizi felç etmek ve kontrol edebileceği bir muhalefet oluşturmak amacıyla, uydurma davalarla partimizin belediye başkanlarına saldırıyor. 2024'ten bu yana yaklaşık 25 CHP'li belediye başkanı tutuklandı, tutuklu yargılanmaya başladı ve adli ve idari tedbirler yoluyla fiilen görevden uzaklaştırıldı."</p>

<p>'ERDOĞAN'IN AMACI CHP'Yİ FELÇ ETMEK'&nbsp;</p>

<p>Özel, Erdoğan’ın "CHP’yi felç etmek ve kontrol edilebilir bir muhalefet yaratmak" amacıyla belediye başkanlarını yargı süreçleriyle hedef aldığını ifade etmek.&nbsp;</p>

<p>Özel’e göre AKP’nin hedefi muhalefeti tamamen ortadan kaldırmak değil, onu yönetilebilir ve kontrol edilebilir bir alana hapsetmek.</p>

<p>Özel, muhalefetin seçimlere katılmasına ve büyükşehirleri yönetmesinin yasal olarak engellenmediğini ancak giderek daralan sınırlar içinde hareket etmeye zorlandığını vurguladı.</p>

<p>'CHP SÜRECİ DEMOKRATİK VİZYON İÇİN DESTEKLİYOR'</p>

<p>Özel, iktidarla Abdullah Öcalan arasında yürütülen ve PKK'nin kendisini feshetmesini öngören süreci de değerlendirdi.</p>

<p>Özel, sürece ilkesel olarak destek verdiklerini, barış ve demokrasinin birbirinden ayrılamayacağını ifade etti:</p>

<p>"Kürt sorunu Türkiye’yi daha da farklı kılıyor. Bugün hükümet ile PKK arasında yeni bir barış süreci var. CHP bu süreci taktiksel ya da seçim hesaplarından değil, daha geniş bir demokratik vizyon için destekliyor. Barış ve demokrasi birbirinden ayrılamaz. Bu anlayış, çoğulculuk, temsiliyet, vatandaşlık ve bir arada yaşama meselelerinin barışçıl bir gelecek için merkezi öneme sahip olduğu Ortadoğu için hayati önem taşıyor."</p>

<p>'DEMOKRASİ MÜCADELESİ ÇOK SAYIDA CEPHEDE SÜRÜYOR'</p>

<p>Özel, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin Macaristan’dakinden daha zorlu olduğunu da ifade etti. Bunun nedeninin yalnızca Türkiye’nin AB’nin kurumsal çerçevesi dışında kalması değil, aynı zamanda ülkenin daha büyük, daha karmaşık ve jeopolitik fay hatlarıyla iç içe olması olduğunu da belirterek yazısını şöyle sonlandırdı:</p>

<p>"Türkiye’de demokrasi mücadelesi artık sadece parlamentoyla veya sandıkla sınırlı değil. Bu mücadele çok sayıda cephede sürüyor: Kitlesel mitinglerde, sokaklarda günlük yaşamda, mahkemelerde hukuki argümanlarla ve sosyal medyada gençlerin zekâsı, yaratıcılığı ve dijital becerileriyle. Macaristan’daki muhalefetin zaferi, demokratik gerileme konusundaki küresel tartışmaya yeni bir ivme kazandırdı. Türkiye’de yaşanacak bir demokratik atılım, bu tartışmayı kökten değiştirecektir."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 17:51:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozgur-ozel-chp-sureci-demokratik-vizyon-icin-destekliyor-h105871.html">Özgür Özel: CHP süreci demokratik vizyon için destekliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/rojavali-partilerden-sam-a-ortak-tepki-h105870.html</link>
		<title>Rojavalı partilerden Şam&amp;#039;a ortak tepki</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Rojavalı 24 Kürt parti ve kuruluş, Suriye Geçici Hükümeti&#039;nin 210 kişiden oluşacak Suriye parlamentosunda Kürtlere sadece 4 sandalye verilmesine tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Rojava’daki 24 Kürt parti ve kuruluş, Suriye Parlamentosu’nda Kürtlere yalnızca 4 sandalye verilmesine ilişkin Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi binası önünde ortak bir basın açıklaması düzenledi.</p>

<p></p>

<p>Açıklamanın Kürtçesi Demokratik Yeşil Parti (Partiya Kesk a Demokratîk) Eş Başkanı Lokman Ehme, Arapçası ise Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Pervîn Yusuf tarafından okundu.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, Suriye halklarının gerçek ortaklık temelinde yeniden inşa edilmiş demokratik bir ülke beklentisi içinde olduğu belirtilerek, Rojava’da ile Kuzey ve Doğu Suriye’de farklı halk ve inançların temsil edildiği Demokratik Özerk Yönetim modelinin yeni Suriye için örnek teşkil ettiği ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>‘HALK İRADESİNİ YOK SAYIYOR’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Partiler, Baas rejiminin yıkılmasının ardından ortaya çıkan sürecin, geçmişte uygulanan ırkçı yasa ve politikaların sona erdirilmesi için tarihi bir fırsat sunduğunu kaydetti. Ancak Şam iktidarının bu fırsatı değerlendirmek yerine eski dışlayıcı politikaları sürdürdüğü vurgulandı. Ortak açıklamada, Şam hükümetinin “Suriye Halk Meclisi Seçimleri” adı altında ilan ettiği sürecin demokratik bir seçim olmadığı, halk iradesini yok sayan bir atama mekanizması olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Bu durum, ulusal ve siyasi dışlama mekanizmalarının yeniden üretilmesidir. Aynı zamanda Kürtlere karşı ırkçı projeleri de pekiştirmektedir” denildi.</p>

<p></p>

<p>‘ARAP KEMERİ’Nİ AMAÇLAYAN İSİM ÜZERİNDEN TEPKİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklamada özellikle Serêkaniyê adına “Arap Kemeri” politikalarıyla ilişkilendirilen bir kişinin temsilci olarak atanması eleştirilerek, bunun demografik değişim politikalarının meşrulaştırılması anlamına geldiği belirtildi. Açıklamada “Böylece bölgede normal bir durum varmış gibi gösterilmeye ve demografik değişim projelerinin sonuçları yok sayılmaya çalışılıyor. Bu da Şam hükümetinin kötü niyetlerinin açık bir göstergesidir” vurgusu yapıldı.</p>

<p></p>

<p>‘KABUL ETMİYORUZ’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>210 sandalyeli Suriye Parlamentosu’nda Kürtlere yalnızca 4 sandalye verilmesinin “açık bir hak ihlali” olduğu ifade edilen açıklamada, “Rojavayê Kürdistan’daki Kürt halkı, tarihi ve asli bir bileşendir; nüfus oranı Suriye genel nüfusunun yüzde 20’sinden az değildir. Bugün sistematik atamalar yoluyla gerçek sesinden ve ulusal karar alma süreçlerindeki ortaklık hakkından mahrum bırakılmaktadır. Bu temelde biz Kürt siyasi güçleri ve partileri olarak bu atamaları her şekilde reddettiğimizi vurguluyoruz. Mevcut dağıtım mekanizmasını, Kürt davasını yok etmeyi amaçlayan ırkçı politikaların devamı olarak görüyoruz” ifadelerine yer verildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>EN AZ 40 SANDALYE OLMALI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Partiler, Kürtlerin nüfus oranına uygun biçimde parlamentoda en az 40 sandalye ile temsil edilmesi gerektiğini belirterek, 4 sandalyenin kabul edilmesinin Kürtlerin gelecekte devlet kurumlarındaki temsiline de olumsuz yansıyacağını dile getirdi. Siyasi partiler şunları ifade etti: “4 sandalyeyi kabul etmek, haklarımızdan siyasi olarak vazgeçme kararı anlamına gelir. Bu durum gelecekte bakanlıklar, yargı kurumları, diplomatik temsilcilikler ve üst düzey devlet görevlerinde Kürtlerin payının da bu anlayışla belirlenmesine yol açacaktır. Böyle bir tutumu benimseyen taraflar, Kürt halkı karşısında bunun tarihsel sorumluluğunu taşıyacaktır.</p>

<p></p>

<p>‘MÜCADELEMİZ SÜRECEK’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz ki verilen sandalyeler Kürt halkının özgür iradesini temsil etmemektedir; hiçbir Kürt tarafı bunu kabul etme yetkisine ve halk adına vekâlete sahip değildir. Bu durum, Kürt halkının Suriye’deki haklarının güvence altına alınması talebine hizmet etmemektedir.”</p>

<p></p>

<p>Açıklamanın sonunda, Kürt parti ve kuruluşlarının, Suriye’de gerçek ulusal ortaklığın sağlanması ve Kürt halkı ile tüm Suriye bileşenlerinin meşru haklarını güvence altına alan modern bir anayasanın oluşturulması için, tüm demokratik güçlerle birlikte barışçıl ve halk temelli mücadelelerini sürdürecekleri belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ortak açıklamaya PYD, Kongra Star, TEV-DEM ve çok sayıda Kürt siyasi parti ve sivil oluşumu olmak üzere toplam 24 parti ve kuruluş imza attı.</p>

<p></p>

<p>Açıklamayı imzalayan parti ve kuruluşlar:&nbsp;</p>

<p></p>

<p>“*Partiya Yekîtiya Demokratîk (PYD)</p>

<p></p>

<p>*Kongra Star</p>

<p></p>

<p>*Partiya Kesk a Demokrat</p>

<p></p>

<p>*Partiya Lîberal a Kurd li Suriyeyê</p>

<p></p>

<p>*Partiya Komunîst a Kurdistanê</p>

<p></p>

<p>*Partiya Demokratîk a Kurdistan-Suriye</p>

<p></p>

<p>*Partiya Demokrat a Kurdî-Suriye</p>

<p></p>

<p>*Partiya Gel a Kurdî Suriye</p>

<p></p>

<p>*Partiya Çep a Demokrat Kurdî li Suriye</p>

<p></p>

<p>*Şepêla Pêşerojê ya Kurdistanê</p>

<p></p>

<p>*Partiya Guhertina Demokratîk a Kurdistanê</p>

<p></p>

<p>*Tevgera Nujen a Kurdistan</p>

<p></p>

<p>*Yekîtiya Kedkarên Kurdistanê</p>

<p></p>

<p>*Partiya Rêkeftina Demokratîk a Suriyê</p>

<p></p>

<p>*Tevgera Çaksaz a Suriyeyê&nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Partiyaa Roj a Demoratî Kurd li Suriyê</p>

<p></p>

<p>*Partiya Biratî a Kurdistanî</p>

<p></p>

<p>*Partiya Nîdal a Demokrat</p>

<p></p>

<p>*Partiya Demokrat a Kurdistanî-Rojava</p>

<p></p>

<p>*Partiya Kombûna Niştimanî Kurdistan li Suriyê</p>

<p></p>

<p>*Partiya Demokratîk a Kurdî li Suriye (El Partî)</p>

<p></p>

<p>*Partiya Yekîtiya Demokratîk a Kurdî li Suriyê</p>

<p></p>

<p>*Tevgera Civaka Demokratîk</p>

<p></p>

<p>*Şepêla Çavsaz a Suriyê.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 17:49:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/rojavali-partilerden-sam-a-ortak-tepki-h105870.html">Rojavalı partilerden Şam&amp;#039;a ortak tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/gazeteci-huseyin-aykol-un-mezari-ziyaret-edildi-h105869.html</link>
		<title>Gazeteci Hüseyin Aykol&amp;#039;un mezarı ziyaret edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gazeteci ve yazar Hüseyin Aykol&#039;un çalışma arkadaşları, ailesi ve sevenleri, mezarını ziyaret etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Gazeteci ve yazar Hüseyin Aykol'un çalışma arkadaşları, ailesi, mücadele arkadaşları ve sevenleri, Ankara'nın Yenimahalle’de bulunan Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarını ziyaret etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Aykol'un, mezarı ve çevresi çiçeklerle donatıldı. Aykol'un mücadele arkadaşları, mücadelelerini devam ettireceklerini yineledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 17:48:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/gazeteci-huseyin-aykol-un-mezari-ziyaret-edildi-h105869.html">Gazeteci Hüseyin Aykol&amp;#039;un mezarı ziyaret edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kobandeki-600-efrnli-aile-evlerine-dondu-h105868.html</link>
		<title>Kobanêdeki 600 Efrînli aile evlerine döndü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yerlerinden edilen Efrînli ailelerden oluşan 600 aile, evlerine geri döndü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Efrîn’de yerlerinden edilenlerin dönüşü ile ilgili devam eden süreç kapsamında 600 aile daha evlerine döndü. Kobanê’de dokuz yıldır yaşayan 600 aileden oluşan grup, sabah saatlerinde evlerine geri döndü. Grup&nbsp;yola çıktıktan sonra Kobanê Bölgesi Yöneticisi Îbrahîm Mislim ile Kobanê Özerk Yönetimi Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Mizgîn Xelîl tarafından açıklama yapıldı.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, Suriye Geçici Hükümeti’nden bir heyet, Hesekê İç Güvenlik Güçleri Komutan Yardımcısı Siyamend Efrîn, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed ve Kobanê yönetiminden bir heyet de hazır bulundu. Açıklamada, yerinden edilen tüm yurttaşların Kurban Bayramı öncesi evlerine dönmesinin planlandığı belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yaklaşık 400 aileden oluşan ilk grup 9 Mart’ta, yaklaşık 200 aileden oluşan ikinci grup 4 Nisan’da, yaklaşık 800 aileden oluşan üçüncü grup 14 Nisan’da, bin kişilik dördüncü grup ise 11 Mayıs’ta Efrîn’e dönmüştü.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 17:47:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kobandeki-600-efrnli-aile-evlerine-dondu-h105868.html">Kobanêdeki 600 Efrînli aile evlerine döndü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/dersimde-baharin-rengi-kuslar-h105867.html</link>
		<title>Dersimde baharın rengi: Kuşlar</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yoğun yağış alan kış mevsiminin ardından tabiatın yeşerdiği Dersim’de, birçok göçmen kuş türü de üreme ve beslenme alanlarına döndü]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dersim, Munzur Vadisi ve Pülümür Vadisi başta olmak üzere, dağları, vadileri ve akarsu kaynakları ile zengin bir biyoçeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. 2 bin 500’ü aşkın endemik bitki türünün saptandığı Munzur Havzası birçok yaban hayvanı yaşam alanıyken, ekolojik zenginliği ile göz kamaştırıyor.</p>

<p>Dersim aynı zamanda bölgede en fazla bitki türü ve yaban hayvanı popülasyonuna sahip il olma özelliğini koruyor.</p>

<p>Yoğun yağış alan kış mevsiminin ardından tabiatın yeşerdiği Dersim’de, birçok göçmen kuş türü de üreme ve beslenme alanlarına döndü. Gazetemiz Yeni Yaşam Dersim muhabiri Duygu Kıt’ın çektiği fotoğraflar, baharın güzelliğini gözler önüne seriyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 12:22:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/dersimde-baharin-rengi-kuslar-h105867.html">Dersimde baharın rengi: Kuşlar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/asayis/istanbul-merkezli-isid-operasyonu-110-gozalti-h105866.html</link>
		<title>İstanbul merkezli IŞİD operasyonu: 110 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[asayis]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul merkezli üç ilde düzenlenen IŞİD operasyonunda 110 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul polisi bazı IŞİD yanlılarının küçük çocuklara ders verdiğini belirledi. Ayrıca örgütle iltisaklı faaliyet nedeniyle cezaevinde olanlara para toplandığı tespit edildi.</p>

<p>İstanbul dahil üç ilde belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda 110 şüpheli gözaltına alındı. Dört tüfek, 90 mermi, yasaklı yayın ve dokümanlara el konuldu. Hakkında gözaltı kararı çıkarılan iki kişiyse aranıyor.</p>

<p>İstanbul başsavcılığı da örgüt yanlısı faaliyet yürüten İshak Baysal ve Tekin İreç’in örgüt yanlılarına Sultanbeyli, Kartal ve Sancaktepe ilçelerinde&nbsp;‘ders ve sohbet’&nbsp;düzenlediğini belirtti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 12:21:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/asayis/istanbul-merkezli-isid-operasyonu-110-gozalti-h105866.html">İstanbul merkezli IŞİD operasyonu: 110 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-buyuksehir-belediyesi-ne-17-milyon-lira-atik-h105865.html</link>
		<title>Ankara Büyükşehir Belediyesi&amp;#039;ne 1,7 milyon lira &amp;#039;atık su&amp;#039; cezası</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) Mogan Gölü’ne yağmur suyu hattı aracılığıyla atık su deşarj ettiği gerekçesiyle 1 milyon 678 bin lira ceza kesti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bakanlığın açıklamasına göre ABB’ye bağlı Mogan Parkı’daki tenis kortlarının yanındaki yağmur suyu hattıyla atık su deşarjının yapıldığı belirlendi.</p>

<p>Gölbaşı İlçesi Hacılar Mahallesi’ndeki köprü yapımı sırasında oluşan atık suların arıtılmadan yağmur suyu hattına bağlanıp Mogan Gölüne deşarj edildiği belirlendi.</p>

<p>Gölün özel çevre koruma bölgesi olması nedeniyle&nbsp;ABB’ye iki katı yaptırımla 1 milyon 678 bin lira idari ceza kesildi. Ayrıca bakanlık sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 12:20:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-buyuksehir-belediyesi-ne-17-milyon-lira-atik-h105865.html">Ankara Büyükşehir Belediyesi&amp;#039;ne 1,7 milyon lira &amp;#039;atık su&amp;#039; cezası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-bogazi-nda-gemi-trafigi-askida-h105864.html</link>
		<title>İstanbul Boğazı&amp;#039;nda gemi trafiği askıda</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiği geçici olarak çift yönlü askıya alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Açık Deniz Yat ve Yarış Kulübü tarafından 7’nci Uluslararası Cumhurbaşkanlığı Yat Yarışları’nın ikinci ayağı olan Kurtuluş Kupası, İstanbul Boğazı’nda düzenleniyor.</p>

<p>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü bu nedenle Boğaz’daki gemi trafiğinin çift yönlü ve geçici olarak askıya alındığını duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 12:19:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-bogazi-nda-gemi-trafigi-askida-h105864.html">İstanbul Boğazı&amp;#039;nda gemi trafiği askıda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tekirdag-da-1200-kilo-sakatat-imha-edildi-h105863.html</link>
		<title>Tekirdağ&amp;#039;da 1200 kilo sakatat imha edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tekirdağ’da sağlık koşullarına uygun olmayan 1200 kilo sakatat imha edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Jandarma Çorlu gişelerinde durdurduğu 34 DT 7566 plakalı araçta ambalajı yırtık, bozulmuş ve koku yayan sakatat buldu.</p>

<p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü çalışanlarıyla zabıta menşesi belirsiz ve sağlıksız olduğu belirlenen 1200 kilo sakatatı katı atık tesisinde imha etti. Olayla bağlantılı kişiler hakkında yasal işlem başlatıldı.&nbsp;</p>

<p>İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy etiket bilgisi ve izlenebilirliği olmayan gıdaların satın alınmaması gerektiğini vurguladı, vatandaşları şüpheli durumlara karşı uyardı.</p>

<p>Hakkında işlem başlatılan kişilerle ilgili detaylı bilgi verilmedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 19 May 26 12:18:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tekirdag-da-1200-kilo-sakatat-imha-edildi-h105863.html">Tekirdağ&amp;#039;da 1200 kilo sakatat imha edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bayindir-dilimizle-onurlu-bir-barisi-getirecegiz-h105862.html</link>
		<title>Bayındır: Dilimizle, onurlu bir barışı getireceğiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adana&#039;da dil şölenine katılan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, &quot;Varlığımız, renklerimiz, kimliğimiz, stranlarımız, klamlarımız ile onurlu bir barışı getireceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Anavarza Kültür ve Sanat Derneği öncülüğünde, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla Adana'nın Seyhan İlçesine bağlı İsmetpaşa Mahallesi'nde bulunan İsmetpaşa Parkı'nda şölen gerçekleştirildi. Şölene Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın konuşmacı olarak katıldığı şölene Adana Demokratik Kurumlar Platformunun bileşenlerinin üyelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p></p>

<p>Şölen, “Çerxa Şoreşe”marşı eşliğinde saygı duruşuyla başlayan şölende kitle, sık sık "Biji Serok Apo" sloganı attı. Saygı duruşu sonrası konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, kitlenin 15 Mayıs Kürt Dil Bayramını kutlayarak, anadilin önemine değindi.</p>

<p></p>

<p>'BU İNKARIN BİTMESİ İÇİN DİRENECEĞİZ'</p>

<p></p>

<p>"Kürtçe, yapılan bilimsel araştırmalara göre dünyada en zengin diller arasında 8’inci sırada" diyen Bayındır, "Bunun için kendimize, dilimize güvenelim. Anneler burada, dilin mimarları anneler, sizlersiniz. Sizlerin sayesinde dilimiz bugün bu seviyede. Bundan sonra tarihi bir eşikteyiz. &nbsp;Burada gençlerde var. Bu dilin yükü sadece annelerin omuzunda değil. Artık yük gençlerin omuzunda. Gençler Kürtçeyi yaşatmaya hazır mısınız? Evet, artık dönem her yerde, her mahallede dil meclislerimizi kurma dönemi. Elbet bu inkarın bitmesi için direneceğiz. Kimliğimiz ve dilimize karşı zulme ve inkara karşı direneceğiz. Buna şüphe yok" dedi.</p>

<p></p>

<p>‘DEVLET DİLİMİZİ KABUL ETMEK ZORUNDA’</p>

<p></p>

<p>Bayındır konuşmasını şöyle sürdürdü. "Artık bu meydan, sokak, parklar bizim okullarımız olmalı. Buralardan stranlarımız, klamlarımız dilimiz ile yükselmeli. Yaşamı kendi dilimize ile yeniden yaratmamız gerek. Sadece parti ve kurumlarda değil, her yerde Kürtçe konuşmalı ve konuşturtmalıyız. Çocuklara Kürtçe öğretmemiz gerek. Kimse bunun önünde engel olamaz. Burada 4 saat Kürtçe eğitim görsek kimse engel olmaz. Engel olmaya kalkışanlara karşı da buradayız. Devlet, dilimizi kabul etmek zorunda. Bir süreç varsa ve bu süreç bir yüz yıllık çözüm getirecekse dilimizin kabul edilmesi gerek. Kürtçe Kürtlerin sadece dili değil kültürüdür. Kimse küçük dar hesaplar ile bu sürece yaklaşmamalı. Varlığımız, renklerimiz, kimliğimiz, stranlarımız, klamlarımız ile onurlu bir barışı getireceğiz. Bunu direniş ve mücadele ile yapacağız. Her yerde, her sokağı, her evi bir okula çevirelim. Sadece 15 Mayıs’ta değil her günü bayrama dönüştürelim. Kürtlerin yaşadığı her yerde bu dil yaşam bulsun. Kürt Dil Bayramı’mız binlerce kez kutlu olsun."</p>

<p></p>

<p>Bayındır'ın konuşması ardından dengbej divanı ile Anavarza Kültür ve Sanat Derneği üyesi sanatçılar sahne aldı. Çekilen halaylara Bayındır da eşlik etti. Şölen halaylarla son buldu.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 23:27:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bayindir-dilimizle-onurlu-bir-barisi-getirecegiz-h105862.html">Bayındır: Dilimizle, onurlu bir barışı getireceğiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/besiktas-baskani-adali-senol-gunes-le-calismayi-dusunmuyorum-h105861.html</link>
		<title>Beşiktaş Başkanı Adalı: Şenol Güneş&amp;#039;le çalışmayı düşünmüyorum</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, teknik direktör Sergen Yalçın’ın ayrılığının ardından takımın başına geleceği konuşulan Şenol Güneş hakkında “Ben şahsen Şenol hocayla çalışmayı düşünmüyorum, onu da çok net bir şekilde söyleyeyim” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ligi bu sezon 60 puanla dördüncü tamamlayan siyah beyazlı kulüpte gözler, Adalı ile Yalçın arasındaki görüşmedeydi.</p>

<p>Toplantıdan Yalçın’la ayrılık kararı çıktı. Karar, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na&nbsp;bildirildi.</p>

<p>‘Sergen Yalçın tepkilere göğüs gerek durumda olmadığını söyledi’</p>

<p>Adalı, Yalçın’ın ayrılığı ardından BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde özetle şöyle konuştu:</p>

<p>* Kötü bir sezon geçirdik. Dolayısıyla da tepkiler oldu. Hocanın en fazla takıldığı hadise de bu. Önümüzdeki sene de bu tepkiler olacaktır. Canı yanan taraftar bağıracak, biz bunu her zaman saygıyla karşıladık. Bunları konuştuğumuzda da hoca da önümüzdeki sene bu tepkilere göğüs gerecek durumda olmadığını söyledi. Dolayısıyla karşılıklı olarak konuştuk, yollarımızı ayırdık.</p>

<p>‘Çok kısa bir zamanda da bir teknik direktörümüz olacak’</p>

<p>* Son üç senede, dört senede Beşiktaş, yani camiamız haklı, taraftarımız haklı. Tepki göstermekte de haklılar.&nbsp;</p>

<p>* Çok kısa bir zamanda da bir teknik direktörümüz olacak. Şu andan itibaren başladık. Kimse de merak etmesin.</p>

<p>‘Sergen Yalçın hiçbir şekilde tazminat talep etmedi’</p>

<p>* Hoca hiçbir şekilde tazminat talep etmedi. Hatta haziranda ödeyeceğimiz maaşını da istemedi. Mayıs maaşını zaten ödeyeceğiz. Ekibinin ödemesini de ben teklif ettim. Çocukların bir şeyi yok. Onlara teşekkür mahiyetinde bir şeyler yapacağız. Helalleşeceğiz, ayrılacağız.</p>

<p>‘Şenol hocayla aylardır telefonda bile görüşmedik’</p>

<p>* Ben Şenol hocayı çok severim. Beraber de çalıştık. Sergen hocadan sonra bu tarz şeylerde büyük konuşulmaz ama ben şahsen Şenol hocayla çalışmayı düşünmüyorum. Onu da çok net bir şekilde söyleyeyim. Yazıyorlar, çiziyorlar. Şenol hocaya da çok ayıp ediyorlar. Görüşmedik, etmedik. Hatta aylardır telefonda bile görüşmedik. Şenol hocaya da ayıp etmesinler.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 20:01:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/besiktas-baskani-adali-senol-gunes-le-calismayi-dusunmuyorum-h105861.html">Beşiktaş Başkanı Adalı: Şenol Güneş&amp;#039;le çalışmayı düşünmüyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/lubnan-israil-saldirilarinda-olu-sayisi-3-bini-asti-h105860.html</link>
		<title>Lübnan: İsrail saldırılarında ölü sayısı 3 bini aştı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda ölü sayısının 3 bin 20’ye ulaştığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 15 Mayıs’ta 45 gün uzatılan ateşkese karşın Hizbullah hedeflerini vurduğu gerekçesiyle Lübnan’a saldırılarını sürdürüyor.&nbsp;</p>

<p>Bugünkü açıklamaya göre ölü sayısı 32 artarak 3 bin 20’ye, yaralı sayısıysa 9 bin 273’e ulaştı.&nbsp;</p>

<p>İsrail’in Lübnan’a saldırıları ve ateşkes</p>

<p>İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p>

<p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin üç hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p>

<p>ABD arabuluculuğunda iki ülkenin haziran başında dördüncü tur görüşmeler için masaya oturması kararlaştırılmıştı.</p>

<p>Ateşkese rağmen İsrail ordusu başta Lübnan’ın güneyine saldırılarını sürdürürken Hizbullah da ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini vuruyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 20:00:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/lubnan-israil-saldirilarinda-olu-sayisi-3-bini-asti-h105860.html">Lübnan: İsrail saldırılarında ölü sayısı 3 bini aştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kurtay-ve-arkadaslari-mrdnde-anildi-h105859.html</link>
		<title>Kurtay ve arkadaşları Mêrdînde anıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’ndeki işkenceye karşı yaşamlarına son veren Ferhat Kurtay ve arkadaşları Qoser&#039;de anıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 Askeri Darbesi döneminde işkence merkezine dönüştürülen Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi'nde Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öner ile birlikte bedenini ateşe veren Ferhat Kurtay’ın Mêrdîn'in Qoser (Kızıltepe) ilçesindeki mezarı başında anma gerçekleştirildi. Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği’nin (MEBYA-DER) &nbsp;öncülüğünde gerçekleştirilen anmaya, Kurtay’ın ailesi, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada, sık sık “Şehîd namirin” sloganı atıldı. Kurtay’ın mezarına kırmızı güller bırakıldıktan sonra konuşan Mêrdîn MEBYA-DER Eşbaşkanı Salih Kuday, Mayıs ayında Kürdistan’ın dört bir yanında eylemlerin olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kuday, şöyle devam etti: “Mayıs ayı şehitler ayıdır. Amed Cezaevi’nde yapılan işkencelerin dünyada örneği yok. Oradaki arkadaşların deyimiyle ‘dönemi ne bir gazete ne de bir kitap yazabilir.’ Kürt hareketi ve öncüleri bu vahşete karşı nasıl direnilmesi gerektiğini herkese gösterdi. Mayıs ayında çok bedeller verildi. Mayıs ayında Kürt mücadelesi için bedeller veren arkadaşlarımızın hepsi adeta anlaşmış gibilerdi. İşkencelere verdikleri cevaplarla dünyayı ve düşmanlarını bile hayrete düşürdüler. Buradan başta Dörtler’e sonra da tüm şehitlerimize diyoruz ki mücadeleyi sürdüreceğiz."&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ardından konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Kamuran Tanhan, "O gün cezaevinde yaşananlara karşı onların hiçbir silahı yoktu. Onların tek silahı bedenleriydi ve bedenlerini ateşe vererek cevap verdiler. Kürt halkı için yaşamını yitiren herkes Kürt halkı büyük bir onurdur. İnanıyoruz ki Sayın Abdullah Öcalan'ın başlatmış olduğu süreç de bu bedeller sayesinde olmuştur. Bugün Kürt halkı özgürlüğe doğru yürüyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Anmada konuşan Kurtay'ın kardeşi Mehmet Ferit Kurtay da, katılımcılara teşekkür ederek, "Kürt halkının başı sağ olsun" dedi. Anma, okunan dualarla sona erdi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 19:59:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kurtay-ve-arkadaslari-mrdnde-anildi-h105859.html">Kurtay ve arkadaşları Mêrdînde anıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/iki-cocuk-fenerbahceliler-dernegi-nde-yangin-cikardi-galatasarayliyim-h105858.html</link>
		<title>İki çocuk Fenerbahçeliler Derneği&amp;#039;nde yangın çıkardı: Galatasaraylıyım, sevmiyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bursa’da Fenerbahçeliler Derneği’nde yangın çıkaran bir çocuk, kendisini “Galatasaraylıyım, sevmiyorum Fenerbahçe’yi. O yüzden yaktım” diye savundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İnegöl’de bir pasajda Fenerbahçeliler Derneği’nde dün 18:00 sıralarında yangın çıktı. İddiaya göre pasaja giren iki çocuk ,derneğin bahçe kısmındaki sandalyeler ve perdeleri çakmakla tutuşturup kaçtı.</p>

<p>Görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda itfaiye ve polis sevk edildi. Ekipler yangını müdahale edip söndürdü.</p>

<p>Görüntülerde kaçan çocukların 12 yaşındaki Baran K. ve yedi yaşındaki Münür Ç. olduğu belirlendi. Polislerce alınan çocuklar, ifadelerinin ardından ailelerine teslim edildi.</p>

<p>DHA‘nın haberine göre çocuklardan Baran K. ifadesinde&nbsp;“Ben Galatasaraylıyım, sevmiyorum Fenerbahçe’yi. O yüzden yaktım”&nbsp;dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 15:51:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/iki-cocuk-fenerbahceliler-dernegi-nde-yangin-cikardi-galatasarayliyim-h105858.html">İki çocuk Fenerbahçeliler Derneği&amp;#039;nde yangın çıkardı: Galatasaraylıyım, sevmiyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/besiktas-ta-sergen-yalcin-donemi-bitti-h105857.html</link>
		<title>Beşiktaş&amp;#039;ta Sergen Yalçın dönemi bitti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Beşiktaş teknik direktör Sergen Yalçın’la yollarını ayırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ligi bu sezon 60 puanla dördüncü tamamlayan siyah beyazlı kulüpte gözler, başkan Serdar Adalı ile Yalçın arasındaki görüşmedeydi.</p>

<p>TRT Spor‘a göre toplantıdan Yalçın’la ayrılık kararı çıktı. Resmi açıklama bugün yapılacakmış.</p>

<p>Beşiktaş’ın Futbol Takımları Koordinatörü Serkan Reçber’le de yollarını ayırdığı belirtiliyor.</p>

<p>Yalçın, Ağustos 2025’te ikinci kez takımın başına gelmişti. Teknik adam, Beşiktaş’taki ilk teknik direktörlük döneminde (2020’de) birer Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşamıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 15:50:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/besiktas-ta-sergen-yalcin-donemi-bitti-h105857.html">Beşiktaş&amp;#039;ta Sergen Yalçın dönemi bitti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/silahsizlanma-ve-baris-arasinda-kurt-meselesi-calismasinin-h105856.html</link>
		<title>Silahsızlanma ve Barış Arasında Kürt Meselesi çalışmasının tanıtımı yapıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Heinrich Böll Stiftung Vakfı Türkiye Temsilciliği tarafından hazırlanan “Silahsızlanma ve Barış Arasında Kürt Meselesi” başlıklı çalışmanın tanıtımı yapıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Heinrich Böll Stiftung Vakfı Türkiye Temsilciliği, İstanbul'daki bir otelde “Silahsızlanma ve Barış Arasında Kürt Meselesi” başlığıyla hazırladığı kitabın tanıtımını yaptı. Kürt sorunu ve Ortadoğu üzerine çalışma yürüten isimlerin yazılarının yer aldığı çalışmanın tanıtımının yapıldığı toplantıya çok sayıda gazeteci, yazar ve akademisyen katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Toplantının açılış konuşmasını Heinrich Böll Vakfı Türkiye Temsilciliği Direktörü Dr. Dawid D. Bartelt, Kürt sorununa dair bir yıldan fazladır devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde AKP-MHP iktidarının atması gereken adımları atmadığını söyledi. Barlet, “Kürt sorunu sadece Türkiye’yi değil, Tüm bölgeyi ilgilendiren bir konudur. Bundan dolayı sahip çıkılması gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Ardından Gazeteci Şirin Payzın’nın moderatörlüğünü üstlendiği “Türkiye'nin Kürt Sorunundaki Durumu ve Bölgeye Etkisi” başlığı altında dinleyicilerin de katılımıyla soru-cevap tartışması yürütüldü. Tartışmada, Siyaset Bilimci Arzu Yılmaz ve Doç. Dr. Vahap Coşkun konuşmacı olarak yer aldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘SÜRECİ BAŞLATAN DİNAMİKLER DÖNÜŞTÜ’</p>

<p></p>

<p>Şirin Payzın’ın sürecin “tıkanmasına” yönelik yorumlara değinerek, Türkiye’nin Amerika ve İran arasındaki savaşı ve Devlet Bahçeli’nin sürece dair 7 ayrı başlıkta kendi yol haritası ve Abdullah Öcalan’ın statüsüne dair açıklamasını hatırlatarak, “Süreci nerede görüyorsunuz” diye sordu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘TRUMP, ERDOĞAN’DAN NE ALMIŞ OLABİLİR’</p>

<p></p>

<p>Süreç tartışmalarına değinen Arzu Yılmaz, “Türkiye'nin batısında bu süreç gündem bile değil. Buna mukabil Kürdistan coğrafyasının içine alacak bir şekilde gündemde bundan başka bir şey yok. Kürtler neyin nereye gittiğini nasıl olduğunu biliyor. Sürecin sadece bölgesel dinamiklerle açıklanamayacağını reddetmemekle birlikte bir bölgesel altüst oluş var. Buna paralel olarak Kürt ve Türk aktörlerin bu bölgede neyin nasıl olması gerektiğine ilişkin bir projeksiyonları var ve bu projeksiyonları ortaklaştırma girişimi bu. Ben buna Kürt-Türk ittifakı diyorum. Sürecin tıkanmasının da bana göre temel nedeni süreci başlatan dinamiklerdeki dönüşüm” dedi.</p>

<p></p>

<p>SÜREÇTE TRUMP ROLÜ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin ABD ile ilişkilerine de değinen Arzu Yılmaz, “Türkiye'nin ve Erdoğan'ın sadece jeostratejik önemi üzerinden Türkiye'nin bugün Trump ve adamlarının nazarındaki değerini böyle bir rasyonel gerekçeye dayandırarak analiz etmek yaşamakta olduğumuzu bana yeterince açıklayıcı gelmiyor. Trump, Erdoğan’dan ne almış olabilir de bu kadar Erdoğan’a teveccüh gösteriyor sorusunun cevabı ben de yok. Trump’ın, Türkiye sempatisinin sürecin ilerlemesinde belirleyici bir faktör olduğu aşamaya geldik. Buna bağlı olarak da sürecin yavaş gitmesini mümkün kılan faktörlerin başında bana kalırsa bu geliyor” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>AKP’NİN TUTUMU- BAHÇELİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsüne yönelik sorulara ilişkin ise Vahap Coşkun, AKP’nin herhangi bir yasal değişiklik yapmadan, Abdullah Öcalan'a hukuki bir pozisyon atfetmeden fiili bir koordinatörlükle bu işi yürütmeye çalıştığını belirtti. Coşkun, “Abdullah Öcalan'ın çalışma koşullarının düzeltilmesi, onun akademisyenlerle, sivil toplum örgütleriyle, gazetecilerle müzakere etmesinin sağlanması üzerinden bir koordinatörlük tasavvur ediyor. Ama bugün Bahçeli'nin yapmış olduğu açıklama burada Bahçeli'nin elini yükselttiğini gösteriyor. Çünkü doğrudan ‘koordinatör Öcalan olacaktır’ diyor ve bu koordinatörlük de PKK'nin silahlarının tasfiyesiyle sınırlı olacaktır. Yani yine dikkat ederseniz orada herhangi bir şekilde Kürt meselesinin çözümünden söz edilmiyor. Öcalan'ın Kürtlerin temsilcisi gibi algılanmasının önüne geçiliyor. ‘Öcalan sadece PKK'nin temsilcisidir ve onun koordinatörüdür’ deniliyor. Böyle yeni bir süreç tasviri var” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Tartışma soru cevaplarla sona erdi.&nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 15:49:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/silahsizlanma-ve-baris-arasinda-kurt-meselesi-calismasinin-h105856.html">Silahsızlanma ve Barış Arasında Kürt Meselesi çalışmasının tanıtımı yapıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ohd-den-cezaevi-raporu-surecin-samimiyet-olcusu-hasta-tutsaklar-h105855.html</link>
		<title>ÖHD&amp;#039;den cezaevi raporu: Sürecin samimiyet ölçüsü hasta tutsaklar</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İç Anadolu’daki 13 cezaevindeki hasta tutsakların durumuna dair rapor hazırlayan ÖHD Ankara Şubesi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci&#039;nin samimiyet ölçüsünün hasta tutsaklar başta olmak üzere temel hakların güvence altına alınması olduğunu belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p>Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, İç Anadolu’daki cezaevlerinde tutulan hasta tutsakların maruz bırakıldığı sağlık hakkı ihlallerine ilişkin hazırladığı 6 aylık raporunu açıkladı. Dernek binasında düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan Hapishane Komisyonu üyesi Fatma Sürücü, raporun Afyon 1 No’lu T Tipi, Bolvadin T Tipi, Çorum L Tipi, Sungurlu T Tipi, Yozgat 1 ve 2 No’lu T Tipi, Kırşehir S Tipi ve yüksek güvenlikli, Eskişehir H Tipi, Kırıkkale F Tipi, Karabük T Tipi ile Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi ve Sincan 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki hasta tutsaklarla yapılan görüşmeler neticesinde hazırlandığını aktardı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Birçok cezaevinde tutsaklara “ağız içi arama” dayatıldığını ve kabul etmeyen tutsakların hastane sevklerinin iptal edildiğini belirten Fatma Sürücü, ameliyatların ise gerçekleştirilmeyerek sağlık hakkından fiilen mahrum bırakıldıklarını aktardı. Fatma Sürücü, "Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde mahpusların MR, mamografi, kolonoskopi gibi işlemler için 8 ay ile 1 yıl arasında beklemek zorunda bırakıldığı, Afyon Bolvadin T Tipi Hapishanede bulunan Önder Kormaz’ın iki yıldır göz doktoruna gidemediği ve buna gerekçe olarak Bolvadin’de göz doktoru bulunmadığının belirtildiği, ATK’ye sevk edildiği ancak hakkında henüz bir karar verilmediği, diğer hasta mahpusların ise ATK’ye götürülmediği ifade edilmiştir" dedi.</p>

<p></p>

<p>AĞIR HASTA TUTSAKLARIN DURUMU&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Afyon 1 No’lu T Tipi Cezaevi'nde tutulan yüksek tansiyon ve ağır şizofreni hastası olan Fevzi Adanır’ın, anjiyo olması gerektiği belirtilmesine rağmen tahliye talebinin reddedildiğine dikkat çeken Fatma Sürücü, "Yine Afyon 1 No’lu T Tipi Hapishanesinde bulunan İzzethan Aykut’un cilt hastalığı ve akciğer rahatsızlığı ile karaciğerlerinin iflas etme durumuna geldiği, ayrıca kronik astımının ve vertigosunun olduğu ifade edilmiştir. Kırşehir S Tipi Hapishanede tutulan ağır kalp hastası Cemil İvrendi’nin şartlı tahliyesinin defalarca ertelendiği, düzenli kullanması gereken ilaçlara erişimde sorun yaşadığı aktarılmıştır. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede tutulan Orhan Çaçan’ın aort damar genişliği ve Hepatit-B hastası olmasına rağmen ağız içi arama dayatması nedeniyle hastaneye gidemediği belirtilmiştir. Yine Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede tutulan 70 yaşındaki Süleyman Şenyiğit’in sağ prostat ameliyatı geçirmiş, sol gözünde görme sıkıntısı olduğu, cezaevi koşullarında kalmasının kendisini zorladığı aktarılmıştır" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bulunan Yücel Kaya’nın gerekli tedavinin gecikmesi nedeniyle sağ gözünde yüzde 90 görme kaybı yaşadığını aktaran Fatma Sürücü, sağlık hakkına erişimi engellenen hasta tutsakların durumunu şöyle sıraladı:&nbsp;</p>

<p></p>

<p>"*Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nde bulunan Yılmaz Çerçel’in de engelli ve psikolojik sorunları bulunmasına rağmen koşullu salıverilmesinin uzatıldığı belirtilmiştir. Raporda, ağır hasta mahpusların cezaevi koşullarında tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkını tehdit eden sonuçlar doğurduğu vurgulanmaktadır.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutulan Mehmet Tahir Avcı, yüzde 40 oranında engelli raporunun bulunduğunu belirtmiştir. Ayrıca iki kez kalp krizi geçirdiğini, iki damarına stent takıldığını ve bir damarının hâlen tıkalı olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanı sıra mide rahatsızlıkları, epilepsi, hepatit B ve hipertansiyon gibi çeşitli sağlık sorunlarının bulunduğunu dile getirmiştir.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Sabri Yavuz’un 74 yaşında olduğu, Hepatit-B, prostat, apandisit ve safra kesesinden kaynaklı sağlık sorunlarının olduğu iletilmiştir. 2025 yılı Şubat ayı sonlarında ağzından kan geldiği, teşhis konulamadığı; ancak &nbsp;akciğer ya da karaciğer kaynaklı olabileceğinin düşünüldüğü aktarılmıştır.</p>

<p></p>

<p>*Sincan T Tipi Kadın Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan Pınar Tikit’in beyninde tümör olması ve felç riski bulunmasına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararları ile şartlı tahliyesinin engellendiği ve tahliye edilmediği aktarılmıştır.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Yine Sincan T Tipi Kadın Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan Selver Yıldırım’ın sağ gözünde tamamen görme kaybı olduğu, sol gözünde de görme oranının yüzde onun altına düştüğü ve halihazırda ilaçlarının Türkiye’de olmadığı belirtilmekte ve tedavisi devam ettirilmemektedir. Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde bulunan Kemal Özelmalı’nın Vernike Corsicov Hastalığı olduğu ve cezaevinde ciddi şekilde zorlandığı aktarılmıştır."</p>

<p></p>

<p>TAHLİYESİ ENGELLENEN HASTA TUTSAKLAR</p>

<p></p>

<p>Farklı cezaevlerinde tutulan hasta tutsaklardan Cemil İvrendi, Pınar Tikit ve Aydın Altığ'ın ağır sağlık sorunlarına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tahliyelerinin engellendiğinin altını çizen Fatma Sürücü, "Sağlık durumları hapishane koşullarında kalmaya elverişli olmayan bu mahpusların, keyfi kurul kararlarıyla cezaevinde tutulmaya devam edilmesi; cezalandırmanın ötesine geçen, yaşam hakkını ve insan onurunu doğrudan tehdit eden ağır bir hak ihlali niteliği taşımaktadır" diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ARTAN ŞÜPHELİ ÖLÜMLER</p>

<p></p>

<p>Cezaevlerinde ayrıca şüpheli ölümlerde artış olduğuna da dikkat çeken Fatma Sürücü, "Özellikle Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’nde son 3-4 ay içerisinde yaklaşık 10 intihar vakasının yaşandığı, son olarak A.T. isimli bir mahpusun yaşamını yitirdiği ve tüm bu vakaların şüpheli bulunduğu aktarılmıştır. Kırşehir S Tipi Hapishanesi’nde de sık sık intihar girişimlerinin yaşandığı, yakın zamanda iki mahpusun yaşamını yitirdiği, adli mahpusların sürekli kendilerine zarar verdiği ve geceleri koğuşlardan ağlama ile haykırma seslerinin yükseldiği belirtilmiştir. Raporda, özellikle S Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelerde uygulanan yoğun tecrit rejiminin mahpusların ruhsal bütünlüğü üzerinde yıkıcı sonuçlar yarattığı ve intihar riskini artırdığı açık biçimde ifade edilmektedir" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>HİJYEN ERİŞİMİ ENGELLENİYOR</p>

<p></p>

<p>Fatma Sürücü, söz konusu cezaevlerinde hijyen, sağlıklı gıda ve su erişiminin olmadığını belirtti. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bu sorunun uzun süredir devam ettiğini ifade eden Fatma Sürücü, şunları belirtti. "Aynı hapishanede odaların inşaat kalıntılarıyla dolu olduğu, hijyen malzemelerinin verilmediği ve mahpusların koridorları temizlemelerine dahi izin verilmediği belirtilmiştir. Benzer şekilde Bolvadin, Kırşehir S Tipi ve Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanelerinde de kötü yemek, sağlıksız beslenme, su kesintileri ve hijyen sorunlarının sistematik hale geldiği tespit edilmiştir. Hapishanelerde beslenme ve temiz suya erişim, kantin fiyatlarının fahiş pahalılığı, ürünlerin kalitesizliği, plastik araç ve gereç kullanımına zorlanma hususlarında sorun yaşandığı anlaşılmıştır. Hapishanelerin temizlenmediği, hijyen malzemelerinin verilmediği veya yetersiz olduğu, koku yapan tuvalet ve banyo giderleri için kapak imkanının sağlanmadığı, akan suya erişimin olmadığı, mahpuslara battaniye yıkama imkanının sağlanmadığı, demirbaş olarak verilen battaniyelerin cilt hastalıklarına sebep olduğu tespit edilmiştir."&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ÇIPLAK ARAMA DAYATMASI</p>

<p></p>

<p>Raporda yer alan cezaevlerinde kelepçeli muayene uygulamalarının yaygın olduğunu, hastane sevkleri sırasında ring araçlarında saatlerce bekletildiği ve doktor muayeneleri sırasında jandarmanın odada bulunduğunu aktaran Fatma Sürücü, "Sungurlu T Tipi Hapishanesi’nde bir mahpusun üstü soyularak çıplak arama yapılmak istenmesi nedeniyle hastaneye götürülmediği, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde ise mahpusların dış hastanelere sevk sırasında yaklaşık 7 saate varan sürelerle ring araçlarında kelepçeli bekletildiği belirtilmiştir. Raporda bu uygulamaların hem sağlık hakkını hem de insan onurunu ihlal ettiği vurgulanmaktadır" diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde cezaevlerindeki hasta tutsakların tahliye edilmemelerini “utanç” olarak nitelendiren Fatma Sürücü, "Sayın Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ruhuna da aykırı olarak hapishanelerden yaşam hakkı ihlallerinin gelmesi kabul edilemez. Bu sürecin samimiyetinin ölçüsü, cezaevlerindeki hak ihlallerine son verilmesi ve hasta tutsaklar başta olmak üzere temel hakların koşulsuz güvence altına alınmasıdır" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TALEPLER</p>

<p></p>

<p>&nbsp;Fatma Sürücü, yaşananlara karşı ÖHD'nin taleplerini ise şu şekilde sıraladı:</p>

<p></p>

<p>"*Hapishanelerde tecrit uygulamalarına son verilsin</p>

<p></p>

<p>*Aydınlatma, ısıtma, havalandırma gibi temel koşullar güvenlikçi değil insan odaklı düzenlensin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Hijyen ürünleri ücretsiz ve düzenli verilsin. Kadın mahpusların özgül sağlık ihtiyaçları karşılanmalı, tedaviye erişim engellenmesin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Başta özel diyet ihtiyacı olan hasta mahpuslar olmak üzere tüm mahpuslara hijyenik, yeterli ve uygun diyet yemekleri sağlansın. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Temiz ve yeterli içme suyuna erişim sağlansın. Paslı-kirli su sorunu giderilsin, hijyen malzemeleri ücretsiz verilsin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Mahpuslar hastanelere ring aracıyla değil sağlık araçlarıyla, bekletilmeden sevk edilsin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Sağlık durumu elverişli olmayan mahpuslarda 'toplum güvenliği' kriteri kaldırılsın, infaz erteleme süreçlerinde ayrımcılık olmasın. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Tam teşekküllü devlet hastaneleri de 'cezaevinde kalabilir/kalamaz' raporu verebilsin. Sağlık durumu elverişli olmayanlar gecikmeden tahliye edilsin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Şartlı tahliye süresi gelen mahpusların tahliyeleri İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla keyfi olarak engellenmesin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Ağız içi arama gibi onur kırıcı uygulamalar kaldırılsın. Tedavi için nakil talepleri keyfi reddedilmesin ve geciktirilmesin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Mahpuslar kelepçesiz ve mahremiyete uygun muayene edilsin. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Her cezaevinde kurum hekimliği modeli uygulanarak birinci basamak sağlık hizmetine erişim sağlansın. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Hapishanelerde yeterli sayıda hekim, diş hekimi, hemşire, psikolog, sosyal çalışmacı görevlendirilsin.</p>

<p></p>

<p>*Ağır hasta mahpusların infazına derhal ara verilsin."</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 15:48:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ohd-den-cezaevi-raporu-surecin-samimiyet-olcusu-hasta-tutsaklar-h105855.html">ÖHD&amp;#039;den cezaevi raporu: Sürecin samimiyet ölçüsü hasta tutsaklar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/aysegul-dogan-dem-parti-heyeti-nin-abdullah-ocalan-ile-gorusmesini-h105854.html</link>
		<title>Ayşegül Doğan: DEM Parti Heyeti&amp;#039;nin Abdullah Öcalan ile görüşmesini bekliyoruz</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin MYK toplantısında yaptığı açıklamada, önümüzdeki günlerde DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile görüşmesini beklediklerini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin basın toplantısı düzenledi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ayşegül Doğan açıklamada, önümüzdeki günlerde DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirmesini beklediklerini belirtti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 15:47:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/aysegul-dogan-dem-parti-heyeti-nin-abdullah-ocalan-ile-gorusmesini-h105854.html">Ayşegül Doğan: DEM Parti Heyeti&amp;#039;nin Abdullah Öcalan ile görüşmesini bekliyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/10-bankadan-altin-fiyati-tahmini-h105853.html</link>
		<title>10 bankadan altın fiyatı tahmini</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[ABD ve Avrupa’dan 10 banka altın fiyatı tahminlerini duyurdu. JPMorgan talepteki zayıflama nedeniyle altın öngörüsünü 5 bin 708 dolardan 5 bin 243 dolara düşürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD ve İran heyetleri, 8 Nisan’da varılan iki haftalık ateşkesten sonra 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da doğrudan görüşmüş fakat Hürmüz Boğazı konusunda anlaşamamıştı.</p>

<p>ABD yönetiminin İran’ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi Ortadoğu’daki gerilimin sürebileceği algısını güçlendirdi.</p>

<p>Ayrıca analistler, yüksek enflasyonun Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini artırdığını, bunun da altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını belirtti.</p>

<p>CNBC-e’nin haberine göre&nbsp;ABD merkezli JPMorgan 2026 için ortalama fiyat beklentisini 5 bin 708 dolardan 5 bin 243 dolara düşürdü.</p>

<p>10 bankanın 2026’da altın fiyatı beklentileri şöyle:</p>

<p>JPMorgan: 5 bin 243 dolar</p>

<p>ANZ Bank: 5 bin 600 dolar</p>

<p>Wells Fargo: 6 bin 100 ila 6 bin 300 dolar</p>

<p>UBS: 6 bin 200 dolar</p>

<p>Deutsche Bank: 5 bin 500 dolar</p>

<p>Societe Generale: 6 bin dolar</p>

<p>Morgan Stanley: 4 bin 600 dolar</p>

<p>Goldman Sachs: 5 bin 400 dolar</p>

<p>Citi: 5 bin dolar</p>

<p>HSBC: 4 bin 587 dolar</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 09:29:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/10-bankadan-altin-fiyati-tahmini-h105853.html">10 bankadan altın fiyatı tahmini</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/polis-yanlis-baskinda-cocugu-darp-etmisti-aile-suc-h105852.html</link>
		<title>Polis &amp;#039;yanlış&amp;#039; baskında çocuğu darp etmişti: Aile suç duyurusunda bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kanîreş&#039;te &quot;yanlış&quot; eve baskın düzenleyerek bir çocuğu darp eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Aile avukatı Yusuf Çakas, yaşananların cezasızlık politikası sonucu olduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Çewlîg’in Kanîreş (Karlıova) ilçesinde 13 Mayıs'ta Sedat Bahşi'nin evine baskın düzenleyen polisler, bir kolu kırık olan 15 yaşındaki çocuğa şiddet uyguladı. Polis şiddeti sonucu, çocuğun diğer kolu da çatladı. Kimlik kontrolünün ardından yanlış eve baskın düzenlendiği ortaya çıkarken, aile polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ailenin avukatı Yusuf Çakas, yaşananların "hata" olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Evin kapısının kırıldığı ve içeriye gaz bombası atıldığını belirten Çakas, "Polis ‘Hareket edersen vururum’ şeklinde tehditler savuruyor” dedi. Çakas, müvekkilinin kolunun kırık ve alçıya sarılı olduğuna işaret ederek, "Kolunda Azadî yazıyor. Bunu gören polis, şiddetin dozunu arttırıyor. Neredeyse bütün aileyi tehdit edip, darp ettikten sonra aradığı kişinin ismini soruyor. Baba o kişiyi tanımadıklarını söyleyince apar topar evden ayrılıyorlar. Ardından emniyet görevlilerinden eve gelen birkaç kişi ‘Yanlışlıkla oldu’ ve ‘Şikayetinizi başka şekilde yapın’ diyerek, aileyi yönlendiriyor" şeklinde yaşananları anlattı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU</p>

<p></p>

<p>Polisin "Ne yaparsak yapalım ceza almıyoruz" anlayışıyla hareket ettiğine dikkati çeken Çakas, "Bunlar bugüne kadar cezasızlık politikaları ile çok güzel korundular. Bundan sonra bunun gibi vakaların yaşanmaması için cezasızlık politikasının üzerine gidilmesi gerekiyor. İlgili polisin tamamen açığa alınması ve ilgililer hakkında ceza soruşturmasının yürütülmesi gerekiyor. Ayrıca devletin güvenlik görevlilerini hukuk çerçevesine çekmesi gerekiyor" dedi. "Doğru eve gitseler bile bu şekilde giremezler" diyen Çakas, "Müvekkilimiz şikayetçi oldu, bizler de şikayetçi olacağız. Bu hatalı eve girme sorunu değildir. Çocuğun kolunda yazılan Kürtçeye karşı bir reflekstir” diye belirtti.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 09:25:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/polis-yanlis-baskinda-cocugu-darp-etmisti-aile-suc-h105852.html">Polis &amp;#039;yanlış&amp;#039; baskında çocuğu darp etmişti: Aile suç duyurusunda bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bahceliden-surec-icin-yeni-oneri-yeni-bir-yol-haritasina-ihtiyac-h105851.html</link>
		<title>Bahçeliden süreç için yeni öneri: Yeni bir yol haritasına ihtiyaç var</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirterek, sürecin ilerlemesi için yeni bir yol haritasına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “mahkumiyet hali saklı kalmak üzere” yeni bir statüyle sürece dahil edilmesini önerdi.</p>

<p>TÜRKGÜN Gazetesi’ne konuşan Bahçeli, daha önce de gündeme getirdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini yineledi.</p>

<p>“Türkiye önemli bir eşiği aşmıştır”</p>

<p>Sürecin hedefinin doğru zamanda atılan adımlarla gerçeğe dönüşmeye başladığını belirten Bahçeli, Türkiye’de bu süreci mümkün kılacak siyasi, hukuki ve sosyal şartların bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun önemli bir işlev gördüğünü kaydeden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Daha demokratik, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye herkesin ortak arzusudur. Terörsüz Türkiye böylesi bir anlayıştan hareketle Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefinin stratejik kapısıdır. Türkiye önemli bir eşiği aşarak terör belasından tamamen kurtulmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürütmektedir.”</p>

<p></p>

<p>“Yeni aşama için yol haritası gerekli”</p>

<p>Bahçeli, süreçte yapılan açıklamaların ve atılan adımların kamuoyunda karşılıklı anlam kazanması konusunda iletişim eksikliği yaşandığını söyledi.</p>

<p>Bu nedenle yeni aşama için kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirten Bahçeli, devlet kurumlarının yetkilendirilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek, bir yandan da yasal ve idari düzenlemeleri yaparak barış ve kardeşliği, siyaseti ve demokratik değerleri öne çıkarmak terörsüz Türkiye hedefine ulaşma amacına hizmet edecektir.”</p>

<p>Parçalı yapıların süreci zorlaştıracağını savunan Bahçeli, bunun provokasyon riskini artırabileceğini belirterek, “örgütün kurucu önderi” ifadesinin özellikle bu nedenle kullanıldığını söyledi.</p>

<p>“Öcalan uygun bir statüyle teçhiz edilmeli”</p>

<p>Bahçeli, terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasında yaşanabilecek çok sesliliğin yeni yapılanmalara zemin hazırlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu nedenle muhatabın açık şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Öcalan için yeni bir statü önerisini şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Öcalan’ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır. ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir.”</p>

<p>“Koordinatörlük örgütün tasfiyesiyle sınırlı olacak”</p>

<p>Bahçeli, önerdiği koordinatörlük mekanizmasının kapsamına ilişkin de ayrıntı verdi.</p>

<p>Bu yapının yalnızca PKK’nın silah bırakması ve örgütsel tasfiye sürecini kapsayacağını belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecinin örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir.”</p>

<p>Bahçeli, bu statünün Kürtlerin temsilciliği ya da etnik hakların savunuculuğu anlamına gelmediğini de vurgulayarak, koordinatörlüğün yalnızca örgütün tasfiye süreciyle sınırlı kalacağını söyledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 08:27:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bahceliden-surec-icin-yeni-oneri-yeni-bir-yol-haritasina-ihtiyac-h105851.html">Bahçeliden süreç için yeni öneri: Yeni bir yol haritasına ihtiyaç var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-iran-gerilimi-de-korfezde-askeri-hareketlilik-de-artiyor-h105850.html</link>
		<title>ABD-İran gerilimi de Körfezde askeri hareketlilik de artıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD-İran hattında tehditler artarken dünya basını, Körfez ülkelerindeki hareketlilikten, ortaya çıkan “gizli” üslere birçok gelişmeyi gündeme taşıdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Körfez ülkelerindeki askeri hareketlilik ve ABD-İran hattında devam eden tehditler gündemdeki yerini koruyor. Ortadoğu’daki askeri ve diplomatik gerilim, savaşın yeniden başlama riskini de gündeme getirirken, ortaya çıkan gizli askeri üsler de uluslararası basında çokça tartışıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik drone saldırının ardından Abu Dabi kentindeki Barakah Nükleer Santrali yakınında çıkan yangın, uluslararası basında öne çıkan başlıklardan oldu. Konuyu gündemleştiren İngiltere merkezli Reuters, saldırıyı İran savaşının bir parçası olarak değerlendirerek savaşın çıkmaz içinde devam ettiğini&nbsp;yazdı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Saldırının enerji piyasalarında da etkisi oldu. Reuters ayrıca, müzakerenin tıkanmış gibi görünmesi ile birlikte petrol fiyatlarının yükseldiğini belirterek, Brent ham petrol fiyatlarının yüzde 1,24 artışla 110,62 dolara; Batı Teksas ham petrolün (WTI) ,de yüzde 1,75 artışla 107,26 dolara ulaştığını&nbsp;aktardı.</p>

<p></p>

<p>Drone saldırılarını bildiren ülkelerden biri de Suudi Arabistan oldu. Pakistan merkezli Arab News, Suudi Arabistan’ın Irak hava sahasından ülkeye giren üç dronu etkisiz hale getirdiğini açıkladığını&nbsp;yazdı.</p>

<p></p>

<p>TEHDİTLER DEVAM EDİYOR</p>

<p></p>

<p>Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları da basında tartışılan konulardan oldu. Trump, sahibi olduğu sanal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımlarda İran’a yönelik “İran için zaman daralıyor. Bir an önce harekete geçseler iyi olur, yoksa onlardan geriye bir şey kalmayacak” ifadelerini kullanması geniş yankı uyandırdı. Paylaşımları gündemine taşıyan haber ajanslarından biri olan ABD merkezli Bloomberg, İran’ın yarı resmi haber ajansına dayandırdığı haberinde, ABD’nin bir barış anlaşması için beş ana şart öne sürdüğünü aktardı. Habere göre, bu şartlar arasında zenginleştirilmiş uranyumun ABD’ye gönderilmesi, ABD’nin İran’a herhangi bir tazminat ödememesi ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının dörtte birinden azının kullanıma açılması yer alıyor. Diğer yandan Mehr Haber Ajansı’nın ise ABD’nin somut bir taviz sunmadığını ve savaş sırasında elde edemediği tavizleri almaya çalıştığı, bunun ise müzakereleri çıkmaza sürükleyeceğini yazdığı&nbsp;belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>GİZLİ ÜS İDDİALARI</p>

<p></p>

<p>Basında dikkat çeken bir diğer konu ise ABD merkezli The New York Times gazetesinin, Irak’taki gizli İsrail üslerine ilişkin haberi oldu. Habere göre İsrail, İran’a yönelik operasyonlarda kullanılmak üzere Irak’ın batı çöllerinde iki gizli askeri üs kurdu. Bu üslerin, Haziran 2025’te yaşanan ve 12 gün süren İsrail-İran savaşında da yakıt ikmali, hava desteği ve tıbbi müdahale amacıyla kullanıldığı belirtildi. Haberde ayrıca ABD’nin söz konusu üslerden Haziran 2025’ten veya daha öncesinden haberdar olduğu da önesürüldü.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 08:26:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-iran-gerilimi-de-korfezde-askeri-hareketlilik-de-artiyor-h105850.html">ABD-İran gerilimi de Körfezde askeri hareketlilik de artıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-odakli-yeni-operasyon-57-gozalti-karari-h105849.html</link>
		<title>İBB odaklı yeni operasyon: 57 gözaltı kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin bazı ihalelerine ‘fesat’ karıştırıldığı iddiasıyla 57 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;İstanbul başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin ihalelerinin şüpheli kişiler tarafından organize edildiği, mevzuata aykırı işlemler olduğu ve ihaleye fesat karıştırıldığı öne sürüldü.</p>

<p>İstanbul, Adana, Bursa, Diyarbakır,&nbsp;Konya&nbsp;ve&nbsp;Yalova’da düzenlenen operasyonda 57 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Soruşturma sürüyor.</p>

<p>İBB davası</p>

<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu bulunduğu İBB davası, 9 Mart’ta başladı; 414 sanıklı dava o günden bu yana devam ediyor.</p>

<p>Şu ana kadar 3 Nisan’da 18; 30 Nisan’da da işadamı Adem Soytekin dahil 15 kişi hakkında tahliye kararı verildi. Davada 77 kişi halen tutuklu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 18 May 26 08:25:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-odakli-yeni-operasyon-57-gozalti-karari-h105849.html">İBB odaklı yeni operasyon: 57 gözaltı kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-iran-icin-zaman-daraliyor-h105848.html</link>
		<title>Trump: İran için zaman daralıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma konusunda ‘derhal ve hızlıca harekete geçmesi’ gerektiğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Trump, Truth Social hesabından&nbsp;“İran için zaman daralıyor ve hızlı bir şekilde harekete geçseler iyi olur, hem de ÇOK HIZLI”&nbsp;yazdı.&nbsp;</p>

<p>Paylaşımında&nbsp;“Aksi durumda onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak, zaman kritik önemde”&nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Trump’ın açıklaması, Çin ziyareti sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliğin gidişatının ne yönde ilerleyeceğine dair işaretler de verdi.</p>

<p>ABD başkanı, 13-15 Mayıs’ta İran’ın müttefiki konumundaki Çin’de Devlet Başkanı Şi Jinping’le görüşmüştü.</p>

<p>ABD ve İran 11 Nisan’da Pakistan’da sonuçsuz kalan müzakerelerden bu yana masaya oturabilmiş değil.&nbsp;</p>

<p>Trump 8 Mayıs’ta İran’la 8 Nisan’dan bu yana devam eden ateşkesin&nbsp;‘yaşam desteğine bağlı’&nbsp;sürdüğünü söylemişti.</p>

<p>28 Şubat’ta başlayan savaşta İran’ın kontrolüne aldığı Hürmüz Boğazı konusunda çekişme sürüyor.&nbsp;Savaştan önce Hürmüz’de ticaret normal işliyor, ne İran ne de ABD boğazı kullanan gemileri engelliyordu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndan dünya petrol ticaretinin yaklaşık&nbsp;yüzde 20’si geçiyor. Basra Körfezi’ni açık denize bağlayan bu tek çıkış yolunun kapatılması, son aylarda enerji fiyatlarını doğrudan&nbsp;etkiledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 21:43:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-iran-icin-zaman-daraliyor-h105848.html">Trump: İran için zaman daralıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/roma-acik-ta-sampiyon-sinner-h105847.html</link>
		<title>Roma Açık&amp;#039;ta şampiyon Sinner</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Roma Açık Tenis Turnuvası tek erkekler finalinde dünya bir numarası İtalyan Jannik Sinner, dünya 23 numarası Norveçli Casper Ruud’u 2-0 yenerek Roma’da ilk kez şampiyon oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Başkent Roma’da Foro Italico Kompleksi’ndeki toprak kortlarda düzenlenen Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) 1000 düzeyindeki turnuvada tek erkekler finali oynandı.</p>

<p>Merkez Kort’ta bir saat 45 dakika süren final maçında Roma Açık’ta geçen yıl finalde Carlos Alcaraz’a kaybeden Sinner ve turnuvada ilk kez finale yükselen Ruud karşılaştı.</p>

<p>İlk sete tutuk başlayan ve 2-0 geri düşen Sinner, üçüncü oyunda Ruud’un servisini kırarak oyuna döndü.</p>

<p>24 yaşındaki tenisçi dokuzuncu oyunda rakibinin servisini bir kez daha kırarak sette üstünlüğü yakaladı ve ilk seti 6-4 aldı.</p>

<p>İkinci sete de rakibinin servisini kırarak başlayan Sinner, üstünlüğünü set boyunca sürdürdü.</p>

<p>İkinci seti de 6-4 alan İtalyan tenisçi Roma Açık’ta ilk şampiyonluğuna ulaştı.</p>

<p>Sinner böylece tüm ATP 1000 turnuvalarında en az bir şampiyonluğa ulaşarak Novak Djokovic’in ardından bu başarıya ulaşan ikinci isim oldu.</p>

<p>Roland Garros için de ağır favori</p>

<p>Tek erkeklerde tarihte en fazla grand slam kazanan Novak&nbsp;Djokovic Roma Açık’ın ikinci turunda 20 yaşındaki Hırvat rakibi Dino Prizmic’e 2-1 yenilerek organizasyona veda etmişti. Bu, iki ay kortlardan uzak kalan dünya dört numarası&nbsp;Djokovic, omuz sakatlığı sonrasındaki ilk maçıydı.</p>

<p>Dünya iki numarası Alman raket&nbsp;Alexander Zverev de ev sahibi ülkeden 18 numaralı Luciano Darderi’ye yenilerek turnuvaya erken veda etmişti.</p>

<p>Dünya iki numarası Alcaraz’ın sakatlığıysa sürüyor.</p>

<p>Roma Açık, tenis takvimindeki en prestijli ve en eski toprak kort turnuvalarından biri. Aynı zamanda sezonun ikinci Grand Slam’i olan Roland Garros (Fransa Açık) öncesindeki son büyük prova niteliğinde.&nbsp;</p>

<p>Roland Garros’ta son iki senenin şampiyonu Alcaraz sakatlığı nedeniyle turnuvada yer alamayacağını açıklamıştı. İspanyol tenisçinin sakatlığıyla birlikte Sinner, Roland Garros için de ağır favori olarak görünüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 21:42:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/roma-acik-ta-sampiyon-sinner-h105847.html">Roma Açık&amp;#039;ta şampiyon Sinner</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/baris-cagrisi-kalici-baris-icin-demokratik-ve-katilimci-h105846.html</link>
		<title>Barış çağrısı: Kalıcı barış için demokratik ve katılımcı süreç şart</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İnsan hakları savunucuları, Türkiye’de barışın kalıcı hale gelmesi için demokratikleşme, toplumsal katılım ve yüzleşme mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi'nce 2026 Çukurova İnsan Hakları Akademisi kapsamında düzenlenen “Barış Hakkı” paneli, Adana Büyükşehir Belediyesi Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelde İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Kurucular Kurulu Üyesi Şebnem Korur Fincancı ve Hak Inisiyatifi Derneği Genel Başkanı Fatma Bostancı Ünsal konuşmacı olarak yer alırken, oturumun moderatörlüğünü Yasemin Dora Şeker yaptı. Panelde; barış hakkının insan hakları mücadelesindeki yeri, toplumsal barışın demokratikleşme ile ilişkisi ve hak ihlallerine karşı ortak mücadele başlıkları ele alındı.</p>

<p></p>

<p>Fatma Bostancı Ünsal, barış hakkının insan haklarının temelini oluşturduğunu belirterek, savaş ortamlarında en temel hakların dahi ortadan kalktığını söyledi. İnsan hakları mücadelesinin, insanın “insan kalabilmesi” açısından evrensel bir zorunluluk olduğunu ifade eden Fatma Bostancı Ünsal, barışın yalnızca bir talep değil, yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir koşul olduğunu vurguladı. Filistin’de yaşananlara dikkat çeken Fatma Bostancı Ünsal, evrensel ölçekte kalıcı barışın sağlanabilmesi için hukuk ve vicdan mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Barışı kalıcı hale getirecek mekanizmaları çok geç olmadan inşa etmek zorundayız” dedi.</p>

<p></p>

<p>'KATILIMCI VE DEMOKRATİK BİR SÜREÇ ŞART'</p>

<p></p>

<p>Cihan Aydın ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmesinde, otoriterleşme ve toplumsal kutuplaşmanın süreci zorlaştırdığını ancak demokratik ve kapsayıcı bir barışın toplumsal katılımla mümkün olabileceğini söyledi. Dünyada giderek artan çatışma ortamına işaret eden Aydın, savaşların ve otoriter politikaların toplumlar üzerinde ağır sonuçlar yarattığını belirterek, “Haklar ve özgürlükler hiçbir zaman kendiliğinden verilmedi, tarih boyunca toplumların mücadelesiyle kazanıldı” ifadelerini kullandı. Türkiye’de henüz resmi adı konulmamış bir barış sürecinin yaşandığını dile getiren Aydın, yaklaşık bir buçuk yıldır çatışmaların azalmasının önemli olduğunu ancak bunun tek başına kalıcı barış için yeterli olmayacağını söyledi. Birleşmiş Milletler’in barış tanımına atıfta bulunan Aydın, barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini; diyalog mekanizmalarının kurulduğu, sorunların müzakere yoluyla çözüldüğü katılımcı ve demokratik bir süreç olduğunu kaydetti.</p>

<p></p>

<p>'TOPLUM BARIŞI BİR AN ÖNCE GÖRMEK İSTİYOR'</p>

<p></p>

<p>Barış sürecine toplumun tüm kesimlerinin dahil edilmesi gerektiğini belirten Aydın, kadınların, gençlerin, çocukların, farklı inanç gruplarının, meslek örgütlerinin ve sivil toplumun sürece katılımını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>İHD’nin 40 yıllık deneyimine dikkat çeken Aydın, derneğin çatışmalı süreçlerde yaşanan hak ihlallerini belgelediğini; faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve cezasızlık politikalarına karşı mücadele yürüttüğünü belirterek, “Bu konuda güçlü bir hafızamız ve arşivimiz var. Kalıcı bir barışın inşası için bu deneyim değerlendirilmeli” dedi. Meclis çatısı altında yürütülen tartışmaları önemsediklerini söyleyen Aydın, Kürt meselesinin ve barış meselesinin siyasal zeminde ele alınmasının değerli olduğunu ifade etti. Silahların konuştuğu bir ortamdan siyasi çözüm arayışına geçilmesinin önemli bir eşik olduğunu kaydeden Aydın, mevcut çalışmaların eksik yönleri bulunsa da önemli bir başlangıç niteliği taşıdığını dile getirdi. Toplumun uzun yıllardır süren çatışmalı süreç nedeniyle ağır travmalar yaşadığına dikkat çeken Aydın, “Yaklaşık 50 bine yakın insan yaşamını yitirdi. Binlerce köy boşaltıldı, ağır sosyal, ekonomik ve psikolojik sonuçlar ortaya çıktı. Bu nedenle toplum barışı bir an önce görmek istiyor. Ancak çatışma çözüm süreçleri uzun zamana yayılan süreçlerdir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'SİYASAL ATMOSFER BARIŞ İNŞASINI ZORLAŞTIRIYOR'</p>

<p></p>

<p>Türkiye’deki mevcut siyasal atmosferin barışın inşasını zorlaştırdığını belirten Aydın, “Bu kadar otoriterleşmiş ve kutuplaşmış bir toplumda barışı tesis etmek kolay değil. Ancak dünyada bunun örnekleri var. Güney Afrika gibi deneyimler bize umut veriyor” dedi. 2013-2015 çözüm sürecinin ardından yaşanan çatışmalı dönemi hatırlatan Aydın, benzer acıların yeniden yaşanmaması gerektiğini vurgulayarak, “Umarım bu süreç başarıyla sonuçlanır ve herkesin içinde yaşayabileceği demokratik bir barış ortamı oluşur” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'KIRILGAN BİR UMUT'</p>

<p></p>

<p>Şebnem Korur Fincancı ise dünyada demokrasi ve insan hakları alanında ciddi bir gerileme yaşandığını, neoliberal kapitalist sistemin savaşlardan büyük rant elde ettiğini söyledi. 2024 yılında dünya gayrisafi hasılasından silahlanmaya ayrılan payın tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaştığını belirten Şebnem Korur Fincancı, bu oranın 2035’e kadar iki katına çıkarılmasının planlandığını ifade etti. Sağlık ve eğitim gibi kamusal alanlara ayrılan payın uzun yıllardır düşük tutulduğunu söyleyen Şebnem Korur Fincancı, artan askeri harcamaların toplumların geleceğini tehdit ettiğini vurguladı. Dünyada her yıl milyonlarca insanın şiddet nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Şebnem Korur Fincancı, Filistin’de çocukların yalnızca bombalarla değil açlık ve ambargolar nedeniyle de öldüğünü söyledi. Türkiye’de yeniden gündeme gelen çözüm süreci tartışmalarını “kırılgan bir umut” olarak değerlendiren Şebnem Korur Fincancı, kırk yılı aşkın çatışmalı sürecin yarattığı toplumsal tahribata rağmen barış ihtimalinin önemini koruduğunu ifade etti. Silah bırakma töreninin simgesel yönlerine dikkat çeken Şebnem Korur Fincancı, törenin ekosisteme duyarlı şekilde gerçekleştirilmesini ve kadınların görünürlüğünü “toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşım” olarak değerlendirdiğini belirterek bunun kendisinde umut yarattığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>'DEMOKRASİ ENDEKSİ GERİLEDİ'</p>

<p></p>

<p>Savaş hukukunun büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade eden Şebnem Korur Fincancı, sağlık kurumlarının dahi hedef haline geldiğini belirtti. İnsanların işkence ve polis şiddetini giderek daha fazla meşru görmeye başladığını söyleyen Şebnem Korur Fincancı, İHD ve KONDA araştırmalarının da bu kötüleşmeyi ortaya koyduğunu dile getirdi. Türkiye’de demokrasi endeksinin ciddi biçimde gerilediğini ifade eden Şebnem Korur Fincancı, “1980 askeri cuntasından çok daha geride bir noktadayız” dedi. Adalet mekanizmalarının işlemediğini, ifade özgürlüğünün sınırlandığını ve olağanüstü hal uygulamalarının yaygınlaştığını belirten Fincancı, tüm bu koşullara rağmen barışı konuşmanın zorunlu olduğunu ifade etti. Hakikat ve yüzleşmenin barışın temel koşullarından biri olduğunu vurgulayan Şebnem Korur Fincancı, Dargeçit davasında verilen zaman aşımı kararını hatırlatarak cezasızlığın Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olduğunu söyledi. Hakikatin açığa çıkarılmadığı ve hesap verebilirliğin sağlanmadığı koşullarda toplumun barış süreçlerine güven duymadığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>'BİZ HARCAMAYI SAĞLIĞA İSTİYORUZ'</p>

<p></p>

<p>Barış talebinin yalnızca belirli siyasi çevrelerin meselesi olmaması gerektiğini belirten Şebnem Korur Fincancı, emek ve meslek örgütlerinin askeri harcamalara karşı sağlık ve eğitim bütçelerinin artırılması yönünde talep yükseltmesi gerektiğini söyledi. Şebnem Korur Fincancı, “Bütün bu askeri harcamalara karşı ‘Biz harcamayı sağlığa istiyoruz’ demek gerekiyor. Eğitimcilerin de bunu eğitim için talep etmesi lazım” dedi. Güvenli yaşamın yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Şebnem Korur Fincancı; yeterli barınma, sağlık hizmetlerine erişim, eğitim hakkı ve anadilinde eğitim imkanının da bunun parçası olduğunu ifade etti. İnsan hakları mücadelesinin uzun soluklu bir mücadele olduğunu vurgulayan Şebnem Korur Fincancı, “Barış bir insan hakkıdır. Ancak bu hak mücadele sonucu kazanılmıştır. Bunu korumak zorundayız” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'UZUN SOLUKLU BİR MÜCADELE'</p>

<p></p>

<p>Şiddetin yalnızca fiziksel çatışmalardan ibaret olmadığını belirten Şebnem Korur Fincancı, açlık, yoksulluk ve eşitsizliklerin de yapısal şiddetin bir parçası olduğunu söyledi. “Fiziksel çatışmanın yokluğu şiddetin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor” diyen Şebnem Korur Fincancı, gerçek barışın ancak eşitsizliklerin giderilmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Örgütlenme özgürlüğünün büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını söyleyen Şebnem Korur Fincancı, sendikalı işçi sayısındaki düşüşe dikkat çekerek örgütlenmenin suç haline getirildiğini belirtti. Barış talebini dile getiren akademisyenlerin ihraç edildiğini hatırlatan Şebnem Korur Fincancı, benzer baskıların dünya genelinde yaşandığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Kadınların barış süreçlerine katılımının barış ihtimalini artırdığına ilişkin araştırmaları hatırlatan Şebnem Korur Fincancı, kadınların empati ve dayanışma ağları kurma becerilerinin toplumsal barış açısından belirleyici olduğunu söyledi. İnsan hakları mücadelesinin uzun soluklu bir süreç olduğunu belirten Şebnem Korur Fincancı, “Hak bize ait ama bunu inşa etme yükümlülüğü devletlere aittir” diyerek devletlerin barış ve insan hakları konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 21:40:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/baris-cagrisi-kalici-baris-icin-demokratik-ve-katilimci-h105846.html">Barış çağrısı: Kalıcı barış için demokratik ve katılımcı süreç şart</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/fethiye-de-orman-yangini-h105845.html</link>
		<title>Fethiye&amp;#039;de orman yangını</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla’nın ilçesi Fethiye’de çıkan orman yangınına müdahale ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Taşyaka Mahallesi Deliktaş mevkisindeki ormanlık alanda belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı bir helikopter, 3üç arazöz, orman yangını söndürme işçileri ve Muğla Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi sevk edildi.</p>

<p>Yangına müdahale sürüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 16:45:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/fethiye-de-orman-yangini-h105845.html">Fethiye&amp;#039;de orman yangını</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mayis-ayinda-yasamini-yitirenler-anildi-h105844.html</link>
		<title>Mayıs ayında yaşamını yitirenler anıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[MEBYA-DER ve 78’liler Derneği, özgürlük mücadelesinde Mayıs ayında yaşamını yitirenleri andı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) ile 78’liler Derneği, Mayıs ayında yaşamını yitirenleri andı. İlk olarak Yenişehir Mezarlığı’nda bulunan “kimsesizler mezarlığı” ziyaret edildi. Çok sayıda kişinin katıldığı anma, saygı duruşuyla başladı. Sık sık “Şehid namirin” sloganı atılan anmada konuşan 78’liler Derneği Eşbaşkanı Ahmet Candan, yaşamını yitirenler anısına barışın sağlanması için gereke mücadelenin verileceği sözünü verdi.</p>

<p></p>

<p>Daha sonra Mayıs ayında yaşamını yitirenlerin anısına Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde yapılmak istenilen anmaya, taşınan pankartta yaşamını yitirenlerin fotoğrafının bulunması nedeniyle engellendi. Engellemeye tepki gösteren kitle, bu tür uygulamaların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin önünü tıkadığını belirtti.</p>

<p>‘ÖZGÜRLÜK MEŞALESİ OLDULAR’</p>

<p></p>

<p>Daha sonra MEBYA-DER binasına kitle adına konuşan MEBYA-DER Eşbaşkanı Ramazan Dengiz, “Kürt halkının kültürüne, diline, kimliğine yönelik saldırılar ve insanlık onurunu kırma politikaları başladığında; Mazlum, Kemal, Hayri, Akif ve Aliler büyük bir kararlılıkla ‘direnmek yaşamaktır’, ‘biz, uğruna canımızı verecek kadar yaşamı seviyoruz’ ve ‘mezar taşıma halkına borçludur' yazın demişlerdir. Ferhat, Mahmut, Eşref ve Necmiler ise ulusal değerlerini ve insanlık onurunu korumak; halkların kardeşliği temelinde eşit ve onurlu bir yaşam gayesiyle tereddüt etmeden bedenlerini ateşe vermiş ve özgürlük meşalesi olmuşlardır” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISI</p>

<p></p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na işaret eden Dengiz, şöyle devam etti: “Barış, özgürlük ve demokrasinin manifestosu niteliğindeki bu mesaj; demokrat, barışsever ve özgürlükçü halklar ile ülkeler tarafından büyük bir sevinç ve heyecanla karşılanmıştır. Çağdaş insanlık, Kürt halkının ve önderinin bu cesur, insani ve barışçıl duruşunu takip etmekte, görmekte ve Kürt halkının bu insani tutumuna saygı duyarak Kürt halkı ile dayanışma ve destek içinde bulunmaktadır. Sayın Öcalan’ın dünya kamuoyuna barış, özgürlük ve özgür yaşam mesajını sunduğu günden bu yana; akademisyenlerden aydınlara, düşünürlerden bilim insanlarına, Nobel Barış Ödülü sahibi yazarlara kadar herkes mesajlarıyla, halkların kardeşliği temelinde eşit bir arada yaşama manifestosuna destek vermişlerdir. Bizler de barışçıl sürecin başladığı bu adımı selamlıyoruz. Devlet yetkililerine zaman kaybetmeksizin Abdullah Öcalan’ın bu çağrısına yanıt vermeleri için çağrıda bulunuyoruz. Şehitler Haftası vesilesiyle; enternasyonalist devrimci Haki Karer ve Diyarbakır Zindanı direnişçileri şahsında tüm özgürlük davası şehitlerini ve mücadele yürütenleri saygıyla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 16:44:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mayis-ayinda-yasamini-yitirenler-anildi-h105844.html">Mayıs ayında yaşamını yitirenler anıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bzar-daginda-katledilen-28-genc-anildi-2-h105843.html</link>
		<title>Bêzar Dağında katledilen 28 genç anıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bêzar Dağı&#039;nda 1994 yılında havadan yapılan bombardımanla katledilen çoğunluğu dershane öğrencisi 28 genç anıldı. Anmada konuşan MEBYA-DER Semsûr Temsilcisi Kemal Taştan, “Mücadelelerini mutlaka zafere ulaştıracağız” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Semsûr Temsilciliği, 17 Mayıs 1994 tarihinde Bêzar Dağı’nda havadan yapılan bombardıman sonucu katledilen 28 genç için anma düzenledi. Çok sayıda kişinin katıldığı anma, Kayapınar Mezarlığı’nda bulunan 28 gencin ismi ve “Biz yaşamı uğruna ölecek kadar seviyoruz” yazılı temsili mezarın başında yapıldı.</p>

<p></p>

<p>Saygı duruşuyla başlayan anmada konuşan MEBYA-DER Semsûr Temsilcisi Kemal Taştan, “Mayıs ayı şehitler ayıdır. Bizlerde şehitlerimizi unutmamak ve bıraktıkları mücadeleyi sürdürmek için buradayız. Bêzar Dağı’nda 17 Mayıs 1994’'te 28 arkadaşımız katledildi. Bunlardan 22’si daha dershane öğrencisiydi. Bu insanlar silahsızdı. Silahsız insanların katledilmesi katliamın başka boyutudur” diye belirtti. Bêzar Dağı’ndaki katliamı unutmayacaklarını vurgulayan Taştan, “Ne kadar zaman geçerse geçsin onları unutmak mümkün değildir. Yolları yolumuzdur. Onların bayrağını, mücadelesini her zaman dik bir şekilde taşıyacağız. Mutlaka zafere ulaşacağız” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘DEVLET SOMUT ADIM ATSIN’</p>

<p></p>

<p>Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ne değinen Taştan, şöyle devam etti: “Kürt Halk Önderi Rêber Apo’nun öncülük ettiği bir barış süreci yaşanıyor. Bu barış sürecinde yetkililerden talebimiz bir an önce somut adımların atılmasıdır. Önder Apo’nun bir an önce halkıyla buluşmasının koşullarının sağlanması gerekiyor. Yine dağdaki ve sürgündeki arkadaşların kendi topraklarına dönmesi içinde gerekli yasal adımların atılmasını bekliyoruz. Kürtler üzerine düşeni yapmıştır artık devletin somut adım atması gerekiyor.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Anma, “Şehîd namirin” sloganıyla son buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 16:43:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bzar-daginda-katledilen-28-genc-anildi-2-h105843.html">Bêzar Dağında katledilen 28 genç anıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-usakta-konustu-baris-sureci-sadece-kurdu-ilgilendirmiyor-h105842.html</link>
		<title>Bakırhan Uşakta konuştu: Barış süreci sadece Kürdü ilgilendirmiyor</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Partisinin Uşak’ta düzenlediği halk buluşmasına katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Uşak&#039;taki varlığımız Türkiye&#039;de siyaset yapma isteğimizin en önemli göstergesidir. Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar. Ortak paydaları bulmak ve buradan geleceği inşa etmeliyiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), "Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları" kapsamında Uşak'ta bir düğün salonunda halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, milletvekilli ve Parti Meclisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşma salonu DEM Parti bayraklarıyla süslendi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Toplantının açılış konuşmasını Uşak İl Eşbaşkanları Naime Öz, Edip Gümüş yaptı. Daha sonra konuşan İzmir Milletvekilli İbrahim Akın, "Halkımızla beraber verdiğimiz çabalar sonunda burada bir yer edinebildik. Yönetimimizi güçlü bir şekilde kurmuş olduk. Uşak gibi milliyetçiliğin, ırkçılığın çok fazla olduğu yerde Kürt halkının ve farklı siyasal kimliklerden olan insanların bir arada mücadeleyi örgütlemesi bizim için çok kıymetli. Bu onurlu duruşunuz mücadelemizi daha da büyütecek” dedi.</p>

<p></p>

<p>'RENGARENK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</p>

<p></p>

<p>Ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Uşak'ta verilen emeklerin boşa gitmeyeceğinin altını çizdi. Verilen emeklerin DEM Parti'yi parlamentonun üçüncü büyük partisi yaptığını vurgulayan Bakırhan, "Hesaba katılmayan minicik katkılar, bizi yerel yönetimleri belirleyecek noktaya getirdi. Beraber partimizi büyüteceğiz. DEM Parti Kürtlerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin partisidir. Parlamentodaki resme baktığınızda ne dediğimi anlayacaksınız. Parti grubumuz Türkiye'deki bütün renkleri teslim ediyor. Bunu yaratan sizlerin de emeğine sağlık. Böyle rengarenk olmaya, kadınların, yoksulların, emekçilerin partisi olmaya, hak ve hukuk arayanların yanında olmaya devam edeceğiz. Dünyada bu kadar zulüm altında siyaset yapan ve büyüyen başka bir örnek yok. Bu örneği yaratanlara şükranlarımı iletiyor, aramızda olmayanları da saygı ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'UŞAK KENTLERİN İLKİ’</p>

<p></p>

<p>"Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir" diyen Bakırhan, şöyle devam etti: "Türkiye'yi ezilenin, emekçinin, yoksulun iktidarı ile buluşturacağız. İktidarın, muhalefetin hali ortada. DEM Parti eşitlik, özgürlük, Kürdün dilinin özgürce konuşulmasını, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını, emekçilerin insanca yaşadığı, öğrencilerin bilimsel, akademik, demokratik, anadilinde eğitim gördükleri, kadınların katledilmedikleri bir Türkiye vaat ediyor. Tertemiz olmasıyla, onurluca yol yürümesinden kaynaklı DEM Parti'ye ihtiyaç var. DEM Parti korkan, haksızlıklar karşısında susan bir parti değil. İlk şeker ve dokuma fabrikaları Uşak'ta kurulmuş. Uşak ilklerin kentidir. Biz de yeni bir ilkin kapısını aralamak istiyoruz. Kapsayıcı bir siyasetle birlikte Uşak'ın emekçisi, esnafıyla, nasıl birlikte mücadele verileceğini göstereceğiz. Yalnızca bir il örgütü açmak için değil, bir anlayışı Uşak'a getirdik. Bunu gece ve gündüz anlatacağız. Bizi tanıyanlar ne kadar kapsayıcı, ne kadar bu toprakların mayasından hamurlanmış bir parti olduğumuzu görecek. Uşak'ın sorunlarını Meclis’e taşıyacağız. Uşak'taki varlığımız Türkiye'de siyaset yapma isteğimizin en önemli göstergesidir.</p>

<p></p>

<p>‘DEMOKRASİ HERKES İÇİNDİR’</p>

<p></p>

<p>Türkiye'nin kaynakları 40 yıldır savaş ve çatışmaya gidiyor. Barış sürecinin başarıya ulaşması durumunda savaşa giden trilyon dolarlar emekçiye, emekliye, üreticiye harcanacak. Para Uşak'ın eğitimi, sağlığı ve fabrikası için harcanacak. Barış süreci sadece Kürdü değil, Uşak'taki emekliyi, emekçiyi, Türkü, Aleviyi ve burada yaşayan her milletten insanı ilgilendiriyor. Demokrasi herkes içindir. Ben Diyarbakır'da sözümü özgürce söyleyebilirsem, emin olun sizde burada edersiniz. Onun için bu sürece omuz verelim. Evet, ağır gidiyor. Ama Türkiye'nin bu sürece ihtiyacı var. Bir buçuk yıldır çocuklarımızın cenazesini kaldırmadık. Bu çok kıymetlidir. Gözyaşlarımız yerine, demokrasiyi, özgürlüğü, eşitliği biriktirmemiz gerekiyor. Bu ülkede seçilmişlerin yeri cezaevi olmamalı, insanlar düşüncelerini ifade ettiği için tutuklanmamalı. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>'BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ'</p>

<p></p>

<p>Bu ülke tek bir milletten oluşmuyor. Türkiye bir mozaiktir. Yasamız, anayasamız, yaklaşımımız, Araba, Çerkese, Terekemeye, Laza neyse Kürde de o olsun. Türkün ne hakkı varsa, diğer halk ve inançların da o hakları olsun. Herkesin anadili ana sütü kadar helaldir. Bütçeyi çar çur etme. Savaşa değil, yoksulluğu kaldırmak, uyuşturucu illetini sokağımızdan uzaklaştırmak için kullan. Siyasetin görevi insanları birbirine yabancılaştırmak değil. Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar. Ortak paydaları bulmak ve buradan geleceği inşa etmeliyiz. Birlikte bu ülkenin sorunlarını ortadan kaldırmak için çalışacağız.”&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 16:42:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-usakta-konustu-baris-sureci-sadece-kurdu-ilgilendirmiyor-h105842.html">Bakırhan Uşakta konuştu: Barış süreci sadece Kürdü ilgilendirmiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/saganak-yagis-geliyor-yedi-ile-sari-kodlu-uyari-h105841.html</link>
		<title>Sağanak yağış geliyor: Yedi ile sarı kodlu uyarı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) sağanak yağış nedeniyle yedi ili sarı kodla uyardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>MGM’nin bugün (17 Mayıs) sarı kodla uyardığı iller şöyle:</p>

<p>Bolu</p>

<p>Kastamonu</p>

<p>Sinop</p>

<p>Zonguldak</p>

<p>Bartın</p>

<p>Karabük</p>

<p>Düzce</p>

<p>Harita: Meteoroloji</p>

<p>Ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunmalı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 11:19:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/saganak-yagis-geliyor-yedi-ile-sari-kodlu-uyari-h105841.html">Sağanak yağış geliyor: Yedi ile sarı kodlu uyarı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bahis-rasim-ozan-kutahyali-dahil-154-kisi-adliyeye-sevk-edildi-h105840.html</link>
		<title>Bahis: Rasim Ozan Kütahyalı dahil 154 kişi adliyeye sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yasadışı bahis soruşturması nedeniyle gözaltına alınan yorumcu Rasim Ozan Kütahyalı dahil 154 kişi Adana’da adliyeye sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek 14 Mayıs’ta Adana başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında&nbsp;‘yasadışı bahis, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘rüşvet’&nbsp;ve&nbsp;‘kara para aklama’&nbsp;suçlarına karşı 21 ilde operasyon düzenlendiğini duyurmuştu.</p>

<p>Kütahyalı da soruşturma nedeniyle İstanbul’daki evinde gözaltına alındı. Kütahyalı 13 Mayıs’ta Gürlek’in X’teki bir paylaşımını alıntılayarak şöyle yazmıştı:&nbsp;“Yasadışı bahis çetelerinin tamamı bitecek.”</p>

<p>200 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılan operasyonda 190 milyar liralık suç geliri tespit edildiği belirtilmişti.&nbsp;TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;operasyonda 161 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Rasim Ozan Kütahyalı dahil 154 şüpheli adliyeye sevk edildi. Yedi kişiyse emniyetteki ifadeleri ardından salıverildi. Soruşturma sürüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 11:19:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bahis-rasim-ozan-kutahyali-dahil-154-kisi-adliyeye-sevk-edildi-h105840.html">Bahis: Rasim Ozan Kütahyalı dahil 154 kişi adliyeye sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/pazarin-durumu-halk-curuk-sebze-pesinde-h105839.html</link>
		<title>Pazarın durumu: Halk çürük sebze peşinde!</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Rêya Armûşê&#039;de kurulan pazarda, yurttaş yüksek fiyatlardan, esnaf da iş yapamamaktan şikayetçi. Bir esnaf, &quot;Halk çürük sebzeleri alıp evine götürüyor&quot; sözleriyle pazardaki durumu özetledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hayat pahalılığının en çok hissedildiği yerlerin başında pazarlar geliyor. Wan'ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesine bağlı Xaçort mahallesinde kurulan pazarda yurttaş yüksek fiyatlardan, esnaf da iş yapamamaktan şikayet etti. Havalar ısınmasına rağmen ürünlerin fiyatları düşmedi; pazarda domatesin kilosu 140, biberin 130, salatalığın 130 ve patlıcanın da 180 liradan satılıyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TEMEL İHTİYAÇLAR KARŞILANMIYOR</p>

<p></p>

<p>Fiyatlardan şikayetçi olan yurttaşlardan Herdemcan Doğan, temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirtti. Herdemcan Doğan, "Ürünlere dokunamıyoruz. Her şey çok pahalı. Bundan kaynaklı sadece 2 tane tabak alabildim. Bütçemiz bir şey almaya el vermiyor. Şükrediyoruz ve bir şekilde idare ediyoruz, ama geçinemiyoruz. Birkaç kilo domates alıyoruz, 1-2 bin lira ediyor" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>12 yıldır pazarda tezgah kurduğunu aktaran Hakan Mercan, zamlardan dolayı ürün alamayacak durumda olduğunu belirtti. Mercan, "Bu yıl işler çok kötü. Kötü gitmenin sebebi de enflasyondur. Enflasyon her gün gittikçe yükseliyor. Aldığımız ürünü tekrar yerine koyamıyoruz. Bir ürünü bir ay sonra aynı fiyata alamıyorsun. Para piyasada dönmüyor. İnşaat sektöründen tutun giyim sektörüne kadar her şey batmaya doğru gidiyor. Ülkede ekonomi denen bir şey kalmamış. Paranın da değeri kalmamış" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ENGELLİ HALİYLE ESNAFLIK YAPIYOR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Pazar esnaflarından biri olan engelli birey Şemsettin Turan, pazarda kazandığı parayla sadece evin faturalarını ödeyebildiğini belirtti. Turan, engelli maaşıyla geçinemediğini belirterek, "Onu (engelli maaşı) da doğalgaz, elektrik ve su faturasına veriyorum. Hayat zorlaştı. Bir ayda 6 bin lira verseler, ertesi ay vergilerden dolayı 5 bin 500 liraya düşüyor. Maaşlarımızı artırmaları gerekir ki biz de geçinebilelim. Engelliyim, hiçbir yerde çalışamıyorum. Maaşlara zam yapılmalı ki aldığımız parayla geçimimizi sağlayalım" şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Pazar esnaflarından İsa Alıcı, aldıkları birçok sebze ve meyveyi satamadıkları için çürüdüğünü kaydetti. Alıcı, "Sebzelerin hepsi çürüdü, çöpe attık. Aldığımız ürünün ücretini bile çıkaramıyorum. Her şey pahalandı, halk bir şey alamıyor. Bazı insanlar pazara gelip hiçbir şey almadan geri dönüyor" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>HALK ÇÜRÜK SEBZE ALIYOR</p>

<p></p>

<p>Sınır kapısındaki kısıtlamalar nedeniyle eşyaya ulaşamadıklarını belirten Cumhur Alan, "Halk artık çürük sebzeleri alıp evine götürüyor. Kira ödeyemiyor, bir iş yapamıyor. Yöneticiler gelip halimizi sormuyor. Sınır kapısına bin 300 TL (pul ücreti) veriyoruz. Bu kadar eziyet çekiyoruz. Borçluyuz, aldığım eşyaların fiyatını bile çıkaramıyorum. 12 yıldır bu işi yapıyorum; 4 çocuğum var, 2'sini okula göndermekte zorlanıyorum" diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Hayat pahalılığı ve ekonomik krizden dert yanan pazar esnafı Selim Kaya ise, "Geçinemiyoruz. 7 çorabı 100 TL’ye satıyorum. Buna rağmen kimse alamıyor" dedi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 10:20:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/pazarin-durumu-halk-curuk-sebze-pesinde-h105839.html">Pazarın durumu: Halk çürük sebze peşinde!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mardin-de-kaza-1-olu-2-yarali-h105838.html</link>
		<title>Mardin&amp;#039;de kaza: 1 ölü, 2 yaralı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mardin&#039;in Ömerli ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sürücüsü henüz öğrenilemeyen 34 DZ 1389 plakalı otomobil, Ömerli-Midyat kara yolunun Hürriyet Caddesi mevkisinde devrildi.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kazada, M.S.A. (68), A.A.C. (50) ve T.A. (75) yaralandı.</p>

<p>Yaralılar, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.</p>

<p>Ömerli Devlet Hastanesine kaldırılan T.A. kurtarılamadı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 10:19:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mardin-de-kaza-1-olu-2-yarali-h105838.html">Mardin&amp;#039;de kaza: 1 ölü, 2 yaralı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/van-barosundan-jitem-ve-beyaz-toros-ovgusune-suc-duyurusu-h105837.html</link>
		<title>Van Barosundan JİTEM ve beyaz Toros övgüsüne suç duyurusu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Van Barosu, Ankara’da düzenlenen &quot;Turkomania Fest&quot; isimli etkinlikte JİTEM ve &quot;beyaz Toros&quot; gibi sembollerin kullanılarak geçmişteki ağır hak ihlallerinin övülmesi üzerine suç duyurusunda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Van Barosu tarafından sosyal medya hesabı X üzerinden yapılan açıklamada, söz konusu etkinlikte faili meçhul cinayetler ve zorla kaybetmelerle anılan yapıların meşrulaştırılmaya çalışıldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Ankara’nın Keçiören ilçesinde gerçekleştirilen festivalde Cem Ersever kostümüyle sahneye çıkan şahsın kullandığı ifadelerin, “geçmişteki acıları ve cezasızlık kültürünü öven bir mahiyette olduğu” kaydedildi.</p>

<p>Van Barosu’nun açıklaması şöyle:</p>

<p>"Günlerdir kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratan, geçmişin karanlık ve hukuk dışı dönemlerini övücü nitelikteki söylem ve gösterilerin yer aldığı ‘Turkomania Fest’ isimli etkinlikte; faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve ağır insan hakları ihlalleriyle anılan JİTEM yapılanmasına yönelik övücü ifadeler kullanılmış, toplumsal hafızada derin yaralar bırakan ‘beyaz Toros’ gibi semboller alenen meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.</p>

<p>Ankara’nın Keçiören ilçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, Cem Ersever kostümüyle sahneye çıkan şahsın kullandığı ifadeler; geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlallerini, faili meçhul cinayetleri ve cezasızlık kültürünü öven bir mahiyet taşımaktadır.</p>

<p>Toplumun acı hafızasında yer etmiş hukuksuz uygulamaların mizah, gösteri veya propaganda unsuru haline getirilmesi; hukuk devleti ilkesi, insan hakları ve toplumsal barış açısından kabul edilemezdir.</p>

<p>Bu nedenle Van Barosu olarak; söz konusu etkinliği organize edenler ile suç teşkil eden söylem ve eylemlerde bulunan şahıslar hakkında gerekli soruşturmanın yürütülmesi amacıyla suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız.</p>

<p>Geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşmek yerine bunları meşrulaştıran ve öven anlayışa karşı; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve toplumsal adaleti savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 10:18:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/van-barosundan-jitem-ve-beyaz-toros-ovgusune-suc-duyurusu-h105837.html">Van Barosundan JİTEM ve beyaz Toros övgüsüne suç duyurusu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cemal-kasikci-cinayeti-dosyasi-yeniden-aciliyor-h105836.html</link>
		<title>Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul&#039;daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu&#039;nda Ekim 2018&#039;de öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın dosyası, Fransa’da soruşturulacak. Prens Selman&#039;ın 2022&#039;deki Paris ziyareti sırasında Fransız yargısına yapılan suç duyurusunun dosyanın açılmasına imkan sağladığı belirtiliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi.&nbsp;</p>

<p>Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor.&nbsp;</p>

<p>Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı.</p>

<p>Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu.</p>

<p>Cemal Kaşıkçı cinayeti</p>

<p>Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü.</p>

<p>Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti.&nbsp;</p>

<p>Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti.</p>

<p>Neden Fransa?</p>

<p>Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke.&nbsp;</p>

<p>Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu.&nbsp;</p>

<p>Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 10:16:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cemal-kasikci-cinayeti-dosyasi-yeniden-aciliyor-h105836.html">Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-enerji-bakanligi-hurmuz-bogazi-bu-yaza-kadar-ulasima-acilmasi-h105835.html</link>
		<title>ABD Enerji Bakanlığı: Hürmüz Boğazı bu yaza kadar ulaşıma açılması bekleniyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Hürmüz Boğazı&#039;nın bu yaza kadar ulaşıma açılmasını beklediklerini belirterek, İran&#039;a sert uyarılarda bulundu. Wright, Tahran yönetiminin küresel ekonomiyi &quot;rehin almayı&quot; sürdürmesi halinde su yolunun ABD ordusu tarafından askeri güçle açılacağını vurguladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD merkezli CNBC kanalına konuşan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, küresel enerji piyasalarını yakından ilgilendiren Hürmüz Boğazı'ndaki kriz hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Wright, "Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği en kısa sürede, en geç de bu yılın yaz aylarında yeniden başlayacak" diyerek, önümüzdeki birkaç gün içerisinde bir anlaşmaya varılabileceğinin sinyalini verdi.</p>

<p>"Mücteba Hamaney yaralı" iddiası</p>

<p>Askeri müdahale seçeneğinin masada olduğunu ancak diplomatik çözümü tercih ettiklerini belirten Wright, "Boğazın açılması için ilk adımlarımızı attık. Ancak sürecin askeri güç kullanmaktan ziyade bir anlaşma yoluyla çözülmesi daha iyi olur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran'da (Tahran) karar alma mekanizmasının kimin elinde olduğuna dair gelen bir soruyu da yanıtlayan ABD'li Bakan, hem Amerikan hem de bazı İranlı askeri yetkililerin raporlarına dayanarak, İran İslam Cumhuriyeti'nin yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in yaralı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Enerji piyasaları ve ekonomik baskı</p>

<p>Müzakerelerin mevcut aşamasında akaryakıt fiyatlarına ilişkin herhangi bir tahminde bulunmaktan kaçınan Wright, Donald Trump yönetiminin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırarak sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>Küresel enerji taşımacılığının en kritik rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı, Şubat 2026'nın sonlarında ABD ve İsrail ile İran arasında patlak veren savaşın ardından Tahran yönetimi tarafından deniz trafiğine kapatılmıştı. Bu durum, dünya genelinde enerji tedarik zincirinde derin endişelere yol açmıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 10:15:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-enerji-bakanligi-hurmuz-bogazi-bu-yaza-kadar-ulasima-acilmasi-h105835.html">ABD Enerji Bakanlığı: Hürmüz Boğazı bu yaza kadar ulaşıma açılması bekleniyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/emekli-ikramiyesi-ve-aylik-odemesi-basliyor-h105834.html</link>
		<title>Emekli ikramiyesi ve aylık ödemesi başlıyor</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Kurban Bayramı nedeniyle verilen emekli ikramiye ve aylık ödemesi 17 Mayıs Pazar itibarıyla başlıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>4 bin liralık emekli bayram ikramiyesi bugün yatırılmaya başlıyor. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kapsamındaki emeklilerin ödemeleri aylık alma gününe göre değişecek.&nbsp;TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;aylıklarını 17-22 Mayıs arasında alanların ödemeleri aynı tarihte yapılacak.</p>

<p>Aylıklarını 23-24 Mayıs’ta alan emekli için ödeme 21 Mayıs’ta, 25-26 Mayıs’ta alana da 22 Mayıs’ta ödeme yapılacak.</p>

<p>Bağ-Kur emeklisine aylık ve ikramiyeleri 21-22 Mayıs’ta ödenecek. Aylık alma günü 25-26 Mayıs olanlara 21 Mayıs’ta, 27-28 Mayıs olanlara da 22 Mayıs’ta ödeme yapılacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 17 May 26 10:13:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/emekli-ikramiyesi-ve-aylik-odemesi-basliyor-h105834.html">Emekli ikramiyesi ve aylık ödemesi başlıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/robert-lewandowski-barcelona-dan-ayriliyor-h105832.html</link>
		<title>Robert Lewandowski Barcelona&amp;#039;dan ayrılıyor</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Polonyalı yıldız forvet Robert Lewandowski, Katalan ekibi Barcelona’dan sezon sonunda ayrılacağını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Lewandowski, 2022 yazında 33 yaşındayken Alman devi Bayern Münih’ten Barcelona’ya 3+1 yıllığına transfer olmuştu. Alman basını, transferin bonuslarla 50 milyon avro bonservis bedeli karşılığında yapıldığını yazmıştı.</p>

<p>Yıldız forvet, bugün Instagram’dan bir paylaşımla son La Liga şampiyonuna veda etti:</p>

<p>“Zorluklarla ve sıkı çalışmayla dolu dört yılın ardından, artık yoluma devam etme zamanı geldi. Görevimi tamamladığım hissiyle ayrılıyorum. Dört sezon, üç şampiyonluk.</p>

<p>İlk günlerimden itibaren taraftarlardan gördüğüm sevgiyi asla unutmayacağım. Katalonya benim için dünyadaki yuvam.&nbsp;</p>

<p>Bu güzel dört yıl boyunca yolumda karşılaştığım herkese teşekkür ederim.&nbsp;</p>

<p>Kariyerimin en inanılmaz bölümünü yaşamama fırsat verdiği için Başkan Laporta’ya özel bir teşekkür ederim.&nbsp;</p>

<p>Barça ait olduğu yere geri döndü. Visca el Barça. Visca Catalunya (Yaşasın Barça Yaşasın Katalonya.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 17:37:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/robert-lewandowski-barcelona-dan-ayriliyor-h105832.html">Robert Lewandowski Barcelona&amp;#039;dan ayrılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/kultur-sanat/guardian-secti-tum-zamanlarin-en-iyi-100-romani-h105831.html</link>
		<title>Guardian seçti: Tüm zamanların en iyi 100 romanı</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Saygın İngiliz gazetesi Guardian, ‘tüm zamanların en iyi 100 romanı’nı seçti. Gazetedeki listeye Britanya’da yaşayan ve İngilizce yazan yazar Elif Şafak’ın yazısı eşlik etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Guardian,&nbsp;‘dünya çapındaki yazarlar, eleştirmenler ve akademisyenlerce oylanan’&nbsp;İngilizcede yayınlanmış tüm zamanların en iyi 100 edebi eserini sıraladı.</p>

<p>Bir numara, İngiliz yazar George Eliot’ın 1871-1872’de yayınlanan başyapıtı&nbsp;‘Middlemarch’&nbsp;oldu. 19’uncu yüzyıl İngiltere’sindeki toplumsal değişim ve taşra yaşamını konu alan roman idealizm, evlilik, din ve bilim çatışmalarına odaklanıyor.</p>

<p>Elif Şafak, liste hakkında şunları yazdı:</p>

<p>“The Guardian, dönüm noktası niteliğindeki bir anket için dünyanın dört bir yanından 150’den fazla yazar, akademisyen ve eleştirmenle birlikte benden de tüm zamanların en iyi 10 romanını seçmemi istedi. Bir ömürlük okuma serüvenine dönüp bakmak ve sadece on kitap seçmek oldukça zorlayıcıydı.</p>

<p>Neleri dahil etmek istediğim üzerine düşünmek, bana bazı olağanüstü eserler, bu eserlerin dünyamı ve yazınımı nasıl şekillendirdiği ve bugün neden hala önemli oldukları üzerine kafa yorma fırsatı verdi.”</p>

<p>Şafak ayrıca anket aracılığıyla şu soruların düşünülebileceğine dikkat çekti:</p>

<p>“Hangi eserler yeniden popülerlik kazanıyor? Hangi yazarlar listede en çok karşımıza çıkıyor? Favorilerimiz kaçıncı sırada ve en büyük sürprizler neler? Burayı devasa bir kitap kulübü gibi düşünebilirsiniz.”</p>

<p>Guardian’ın&nbsp;‘tüm zamanların en iyi 100 romanı’&nbsp;listesi şöyle:</p>

<p>100: Antonia – Willa Cather</p>

<p>99: Arabulucu – L.P. Hartley</p>

<p>98: Yol – Cormac McCarthy</p>

<p>97: Madde 22 – Joseph Heller</p>

<p>96: Pedro Páramo – Juan Rulfo</p>

<p>95: Yuvaya Dönüş – Thomas Hardy</p>

<p>94: Bilinen Dünya – Edward P. Jones</p>

<p>93: Görünmez Kentler – Italo Calvino</p>

<p>92: Duygusal Eğitim – Gustave Flaubert</p>

<p>91: Yaşam ve Yazgı – Vasili Grossman</p>

<p>90: Jacob’un Odası – Virginia Woolf</p>

<p>89: Karanlığın Sol Eli – Ursula K. Le Guin</p>

<p>88: Ragtime – E.L. Doctorow</p>

<p>87: Güzellik Çizgisi – Alan Hollinghurst</p>

<p>86: Yürek Burgusu – Henry James</p>

<p>85: Vejetaryen – Han Kang</p>

<p>84: Yetenekli Bay Ripley – Patricia Highsmith</p>

<p>83: Silahlara Veda – Ernest Hemingway</p>

<p>82: Zoraki Tercih (Mesele’nin Sonu) – Graham Greene</p>

<p>81: Buddenbrooklar – Thomas Mann</p>

<p>80: Rebecca – Daphne du Maurier</p>

<p>79: Dağlardan Duyur Onu – James Baldwin</p>

<p>78: Bay Biswas İçin Bir Ev – V.S. Naipaul</p>

<p>77: Gökkuşağı – D.H. Lawrence</p>

<p>76: Dracula – Bram Stoker</p>

<p>75: En Mavi Göz – Toni Morrison</p>

<p>74: Tedirginlik Koşulları – Tsitsi Dangarembga</p>

<p>73: Austerlitz – W.G. Sebald</p>

<p>72: Müşterek Dostumuz – Charles Dickens</p>

<p>71: Yakın – Octavia E. Butler</p>

<p>70: Adsız Sansız Bir Jude – Thomas Hardy</p>

<p>69: Suç ve Ceza – Fyodor Dostoyevski</p>

<p>68: Kan Meridyeni – Cormac McCarthy</p>

<p>67: Niteliksiz Adam – Robert Musil</p>

<p>66: Usta ile Margarita – Mihail Bulgakov</p>

<p>65: Renklerden Moru – Alice Walker</p>

<p>64: İyi Asker – Ford Madox Ford</p>

<p>63: İnci Gibi Dişler – Zadie Smith&nbsp;</p>

<p>62: Yükselen Güneşin Ülkesinde – Chimamanda Ngozi Adichie</p>

<p>61: Satürn’ün Halkaları – W.G. Sebald</p>

<p>60: Howards End – E.M. Forster</p>

<p>59: Beni Asla Bırakma – Kazuo İşiguro</p>

<p>58: Utanç – J.M. Coetzee</p>

<p>57: Ses ve Öfke – William Faulkner</p>

<p>56: Mansfield Park – Jane Austen</p>

<p>55: Dalgalar – Virginia Woolf</p>

<p>54: Orlando – Virginia Woolf</p>

<p>53: Venüs’ün Geçişi – Shirley Hazzard</p>

<p>52: Altın Kase – Henry James</p>

<p>51: Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım – Elena Ferrante</p>

<p>50: Geniş, Geniş Bir Deniz – Jean Rhys</p>

<p>49: Hassas Bir Denge – Rohinton Mistry</p>

<p>48: Dönüşüm – Franz Kafka</p>

<p>47: Gurur Dünyası – William Makepeace Thackeray</p>

<p>46: Leopar – Giuseppe Tomasi di Lampedusa</p>

<p>45: Altın Defter – Doris Lessing</p>

<p>44: Giovanni’nin Odası – James Baldwin</p>

<p>43: Gölün Evi – Marilynne Robinson</p>

<p>42: Büyülü Dağ – Thomas Mann</p>

<p>41: Karanlığın Yüreği – Joseph Conrad</p>

<p>40: Süleyman’ın Şarkısı – Toni Morrison</p>

<p>39: Tanrıya Bakıyorlardı – Zora Neale Hurston</p>

<p>38: Masumiyet Çağı – Edith Wharton</p>

<p>37: Görülmeyen Adam – Ralph Ellison</p>

<p>36: Damızlık Kızın Öyküsü – Margaret Atwood</p>

<p>35: Büyük Umutlar – Charles Dickens</p>

<p>34: Kurtlar Hanedanı – Hilary Mantel</p>

<p>33: David Copperfield – Charles Dickens</p>

<p>32: Küçük Şeylerin Tanrısı – Arundhati Roy</p>

<p>31: Bayan Jean Brodie’nin Baharı – Muriel Spark</p>

<p>30: Frankenstein – Mary Shelley</p>

<p>29: Solgun Ateş – Vladimir Nabokov</p>

<p>28: Karamazov Kardeşler – Fyodor Dostoyevski</p>

<p>27: Dava – Franz Kafka</p>

<p>26: Don Kişot – Miguel de Cervantes</p>

<p>25: Lolita – Vladimir Nabokov</p>

<p>24: Günden Kalanlar – Kazuo İşiguro</p>

<p>23: Geceyarısı Çocukları – Salman Rushdie</p>

<p>22: Parçalanma – Chinua Achebe</p>

<p>21: Bir Hanımefendinin Portresi – Henry James</p>

<p>20: Uğultulu Tepeler – Emily Brontë</p>

<p>19:&nbsp;Tristram Shandy Beyefendi’nin Hayatı ve Görüşleri – Laurence Sterne</p>

<p>18: İkna – Jane Austen</p>

<p>17:&nbsp;Yüzyıllık Yalnızlık – Gabriel Garcia Marquez</p>

<p>16:&nbsp;1984 – George Orwell</p>

<p>15: Beyaz Balina – Herman Melville</p>

<p>14:&nbsp;Mrs Dalloway – Virginia Woolf</p>

<p>13:&nbsp;Emma – Jane Austen</p>

<p>12: Kasvetli Ev – Charles Dickens</p>

<p>11: Muhteşem Gatsby – Francis Scott Key Fitzgerald</p>

<p>10:&nbsp;Madam Bovary – Gustave Flaubert</p>

<p>9:&nbsp;Gurur ve Önyargı – Jane Austen</p>

<p>8: Jane Eyre – Charlotte Brontë</p>

<p>7:&nbsp;Savaş ve Barış – Lev Nikolayeviç Tolstoy</p>

<p>6:&nbsp;Anna Karenina – Lev Nikolayeviç Tolstoy</p>

<p>5: Kayıp Zamanın İzinde –&nbsp;Marcel Proust</p>

<p>4:&nbsp;Deniz Feneri – Virginia Woolf</p>

<p>3:&nbsp;Ulysses – James Joyce</p>

<p>2:&nbsp;Sevilen – Toni Morrison</p>

<p>1: Middlemarch – George Eliot</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 17:35:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/kultur-sanat/guardian-secti-tum-zamanlarin-en-iyi-100-romani-h105831.html">Guardian seçti: Tüm zamanların en iyi 100 romanı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/saruhan-oluc-kalici-baris-muzakere-zemininde-insa-edilir-h105830.html</link>
		<title>Saruhan Oluç: Kalıcı barış müzakere zemininde inşa edilir</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[&quot;Barışın Toplumsallaşmasında Sorunlarımız ve Çözüm Önerilerimiz&quot; panelinde konuşan Saruhan Oluç, &quot;Toplumsal uzlaşı ve kalıcı bir barış ancak diyalog ve müzakere zemininde inşa edilebilir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Dîlok Şubesi, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bileşeni sendikalar, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Özgür Düşünce Derneği, "Barışın Toplumsallaşmasında Sorunlarımız ve Çözüm Önerilerimiz" başlıklı panel düzenledi. Şehitkamil ilçesine bağlı Pancarlı Mahallesi’nde bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası binasında gerçekleştirilen panele çok sayıda kişi katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Moderatörlüğünü İHD Dîlok Şube Başkanı Bahri Oğuz’un üstlendiği panele; TTB Eski Başkanı ve İnsan Hakları Aktivisti Şebnem Korur Fincancı, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Saruhan Oluç konuşmacı olarak katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Şebnem Korur Fincancı, hak ihlalleri ve çatışmalı süreçlerin toplumsal sağlık üzerindeki tahribatlarına değindi. Fincancı, “Barış sadece çatışmasızlık ortamı değildir. Adaletin ve insan haklarının eksiksiz uygulandığı bir zeminle mümkün olabilir” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘ÇÖZÜM DEMOKRATİK SİYASETTEDİR’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ayfer Koçak, savaş ve çatışma politikalarının en çok emekçileri vurduğunu belirtti. Koçak, "İnsanca yaşam ve demokrasi mücadelesi, barış mücadelesinden bağımsız ele alınamaz. Barışı toplumsallaştırmak gerekmektedir” dedi.&nbsp;</p>

<p>Saruhan Oluç, siyasi gelişmeleri ve çözüm yollarını değerlendirdi. Oluç, “Sorunların çözümünde demokratik siyaset kanallarının açık tutulması gerekiyor. Toplumsal uzlaşı ve kalıcı bir barış ancak diyalog ve müzakere zemininde inşa edilebilir” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 17:34:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/saruhan-oluc-kalici-baris-muzakere-zemininde-insa-edilir-h105830.html">Saruhan Oluç: Kalıcı barış müzakere zemininde inşa edilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kadikoyde-kurtceye-statu-talepli-senlik-h105829.html</link>
		<title>Kadıköyde Kürtçeye statü talepli şenlik</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kürt Dil Bayramı dolayısıyla Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda yapılan şenlikte, Kürtçeye statü talebi öne çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) Egîdê Cimo MA Müzik Okulu, Kürt Araştırmalar Derneği (Komeleya Lêkolînên Kurdî) ile Ekin Kültür ve Sanat Komünü tarafından Kürt Dil Bayramı dolayısıyla İstanbul Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı’nda şenlik düzenlendi. Çok sayıda kişinin katıldığı şenlikte, “Bila zimanê Kurdî bibe zimanê resmî û perwerdeyê”, “Zimanên beyanî çek ê kincên me ne, lê zimanê Kurdî çermê laşê me ye”, “Statuya Kurdî perwerdeya Kurdî” pankartları açılırken, sık sık &nbsp;“Bijî serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Şenlik, MKM’nin çocuklara yönelik müzikli ve danslı etkinliği ile başladı. Etkinlikte, çocuklar Kürtçe şarkılar söyleyerek, coşkulu anlar yaşadı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>‘ASİMİLASYONA KARŞI DİLİMİZİ KONUŞALIM’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt Araştırmaları Derneği Eşbaşkanı Remziye Alparslan, Kürtçeye dönük araştırmaların elzem olduğunu belirterek, “Kürtçeyi eğitimlerle var ettik, var etmeye devam ediyoruz. Kürtçenin asimilasyonuna dönük politikalara karşı gelerek dilimizi konuşmaya devam edeceğiz. Bugün Kürt Dil Bayramı, bunun mücadelesi geçmişte verildi. Bugün hepimize kutlu olsun” dedi.</p>

<p></p>

<p>KÜRTÇE’YE STATÜ TALEBİ</p>

<p></p>

<p>MKM çalışanı Kenya Korkmaz ise Kürtçenin milyonlarca insan tarafından yaşatıldığını ve Kürtçenin sosyal yaşamda kullanılabilmesi için statüye sahip olması gerektiğini vurguladı. Kenya Yılmaz, “Kürtçe, özgürce yaşamın her alanında kullanılması gerekiyor. Dil sadece bir iletişim aracı değil, bir halkın hafızası, yaşama bakışı, tarihi, duygusu ve sesidir. Kürtçenin statü kazanmasıyla varlık anlam kazanır. Bu dili konuşanların resmi olarak tanınması gerekiyor. Bu yüzden bugün dili korumak, kurtarmak sadece kültür meselesi değildir. Birlik, adalet ve toplumun anılarına sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Konuşmaların ardından şenlik, çocuklardan oluşan Gulên Mezrabotan Grubu’nun sahne almasıyla devam etti. Renkli anlar yaşatan grubun şarkılarıyla yurttaşlar halaya durdu. Daha sonra erbane grubu olan Koma Amargî sahne aldı.</p>

<p></p>

<p>Şenliğin sonunda ise sanatçılar Ayfer Düzdaş, Umut Gündüz ve Lawîn katılımcılara coşkulu anlar yaşattı.</p>

<p></p>

<p>Etkinlik çekilen halaylarla son buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 17:33:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kadikoyde-kurtceye-statu-talepli-senlik-h105829.html">Kadıköyde Kürtçeye statü talepli şenlik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/sabahat-tuncel-devletin-adim-atmasi-icin-zorlayici-olmaliyiz-h105828.html</link>
		<title>Sabahat Tuncel: Devletin adım atması için zorlayıcı olmalıyız</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Sabahat Tuncel, “Devletin ve siyasi partilerin adım atması konusunda zorlayıcı olmalıyız. Bir tıkanma durumu var. Biz kadınlar bunu aşabiliriz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mersin’de Barışa İhtiyacım var Kadın İnsiyatifi, Yenişehir’de bulunan Özgecan Aslan Meydanı’nda “Barış için Kadın Buluşması” düzenledi. Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivistisi Sebahat Tuncel, Mersin Barış Anneleri Meclisi üyeleri ve kadın kurumları temsilcileri katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Buluşma alanına “Toplumsal Barışı Kadınlar İnşa Edecek”, “Kadınlar özgürlük için barış istiyor” ve “Jin, jiyan, azadî” yazılı dövizler asıldı. &nbsp;Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Barış Akademisyeni ve Barışa İhtiyacım var Kadın İnsiyatifi üyesi Zeliha Burcu Acar, kadınların barış sürecinde sözünü büyütmesinin, dayanışmayı güçlendirmesinin ve birlikte yaşam umudunu çoğaltmasının önemli olduğunu söyledi. Barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi olmadığını söyleyen Zeliha Burcu &nbsp;Acar, “Aynı zamanda eşit, özgür, onurlu bir yaşamın kurulabilmesidir ve kadınlar, bu yaşamın en güçlü kurucu öznelerinden biridir” dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>‘BARIŞIN SESİNİ YÜKSELTİLER’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sebahat Tuncel, kadınların barış mücadelesinin yeni olmadığını belirterek, “Kadınlar barışın inşası konusunda çok önemli rol üstlendi. 90’lı yıllardan bugüne savaş siyasetine karşı barışın sesini yükseltmiştir. Barış talebini her alanda ifade etmişlerdir. Kadın bedeni savaş alanına dönüştürüldüğünü, yoksullaştırıldığını, göçe zorlandığını gördük. Savaş kararında kadınlar yok ama faturasını çok ağır ödedi” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kadınların barış süreçlerindeki tarihsel rolüne işaret eden Sebahat Tuncel, “Kadınlar Türkiye’de Kürt, Türk, Laz ve Çerkez halklarından olan kadınların içinde olduğu bir mücadele hattı oluşturdu. Savaşın derinleşmesiyle kadınlar hedef haline getirildi. Savaş ve çatışma sürecinde de barışın konuşulduğu dönemlerde de barış sesini büyüttü. &nbsp;Kadınların müzakere masasında olması için çalışmalar yürütüyor. Türkiye’nin artık inkar sürecini yürütme ortamı yok. İnkar sürecinde en çok kadınlar kaybetti” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'ÖZGÜRLÜK OLMAZ'</p>

<p></p>

<p>Savaş ve çatışmaların durdurulması için tartışmalar yürüttüklerini ifade eden Sabahat Tuncel, sürece işaret etti. Sabahat Tuncel, “İnsiyatif olarak kadınların barış talebini Meclis’te komisyona aktardık. Şimdi biz raporun gereğini yapmak için mücadele ediyoruz. Devletin ve siyasi partilerin adım atması konusunda zorlayıcı olmalıyız. Bir tıkanma durumu var. Biz kadınlar bunu aşabiliriz. &nbsp;Rolümüzü tam da bu zamanlarda oynayabiliriz. Esas itibariyle savaş karşıtı mücadelemizi büyütmeliyiz. Barış kadınlar olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgürlük olmaz. Operasyonlar Türkiye’yi ileri götürmüyor. Hepimizin barışa ihtiyacı var kadınların ise daha fazla ihtiyacı var. Kadınların barış konusunda bir yolunu bulup yan ayana gelebiliyor. Barış meselesi evrensel bir mücadele. Barışı mümkün kılalım, kapanan kapıları açalım” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Buluşma, müzisyen Yeliz Güzeli’nin seslendirdiği şarkılarla sona erdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 17:31:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/sabahat-tuncel-devletin-adim-atmasi-icin-zorlayici-olmaliyiz-h105828.html">Sabahat Tuncel: Devletin adım atması için zorlayıcı olmalıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kurt-dili-sempozyumu-en-tehlikeli-kosullarda-bile-cocuklarimiza-h105827.html</link>
		<title>Kürt Dili Sempozyumu: En tehlikeli koşullarda bile çocuklarımıza Kürtçe öğrettik</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kürt Dili Sempozyumu&#039;nda konuşan Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürtçe öğretmeni Gülistan İsmail, &quot;Kürtler en tehlikeli koşullar altında bile temel haklarını korudu ve çocuklarına gizlice Kürtçe öğretti. Bizim zaferimizin büyüklüğü Bakur&#039;da da o kadar iyi gelişmeler yaşatacaktır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Wan Şubesi'nin düzenlediğini ve 2 gün sürecek 3'üncü Kürt Dil Sempozyumu 2'nci oturumla devam etti. Wan Barosu'nda gerçekleştirilen sempozyumun 2'nci oturumu Kürt Dil bilimcileri ve yazarların konuşmalarıyla devam etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İkinci oturumda söz alan yazar Bahoz Baran, Kürdistan'da asimilasyon politikalarının giderek derinleştiğini ifade etti. İnternet ortamında Kürtçeyi görünür hale getirmenin önemli olduğunun altını çizen Baran, "Mekan ve zaman değişmediği üzerine hareket ediyorsak şimdiden yanıldığımızı söyleyelim. Mekan değişti, zaman değişti. Bizim de değişmemiz gerekiyor. Bugün internet kullanımında bakıyoruz Kürtçe yok. Biz birilerinin bunu yapmasını mı bekleyeceğiz? Kim yapacak? Kimi bekliyoruz?" diye sordu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KIRMANCKÎ'NİN BUGÜNÜ VE YARINI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>"Kirmanckî'nin bugünü ve yarını" konulu sunumu yapan SAMER Saha Araştırmaları Merkezi'nden Serhat Temel, "Biz maalesef Kirmanckî'yi bir yük olarak ele alıyoruz. Örneğin bizim kendi şehirlerimizde, ilçelerimizde bile Kirmanç nüfusunun yoğun olduğu yerlerde Türkçe var, Kürtçe'nin de bir tek Kurmanci lehçesi var. Neredeyse pek çok programımızda Kirmançkîye yer bile verilmiyor. Bu zamana kadar asimilasyondan bahsediyorduk ama bu süreçten sonra konuşacağımız şey oto asimilasyondur. Düşman düşmanlığını yaptı peki biz ne yapıyoruz? Ne yapacağız? Kirmançkî'yi korumak için ne yaptık? Ne yapacağız? Bu soruların cevabını bulmak lazım" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ROJAVA'DA KÜRTÇE</p>

<p></p>

<p>Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürt Dil öğretmeni Mizgîn Hesen, Rojava Devrimi ardından başlayan inşa sürecini anlattı. "Rojava'da devrim ardından dört bir yanda bir Kürt rönesansı başlamıştı" diyen Mizgîn Hesen, "Geçmişte bir açıklama yapıldığında Kürtçe yapılıyordu. Arapça'yı kullandırtmamak üzerine bir politika yürütülüyordu. Rojava Devrimi’nden sonra Suriye devleti Kürt kentlerinde zayıfladı ve biz de Kürt dil kurumları olarak bu fırsatı değerlendirdik. Okullar, dil kurumları açtık ve Kürtçe eğitimi vermeye başladık. Materyallerinin büyük bir kısmı da Mexmûr’dan getirildi ve bunlarla Kürtçe dersleri verdik. Rojava’da 2015 yılında Efrîn Üniversitesi, 2016 yılında Rojava Üniversitesi, 2017 yılında Kobane Üniversitesi ve 2020 yılında Doğu Üniversitesi açıldı" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'KÜRTÇE İÇİN BÜYÜK BİR MÜCADELE YÜRÜTÜLÜYOR'</p>

<p></p>

<p>Son olarak konuşan Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürtçe öğretmeni Gulistan Ismail de Rojava Devrimi öncesinde Kürtçenin resmi bir statüye sahip olmamasına dikkat çekerek, “Kürtler en tehlikeli koşullar altında bile temel haklarını korudu ve çocuklarına gizlice Kürtçe öğretti. Devrimden sonra Kürtçe eğitim başlatıldı ve Kürtçe öğretmenleri yetiştirilip görevlendirildi. Rojava’da halk, öğretmenler ve öğrenciler Kürtçe için büyük bir mücadele yürütüyor ve herkes Kürtçe için ayağa kalkmış durumda. Biz, Kürtçenin Suriye’deki tüm kurum ve kuruluşlarda resmi dil olmasını istiyoruz. Biz Rojava'da Kürtçe nasıl bir konumdaysa Şam'da da aynı konumda olsun istiyoruz. Bizim zaferimizin büyüklüğü Bakur'da da o kadar iyi gelişmeler yaşatacaktır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sempozyumun ikinci oturumu soru ve cevapla sona erdi. Sempozyum yarın devam edecek.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 17:30:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kurt-dili-sempozyumu-en-tehlikeli-kosullarda-bile-cocuklarimiza-h105827.html">Kürt Dili Sempozyumu: En tehlikeli koşullarda bile çocuklarımıza Kürtçe öğrettik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/dortlerin-eyleminin-tanigi-bu-ruhu-barisa-yansitmaliyiz-h105826.html</link>
		<title>Dörtlerin eyleminin tanığı: Bu ruhu barışa yansıtmalıyız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde işkencelere karşı bedenlerini ateşe veren Dörtlerin eylemine tanıklık eden Ahmet Candan, ‘Halkların bir arada ortak yaşamı için verilen mücadele onurlu bir barış ile taçlandırılmalıdır. Dörtlerin eylem ruhunu barışa yansıtmalıyız’ dedi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye’de 12 Eylül askeri darbesinin akıllarda kalan en büyük vahşet uygulamaları Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşandı. Darbenin ardından PKK’nin öncü kadrolarının da getirildiği cezaevinde, tutuklular arasından itirafçılığı yaygınlaştırmak adına yapılmayan işkence uygulaması kalmadı. Buna karşı 33’üncü koğuşta kalan Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık ve Mahmut Zengin, 1982 yılının 16 Mayıs’ını 17 Mayıs’a bağlayan gece bedenlerini ateşe verdi. Yaşamını yitiren 4 kişi, eylemleriyle tarihe adlarını “Dörtler” olarak yazdırdı.</p>

<p>Eylemin olduğu döneme kadar “Dörtler” ile aynı koğuşta kalan Ahmet Candan (72), o dönem yaşananları anlattı.</p>

<p>Candan, 15 Mayıs 1980 yılında tanık ifadesiyle gözaltına alınıp tutuklandı. Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde kalan Candan, 5 ay sonra 12 Eylül darbesi ile tanıştı. Candan, 72 kişinin yaşamını yitirdiği cezaevinde 1986 yılına kadar kaldı. Candan, bu süre zarfında sürekli işkencelere maruz kaldı. Lağım çukurunda saatlerce bekletilen Candan, “vücuduna elektrik verme”, “saat başı falakaya yatırılma”, “susuz ve aç bırakılma”, “çıplak bir şekilde cop ve demir kalaslarla dövülme” ve “psikolojik şiddet” gibi işkencelere maruz bırakıldı.&nbsp;&nbsp; 1986’da tahliye edildikten sonra, 9 Haziran 1993’te yeniden başka bir davadan tutuklanan Candan, 15 Ağustos 2003 yılına kadar Adana,&nbsp; Xarpêt ve Amed cezaevlerinde kaldı.</p>

<p>33’üncü koğuş</p>

<p>Gördüğü işkencenin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen işkence ve işkence yapanları dün gibi hatırlayan Candan, bir süre sonra 35 kişinin rastgele seçilerek, E Bloğu’ndaki 33’üncü koğuşa alındığını aktardı. Tüm dünyada sosyalizme karşı büyük bir savaşın başladığı yıllarda paylarına düşenin en büyüğü ile karşı karşıya kaldıklarına dikkati çeken Candan, vahşetin en üst seviyede olduğu dönemde “Dörtlerin” eylemlerini gerçekleştirdiklerini hatırlattı.</p>

<p>Eylem gecesi</p>

<p>Candan, “Dörtlerin” eylemlerine ilişkin şunları söyledi: “33’üncü koğuşta her şeye rağmen 2 saatte bir nöbet tutuyorduk. Eylemin yapıldığı gün 16 Mayıs’ı 17 Mayıs’a bağlayan gecedir. Nöbet listesi vardı. 01.00-04.00 nöbetinde Ferhat, Necmi, Mahmut ve Eşref’in isimleri vardı. Bu nöbet listesi de özellikle seçilmişti. Yatağımda derin bir uykudayken, birden ‘Kahrolsun sömürgecilik’, ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ sloganları yükseldi. Bir yandan sloganlar, bir yandan duman ve gürleşen ateş vardı. Yangının çıkması üzerine ilk başta neyin yandığını bilemedik. Slogan sesleri geliyordu ama nereden geliyordu diye sağa sola bakıyorduk.”</p>

<p>Eylemin yapıldığı alanda ateşin büyük bir alev topuna döndüğünü dile getiren Candan, cezaevinde Esat Oktay Yıldıran’ın suları sık sık kestiği ve kirlettiği için her şeye rağmen 20 litrelik su bidonlarını istiflediklerini ve bu suları arkadaşlarını söndürmek için aldıklarını belirtti. Candan, su dökmeye başladıklarında Ferhat Kurtay’ın hala yaşadığını gördüklerini ve “Arkadaşlar su dökmeyin bu bir eylemdir. Su dökmek ihanettir” deyip zafer işareti yaptığını dile getirdi. Candan, “Ateşi söndürmedik. Sonrasında arkadaşları battaniyelere sardık. Ferhat arkadaş yaşıyordu; ama diğer arkadaşlar yaşamını yitirmişti. Cizreli Selim Dindar vardı koğuşumuzda. Ve sesi çok güzeldi, her zaman Ferhat Kurtay ‘bize türküler söyle’ deyip, saatlerce onu dinlerdik. O gün de Selim hoca, Ferhat Kurtay’ı kucağına aldı. Ferhat Kurtay da ‘Mamoste sevdalikam’ parçasını söyle dedi. O an bile Ferhat Kurtay’ın direnişinin kararlığı sürüyordu. Ölümden korkmuyordu. Direniyordu. Çünkü ne yaptığını çok iyi bilen biriydi” diye belirtti.</p>

<p>Korkunun öldüğü gün</p>

<p>Eylem yapıldıktan sonra cezaevi idaresinin saatlerce korkudan koğuşa gelemediğini dile getiren Candan, o dönemde Esat Oktay’ın cezaevinde olmadığını, saatler sonra yerine bakan Üsteğmen Ali Osman Aydın ile birlikte 30 kişinin koğuşa girip battaniyelere sarılı arkadaşlarını götürdüklerini anlattı. Ferhat Kurtay’ın götürüldüğü sırada hala yaşadığını ve götürülürken zafer işareti yapıp slogan attığını ifade eden Candan, bir gün sonra Ferhat Kurtay’ın yaşamını yitirdiği bilgisini aldıklarını söyledi.&nbsp; Eylemi, “Korkunun öldürüldüğü yeni bir dönemin başlangıcı” olarak tanımlayan Candan, “Dörtlerin” eyleminden sonra 3 gün boyunca ıslak bir şekilde koridorda tutulduklarını söyledi.</p>

<p>“Dörtler” ile sürekli diyalog halinde olduğunu hatırlatan Candan, özgür bir toplum yaratma ideali ile yaşamlarını mücadeleye adadıklarını söyledi. Yaşanan vahşete karşın gösterilen direniş sonrası cezaevinde hiçbir şeyin eskisi gibi gitmediğini hatırlatan Candan, “Dörtlerin yaktığı ateş, işkencecilerin yüreğine korku sardı. O büyük direniş, dün gibi aklımızda. Ne direniş ne de vahşet yıllar geçse de aklımızdan çıkmadı, çıkmayacak” diye konuştu.</p>

<p>Barış süreci</p>

<p>Kürt Özgürlük Hareketi’nin kuruluşundan bu yana insani değerlerin mücadelesini verdiğini kaydeden Candan, “Apocular ilk çıktığında halkların içinde yer aldığı bir mücadeleydi. Kürt, Türk, Laz ve Çerkez yani her halktan insanlar yer aldı. Eşitlik, özgürlük, ortak yaşam talepleri ile yola çıktılar ve halen bu talepler için mücadele ediyorlar. Kapitalist sistemin savaşı dayatan politikalarına karşın mücadele yürütüldü. Sayın Öcalan, 27 Şubat günü bir süreç başlatıldı. Bu süreç o günün devamı olan bir süreç. O zamanda özgürlük, demokrasi, barış mücadelesi için mücadele verildi. Sürece sahip çıkmak o günün direniş ruhuna sahip çıkmak demektir. Bu bilinçle barışı sahiplenmek ve inşasında yer almak gerekiyor. Binlerce insan bu uğurda şehit düştü. Bunun bilinci ile barışa sarılmak gerekir. Halkların bir arada ortak yaşamı için verilen mücadeleyi onurlu bir barış ile taçlandırılması gerekiyor. 4’lerin eylem ruhunu barışa yansıtmalıyız”&nbsp; ifadelerini kullandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 13:56:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/dortlerin-eyleminin-tanigi-bu-ruhu-barisa-yansitmaliyiz-h105826.html">Dörtlerin eyleminin tanığı: Bu ruhu barışa yansıtmalıyız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/dolar-avro-ve-altinda-haftanin-bilancosu-23-h105825.html</link>
		<title>Dolar, avro ve altında haftanın bilançosu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Bu hafta dolar yüzde 0,39 değer kazanırken gram altın yüzde 4,16, avro yüzde 0,81 değer kaybetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Altında satış fiyatları şöyle:</p>

<p>24 ayar külçe gram altın: 6 bin 630 lira</p>

<p>Cumhuriyet altını: 44 bin 671 lira</p>

<p>Çeyrek altın: 11 bin 105 lira</p>

<p>Satış fiyatı dolarda 45,5440 liraya yükselirken avroda 53,0320 liraya geriledi.</p>

<p>İngiliz sterlininin satış fiyatı da bu hafta yüzde 1,58 azalışla 60,8640 liraya geriledi. Sterlin fiyatı geçen hafta 61,8440 liraydı. İsviçre frangı da yüzde 0,71 düşüşle 57,9880 liradan alıcı buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 13:55:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/dolar-avro-ve-altinda-haftanin-bilancosu-23-h105825.html">Dolar, avro ve altında haftanın bilançosu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/12-saat-kala-iptal-edilen-otobus-bilet-ucreti-tam-iade-edilecek-h105824.html</link>
		<title>12 saat kala iptal edilen otobüs bilet ücreti tam iade edilecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Şehirlerarası otobüslerde harekete 12 saat kalana kadar iptal edilen tüm biletlerin ücreti artık tam iade edilecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yönetmelik değişikliği,&nbsp;Resmi Gazete‘de yayınlandı.&nbsp;</p>

<p>‘Açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak’</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu diğer kararlara ilişkinse şunu söyledi:</p>

<p>“Sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak. Otobüs firmalarının, ücret tarifelerini bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandı.&nbsp;</p>

<p>Firmalar, azami bir ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri sisteme tanımlayabilecek ve gerekli durumlarda 10 gün içinde düzeltme başvurusu yapabilecek.”</p>

<p>Kayıtdışı taşımaya ceza kesilecek</p>

<p>Bakan ayrıca kayıtdışı taşımacılara da ceza kesileceğini duyurdu; miktarları açıkladı:</p>

<p>“İlk ihlalde 21 bin 333, ikinci ihlalde 42 bin 666, üçüncü ihlalde 106 bin 665, dördüncü ihlaldeyse 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak.&nbsp;</p>

<p>Beşinci ihlaldeyse yetki belgesi iptal edilecek.&nbsp;</p>

<p>Ayrıca terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan, faaliyet gösterilmesi de engellenecek.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 13:54:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/12-saat-kala-iptal-edilen-otobus-bilet-ucreti-tam-iade-edilecek-h105824.html">12 saat kala iptal edilen otobüs bilet ücreti tam iade edilecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/vekilin-oglu-okula-silahla-gitti-iddiasi-gazeteci-yelis-h105823.html</link>
		<title>&amp;#039;Vekilin oğlu okula silahla gitti&amp;#039; iddiası: Gazeteci Yelis Ayaz tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aydın’da bir milletvekilinin oğlunun okula önce bıçak, sonra silah götürdüğüne dair iddiaları köşesinde gündeme taşıyan gazeteci Yelis Ayaz tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Gazeteci, vekil ismi paylaşmadı. Fakat yayın yönetmeni olduğu Aydınpost, 14 Mayıs’ta o vekilin AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş olduğunu&nbsp;yazdı. Aynı haberde iddianın okuldaki öğrencilerin CİMER’e yaptığı şikayetle resmi kayıtlara girdiği belirtildi.</p>

<p>Habere göre Ayaz’a ise&nbsp;‘yanıltıcı bilgiyi alenen’&nbsp;yayma suçlamasıyla dava açıldı. Ayaz, 27 Nisan’daki yazısında olayın örtbas edildiğini&nbsp;öne sürdü:</p>

<p>“Bu konuyu yazan diğer basın mensuplarının da ifadeye çağırılacakları söylendi fakat hala ifade için aranan kimse yok.</p>

<p>Milli Eğitim Müdürlüğü&nbsp;‘Bizde kayıt yok’&nbsp;diyormuş. Okul yönetimi&nbsp;‘Böyle bir olay olmadı’&nbsp;diyormuş. En azından olay ‘örtbas’ edildi iddiasını teyit eden savcılığa teşekkür edelim…</p>

<p>Geçtiğimiz hafta yazımda hiçbir siyasetçinin ismini vermedim. Lakin hemen ertesi gün, geçmişte Aydınpost yazarı olan ve daha sonrasında köşesi kapatılan Ahmet Gözen, şahsıma hakaret eden bir sosyal medya paylaşımı yaparak bu siyasetçinin kim olduğunu ifşa etti.</p>

<p>Bakın Aydın’da devleti yönetenler! İddia çok ciddi. Yarın bir felaket yaşanırsa hepiniz altında kalırsınız. Devlet sadece bir siyasetçinin oğlunun değil, bütün çocukların babasıdır.</p>

<p>Bu konu Milli Eğitim’de çözülmez. Konunun zaten orada örtbas edildiği iddia ediliyor. Eğer doğruysa, İl Müdürü ve örtbasa dahil olanlar derhal yargılanmalı.</p>

<p>Daha geçtiğimiz gün, Ankara’da okula silah getirdiği iddiasıyla bir çocuk devlet korumasına, ailesi de gözaltına alındı. Peki anne siyasetçi olunca, devlet başını kuma mı gömecek? İddiayı dile getiren gazeteci gözaltına alınıp susturulacak, öyle mi?</p>

<p>Susmayacağım, hatta çoğul ekiyle tekrar edeyim&nbsp;SUSMAYACAĞIZ!</p>

<p>Evet susmayacağız,&nbsp;ÇÜNKÜ BİR VELİ BANA ULAŞTI!&nbsp;Olayı artık ilk elden yaşayandan biliyorum.&nbsp;Bu olayı örtbas edenler emin olun yargılanacaksınız!”</p>

<p>Demirören Haber Ajansı‘na (DHA) göre Ayaz dün tutuklandı.</p>

<p>Başsavcılık: Doğru değil, çarpıtıldı</p>

<p>Habere göre Aydın başsavcılığı,&nbsp;“Milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı”&nbsp;yönündeki iddiaların doğru olmadığını bildirdi.&nbsp;</p>

<p>Savcılığın açıklaması özetle şöyle aktarıldı:</p>

<p>“Bir milletvekilinin oğlunun okula silah getirdiği ve okul içinde silahla fotoğraf çekildiği, bu durumun okul idaresi tarafından bilindiği halde işlem yapılmadığı yönünde CİMER başvurularının bulunduğu yönündeki iddialarla ilgili araştırma yapıldı.</p>

<p>CİMER başvurularının şüpheliler hakkında TCK’nin 217/A maddesi kapsamında başlatılan soruşturmadan sonra şüphelileri suçtan kurtarmaya yönelik müracaatlar olduğu, 2024 içinde Aydın ilinde faaliyet gösteren bir özel okulda bazı öğrencilerin okula getirdikleri boncuk atan oyuncak tabanca ile fotoğraf çekilmesi olayı ile ilgili okul idaresi tarafından disiplin soruşturması yapıldığı, okula oyuncak tabanca getiren öğrenci hakkında beş gün okuldan uzaklaştırma cezası verildiği, CİMER başvurusuna eklenen fotoğrafın işbu disiplin soruşturmasına konu fotoğraf olduğu, bu öğrencinin velisinin bir kamu görevlisi ya da milletvekili&nbsp;olmadığı, bu olayın çarpıtılarak ve bağlamından kopartılarak gerçeğe aykırı habere dayanak yapılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 13:53:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/vekilin-oglu-okula-silahla-gitti-iddiasi-gazeteci-yelis-h105823.html">&amp;#039;Vekilin oğlu okula silahla gitti&amp;#039; iddiası: Gazeteci Yelis Ayaz tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/erdogan-yeni-anayasa-ihtiyac-hatta-zorunluluktur-h105822.html</link>
		<title>Erdoğan: Yeni anayasa ihtiyaç, hatta zorunluluktur</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakma’ya çağırdı, yeni anayasa için “Artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Erdoğan, Mayıs 2025’te yeni anayasa için 10 AKP’li ismi görevlendirmiş, Aralık 2025’te de&nbsp;“Bu dönem, bu işin neticeye bağlanacağı dönem olacaktır”&nbsp;demişti.</p>

<p>Yeni anayasa için ‘siyasi önyargıları kenara bırakma’ya çağırdı</p>

<p>Kazakistan dönüşü uçakta gazetecilere konuşan Erdoğan, bu kez şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>* Yeni anayasa konusunu her zaman gündemde tutacak ve milletimize verdiğimiz bu sözü mutlaka yerine getireceğiz. Biz, bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık ve milletimizin ihtiyaç duyduğu, talep ettiği hususları belirledik.&nbsp;</p>

<p>* Sivil siyasetten, çağın gerekliliklerine uygun mevzuat düzenlemelerinden bahsediyorsak bunu gerçekleştirmek için atılacak bütün adımları, yeni anayasa ihtiyacıyla birlikte karşılamayı hedef olarak görürüz.&nbsp;</p>

<p>* Millet, inşallah darbe lekesi taşıyan bir anayasadan kurtulup, yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasaya kavuşmak istiyor. Siyaset, milletin taleplerine kulak tıkayamaz. Bu hasreti sonlandırmak siyaset kurumunun elindedir ve yapması gereken en önemli konudur.&nbsp;</p>

<p>* Yeni anayasa artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur. Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; gelin her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakalım. Toplumun her kesiminin&nbsp;“İşte benim anayasam”&nbsp;diyebileceği metni birlikte inşa edelim.</p>

<p>PKK’nın silah bırakma süreci: ‘Komisyonun yol haritası hayata geçirilmeli’</p>

<p>Erdoğan, PKK’nın silah bırakma süreci ve CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanlarına ilişkin de konuştu:</p>

<p>* Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor.&nbsp;</p>

<p>* Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için istihbarat teşkilatımız (MİT) çalışıyor.</p>

<p>* İlk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız,&nbsp;‘terörsüz Türkiye’yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Bunlara fırsat vermeyeceğiz.&nbsp;</p>

<p>* Niyetimiz hayır, yolumuz hayırlıdır. Allah’ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır.&nbsp;‘Terörsüz Türkiye’&nbsp;hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız.&nbsp;</p>

<p>‘AK Parti’ye bundan sonra da katılacaklar olabilir’</p>

<p>* CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti’de bulmuş ve aramıza katılmışlardır.&nbsp;</p>

<p>* CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP’yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü.&nbsp;</p>

<p>* Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz.&nbsp;</p>

<p>* AK Parti’ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları&nbsp;“Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP’de mümkün değil. CHP’nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik”&nbsp;yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 13:51:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/erdogan-yeni-anayasa-ihtiyac-hatta-zorunluluktur-h105822.html">Erdoğan: Yeni anayasa ihtiyaç, hatta zorunluluktur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/akp-li-vekil-huseyin-altinsoy-dan-fakirlik-belgesi-h105821.html</link>
		<title>AKP&amp;#039;li vekil Hüseyin Altınsoy&amp;#039;dan &amp;#039;fakirlik belgesi&amp;#039; özrü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, ‘adli yardıma eşinin kız kardeşlerinin ekonomik durumu zayıf olduğu için başvurulduğunu’ söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Altınsoy’un eşine mahkeme harcı ödememesi için muhtarlıktan&nbsp;‘fakirlik belgesi’aldırdığını iddia etmişti.</p>

<p>Olayın davalı avukatınca fark edildiğini belirten Akdoğan, mahkemenin konuyu iletmesi üzerine Aksaray başsavcılığının hem belgeyi veren muhtara, hem de belgeyi alan AKP’li vekilin eşine soruşturma başlattığını söylemişti.</p>

<p>Eşinin kız kardeşlerinin durumu kötüymüş</p>

<p>Altınsoy çokça konuşulan olayla ilgili bir gün sonra açıklama yaptı; fakirlik belgesi alındığını yalanlamadan şöyle yazdı:</p>

<p>“Kamuoyunda bahsi geçen dava eşimle birlikte dört kız kardeşin erkek kardeşlerine karşı birlikte açtığı muris muvazaası nedeni ile tapu iptal tescil davasıdır.&nbsp;</p>

<p>Eşimin kız kardeşlerinin ekonomik durumu zayıf olduğu için adli yardımdan faydalanmak maksadıyla mahkemeye müracaatta bulunmuşlardır.&nbsp;</p>

<p>‘Adli yardımı kabul etmemiz mümkün değil, tamamlanacak’</p>

<p>Müşterek dava olması hasebiyle dört kız kardeşin ortaklığı ile dava 2025 yılı sekizinci ayda açılmıştır. Hem eşimin hem de benim adli yardımı hukuken ve vicdanen kabul etmemiz mümkün değildir.&nbsp;</p>

<p>Yargısal süreç içerisinde mahkeme ara kararı gereğince mahkeme harcı verilen süre içerisinde (2026 dokuzuncu ay) tamamlanacak ve yasal süreç devam ettirilecektir.&nbsp;</p>

<p>Özür diledi: ‘Tarafımın bilgisi ve ilgisi yok’</p>

<p>Siyasi sebeple de olsa da kamuoyuna bu şekilde gündeme gelmemden dolayı derin bir üzüntü duyduğumu ve kamuoyundan özür dilediğimi açıkça ifade etmek istiyorum.”D</p>

<p>Daha sonra CHP’lileri konuyu&nbsp;‘istismar etmek’le suçladı.</p>

<p>Akdoğan: Bilgileri paylaşın, bakalım fakirlik belgesi için şartları taşıyorlar mı?&nbsp;</p>

<p>Akdoğan, Altınsoy’un bu açıklamasını&nbsp;“Eşi için usulsüz fakirlik belgesi alındığını kabul etti ve özür diledi”&nbsp;diye yorumladı.</p>

<p>CHP’li vekil ardından Altınsoy’a şu soruları yöneltti:</p>

<p>“Eşiniz dahil, dört kız kardeş bu davayı açıyor. Hepsi mi yoksul? Biri milletvekili eşi. Diğer üçü de mi yoksul? Haydi, onlar yoksul diyelim.&nbsp;‘Kardeşlerim yoksul, madem öyle bu harcı ödeyeyim’&nbsp;demiyorsunuz da&nbsp;‘Biz de bizim hanıma bir belge uyduralım’&nbsp;diyorsunuz. Akıl alır iş mi?</p>

<p>Yoksulluk belgesi alabilmek için şartlar belli:</p>

<p>Hepsinin mi hane geliri kişi başına düşen asgari ücretin 1/3’ünün altında?</p>

<p>Hepsinin mi düzenli ve sigortalı bir işi yok?</p>

<p>Hepsinin mi SGK’lı çalışma, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı kapsamında aktif sosyal güvencesi yok.</p>

<p>Hepsinin mi üzerine kayıtlı yüksek değerli mal varlığı yok?</p>

<p>Hepsinin mi ev, arsa, tarla, gelir getirici iş yeri veya aracı yok?</p>

<p>Hepsi mi gerçekten sosyal yardıma muhtaç?</p>

<p>Bilgilerini bizimle paylaşın, bakalım fakirlik belgesi almak için şartları taşıyorlar mı?</p>

<p>Bir ailede dört kardeşten üçü bu haldeyse iktidarınızın bir başka açıdan sorgulanması gerekmez mi?</p>

<p>Fakirlik belgesi isteyen kişinin evli olması hâlinde, bu belge yalnızca şahsın durumunu gösteren bir belge değildir. Belgeyi isteyen kişi evliyse hane gelirine bakılır. Sizin eşinizin bu koşulları sağlayıp sağlamadığına, siz milletvekili olduğunuz için mi bakılmadı?</p>

<p>Bu belgeyi usulsüz şekilde verdiği iddia edilen Taşpazar mahalle muhtarı ve eşiniz hakkında açılan soruşturma ne aşamada?</p>

<p>Halkı yanıltıcı bilgiyi bir gazeteciye verirken ayrıca bir sorumluluk duymadınız mı? İstifa etmeyi düşünmüyor musunuz?”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 11:18:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/akp-li-vekil-huseyin-altinsoy-dan-fakirlik-belgesi-h105821.html">AKP&amp;#039;li vekil Hüseyin Altınsoy&amp;#039;dan &amp;#039;fakirlik belgesi&amp;#039; özrü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/wsj-abd-nin-115-ulkede-halen-buyukelcisi-yok-h105820.html</link>
		<title>WSJ: ABD&amp;#039;nin 115 ülkede halen büyükelçisi yok</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’nin dünya genelindeki 195 büyükelçilik koltuğunun 115’inin halen boş olduğu bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesi bilgiyi, ABD Dışişleri Bakanlığı memurlarını temsil eden Amerikan Dışişleri Servisi Derneği’nin verilerine dayandırdı.</p>

<p>Üstelik durumun ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde 1,5 yıl geride kalmasına rağmen yaşandığına dikkat çekildi.</p>

<p>Büyükelçi bulunmayan ülkelerden bazıları Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Irak, Kuveyt, Rusya ve Ukrayna. Bu ülkeler, ABD’nin özellikle uluslararası sorunlardaki muhatapları.</p>

<p>Anadolu Ajansı‘nın (AA) aktardığına göre ABD-İsrail-İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarını hatırlatan gazete, durumu&nbsp;‘önemli bir diplomatik handikap’&nbsp;diye değerlendirdi.</p>

<p>Afrika’da 51 ülkenin 37’sinde de ABD büyükelçisi bulunmadığı kaydedildi, ardından kıtada Çin’le rekabete dikkat çekildi.</p>

<p>WSJ şöyle devam etti:&nbsp;“Trump büyükelçi seçiminde yavaş davranıyor. Bugünkü duruma Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun 2025’te yaklaşık 30 kariyer büyükelçisini ani bir şekilde geri çağırma kararı da zemin hazırladı.”</p>

<p>Trump’ın ilk başkanlık döneminin aynı günlerinde de 188 büyükelçi pozisyonundan 45’i boşmuş. 2015’te Barack Obama’nın ikinci dönemindeyse boş büyükelçi pozisyonu sadece 12’ymiş.</p>

<p>ABD’de büyükelçiler, başkan tarafından aday gösteriliyor ve Senato tarafından onaylanıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 11:17:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/wsj-abd-nin-115-ulkede-halen-buyukelcisi-yok-h105820.html">WSJ: ABD&amp;#039;nin 115 ülkede halen büyükelçisi yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-baskani-trump-duyurdu-teror-orgutu-deas-in-ikinci-h105819.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump Duyurdu: &amp;#039;Terör Örgütü DEAŞ&amp;#039;ın İkinci Adamını Etkisiz Hale Getirdik&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, terör örgütü IŞİD&#039;in dünya çapındaki ikinci komutanı Ebu Bilal Al-Minuki&#039;nin öldürüldüğünü duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD Başkanı&nbsp;Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı paylaşımda terör örgütü IŞİD’ın ikinci adamı olarak bilinen Ebu-Bilal el-Minuki’nin ABD ve Nijerya güçlerinin düzenlediği operasyonla etkisiz hale getirildiğini söyledi.</p>

<p>'AFRİKA'DA SAKLANABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜ'</p>

<p>Paylaşımda&nbsp;“Bu gece talimatımla, cesur Amerikan güçleri ve Nijerya Silahlı Kuvvetleri, dünyadaki en aktif teröristi savaş alanından silmek için kusursuz şekilde planlanmış ve oldukça karmaşık bir operasyon gerçekleştirdi. DEAŞ’ın küresel çapta ikinci adamı Ebu-Bilal el-Minuki, Afrika’da saklanabileceğini düşündü ancak ne yaptığını bize bildiren kaynaklarımız olduğunu bilmiyordu”&nbsp;ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bununla birlikte Trump, operasyon kapsamında iş birlikleri için Nijerya’ya da teşekkür etti.</p>

<p>NE OLMUŞTU?</p>

<p>Nijerya daha önceden Trump’ın ülkedeki Hristiyanların zulüm gördüğünü öne süren açıklamaları nedeniyle eleştirilerin odağında yer almış ancak bu iddiaları reddetmişti.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 08:51:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-baskani-trump-duyurdu-teror-orgutu-deas-in-ikinci-h105819.html">ABD Başkanı Trump Duyurdu: &amp;#039;Terör Örgütü DEAŞ&amp;#039;ın İkinci Adamını Etkisiz Hale Getirdik&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/saglik/enerji-icecegi-cocuk-ve-ergenleri-acillik-ediyor-h105818.html</link>
		<title>Enerji içeceği çocuk ve ergenleri acillik ediyor</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[12-17 yaşlarındaki 282 hastayla yapılan bir araştırma, enerji içeceği tüketiminin yaygın ve kalple ilgili bazı sorunlarla ilişkili olabileceğini gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Enerji içeceklerinde yüksek miktarda kafeinin yanısıra, ginseng, taurin ve guarana gibi uyarıcı maddeler bulunuyor. Kısa sürede, yüksek dozda, bir de alkolle alındığında kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, hipertansiyon, bilinç kaybı, çarpıntı, bayılma ve ani ölüme neden olabiliyor.</p>

<p>Kardiyologlar kalp hastalarının, ailesinde doğuştan ritim bozukluğuna eğilimi olanların kesinlikle enerji içeceği tüketmemesi uyarısı yapıyor.&nbsp;</p>

<p>Çocukluk ve ergenlikte kafein içeren enerji içeceği tüketimi dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek artıyor. Enerji içeceklerinin başlıca etkisi kalp ve damar sistemi üzerine. Çarpıntı, göğüs ağrısı, hipertansiyon ve ritim bozukluklarının yanısıra koroner spazm ve miyokard infarktüsüne de yol açabiliyor. Nörolojik (beyin ve sinir sistemi) ve gastrointestinal (sindirim sistemi) üzerine etkileri de bildiriliyor. Enerji içeceği nedenli akut hepatit (ani başlangıçlı karaciğer iltihabı) tanısı alan vakalar da var.</p>

<p>Enerji içeceği ve kafein tüketimine bağlı klinik sonuçlara ilişkin veriler büyük ölçüde erişkinlerle yapılan çalışmalara dayanıyor. Pediatrik yaş grubunda veriler sınırlı.&nbsp;</p>

<p>En sık nedeni anlaşılamayan göğüs ağrısı saptandı</p>

<p>Yeni araştırma çocuklara odaklandı. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Kliniği’ne göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı şikayetiyle başvuran 12-17 yaşlarındaki 282 hastanın enerji içeceği ve kafeinli içecek tüketimi ile klinik, elektrokardiyografik ve laboratuvar bulguları incelendi.</p>

<p>Başvuruda enerji içeceği tüketim öyküsü olan hasta sayısı 43’tü (yüzde 15,2). Bunlarda nedeni açıklanamayan göğüs ağrısı ve perimiyokardit tanıları öne çıktı. Enerji içeceği tüketimi sonrası nonspesifik göğüs ağrısı olan hastaların bir kısmında troponin (kalp krizleri, miyokardit gibi durumlarda yükseliyor) pozitifliği ve EKG değişiklikleri saptandı. Enerji içeceği kullanan hastaların troponin düzeyleri, kullanmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksekti.</p>

<p>Miyokardit/perimiyokardit tanısı alan 33 hastanın 9’u (yüzde 27,2) enerji içeceği içmişti. Bu grupta da troponin düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekti. Hastaların yüzde 49,6’sının düzenli enerji içeceği tükettiği belirlendi.</p>

<p>Kafein tüketimi sonrası en sık bildirilen semptomlar; göğüs ağrısı, çarpıntı, karın ağrısı, baş ağrısı ve nefes darlığıydı. Hastaların çoğununun enerji içeceği dışında da kafein içeren içecek tükettiği görüldü.</p>

<p>Çocukların erişmesi kısıtlanmalı</p>

<p>Araştırmacılar, özellikle nedeni açıklanamayan göğüs ağrısı ve miyokardit olgularında enerji içeceği kullanımına bağlı troponin yüksekliği dikkat çekti.</p>

<p>Ayrıca&nbsp;“Pediatrik yaş grubunda enerji içeceği kullanımının mutlaka sorgulanması, sağlık çalışanlarının bu konuda bilinçlendirilmesi ve çocukların bu ürünlere erişiminin kısıtlanması”&nbsp;önerisinde bulunuldu.</p>

<p>‘Göğüs Ağrısı, Çarpıntı, Nefes Darlığı Semptomları ile Çocuk Acile Başvuran Hastaların Enerji İçeceği Kullanım Sıklığının İdrar Metabolitleri Düzeyi Aracılığıyla Araştırılması ve Klinik Korelasyonu’&nbsp;başlıklı araştırmayı, Dr. Kent Ozan Keskin, Dr. Figen Akalın, Dr. Elif Erolu Kıbrıs yaptı. Araştırma 61’inci Türk Pediatri Kongresi’nde sunuldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 08:50:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/saglik/enerji-icecegi-cocuk-ve-ergenleri-acillik-ediyor-h105818.html">Enerji içeceği çocuk ve ergenleri acillik ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/merkez-bankasi-analizi-imamoglu-operasyonunun-ekonomiye-verdigi-zarar-h105817.html</link>
		<title>Merkez Bankası analizi: İmamoğlu operasyonunun ekonomiye verdiği zarar ortaya çıktı!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Merkez Bankası analizine göre İmamoğlu&#039;na operasyon sonrası borsada oluşan şok dalgasının etkisi İran savaşıyla neredeyse aynı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Merkez Bankası’nın teknik analizine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonun ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisi, İran savaşının yol açtığı şok dalgasıyla neredeyse aynı düzeyde gerçekleşti.</p>

<p>Merkez Bankası tarafından hazırlanan “Dışsal şok dönemlerinde döviz talebi: 2025-2026 analizi” başlıklı çalışmada, 2025 Mart-Mayıs dönemi “yurt içi gelişmeler ile küresel ticaret politikasına ilişkin belirsizliklerin eş zamanlı olarak yoğunlaştığı çoklu bir şok ortamı” olarak tanımlandı. Bu dönem, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan operasyon sürecine işaret ediyor</p>

<p>İKİ ŞOK DÖNEMİ DENİLDİ</p>

<p>Analizde 2026 Şubat-Nisan dönemi ise “bölgesel jeopolitik gerginliklerin küresel risk iştahını kayda değer ölçüde baskı altına aldığı bir dönem” olarak nitelendirildi. Bu dönem, İran savaşının etkilerini yansıtıyor. Çalışma, nitelik itibarıyla birbirinden farklı iki şok döneminin, Türkiye’deki döviz talebi ve yatırımcı davranışı üzerindeki etkilerini karşılaştırma imkanı sundu.</p>

<p>YATIRIMCI KAÇTI</p>

<p>Sözcü'nün&nbsp;haberinde yer alan araştırmaya göre, her iki şok döneminde de en yüksek döviz talebi yabancı yatırımcılardan geldi. Her iki dönemde de talebin yüzde 70-71’i yabancı yatırımcılara aitti; yani yabancılar liralarını dövize çevirerek büyük ölçüde ülkeden çıktı. Döviz talebinin yüzde 28-29’u ise yurt içindeki vatandaşlardan kaynaklandı.</p>

<p>DÖVİZ TALEBİ ARTMIŞ</p>

<p>Analiz, İmamoğlu dönemindeki şok dalgasında sektörel bazda yurt içi döviz talebinin çok daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koydu. Raporda, “Bu geniş tabanlı dağılımın 2025 şok döneminin ‘çok boyutlu şok’ niteliğiyle örtüştüğü değerlendirilmektedir. Farklı kaynaklı belirsizliklerin eş zamanlı artması firmaların maruz kaldığı risk kanallarını çeşitlendirmiş ve genele yayılan bir kurumsal döviz talebine zemin hazırlamıştır” denildi. Savaş şokunda ise döviz talebinin daha çok petrol ve altın fiyatlarından kaynaklandığı belirtildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 16 May 26 08:48:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/merkez-bankasi-analizi-imamoglu-operasyonunun-ekonomiye-verdigi-zarar-h105817.html">Merkez Bankası analizi: İmamoğlu operasyonunun ekonomiye verdiği zarar ortaya çıktı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam-h105816.html</link>
		<title>Özel: Seçim kaybedersem bir dakika daha durmam</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iktidara erken seçim çağrısını yineleyerek “Bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>‘Gece uykunda sayıklasan veren 30 televizyon kanalın var’</p>

<p>Özel, İzmir’de Bayraklı Belediyesi’nin düzenlediği Ferdi&nbsp;Zeyrek&nbsp;Spor Kompleksi açılışında özetle şunları söyledi:</p>

<p>* Şimdi kendine güvenen varsa, koysun sandığı önümüze çıksın karşımıza. Bugün Türkiye’de boşalmış sandalyelerin yerine anayasa,&nbsp;‘Gel ara seçim yap’&nbsp;diyor. Yedi seçim bölgesinin yedisinde de son seçimde birinci, fellik fellik sandıktan kaçıyor. Gel, bir milletvekili seçilecek oralarda. Koyalım sandığı görelim bakalım millet ne diyor.</p>

<p>* Orada geçen seçim açık ara birinci olduğu yerlerde, şimdi seçimi kaybedeceği, onun da milletin çağrısıyla bir erken seçim getireceği için ara seçimden kaçıyor. Buradan Erdoğan’a söylüyorum. Bu kadar haksızlık, bu kadar operasyon, bu kadar itibar suikastı, bu kadar yalan ve dolan senin de önünde seni öven TRT’den 30 kanala kadar bir ton kanal var. Sen bize oradan haysiyet suikastı yapıp, gece uykunda sayıklamaya başlasan, canlı yayında konuşmanı veren 30 televizyon kanalın var.&nbsp;</p>

<p>* Buradan sana açıkça şunu söylüyorum. Bu kadar iş yaptınız, bu kadar haksızlık yaptınız. Gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında, erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor görün.</p>

<p>* Hani diyorsunuz ya&nbsp;‘CHP çöp demek, çukur demek, yok yolsuzluk, yok hırsızlık…’&nbsp;Millet eğer bu dediklerine inanıyorsa seni seçer. Beş yıl daha görev alırsın. Rahat edersin, kendince önüne bakarsın. Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam.</p>

<p>* Bu kadar büyük bir özgüvenle söylüyorum. Korkmayın çıkın karşımıza. Bu millete güveniyorsanız çıkın karşımıza. Biz milletin ferasetine, öngörüsüne, iyi niyetine inanıyoruz. Buradan, İzmir’den Erdoğan’a sesleniyorum. Kaçmayın, milletten korkmayın. Patron ne sensin ne benim. Patron millettir.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 22:53:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam-h105816.html">Özel: Seçim kaybedersem bir dakika daha durmam</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/tulay-hatimogullari-amed-e-baris-ankara-ve-istanbula-h105815.html</link>
		<title>Tülay Hatimoğulları: Amed&amp;#039;e barış, Ankara ve İstanbula demokrasi gelmeli</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’li belediyelere yönelik operasyonların süreci sabote ettiğini söyleyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Diyarbakır’a barış, İstanbul ve Ankara’ya da demokrasi gelmeli” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları İlke TV’de Dilek Odabaş’ın sunduğu Konuşma Zamanı’na konuk oldu. Tülay Hatimoğulları programda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. &nbsp;“Görüşmeler kesilmedi” diyen Tülay Hatimoğulları, Türkiye gazetesinde “MİT, Kandil’le temasa geçti: 10 gün içinde ortaya yol haritası çıkacak” başlıklı haberin sorulmasına “Bugün ümit ediyoruz ki şimdi bu yansıyan haber doğrulanır. Yani devlet yetkilileriyle PKK arasında bir yol haritasında bir uzlaşı sağlanır” dedi. Tülay Hatimoğulları, “Aslında detaylarını bir miktar paylaştım diyebilirim. Yani bu görüşmeler kesilmedi. Baştan beri onu ifade etmiştik. Bu görüşmeler elbette oluyor. Ama bu görüşmeler sürecin tıkanıklığını giderecek bir düzeye geldi mi gelmedi mi onu biraz pratikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'KARDEŞLİK İTTİFAKI SAĞLANMALI'</p>

<p></p>

<p>Yasal adımlar konusunda ise Tülay Hatimoğulları, “Silahsızlanma sürecinin en geniş yelpazede, en geniş kapsamlı şekilde çıkacak bir çerçeve yasadan bahsediyoruz. İçerik de çok önemli çünkü. Yani alelade bir yasa çıkarsa bu beklenen bir yasa da olmaz. O yüzden içeriği de gerçekten önemli. Dolayısıyla bu yasanın çıkacağını biz kamuoyuyla paylaştık” diye konuştu. Sürecin başarısına atıfta bulunan Tülay Hatimoğulları, “Bunu başarırsa dış saldırılara karşı çok daha güçlü bir Türkiye olur. Türk, Kürt, Arap, bu bölgede yaşayan bütün halkların ve inançların kardeşliği ve ittifakı sağlanmalı” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘BELEDİYE OPERASYONLARI SÜRECİ SABOTE EDİYOR’</p>

<p></p>

<p>CHP belediyelerine yönelik soruşturmaları eleştiren Tülay Hatimoğulları, “CHP’ye dönük gerçekleşen bu operasyonlar barış sürecinin toplumsallaşmasını sabote ediyor” diye konuştu. “Diyarbakır’a barış, İstanbul ve Ankara’ya da demokrasi gelmeli” diyen Tülay Hatimoğulları, “AKP ile MHP ile yaptığımız görüşmelerde muhalefete yönelik operasyonları sıklıkla dile getiriyoruz, olmaması gerektiğini ifade ediyoruz. Sadece bizde değil, İmralı’da da gündem” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Yaşamını yitiren Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) eski Eş Genel Başkanı ve Başkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim’în cenazesi için DEM Parti heyeti olarak gittikleri Kobanê’de QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ile bir araya geldiklerini hatırlatan Tülay Hatimoğulları, “Mazlum Ebdî, bize Türkiye’deki yetkililerle resmi bir görüşme yapmayı ve aynı zamanda Sayın Öcalan’la İmralı’da bir görüşmeyi gerçekleştirmeyi çok istediğini ifade etti” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘EBDÎ TÜRKİYE’YLE RESMİ GÖRÜŞME YAPSA’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Tülay Hatimoğulları, “Keşke Mazlum Ebdî Türkiye’ye gelse, resmi görüşme yapsa, buzlar erise, bir diyalog süreci başlasa, mesajlarını güçlü bir şekilde verse bu, Türkiye siyasetindeki Kürt sorununun çözümü konusunda da bizi ileri sıçratır, bir adım attırır ve Türkiye’nin bölge barışına hizmet etmesi bakımından stratejik bir anlam taşır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>DEM Parti içerisinde bileşen partilerle krizler yaşandığına dair iddialara ilişkin soruya Tülay Hatimoğulları bir krizin olmadığı yanıtını verdi. Kongre sürecine ilişkin tartışmaların da devam ettiğini ifade eden Tülay Hatimoğulları yarın birçok kentte yapılacak “Barış için adım at” yürüyüşlerine katılım çağrısı yaptı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 22:52:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/tulay-hatimogullari-amed-e-baris-ankara-ve-istanbula-h105815.html">Tülay Hatimoğulları: Amed&amp;#039;e barış, Ankara ve İstanbula demokrasi gelmeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/yatirimda-haftalik-tablo-altin-yuzde-416-dustu-h105814.html</link>
		<title>Yatırımda haftalık tablo: Altın yüzde 4,16 düştü</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Bu hafta yatırım seçenekleri arasında gram altın yüzde 4,16 değer kaybetti, ABD doları yüzde 0,39 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>BIST 100 endeksi bu hafta en düşük 14.265,67 puanı ve en yüksek 15.204,92 puanı gördü. Haftayı önceki hafta kapanışının yüzde 4,61 altında 14.367,60 puandan tamamladı.</p>

<p>Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının fiyatı bu hafta şöyle değişti:</p>

<p>Gram altın yüzde 4,16 düşüşle artışla 6 bin 630 lira,</p>

<p>Çeyrek altın yüzde 4,16 düşüşle 11 bin 105 lira,</p>

<p>Cumhuriyet altını yüzde 4,14 düşüşle 44 bin 671 bin lira oldu.&nbsp;</p>

<p>Bu hafta ABD doları yüzde 0,39 arttı; avro yüzde 0,81 değer kaybetti. Dolar 45,5440 liraya ulaşırken avro 53,0320 liraya geriledi.</p>

<p>Yatırım fonları bu hafta yüzde 0,03 değer kaybetti. Emeklilik fonları yüzde 0,10 değer kazandı.</p>

<p>Kategorilerine göre bakıldığında yatırım fonları arasında en çok kazandıranlar yüzde 1,16’yla&nbsp;‘fon sepeti fonları’&nbsp;oldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 21:24:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/yatirimda-haftalik-tablo-altin-yuzde-416-dustu-h105814.html">Yatırımda haftalık tablo: Altın yüzde 4,16 düştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/saglik/dso-hantavirusun-dunya-nufusu-icin-riski-dusuk-h105813.html</link>
		<title>DSÖ: Hantavirüsün dünya nüfusu için riski düşük</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Hollanda bandıralı bir gemide görülen hantavirüsün küresel nüfus için riskinin düşük olduğunu yineledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hantavirüs vakalarının tespit edildiği Hollanda bandıralı&nbsp;‘MV Hondius‘&nbsp;adlı yolcu gemisinin Kanarya Adaları’na bağlı Tenerife limanına demirlemesine izin verilmişti. Gemi Arjantin’den Avrupa’ya gidiyordu.</p>

<p>Kruvaziyerde ikisi Hollandalı, biri Alman toplamda üç kişi&nbsp;ölmüştü.</p>

<p>Şimdiye kadar 11 vaka bildirildi. 11 vakanın 10’u teyit edildi, diğer biriyse olası. Vakaların hepsi Hollanda bandıralı&nbsp;‘MV Hondius‘&nbsp;adlı yolcu gemisindeki kişiler.</p>

<p>Gemide yaklaşık 150 yolcu vardı.</p>

<p>Ghebreyesus, DSÖ’nün haftalık basın toplantısında Kanarya Adaları’nın Tenerife kentine teşekkürlerini yineleyerek bu krizi yönetmek için yaklaşık 30 hükümet ve diğer paydaşlarla birlikte çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Geminin kaptanı ve 26 mürettebatın hala MV Hondius’ta yolculuğa devam ettiğini belirten Ghebreyesus 18 Mayıs’ta Hollanda’ya varmasının beklendiğini söyledi.</p>

<p>‘Daha fazla vaka bildirilebilir, bu salgının genişlediği anlamına gelmiyor’</p>

<p>Ghebreyesus virüsle ilgili şöyle konuştu:&nbsp;“DSÖ, (hantavirüs) bu olayın küresel nüfus için riskinin düşük olduğunu yineliyor. Gerektiğinde güncellemeler yayınlamaya devam edeceğiz”&nbsp;dedi.</p>

<p>Bu vakalardan sekizinin Andes virüsü olduğunun laboratuvarda doğrulandığını, ikisininse muhtemel vaka olduğunu belirten Ghebreyesus, 2 Mayıs’tan bu yana başka ölüm bildirilmediğine dikkat çekti.</p>

<p>Ghebreyesus,&nbsp;“Altı haftaya kadar uzayan kuluçka süresi nedeniyle yolcular ülkelerine döndüklerinde, özel tesislerde veya evlerinde karantinaya alınıp test yapıldıklarında önümüzdeki günlerde daha fazla vaka bildirilebilir. Bu, salgının genişlediği anlamına gelmez”&nbsp;dedi.</p>

<p>Hantavirüs nedir?</p>

<p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p>

<p>DSÖ’nün açıklamalarına göre tur gemisinde görülen hantavirüs türü, Latin Amerika’da bulunan ve insanlar arasında nadiren bulaşmaya yol açan&nbsp;‘Andes’&nbsp;virüsü.</p>

<p>Andes virüsü, önceki salgınlarında özellikle hane halkı üyeleri, partnerler ve sağlık hizmeti veren kişiler arasında yakın ve uzun süreli temasla ilişkilendirildi. Gemideki hastalıkların da böyle bulaştığı düşünülüyor.</p>

<p>Virüsün kuluçka süresi altı haftaya kadar çıkabiliyor. DSÖ, gemideki olayı&nbsp;‘ciddi’&nbsp;diye değerlendirse de halk sağlığı açısından riskin&nbsp;‘düşük’&nbsp;olduğunu bildirdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 21:23:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/saglik/dso-hantavirusun-dunya-nufusu-icin-riski-dusuk-h105813.html">DSÖ: Hantavirüsün dünya nüfusu için riski düşük</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/wanda-kurt-dil-bayrami-yuruyusu-kurtcenin-statusu-anayasal-h105811.html</link>
		<title>Wanda Kürt Dil Bayramı yürüyüşü: Kürtçenin statüsü anayasal güvenceye alınmalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Wan’da 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte Kürtçenin statüsü ve anadilde eğitim talebi öne çıktı. Açıklamada, Kürtçeye yönelik asimilasyon politikalarına tepki gösterilirken ‘Kürt dili anayasal olarak kabul edilmelidir’ çağrısı yapıldı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Wan’da Komelaya Pêşvebirina Çand û Ziman / Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği (KURDÎGEH) öncülüğünde 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Van AVM önünde toplanan kitle, “Statûya Kurdî, perwerdahîya bi Kurdî” şiarıyla Musa Anter Parkı’na kadar yürüdü.</p>

<p>Yürüyüşe, Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) bileşenleri, kentte bulunan siyasi parti, demokratik kitle örgütleri, hukuk örgütleri ve çok sayıda yurttaş da katıldı. Yürüyüşe engel olmak isteyen polisler, kitleyi ablukaya aldı. Kitle ablukayı slogan ve Kürtçe ezgilerle protesto etti.</p>

<p>Kitle ardından sloganlar eşliğinde Musa Anter Parkına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe çevredekiler de zafer işaretleri ve alkışlarla destek verdi.</p>

<p>Musa Anter Parkı’nda yürüyüşü sonlandıran kitle, burada basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan KURDÎGEH Yöneticisi Ali Ataman, 15 Mayıs’ın tarihçesine değindi. “21’nci yüzyılda bile biz Kürtlere, özellikle de milyonlarca Kürt çocuğuna yönelik ağır asimilasyon politikaları sürdürülmektedir” diyen Ataman şunları belirtti:</p>

<p>“Tüm halklar ve uluslar gibi Kürt halkı da kendi dili, kültürü ve ulusal değerlerini korumak için yıllardır her alanda mücadele etmektedir. Tüm ulusal mücadelelerin temelinde dil ve kültür özgürlüğü talebi vardır. Kürt halkının mücadelesinde de Kürt dili ve kültürünün özgürlüğü temel ve asli mücadele nedenidir. Abdullah Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısıyla birlikte, Kürt dilinin özgürlüğü, statüsü ve Kürtçe eğitim önündeki engellerin kaldırılmasına ilişkin tartışmalar ile Kürtçe için yürütülen toplumsal çalışma ve faaliyetler yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Kürtçeye sahip çıkma ve onu geliştirme çabaları daha da güçlenmiştir” diye konuştu. Özellikle Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla ulusal ruhun yeniden canlandığını belirten Ataman, “Bu sürecin başarıya ulaşması; kimliğin, varoluşun, statünün ve siyasal-hukuksal hakların yeniden kazanılmasının önünü açacaktır. Bu nedenle “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına en güçlü biçimde sahip çıkacak, Kürt dilinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için mücadelemizi daha da büyüteceğiz.”</p>

<p>Ardından konuşan DBP Wan İl Eşbaşkanı Gönül Uzunay da, “Kürt Dili bugüne kadar baskıya zorlamaya karşı mücadelesini sürdürdü. Kürtçe’den korkmayın ki barışı sağlayabilelim. Kürt dili anayasal olarak kabul edilmelidir. Sayın Öcalan, Kürtçe’nin statüsünün önemine pek çok kez vurgu yaptık. Biz de burada bir kez daha Kürtçe’ye statü talebimizi yineliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 19:03:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/wanda-kurt-dil-bayrami-yuruyusu-kurtcenin-statusu-anayasal-h105811.html">Wanda Kürt Dil Bayramı yürüyüşü: Kürtçenin statüsü anayasal güvenceye alınmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/usta-sanatci-kadir-inanir-yogun-bakima-alindi-h105810.html</link>
		<title>Usta sanatçı Kadir İnanır yoğun bakıma alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye sinemasının usta oyuncularından Kadir İnanır, dün gece fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakım servisine alınan sanatçının sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye sinemasının önemli isimlerinden&nbsp;Kadir İnanır, dün gece saatlerinde aniden fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, ünlü sanatçı Beşiktaş'taki hastane’ye götürüldü. Yapılan tetkiklerin ardından 77 yaşındaki sanatçıya zatürre teşhisi konuldu.</p>

<p>Hastanede ilk müdahalesi yapılan İnanır’ın, doktorların kontrolünün ardından yoğun bakım servisine alındığı belirtildi. Sanatçının sağlık durumuna ilişkin hastaneden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Uzun süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören İnanır’ın durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.</p>

<p>'SAĞLIK DURUMU İYİYE GİDİYOR'</p>

<p>Oyuncunun sağlık durumu hakkında hayat arkadaşı Jülide Kural bilgi verdi:</p>

<p>“Kadir üşütmüş maalesef. Ciğerlerinde üşütmeye bağlı enfeksiyon gelişmiş. Bugün (dün) çok daha iyi. Doktorları, ‘İyiye gidiyor ama özenli davranmamız gerekiyor. Yoğun bakımda her saniye takibini yapabiliriz. 2 güne normal odaya çıkar’ diyerek yoğun bakıma aldı. Sigara içtiği için böyle oldu. Maalesef bundan kurtaramadık bir türlü. En büyük düşmanı sigara, son dönemde biraz da çoğaltmıştı. İnşallah bu son olur ve bırakır.”</p>

<p>UZUN SÜRE TEDAVİ GÖRMÜŞTÜ</p>

<p>Kadir İnanır, 24 Mart 2024 tarihinde beynine pıhtı atması sonucu hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.</p>

<p>Aylar süren tedavi sürecinin ardından taburcu edilen sanatçının, daha sonra gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle yeniden tedavi gördüğü belirtilmişti.</p>

<p>Yaklaşık bir yıldır fizik tedavi süreci devam eden İnanır’ın zaman zaman yakın dostlarıyla bir araya geldiği görüntüler kamuoyuna yansımıştı.</p>

<p>Dün gece yeniden rahatsızlanan Kadir İnanır’ın yoğun bakımdaki tedavisinin sürdüğü belirtildi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 19:02:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/usta-sanatci-kadir-inanir-yogun-bakima-alindi-h105810.html">Usta sanatçı Kadir İnanır yoğun bakıma alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/devlet-ile-kandil-arasinda-dogrudan-temas-iddiasi-h105809.html</link>
		<title>&amp;#039;Devlet ile Kandil arasında doğrudan temas&amp;#039; iddiası</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Numedya’da yayımlanan Tuncay Doğan imzalı köşe yazısında, devlet ile Kandil arasında doğrudan temasın olduğunu iddia edildi. Yazıda, MİT’in Kandil’le temas yürüttüğü, devlet heyetinin hem Kandil’de hem de İmralı’da görüşmeler yaptığı iddia edildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan&nbsp;süreç&nbsp;ile ilgili 'duraksadığı' yorumları yapılırken,&nbsp;Kandil&nbsp;ile&nbsp;devletin 'doğrudan temas halinde olduğu' iddia edildi.</p>

<p>Numedya’da yayımlanan Tuncay Doğan imzalı köşe yazısında, DEM Parti İmralı Heyeti’nin 27 Mart’ta gerçekleştirdiği son İmralı görüşmesinin ardından kamuoyunda “süreç bitti mi”, “rafa mı kaldırıldı” tartışmalarının yapıldığı ancak son günlerde ortaya çıkan bilgilerin müzakerelerin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.</p>

<p>Doğan, özellikle son günlerde yayımlanan haberlerin Ankara ile Kandil arasında doğrudan ya da dolaylı temasların yoğunlaştığına işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Yazıda, ilk dikkat çekici bilginin 13 Mayıs’ta Yeni Yaşam gazetesinde Dr. Hayri Hazargöl imzasıyla yayımlanan yazıda yer aldığı aktarıldı. Söz konusu yazıda, devlet ile Kandil temsilcileri arasında yalnızca dolaylı temasların değil, Kandil dışında yüz yüze görüşmelerin de yapıldığına dair bilgiler bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu iddianın, Türkiye gazetesinde Yücel Kayaoğlu imzasıyla yayımlanan “MİT, Kandil’le temasa geçti: 10 gün içinde ortaya yol haritası çıkacak” başlıklı haberle yeniden gündeme geldiği kaydedildi.</p>

<p>Yazıdaki ilgili bölüm şöyle:</p>

<p>"Özellikle son üç gün içinde yayınlanan iki ayrı haber, Ankara ile Kandil arasında doğrudan ya da dolaylı temasların yeni bir düzeye doğru ilerlemekte olduğunu gösterdi.</p>

<p>İlk dikkat çekici bilgi, 13 Mayıs’ta Yeni Yaşam gazetesinde Dr. Hayri Hazargöl imzasıyla yayınlanan “Siyasi irade tanınacak mı?” başlıklı yazıda yer aldı. Hazargöl yazısında, devlet ile Kandil temsilcileri arasında yalnızca dolaylı temasların değil, Kandil dışında yüz yüze görüşmelerin de yapıldığına dair bilgiler aldıklarını aktardı.</p>

<p>Bu iddia, iki gün sonra Türkiye gazetesinde Yücel Kayaoğlu imzasıyla yayınlanan “MİT, Kandil’le temasa geçti: 10 gün içinde ortaya yol haritası çıkacak” başlıklı haberle fiilen doğrulanmış oldu.</p>

<p>DEVLET HEYETİ HEM İMRALI’DA HEM DE KANDİL’DE TEMASLAR YÜRÜTÜYOR</p>

<p>Kayaoğlu’nun haberine göre devlet adına bir heyet Kandil’de görüşmeler yürütüyor ve bu görüşmeler sonucunda örgütün hazırlayacağı yol haritası Ankara’ya taşınacak. Haberde, devletin kendi hazırlıklarıyla Kandil’den gelecek önerilerin “eşleştirileceği”, ortaklaşılabilecek başlıkların belirlenmesinin ardından da adım adım ilerleyen bir takvimin devreye sokulacağı belirtiliyor.</p>

<p>Haberde dikkat çeken bir diğer unsur ise müzakerelerin yalnızca Kandil’le sınırlı olmadığının açık biçimde yazılması. Buna göre Abdullah Öcalan ile İmralı’da da yüksek düzeyli siyasi temaslar sürüyor.</p>

<p>Bu bilgi önemli. Çünkü uzun süredir kamuoyunda tartışılan temel meselelerden biri, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü ve siyasi temsil düzeyinin ne olacağı sorusuydu. Devletin güvenlik merkezli ve kontrollü ilerleyen bir model üzerinde çalıştığı görülürken, Kürt tarafı ise Öcalan’ın yalnızca görüşülen bir aktör değil, süreci yöneten siyasi muhatap olarak kabul edilmesini istiyor.</p>

<p>Kürt tarafı, umut hakkı ve Öcalan’ın rolünü teknik bir mesele olarak ele almadığını, Öcalan’a yaklaşımın aynı zamanda Kürt halkının kolektif haklarından tutalım bu tarihi sorunun hukuk ve siyasi çerçevede çözümü doğrultusunda bir gösterge olacağını defalarca deklare etti.</p>

<p>DEVLETİN DÜŞÜNDÜĞÜ PLANIN İP UÇLARI</p>

<p>Türkiye gazetesindeki haber, daha çok devletin düşündüğü çerçeveye dair ipuçları veriyor. Buna göre süreç; idari düzenlemeler, yasal değişiklikler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üzerinden ilerleyecek. Silah bırakan kadroların ise bulundukları ülkelere göre farklı hukuki prosedürlere tabi tutulması planlanıyor.</p>

<p>KÜRT TARAFI ŞARTLARINI ORTAYA KOYDU: YOL HARİTASI HAZIRLARIZ AMA…</p>

<p>Ancak süreci yakından takip eden Kürt kaynakları, Ankara’nın yaklaşımının tek başına yeterli olmadığını söylüyor ve asıl sorunun halen havada kaldığını belirtiyor. Gerekli hukuki ve yasal düzenlemeler yapılacak mı yapılmayacak mı?</p>

<p>Kürt tarafına yakın kaynaklara göre devlet heyeti, Kandil’deki Hareket Yönetimi’nden bir yol haritası taslağı hazırlanmasını istedi. Ancak Kandil’in buna verdiği yanıt, kolay halledilebilecek teknik düzenlemelerden ziyade, sürece yön verecek siyasi mekanizmayı ve sonrasındaki yasal düzenlemeler konusunu netleştirmeyi esas alıyor.</p>

<p>Kandil, “Öcalan özgür koşullarda süreci yönetmeli. Hazırlanacak yol haritası İmralı’da kendisiyle tartışılmalı. Bunun için gerekli yasal ve siyasi zemin oluşturulursa ortak bir plan ortaya çıkabilir” görüşünde. Muhataplara bu konu net olarak ifade edilmiş.</p>

<p>Bu yaklaşım, aslında Kürt hareketinin uzun süredir dile getirdiği temel talebin yeniden teyidi anlamına geliyor bir nevi. Yani mesele yalnızca silah bırakma ya da teknik entegrasyon başlıkları değil; Kürt sorunu gerçekten çözülmek isteniyor mu ve Abdullah Öcalan’ın süreçteki siyasi ve hukuki statüsü netleştirilecek mi?</p>

<p>Kürt tarafı, Öcalan’ın “başmüzakereci” rolünün resmileştirilmesini ve süreci “özgür çalışma koşulları” içinde yürütebileceği bir mekanizmanın kurulmasını istiyor. Bu nedenle Kandil’in devlet heyetine verdiği mesaj, bir yol haritasını reddetmekten çok, bunun hangi siyasi zeminde hazırlanabileceğine odaklanıyor."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 19:01:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/devlet-ile-kandil-arasinda-dogrudan-temas-iddiasi-h105809.html">&amp;#039;Devlet ile Kandil arasında doğrudan temas&amp;#039; iddiası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ogrenci-servisi-devrildi-can-kayiplari-ve-yaralilar-var-h105808.html</link>
		<title>Öğrenci servisi devrildi: Can kayıpları ve yaralılar var!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat&#039;ın Saraykent ilçesinde öğrenci servisinin devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre, 2 öğrenci ve servis şoförü hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Saraykent ilçesinden Söğütlü köyüne seyir halinde olan sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen öğrenci servisi, Söğütlü köyü mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.</p>

<p>Yozgat Valisi'nden açıklama&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine, sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada ilk belirlemelere göre, 2 öğrenci ile servis şoförü hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, "Saraykent ilçesinden Söğütlü'ye giden servis aracı tek taraflı kazaya karışıyor. Kazada maalesef 2 öğrencimiz ile servis şoförü vefat ediyor. Geri kalan 7 öğrencimiz yaralı. Birinin kalça kırığı var, diğerlerinin durumlarının iyi olduğu belirtiliyor" dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 19:00:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ogrenci-servisi-devrildi-can-kayiplari-ve-yaralilar-var-h105808.html">Öğrenci servisi devrildi: Can kayıpları ve yaralılar var!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/saglik/hantavirusun-kuresel-yayilim-riski-ne-seviyede-dso-son-verileri-h105807.html</link>
		<title>Hantavirüsün küresel yayılım riski ne seviyede? DSÖ son verileri paylaştı</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Hollanda bandıralı bir gemide görülen hantavirüsün küresel nüfus için riskinin düşük olduğunu yineledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) yetkilileriyle ülkenin kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde ortaya çıkan yeni Ebola salgını hakkında görüştüklerini kaydeden Ghebreyesus, şu ana kadar 13 Ebola vakasının doğrulandığını belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, 1976'dan bu yana KDC'de 17 defa Ebola salgını yaşandığını anımsatarak, "Ebola salgını, hastalık salgınlarının insan sağlığı için sürekli bir tehdit oluşturduğunu ve küresel sağlık güvenliğini sürekli olarak güçlendirmek için işbirliği ve dayanışmanın önemini hatırlatıyor." dedi.</p>

<p>Hollanda bandıralı MV Hondius gemisinin yolcularına ve mürettebatına gösterdikleri dayanışma için Kanarya Adaları'nın Tenerife kentinin halkına teşekkürlerini yineleyen Ghebreyesus, bu krizi yönetmek için yaklaşık 30 hükümet ve diğer paydaşlarla birlikte çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Ghebreyesus, "Geminin yolcularının Tenerife'den transfer operasyonunun başarıyla tamamlandığını ve 120'den fazla kişinin şu anda kendi ülkelerinde bakıma alındığını veya nihai varış noktalarına giderken ev sahibi ülkelerde karantinaya alındığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Geminin kaptanı Jan Dobrogowski ve 26 mürettebatın hala MV Hondius'ta yolculuğa devam ettiğini aktaran Ghebreyesus, geminin 18 Mayıs'ta Hollanda'ya varmasının beklendiğini kaydetti.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>"2 Mayıs'tan bu yana başka ölüm bildirilmedi"</p>

<p>Ghebreyesus, "DSÖ, (hantavirüs) bu olayın küresel nüfus için riskinin düşük olduğunu tekrarlıyor ve gerektiğinde güncellemeler yayınlamaya devam edeceğiz. Bugün itibarıyla DSÖ'ye 3 ölüm dahil toplam 10 vaka bildirildi" dedi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Bu vakalardan 8'inin Andes virüsü olduğunun laboratuvarda doğrulandığını, 2'sinin ise muhtemel vaka olduğunu belirten Ghebreyesus, 2 Mayıs'tan bu yana başka ölüm bildirilmediğine dikkati çekti.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Hantavirüs</p>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 18:59:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/saglik/hantavirusun-kuresel-yayilim-riski-ne-seviyede-dso-son-verileri-h105807.html">Hantavirüsün küresel yayılım riski ne seviyede? DSÖ son verileri paylaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/duzgun-baba-ziyaretgahinda-kutsal-degerler-tahrip-edildi-biri-h105806.html</link>
		<title>Düzgün Baba Ziyaretgahında kutsal değerler tahrip edildi: Biri muhtar 4 kişi hakkında soruşturma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dersim’in Nazımiye ilçesinde Alevilerin önemli inanç merkezlerinden biri olan Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda kutsal nişaneler kazılarak tahrip edildi. Olayın ardından Düzgün Baba İnanç ve Kültür Derneği’nin şikayeti üzerine adli soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Tunceli Valiliği, olayla ilgili yaptığı açıklamada, “Düzgün Baba Ziyaretgahı, yalnızca bir ziyaret alanı değil; yüzyıllardır niyaz edenin umut bulduğu, toplumsal vicdanın simgesi olan kutsal bir emanet niteliğindedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Valilik: 4 kişi tespit edildi</p>

<p>Valilik, olayla bağlantılı olarak 3 kişi ile bir köy muhtarının tespit edildiğini açıkladı. Tanık ifadelerine göre şüphelilerin birlikte Düzgün Baba Dağı’na çıktığı ve daha sonra geri döndüğü belirtildi.</p>

<p>Ön incelemelerde şüphelilerden birinin cep telefonunda kazı görüntülerinin bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Köy muhtarı hakkında idari işlem başlatılarak görevden uzaklaştırma kararı verildi. Valilik, adli ve idari soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Düzgün Baba Ziyaretgahı, her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği ve Dersim’in kültürel hafızasında önemli yere sahip inanç merkezlerinden biri olarak biliniyor.</p>

<p>Alevi kurumlarından sert tepki</p>

<p>Olay, Alevi kurumları, siyasi partiler ve yurttaşların tepkisine neden oldu.</p>

<p>Alevi derneklerinin ortak açıklamalarında, Düzgün Baba’da yaşananların yalnızca bir tahribat olmadığı, aynı zamanda toplumsal hafızaya yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Dersim’de ve Alevilikte önemli bir inanç yerine sahip olan Düzgün Baba Cemevi’nde, Düzgün Baba’nın ayak izlerinin bulunduğu bölgeye alçakça bir saldırı gerçekleştirilmiş ve alan tahrip edilmiştir. Bu saldırı, bölgede kutsal sayılan ve Dersim’in en önemli inanç merkezlerinden birine doğrudan yapılmıştır.”</p>

<p>Açıklamada, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların en ağır şekilde yargılanması çağrısı yapıldı.</p>

<p>“Kutsallarımızdan elinizi çekin”</p>

<p>Alevi kurumları açıklamalarında, inanç merkezlerine yönelik saldırıların sistematik hale geldiğini savunarak yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Definecilik kılıfı altında kutsallarımızın talan edilmesine göz yumanlar bu suça ortaktır. İnancımıza, toprağımıza ve ziyaretgahlarımıza uzanan elleri kabul etmiyoruz. Bizim rızalığımız dışındaki her müdahale toplumsal barışa vurulmuş bir darbedir.”</p>

<p>Açıklamada ayrıca, “Düzgün Baba sahipsiz değildir” denilerek inanç mekanlarının korunacağı mesajı verildi.</p>

<p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cem TV’den açıklama</p>

<p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi de yaptığı açıklamada saldırıyı “karanlık ve gerici” olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi.</p>

<p>Cem TV ise açıklamasında, “Cem Televizyonu olarak Düzgün Baba ziyaretgahına yönelik gerçekleştirilen bu çirkin girişimi en güçlü şekilde kınıyoruz. İnanç mekanlarının korunması, saygı görmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması herkesin ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dersim’de basın açıklaması düzenlendi</p>

<p>Öte yandan Dersim’de Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) tarafından basın açıklaması yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, Düzgün Baba’daki kutsal ayak izlerinin tahrip edilmesinin Dersim’in toplumsal hafızasına ve Alevi inancına yönelik bir saldırı olduğu belirtildi.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 18:58:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/duzgun-baba-ziyaretgahinda-kutsal-degerler-tahrip-edildi-biri-h105806.html">Düzgün Baba Ziyaretgahında kutsal değerler tahrip edildi: Biri muhtar 4 kişi hakkında soruşturma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/rojin-kabais-sorusturmasi-baz-analizi-icin-ekip-gorevlendirildi-h105805.html</link>
		<title>Rojin Kabaiş soruşturması: Baz analizi için ekip görevlendirildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Wan Barosu Başkanı Özaraz, Rojin Kabaiş soruşturması kapsamında baz istasyonu analizi yapmak üzere özel bir ekibin görevlendirildiğini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Wan’da iki yıl önce şüpheli bir yaşamını yitiren Rojin Kabaiş dosyası ile ilgili yeni gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bir heyet, Wan’a gelerek baz istasyonu analizi yapacak. Konuya ilişkin bilgi veren Wan Barosu Başkanı Sinan Özaraz, telefonun İspanya'da açılamaması üzerine ailenin avukatlarının talepte bulunduğunu belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Telefonun üretici firmasıyla iletişime geçilerek açılıp açılamayacağının netleştirilmesinin istendiğini aktaran Özaraz, İçişleri Bakanlığı aracılığıyla yapılan yazışmalar sonucu Çin'den bazı bilgilerin talep edildiğini dile getirdi. Bu bilgiler doğrultusunda telefonun analiz için istenip istenmeyeceğinin beklendiğini söyleyen Özaraz, soruşturma kapsamında baz istasyonu analizi yapmak üzere özel bir ekibin görevlendirildiğini ve heyetin önümüzdeki hafta Wan'a gelerek çalışma yürüteceğini aktardı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 18:57:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/rojin-kabais-sorusturmasi-baz-analizi-icin-ekip-gorevlendirildi-h105805.html">Rojin Kabaiş soruşturması: Baz analizi için ekip görevlendirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kuryeler-icin-yeterlilik-belgesi-sure-2027-ye-uzatilacak-h105804.html</link>
		<title>Kuryeler için yeterlilik belgesi: Süre 2027&amp;#039;ye uzatılacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu “SRC Kurye Mesleki Yeterlilik Belgesi ve Kurye Faaliyet Belgesi temin süresini 1 Ocak 2027’ye kadar uzatacağız” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>29 Ocak’taki yönetmelik değişikliğiyle&nbsp;‘SRC kurye mesleki yeterlilik belgesi’&nbsp;ilk kez tanımlanmıştı.</p>

<p>Yönetmelikte 63 olan fakat fiilen 66 olarak uygulanan yaş sınırı 69’a yükseltilmişti. SRC kurye belgesi alma süresi bugünden (15 Mayıs) itibaren zorunlu olacaktı.</p>

<p>Uraloğlu belgenin zorunlu olduğunu fakat sektörün ihtiyaçlarına göre kuryelerle ilgili düzenleme yapılacağını duyurdu:</p>

<p>“Sektörümüzün ihtiyaçlarını da dikkate alarak SRC Kurye Mesleki Yeterlilik Belgesi ile Kurye Faaliyet Belgesi temin süresini 1 Ocak 2027’ye kadar uzatacağız. Söz konusu düzenlemenin Resmi Gazete’de yayınlanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.”</p>

<p>Bakan kuryelerin hızla kaydedilmesi için yetki belge ücretlerinde yüzde 95 indirim olduğunu da belirtti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 13:57:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kuryeler-icin-yeterlilik-belgesi-sure-2027-ye-uzatilacak-h105804.html">Kuryeler için yeterlilik belgesi: Süre 2027&amp;#039;ye uzatılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/genclik-ve-spor-bakanligi-2-bin-610-sozlesmeli-personel-alacak-h105803.html</link>
		<title>Gençlik ve Spor Bakanlığı 2 bin 610 sözleşmeli personel alacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 2 bin 610 sözleşmeli personel işe alacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Başvurular Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden 18 ila 24 Mayıs tarihlerinde yapılacak. Adaylar yazılı veya sözlü sınav yapılmaksızın 2024 yılı KPSS B grubu puanı esas alınarak değerlendirilecek.</p>

<p>İş ilanı açılan alanlar şöyle:</p>

<p>150 lisans mezunu koruma ve güvenlik görevlisi</p>

<p>1000 ön lisans mezunu koruma ve güvenlik görevlisi</p>

<p>Ortaöğretim (lise ve dengi) okullardan mezun 783 destek personeli (temizlik)</p>

<p>114&nbsp;elektrik&nbsp;tesisatçısı</p>

<p>121 sıhhi tesisatçı</p>

<p>204 iklimlendirme personeli</p>

<p>180 havuz suyu operatörü</p>

<p>58 marangoz</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 13:56:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/genclik-ve-spor-bakanligi-2-bin-610-sozlesmeli-personel-alacak-h105803.html">Gençlik ve Spor Bakanlığı 2 bin 610 sözleşmeli personel alacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/adalet-bakani-gurlek-ten-yeni-anayasa-aciklamasi-h105802.html</link>
		<title>Adalet Bakanı Gürlek&amp;#039;ten &amp;#039;yeni anayasa&amp;#039; açıklaması</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye&#039;nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, &quot;Mevcut anayasa artık işlevini yitirmiş durumdadır. Yeni ve sivil bir anayasa beklentisi artık zirveye ulaşmıştır]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>&nbsp;Adalet Bakanı&nbsp;Akın Gürlek, Kayseri Valiliğini ziyaretinde gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>'MEVCUT ANAYASA İŞLEVİNİ YİTİRMİŞ DURUMDA'</p>

<p>Bakan Gürlek'in gündeminde&nbsp;yeni anayasaçalışmaları da vardı. "Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin, Türk milletine olan boynunun borcudur" diyen Gürlek, "Mevcut anayasa artık işlevini yitirmiş durumdadır. Devletin inşası, korunması ve milletimizin geleceği açısından ciddi riskler barındırmaktadır" diye konuştu.</p>

<p>ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINI HATIRLATTI</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasa konusundaki açıklamalarını anımsatan Bakan Gürlek, "Yeni bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak üstün bir hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde zihnimizde bir reform gündemimizin en üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'DEVLETİN DEMİR YUMRUĞUNU İNDİRİYORUZ'</p>

<p>"Bakanlığımız ve diğer paydaş kurumlarımızla birlikte olağanüstü bir iş birliği içerisinde suçun, suçlunun, yolsuzluğun, yolsuzlukların ucu nereye dokunursa dokunsun devletimizin demir yumruğunu indiriyoruz" ifadesini kullanan Gürlek, yeni yargı paketine ilişkin çalışmaların ise sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Bakan Gürlek, suç örgütlerine yönelik operasyonların da süreceğini sözlerine ekledi.</p>

<p>ERDOĞAN YENİ ANAYASA MESAJI VERMİŞTİ</p>

<p>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın 158’inci kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada yeni anayasa mesajı vermişti:</p>

<p>“Kanun-ı Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi hâlen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur.”</p>

<p>Erdoğan, yeni anayasanın “darbecilerin veya seçkinlerin topluma dayattığı bir çerçeve” olmaktan çıkarılması gerektiğini belirterek, anayasanın toplum tarafından şekillendirilen sivil bir metin olması gerektiğini söyledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 13:55:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/adalet-bakani-gurlek-ten-yeni-anayasa-aciklamasi-h105802.html">Adalet Bakanı Gürlek&amp;#039;ten &amp;#039;yeni anayasa&amp;#039; açıklaması</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/chp-istanbul-il-kongresi-davasi-gursel-tekin-in-kayyimligi-2-h105801.html</link>
		<title>CHP İstanbul İl Kongresi davası: Gürsel Tekin&amp;#039;in kayyımlığı sürecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;nin İstanbul Kongresi&#039;nin iptali istemiyle açılan dava 10 Temmuz&#039;a ertelendi. Gürsel Tekin ve heyeti kayyımlığa devam edecek]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>&nbsp;CHP&nbsp;38. Olağan&nbsp;İstanbul&nbsp;İl&nbsp;Kongresi davası kapsamında, kongrede seçilen il başkanı Özgür Çelik ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması ile kongre kararlarının iptali istemiyle açılan davanın duruşması İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapıldı.</p>

<p>Taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Davacı vekili İlkay Orhan söz alarak şöyle dediÇ&nbsp;</p>

<p>“Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.”</p>

<p>İSTİNAF, KARARINI DEĞİŞTİRDİ</p>

<p>Ardından söz alan CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan ise şöyle konuştu:</p>

<p>"İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahkemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz."</p>

<p>Ara kararını kuran mahkeme, istinafın İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi.</p>

<p>ANKARA'DAKİ DAVA DOSYASIYLA BİRLEŞTİRME TALEBİ</p>

<p>Ara kararda, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2026/4 esas sayılı dosyasına yeniden birleştirme talebi gönderilmesine ve ceza dosyasındaki son duruşma tutanaklarının mevcut dosyaya eklenmesine de karar verildi.</p>

<p>Ara karara göre,&nbsp;Gürsel Tekin&nbsp;ve heyeti görevine devam edecek.</p>

<p>Mahkeme, duruşmayı 10 Temmuz 2026 saat 11.00’e erteledi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 12:58:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/chp-istanbul-il-kongresi-davasi-gursel-tekin-in-kayyimligi-2-h105801.html">CHP İstanbul İl Kongresi davası: Gürsel Tekin&amp;#039;in kayyımlığı sürecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/rojin-kabais-sorusturmasi-ozel-bir-ekip-van-a-gidecek-h105800.html</link>
		<title>Rojin Kabaiş soruşturması: Özel bir ekip Van&amp;#039;a gidecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Van’da kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in cep telefonunun incelenmesi için Çin’le resmî temas kuruldu. Soruşturma kapsamında baz istasyonu analizi için özel ekip de görevlendirildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu.</p>

<p>Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sürerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce İspanya’da açılamayan Rojin’in cep telefonunun Çin’e gönderilmesi için resmî işlemlerin başlatıldığını açıklamıştı.</p>

<p>ÇİN’DEN BİLGİ TALEP EDİLDİ</p>

<p>Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz, telefonun İspanya’da açılamaması üzerine ailenin avukatlarının talepte bulunduğunu belirtti. Özaraz, telefonun üretici firmasıyla iletişime geçilerek açılıp açılamayacağının netleştirilmesinin istendiğini söyledi.</p>

<p>Sabah gazetesinin aktardığına göre, İçişleri Bakanlığı aracılığıyla yapılan yazışmalar sonucu Çin’den bazı bilgilerin talep edildiğini ifade eden Özaraz, bu bilgiler doğrultusunda telefonun analiz için istenip istenmeyeceğinin beklendiğini aktardı.</p>

<p>BAZ İSTASYONU İÇİN ÖZEL EKİP</p>

<p>Özaraz, soruşturma kapsamında baz istasyonu analizi yapmak üzere özel bir ekibin görevlendirildiğini ve heyetin önümüzdeki hafta Van’a gelerek çalışma yürüteceğini söyledi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek de aile ve avukatlarla yaptığı görüşmede, daraltılmış baz çalışması için teknik imkân bulunması halinde gerekli adımların atılacağını belirtmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 12:57:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/rojin-kabais-sorusturmasi-ozel-bir-ekip-van-a-gidecek-h105800.html">Rojin Kabaiş soruşturması: Özel bir ekip Van&amp;#039;a gidecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-den-erdogan-a-milletin-onune-erken-secim-sandigini-h105799.html</link>
		<title>Özel&amp;#039;den Erdoğan&amp;#039;a: Milletin önüne erken seçim sandığını koyun</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[&quot;Bugün ülke, Gazi&#039;nin getirdiği Cumhuriyet&#039;in kazanımı sandıkla gelmiş ama sandıkla gitmem diyen bir anlayışın işgali altındadır&quot; diyen Özgür Özel, Erdoğan&#039;a seslenerek, &quot;Gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda, ama eylülün başında erken seçim sandığını koyun&quot; ifadelerini kullandı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'de Bayraklı Belediyesi Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi'nin açılışı ile yeni araç filosunun tanıtımına katıldı.</p>

<p>Burada açıklamalarda bulunan Özel, "Bütün saldırılara rağmen parti, ortaya koyduğu hedeflere doğru yürüyor" dedi.</p>

<p>'CHP'NİN 2 HEDEFİ VAR'</p>

<p>CHP'nin iki hedefi olduğunu vurgulayan Özel, "Bir tanesi yerelde doğru hizmetler yapmak ve milletin gösterdiği takdire layık olmak. Diğer hedefi de bu yaptığı iyi hizmetlerle seçmenin 31 Mart'ta kendisine verdiği güveni ve desteği, bir krediyi Cumhuriyet'in geleceğine yönelik olarak en iyi şekilde kullanıp vatandaşın desteğinin yerel seçimlerden sonra genel seçimlerde de sürmesini sağlamak" diye konuştu.</p>

<p>'CUMHURİYETİN KAZANIMI SANDIKLA GİTMEM DİYEN ANLAYIŞIN İŞGALİ ALTINDA'</p>

<p>İktidara tepki gösteren Özel, "Bugün ülke, çarpık bir zihniyetin işgali altındadır. Gazi'nin getirdiği Cumhuriyet'in kazanımı&nbsp;sandıkla gelmiş ama sandıkla gitmem diyen bir anlayışın işgali altındadır. Sandığı ortadan kaldırmak için yenemediği rakiplerini ortadan kaldırmanın, yenemediği 47 yıl sonra birinci parti olmuş, 24 yıl sonra kendisini ilk kez yenmiş bir partinin geleceğine darbe yapmaya çalışan demokrasiden nasibini almamış, sandıktan korkan bir anlayışın zulmü altındadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'EYLÜLÜN BAŞINDA ERKEN SEÇİM SANDIĞINI KOYUN'</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel, "Erdoğan'a söylüyorum; bu kadar haksızlık, bu kadar&nbsp;operasyon, bu kadar itibar suikasti... Bu kadar haksızlık yaptınız, gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda, ama eylülün başında&nbsp;erken seçim&nbsp;sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor bir görsün. Bu millete güveniyorsanız çıkın karşımıza" ifadelerini kullandı. karşımıza" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 12:56:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-den-erdogan-a-milletin-onune-erken-secim-sandigini-h105799.html">Özel&amp;#039;den Erdoğan&amp;#039;a: Milletin önüne erken seçim sandığını koyun</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/erakci-savasin-galibi-irandir-irademizi-abdye-kabul-ettirdik-h105798.html</link>
		<title>Erakçi: Savaşın galibi İrandır, irademizi ABDye kabul ettirdik</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, BRICS Zirvesi sonrası yaptığı açıklamalarda, bölgedeki son çatışmaların bir dönüm noktası olduğunu savunarak, &quot;İran, iradesini ABD ve İsrail’e dayatmayı başarmıştır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da düzenlenen BRICS Zirvesi marjında gerçekleştirdiği temasların ardından önemli açıklamalarda bulundu.&nbsp;</p>

<p>Devlet televizyonuna konuşan Erakçi, uluslararası toplumun ve zirveye katılan ülkelerin İran’ın askeri ve siyasi performansını takdirle karşıladığını ifade etti.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>"Düşmanlar amaçlarına ulaşamadı"&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Erakçi, zirve süresince yaptığı ikili görüşmelerin odağında İran’a yönelik gerçekleştirilen "yasa dışı saldırılar" olduğunu belirtti.&nbsp;</p>

<p>Katılımcı ülkelerin, İran’ın savunma gücüne ve krizden çıkış biçimine yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Erakçi, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;&nbsp;</p>

<p>"Bence en dikkat çekici nokta, bugün tüm ülkelerin İran İslam Cumhuriyeti’nin son 40 gündür süregelen bu savaşın galibi olduğunu kabul etmesidir. İran, düşmanlarını hedeflerine ulaşma konusunda hüsrana uğratmış ve kendi iradesini hem İsrail hem de ABD’ye kabul ettirmiştir."&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>"Bölgede bir dönüm noktası"&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Bu sürecin Ortadoğu’daki dengeleri kalıcı olarak değiştirdiğini söyleyen Erakçi, İran’ın artık "sıradan bir aktör" olarak görülemeyeceğinin altını çizdi.&nbsp;</p>

<p>Savaşın bir dönüm noktası olduğunu belirten Bakan, şunları kaydetti:&nbsp;&nbsp;</p>

<p>"İran’a artık bölgedeki konumunu sarsılmaz bir şekilde pekiştirmiş, en büyük küresel güçlerle bile doğrudan yüzleşme kapasitesine sahip bir 'süper aktör' olarak bakılmalıdır. Bu gerçek, görüştüğümüz tüm heyetlerin tutumlarına ve BRICS toplantısındaki hitaplara açıkça yansımıştır."</p>

<p>Yeni dönem: İstikrarı biz sağlayacağız&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Savaş sonrası tablonun tamamen netleştiğini vurgulayan Erakçi, Tahran yönetiminin bundan sonraki stratejisinin bölgede barış ve istikrarı tesis etmek olacağını söyledi. İran’ın yükselen diplomatik ve askeri profilinin, bölgedeki çözüm süreçlerinde daha aktif bir rol oynamasına zemin hazırlayacağını vurguladı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 12:55:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/erakci-savasin-galibi-irandir-irademizi-abdye-kabul-ettirdik-h105798.html">Erakçi: Savaşın galibi İrandır, irademizi ABDye kabul ettirdik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/hatimogullari-kurtce-yasamin-her-alaninda-ozgurce-var-olmali-h105797.html</link>
		<title>Hatimoğulları: Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı&#039;na ilişkin paylaşımında, ‘Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır’ ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabı üzerinden 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı'nı kutladı.&nbsp;</p>

<p>Paylaşımını Kürtçe ve Türkçe yapan Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p>

<p>‘Kürtçe Bayramı, yalnızca bir bayram değil; bir dilin yüz yılı aşan var olma mücadelesidir. Anadil kimliktir, hafızadır, yaşamın kendisidir.&nbsp;</p>

<p>Kürtçe ve bu toprakların tüm kadim dilleri, geçmişin mirası olduğu kadar özgür bir geleceğin de taşıyıcısıdır.&nbsp;</p>

<p>Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır.’”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 12:52:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/hatimogullari-kurtce-yasamin-her-alaninda-ozgurce-var-olmali-h105797.html">Hatimoğulları: Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/yildirim-fenerbahce-nin-2027-de-sampiyon-olma-mecburiyeti-h105796.html</link>
		<title>Yıldırım: Fenerbahçe&amp;#039;nin 2027&amp;#039;de şampiyon olma mecburiyeti var</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkan adayı Aziz Yıldırım “2026-2027’de Fenerbahçe’nin şampiyon olma mecburiyeti var” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sarı-lacivertli kulüpte olağanüstü seçimli genel kurul 6-7 Haziran’da yapılacak.</p>

<p>Maltepe Belediyesi Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde Maltepe Fenerbahçeli Taraftarlar Derneği’nin düzenlediği organizasyona katılan Yıldırım’a ilgi yoğundu.&nbsp;</p>

<p>Kendisine&nbsp;‘efsane başkan’&nbsp;denilmesi üzerine, tarihte iki efsane olduğunu belirterek&nbsp;“Birisi Mustafa Kemal Atatürk, diğeri Fatih Sultan Mehmet. Birisi çağ atlattı, diğeri savaşırken meclisi kurup Cumhuriyet’i ilan etti. Bizler sadece görev yapmaya geliyoruz”&nbsp;dedi.</p>

<p>‘Ben akil insan olmak istemiyorum, Fenerbahçeliyim’</p>

<p>Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>* Benim akil insan olacağımı söylüyorlar. Ben akil insan olmak istemiyorum, çekilmiyorum, Fenerbahçeliyim, icraat yapıyorum. 20 sene kulübe başkanlık yaptım, iyi günü de kötü günü de gören insanım.&nbsp;</p>

<p>* Normalde benim gelmemem lazım, başkan olunca bana bir katkısı olmayacak. 2024’te&nbsp;‘çocuklar için’&nbsp;dedim. Kendi çocuğumdan biliyorum, çocuklar ağlıyor. Geleceğimiz Fenerbahçeli olursa, Fenerbahçe’nin geleceği olur. Biz çocukları Fenerbahçeli yapmalıyız.&nbsp;</p>

<p>‘İnansam aday olmazdım’</p>

<p>* 2024’te de şartlar uygundu. Biz ekip olarak seçilmiş olsaydık, kesin söylüyorum başarılı olurduk. Bugün&nbsp;“Genç arkadaşlardan birisi burayı toparlar ve kan kaybını durdurur”&nbsp;diye inansam, aday olmazdım. 2025’te aday olmamıştım, toparlarlar diye bekledim.&nbsp;</p>

<p>* 2026-2027’de Fenerbahçe’nin şampiyon olma mecburiyeti var. Olamazsa çok büyük tehlikeler bizi bekliyor. Bunu yapabilecek bir camiayız. Geçmişte bunları gösterdik.</p>

<p>* Ben inanarak geliyorum. Ben bu kanı durduracağım, hangi şartlarda olursa olsun bunu yapacağım.&nbsp;</p>

<p>‘Biz hiçbir zaman para konuşmadık’</p>

<p>*&nbsp;“Şöyle para koyacağım”&nbsp;diyorlar. Biz hiçbir zaman para konuşmadık. Fenerbahçe ne isterse yapar, yine biz yapacağız. Oyuncuyu da getireceğiz, antrenörü de getireceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız.&nbsp;</p>

<p>* Parçalanmayalım, bölünmeyelim. Trollere de inanmayın. Bir şey varsa bizim ağzımızdan duyarsınız. Her şey şeffaf ve açık olacak. İnşallah göreve geliriz.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 12:50:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/yildirim-fenerbahce-nin-2027-de-sampiyon-olma-mecburiyeti-h105796.html">Yıldırım: Fenerbahçe&amp;#039;nin 2027&amp;#039;de şampiyon olma mecburiyeti var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-basin-israil-iran-saldirisi-ihtimaline-karsi-teyakkuzda-h105795.html</link>
		<title>ABD basın: İsrail, İran saldırısı ihtimaline karşı teyakkuzda</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinin ardından İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatabileceği iddiası, İsrail’de güvenlik alarmını yükseltti. İsrailli yetkililer, hafta sonu boyunca ordu ve siyasi yönetimin yüksek hazırlık seviyesinde olacağını belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD merkezli Axios’a konuşan ve ismi açıklanmayan bir İsrailli yetkili, Trump’ın İran’a yönelik yeni bir saldırı kararı alması halinde bunun İsrail ordusuyla koordinasyon içinde gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Yetkili, söz konusu kararın hafta sonu alınabileceğini öne sürerken, İsrail güvenlik kurumlarının da olası gelişmelere karşı hazırlıklarını artırdığını ifade etti.</p>

<p>İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre ise, geçen hafta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle görüşen üst düzey İsrailli askeri isimler, Tel Aviv’in İran’a yönelik saldırıların yeniden başlamasını istediği mesajını verdi.</p>

<p>Haberde, görüşmeler sırasında İran’ın yakıt ve enerji altyapısına yönelik olası saldırı seçeneklerinin de değerlendirildiği belirtildi. İsrail tarafının, bu baskıyla Tahran yönetimini nükleer program konusunda geri adım atmaya zorlamayı hedeflediği kaydedildi.</p>

<p>Öte yandan İsrail’de, İran’dan gelebilecek olası misillemelere karşı savunma hazırlıklarının sürdüğü aktarıldı.</p>

<p>Trump’ın Çin ziyaretinin ardından İran konusunda nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, önünde iki seçenek bulunduğu öne sürüldü. Bunlardan birinin İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatmak, diğerinin ise Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ticari gemilerin çıkarılması amacıyla “Özgürlük Projesi”ni yeniden devreye sokmak olduğu ifade edildi.</p>

<p>İsrail’in Haaretz gazetesine konuşan bazı yetkililer ise şu aşamada olağanüstü alarm ilan edilmediğini ancak önümüzdeki günlerde saldırıların yeniden başlayabileceği ihtimalinin göz ardı edilmediğini söyledi.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da perşembe günü yaptığı açıklamada, “İran’daki görevimiz sona ermedi. Yakında yeniden harekete geçmemiz gerekebilir” ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 09:01:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-basin-israil-iran-saldirisi-ihtimaline-karsi-teyakkuzda-h105795.html">ABD basın: İsrail, İran saldırısı ihtimaline karşı teyakkuzda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/corum-da-hortum-bir-koyde-binalarin-yuzde-80-i-oturulamayacak-h105794.html</link>
		<title>Çorum&amp;#039;da hortum: Bir köyde binaların yüzde 80&amp;#039;i oturulamayacak durumda</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çorum’un Sungurlu ile Çankırı’nın Kızılırmak ilçesi arasında görülen hortum, iki köyde hasara yol açtı. Beş kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İhbar üzerine bölgeye itfaiye, jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk incelemede köylerdeki bazı evlerin çatılarının uçtuğu, ağaç ve elektrik direklerinin devrildiği belirlendi.</p>

<p>Beş yaralı</p>

<p>Çorum Valisi Ali Çalgan Oyaca ve Kavşut köylerini ziyaret etti; ardından şu bilgileri verdi:</p>

<p>* Hortumla ilgili 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ilk çağrı (dün) 15:21’de geldi. Köyümüz 60 hane. Mevsim itibarıyla 22 ila 25 hane dolu, diğerlerinin sahipleri büyükşehirlerde yaşıyor.</p>

<p>* Bölgede son yıllarda bu tür şeyler olmaya başlamış. 2019’da yine Çorum merkezde bir hortum vakası yaşanmış. Bugün yaşadığımız olay da Kavşut köyümüzde olmuş.&nbsp;</p>

<p>* Hasar büyük ama sevincimiz o ki can kaybımız yok, hamdolsun. Beş yaralımız var. Bunların üçü buraya gelen ambulanslarda sağlıkçılar tarafından ayakta tedavi edildi. İkisi tedbiren hastaneye götürüldü. Birinin solunum sıkıntısı vardı.</p>

<p>* Cihaz enerjiye ihtiyaç duyduğu için hastaneye gönderdik. Birinde de kesi vardı, onu gönderdik.</p>

<p>‘Oyaca köyünde binaların yüzde 80’i oturalamaz halde’</p>

<p>* Hasar tespit çalışmalarına başlandı, 15 Mayıs’ta (bugün) tamamlanacak. Oyaca köyünde 47 hemşehrimiz bulunuyor. Onlara yakındaki yatılı bölge okulumuzun pansiyonunu teklif ettik ama burayı bırakmak istemiyorlar.</p>

<p>* Köy konağımız var. Onun bahçesinde de AFAD’ın genel maksatlı çadırı var, onu getireceğiz. İki katlı binaların bir kısmının alt katlarında da ev sahipleri konaklayabilir. Yemekler geldi, gelmeye devam edecek. Çadırlarda ısıtıcı var. İnşallah herhangi bir yokluk yaşatmayacağız.</p>

<p>* Ağır hasar alan evlere verilemiyor çünkü dahili tesisatları problem çıkarabilir. Özellikle Oyaca köyümüzde hasar ne yazık ki büyük. Yani binaların yüzde 80’i oturulamayacak durumda.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 09:00:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/corum-da-hortum-bir-koyde-binalarin-yuzde-80-i-oturulamayacak-h105794.html">Çorum&amp;#039;da hortum: Bir köyde binaların yüzde 80&amp;#039;i oturulamayacak durumda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-ye-yeni-operasyon-12-gozalti-h105793.html</link>
		<title>İBB&amp;#039;ye yeni operasyon: 12 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) ‘ihalelere fesat karıştırıldığı’ iddiasıyla açılan soruşturmada 13 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul başsavcılığının açıklamasına göre soruşturma, Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Elektronik Sistemler Şube Müdürlüğünce yapılan bir kısım ihaleler nedeniyle açıldı.&nbsp;</p>

<p>Suçlama ihalelere&nbsp;‘kurgusal bir sistemle’fesat karıştırma.</p>

<p>Bu kapsamda 13 kişi hakkında gözaltı kararı var. Bunlardan 12’si gözaltında, birininse yurtdışında olduğu ve yakalama çalışmasının sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında operasyon için şöyle dendi:&nbsp;“(İBB Başkanı) Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen eylemlere yönelik.”&nbsp;</p>

<p>Güncellenecek…</p>

<p>İBB davası</p>

<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu bulunduğu İBB davası, 9 Mart’ta başladı; 414 sanıklı dava o günden bu yana devam ediyor.</p>

<p>Şu ana kadar 3 Nisan’da 18; 30 Nisan’da da işadamı Adem Soytekin dahil 15 kişi hakkında tahliye kararı verildi. Davada 77 kişi halen tutuklu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 08:58:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-ye-yeni-operasyon-12-gozalti-h105793.html">İBB&amp;#039;ye yeni operasyon: 12 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/uskudar-belediyesi-ne-ikinci-operasyon-yedi-kisi-gozaltinda-h105792.html</link>
		<title>Üsküdar Belediyesi&amp;#039;ne ikinci operasyon: Yedi kişi gözaltında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Üsküdar Belediyesi’nde ‘yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde rüşvet’ suçlamasıyla yürütülen soruşturmada yedi kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Anadolu başsavcılığının açıklamasına göre belediyenin sorumluluk alanındaki inşaatların iskan ruhsatı başvurularında müteahhit ve iş takipçilerinden&nbsp;‘projeye aykırılık gerekçesiyle’&nbsp;maddi menfaat talep edildi.</p>

<p>Usule aykırı yapıların iskan işlemlerinin onaylandığı ve buna karşılık menfaatin elden, şirket hesapları ve farklı kanallardan sağlandığı öne sürüldü. Bu kapsamda yedi kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Başsavcılık tahkikatın devam ettiğini belirtti.</p>

<p>İlk operasyonda dokuz kişi tutuklanmıştı</p>

<p>Belediyeye ilk operasyon, 7 Nisan’da yapılmış; o dönem gözaltına alınan 20 kişiden dokuzu tutuklanmıştı. Tutuklanan isimler şunlardı:</p>

<p>Filiz Deveci – Belediye Başkan Yardımcısı</p>

<p>Nazım Akkoyunlu – Kent A.Ş. Genel Müdürü</p>

<p>Hakan Yavuz – Yapı Kontrol Saha Şefi</p>

<p>Özgür Ceylan – Kent A.Ş. Mimarı</p>

<p>Barkın Ege Tekkökoğlu – Kent A.Ş. Mimarı</p>

<p>Erdem Alkan – Müteahhit</p>

<p>Kadir Karadağ – Müteahhit</p>

<p>Yılmaz Kozan – Müteahhit</p>

<p>Ceyhan Han – İş Takipçisi</p>

<p>Başsavcılık ilk operasyona dair şu iddiaları ortaya atmıştı:</p>

<p>“İskan ruhsatının verilmesinden sorumlu birim Üsküdar Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü olmasına karşın müteahhitlerden hangi menfaatin, ne şekilde talep edileceğine Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu’nun başkanlığında yapılan toplantılarda karar verildi.&nbsp;</p>

<p>Bu toplantılara iskan ruhsatını onaylayan Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci de katıldı.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 15 May 26 08:57:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/uskudar-belediyesi-ne-ikinci-operasyon-yedi-kisi-gozaltinda-h105792.html">Üsküdar Belediyesi&amp;#039;ne ikinci operasyon: Yedi kişi gözaltında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


