<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
	<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
	<description>Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, ekonomi ve spor gelişmeler, yerel ve dünya haberleri Duruş Haber&amp;#039;de.</description>
	<image>
		<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
		<url>https://www.durushaber.com.tr/images/banner/duruslogo.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/amedspor-konyaspor-maci-oncesi-vali-zorluoglundan-guvenlik-toplantisi-h108625.html</link>
		<title>Amedspor-Konyaspor maçı öncesi Vali Zorluoğlundan güvenlik toplantısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Valilsi Murat Zorluoğlu, cumartesi günü oynanacak Amedspor-Konyaspor karşılaşması öncesi güvenlik toplantısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Trendyol&nbsp;Süper&nbsp;Lig'in&nbsp;8’inci&nbsp;haftasında&nbsp;cumartesigünü&nbsp;Amedspor,&nbsp;sahasında&nbsp;Konyaspor’u&nbsp;konukedecek.</p>

<p>Karşılaşma&nbsp;öncesi&nbsp;Diyarbakır&nbsp;Valisi&nbsp;Murat&nbsp;Zorluoğlubaşkanlığında&nbsp;güvenlik&nbsp;toplantısı&nbsp;düzenlendi.</p>

<p>Toplantıya&nbsp;ilişkin&nbsp;Valilik'ten&nbsp;yapılan&nbsp;açıklamada,“Diyarbakır&nbsp;Valiliği&nbsp;Valimiz&nbsp;Murat&nbsp;Zorluoğlu’nunbaşkanlığında,&nbsp;Amed&nbsp;Sportif&nbsp;Faaliyetler-TÜMOSANKonyaspor&nbsp;karşılaşması&nbsp;öncesinde&nbsp;Spor&nbsp;GüvenliğiToplantısı&nbsp;gerçekleştirildi.&nbsp;Toplantıda,&nbsp;karşılaşmanınhuzur&nbsp;ve&nbsp;güven&nbsp;ortamı&nbsp;içerisinde&nbsp;gerçekleştirilmesi,taraftarların&nbsp;stadyuma&nbsp;güvenli&nbsp;ulaşımının&nbsp;sağlanmasıve&nbsp;müsabaka&nbsp;süresince&nbsp;gerekli&nbsp;güvenlik&nbsp;tedbirlerininalınmasına&nbsp;yönelik&nbsp;çalışmalar&nbsp;ele&nbsp;alındı”&nbsp;denildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 22:38:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/amedspor-konyaspor-maci-oncesi-vali-zorluoglundan-guvenlik-toplantisi-h108625.html">Amedspor-Konyaspor maçı öncesi Vali Zorluoğlundan güvenlik toplantısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/leyla-zanadan-cozum-mesaji-tunelin-ucunda-gelecek-h108624.html</link>
		<title>Leyla Zanadan &amp;#039;çözüm&amp;#039; mesajı: Tünelin ucunda gelecek için güçlü bir umut ışığı görülmüştür</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü sahibi Kürt siyasetçi Leyla Zana, Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) tarafından Brüksel’de düzenlenen 20. Uluslararası Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler Konferansı’na gönderdiği mesajda, “Kürt halkının haklarının demokratik ve anayasal güvencelere kavuşturulması gerektiğini” kaydetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Avrupa&nbsp;Parlamentosu&nbsp;SakharovDüşünce&nbsp;Özgürlüğü&nbsp;Ödülü&nbsp;sahibi&nbsp;Kürt&nbsp;siyasetçi&nbsp;LeylaZana,&nbsp;Avrupa&nbsp;Birliği&nbsp;Türkiye&nbsp;Yurttaş&nbsp;Komisyonu(EUTCC)&nbsp;tarafından&nbsp;Brüksel’de&nbsp;düzenlenen&nbsp;20.Uluslararası&nbsp;Avrupa&nbsp;Birliği,&nbsp;Türkiye,&nbsp;Ortadoğu&nbsp;veKürtler&nbsp;Konferansı’na&nbsp;gönderdiği&nbsp;mesajda,&nbsp;“Kürthalkının&nbsp;haklarının&nbsp;demokratik&nbsp;ve&nbsp;anayasalgüvencelere&nbsp;kavuşturulması&nbsp;gerektiğini”&nbsp;kaydetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 22:37:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/leyla-zanadan-cozum-mesaji-tunelin-ucunda-gelecek-h108624.html">Leyla Zanadan &amp;#039;çözüm&amp;#039; mesajı: Tünelin ucunda gelecek için güçlü bir umut ışığı görülmüştür</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/pervin-buldan-surec-karsilikli-adimlarla-ilerlemeli-h108623.html</link>
		<title>Pervin Buldan: Süreç karşılıklı adımlarla ilerlemeli</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[AP’deki Kürt Konferansı’nda konuşan Pervin Buldan, sürecin karşılıklı adımlarla ilerlemesi gerektiğini belirterek, “Öcalan&#039;ın özgür çalışma koşullarının bir an önce oluşturulması gerekiyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen Kürt Konferansı’nın son oturumu “Barış Süreci ile Demokratikleşme Krizi Arasında Türkiye: Diyalog, Hukukun Üstünlüğü ve Siyasi Katılımın Geleceği” başlığı altında yapıldı. Bu oturuma gazeteci Dilek Odabaşı moderatörlük yaptı.</p>

<p></p>

<p>DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, DEVA Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Yeni Parti Milletvekili Okan Konuralp ve CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı bu oturumda söz aldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Oturumda ilk sözü alan Pervin Buldan, sürecin geldiği aşamaya dikkat çekerek, “Türkiye'de kalıcı barışın sağlanması, Ortadoğu'nun yanı sıra Avrupa'yı da olumlu yönde etkileyecektir” dedi. &nbsp;Pervin Buldan, “Kürtlerin yarım asırdır maruz kaldığı hak ihlalleri, işkence ve baskı politikaları sonucunda Avrupa ülkeleri Kürt sorunuyla ve Kürt halkıyla yakından tanıştı. Nitekim yıllar içerisinde Kürt sorunu bölgesel, hatta küresel bir meseleye dönüştü ve Avrupa'yla da yakından ilişkili hale geldi” dedi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bugün Avrupa'daki diasporanın önemli bir bölümünü de Kürtlerin oluşturduğunu belirten Pervin Buldan, “Bu nedenle, bir zamanlar demokratik değerlerin aktif savunucusu olan Avrupa Birliği'nin Türkiye'de yürütülen barış sürecine olumlu katkı sunması, süreci desteklemesi ve kendisine düşen rolü üstlenmesi hepimizin temel beklentisidir” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TARİHİ DÖNÜM NOKTASI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Çözüm sürecinin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu ifade eden Pervin Buldan, &nbsp;“Özellikle Ortadoğu'daki kriz ve çatışma ortamının yarattığı büyük riskler ve tehditler karşısında, Sayın Öcalan'ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla başlattığı ve Sayın Devlet Bahçeli ile Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi irade ortaya koyarak önünü açtığı çözüm süreci, tarihî bir dönüm noktasındadır.</p>

<p></p>

<p>Bu süreç; halklar, demokrasi, evrensel hukuk ve demokratik siyaset açısından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Bu nedenle Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni yüzyılın projesi olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır” dedi.</p>

<p></p>

<p>Sürecin doğru okunması gerektiğini belirten Pervin Buldan, şunları dile getirdi: &nbsp;“Kürt sorununun demokratik çözümü, hem Türkiye hem de Ortadoğu açısından herkesin huzur ve güven içinde, kardeşlik hukuku temelinde yaşayabileceği bir ortamın en güçlü güvencesidir. Bu fırsatın herkes tarafından doğru anlaşılması gerekiyor. Çünkü tarihi fırsatlar doğru değerlendirildiğinde ülkeler krizlerden çıkabilir ve demokrasiyle buluşabilir. Bu nedenle Barış ve Demokratik Toplum Süreci etrafında kenetlenmek, birlikte yol almak, barışı ve demokrasiyi el birliğiyle inşa etmek, önümüzdeki yüzyılın seyrini belirleyecek bir adım olacaktır. Bu süreç yalnızca Kürt halkının demokratik haklarıyla sınırlı değildir. Kürt sorunu, Türkiye'nin de Ortadoğu'nun da ortak gelecek meselesidir. Bu; ortak demokrasinin birlikte inşa edilmesi, halkların haklarını esas alan bir hukuk düzeninin oluşturulması, özgürlüklerin hukuki güvence altına alınması ve yerel demokrasinin yanı sıra demokratik siyaset kanallarının en kapsayıcı biçimde sonuna kadar açılması sürecidir.Barış süreci; Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin ve farklı kimliklere ve inançlara sahip bütün toplum kesimlerinin ortak güvencesidir.”</p>

<p></p>

<p>Pervin Buldan sözlerini şöyle sürdürdü: “Öncelikle çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi, kurulların çalışmaya başlaması ve sürecin önünün açılması için Milli Güvenlik Kurulu kararının ivedilikle alınmasını bekliyoruz. Aynı şekilde, Meclis'te izleme kurulunun bir an önce oluşturulması ve çalışmalarına başlaması gerektiğini vurguluyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bununla eş zamanlı olarak, Sayın Öcalan'ın kendisine bağlı olarak kurulacak Barış ve Siyasallaşma Kurulu'nda koordinatörlük görevini üstlenmesini bekliyoruz.</p>

<p>Çünkü bu süreç, karşılıklı adımlarla ilerlemesi gereken bir süreçtir. Sayın Öcalan'ın silahsızlanma aşamasında üstlendiği rol gibi, siyasal ve demokratik inşa sürecinde de koordinatörlük görevini yürütmesi, kurulun amacına ulaşmasını sağlayacaktır. Bu bağlamda, Sayın Öcalan'ın özgür çalışma koşullarının bir an önce oluşturulması gerektiğini de vurgulamak istiyorum.</p>

<p></p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, gazetecilerle ve siyasetçilerle görüşebilmesinin koşulları sağlanmalı; bu sürecin devamlılığı hukuki güvencelerle teminat altına alınmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Çünkü yalnızca tarafların değil, toplumun farklı kesimlerinin de barış ve demokratikleşme sürecinde söz söyleyebilmesi ve katkı sunabilmesi gerekiyor. Bunun yolu da bu imkânların sağlanmasından geçiyor.”</p>

<p></p>

<p>EKMEN: KENDİNE ÖZGÜ BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ</p>

<p></p>

<p>DEVA Partisi milletvekili Mehmet Emin Ekmen, sürece tam destek veren bir parti olduklarını belirterek, “Gerçekten de kendine özgü bir süreçten geçiyoruz. Elbette çatışma çözümü süreçleri birbirine benzemez. Bu süreçlerin genel disiplinleri ve temel ilkeleri vardır. Ancak Türkiye'de oldukça kendine özgü, alışılmış kalıplara sığmayan bir süreçten söz ediyoruz” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yasal düzenlemelerin önemine dikkat çeken Ekmen, “Partimiz, Türkiye'de Kürt meselesinin kök nedenlerini ortadan kaldıracak yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılmasını, kalıcı barışın tesis edilmesini ve bununla birlikte çatışma çözümü alanındaki deneyimlerden ve akademik çalışmalardan yararlanılarak, bu meseleden kaynaklanan ancak zaman zaman meselenin sınırlarını da aşan silahlı örgütün silahsızlandırılması ve tasfiyesi sürecinin yürütülmesini desteklemektedir” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>KÖK NEDENLER ORTADAN KALDIRILMALI</p>

<p></p>

<p>Ekmen, Kürt meselesinin kök nedenlerini ortadan kaldırarak kalıcı barışı sağlamak açısından yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “* Anadil ve kültürel haklar: Kürtçede anadilinde eğitim hakkının ve kültürel hakların yasal ve anayasal güvence altına alınması.</p>

<p></p>

<p>* Eşit vatandaşlık: Anayasal vatandaşlık ve eşit vatandaşlık ilkelerinin hem hukuki metinlerde hem de yaşamın her alanında karşılık bulması.</p>

<p></p>

<p>* Yerel yönetimler: Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi.</p>

<p></p>

<p>Bu meseleleri ciddi biçimde ele aldığınızda, Kürt sorununun kök nedenlerini önemli ölçüde ortadan kaldırabilirsiniz. Ancak yalnızca bu sürecin kendisi değil, son on yılda yaşadıklarımız da bize başka bir gerçeği öğretti: Kürt meselesine ilişkin bu üç temel başlığı hayata geçirecek bir ülkenin aynı zamanda demokratik ve çoğulcu olması, kuvvetler ayrılığını uygulaması ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir hukuk devleti niteliğini taşıması gerekiyor. Aksi halde, yalnızca tek bir alanda sağlanan gelişmelerin ülkenin tamamında beklenen sonuçları doğurması mümkün değildir.”</p>

<p></p>

<p>Sürecin geldiği aşamaya işaret eden Ekmen, “Silahsızlanmanın yüzde 100 oranında gerçekleştiğini kesin olarak tespit etmenin kolay olmadığını düşünüyoruz. Devletin, örgütün silahsızlanma yönündeki iradesini güçlü biçimde teyit etmesi mümkün olabilir. Gelişmelere, boşaltılan alanlara ve diğer tartışmalara baktığımızda, örgütün bu kararı gerçekten aldığı ve sürecin ilerleyeceği yönünde güçlü bir değerlendirme yapılabilir.</p>

<p></p>

<p>Aksi takdirde, en az 300 kişinin Kandil'de bulunduğu ve kapsam dışında kaldığı bir formülle devlet kurumları yüzde 100 silahsızlanmayı nasıl teyit edecek?</p>

<p></p>

<p>Milli Güvenlik Kurulu bu konuda bir karar alacak. Açıkçası, bu kararın nasıl şekilleneceğini ben de merak ediyorum. Sanıyorum ki yüzde 100'lük kesin bir teyit yerine, yaşanan gelişmelerin ve kaydedilen ilerlemenin güçlü biçimde doğrulanmasına dayanan bir karar çıkabilir. Umarım bu karar yıl içerisinde alınır. Hatta alınmalıdır da. Yasanın kapsayıcılığı sürekli tartışma konusu oldu. Ancak bu konudaki bazı eleştirilerin belirli bir ölçüyü aştığını düşünüyorum.</p>

<p></p>

<p>Şöyle açıklayayım: Hem devlet kaynakları hem de meseleyi yakından bilen arkadaşlarımız, yaklaşık 50 bin kişinin gizli durumda olduğunu ve 125 bin soruşturma dosyasının bulunduğunu ifade ediyorlar.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kapsam dışında kalan kişi sayısının 900 civarında olduğu belirtiliyor. Kapalı oturumlarda yapılan bilgilendirmelerden ve taraflarla gerçekleştirdiğim görüşmelerden edindiğim izlenime göre, bu 900 kişinin yaklaşık 500'ü hâlihazırda cezaevinde. Yaklaşık 300'ü Kandil'de, 100'ü ise muhtemelen Avrupa'da bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Elimizde devletin elindeki bilgiler yok; bu nedenle kesin bir tablo sunmuyor, mevcut bilgiler üzerinden bir değerlendirme yapıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Ancak 125 bin dosyanın yüzde 99,5'ini kapsayan bir düzenlemenin kapsayıcılığını küçümsememek gerekir.</p>

<p></p>

<p>Elbette kapsam dışında kalanlara ilişkin eleştiriler yapılabilir. Fakat bu eleştirilerin, sürecin ilerlemesini ve barışın inşasını engelleyecek bir tutuma dönüşmemesi gerektiğini düşünüyorum” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>SALICI: BU DÖNEMİ ISKALARSAK ÇÖZÜM DAHA DA ZORLAŞACAK</p>

<p></p>

<p>CHP milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, &nbsp;“Önemli olan, silahları ortadan kaldırmayı ve çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan bir siyasetin izlenmesidir. Bu yaklaşımın geniş bir kabul gördüğünü düşünüyorum. Silahların devre dışı kalıyor olması da Türkiye'de önümüzdeki dönemde demokrasi alanında atılabilecek olumlu adımlar açısından umut verici bir gelişmedir.</p>

<p></p>

<p>Biz bu meseleyi keşke 1990'larda çözebilseydik. O zaman bu, Türkiye'nin kendi iç dinamikleriyle geliştirdiği bir çözüm olabilirdi. Bugün ise dört ülkeyi ve bütün bir bölgeyi konuşuyoruz.</p>

<p></p>

<p>Eğer bu dönemi ıskalarsak, gelecekte meseleyi çok daha geniş bir çerçevede, sürece dâhil olan çok daha fazla aktörle birlikte çözmeye çalışmak zorunda kalabiliriz. Üstelik her geçen gün işlerin daha da zorlaştığını hep birlikte görüyoruz ve yaşıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaklaşımı açık: Elbette demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Hukuk devleti ve insan hakları için mücadele edeceğiz. Bu konuda en ufak bir tereddüdümüz yok. Baskı altında kalırsak buna da direneceğiz. Ancak silahların ortadan kaldırıldığı ve Kürt meselesinin silahlı çatışmadan arındırıldığı bir sürecin de sonuna kadar destekçisi olacağız” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sürece sahip çıkan her partinin, tabanının da olduğu gibi sahip çıkmadığına dikkat çeken Salıcı, ancak bu Kürt meselesi çözülmesin şeklinde değil, baskılarla ilgili olduğunu belirterek, toplumsal rızayı oluşturmak gerektiğini vurguladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘İKTİDAR DEĞİŞSE DE SÜREÇ DEVAM EDECEK’</p>

<p></p>

<p>Sürecin çözümün devlet politikasına dönüşmüş olmasından dolayı önemli olduğunu söyleyen Salıcı, “Siyasi iktidar değişse dahi, süreç devam edecek demektir. Böyle olması gerektiğine inanıyoruz zaten. Bu süreç bir siyasi partinin kendi tekeliyle, kendi iktidar ömründe sonuçlandırabileceği bir süreç olamaz. Devlet politikası haline gelmesi oldukça kıymetlidir” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KONURALP: TÜRKİYE’NİN ORTAK GELECEK SORUNU</p>

<p></p>

<p>Yeni Parti milletvekili Okan Konuralp, “Bu konferansın yirmincisi düzenleniyor. Pandemi döneminde yapılamayan iki yılı da hesaba kattığımızda, bu aslında yirmi iki yıllık bir tarihe işaret ediyor. Ben de 2013-2014 yıllarında, bir gazeteci olarak bu sürece tanıklık ettim. Buradan baktığımızda, bu yirmi iki yılı ya da benim katıldığım 2013-2014 döneminden itibaren geçen on iki yılı, Kürt sorununun çözümü açısından kaybedilmiş yıllar olarak değerlendirebiliriz” dedi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Konuralp, “Kürt sorununun tarihi yalnızca çözüm arayanların, bu soruna çözüm bulmak için mücadele edenlerin tarihi değildir. Aynı zamanda ‘Kürt sorunu yoktur’ söylemine karşı verilen mücadelenin de tarihidir. Şimdi yeni bir aşamadayız. Artık Kürt sorununun var olmadığını söyleyen neredeyse kimse yok. Herkes bir biçimde sorunun adını koymuş durumda. Herkes kendi bulunduğu siyasi konumdan hareketle çeşitli çözüm yolları ve adımlar öneriyor ya da bunları hayata geçirmeye çalışıyor.</p>

<p></p>

<p>Bu salonda bulunan herkes de sorunun çözümüne farklı pencerelerden bakıyor olabilir. Ancak sonuçta sorunun varlığı artık açıkça kabul ediliyor. Bugün, buradan hareketle Türkiye'nin ve aynı zamanda bölgenin tarihini değiştirebilecek bir sürecin içerisindeyiz.</p>

<p>Cumartesi Anneleri'nin, Barış Anneleri'nin ve Diyarbakır Anneleri'nin yüreklerindeki acının bir nebze olsun azalacak olması bile, bence bu süreci desteklemek için başlı başına en anlamlı gerekçedir” diyen Konuralp, “Biz bu süreci vicdani, ahlaki ve toplumsal açıdan olduğu kadar ekonomik açıdan da bütünüyle destekliyoruz” diye belirtti. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>İktidarın tüm antidemokratik uygulamalarına rağmen, Türkiye’de açılan barış kapısını desteklediklerini ifade eden Konuralp, “Bu kapıdan geçerek demokratik bir geleceğe ulaşmak istiyoruz. Kürt sorunu eşit yurttaşlık, Türkiye’nin ortak geleceği sorunudur. Siyasi iktidarın herhangi bir lütfu olarak değerlendirilemez” dedi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 22:35:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/pervin-buldan-surec-karsilikli-adimlarla-ilerlemeli-h108623.html">Pervin Buldan: Süreç karşılıklı adımlarla ilerlemeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlum-ebd-ile-bafil-talaban-gorustu-h108622.html</link>
		<title>Mazlum Ebdî ile Bafil Talabanî görüştü</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Mazlum Ebdî ve Bafil Talabanî Silêmanî’de bir araya geldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>YNK Genel Başkanı Bafil Talabanî ile Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Ebdî Federe Kürdistan Bölgesi’nin Silêmanî kentinde bir araya geldi. Toplantıya YNK’li Şêx Ehmed Hemekerim ve Hawrê Şêx Dara’nın da katıldığı belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Görüşmede son dönemde yaşanan bölgesel gelişmeler ve Suriye’nin durumunun ele alındığı belirtildi. Görüşmede ayrıca her iki tarafında arasındaki ortaklaşmanın arttırılması yönünün de vurgulandığı aktarıldı.</p>

<p></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 22:34:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlum-ebd-ile-bafil-talaban-gorustu-h108622.html">Mazlum Ebdî ile Bafil Talabanî görüştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/avustralya-parlamentosunda-kurt-dostluk-grubu-kuruldu-h108620.html</link>
		<title>Avustralya Parlamentosunda Kürt Dostluk Grubu kuruldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Avustralya’nın Yeni Güney Galler Eyalet Parlamentosu’nda Yeşiller, İşçi ve Liberal partilerden 11 milletvekilinin katılımıyla “Kürt Dostluk Grubu” kuruldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) Eyalet Parlamentosu’nda düzenlenen etkinlikle Kürt Halkının Parlamento Dostları Grubu kuruldu. Yeşiller Partisi, İşçi Partisi ve Liberal Parti’den 11 milletvekilinin yer aldığı grubun kuruluşu, parlamentoda düzenlenen törenle kutlandı.</p>

<p></p>

<p>Etkinliğe İşçi Partisi, Yeşiller Partisi, Liberal Parti ve Sosyalist İttifak temsilcilerinin yanı sıra Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK), Avustralya Demokratik Kürt Toplumu Federasyonu (FDKS-A), Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM), PEN Sydney ve Sydney Kürt Gençlik Derneği temsilcileri katıldı.</p>

<p></p>

<p>Etkinliğe Dürzi, Ermeni, Êzidî, Tamil ve Myanmar toplumlarının temsilcileri ile sivil toplum örgütleri katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>GRUBUN ÖNEMİ</p>

<p></p>

<p>Avustralya Demokratik Kürt Toplumu Federasyonu Diplomasi Komisyonu Sözcüsü Baran Söğüt, dostluk grubunun kurulmasının önemli olduğunu belirterek, “Kürt halkının tarih boyunca hafızasına kazınmış bir söz vardır: ‘Dağlardan başka dostumuz yok.’ Bir yüzyılı aşkın süredir bu söz, Kürt halkının yaşadığı acıların, yalnızlığın ve direnişin ifadesi olarak yankılanmıştır.</p>

<p></p>

<p>Zorunlu göçlerin, inkârın, asimilasyonun ve şiddetin damga vurduğu tarihimiz boyunca dağlar, halkımız için yalnızca bir sığınak olmadı. Dağlar, kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü ve özgürlük umudumuzu koruduğumuz yerler oldu.</p>

<p></p>

<p>Saddam Hüseyin rejiminin kimyasal saldırılarından kaçarken, İran rejiminin idamlarından ve baskılarından korunmaya çalışırken, Türkiye’nin askerî operasyonlarıyla karşı karşıya kalırken ya da IŞİD’in karanlığına karşı mücadele ederken dağlar halkımızın sığınağı oldu.</p>

<p></p>

<p>Uzun yıllar boyunca Kürtler kendilerini yalnız hissettiler. Dünyanın kendilerini görmesini, acılarını duymasını ve haklı mücadelelerini anlamasını beklediler.</p>

<p></p>

<p>Fakat zamanla bir şey değişmeye başladı. Kürt halkının dostları ortaya çıkmaya, seslerini yükseltmeye ve bizimle omuz omuza durmaya başladılar. Bize dostlarımız olduğunu gösterdiniz. Bugün burada kuruluşunu kutladığımız Parlamento Dostları Grubu, işte bu dayanışmanın en somut örneklerinden biridir.”</p>

<p></p>

<p>‘KÜRT HALKININ DÜNYANIN HER YERİNDE DOSTLARI VAR’</p>

<p></p>

<p>Avustralya Demokratik Kürt Toplumu Federasyonu Eşbaşkanı Gülfer Olan da Kürt Dostluk Grubu’nun kuruluşunun Avustralya’daki Kürt toplumu açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Etkinliğe mesaj gönderen DEM Parti, şunlara dikkat çekti: “DEM Parti olarak, Avustralya Parlamentosu bünyesinde Kürt Halkının Parlamento Dostları Grubu’nun kurulmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyor, bu değerli girişim dolayısıyla en içten tebriklerimizi iletiyoruz.</p>

<p></p>

<p>Kürt halkı, yaşadığı dört parçanın tamamında demokrasinin, barışın ve özgürlüklerin gelişmesinde yaşamsal ve kurucu bir aktördür. Kürt halkının eşitlik ve adalet mücadelesi, yalnızca kendi kolektif haklarının değil, aynı zamanda yaşadığı bölgelerin demokratikleşmesinin de temel güvencesidir.</p>

<p></p>

<p>Yeni kurulan bu dostluk grubunun, Avustralya Parlamentosu ile Kürt halkının demokratik temsilcileri arasındaki diyalog ve dayanışmayı derinleştireceğine; bu ilişkiyi salt sembolik bir girişimin çok ötesine taşıyacağına inanıyoruz.”</p>

<p></p>

<p>KÜRT TOPLUMUYLA DAYANIŞMA</p>

<p></p>

<p>Yeşiller Partisi Milletvekili ve Kürt Dostluk Grubu Eşbaşkanı Abigail Boyd, parlamentoda geçirdiği yedi yıl boyunca Kürt toplumuyla güçlü ilişkiler geliştirdiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Abigail Boyd, şöyle konuştu: “Parlamentoda yedi yıldır görev yapıyorum. Bu süre boyunca yaşadığım en büyük ayrıcalıklardan biri, Kürt toplumu tarafından kucaklanmak ve aranıza kabul edilmek oldu.</p>

<p></p>

<p>Parlamentoda çeşitli önergeler aracılığıyla söz aldım; Kürt toplumunu burada, yaşadığımız ülkede etkileyen, son derece korkunç ve yürek burkan olayları dile getirdim. Bunun yanı sıra Kürt halkının direnişini ve sarsılmaz dayanıklılığını kutlayan konuşmalar da yaptım.</p>

<p></p>

<p>Burada, örneğin direniş ile uluslararası dayanışmayı bir araya getiren etkinlikler düzenledik. Bütün bunlar zaman içinde ortak bir zeminde buluştu.</p>

<p></p>

<p>Ancak bugün duygulanıyorum. Çünkü Kürt Halkının Dostları Parlamento Grubu oluşturabilmemiz için tam yedi yıl geçmesi gerekti. Bu nedenle eşbaşkanım Anthony D’Adam’a ve bu parlamenter dostluk grubunun kurulması için bir araya gelen herkese yürekten minnettarım.</p>

<p></p>

<p>Yeşiller Partisi’nin bir üyesi olarak, Kürt toplumunun taşıdığı değerlerle aramızda çok güçlü bir ortaklık ve yakınlık hissediyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bir zamanlar dağlardan başka dostunuz olmadığını söylüyordunuz. Bugün ise dostlarınızla aynı çatı altında, aynı umut etrafında buluşuyoruz. Yaşasın Halkların Kardeşliği diyoruz.”</p>

<p></p>

<p>D’ADAM: BURASI SİZİN EVİNİZ, SİZİN PARLAMENTONUZ</p>

<p></p>

<p>İşçi Partisi Milletvekili ve Kürt Dostluk Grubu Eşbaşkanı Anthony D’Adam da Kürt toplumuyla güçlü bir yakınlık hissettiğini belirterek, dostluk grubunun kuruluşunun parlamentodaki dayanışma açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>‘KÜRT HALKININ DİRENCİ TAKDİR EDİLMELİ’</p>

<p></p>

<p>Liberal Parti Milletvekili ve Kürt Dostluk Grubu Üyesi Tim James de Kürt halkının tarih boyunca yaşadığı acılara ve mücadelesine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>‘ULUSLARARASI DAYANIŞMA BÜYÜTÜLMELİ’</p>

<p></p>

<p>Yeşiller Partili Belediye Meclis Üyesi İsmet Taştan ile İşçi Partili Belediye Meclis Üyesi Mira İbrahim de etkinlikte konuştu.</p>

<p></p>

<p>İsmet Taştan ve Mira İbrahim, &nbsp;uluslararası dayanışmanın büyütülmesinin Kürt sorununun demokratik çözümüne katkı sunacağını belirtti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 18:02:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/avustralya-parlamentosunda-kurt-dostluk-grubu-kuruldu-h108620.html">Avustralya Parlamentosunda Kürt Dostluk Grubu kuruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/saganak-yagis-barajlara-iyi-geldi-doluluk-bir-gunde-yuzde-716-h108619.html</link>
		<title>Sağanak yağış barajlara iyi geldi, doluluk bir günde yüzde 7,16 arttı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul&#039;a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul&nbsp;Su&nbsp;ve&nbsp;Kanalizasyon&nbsp;İdaresi&nbsp;(İSKİ)&nbsp;verilerinegöre,&nbsp;kentte&nbsp;önceki&nbsp;gün&nbsp;akşam&nbsp;saatlerinde&nbsp;başlayanve&nbsp;dün&nbsp;etkisini&nbsp;artıran&nbsp;yağış&nbsp;barajlarda&nbsp;su&nbsp;seviyesininyükselmesine&nbsp;neden&nbsp;oldu.</p>

<p>Kente&nbsp;su&nbsp;sağlayan&nbsp;barajlardaki&nbsp;doluluk&nbsp;oranı&nbsp;birgünde&nbsp;yüzde&nbsp;7,16&nbsp;artarken,&nbsp;bugün&nbsp;itibarıyla&nbsp;ortalamadoluluk&nbsp;oranı&nbsp;yüzde&nbsp;45,22&nbsp;olarak&nbsp;kaydedildi.</p>

<p>Su&nbsp;miktarı&nbsp;Istrancalar'da&nbsp;yüzde&nbsp;84,2,&nbsp;Terkos'ta&nbsp;yüzde34,64,&nbsp;Sazlıdere'de&nbsp;yüzde&nbsp;27,47,&nbsp;Alibey'de&nbsp;yüzde68,13,&nbsp;Büyükçekmece'de&nbsp;yüzde&nbsp;29,02,&nbsp;Ömerli'deyüzde&nbsp;62,17,&nbsp;Darlık'ta&nbsp;yüzde&nbsp;67,74,&nbsp;Elmalı'da&nbsp;yüzde100,&nbsp;Pabuçdere'de&nbsp;yüzde&nbsp;3,41&nbsp;ve&nbsp;Kazandere'deyüzde&nbsp;8,28&nbsp;olarak&nbsp;ölçüldü.</p>

<p>Melen'den&nbsp;447,81&nbsp;milyon,&nbsp;Yeşilçay'dan&nbsp;da&nbsp;120,06milyon&nbsp;metreküp&nbsp;olmak&nbsp;üzere&nbsp;bu&nbsp;yıl&nbsp;toplam&nbsp;567,87milyon&nbsp;metreküp&nbsp;su&nbsp;alındı.</p>

<p>Barajların&nbsp;son&nbsp;10&nbsp;yıldaki&nbsp;su&nbsp;seviyeleri</p>

<p>İçme&nbsp;suyu&nbsp;arıtma&nbsp;tesislerinden&nbsp;bu&nbsp;yıl&nbsp;kente&nbsp;verilen&nbsp;sumiktarı&nbsp;ise&nbsp;908&nbsp;milyon&nbsp;6&nbsp;bin&nbsp;metreküp&nbsp;olarakhesaplandı.&nbsp;Barajlara&nbsp;bu&nbsp;yıl&nbsp;düşen&nbsp;yağış&nbsp;miktarımetrekare&nbsp;başına&nbsp;837,7&nbsp;kilogram&nbsp;oldu.</p>

<p>Kente&nbsp;su&nbsp;sağlayan&nbsp;baraj&nbsp;ve&nbsp;göletler&nbsp;868&nbsp;milyon&nbsp;683bin&nbsp;metreküp&nbsp;biriktirme&nbsp;hacmine&nbsp;sahipken,&nbsp;su&nbsp;miktarıbugün&nbsp;itibarıyla&nbsp;392,45&nbsp;milyon&nbsp;metreküp&nbsp;olarakkaydedildi.</p>

<p>İstanbul'da&nbsp;günlük&nbsp;su&nbsp;tüketimi,&nbsp;dün&nbsp;itibarıyla&nbsp;2&nbsp;milyon93&nbsp;bin&nbsp;metreküp&nbsp;olarak&nbsp;ölçüldü.</p>

<p>İSKİ&nbsp;istatistiklerine&nbsp;göre,&nbsp;15&nbsp;Ekim&nbsp;tarihli&nbsp;baraj&nbsp;dolulukoranları&nbsp;2016'da&nbsp;yüzde&nbsp;41,88,&nbsp;2017'de&nbsp;yüzde&nbsp;53,17,2018'de&nbsp;yüzde&nbsp;53,95,&nbsp;2019'da&nbsp;yüzde&nbsp;45,86,&nbsp;2020'deyüzde&nbsp;33,21,&nbsp;2021'de&nbsp;yüzde&nbsp;47,7,&nbsp;2022'de&nbsp;yüzde44,56,&nbsp;2023'te&nbsp;yüzde&nbsp;21,69,&nbsp;2024'te&nbsp;yüzde&nbsp;34,74,2025'te&nbsp;yüzde&nbsp;24,96&nbsp;iken,&nbsp;bugünkü&nbsp;oran&nbsp;yüzde45,22&nbsp;olarak&nbsp;kayıtlara&nbsp;geçti.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 13:15:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/saganak-yagis-barajlara-iyi-geldi-doluluk-bir-gunde-yuzde-716-h108619.html">Sağanak yağış barajlara iyi geldi, doluluk bir günde yüzde 7,16 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/aym-den-26-siyasi-parti-hakkinda-suc-duyurusu-karari-h108618.html</link>
		<title>AYM&amp;#039;den 26 siyasi parti hakkında suç duyurusu kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi parti mali denetimleri sonucu 26 siyasi parti hakkında Ankara başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Resmi Gazete’de yayınlanan kararlara göre Türkiye Yüzüncü Yıl Partisi, Kızılelma Partisi, Çağdaş Türkiye Partisi, As Parti, Kürdistan Komünist Partisi, İşçinin Kendi Partisi, Anadolu Cumhuriyet Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi, Anahtar Parti, Genç Türkiye Partisi, Hak ve Adalet Partisi, Doğuş Partisi, Bağımsız Cumhuriyet Partisi, Cumhuriyetçi Aydınlık Parti, Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Adalet ve Demokrasi Partisi, Türkiye Emekliler Partisi, Sağ Parti, Anadolu Birliği Partisi, Ana Yol Partisi’nin 2024’e ait, Umuda Yürüyüş Partisi ile Küresel Adalet ve Liyaket Partisi’nin 2023 ve 2024’e ait, Milliyetçi Cumhuriyet Partisi’nin 2022, 2023 ve 2024’e ait, Türkiyem Partisi’ninse 2023’e ait kesin hesapları incelendi.</p>

<p>AYM, adı geçen partilerin söz konusu dönemlerde çeşitli sebeplerle hesap verebilir şekilde kayıt ve belge tutmadığı gerekçesiyle kesin hesaplarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca kabul edilemez olduğuna karar verdi.</p>

<p>AYM, kanuna aykırılık nedeniyle ilgili partiler hakkında Ankara başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 13:13:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/aym-den-26-siyasi-parti-hakkinda-suc-duyurusu-karari-h108618.html">AYM&amp;#039;den 26 siyasi parti hakkında suç duyurusu kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mahir-cayan-kitabi-toplatildi-dipnot-yayin-yonetmenine-h108617.html</link>
		<title>&amp;#039;Mahir Çayan Kitabı&amp;#039; toplatıldı: Dipnot yayın yönetmenine dava</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dipnot Yayınları’nın ‘Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar’ adlı eseri toplatıldı. Yayınevinin yönetmeni Emirali Türkmen’e de ‘THKP-C terör örgütü propagandası’ iddiasıyla dava açıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kitap, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) kurucusu Mahir Çayan’ın görüşlerinin yanısıra pek çok ismin Çayan’la ilgili anılarını içeriyor.</p>

<p>Kitaba katkıda bulunanlarsa şu isimler: Ertuğrul Kürkçü, Mahir Sayın, İlkay Alptekin Demir – Necmi Demir, Abdullah Öcalan, Mahmut Memduh Uyan, Merih Cemal Taymaz, Işık Ergüden, M. Ender Öndeş ve Emir Ali Türkmen.</p>

<p>Dipnot Yayınları kitaba yargı sürecinin başlatıldığını,&nbsp;‘Kitaplar yasaklanamaz, düşünceler susturulamaz’&nbsp;başlıklı bir açıklamayla&nbsp;duyurdu. Türkmen, 23 Şubat 2027’de hakim karşısına çıkacak.</p>

<p>Mahir Çayan kimdir?</p>

<p>Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) lideri Mahir Çayan ve dokuz arkadaşı, 12 Mart muhtırasından sonra yakalanan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarını engellemek istemişti.</p>

<p>Bunun için de 27 Mart 1972’de, NATO üssünde görevli İngiliz Gordon Banner ve Charles Turner ile Kanadalı John Law adlı teknisyenleri kaçırıp Tokat’ın Kızıldere köyüne götürmüştü.</p>

<p>Askerin müdahalesiyle başlayan çatışmada dokuz THKP-C’liden sekizi ve kaçırılan üç radar teknisyeni hayatını kaybetmişti. Baskından sağ kurtulan tek isim HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü’ydü.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 13:11:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mahir-cayan-kitabi-toplatildi-dipnot-yayin-yonetmenine-h108617.html">&amp;#039;Mahir Çayan Kitabı&amp;#039; toplatıldı: Dipnot yayın yönetmenine dava</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/imamoglu-savunmada-istanbul-da-bir-operasyona-baslanacagini-h108616.html</link>
		<title>İmamoğlu savunmada: İstanbul&amp;#039;da bir operasyona başlanacağını, 2024 Haziran&amp;#039;ında duydum</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu İBB davasında ikinci günkü savunmasına başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın bugün 99’uncu duruşması görülüyor.</p>

<p>23 Mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunan İmamoğlu avukatlarıyla birlikte 17 Ekim’e kadar savunma yapacak.</p>

<p>İddianamede İmamoğlu&nbsp;‘suç örgütü kurmak ve lideri olmak’la suçlanıyor.</p>

<p>İBB başkanına ilk iddianamede 849 yıldan 2 bin 430 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyordu. Davayla ilgili son ek iddianame, yani Ağaç A.Ş.’ye dair olansa 29 kişi hakkında. Bu kişiler arasında İmamoğlu da var. İmamoğlu’na bu iddianamedeyse 62’şer yıldan 168’er yıla kadar hapis cezası isteniyor.</p>

<p>İBB başkanına yöneltilen suçlamalar şöyle:&nbsp;‘Suç işleme amacıyla örgüt kurmak’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘suç delilerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘rüşvet’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘irtikap’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet’.</p>

<p>Diken, İmamoğlu’nun savunmasını satır başlarıyla dakika dakika aktarıyor:</p>

<p>12:25 | İmamoğlu savunmasına şöyle başladı:</p>

<p>“Tabii İstanbul, yoğun bir sel ve su baskınıyla karşılaştı. Esasen istatistiklerle beraber, 1986’dan bu yana yaşanan en yoğun yağmur yağışından bahsedildi. Bu yağışın etkisinin özellikle öne çıktığı ilçelerde daha güçlü bir şiddetle yaşandığını, olabildiğince haberlerden dün gece savunmaya hazırlanırken ara ara bakabildim, bu sabah da bir kısım izleyebildim.</p>

<p>Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim: 1986’da, 6 milyonu biraz aşan nüfusta bir İstanbul, 94 yılında 8,5 milyon civarında bir İstanbul ve 2019’da, yani 25 yıllık bir yönetimle bulunduğu esnada ,2019’da 15 milyonu aşan, 15.5 milyon ve 16 milyona yaklaşan nüfusuyla bir İstanbul. Yani temel mesele, yağmurun yere düştüğü kilogramı veya altyapıyla tek başına izah edilemez. Temel mesele, esasen bir yerleşimle ilgili nüfus planlamasıyla, kentleşmeyle ilgili izah edilebilir, kentleşme sorunuyla izah edilebilir. Yani bugün baktığınızda, Kağıthane arka çeperinde bulunan ve Ayazağa bölgesinde çok yoğun ve şaşırtıcı görüntülerin olduğu bir bölüme baktığınızda, arada kurulmuş olan, vadiye yerleştirilmiş olan son 10-15 yılın yüzbinlerce nüfusunun bir dere yatağına kuleler halinde dizilmiş olmasını, bundan ayrı tutamazsınız. Yani derelerin, dere yataklarının, su havzalarının yapılaşması büyük bir sorundur.</p>

<p>O bakımdan gerçekten dün ağır bir yağış yağmıştır, 86’dan bu yana 40 yılı aşan bir süredir en fazla yağış düşmüştür ama bugün yaşananların sorunu dündedir, bugün de değildir. Ve ne yazık ki aynı akılla yollarına devam etmek isteyen bir zihniyetle mücadele eden bir belediye başkanı ve onun arkadaşları, onun teknik arkadaşları ağırlıklı olarak burada tutsaktır. Yol arkadaşları, belediye başkanları burada tutsaktır ya da başka davalardan başka bir şekilde tutsaktır.</p>

<p>Dün şöyle bir baktım, yani ben bulunduğum durumu merkeze koyuyorum, kötülerle mücadele diye adlandırıyorum. Bir ok çıkardım, yuvarlak içine dünkü sel baskınını yaptım. Vallahi bu bizimle ilişkili. Halk TV’ye kayyum atanması; bizimle ilişkili. Fon soygunu, nasıl bizimle ilişkili olduğunu adım adım… 2025 yılında operasyonun yapılmasından iki ay önce diplomama müdahaleyi nasıl böyle titizlikle, hani dedi ya&nbsp;‘Kuyumcu terazisi hassasiyetiyle takip ediyoruz bu davayı’&nbsp;diye Adalet Bakanı… Seviyorlar kuyumcuyu. Dedi ya tam da oradan baktığınızda evet asıl soygunu fon vurgunuyla ilişkili. İBB operasyonu zaten ilişkili benimle, yani kötülerle mücadelemizde.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir operasyon süreci başladı 19 Mart’ta. Dedim ya; esasen düzen 31 Mart 2024 itibariyle kuruldu. Beklemedikleri bir yenilgiyi aldılar. Beklemedikleri. Şok oldular. Ters yüz oldular, alabora oldular. Sayın Özgür Özel’in liderliğindeki siyasi mücadele muazzam bir zafer kazandı, millet adına. Bu zafer, 25 yıllık siyasi haritasındaki tek kaybı olmuştur AK Parti’nin. Dolayısıyla 2024’ün hemen sonrasında tetiğe basıldı. Süreç konuşulmaya başlandı. Kesemedikleri bu kulak, bunu duymaya başladı. Ne zaman? Mayıs, haziran aylarında duymaya başladı: İstanbul’a ve sana gelecekler.</p>

<p>Ve biz, bu müdahalenin ilk yerinin, özellikle kurcaladıkları noktanın sonrasında bütün üyelerini değiştirerek ahmak davası ile ilgili istinafta kararı çıkartmayı başardıkları o davayla ilgilenmeleriyle öğrendik. Kapılarını nasıl aşındırdıklarını, oradaki insanları nasıl tehdit ettikleriyle öğrendik. 2024’ün Mayıs, Haziran aylarında ve akabinde yaz döneminde İstanbul’a bir başsavcı atanacağını, bunun bir bakan yardımcısı olacağını ve İstanbul’da bir operasyona başlanacağını, temmuzda haziranda duydum.</p>

<p>Ben bunu arşivi açın bakın bu kaygılarımı ve bu duyduklarımın karşısındaki sert cevabımı ya ağustos sonudur ya eylül başıdır, Sözcü TV’ye katıldığım bir programda alıp izleyin oradaki tepkimi göreceksiniz. Açın 2024 Ağustos sonu ya da Eylül başı. Ve bunu ben konuşmadım yargı çevresi bunu konuştu. Yargının üst düzey yetkilileri, İstanbul’da da Ankara’da bunu konuştu.</p>

<p>Ve bu duyduklarımın en yakın şahidi… Ki kendisiyle çok büyük bir uyum içerisinde millete hizmet yolunda and içmiş bir kimlikle Sayın Özgür Özel çok iyi bilir. Çünkü onunla bu süreçlerdeki hangi tespiti yakalamışsam paylaştım. Kendisi de biliyorlar. Evet Ekim’in başında siyasi görevden hukuksuz bir biçimde İstanbul’a atanan görevlendirilmiş kişi, İstanbul’daki mücadelesine, benimle olan mücadelesine başladı. Ve bu mücadele işte 19 Mart’a gelene kadar Esenyurt’la birlikte kendini göstermeye başladı.</p>

<p>Ben, dün söyledim; usulsüz bir şekilde belediyemize gelip yani belediyeden evrak isteseniz evrak mı kaçıracaklar bir operasyonda sizden? Polisle baskın yapar gibi evrak almaya geldiler. İşte Kültür AŞ, Medya AŞ, başka birimler vesaire vesaire. Buradaki arkadaşlarım biliyorlar. Sadece görevini yapmakla uğraşan işte Medya AŞ genel müdürümüz burada veya arkadaşlarımız, sadece işini yapmakla görevli olan bu insanlar hesap vermekten çekinmediler ki nasıl hesap verdiklerini buradaki denetimlerdeki sayılardan birazdan bahsedelim.</p>

<p>Evet, onlardan isteseniz yani yargıya evrak mı vermeyecekler ya. Ama niye? Göz dağı veriyorlar? Birisi geldi İstanbul’a. Birisi geldi. Şiddetli birisi geldi. Ben kendisini aradım. İki hafta sonra aradım bunları yaşattıktan sonra. Dün gibi hatırlıyorum, kayıtlarımda da var. Çıkarttım istedim yani İBB’nin kayıtlarında da var.</p>

<p>En fazla 23’ü, 24’ü Cumhuriyet Bayramı’ndan bir hafta önce bu günlerde tam iki sene önce. Telefonu bende yok, kendisine (Dönemin İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek) aradım. Ve kendisi telefonunu açtı, dedim ki:&nbsp;‘Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.’Tanımıyorum çünkü telefonunu bir yerden aldılar protokolden. Çok çok tiz bir sesle&nbsp;‘Buyurun efendim’&nbsp;dedi. Ben dedim:&nbsp;‘Bu tür müdahaleleri görüyorum ve sizden randevu istedim bir hafta 10 gündür randevu vermiyorsunuz. Niçin vermiyorsunuz?’&nbsp;dedim.&nbsp;‘Çok yoğunum.’‘Bakın’&nbsp;dedim, ‘Sizi İstanbul Valisi ziyaret etti teamül gereği İstanbul Valisi’nden sonra ziyaret etmesi gereken kişi benim. İstanbul yargısının en fazla hizmet aldığı kurumdur İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Buradaki yargı mensupları da bilir, savcısından hakimine, arabalarından tahsisli servislerine kadar başka hizmetlerine varıncaya kadar en çok hizmet aldıkları kurumdur.’</p>

<p>Ve akabinde&nbsp; özel kalemle görüşerek bayağı ulaştılar bir açık iki gün ki hiç unutmuyorum çarşamba günü 30 Ekim’e randevu verdi. Saati de belli, kayıt da var. Ve 28 Ekim, 29 Ekim’de coşkulu Cumhuriyet Bayramı’nı kutladık. 30 Ekim sabahı o kişi Esenyurt Belediyesine operasyon yaptı. İşte ve bir gün önce de o randevuyu iptal etti. Talep ettim, bir gün sonra da Esenyurt’ta operasyon yaptı.</p>

<p>Bakın, bütün bunlar bir sistemli sistem, sistemli, örgütlü bir çalışmanın muamelesidir. Onun için kimse bize sistemden, örgütten bahsetmesin. Onun için tabii ki davanın kendisine geliyorum. Bunların hepsi o davanın bir parçası. Ama bunları bir sanık olarak yapmayacağım. Kendimi aklamak için de yapmayacağım. Çünkü aklanması gereken kişi ben değilim. Aklanması gereken birinci kişiyi biliyorum. İkinci kişiyi de biliyorum. Üçüncü kişiyi de biliyorum. Sıralamasını yaptım, isimlerini vermeyeceğim. En az benim kadar 87 milyon bu üç kişiyi tarifleyecektir. Aklanması gereken onlardır ve onlar olacak. Hem millet huzurunda, hem yargı huzurunda, hem yüce Yaradan huzurunda.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 13:10:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/imamoglu-savunmada-istanbul-da-bir-operasyona-baslanacagini-h108616.html">İmamoğlu savunmada: İstanbul&amp;#039;da bir operasyona başlanacağını, 2024 Haziran&amp;#039;ında duydum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/abdullah-ocalan-bu-surec-avrupa-ve-ortadogu-icin-tarihi-bir-adimdir-h108615.html</link>
		<title>Abdullah Öcalan: Bu süreç Avrupa ve Ortadoğu için tarihi bir adımdır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen Kürt konferansına gönderdiği mesajda çözüm için kapsamlı bir model sunduklarını belirten Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, &quot;Önerdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum projesinin başarısı, Ortadoğu’nun barış, istikrar ve demokratikleşmesini mümkün hale getirecektir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Belçika'nın başkenti Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda bu yıl 20’ncisi düzenlenen Kürt konferansına mesaj gönderen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, uluslararası komplo, Ortadoğu ve Avrupa'daki gelişmelere dikkat çekti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan'ın gönderdiği mesaj şöyle:</p>

<p></p>

<p>“Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler” başlıklı 20. Konferansınızın katılımcılarını ve organizatörlerini selamlıyorum.</p>

<p></p>

<p>Şüphesiz çok değerli bir çalışma yaptınız ve yapmaktasınız ve bunun için de teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. Ben 15 Şubat 1999’da uluslararası bir komplo ile İmralı’ya getirildim. NATO Gladiosunun etkisiyle şu an buradayım. Bu noktada eleştiri yapmaktan geri durmayacağım. Benim için “Avrupa’da basacak bir karış toprağı yoktur” demişlerdi. Bu komplo ve oyunlar Avrupa halkından gizli yapıldı. Gladio anlayışıyla yapıldı. &nbsp;Şüphesiz sizler bu durumun karşısında mücadele etmektesiniz. Bunun için çalışma yürütüyorsunuz.</p>

<p></p>

<p>O dönem bu yaklaşımı sergileyen Avrupa Birliği’nin günümüzde kendi hukukuna uygun davranması gerekmektedir. Hem Türkiye’nin demokratikleşmesi hem de Kürt sorununun çözümü için yapıcı olması büyük önemdedir. Avrupa’da yükselen aşırı sağ ve otoriterleşme eğilimine karşı mücadelenin temel yolu da demokratik değerlere doğru sahip çıkmaktan geçer.</p>

<p></p>

<p>Özellikle Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Konferansınız gibi sivil ve siyasi çalışmalarla ortaya konulan destek, barış ve demokrasiye sunulan destektir. Bununla birlikte yürüttüğünüz çalışmalar ve konferansınız daha kalıcı hale gelmek durumundadır. Yeni adımlara ihtiyaç var. Bir enternasyonal çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Enternasyonal çalışması, bölgelerimizin ve halklarımızın demokratik birikimlerini bir araya getirecek, yeni bir demokrasi ve sosyalizm paradigmasına giriş yapabilecek önemdedir.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’de yaptığımız çalışmalar kıymetli ve önemlidir. Savaşların, kırımların ve ötekileştirmelerin yerine toplumsal sorunlara siyasi, adil ve hukuki çözümler bulmak için ciddi bir süreç başlattık. Bu meseleleri de konferansınızda tartışabilirsiniz. Şu an büyük soru işaretleri var. Ama biz bu soru işaretlerine rağmen çözüm için çok kapsamlı bir model sunuyoruz. Bu çalışma Avrupa için de Ortadoğu için de tarihi bir adımdır. Önerdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum projesinin başarısı, Ortadoğu’nun barış, istikrar ve demokratikleşmesini mümkün hale getirecektir. Bunun başarısı için sizlerin de yapabileceğiniz çok şey bulunmaktadır. Sizin gibi değerli dost ve yoldaşların bu durumu yaygınlaştıracağına inanıyorum.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bir kez daha Konferans bileşeninizi kutluyor, selam ve saygılarımı iletiyorum.</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan</p>

<p></p>

<p>İmralı</p>

<p></p>

<p>9 Ekim 2026"</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 13:09:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/abdullah-ocalan-bu-surec-avrupa-ve-ortadogu-icin-tarihi-bir-adimdir-h108615.html">Abdullah Öcalan: Bu süreç Avrupa ve Ortadoğu için tarihi bir adımdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-okullar-yarin-da-tatil-h108614.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da okullar yarın da tatil</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da okullar yarın da (16 Ekim) tatil edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kentte dünden bu yana etkisini artırarak sürdüren kuvvetli sağanak yağış, birçok ilçede su baskınlarına neden oldu, elektrik akımına kapılan biri çocuk iki kişi öldü.</p>

<p>Yağış nedeniyle bugün yüz yüze eğitime bir gün ara verilmişti.</p>

<p>İstanbul Valisi Davut Gül, okulların yarın da tatil edildiğini duyurdu.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentte sel nedeniyle mahsur kalan 595 kişiyi tahliye ettiğini açıklamış, şöyle uyarmıştı:&nbsp;</p>

<p>“Dere yatakları, su baskını yaşanan alanlar, alt geçitler ve toprak kayması riski bulunan bölgelerde tehlike tamamen ortadan kalkmış değil.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 10:58:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-okullar-yarin-da-tatil-h108614.html">İstanbul&amp;#039;da okullar yarın da tatil</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-su-baskini-alanlari-ve-dere-yataklarinda-tehlike-suruyor-h108613.html</link>
		<title>İBB: Su baskını alanları ve dere yataklarında tehlike sürüyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) selin vurduğu İstanbul’da 595 kişinin tahliye edildiğini duyurup uyardı: “Dere yatakları, su baskını yaşanan alanlar, alt geçitler ve toprak kayması riski bulunan bölgelerde tehlike tamamen ortadan kalkmış değil.”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’da dünden bu yana etkisini sürdüren kuvvetli sağanak yağış, birçok ilçede su baskınlarına neden oldu, elektrik akımına kapılan biri çocuk iki kişi öldü.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü&nbsp;(MGM), bugün İstanbul’u sağanak yağış ve fırtınaya karşı sarı kodla uyardı. Yağışın bugün yer yer çok şiddetli olması bekleniyor. İBB’ye bağlı Afet Koordinasyonu Merkezi’ne (AKOM) göreyse kentte yağış, yarın (16 Ekim) ve cumartesi (17 Ekim) de&nbsp;sürecek. Havanın pazarsa (18 Ekim) parçalı bulutlu ve yağışsız olması bekleniyor.</p>

<p>AKOM’da sel bilançosunu paylaşan Aslan, bu sabaha kadar 8 bin 515 ihbar aldıklarını duyurdu.</p>

<p>İstanbulluları da uyaran Aslan’ın açıklaması şöyle:</p>

<p>* Yağışların başladığı andan bu sabaha kadarki süreçte şu an itibarıyla 8 bin 515 ihbar aldık. Önceliğimiz tabii ki insan hayatı oldu. İstanbul genelinde mahsur kalan 595 vatandaşımızı ekiplerimiz tahliye etti. Tahliyelerde yüzlerce motopomp ve dalgıç pompa kullandık.</p>

<p>* Özellikle Göktürk, Kemerburgaz ve Ayazağa bölgelerinde dere seviyelerinin yükselmesi nedeniyle işyerlerinde, okullarda, konutlarda ve çeşitli tesislerde mahsur kalan vatandaşlarımıza ulaştık. Tahliye ettiğimiz vatandaşlarımızın ihtiyaç duyanlarını tesislerimizde misafir ettik. Evlerine ulaşması için gerekli araç desteklerini sağladık.</p>

<p>* Yoğun yağış nedeniyle ana arterlerde, alt geçitlerde ve bağlantı yollarında su birikintileri ve trafik sıkışıklıkları yaşandı. Ekiplerimiz su baskınlarına, tıkanmalara ve yol kapanmalarına müdahale etti. Güvenli hâle getirilen yollar yeniden ulaşıma açıldı. Risk bulunan noktalarda çalışmalarımız devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>* Toplu ulaşımın aksamaması için de gerekli tedbirleri aldık. İETT seferlerinde yaşanan sorunlar giderildi. Metro hatlarında yaşanan sorunlar giderildi ve şu an ulaşım kesintisiz sağlanıyor. Sadece teleferik hatlarımız şu an itibarıyla hava koşulları nedeniyle kapalı tutuluyor.&nbsp;</p>

<p>* Deniz ulaşımında bazı noktalarda seferlerde iptaller veya gecikmeler sürüyor. Ayrıca yağış nedeniyle dışarıda kalan ve evlerine ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlarımız için bütün sosyal tesislerimizi 24 saat boyunca hizmete açtık.&nbsp;</p>

<p>* Fatih Balat’ta özel bir otopark araç girişinde biriken suya basması sonucu elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden 14 yaşındaki evladımıza ve Sarıyer Dereboyu Caddesi’nde suya düşen 34 yaşındaki vatandaşımızı ne yazık ki kaybettik.</p>

<p>Hangi ilçeye, ne kadar yağmur yağdı?</p>

<p>* Özellikle Boğaz çevresi ve Avrupa Yakası’nın kuzey kesimlerinde çok yüksek miktarda yağış kaydedildi. AKOM verilerimize göre bazı bölgelerimizde metrekareye 130-273,1 kilogram arası yağış düştü.&nbsp;</p>

<p>* Beykoz’da metrekareye 273,1; Sarıyer’de 208,1 kilogram; Eyüpsultan’da ise 202,8 kilogram yağış ölçüldü. Diğer ilçelerimizde yağış miktarı 35 ila 120 kilogram arasında gerçekleşti. Gece boyunca Anadolu Yakası’nın bazı çevrelerinde metrekareye 45 kilogram civarında yağış düştü.</p>

<p>‘Yağış büyük ölçüde etkisini kaybetti’</p>

<p>* Bu sabah an itibarıyla yağış, büyük ölçüde etkisini kaybetti. Anadolu Yakası’nda öğlen saatlerine kadar hafif yağmur geçişleri bekliyoruz; ardından yağışlı sistemin İstanbul’u terk edeceğini öngörüyoruz.</p>

<p>İstanbullulara uyarı</p>

<p>* Özellikle dere yataklarında, su baskını yaşanan alanlarda, alt geçitlerde ve toprak kayması riski bulunan bölgelerde tehlike tamamen ortadan kalkmış değil. Vatandaşlarımızdan güvenlik amacıyla kapatılan yolları kullanmamalarını, su birikintilerinden araçla ve yürüyerek geçmemelerini, dere yataklarından ve taşkın bölgelerinden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum. Özellikle su basmış yapılarda gerekli güvenlik kontrolleri yapılmadan elektrik tesisatına müdahale edilmemeli.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 10:56:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-su-baskini-alanlari-ve-dere-yataklarinda-tehlike-suruyor-h108613.html">İBB: Su baskını alanları ve dere yataklarında tehlike sürüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/teknoloji/apple-in-degeri-5-trilyon-dolari-asti-h108612.html</link>
		<title>Apple&amp;#039;ın değeri 5 trilyon doları aştı</title>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<description><![CDATA[ABD merkezli teknoloji şirketi Apple’ın piyasa değeri ilk kez 5 trilyon doları (yaklaşık 247,1 trilyon lira) aştı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Apple, ABD borsalarında bu tarihi başarıyı yakalayan ikinci şirket . Bu seviyeye daha önce sadece ABD’li teknoloji devi Nvidia ulaşmıştı. 09:38 itibarıyla Nvidia’nın piyasa değeri 5,33 trilyon dolar.</p>

<p>Dow Jones Market Data’ya göre Apple, dün (14 Ekim) günü 5,005 trilyon dolar seviyesinde kapattı. Şirketin piyasa değeri gün içi işlemlerde altı kez 5 trilyon doları aşmış ancak hiçbir zaman bu seviyenin üstünde kapanmamıştı.</p>

<p>Rekor, John Ternus’un Tim Cook’tan CEO görevini devralmasından yaklaşık bir buçuk ay sonra geldi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 10:00:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/teknoloji/apple-in-degeri-5-trilyon-dolari-asti-h108612.html">Apple&amp;#039;ın değeri 5 trilyon doları aştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/semrex-belediye-binasi-icin-tahliye-istendi-yer-tahsis-edilmiyor-h108611.html</link>
		<title>Şemrex Belediye binası için tahliye istendi, yer tahsis edilmiyor!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[88 yıl önce inşa edilen binada hizmet vermeye devam eden Şemrex Belediyesi, binanın acil tahliye edilmesi yönünde hazırlanan raporlara rağmen yeni yer tahsis edilmediği için tahliye edilemiyor. Kaymakamlık &quot;uygun bina olmadığını&quot; iddiasında bulunurken, Milli Emlak ise &quot;“bu aşamada yapılacak herhangi bir işlem olmadığı” cevabını verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağı) ilçesinde 88 yıl önce inşa edilen ve hala belediye hizmet binası olarak kullanılan binada, ciddi çatlaklar ve çökmeler bulunmasına rağmen yeni bir yer tahsis edilmediği için bina kullanılmaya devam ediliyor. Belediye yönetimi, 11 Aralık 2025 tarihinde binanın ana giriş ve farklı cephelerindeki duvarlarda derin çatlaklar bulunduğunu belirterek Mardin Valiliği’ne bağlı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nde inceleme yapasını istedi. Müdürlük tarafından 26 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen “Mevcut bina taşıyıcı sistem inceleme ve performans analizleri” bilgi formunda, hizmet amaçlı kullanılan yapının, yapılan performans analizi değerlendirmesi sonucu can güvenliği sağlanmadığı tespit edildi. Binanın depreme karşı sağlam ve dayanıklı olmadığı belirtilerek, resmi kurum olarak kullanılmasının “can ve mal güvenliği açısından sakıncalı” olduğu vurgulandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Raporda, iç ve dış duvarlardaki çatlaklar ile cephe kaplamalarındaki ayrılmalar kayıt altına alınarak, binaya sonradan eklenen betonarme giriş bölümünün mevcut binanın taşıyıcı duvarlarına yük bindirdiği belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>RİSKE RAĞMEN UYGUN BİNA OLMADIĞINI ÖNE SÜRDÜLER</p>

<p></p>

<p>Teknik değerlendirmelerin ardından belediye, 9 Ocak 2026’da Mazıdağı Kaymakamlığına başvurdu. Mevcut binada hizmet verilmesine devam edilmesinin mümkün görülmediği belirtilen yazıda, hizmetlerin güvenli ve kesintisiz sürdürülmesi için kamuya ait uygun bir bina veya alanın acilen tahsis edilmesi istendi. Kaymakamlık, 19 Ocak tarihli yanıtında, belediye hizmetlerinin geçici ya da kalıcı olarak yürütülebileceği boş ve uygun bir bina bulunmadığını bildirdi.</p>

<p></p>

<p>Belediye; bunun üzerine 22 Ocak’ta Mardin Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile kayyım yönetimindeki Mêrdîn Büyükşehir Belediyesine ayrı ayrı yazılar göndererek yer temin edilmesini istedi. Milli Emlak Şefliği; belediyenin 26 Ocak tarihli başvurusuna atıf yaparak, tahsis edilebilecek bina veya alan bulunmadığı, “bu aşamada yapılacak herhangi bir işlem olmadığı” ifadelerine yer verdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘TAHLİYE İSTENDİ, YER TAHSİS EDİLMEDİ’</p>

<p></p>

<p>Acil tahliye edilmesi yönünden raporlar olmasına rağmen hizmetleri aynı binada sürdürmek zorunda olduklarını belirten Belediye Eşbaşkanı Kudret Uçuk, güvenli hizmet alanı ihtiyacının karşılanması gerektiğini kaydetti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Binadaki hasarın gözle görülür boyutta olduğunu belirten Kudret Uçuk, “Ana hizmet binamızda ciddi çatlaklar ve çökmeler var. Aşırı yağışlarda bazı odaların tavanından su damlıyor. Bu odalarda oturmak bile mümkün olmuyor. Böyle bir binada hem çalışanlarımız hizmet üretmeye çalışıyor hem de yurttaşlarımız işlemlerini yapmak için buraya geliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Valilik ve Kaymakamlığa yazılar yazdık. Başvurularımızın ardından binada inceleme yapıldı. Binanın mevcut durumunun tehlike yarattığı ve acilen boşaltılması gerektiği tespit edildi. Binanın boşaltılması gerektiği tespit ediliyor ancak hizmetleri sürdürebileceğimiz bir yer tahsis edilmiyor. Belediyenin kapısını kapatıp halkı hizmetten mahrum bırakamayız. Fakat çalışanların ve buraya gelen yurttaşların güvenliği de ertelenemez. Bu durumun çözülmesi için acilen güvenli bir hizmet binasına ihtiyacımız var” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘KAYYIMLAR BELEDİYELERİN TAŞINMAZLARINI DEVRETTİ’</p>

<p></p>

<p>Belediyenin alternatif bina sorununun kayyım dönemindeki taşınmaz devirleriyle bağlantılı olduğunu belirten Kudret Uçuk, belediyeye ait bazı taşınmazların önceki dönemlerde belediyeye kayyım olarak atanan kişiler tarafından ilçe milli eğitim müdürlüğü ile farklı kamu kurumlarına hibe edildiğini söyledi. Kayyım karşılıksız devrettiği bazı belediyeye ait binaların hizmet binası olarak kullanılmaya uygun olduğunu belirten Kudret Uçuk, “Bu durum yalnızca Şemrex Belediyesi’nde yaşanmadı. Kayyım yönetimindeki farklı belediyelerde de halka ait taşınmazlar başka kurumlara devredildi. Belediyelerin hizmet için kullanabileceği Kültür Merkezi gibi yerler devredildi. Buna karşı göreve geldiğimizde dava açtık, yerel mahkeme belediyeye yeniden verilmesi yönünden karar verdi ancak itiraz edildiği için şu an dosya İstinaf mahkemesinde. Bugün bunun sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Ana binamızı boşaltmamız gerekiyor ama belediyemize ait, geçici olarak taşınabileceğimiz bir yerimiz yok” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘ÇÖZÜM BEKLİYORUZ’</p>

<p></p>

<p>İlgili kurumlara çağrıda bulunan Kudret Uçuk, devamında şunları söyledi; “Binanın durumu da yaptığımız başvurular da incelemede ortaya çıkan tahliye gereği de kayıt altında. Belediye hizmetlerinin güvenli koşullarda sürdürülmesi, çalışanlarımızın ve yurttaşlarımızın can güvenliğini sağlayacak bir binanın acilen tahsis edilmesini bekliyoruz. Tehlikenin tespit edilmiş olması yeterli değil, bu tehlikeyi ortadan kaldıracak adımın da atılması gerekiyor.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 09:59:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/semrex-belediye-binasi-icin-tahliye-istendi-yer-tahsis-edilmiyor-h108611.html">Şemrex Belediye binası için tahliye istendi, yer tahsis edilmiyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/saruhan-oluc-atilacak-adimlara-dair-takvim-netmesmis-degil-h108610.html</link>
		<title>Saruhan Oluç: Atılacak adımlara dair takvim netmeşmiş değil</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Barış ve Demokratik Toplum Süreci&#039;nde atılacak adımlara dair takvimin netleşmediğini belirten DEM Parti MYK Üyesi Saruhan Oluç, &quot;Bugün yapılması gereken şey bu kurulların hızlı bir şekilde çalışmasını sağlamak ve Sayın Öcalan&#039;ın bu konudaki katkılarını sunmasına imkan verecek ortamın yaratılmasıdır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Takip ve Değerlendirme Kurulu ve kurula bağlı 4 alt komisyonun çalışma takvimi ve nitelikleri tartışmaları üzerinden devam ediyor. Meclis'te oluşturulacak komisyonun takviminin gecikmesi ve niteliğinin açığa çıkmaması eleştirilirken diğer alt kurullara dair belirsizlikler de sürüyor. Kürt Halk Önderi Abudullah Öcalan'ın içerisinde bulunduğu komisyona dair ise tartışmalar sürüyor. Bir yandan kurulun İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşme yapması tartışılırken diğer yandan komisyonun niteliğinin süreç açısından belirleyici olduğu belirtiliyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Saruhan Oluç, sürecin geldiği aşamaya dair konuştu. Meclis'te kurulacak olan komisyonun niteliğine dair değerlendirmelerde bulunan Oluç, "Meclis'in yer alacağı kurul, esas itibariyle hem konuyu takip edecek izleyecek bir komisyon olmalı hem de bir taraftan aslında daha önce Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu'nun yayınladığı ortak raporun 7'nci bölümde yer alan kimi konuların yani yasalarda düzenleme yapılmasına dair kimi konuların ele alıp değerlendirileceği ve önerileceği bir kurul olması gerekiyor. Yani sadece izleme ve takip değil aynı zamanda bunları da yapması gerekiyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>'KURTULMUŞ'UN GÖRÜŞMELERİNDE ÖNERİLER YAPILACAK'</p>

<p></p>

<p>Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un önümüzdeki hafta siyasi partileri dolaşacağını ve kurulacak olan kurulun nitelik ve takviminin ortaya çıkacağını belirten Oluç, "Ayrıca Kurtulmuş, kurulun oluşması doğrultusunda partilerin önerilerini alacak ve ondan sonra kendisi de bir öneriyle siyasi partilere gelecektir. Bu öneriler doğrultusunda komisyonun kaç kişiden oluşması gerekir, çalışma usulleri neler olmalıdır, komisyon hangi konuları ele alacaktır gibi maddeleri içeren bir paketle komisyon kurulması için yapılacak öneriler olacaktır. Bu noktalardan hareketle de adımlar atılacaktır" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>'MECLİS'İN GERİDE KALMASI İYİ BİR ŞEY DEĞİLDİR'</p>

<p></p>

<p>"Beklentimiz Ekim ayının son haftasında Meclis komisyonun kurulması için adımların atılması ve çalışmaya başlamasıdır" diyen Oluç, "Çünkü süreç bir taraftan ilerliyor ve Meclis'in çok geride kalması, komisyon kurulmadan geride kalması iyi bir şey değildir. O nedenle Meclis'in de sürecin işleyişi doğrultusunda adım atabilmesi için bir an evvel bu komisyonun oluşması gerekiyor. Komisyon başkanı olması gereken kişi de Meclis başkanıdır esas itibariyle, daha önceki komisyonda da olduğu gibi bir an evvel Meclis Başkanı kurulun kurulmasını sağlamalıdır" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>'ÇALIŞMALAR KAMUOYUNA AÇIK YAPILMALI'</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlık ettiği Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun ve bu kurula bağlı alt kurulların içinin henüz doldurulmadığını ifade eden Oluç, "Her ne kadar Cumhurbaşkanı Yardımcısı yaptığı açıklamada bu kurulların, alt kurulların içinin doldurulduğunu ve bazılarının çalışmaya başladığını söylese de kamuoyu en azından bu kurulların içinde kimler yer alıyor, nasıl çalışıyorlar, ne yapıyorlar konusunda çok fazla bir bilgiye sahip değil. Dolayısıyla olması gereken şey bu alt kurulların çalışmasının da kamuoyuna açık olarak yapılmasıdır" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>'SAYIN ÖCALAN'IN KOORDİNASYONU BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'</p>

<p></p>

<p>Barış ve Siyasallaşma Kurulunun önemine dikkat çeken Oluç, "Bu komisyonda Sayın Öcalan'ın da olması gerektiğini ve kurulda koordinasyon görevini yapması gerektiğini çok net bir biçimde ifade ettik. Çünkü barış ve siyasallaşma dediğimiz zaman sürecin ilerlemesi kastediliyor esas itibariyle. Silahların bırakılması da dahil olmak üzere bütün bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi, adımların doğru atılabilmesi, çıkan sorunların aşılabilmesi açısından Sayın Öcalan'ın bu kurulda koordinasyonu sürdürmesi büyük önem taşıyor ve bizim beklentimiz de budur" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>"Barış ve Siyasallaşma Alt Kurulu" olarak nitelendirilen kurulun henüz netleştirilmediğini belirten Oluç, "Ancak bu kurul netleştiği zaman kurulun İmralı'ya gidip görüşmeler yapması, Sayın Öcalan'ın önerilerini, fikirlerini alması ve varsa bazı sorunlar aşılabilmesi doğrultusunda adım atılması için bu görüşmelerin, toplantıların İmralı'da yapılması önem taşıyor. Bu görüşmeler Sayın Öcalan'ın da çalışmaya dahil olması ve bu koordinasyon işini sürdürebilmesi açısından da kritik önemde. Ancak dediğim gibi bu konuda henüz resmi olarak yapılmış bir açıklamaya yok. Onun da önümüzdeki günlerde yapılmasını bekliyoruz" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>'GEREKEN ŞEY KURULLARIN HIZLA ÇALIŞMASI'</p>

<p></p>

<p>Kürt Özgürlük Hareketi'nin yaptığı açıklamanın sürece dair bir tabloyu ortaya koyduğunu belirten Oluç, çoğunlukla ana akım medyada "güvenlik kaynakları" kaynak gösterilerek yayınlanan görüntü ve videolara dikkat çekerek, "Bu görüntüler de bir tablo ortaya koydu" dedi. Oluç, "Dolayısıyla süreç ilerliyor ve bu sürecin ilerlemesi doğrultusunda bu kurulların da çalışma yapması ve hem üst kurula rapor vermesi hem de üst kurulun aslında Milli Güvenlik Kurulu'nun kararını kolaylaştıracak raporu hazırlaması açısından herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. O nedenle önümüzdeki günlerde bu çalışmaların hızlanması, yoğunlaşması büyük önem taşıyor. Aksi takdirde sahadaki ilerlemeyi kurullar aynı tempoda sürdüremezlerse aksamalar ortaya çıkacaktır. O nedenle bugün yapılması gereken şey bu kurulların hızlı bir şekilde çalışmasını sağlamak ve Sayın Öcalan'ın bu konudaki katkılarını sunmasına imkan verecek ortamın yaratılmasıdır. Bugün beklediğimiz budur esas itibariyle" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'ONAYIN BİR AN ÖNCE OLMASI GEREKİR'</p>

<p></p>

<p>Atılacak adımlara dair takvimin netleşmediğini belirten Oluç "Tarihle ilgili net bir şey söylemek doğru olmuyor" dedi. Kasım ayına dair tartışmaların Milli Güvenlik Kurulu'nun rutin toplantı zamanına denk gelmesine ilişkin olabileceğini ifade eden Oluç, "Fakat Milli Güvenlik Kurulu istediği zaman toplanabilir. İlla belli bir aralıkta veya şu tarihte toplanacak diye bir kural yok. Milli Güvenlik Kurulu'nun başında Cumhurbaşkanı Erdoğan bulunmaktadır. Dolayısıyla toplantı yapmaya ihtiyaç duyulduğunu söylediği anda kurulu toplayabilir. Bizim açımızdan önemli olan mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde Meclis'ten çıkmış olan kanunun uygulanabilmesidir. Bunun için de Milli Güvenlik Kurulu'nun onayına ihtiyaç var. O onayın bir an önce olması gerekiyor" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>'ELİMİZDE SOMUT BİR VERİ HENÜZ YOK'</p>

<p></p>

<p>Ekim ayının ortalarına gelindiği belirten Oluç, yeni gelişmelerin yaşanabileceğine işaret ederek, devamla şunları söyledi: "Kasım ayında bu onayın olması eğer bu kurullar iyi çalışırsa önemli olur. Elbette kasım ayında net olarak hangi tarihte bilmiyoruz ama önemlidir ve bu onayın çıkması halinde yasa işlemeye başlayacaktır. Yasanın işlemesi demek hem Avrupa'dan gelecek arkadaşlarımız hem silahlarını bırakmış olan ve gelme konusunda karar almış olanlar hem de cezaevinde bulunanların ihtiyaçlarını karşılamak ve adım atılmasını sağlamak için önemli. Ancak dediğim gibi Kasım ayında mı olur, Kasım ayının hangi gününde olur bunu şimdi söylemek mümkün değil. Bizim beklentimiz; Ekim ayının ortasına geldiğimiz için mümkün olduğunca hızlı bir şekilde ve mümkünse Kasım ayında olmasını istiyoruz, bekliyoruz. Ama bu konuda elimizde somut bir veri henüz yok."</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 09:58:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/saruhan-oluc-atilacak-adimlara-dair-takvim-netmesmis-degil-h108610.html">Saruhan Oluç: Atılacak adımlara dair takvim netmeşmiş değil</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-saganak-bilancosu-iki-olum-1277-su-baskini-h108609.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da sağanak bilançosu: İki ölüm, 1277 su baskını, 15 heyelan</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da etkili olan sağanak yağışta valiliğe 1277 su baskını ve 15 heyelan bildirildi, biri çocuk iki kişi hayatını kaybetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dün (13 Ekim) başlayan sağanak yağış ve fırtına İstanbul’da yaşamı olumsuz etkiliyor.&nbsp;</p>

<p>Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece ilçelerinde metrekareye 50 ila 95 kilo yağmur düştüğünü duyurdu.</p>

<p>İstanbul Valiliği’nin açıklamasına göre&nbsp;bugün (14 Ekim) 06.00–20.00’de gelen ihbarlar şöyle:</p>

<p>1277 su baskını,</p>

<p>15 heyelan,</p>

<p>47 mahsur kalma,</p>

<p>13 ağaç devrilmesi,</p>

<p>İki çatı uçması,</p>

<p>76 araç,&nbsp;808 konut, 280 işyeri ihbarı.</p>

<p>Bir çocuk öldü</p>

<p>Valiliğin açıklamasına göre İstanbul’un Fatih ilçesinde 14 yaşındaki M.I. su birikintisinde elektrik akımına kapılarak&nbsp;hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’nde de bir konukevi önünde yolun karşısına geçmeye çalışan 34 yaşındaki S.Y., düşerek kafasını kaldırıma çarptı. Yoldaki su birikintisinden çıkamayan S.Y. vatandaşlarca kurtarılsa da hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Yağış nedeniyle kapalı yolun bulunmadığını belirten açıklamaya göre İstanbul’daki havalimanlarında da iptal edilen sefer bulunmuyor.</p>

<p>Metrekareye Beykoz-Ömerli’de 193,84, Sarıyer-İTÜ Maslak’ta 124,72, Arnavutköy’de 125,9, Çatalca’da 75,2, Kartal’da 14,3 ve Bakırköy’de 6,8 kilo yağış düştüğü bildirildi.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 09:10:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-saganak-bilancosu-iki-olum-1277-su-baskini-h108609.html">İstanbul&amp;#039;da sağanak bilançosu: İki ölüm, 1277 su baskını, 15 heyelan</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/budo-nun-12-seferi-iptal-h108608.html</link>
		<title>BUDO&amp;#039;nun 12 seferi iptal</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bursa Deniz Otobüsleri’nin (BUDO) bugünkü 12 seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>O seferler,&nbsp;BUDO’nun internet sitesindenşöyle duyuruldu:&nbsp;</p>

<p>07:00’deki Bursa (Mudanya) – İstanbul (Kabataş)</p>

<p>08:00’deki İstanbul (Kabataş) – Bursa (Mudanya)</p>

<p>09:30’daki Bursa (Mudanya)-İstanbul (Kabataş) ve Bursa (Mudanya) – Armutlu (İhlas)</p>

<p>10:00’daki Armutlu (İhlas) – İstanbul (Kabataş)</p>

<p>11:30’daki İstanbul (Kabataş) – Bursa (Mudanya) ve İstanbul (Kabataş) – Armutlu (İhlas)</p>

<p>13:00’teki Armutlu (İhlas) – Bursa (Mudanya)</p>

<p>16:00’daki Bursa (Mudanya) – İstanbul (Kabataş)</p>

<p>16:30’daki İstanbul (Kabataş) – Bursa (Mudanya)</p>

<p>19:00’daki Bursa (Mudanya) – İstanbul (Kabataş)&nbsp;</p>

<p>19:30’daki İstanbul (Kabataş)-Bursa (Mudanya)</p>

<p>Hem İstanbul hem Bursa Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün bugün sağanak yağışa karşı sarı kodla uyardığı illerden.</p>

<p>İstanbul’da dün başlayan ve sele neden olan sağanak yağış sürüyor. Çok sayıda su baskınının yaşandığı kentte biri çocuk iki kişi öldü.</p>

<p>Bursa’nın Mudanya ilçesinde sağanak ve fırtına nedeniyle sahil şeridinde hasar görüldü. Bursa Büyükşehir Belediyesi bugün kent genelinde beklenen kuvvetli yağış ve fırtınaya karşı 1134 personel ve 439 araçla önlem aldığını duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 09:09:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/budo-nun-12-seferi-iptal-h108608.html">BUDO&amp;#039;nun 12 seferi iptal</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-yarin-ve-cumartesi-de-yagisli-normale-donen-metro-ve-h108607.html</link>
		<title>İstanbul yarın ve cumartesi de yağışlı: Normale dönen metro ve tramvay seferleri</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da yağış yarın ve cumartesi de sürecek. Kentte yağış nedeniyle aksayan bazı metro ve tramvay seferleri yeniden başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’da dün başlayan ve sele neden olan sağanak yağış sürüyor. Çok sayıda su baskınının yaşandığı kentte biri çocuk iki kişi öldü. Yinne mahsur kalan çok sayıda kişi iş makineleri ve ekiplerce kurtarıldı.&nbsp;</p>

<p>Kentte dün bazı metro ve tramvay seferleri kısmen yapılamadı. O seferler, yağışın azalmasıyla bu sabah yeniden başladı.</p>

<p>Metro İstanbul normale dönen bu seferleriX’ten&nbsp;şöyle paylaştı:</p>

<p>T3 Kadıköy-Moda Tramvay Hattı</p>

<p>T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı</p>

<p>M9 Ataköy-Olimpiyat Metro Hattı</p>

<p>Diğer tramvay ve metro hatlarında da bir aksaklık yok.</p>

<p>Yağış yarın ve cumartesi de sürecek</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü&nbsp;(MGM), bugün İstanbul’u sağanak yağış ve fırtınaya karşı sarı kodla uyardı. Yağışın bugün yer yer çok şiddetli olması bekleniyor.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Afet Koordinasyon Merkezi’ne (AKOM) göreyse kentte yağış, yarın (16 Ekim) ve cumartesi (17 Ekim) de&nbsp;sürecek. Havanın pazarsa (18 Ekim) parçalı bulutlu ve yağışsız olması bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 09:08:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-yarin-ve-cumartesi-de-yagisli-normale-donen-metro-ve-h108607.html">İstanbul yarın ve cumartesi de yağışlı: Normale dönen metro ve tramvay seferleri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/konut-haric-bakanliga-taksit-suresi-belirleme-yetkisi-h108606.html</link>
		<title>Konut hariç: Bakanlığa taksit süresi belirleme yetkisi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Konut dışındaki mal ve hizmet satışında Ticaret Bakanlığı’na taksit süresini belirleme ve ek sınırlamalar getirme yetkisi verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Perakende ticaretle ilgili karar, Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna göre cep telefonu, beyaz eşya, tablet, mobilya, seyahat ve konaklama harcamalarda taksit süresini artık bakanlık belirleyecek.&nbsp;</p>

<p>Bu süreler daha önce yönetmelikle belirliydi. Yeni taksit sürelerini bakanlık, ilan edecek fakat 08:59 itibarıyla bir açıklama yok.</p>

<p>Araç ve kuyum satışıyla ilgili kural da kaldırıldı</p>

<p>Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmeliğin 12/B maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları da yürürlükten kaldırıldı. O fıkralar şöyleydi:</p>

<p>3-)&nbsp;Taksitlendirme süresi nihai fatura değeri 400 bin lira ve altında olan taşıt satışlarında 48, 400 bin lira üzerinde olup 800 bin lira üzerinde olmayan taşıt satışlarında 36 ayı, 800 bin üzerinde olup 1 milyon 200 bin liranın üzerinde olmayan taşıt satışlarında 24 ve 1 milyon 200 bin liranın üzerinde olup 2 milyon liranın üzerinde olmayan taşıt satışlarında on iki ayı geçemez.&nbsp;Nihai fatura değeri 2 milyon liranın üzerindeki taşıt satışlarında taksitlendirme yapılamaz.</p>

<p>4-)&nbsp;Basılı ve külçe halinde olmayan kuyum satışlarında taksitlendirme süresi üç ayı geçemez. Diğer kuyum satışlarında taksitlendirme yapılamaz.</p>

<p>5-)&nbsp;Bakanlık, bu maddede yer alan sınırlamaları afet dönemleriyle diğer olağanüstü durumlarda ilçe, il, bölge veya ülke düzeyinde geçici süreyle değiştirmeye veya bu konuda ilave sınırlamalar getirmeye yetkilidir.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 26 09:07:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/konut-haric-bakanliga-taksit-suresi-belirleme-yetkisi-h108606.html">Konut hariç: Bakanlığa taksit süresi belirleme yetkisi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/dort-ilde-egitime-ara-verildi-h108605.html</link>
		<title>Dört ilde eğitime ara verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sağanak yağış nedeniyle dört ilde eğitime ara verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) yarın (15 Ekim) Marmara Bölgesi’nde Kocaeli, Sakarya, Bursa ve Yalova’yı turuncu kodla uyardı. Kodun anlamı şöyle:&nbsp;“Hava durumu tehlikeli. Tahmin edilen meteorolojik hadise sıklıkla görülmemekte. Hasar ve kayıpların oluşması muhtemel. Çok tedbirli olmalı, güncel meteorolojik koşullar ve tahminler takip edilmeli.”</p>

<p>Olumsuz hava koşulları nedeniyle aşağıdaki şehirlerde okullar bir gün tatil edildi:</p>

<p>Yalova</p>

<p>İstanbul</p>

<p>Kocaeli</p>

<p>Sakarya</p>

<p>Kamuda çalışan hamile ve engelli personelle çocuğu anaokulu veya kreşe devam eden kadın personelin de yarın (15 Ekim) idari izinli sayılacak. Ayrıca İstanbul ve Kocaeli’de motosiklet, scooter ve benzeri iki tekerlekli araçların trafiğe çıkışı da ikinci bir duyuruya kadar yasaklandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 23:45:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/dort-ilde-egitime-ara-verildi-h108605.html">Dört ilde eğitime ara verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/metro-istanbul-seferlerimiz-gece-2-ye-kadar-uzatildi-h108604.html</link>
		<title>Metro İstanbul: Seferlerimiz gece 2&amp;#039;ye kadar uzatıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Metro İstanbul seferlerinin gece 02:00’ye kadar uzatıldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece ilçelerinde metrekareye 50 ila 95 kilo yağmur düştüğünü duyurdu.</p>

<p>İBB Başkan Vekili Nuri Aslan kentte etkili olan yağışla nedeniyle&nbsp;“Özel aracınızla yollara çıkmayın, toplu taşımayı kullanın”&nbsp;demişti.</p>

<p>Vali Davut Gül de zorunlu olmadıkça evden çıkılmaması gerektiğini&nbsp;belirtmişti.</p>

<p>Metro İstanbul’un açıklamasına göre&nbsp;yoğun yağış nedeniyle aşağıdaki hatlarda seferler 02:00’ye kadar uzatıldı:</p>

<p>M1A Yenikapı – Atatürk Havalimanı</p>

<p>M1B Yenikapı – Kirazlı</p>

<p>M2 Yenikapı – Hacıosman</p>

<p>M3 Bakırköy – Kayaşehir</p>

<p>M4 Kadıköy – Sabiha Gökçen Havalimanı</p>

<p>M5 Üsküdar – Sultanbeyli</p>

<p>M6 Levent – Boğaziçi Üniversitesi, Hisarüstü</p>

<p>M7 Yıldız – Mahmutbey</p>

<p>M8 Bostancı Parseller</p>

<p>M9 Ataköy – Olimpiyat</p>

<p>Ayrıca Kabataş-Bağcılar, Topkapı Mescidi Selam ve Eminönü-Alibeyköy tramvay hatları da uzatıldı.</p>

<p>Taksim-Kabataş ve Hisarüstü-Aşiyan füniküler hattı da 02:00’ye kadar çalışacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 23:30:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/metro-istanbul-seferlerimiz-gece-2-ye-kadar-uzatildi-h108604.html">Metro İstanbul: Seferlerimiz gece 2&amp;#039;ye kadar uzatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-alti-universite-egitime-ara-verdi-h108603.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da altı üniversite eğitime ara verdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da sağanak yağış nedeniyle altı üniversite eğitime ara verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’da yağış etkili olmaya devam ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) yarın (15 Ekim) sağanak yağış ve fırtına nedeniyle sarı kodla uyardı.</p>

<p>Olumsuz hava koşulları nedeniyle yarın dört üniversite eğitime bir gün ara verdi:</p>

<p>Marmara Üniversitesi</p>

<p>İstanbul Üniversitesi</p>

<p>İstanbul Teknik Üniversitesi&nbsp;</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi</p>

<p>Galatasaray Üniversitesi</p>

<p>Ayrıca Türk-Alman Üniversitesi 15-16 Ekim’de eğitimin çevrimiçi devam edeceğini duyurdu.</p>

<p>Medipol, Fatih Sultan Mehmet, Üsküdar, Beykoz, Yıldız Teknik, İbn Haldun, İstanbul Ticaret, İstinye, İstanbul Gedik, İstanbul Sağlık ve Teknoloji, İstanbul Rumeli, Nişantaşı, Bahçeşehir, İstanbul Aydın, İstanbul Kültür ve Demiroğlu Bilim üniversiteleri de eğitimlerin bir gün süreyle çevrimiçi yapılacağını açıkladı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 23:29:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-alti-universite-egitime-ara-verdi-h108603.html">İstanbul&amp;#039;da altı üniversite eğitime ara verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-elektrik-akimina-kapilan-cocuk-hayatini-kaybetti-h108602.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da elektrik akımına kapılan çocuk hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Fatih&#039;te 14 yaşındaki bir çocuk, yağmurdan kaynaklı su birikintisine basması sonucu elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Balat Mahallesi’nde yer alan Çukurbostan Parkı’nda, 14 yaşındaki bir çocuk, yağmurdan kaynaklı su birikintisine basması sonucu elektrik akımına kapıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı basın açıklamasına göre olay, parktaki bir su birikintisinde meydana geldi. Su birikintisine bastığı anda elektrik akımına kapılan ve bilinci kapanan M.I., hızla hastaneye kaldırıldı.,</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, 14 yaşındaki çocuğun hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği bildirildi. Valilik, yaşanan olaya ilişkin adli soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 23:28:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-elektrik-akimina-kapilan-cocuk-hayatini-kaybetti-h108602.html">İstanbul&amp;#039;da elektrik akımına kapılan çocuk hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-ve-bafil-talabani-silman-de-gorustu-h108601.html</link>
		<title>Bakırhan ve Bafıl Talabani Silêmanî&amp;#039;de görüştü</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, YNK Genel Başkanı Bafıl Talabani ile Silêmanî&#039;de görüştü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Federe Kürdistan Bölgesi'ndeki ziyaretlerini sürdürüyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bakırhan, Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Genel Başkanı Bafıl Talabani ve Şanaz İbrahim Ahmed'in yer aldığı heyet ile Federe Kürdistan Bölgesi'nin Silêmanî kentinde görüştü. Görüşmeye ilişkin sanal medya hesabından açıklama yapan Bakırhan, "Görüşmede bölgedeki gelişmeleri ve Türkiye’deki barış ve demokratik toplum sürecini ele aldık. Nazik ev sahiplikleri ve süreçteki kolaylaştırıcı rolleri için Sayın Talabani’ye teşekkür ediyoruz" dedi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 23:27:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-ve-bafil-talabani-silman-de-gorustu-h108601.html">Bakırhan ve Bafıl Talabani Silêmanî&amp;#039;de görüştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgur-ozel-den-halk-tv-ye-destek-ziyareti-bir-darbe-surecinin-h108600.html</link>
		<title>Özgür Özel&amp;#039;den Halk TV&amp;#039;ye destek ziyareti: Bir darbe sürecinin içindeyiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kayyım atanan ve yayınları durdurulan Halk TV&#039;ye dayanışma ziyaretinde bulundu]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kayyum atanan Halk TV’ye dayanışma ziyaretinde bulundu.</p>

<p>'BİR DARBE SÜRECİNİN İÇİNDEYİZ'</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun 19 ay sonra savunma yaptığı Silivri'deki İBB davasından Halk TV'ye gelen Özel, "Tam böyle bir günün sabahında bu operasyonun yapılmış olması da çok manidar. Fon krizi; atayanın AK Partili, atananın AK Partili, soyanın AK Partili, soyulanın AK Partili olduğu bir dönemde, bütün iktidara, yani geçmiş dönemlerde ulaşamadığımız iktidar seçmeni fevkalade mağdur. Son günlerde gözünü ilk çevirdiği ekranlardan bir tanesi burası, orayı karartıyorlar. Yani doğruları öğrenilmesin diye, kendilerinin gösterdiği gibi olsun diye. Bir yandan işte ülkenin gelecek dönem için iktidar iddiası koyan partisi adaysızlaştırılıyor, kurumsuzlaştırılıyor, lidersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir yandan da muhalefet sessizleştirilmeye çalışılıyor. Yani seçime giderken muhalefetin sesini duyuran mecralardan bir tanesi, en önemlisi bu duruma geldi. Şunu düşünüyorsunuz yani bir yandan, bir darbe sürecinin içindeyiz. Darbenin bir mağduru Silivri’de bütün gün savunma yaptı. Diğer taraftan bir mağduru, işte ana muhalefet partisi olarak bizleriz. Bir mağduru sesi kısılan sizlersiniz. Ama toplamda aslında darbenin yapıldığı kişi bugün televizyonun başında oturup, Halk TV’yi açıp, istediği haberi öğrenemeyen veya öğrenmesi gereken haberi, merak ettiği haberi tercih ettiği kanaldan izleyemeyenler. Esas darbe onlara yapılıyor. İşin bu kısmı bence en önemli kısmı. Esas darbenin kime yapıldığının anlaşılması lazım" dedi.</p>

<p>'MUHALEFETİN SESİNİ KORKMADAN SÖYLEYEN HABER KANALINA KAYYIM ATAMIŞ DURUMDALAR'</p>

<p>Özel, “Ben bugün Manisa’da ailemden çok sevdiğim insanlarla konuşurken dedim ki ‘Ya Halk TV’yi de kapattılar.’ Bana dediler ki ‘Olsun biz inadına Serhan Asker izliyoruz.’ Yani bugün kayyımın yaptığı bu bant yayınını Halk TV’nin yayını görüp, şu anda Halk TV ile dayanışmak için belki de Halk TV tarihinin en yüksek reyting değerlerini alıyor. Böyle bir de duygu var sokakta. Bu kısmıyla da çok çok kritik bir noktadayız. Tabii şunu bütün dünyaya anlatmak lazım. Biraz önce Avrupa Sosyalist Partisi, Avrupa’daki sol - sosyal demokrat - sosyalist partilerin çatı örgütü, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin bir bildiri yayınladı, dayanışma bildirisi. Siz yayında olsaydınız bunu en iyi şekilde bütün Türkiye sizden öğreniyor olurdu. O bildiride de söyleniyor, ‘Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı, muhalefetin sesini korkmadan söyleyen haber kanalına bugün kayyım atamış durumdalar.’ O yüzden bunu görünür kılmak için her birimiz elinizden geleni yapacağız" diye konuştu.</p>

<p>'HALKIN HABER ALMA HAKKI DİYE BİR ŞEY VAR'</p>

<p>Özgür Özel, “Ben hem kurumum adına, partim adına, şahsım adına ama Türkiye’de bugüne kadar teslim olmayan ve sizin sayenizde ayakta durmaya çalışan herkes adına, hem sizlere teşekkür ediyorum hem dayanışma duygularımı iletiyorum. Bir yandan da tabii konuşacağız, görüşeceğiz, ‘ne yapacağız’ diye. Ama tabii Türkiye şunu da görmeli, yani güya burası bir demokrasi, ülkenin başında bir Cumhurbaşkanı var. Yetkilerini anayasadan alıyor. Biz milletvekiliyiz, yetkilerimizi anayasadan alıyoruz, mahkemeler yetkilerini anayasadan alıyor. ‘Tut’ dediğini tutuyor polis, ‘yatır’ dediğini içeride yatırıyor, infaz koruma memurları ve jandarma. Herkes yetkisini anayasadan alıyor. Bu kurum da yetkisini anayasadan alıyor, ‘halkın haber alma hakkı’ diye bir şey var. Şu anda 2026 yılında Türkiye gibi bir ülkede en çok izlenen haber kanalının izlenmesine izin vermiyorlar, gelmişler buraya yayınlarını yapmasına izin vermiyorlar" dedi.</p>

<p>'KANALLARIN, GAZETELERİN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR'</p>

<p>Özgür Özel, “Bu kanalın bir sahibi var. Ben Cafer Bey’i de aradım, üzüntülerimi dile getirdim, her şey bir yana ama Cafer Bey’le olan meseleleri neyse bu kanalla onun hiçbir ilgisi yok. Bu kanalın sahibi Cafer Bey olabilir ama televizyon kanallarının, gazetelerin gerçek sahibi kamudur, halktır. Halkın haber alma hakkıdır. Buranın yayınlarının devam eder olması lazım. Buranın bir ekonomik değeri var, değil mi? Buraya niye el koyuyorsun? Cafer Bey’le aranızda bir mesele var, o meselenin ekonomik ve hukuki boyutundan, ben haklılığına inanmıyorum ve bunun tamamen bir yalan ve hedef saptırma olduğunu düşünüyorum. Yani burayı RTÜK eliyle kapatma adımlarını atıyorlardı, birinci uyarı, ikinci uyarı, bilmem ne. Meseleyi siyasi değil de aynı, ‘Ekrem İmamoğlu’nu içeri koyduk. Geleceğin Cumhurbaşkanı olduğu için değil İstanbul’daki bir yolsuzluk soruşturmasından..’ Burada da ‘Halk TV’ye el koyduk ama basın özgürlüğünü kısıtladığımızdan değil, Cafer Bey’in işte geçirdiği bir soruşturmadan, ekonomik meseleden.’ Tamamen çarpıtma, tamamen üstünü örtme" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'ESAS MESELE HALK TV'Yİ SUSTURMAK'</p>

<p>Özgür Özel, "“Esas mesele, el konulmak istenen şey; Halk TV’nin yayıncılık anlayışı. Ama millete göstermeye çalıştıkları kısım efendim işte ‘Cafer Bey’in şirketlerine el koyduk, bu da şirketten birisi.’ Madem öyle niye Halk TV normal yayınlarına devam etmiyor? Niye bant yayınından devam ediyorsunuz? Bugün neden Gamze Hanım her gün olduğu gibi 500 gündür olduğu gibi Silivri’den bildirmiyor da kendi kurumunun kapısının kapalı olduğunu göstermek zorunda kalıyor bütün Türkiye’ye? Neden Türkiye’nin dört bir yanında Halk TV’nin muhabirleri halkın sesini duyurmuyor da, kendi binalarına giremediklerinde haber yapmak zorundalar? O yüzden buradan bütün Türkiye’ye ve dünyaya ilan ederiz ki mesele bir soruşturma ve onun sonucunda şirketlere el konması, onun sonucunda Halk TV’ye el konması değil. Mesele Halk TV’yi susturmak. Ortaya konulan görüntü, mazeret, ‘Bir soruşturma var, mali boyutu var, onunla ilgili geldik.’ Geldiysen bu kanala sen bunu durdurduğunda yarın kim reklam verecek? Burayı da batıracaksın. Bu 200 kişiyi de işsiz bırakacaksın. Zaten temel amaçlarından birisi burada çalışan 200 kişiyi işinden etmek. Çünkü bu kişilerden insanlar sağlıklı haber alıyorlar. Bu insanları işinden etmek, Halk TV’yi yayından etmek. O yüzden kimse kimseyi kandırmasın. Hedef alınan, halkın haber alma hakkıdır. Hedef alınan, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalının durdurulmasıdır. Geri kalanın hepsi bahanedir. Burada ortaya çıkan, tecelli eden irade Halk TV’nin yayın çizgisinden rahatsız olanların burayı susturma iradesidir. Biz buna karşı bir mücadelenin verilmesi gerektiğini, herkesin meseleyi buradan okuması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu</p>

<p>'TÜRKİYE’Yİ BU CENDEREDEN HEP BERABER KURTARACAĞIZ'</p>

<p>Özel, “Buraya yollanan kayyım samimi olsa, buraya yollanan kişiler burayı sadece bir ekonomik olarak şirkete el koyuyor olsa, gelir buraya der ki ‘Yayın anlayışınız aynen devam ediyor, size karışmıyoruz. Halk TV devam etsin, bizim işimiz başka bir yerde’ derler. O yüzden Halk TV’yi susturanın neden susturduğunu biliyoruz. Halk TV’nin sesini duyurabilmesi için sizlerin işinizi yapabilmeniz için üzerimize düşenleri bugünkü şartlar içinde yapmaya devam edeceğiz. Bir kez daha geçmiş olsun ve dayanışma dileklerimi ifade ediyorum. Bugüne kadar sizden hep iyilik gördük, sizden hep dayanışma gördük. Siz namusunuzla, alnınızın teriyle mesleğinizi yapmaya çalıştınız. Bundan sonra ümit ediyorum Türkiye’yi bu cendereden hep beraber kurtardığımızda çok daha iyi şartlarda, çok daha hak ettiğiniz gibi yarınlara kavuşursunuz. Size duyduğumuz minnet duygularını ifade ediyorum. Dayanışma duygularını ifade ediyorum. Sağ olun, var olun" dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:55:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgur-ozel-den-halk-tv-ye-destek-ziyareti-bir-darbe-surecinin-h108600.html">Özgür Özel&amp;#039;den Halk TV&amp;#039;ye destek ziyareti: Bir darbe sürecinin içindeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-saganak-bilancosu-1277-su-baskini-ve-15-heyelan-h108599.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da sağanak bilançosu: 1277 su baskını ve 15 heyelan</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da etkili olan sağanak yağışta valiliğe 1277 su baskını ve 15 heyelan bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dün (13 Ekim) başlayan sağanak yağış ve fırtına İstanbul’da yaşamı olumsuz etkiliyor. Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece ilçelerinde metrekareye 50 ila 95 kilo yağmur düştüğünü duyurdu.</p>

<p>İstanbul Valiliği’nin açıklamasına göre&nbsp;bugün (14 Ekim) 06.00–20.00’de gelen ihbarlar şöyle:</p>

<p>1277 su baskını,</p>

<p>15 heyelan,</p>

<p>47 mahsur kalma,</p>

<p>13 ağaç devrilmesi,</p>

<p>İki çatı uçması,</p>

<p>76 araç,&nbsp;808 konut, 280 işyeri ihbarı.</p>

<p>Yağış nedeniyle kapalı yolun bulunmadığını belirten açıklamaya göre İstanbul’daki havalimanlarında da iptal edilen sefer bulunmuyor.</p>

<p>Metrekareye Beykoz-Ömerli’de 193,84, Sarıyer-İTÜ Maslak’ta 124,72, Arnavutköy’de 125,9, Çatalca’da 75,2, Kartal’da 14,3 ve Bakırköy’de 6,8 kilo yağış düştüğü bildirildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:54:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-saganak-bilancosu-1277-su-baskini-ve-15-heyelan-h108599.html">İstanbul&amp;#039;da sağanak bilançosu: 1277 su baskını ve 15 heyelan</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/cigdem-kilicgun-ucar-devleti-barisa-zorlayalim-h108598.html</link>
		<title>Çiğdem Kılıçgün Uçar: Devleti barışa zorlayalım</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Xarpet’te halk buluşmasında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, barışın toplumsallaşması için ortak mücadele çağrısı yaparak, “Güven güvensizlik meselesinden çıkaralım meseleyi, devleti barışa zorlayalım” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla Xarpet Fevzi Çakmak Mahallesi'nde halk buluşması düzenledi. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla düzenlenen buluşmaya çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşma barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Buluşmada ilk olarak söz alan DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye'de demokrasinin ve barışın tesis edilmesi adına önemli bir sürecin yaşandığını söyleyerek "Sayın Öcalan'ın barışın toplumsallaşması adına önemli mesajları oldu. Bu süreçte önemli aşamalardan geçtik. Her ne kadar şerhlerimiz olsa da bir rapor geçti. Kök yasayla birlikte Meclis'te tarihinde ilk defa Kürt sorunu tartışıldı. Bu tarihi bir adımdır. Bu süreci hep beraber geliştireceğiz. Sizlerin bu sürece ilişkin kuracağınız her söz çok kıymetli" ifadelerine yer verdi. Ardından konuşan Çewlîg Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, "İnkar edilen yok sayılan bir halk Meclis'te konuşuluyor" diyerek "Yıllardır yok sayılan bu halk kadar dünyanın hiçbir yerinde bu kadar direnmemiştir. Bugün barışı konuşuyorsak bu mücadelenin sayesindedir. Bugün bütün dünya, Ortadoğu'da Kürtleri konuşuyor" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'ARTIK YASAL ZEMİNDE TARTIŞILIYOR'</p>

<p></p>

<p>Daha sonra konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile Kürt sorunun artık yasal zeminde tartışıldığını söyledi. Devletin adım atmaması nedeniyle barışın toplumdan uzaklaştığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Dolayısıyla herkes diyor ki 'hareket o kadar adım atıyor devlet niye atmıyor?' Toplum haklı. Bu dönemin en büyük eksikliği seyrediyor olmamız. Bu konuda yol ve yöneteme ihtiyacımız var. Hepimizin vicdanı o müzakere masasında. Bir insan tecrite rağmen kime güvenerek çağrıyı yapar? Halka güvenerek. 'Devlete güveniyor musunuz?' diye soruyorlar. Biz bunu düşünerek bekleyip oturalım mı yoksa Kürtlerin inşa ettiği sistemi bir barışa mı evirelim? Yeni yüz yılı hepimiz kuracağız. Diyorlar ki devletle Kürtler arasında bir süreç var. Bu hareketin paradigmasında öyle bir şey olamaz. Demokratik ulus bu ülkede yaşayan herkesin hakkıyla hukukuyla oluşur. Kürtlerle barışan devlet diğer kimlik ve inançlarla da barışmalı. Bu ülkenin doğasıyla da barışmalı. Her gün kadın cinayetleri yaşanıyor. Devlet kadınlara karşı doğru hukuku kurup kadınlarla barışmalı" şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'TOPLUMSAL DEMOKRATİK GÜCE İHTİYACIMIZ VAR'</p>

<p></p>

<p>Barışın daha önceki süreçlerde de konuşulduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Önceki dönemlerde devlet hiçbir zaman hazır değildi. Güven güvensizlik meselesinden çıkaralım meseleyi, devleti barışa zorlayalım. Bu ülkede bir daha silaha muhtaç olunmayacağı hukuki zemini kim kuracak? Bu tekli bir şey değil. Başkan diyor ki 'sadece devletten beklemeyin, inşa edin.' Kendi taleplerimizle kendi mekanizmalarımızı kurlarım. Bu toplumsal basınçla olur. Bulunduğumuz yerde Kürt halkının haklı taleplerini inşa edeceğiz. Bu saatten sonra hiç kimse 'Kürt yoktur' diyemez. Kürtler Suriye'de kimliği olmadığı sistemden kendi sistemini kuran, devleti yöneten kimliğe dönüştü. Eğer barışı kurarsak hiç kimsenin o barışı bozamayacağımı bir güç oluşturmamız lazım. Toplumsal demokratik bir güce ihtiyacımız var. Cumhuriyetin demokratikleşmesi önemli bir hedef. Devleti değiştirip dönüştüreceğiz" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'ÖNDERLİK KALDIRAMAYACAĞIN YÜKÜN ALTINA GİRMEZ'</p>

<p></p>

<p>Bir yurttaş "Bize 'iktidarla konuşuyorsunuz' diye eleştiriler geliyor. Peki biz kiminle konuşacağız? İnkar ve imha politikasını iktidarla konuşacağız. Önderlik kaldıramayacağı hiçbir yükün altına girmez. Bir iğne deliği kadar açıklık görse onu değerlendirir. Önderliğin konumuna ilişkin somut bir gelişme yok. Halen anti demokratik gelişmeler yaşanıyor" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Başka bir yurttaş ise "Bu ilde kendi aramızda bile süreci pek tartışamıyoruz. Bir de toplumsallıktan bahsediyoruz. Süreci kendi aramızda bile konuşamıyorsak süreç nasıl toplumsallaşacak. Öte yandan halkın bir kesimi yayılan antipropagandaya inanıyor. Bunlara cevap olacak bir örgütlü güce sahip değiliz. Temsiliyetlerimiz potansiyelin fazla olduğu yerlerde daha fazla geziyorlar ama potansiyelin daha az olduğu yerlerde de gezilmesi lazım" ifadelerine yer verdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Buluşma yurttaşların sürece ilişkin soruları ve değerlendirmeleri ile sona erdi.&nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:52:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/cigdem-kilicgun-ucar-devleti-barisa-zorlayalim-h108598.html">Çiğdem Kılıçgün Uçar: Devleti barışa zorlayalım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tvye-dayanisma-ziyaretleri-suruyor-anayasa-ihlal-ediliyor-h108597.html</link>
		<title>Halk TVye dayanışma ziyaretleri sürüyor: Anayasa ihlal ediliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Halk TV’ye kayyım atanmasına karşı dayanışma ziyaretleri sürerken, İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren, polis aramasının gazetecilerin çalışma alanına müdahale olduğunu belirterek, “Açık bir Anayasa ihlalidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halk TV’ye kayyım atanmasına karşı protestolar devam ediyor. Kayyım atamasına karşı İstanbul'daki merkez binası önüne dayanışma ziyaretleri devam ediyor. Binada polis tarafından yapılan aramayı yerinde incelemek amacıyla giren İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren, “Kesinlikle herhangi bir mazeretle basın hakları ihlalline gidilemez. Burada kumanda merkezine girilerek gazetecilerin çalışma alanına müdahale etmek açık bir Anayasa ihlalidir. Burada içeri girerken engelle karşılaştık. İzinle içeriye girmez zoruna kaldık” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ardından İstanbul’un bir çok yerinden yurttaşlar sağanak yağışa rağmen bina önüne gelerek sloganlarla Halk TV çalışanlarına destek verdi. “Basın özgürlüğü haktır”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atan kitle, alkışlarla bekleyişini sürdürdü. Alana İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul il örgütü ve çok sayıda demokratik sivil toplum örgütü temsilcisi dayanışma ziyaretinde bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'MUHALEFER SESSİZLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR'</p>

<p></p>

<p>Ardından alana YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki heyet dayanışma ziyaretinde bulundu. Halk TV’nin kayyımla el konulan binasında bulunan basın çalışanlarını ziyaret eden Özel, “Burası öncelikle 200 kişinin ekmek kapısı ama Türkiye’de gazeteciliğin yapılabildiği mecralardan ve muhalefetin sesini duyurabildiği ender mecralardan bir tanesi” dedi. Aynı gün yerine kayyım atanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 590 gün sonra mahkemede savunma yaptığını söyleyen Özel, “Tam böyle bir günün sabahına bu operasyonun yapılmış olması da çok manidar. Bir yandan ülkenin gelecek dönem için iktidar iddiası koyan partisi adsızlaştırılıyor, kurumsuzlaştırılıyor, lidersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir yandan da muhalefet sessizleştirilmeye çalıştırılıyor” diye konuştu.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 20:52:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tvye-dayanisma-ziyaretleri-suruyor-anayasa-ihlal-ediliyor-h108597.html">Halk TVye dayanışma ziyaretleri sürüyor: Anayasa ihlal ediliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/kurtulmus-pkk-silah-birakmazsa-cerceve-yasa-uygulamaya-konulmayacak-h108596.html</link>
		<title>Kurtulmuş: PKK silah bırakmazsa çerçeve yasa uygulamaya konulmayacak</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, &quot;&#039;Ya silah bırakmazlarsa&#039; gibi birtakım endişeler zaman zaman gündeme geldi vatandaşlarımızın nezdinde. Öyle bir şey yok. Silah bırakmazlarsa zaten kabul edilen bu yasa uygulamaya konulmayacaktır. Burada devlet olarak kendimizi, milletimizi garanti altına aldık. Sigortalarını yasanın içerisine yerleştirmiş olduk&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>TBMM&nbsp;Başkanı&nbsp;Numan&nbsp;Kurtulmuş,&nbsp;AvrupaParlamento&nbsp;Başkanları&nbsp;Konferansı&nbsp;için&nbsp;bulunduğuİtalya'da,&nbsp;Türkiye'nin&nbsp;Roma&nbsp;Büyükelçiliğindeki&nbsp;"TürkToplumuyla&nbsp;Buluşma"&nbsp;programına&nbsp;katıldı.</p>

<p>Türkiye&nbsp;ile&nbsp;İtalya&nbsp;arasında&nbsp;özellikle&nbsp;son&nbsp;yıllarda&nbsp;pozitifbir&nbsp;gündem&nbsp;olduğunu&nbsp;belirten&nbsp;Kurtulmuş,"İlişkilerimiz&nbsp;sürekli&nbsp;olarak&nbsp;bu&nbsp;istikamettegelişmektedir.&nbsp;Her&nbsp;alanda;&nbsp;savunma&nbsp;sanayisindenticarete&nbsp;kadar,&nbsp;eğitim&nbsp;alanında,&nbsp;kültürel&nbsp;alanda&nbsp;heralanda&nbsp;büyük&nbsp;bir&nbsp;ivme&nbsp;kazanmış&nbsp;durumdayız.&nbsp;Her&nbsp;ikiülkenin&nbsp;siyasi&nbsp;liderleri&nbsp;Sayın&nbsp;CumhurbaşkanımızRecep&nbsp;Tayyip&nbsp;Erdoğan&nbsp;ve&nbsp;İtalya'nın&nbsp;Sayın&nbsp;BaşbakanıMeloni&nbsp;gerçekten&nbsp;bu&nbsp;ivmenin&nbsp;daha&nbsp;da&nbsp;yukarıyagitmesi&nbsp;için&nbsp;gayretle&nbsp;çalışmalarına&nbsp;devam&nbsp;ediyorlar."ifadelerini&nbsp;kullandı.</p>

<p>"Terörsüz&nbsp;Türkiye&nbsp;millî&nbsp;önceliğimiz"</p>

<p>“Bu&nbsp;dönem&nbsp;içerisinde&nbsp;Türkiye'nin&nbsp;kendi&nbsp;iç&nbsp;sorunlarınıçözmesinin,&nbsp;Türkiye'nin&nbsp;kendi&nbsp;problemlerini&nbsp;birşekilde&nbsp;geride&nbsp;bırakmasının&nbsp;her&nbsp;bakımdan&nbsp;en&nbsp;önemlizorunluluklardan&nbsp;biri&nbsp;olduğuna”&nbsp;dikkati&nbsp;çekenKurtulmuş,&nbsp;şu&nbsp;değerlendirmeleri&nbsp;yaptı:</p>

<p>"Bu&nbsp;çerçevede,&nbsp;2&nbsp;yıl&nbsp;önce&nbsp;başlatılan&nbsp;Terörsüz&nbsp;Türkiyemeselesi,&nbsp;tam&nbsp;da&nbsp;bu&nbsp;çerçevede&nbsp;ele&nbsp;alınmış&nbsp;olan&nbsp;millîbir&nbsp;önceliğimizdir.</p>

<p>Böylece&nbsp;Türkiye'nin,&nbsp;bakın,&nbsp;Cumhuriyetimizin&nbsp;ilk&nbsp;asrınıgeride&nbsp;bıraktık.&nbsp;Bu&nbsp;ilk&nbsp;asrımızın&nbsp;içerisinde&nbsp;nicezorluklar&nbsp;gördük,&nbsp;nice&nbsp;güzellikler&nbsp;gördük,&nbsp;nicebaşarılar&nbsp;elde&nbsp;ettik;&nbsp;fevkalade&nbsp;büyük&nbsp;bedellerödediğimiz&nbsp;dönemler&nbsp;oldu.&nbsp;Ama&nbsp;herhâlde&nbsp;hepimizittifak&nbsp;ederiz&nbsp;ki&nbsp;Cumhuriyetimizin&nbsp;ilk&nbsp;döneminin&nbsp;enyakıcı&nbsp;sorunu,&nbsp;en&nbsp;zor&nbsp;meselesi&nbsp;terör&nbsp;meselesiydi.&nbsp;Bu100&nbsp;yılın&nbsp;neredeyse&nbsp;50&nbsp;yılı&nbsp;terörle&nbsp;uğraştık.Emperyalist&nbsp;güçler&nbsp;1&nbsp;asır&nbsp;evvel&nbsp;Osmanlı&nbsp;CihanDevletini&nbsp;dağıttıktan&nbsp;sonra&nbsp;bu&nbsp;coğrafyada&nbsp;bir&nbsp;dehalkların&nbsp;arasına&nbsp;vekâlet&nbsp;örgütleri&nbsp;olarak&nbsp;kullandıklarıörgütler,&nbsp;terör&nbsp;grupları&nbsp;vasıtasıyla&nbsp;fitne&nbsp;fesat&nbsp;sokmayaçalıştılar.&nbsp;Neredeyse&nbsp;bölgenin&nbsp;bütün&nbsp;ülkeleri,&nbsp;terörörgütlerinin&nbsp;eylemlerinden&nbsp;birinci&nbsp;derecede&nbsp;etkilendi.Türkiye&nbsp;de&nbsp;bunların&nbsp;hiç&nbsp;kuşkusuz&nbsp;başında&nbsp;geliyor.&nbsp;Busüre&nbsp;içerisinde&nbsp;on&nbsp;binlerce&nbsp;insanımız&nbsp;öldü.&nbsp;Binlercegenç&nbsp;evladımız&nbsp;şehit&nbsp;oldu.&nbsp;Türkiye&nbsp;en&nbsp;mütevazıhesaplamalarla&nbsp;2&nbsp;trilyon&nbsp;doların&nbsp;üzerinde&nbsp;büyük&nbsp;birbedel&nbsp;ödedi.</p>

<p>Şimdi&nbsp;devlet&nbsp;aklıyla&nbsp;millet&nbsp;vicdanı&nbsp;bir&nbsp;araya&nbsp;gelerek,bu&nbsp;sorunun&nbsp;çözülebilmesi&nbsp;için&nbsp;kararlılıkla&nbsp;yol&nbsp;aldık.</p>

<p>Çok&nbsp;şükür,&nbsp;geçtiğimiz&nbsp;sene&nbsp;2025'in&nbsp;yaz&nbsp;aylarındanitibaren&nbsp;önce&nbsp;TBMM&nbsp;bünyesinde&nbsp;bir&nbsp;komisyonkurularak,&nbsp;Millî&nbsp;Dayanışma,&nbsp;Kardeşlik&nbsp;ve&nbsp;DemokrasiKomisyonu&nbsp;marifetiyle&nbsp;partilerimizin&nbsp;hemen&nbsp;hementamamının&nbsp;uzlaştığı&nbsp;bir&nbsp;rapor&nbsp;yol&nbsp;haritası&nbsp;olarak&nbsp;ortayakonuldu.&nbsp;50&nbsp;kişilik&nbsp;milletvekili&nbsp;grubunun,&nbsp;bütün&nbsp;siyasipartilerin&nbsp;temsilcilerinin&nbsp;olduğu&nbsp;grubun&nbsp;47'si&nbsp;burapora&nbsp;oy&nbsp;verdi&nbsp;ve&nbsp;Türkiye'de&nbsp;demokrasi&nbsp;tarihindegörülmemiş&nbsp;bir&nbsp;ittifakla&nbsp;böylesine&nbsp;zor,&nbsp;böylesineönemli,&nbsp;böylesine&nbsp;yakıcı&nbsp;bir&nbsp;konuda&nbsp;bir&nbsp;çözüm&nbsp;teklifiortaya&nbsp;konuldu.&nbsp;Ardından&nbsp;da&nbsp;bildiğiniz&nbsp;gibi&nbsp;bu&nbsp;sene&nbsp;10Ağustos&nbsp;tarihinde&nbsp;Millî&nbsp;Dayanışma&nbsp;ve&nbsp;ToplumsalBütünleşmenin&nbsp;Pekiştirilmesi&nbsp;ile&nbsp;İlgili&nbsp;Kanun&nbsp;Meclis'te467&nbsp;milletvekilinin&nbsp;oyuyla&nbsp;kabul&nbsp;edildi."</p>

<p>"Bu&nbsp;yüksek&nbsp;ittifak,&nbsp;Türkiye&nbsp;demokrasisibakımından&nbsp;bir&nbsp;ilk"</p>

<p>"Bu&nbsp;kadar&nbsp;yüksek&nbsp;bir&nbsp;ittifak,&nbsp;TBMM&nbsp;bakımından,Türkiye&nbsp;demokrasisi&nbsp;bakımından&nbsp;bir&nbsp;ilktir.&nbsp;Milletimizartık&nbsp;bu&nbsp;sorunun&nbsp;çözülmesi,&nbsp;terörün&nbsp;geride&nbsp;kalmasıiçin&nbsp;siyaseti&nbsp;görevlendirdi.&nbsp;Siyaset&nbsp;bu&nbsp;görevinifevkalade&nbsp;güçlü&nbsp;bir&nbsp;şekilde&nbsp;layıkıyla&nbsp;yerine&nbsp;getirdi&nbsp;veşimdi&nbsp;bunun&nbsp;sonuçlarını&nbsp;elde&nbsp;etmeye&nbsp;inşallah&nbsp;gayretediyoruz,&nbsp;çalışıyoruz.&nbsp;Tabii&nbsp;ki&nbsp;meselenin&nbsp;ilk&nbsp;adımı,terör&nbsp;örgütünün&nbsp;kendisini&nbsp;feshetmesi&nbsp;ve&nbsp;artıksilahsızlanma&nbsp;sürecinin&nbsp;başlamasıdır.&nbsp;Bununla&nbsp;ilgiliadımların&nbsp;da&nbsp;atılmakta&nbsp;olduğunu&nbsp;görüyoruz.&nbsp;Sizler&nbsp;detakip&nbsp;ediyorsunuz.&nbsp;Mağaraların&nbsp;boşaltılması,&nbsp;silahlarınterk&nbsp;edilmesi,&nbsp;silahların&nbsp;bırakılmasıyla&nbsp;ilgili&nbsp;süreçkendi&nbsp;yolunda&nbsp;devam&nbsp;ediyor.&nbsp;CumhurbaşkanıYardımcımızın&nbsp;başkanlığında&nbsp;oluşan&nbsp;bir&nbsp;heyetvasıtasıyla&nbsp;da&nbsp;sürecin&nbsp;nasıl&nbsp;ilerlediği,&nbsp;ne&nbsp;şekildegeliştiği&nbsp;kurul&nbsp;vasıtasıyla&nbsp;tek&nbsp;tek&nbsp;dosya&nbsp;üzerinde&nbsp;debu&nbsp;süreç&nbsp;değerlendirilerek&nbsp;inşallah&nbsp;bir&nbsp;şekildeyolumuza&nbsp;devam&nbsp;edeceğiz.&nbsp;Ardından&nbsp;da&nbsp;önümüzdekigünlerde&nbsp;TBMM&nbsp;bünyesinde&nbsp;yine&nbsp;grubu&nbsp;olanpartilerin&nbsp;tamamının&nbsp;katılımını&nbsp;sağlayacak&nbsp;bir&nbsp;teklifleyeni&nbsp;bir&nbsp;izleme&nbsp;kurulu&nbsp;da&nbsp;TBMM'de&nbsp;oluşturacağız.</p>

<p>Dünyadaki&nbsp;bütün&nbsp;çatışma&nbsp;çözümleri&nbsp;örneğinde,&nbsp;yaniterör&nbsp;örgütleri&nbsp;ile&nbsp;devletler&nbsp;müzakere&nbsp;ettiklerindemutlaka&nbsp;bir&nbsp;üçüncü&nbsp;göz&nbsp;oluyor.&nbsp;Yani&nbsp;ya&nbsp;başka&nbsp;birdevlet&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;birtakım&nbsp;uluslararası&nbsp;kuruluşlar&nbsp;busürece&nbsp;müdahil&nbsp;oluyorlar.</p>

<p>Bu&nbsp;sürecin&nbsp;en&nbsp;önemli&nbsp;özelliklerinden&nbsp;birisi,&nbsp;butamamıyla&nbsp;millî&nbsp;bir&nbsp;süreçtir,&nbsp;hiçbir&nbsp;dış&nbsp;gücün&nbsp;burayamüdahale&nbsp;etmesine&nbsp;müsaade&nbsp;edilmemiştir.&nbsp;Herhangibir&nbsp;göz&nbsp;olacaksa&nbsp;bu&nbsp;başka&nbsp;birileri&nbsp;tarafındanoluşturulan&nbsp;üçüncü&nbsp;göz&nbsp;değil,&nbsp;bizzat&nbsp;millet&nbsp;adınaduruma&nbsp;vaziyet&nbsp;edecek&nbsp;olan&nbsp;TBMM'dir.&nbsp;Bu&nbsp;özelliğiyleTürkiye&nbsp;Modeli&nbsp;adını&nbsp;da&nbsp;verdiğimiz&nbsp;bu&nbsp;model,gerçekten&nbsp;güzel&nbsp;bir&nbsp;şekilde&nbsp;şimdiye&nbsp;kadar&nbsp;işletildi.Ümit&nbsp;ederim,&nbsp;en&nbsp;kısa&nbsp;zamanda&nbsp;terör&nbsp;bütünunsurlarıyla&nbsp;ve&nbsp;bütün&nbsp;sonuçlarıyla&nbsp;birlikte&nbsp;ortadankaldırılmış&nbsp;olur."</p>

<p>"Silah&nbsp;bırakmazlarsa&nbsp;zaten&nbsp;kabul&nbsp;edilen&nbsp;yasauygulamaya&nbsp;konulmayacak"</p>

<p>Kurtulmuş,&nbsp;üç&nbsp;sigortayı&nbsp;yasanın&nbsp;içine&nbsp;yerleştirdiklerinikaydederek&nbsp;örgütün&nbsp;silahlarını&nbsp;bırakması&nbsp;ve&nbsp;kendisinifeshettiğinin&nbsp;anlaşılmasının&nbsp;güvenlik&nbsp;birimlerincetespiti&nbsp;ve&nbsp;Millî&nbsp;Güvenlik&nbsp;Kurulunun&nbsp;bunu&nbsp;teyitetmesinin&nbsp;birinci&nbsp;sigorta&nbsp;olduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>İkinci&nbsp;sigortanın&nbsp;Cumhurbaşkanı&nbsp;Yardımcısı'nınbaşkanlığında&nbsp;bakanlıkların&nbsp;ve&nbsp;üst&nbsp;düzey&nbsp;devletkurumlarının&nbsp;katılımıyla&nbsp;oluşan&nbsp;işleyişten&nbsp;sorumlukurul&nbsp;olduğunu&nbsp;belirten&nbsp;Kurtulmuş,&nbsp;Meclis'teoluşturulacak&nbsp;izleme&nbsp;komisyonunun&nbsp;üçüncü&nbsp;sigortaolduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>&nbsp;Kurtulmuş,&nbsp;"'Ya&nbsp;silah&nbsp;bırakmazlarsa'&nbsp;gibi&nbsp;birtakımendişeler&nbsp;zaman&nbsp;zaman&nbsp;gündeme&nbsp;geldivatandaşlarımızın&nbsp;nezdinde.&nbsp;Öyle&nbsp;bir&nbsp;şey&nbsp;yok.&nbsp;Silahbırakmazlarsa&nbsp;zaten&nbsp;kabul&nbsp;edilen&nbsp;bu&nbsp;yasauygulamaya&nbsp;konulmayacaktır.&nbsp;Burada&nbsp;devlet&nbsp;olarakkendimizi,&nbsp;milletimizi&nbsp;garanti&nbsp;altına&nbsp;aldık.&nbsp;Sigortalarınıyasanın&nbsp;içerisine&nbsp;yerleştirmiş&nbsp;olduk"&nbsp;dedi.</p>

<p>Bu&nbsp;sürecin&nbsp;sadece&nbsp;bir&nbsp;yasa,&nbsp;bir&nbsp;örgütle&nbsp;ilgili&nbsp;birmesele&nbsp;olmadığını,&nbsp;bölgenin&nbsp;derlenip&nbsp;toparlanmasıylailgili&nbsp;de&nbsp;önemli&nbsp;ve&nbsp;tarihi&nbsp;bir&nbsp;adım&nbsp;olduğunu&nbsp;kaydedenKurtulmuş,&nbsp;"Terörsüz&nbsp;Türkiye&nbsp;sadece&nbsp;Türkiye'ninsınırlarıyla&nbsp;ilgili&nbsp;bir&nbsp;mesele&nbsp;değil;&nbsp;daha&nbsp;şimdiden&nbsp;bölgeülkelerine,&nbsp;hem&nbsp;Suriye&nbsp;hem&nbsp;Irak&nbsp;hem&nbsp;diğer&nbsp;ülkelereolumlu&nbsp;etkilerini&nbsp;gördüğümüz&nbsp;bir&nbsp;süreci&nbsp;başlatmıştır.Ümit&nbsp;ediyoruz&nbsp;ki&nbsp;Terörsüz&nbsp;Türkiye&nbsp;süreciningelişmesiyle&nbsp;birlikte&nbsp;terörsüz&nbsp;bölge&nbsp;dediğimiz&nbsp;hususda&nbsp;gerçekleşecek&nbsp;ve&nbsp;hem&nbsp;kardeşimiz,&nbsp;dostumuzIrak'ta&nbsp;hem&nbsp;de&nbsp;Suriye'de&nbsp;silahlı&nbsp;gruplar,&nbsp;milis&nbsp;gruplartamamıyla&nbsp;devre&nbsp;dışı&nbsp;kalarak&nbsp;sadece&nbsp;devletotoritesinin&nbsp;elinde&nbsp;silahın&nbsp;olduğu&nbsp;bir&nbsp;yapılanmayadoğru&nbsp;hızla&nbsp;gidilecektir.&nbsp;Bu&nbsp;çerçevede,&nbsp;Suriye'dePYD,&nbsp;YPG'nin&nbsp;hızlı&nbsp;bir&nbsp;şekilde&nbsp;sisteme&nbsp;entegrasyonuumut&nbsp;verici&nbsp;bir&nbsp;durumdur.&nbsp;Önümüzdeki&nbsp;günlerde&nbsp;deümit&nbsp;ediyoruz&nbsp;ki&nbsp;Irak'ta&nbsp;milis&nbsp;güçlerinsilahsızlandırılmasıyla&nbsp;ilgili&nbsp;süreç&nbsp;ortaya&nbsp;çıkacaktır"değerlendirmesini&nbsp;yaptı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 19:00:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/kurtulmus-pkk-silah-birakmazsa-cerceve-yasa-uygulamaya-konulmayacak-h108596.html">Kurtulmuş: PKK silah bırakmazsa çerçeve yasa uygulamaya konulmayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/tbb-secimi-chp-yeni-parti-nin-adayini-destekleyecek-h108595.html</link>
		<title>TBB seçimi: CHP, YENİ Parti&amp;#039;nin adayını destekleyecek</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) başkan vekilliği seçiminde aday çıkarmayıp YENİ Parti’nin adayını destekleme kararı aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Vahap Seçer, 1 Ekim’de gözaltına alınmış, 6 Ekim’de tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı aynı gün Seçer’i iki görevden de uzaklaştırdı. Birlik bu nedenle 15 Ekim’de Ankara’da başkan vekili seçimine gidecek.</p>

<p>Diken’in CHP’den edindiği bilgiye göre TBB’de Cumhur İttifakı’nın yaklaşık 360, CHP’nin yaklaşık 260, YENİ Parti’nin yaklaşık 130, DEM Parti’ninse yaklaşık 55 üyesi bulunuyor.</p>

<p>9 Ekim’de CHP Sözcüsü Müslim Sarı YENİ Parti ve DEM Parti’ye işbirliği çağrısı yapmıştı:</p>

<p>“Bir ortak aday çıkartabilirsek ve bu süreci birlikte yönetebilirsek Belediyeler Birliği yeniden bizde kalacaktır. Bu önemlidir. Biz iletişime, işbirliğine, ortak aday ve encümen oluşturmaya hazırız. Bizim buradaki kırmızı çizgimiz bu kurumlar AKP’nin, Cumhur İttifakı’nın eline geçmesin.”</p>

<p>YENİ Parti aday çıkardı</p>

<p>Bugün (14 Ekim) YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz TBB seçiminde adaylarının Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce olduğunu duyurdu.</p>

<p>Kararın ardından CHP’li Sarı aday çıkarmayacaklarını duyurdu:&nbsp;</p>

<p>“Bütün el uzatmalarımıza rağmen maalesef Yeni Parti’deki arkadaşlarımız&nbsp;‘Biz butlanla yan yana gelmeyiz, herhangi bir biçimde işbilriği yapmayız’&nbsp;söylemiyle ortaklaştığımız ve kendilerinin önerdiği adayı, bizim de kabul ettiğimiz adayı kabul etmeyerek kendileri ayrı bağımsız bir aday çıkarmayı tercih etti.&nbsp;</p>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanı, bu hanımefendiyi, belediye başkanımızı Yeni Parti’nin TBB adayı olarak önerdiler. CHP olarak biz tercih yapmak zorundayız. Seçime katılmamak, böyle bir tercihimiz yok. Seçime katılmamak bizim ilkelerimize uygun değil. Aynı zamanda buraların Cumhur İttifakı’na verilmemesi çerçevemizdeki ilkelerimize uygun değil.&nbsp;</p>

<p>Peki adayı ortaklaştırabildik mi? Hayır. Üstelik en fazla üye CHP’de olmasına, bütün bu işbirliği önerilerimiz reddedilmesine rağmen biz&nbsp;‘Burası AKP’ye geçmesin’&nbsp;diye aday çıkarmamaya karar verdik. Biz Yeni Parti’nin önerdiği Ayşe Ünlüce’yi Belediyeler Birliği seçiminde CHP olarak desteklemeye karar verdik. Bu fedakarlığı yapıyoruz.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 18:59:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/tbb-secimi-chp-yeni-parti-nin-adayini-destekleyecek-h108595.html">TBB seçimi: CHP, YENİ Parti&amp;#039;nin adayını destekleyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-yuz-yuze-egitime-ara-h108594.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da yüz yüze eğitime ara</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Valiliği’nin kararıyla 15 Ekim’de yüz yüze eğitime ara verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dün (13 Ekim) başlayan sağanak yağış ve fırtına İstanbul’da yaşamı olumsuz etkiledi.</p>

<p>Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece ilçelerinde metrekareye 50 ila 95 kilo yağmur düştüğünü duyurdu.</p>

<p>Valiliği sağanak yağış nedeniyle eğitime ara 15 Ekim’de ara verdi:</p>

<p>* İl genelinde resmî-özel tüm eğitim kurumlarında&nbsp;‘yüz yüze eğitim’faaliyetlerine 15 Ekim 2026 Perşembe günü bir (1) gün süreyle ara verilmiştir.</p>

<p>* Bununla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli, hamile, Gazi, Malûl Gazi ve sekiz yaşından küçük çocuğu bulunan kadın personel de idari izinli sayılacaktır. Ancak&nbsp;‘sekiz yaşından küçük çocuğu bulunan kadın personel’&nbsp;grubu; sağlık, emniyet ve yağmurla mücadele alanında çalışma yürüten birimlerimizdeki kadın personeli kapsamamaktadır. Sekiz yaşın altında engelli çocuğu bulunan hangi meslek grubunda olursa olsun çalışan anneler de belirlenen tarihte idari izinli sayılacaktır.</p>

<p>* Motosiklet ve türevi iki tekerlekli tüm araçların trafiğe çıkışları 14.10.2026 Çarşamba 21.00’dan itibaren, ikinci bir talimata kadar yasaklanmıştır.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 18:58:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-yuz-yuze-egitime-ara-h108594.html">İstanbul&amp;#039;da yüz yüze eğitime ara</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/nevroz-uysal-aslan-cezaevi-idare-ve-gozlem-kurullari-kaldirilmalidir-h108593.html</link>
		<title>Nevroz Uysal Aslan: Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları kaldırılmalıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Partisinin &quot;Cezaevlerinde idari gözlem kurulunun verdiği keyfi kararların yol açtığı ihlallerin araştırılması&quot; isimli grup önergesine dair konuşan DEM Parti Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, &quot;Kurullar eliyle ayrımcılıkla, keyfiyetle, siyasi değerlendirmeyle her bir kararla aslında bir provokasyona imza atılarak mahpusların tahliyeleri engellenmiş oluyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, partisinin "Cezaevlerinde idari gözlem kurulunun verdiği keyfi kararların yol açtığı ihlallerin araştırılması" isimli grup önergesine dair Meclis Genel Kurulu'nda konuştu. Konuşmasına cezaevlerinde bulunan bütün siyasi tutsakları ve tutsakların ailelerini selamlayarak başlayan Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde infaz ertelemelerine karar veren İdare ve Gözlem Kurulları'nı "paralel ideolojik sorgu mahkemesi" olarak nitelendirdi.</p>

<p></p>

<p>Konuya dair daha önce verdikleri bütün önergelerin tamamının reddedildiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, "Umuyorum ki bu son önergemiz olsun. Çünkü bu kurulların kaldırılması hukuk, evrensel ilkeler ve içerisinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından artık bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'HUKUK VE DEMOKRATİK ADIMLARIN ÇERÇEVESİ'</p>

<p></p>

<p>Nevroz Uysal Aslan, 2024 yılında siyasi zemini oluşan ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat tarihi Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile yeni bir aşamaya geçen sürece dikkat çekerek, "Asrın çağrısıyla tarihsel bir aşamaya ulaşan süreçte bir yandan silahlı mücadeleden demokratik siyasete, bir yandan devletin 100 yıllık inkar ve asimilasyon anlayışından demokratik anayasal çözüme geçiş esası aldığımız iki yönlü tarihsel bir paradigma değişiminin hukuksal zeminini yaratmaya çalışıyoruz. İşte bu komisyon raporu tüm eksikleri ve eleştirilerine rağmen bu süreçte atılacak hukuk ve demokratik adımlarının çerçevesini ortaya koydu. Burada 467 milletvekilinin oyuyla kök yasa veya çerçeve yasa bu rapor temelinde hazırlanmıştı" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>'RAPORA VE MECLİS İRADESİNE RAĞMEN'</p>

<p></p>

<p>Söz konusu raporda infaz adaletinin sağlanmasına ilişkin maddelere işaret eden Nevroz Uysal Aslan, "Komisyon koşullu salı verme şartlarının daha adil ve eşit gibi bir biçimde ele alınması, hasta ve özellikle yaşlı tutsakların yaşam hakkı gibi birçok önemli tespit ve atılması gereken adımlar konuşuldu. Özellikle sadece Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları üzerinden değil, bu raporda 6 ve 7'nci başlıkta infaz ile ilgili birçok meseleye yer verildi. İlgili kısmı özellikle okumak istiyorum: 'Cezaevleri, idari ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilecek' deniyor. Şimdi buradan soruyorum: Bu rapora ve 467 milletvekilinin ortaya koyduğu bu iradeye rağmen halen idari ve gözlem kurulları infaz yapma özgürlüğü gasp edilme kararları nasıl çıkıyor? İktidar sıraları bu rapora ve imza attığı yasaya sahip çıkmayacaksa bu sürecin gerekleri nasıl yerine getirilecek" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'PROVOKASYONA İMZA ATILARAK TAHLİYELER ENGELLENİYOR'</p>

<p></p>

<p>İdare ve Gözlem Kurulları'nın faaliyetlerinin sadece tutsakların özgürlüklerinin gasp edilmesiye sınırlı kalmadığını söyleyen Nevroz Uysal Aslan, "Biz barışın hukukunu inşa etmek için birçok kanun teklifi veriyoruz. Biri de bu kurullarla ilgilidir. Ancak bu kurullar eliyle ayrımcılıkla, keyfiyetle, siyasi değerlendirmeyle her bir kararla aslında bir provokasyona imza atılarak tahliyeler engellenmiş oluyor. Tutsaklara soruluyor: 'PKK yeniden kurulur mu? Kurulursa katılır mısın? Başka bir örgüt olursa ne yaparsın?' Örneğin; Sincan'da infazı 7 kez ertelenen ve salı günü bir kez daha kurula çıkmak için Kayseri Bünyan'da bekleyen Selmin Demirbağ'a sorulmuş. 'Kaç kişi silah bıraktı?' Mapuslar kendi aralarında konuşsa, gazete alsa, birbirlerine mektup yazsa disiplin suçu diye disiplin soruşturması konu edeceğiniz meseleyi idare gözlem kurulunda kendilerine sormaya çalışıyorsunuz" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>'KURULLAR HÜKÜM VERİYOR'</p>

<p></p>

<p>Bazı cezaevlerinde sürece dair yorum yapmanın suç sayıldığını belirten Nevroz Uysal Aslan, kurulların siyasi sorularla siyasi bir tutum ortaya koyduğuna dikkat çekti. Nevroz Uysal Aslan, "Kurullar biat ve zorla bilgi almaya çalışılıyor. Bununla da kalmıyor; bu paralel yargılama dediğimiz kurullar hüküm veriyor. Bakınız, Tekirdağ 2 Nolu'dan bir tutsak dosyadaki yargılama süreci bitmiş, başka bir dosyasından beraat etmiş, tutukluluk süresi tahliye edilmesi gerekirken kurul sırf tahliye olmasın diye 11 ay geriye dönüp iyi halli değildir raporu hazırlamış. Bununla da yetinmemiş, mahkeme sırasında kendisine isnat edilmeyen bir suçu kendisine isnat ederek kurul mahkeme gibi dosyayı isnat ettim diyerek kararına yazılabiliyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'DEĞERLENDİRME PUANI YÜKSEK İSE'</p>

<p></p>

<p>Kırıkkale B Tipi Cezaevi'nde bulunan Mustafa Ekmekçi hakkında da benzer bir kararın alındığına işaret eden Nevroz Uysal Aslan, "Bakın değerlendirme puanı düşükse zaten siyasi değerlendirmeye muhtaç değil. Değerlendirme yüksekse ise ideolojik gerekçeler devreye giriyor. Bakınız, Bayram Acar, Geçmiş dönemlerdeki tüm puanları 60'ın üstünde. Son değerlendirmesinde 58.92 verilerek yönetim servisinin üç muhalefet şerhi olmasına rağmen tahliyesi engelleniyor" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>KURULLAR TUTSAKLARIN YAŞAMINA KASTEDİYOR</p>

<p></p>

<p>İdare ve Gözlem Kurulları'nın hasta tutsaklara dair verdikleri kararlarla tutsakların yaşamlarına kastettiklerini belirten Nevroz Uysal Aslan, devamla şunları söyledi: "Bakın, 75 yaşındaki Mehmet Said Yıldırım hakkında verilen 3'üncü kez uzatma kararı var. Sincan'da Nedime Yakla, Hicran Binici yine aynı şekilde infazları ertelenen mahpuslardır.</p>

<p></p>

<p>YENİ BİR MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULSUN</p>

<p></p>

<p>Biz her bu konuları gündeme getirdiğimizde 'Meclis'in İnsan Hakları İnceleme Komisyonu var' diyeceksiniz ki birazdan o komisyon üyelerinden birini buraya çağıracaksınız. Ancak inceleme, yerinde denetim yapmayla sorumlu olan bu komisyon 28'inci dönemde yani 3 yıl 4 aylık süreçte sadece 10 kez toplanmış. 4 ayda bir kez toplanıyor bu kurul ama bu ülkedeki hapishanelerde her gün en az 2 mapus can veriyor. Konuya dair ise 12 rapor hazırlamış sadece. Bu raporların 9'u ana kurulda, komisyonda tartışılmadan, 3'ü sadece ana komisyona geçmiş. O nedenle hapishaneleri gezmekle, uygulanmayan raporları yazmakla iş bitmiyor. Meclis'in denetimi hapishane gezmekle de yetmiyor. O nedenle hukuksuzluk somut, hak ihlalleri maalesef ki ortada. Bu nedenle bu kurulun yapısını, karar süreçlerini gözden geçirecek yeni bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasına çağrı yapıyoruz."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 18:56:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/nevroz-uysal-aslan-cezaevi-idare-ve-gozlem-kurullari-kaldirilmalidir-h108593.html">Nevroz Uysal Aslan: Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları kaldırılmalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/sarkici-alpay-hayatini-kaybetti-h108592.html</link>
		<title>Şarkıcı Alpay hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[‘Fabrika Kızı’ ve ‘Eylül’de Gel’ gibi şarkılarıyla tanınan şarkıcı Alpay 91 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Asıl adı Ahmet Alpay Nazikioğlu olan sanatçı bürokrat bir babanın çocuğuydu. Ankara Atatürk Lisesi’nde futbolla ilgilenirken Ankara Demirspor’da oynamaya başlayan Alpay, daha sonra Gençlerbirliği SK’da futbol kariyerine devam etti.</p>

<p>Alpay, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamladıktan sonra 1960’larda müzik kariyerine başladı. 1964’te kendi grubunu kurdu,&nbsp;‘Üç Hürel’&nbsp;müzik grubuyla ortak çalışmalar yaptı. Birçok yabancı şarkının aranjmanını yaparak eserleri Türkçe seslendirdi.</p>

<p>25’i aşkın albüm çıkaran sanatçı bazı Attila İlhan şiirlerini de bestelemişti.</p>

<p>Alpay, Gezi Parkı eylemleri sırasında öldürülen Ethem Sarısülük için de&nbsp;‘Ethem’in Sessiz Çığlığı’&nbsp;adlı bir şarkı yaptı.</p>

<p>TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;sanatçı 91 yaşında hayatını kaybetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 13:05:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/sarkici-alpay-hayatini-kaybetti-h108592.html">Şarkıcı Alpay hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/akom-dan-istanbul-uyarisi-yagis-etkisini-artiracak-h108591.html</link>
		<title>AKOM&amp;#039;dan İstanbul uyarısı: Yağış etkisini artıracak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) kentte sağanak yağış ve fırtınanın etkisini artıracağını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<ol>
	<li>
	<p>AKOM Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece ilçelerinde metrekareye 50 ila 95 kilo yağmur düştüğünü duyurdu.</p>

	<p>Dün (13 Ekim) başlayan sağanak yağış ve fırtına kentte yaşamı olumsuz etkiledi.</p>

	<p>Açıklama&nbsp;şöyle:&nbsp;“İlerleyen saatlerde yağışların etkisini artıracağı, akşam saatlerine kadar Avrupa Yakası geneliyle Anadolu Yakası boğaz çevresinde, akşam saatlerinden sonraysa Anadolu Yakası genelinde fırtınayla birlikte kuvvetli, yer yer şiddetli yağış geçişlerinin yaşanacağı tahmin ediliyor.”</p>

	<p>İlerleyen üç günde beklenen en yüksek sıcaklık ve hava durumu şöyle:</p>

	<p>15 Ekim Perşembe: 16 derece, fırtına ve kuvvetli sağanak yağmurlu</p>

	<p>16 Ekim Cuma: 16 derece, sağanak yağmurlu</p>

	<p>17 Ekim Cumartesi: 15 derece, kuvvetli sağanak yağmurlu</p>
	</li>
</ol>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 13:04:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/akom-dan-istanbul-uyarisi-yagis-etkisini-artiracak-h108591.html">AKOM&amp;#039;dan İstanbul uyarısı: Yağış etkisini artıracak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/sariyer-de-denizin-rengi-kahverengiye-dondu-h108590.html</link>
		<title>Sarıyer&amp;#039;de denizin rengi kahverengiye döndü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’un Sarıyer ilçesinde yağışın ardından denizin rengi kahverengiye döndü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kentte dün akşam başlayan yağış bu sabaha kadar aralıklarla etkisini sürdürdü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi ve Büyükçekmece ilçelerinde metrekareye 50 ila 95 kilogram yağış düştü.</p>

<p>Sarıyer’de denizin kıyısındaki yüzey rengi kahverengiye döndü.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 13:04:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/sariyer-de-denizin-rengi-kahverengiye-dondu-h108590.html">Sarıyer&amp;#039;de denizin rengi kahverengiye döndü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/meclis-te-siyah-bantli-halk-tv-protestosu-h108589.html</link>
		<title>Meclis&amp;#039;te siyah bantlı Halk TV protestosu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti milletvekilleri, yayını durdurulup kayyım atanan Halk TV için Meclis’te ağız ve gözlerini siyah bantla kapattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halk TV’ye bu sabah kayyım atandı, ardından da kanalın yayını durduruldu. Peşinden İstanbul başsavcılığı, kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu dahil 17 kişi hakkında gözaltı çıkarıldığını açıkladı; bu kişilerin 11’i gözaltında, dördü yurt dışında, biri cezaevinde, biri aranıyor.</p>

<p>Soruşturmada&nbsp;suçlamalar&nbsp;‘rüşvet’,&nbsp;‘ihaleye fesat karıştırma’&nbsp;ve&nbsp;‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’.</p>

<p>Başsavcılık, Mahiroğlu’nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki bağlantılarıyla BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri A.Ş.’nin kurulmasını sağladığını ve belediye ihalelerinden haksız menfaat elde edildiğini öne sürdü. 14 milyon 464 bin liralık&nbsp;‘rüşvet’iddiası var.</p>

<p>Mahiroğlu, X’ten paylaştığı videoda&nbsp;“Hakkımda MASAK raporları dayanak gösterilerek ortaya atılan tüm iddialar asılsızdır”&nbsp;dedi.</p>

<p>Karara muhalefetten tepki var.</p>

<p>YENİ Partili milletvekilleri, bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kararı ağız ve gözlerini siyah bantla kapatarak&nbsp;protesto etti.</p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, X’ten ““Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir” diye yazmıştı.</p>

<p>Özel, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bugün (14 Ekim) savunmasına başlayacağını anımsatarak operasyonun zamanlamasına dikkat çekmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 11:47:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/meclis-te-siyah-bantli-halk-tv-protestosu-h108589.html">Meclis&amp;#039;te siyah bantlı Halk TV protestosu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/siber-guvenlik-baskanligi-ihbar-etti-x-ma-nin-hesabini-h108588.html</link>
		<title>Siber Güvenlik Başkanlığı ihbar etti, X MA&amp;#039;nın hesabını erişime engelledi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mezopotamya Ajansı’nın X sanal medya hesabı, Cumhurbaşkanlığı&#039;na bağlı “Siber Güvenlik Başkanlığı”nın şikayetiyle erişime engellendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mezopotamya Ajansı’nın (MA) X sanal medya hesabı erişime engellendi. X sanal medya platformu tarafından gönderilen e-postada ajansın hesabının Cumhurbaşkanlığı'na bağlı “Siber Güvenlik Başkanlığı”nın ihbarı sonucu erişime engellendiğine belirtildi.</p>

<p></p>

<p>@mezopotamyatrk3 hesabına yapılan erişim engelline dair X tarafından gönderilen e-mailde “Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından X’e iletilen ve 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi uyarınca verilen bir karar nedeniyle @mezopotamyatrk3 adlı X hesabınızla ilgili bir bildirim aldığımızı bildirmek için bu e-postayı gönderiyoruz. İhbar edilen hesap; @mezopotamyatrk3; Türkiye’nin yerel yasalarından doğan yükümlülüklerimizi yerine getirmek amacıyla hesabınıza Türkiye’den erişim kısıtlanmıştır; içerik diğer ülkelerde erişilebilir durumda kalmaya devam etmektedir” denildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 11:46:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/siber-guvenlik-baskanligi-ihbar-etti-x-ma-nin-hesabini-h108588.html">Siber Güvenlik Başkanlığı ihbar etti, X MA&amp;#039;nın hesabını erişime engelledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tvye-operasyon-tulay-hatimogullari-hakikat-kayyimla-h108587.html</link>
		<title>Halk TVye operasyon | Tülay Hatimoğulları: Hakikat kayyımla yok edilemez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, “Gazetecileri tutuklayan, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren, muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye’yi büyük bir karanlığa sürüklüyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halk TV’ye sabah saatlerinde düzenlenen polis baskınının ardından kayyım atanması kararına karşı siyasilerden peş peşe tepkiler gelmeye devam ediyor.</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları da karara sosyal medyadan yaptığı paylaşımla tepki gösterdiler.</p>

<p>Hatimoğulları paylaşımında, “Şafak operasyonu ile&nbsp;Halk TV’ye&nbsp;kayyım atanması, muhalif medyayı susturmaya yönelik açık bir siyasi müdahaledir” yazdı.</p>

<p>‘Halka dayattığınız baskı kabul edilemez’</p>

<p>Kayyım kararını, basın özgürlüğüne yönelik “ağır bir darbe” diye nitelendiren Hatimoğulları şöyle yazdı:</p>

<p>“Şafak operasyonu ile&nbsp;Halk TV’ye&nbsp;kayyım atanması, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve toplumun çoğulcu sesine vurulmuş ağır bir darbedir. Gazetecileri tutuklayan, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren, muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye’yi büyük bir karanlığa sürüklüyor! Halka dayattığınız baskı kabul edilemez.&nbsp;Hakikat kayyımla yok edilemez! &nbsp;&nbsp;Kararı hemen geri çekin;&nbsp;basına ve basın emekçilerine yönelik baskılara son verin. Kayyıma karşı Halk TV’nin ve basın emekçilerinin sonuna kadar yanındayız. Halk TV’ye, basın emekçilerine ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak, özgür bir Türkiye’ye sahip çıkmaktır.”</p>

<p>Halk TV’ye polis baskını</p>

<p>Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah 05:15’te düzenlenen polis baskınının ardından kanala kayyım atandı.</p>

<p>Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken, televizyon yayını durduruldu.</p>

<p>Kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatıldı ve çalışanların binaya girişine izin verilmediği aktarıldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:33:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tvye-operasyon-tulay-hatimogullari-hakikat-kayyimla-h108587.html">Halk TVye operasyon | Tülay Hatimoğulları: Hakikat kayyımla yok edilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/silah-kazasinda-yaralanan-asker-hayatini-kaybetti-h108586.html</link>
		<title>Silah kazasında yaralanan asker hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “Pençe-Kilit operasyon bölgesi” olarak tanımladığı Kürdistan Bölgesi topraklarında görev yapan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan&#039;ın, silah kazasında hayatını kaybettiğini bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bakanlığın&nbsp;X&nbsp;ve&nbsp;NSosyal&nbsp;hesabından&nbsp;yapılanpaylaşımda,&nbsp;silah&nbsp;kazasında&nbsp;yaralanan&nbsp;Aslan'ınyapılan&nbsp;tüm&nbsp;müdahalelere&nbsp;rağmen&nbsp;kurtarılamadığıbelirtildi.</p>

<p>Paylaşımda,&nbsp;Türkiye&nbsp;Milli&nbsp;Savunma&nbsp;Bakanı&nbsp;YaşarGüler'in&nbsp;taziye&nbsp;mesajına&nbsp;yer&nbsp;verildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:32:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/silah-kazasinda-yaralanan-asker-hayatini-kaybetti-h108586.html">Silah kazasında yaralanan asker hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-gronlandda-petrol-gaz-ve-maden-arama-calismalari-baslayacak-h108585.html</link>
		<title>Trump: Grönlandda petrol, gaz ve maden arama çalışmaları başlayacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Arktik bölgesindeki Grönland’da büyük çaplı petrol, gaz ve maden arama çalışmaları için hazırlıkların sürdüğünü belirterek, adanın kolayca erişilebilen geniş petrol kaynaklarına sahip olduğunu öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Trump,&nbsp;küresel&nbsp;enerji&nbsp;fiyatlarının&nbsp;İran&nbsp;savaşınınbaşlamasının&nbsp;üzerinden&nbsp;yedi&nbsp;aydan&nbsp;fazla&nbsp;zamangeçmesine&nbsp;rağmen&nbsp;yüksek&nbsp;seyrettiği&nbsp;bir&nbsp;dönemde,sosyal&nbsp;medya&nbsp;platformu&nbsp;Truth&nbsp;Social&nbsp;üzerindenyaptığı&nbsp;paylaşımda,&nbsp;“Yeni&nbsp;ve&nbsp;güzel&nbsp;Grönland’ımızdadevasa&nbsp;petrol,&nbsp;gaz&nbsp;ve&nbsp;maden&nbsp;arama&nbsp;çalışmalarıbaşlamak&nbsp;üzere!”&nbsp;ifadelerini&nbsp;kullandı.</p>

<p>Bazı&nbsp;uzmanların&nbsp;Grönland’ın&nbsp;dünyanın&nbsp;en&nbsp;büyük&nbsp;vekolay&nbsp;erişilebilir&nbsp;petrol&nbsp;rezervlerinden&nbsp;bazılarına&nbsp;sahipolduğuna&nbsp;inandığını&nbsp;belirten&nbsp;Trump,&nbsp;söz&nbsp;konusutahminlere&nbsp;veya&nbsp;planlanan&nbsp;arama&nbsp;faaliyetlerine&nbsp;ilişkinayrıntı&nbsp;paylaşmadı.</p>

<p>Grönland’ın&nbsp;stratejik&nbsp;konumuna&nbsp;da&nbsp;vurgu&nbsp;yapanTrump,&nbsp;adanın&nbsp;gelecekte&nbsp;ABD&nbsp;ve&nbsp;Avrupa’ya&nbsp;yöneliksaldırılara&nbsp;karşı&nbsp;savunmada&nbsp;merkezi&nbsp;bir&nbsp;roloynayacağını&nbsp;savundu.</p>

<p>Trump,&nbsp;“ABD’ye&nbsp;yönelik&nbsp;gelecekteki&nbsp;herhangi&nbsp;birsaldırı,&nbsp;savunmamızın&nbsp;henüz&nbsp;tasarlanmamış&nbsp;silahlarda&nbsp;dahil&nbsp;olmak&nbsp;üzere&nbsp;insansız&nbsp;hava&nbsp;araçlarını,&nbsp;füzeleriveya&nbsp;diğer&nbsp;tüm&nbsp;silah&nbsp;türlerini&nbsp;rutin&nbsp;olarak&nbsp;etkisiz&nbsp;halegetireceği&nbsp;Grönland&nbsp;üzerinden&nbsp;gelmek&nbsp;zorundakalacak”&nbsp;dedi.</p>

<p>Grönland’ın&nbsp;ABD’ye&nbsp;“dünyanın&nbsp;başka&nbsp;hiçbir&nbsp;yerindeolmadığı&nbsp;kadar&nbsp;zaman,&nbsp;konum&nbsp;ve&nbsp;görüş&nbsp;hattı&nbsp;avantajı”sağladığını&nbsp;ileri&nbsp;sürdü.</p>

<p>Trump’ın&nbsp;açıklamaları,&nbsp;Washington,&nbsp;Danimarka&nbsp;veGrönland&nbsp;arasında&nbsp;eylül&nbsp;ayında&nbsp;varılan,&nbsp;dünyanın&nbsp;enbüyük&nbsp;adasında&nbsp;ABD&nbsp;askeri&nbsp;varlığının&nbsp;genişletilmesiniöngören&nbsp;anlaşmanın&nbsp;ardından&nbsp;geldi.&nbsp;Anlaşmakapsamında&nbsp;yeni&nbsp;askeri&nbsp;üslerin&nbsp;kurulması&nbsp;ve&nbsp;füzesavunma&nbsp;kapasitesinin&nbsp;artırılması&nbsp;da&nbsp;yer&nbsp;alıyor.</p>

<p>Trump’ın&nbsp;Grönland’dan&nbsp;“yeni”&nbsp;toprakları&nbsp;olarak&nbsp;sözetmesine&nbsp;rağmen&nbsp;ada,&nbsp;Danimarka&nbsp;Krallığı&nbsp;bünyesindekendi&nbsp;kendini&nbsp;yöneten&nbsp;bir&nbsp;bölge&nbsp;olmayı&nbsp;sürdürüyor.Anlaşmada,&nbsp;Danimarka’nın&nbsp;egemenliği&nbsp;ve&nbsp;Grönlandhalkının&nbsp;kendi&nbsp;kaderini&nbsp;tayin&nbsp;etme&nbsp;hakkı&nbsp;da&nbsp;tanınıyor.</p>

<p>Grönland,&nbsp;çevresel&nbsp;kaygılar&nbsp;ve&nbsp;iklim&nbsp;değişikliğinedeniyle&nbsp;2021&nbsp;yılında&nbsp;yeni&nbsp;petrol&nbsp;ve&nbsp;gaz&nbsp;aramaruhsatları&nbsp;vermeyi&nbsp;durdurmuştu.&nbsp;Daha&nbsp;önce&nbsp;verilenruhsatlar&nbsp;ise&nbsp;geçerliliğini&nbsp;koruyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 09:06:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-gronlandda-petrol-gaz-ve-maden-arama-calismalari-baslayacak-h108585.html">Trump: Grönlandda petrol, gaz ve maden arama çalışmaları başlayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tv-sorusturmasi-cafer-mahiroglu-dahil-17-kisiye-gozalti-karari-h108584.html</link>
		<title>Halk TV soruşturması: Cafer Mahiroğlu dahil 17 kişiye gözaltı kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kayyım atanıp yayınını durdurulan Halk TV’ye ilişkin soruşturmada kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu dahil 17 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ve ilişkili olduğu şirketlere de el konuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Muhalif çizgideki kanalın İstanbul’daki merkez binasına sabah erken saatlerde polis ekipleri girdi. Binada arama başlatılırken kanala kayyım atandığı bildirildi, ardından da yayın durduruldu. Kanalın bulunduğu yol da polislerce kapatıldı ve çalışanlar binaya alınmıyor.</p>

<p>İstanbul başsavcılığının açıklamasına göre Halk TV’ye ilişkin Cafer Mahiroğlu odaklı soruşturma var. Suçlamalar&nbsp;‘rüşvet’,&nbsp;‘ihaleye fesat karıştırma’&nbsp;ve&nbsp;‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’.</p>

<p>Bu kapsamda Mahiroğlu dahil 17 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bu kişilerden 11’i gözaltına alınırken dördünün yurt dışında, birinin cezaevinde olduğu paylaşıldı. Bir kişiyse aranıyor.</p>

<p>Cafer Mahiroğlu’yla ilişkili şirketlere el konuldu</p>

<p>Ayrıca Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu şirketlere el konuldu. Başsavcılığa göre soruşturmada 14 milyon 464 bin lira rüşvet iddiası var.</p>

<p>Başsavcılığa göre Mahiroğlu ve birinci derece yakınlarının banka hesapları, ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplar incelendi. Devamında&nbsp;“Yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu malvarlığı edinimleriyle beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğu anlaşılmıştır”&nbsp;dendi.</p>

<p>Mahiroğlu hakkında yakalama kararı vardı</p>

<p>Yurt dışında bulunan kanalın sahibi Mahiroğlu hakkında Haziran 2025’te&nbsp;‘ihaleye fesat karıştırmak’&nbsp;suçlamasıyla yakalama kararı çıkarılmıştı.&nbsp;</p>

<p>Karar, suç örgütü liderliğiyle suçlanan fakat bundan mahkum edilmeyen işadamı Aziz İhsan Aktaş’ın&nbsp;‘etkin pişmanlık’&nbsp;ifadesinin ardından alınmıştı.</p>

<p>Mahiroğu o karara şöyle tepki göstermişti:&nbsp;“Halk TV’yi aldığım günden beri hakkımda atılmadık iftira bırakmadılar. 35 yıldır yurtdışında ikamet ediyorum. Yaptığım işler ortada.</p>

<p>Hiç tanımadığım ve hayatımda görmediğim birinin kurgulanmış yalan beyanları ve iftiraları üzerinden suçlanıyorum. Ne yapılmak istendiğinin farkındayım.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 08:54:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tv-sorusturmasi-cafer-mahiroglu-dahil-17-kisiye-gozalti-karari-h108584.html">Halk TV soruşturması: Cafer Mahiroğlu dahil 17 kişiye gözaltı kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgur-ozel-den-halk-tv-tepkisi-ancak-diktatorlerin-yapacagi-h108583.html</link>
		<title>Özgür Özel&amp;#039;den Halk TV tepkisi: Ancak diktatörlerin yapacağı iş</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Halk TV’ye kayyım atanıp yayının durdurulmasına siyasetçiler tepki gösteriyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler” diye yazdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Muhalif çizgideki kanalın İstanbul’daki merkez binasına sabah erken saatlerde polis ekipleri girdi. Binada arama başlatılırken kanala kayyım atandığı bildirildi, ardından da yayın durduruldu.</p>

<p>Halk TV’deki habere göre&nbsp;kanalın bulunduğu yol da polislerce kapatıldı ve çalışanlar binaya alınmıyor.</p>

<p>Özel: Aciz ve korkaklar</p>

<p>Özgür Özel,&nbsp;X’ten&nbsp;tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının bugün başlayacak olmasına dikkat çekerek karara tepki gösterdi ve şöyle yazdı:</p>

<p>“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler.</p>

<p>Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken….&nbsp;Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken…&nbsp;Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.</p>

<p>Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR!&nbsp;Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız.</p>

<p>Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler.&nbsp;Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz.&nbsp;Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!”</p>

<p>Yavaş: Basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına açık bir müdahale</p>

<p>Bağımsız Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’sa&nbsp;X’ten&nbsp;şu paylaşımı yaptı:</p>

<p>“2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163’üncü sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır:&nbsp;‘Basın hürdür, sansür edilemez’.</p>

<p>Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 08:52:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgur-ozel-den-halk-tv-tepkisi-ancak-diktatorlerin-yapacagi-h108583.html">Özgür Özel&amp;#039;den Halk TV tepkisi: Ancak diktatörlerin yapacağı iş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/basin-meslek-orgutlerinden-halk-tvye-kayyim-atanmasina-tepki-h108582.html</link>
		<title>Basın meslek örgütlerinden Halk TVye kayyım atanmasına tepki</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Basın meslek örgütlerinden, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, kararın basın ve ifade özgürlüğüne müdahale olduğunu belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halk TV’ye kayyım atanmasından sonra yayını da durduruldu. Konuya dair sanal medya hesaplarından açıklama yapan basın meslek örgütleri ve sendikalar, kararın basın ve ifade özgürlüğüne müdahale olduğunu vurguladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DİSK BASIN-İŞ: KAMUOYU BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİP ÇIKMALI</p>

<p></p>

<p>Devrimci İşçiler Sendikası Konfederasyonu (DİSK) bağlı Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), kararın haber alma hakkına müdahale olduğu ifade etti. DİSK Basın-İş’ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Halk TV’ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1’e yapılan uygulama, bugün Halk TV'de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye’de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.”</p>

<p></p>

<p>ÇGD: MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti (ÇGD), alınan kararın hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığının yansıması olduğunu söyledi. ÇGD’nin açıklaması şöyle: “Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez. Bundan tam bir yıl önce TELE1’e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV’ye yönelik bu kararla Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 08:51:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/basin-meslek-orgutlerinden-halk-tvye-kayyim-atanmasina-tepki-h108582.html">Basın meslek örgütlerinden Halk TVye kayyım atanmasına tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-tan-iran-la-savasi-bitirme-mesaji-h108581.html</link>
		<title>Trump&amp;#039;tan İran&amp;#039;la savaşı bitirme mesajı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran&#039;a ağır bir darbe indirmeyi amaçladıklarını belirtirken, &quot;İran&#039;la savaş yakında bitecek&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik tehditlerini ve mesajlarını sürdürüyor. Alaska'daki seçim mitinginde konuşan Trump, "Biz bir anlamda bıktık. Onlara (İran'a) ağır bir darbe indirmeyi amaçlıyoruz" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı iddialarını da tekrar eden Trump, "İran'la savaş yakında bitecek" diye de ekledi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ABD merkezli Axios Gazetesi, Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun geçen hafta İran'a karşı yeni ve büyük ölçekli bir askeri operasyon başlatma olasılığını görüştüklerini iddia etmişti. Beyaz Saray; Trump ve Netanyahu'nun savaşı yeniden başlatmayı görüştükleri iddialarını yalanlayarak, Trump'ın ara seçimlerden önce İran'a saldırmayacağını açıklamıştı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ABD Başkanı, önceki gün Ohio'daki mitinginde de "İran'ın şu anda bir lideri yok... Bu bir sorun. Belki de liderlerine karşı eylemlerimizde çok ileri gitmemeliydik, çünkü kiminle uğraştığımızı bilmiyoruz" demişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 08:50:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-tan-iran-la-savasi-bitirme-mesaji-h108581.html">Trump&amp;#039;tan İran&amp;#039;la savaşı bitirme mesajı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tv-ye-polis-baskini-kayyim-atandi-yayin-durduruldu-h108580.html</link>
		<title>Halk TV&amp;#039;ye polis baskını: Kayyım atandı, yayın durduruldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Halk TV&#039;nin İstanbul&#039;daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskın düzenledi. Kanala kayyım atanırken, yayın durduruldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskın düzenledi. Baskının ardından ise kanala kayyım atandı, televizyon yayını durduruldu. Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken, kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatıldı ve çalışanların binaya girişine izin verilmiyor.</p>

<p></p>

<p>Atanan kayyım da polis ile birlikte kanala geldi. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kamunun en temel bilgilendirme hakkı için canlı yayın akışının devam etmesini istedi. Kayyım ise kabul etmedi.</p>

<p></p>

<p>YAYIN DURDURULDU</p>

<p></p>

<p>Halk TV'ye polis ekiplerinin girmesinin ardından binadaki son gelişmeleri aktaran Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayının durdurulmasına ilişkin süreci şöyle aktardı: "Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kayyım heyeti başkanı ile yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı. Yayın durduruldu."</p>

<p></p>

<p>Öte yandan polis baskını haberini Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, sanal medyadan duyurdu. Mahiroğlu paylaşımında, "Butlan lideri Kılıçdaroglu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 26 08:49:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/halk-tv-ye-polis-baskini-kayyim-atandi-yayin-durduruldu-h108580.html">Halk TV&amp;#039;ye polis baskını: Kayyım atandı, yayın durduruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-erdogan-benim-yakin-dostum-kendisinden-ne-istersem-yapacagini-h108579.html</link>
		<title>Trump: Erdoğan benim yakın dostum, kendisinden ne istersem yapacağını düşünüyorum</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin Yemen sürecinde alacağı role ilişkin “Cumhurbaşkanı Erdoğan benim yakın bir dostum, Erdoğan’ın kendisinden ne istersem yapacağını düşünüyorum” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Times of Israel’in aktardığına göre&nbsp;Husilerin çok kötü davrandıklarını söyleyen ABD başkanı,&nbsp;‘Yemen saldırılarına karşılık yapılacak bir harekata Türkiye’den destek isteyecek misiniz’&nbsp;sorusuna şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Bunu yapabilirim. Bildiğiniz gibi Erdoğan benim çok iyi bir dostum ve bunu yapabilirim. Türkiye cumhurbaşkanına büyük saygı duyuyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinden ne istersem yapacağını düşünüyorum. Ona büyük saygım var.”</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na&nbsp;11 Ekim’de iki kez saldırı düzenlenmiş, ilk saldırıda 13 kişi ölmüş, 308 kişi yaralanmıştı. İkinci saldırıdaysa havalimanına bir füze isabet etmiş ve yolcu salonlarından birinde yangın çıkmıştı. Pakistan vatandaşı bir kişi de hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Saldırıları üstlenen Husiler, yolcuları Suudi Arabistan havaalanlarını ve hava sahasını kullanmamaları konusunda uyarmıştı.</p>

<p>Saldırılara Yemen’de uluslararası güçlerce tanınan hükümete verilen destek ve Sanaa Havaalanına düzenlenen hava saldırısı gerekçe gösterilmişti. Sana’daki saldırıda bir çocuğun öldüğü, altı kişinin yaralandığı bilgisi paylaşılmıştı.</p>

<p>Suudi liderliğindeki koalisyonsa saldırıları&nbsp;‘savaş suçu’&nbsp;olarak nitelendirmiş ve karşılık vereceğini bildirmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 23:31:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-erdogan-benim-yakin-dostum-kendisinden-ne-istersem-yapacagini-h108579.html">Trump: Erdoğan benim yakın dostum, kendisinden ne istersem yapacağını düşünüyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlm-ebd-baris-sureci-basarili-olursa-rojava-da-kazanir-h108578.html</link>
		<title>Mazlûm Ebdî: Barış süreci başarılı olursa Rojava da kazanır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Mazlûm Ebdî, Abdullah Öcalan’ın Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında önemli bir rol oynadığını belirterek, “Barış süreci başarılı olursa Rojava da bundan faydalanacak. Bu nedenle Rojava olarak süreci destekliyoruz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlûm Ebdî, Federe Kürdistan Bölgesi'nin Hewlêr kentinde düzenlenen MERI Forumu’nda Suriye’deki Kürt sorunu ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ebdî, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında önemli bir rol oynadığını belirterek, Türkiye’de yürütülen barış sürecini desteklediklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>‘KÜRTÇE RESMİ OLARAK KABUL EDİLDİ’</p>

<p></p>

<p>Suriye’de Kürtlerin haklarına ilişkin bazı gelişmeler yaşandığını ifade eden Ebdî, Kürtçenin resmi olarak kabul edildiğini belirtti. Sorunların devam ettiğini ve çözülmesi gerektiğini kaydeden Ebdî, Kürtlerin haklarını güvence altına alacak düzenlemelerin anayasada yer alması gerektiğini söyledi. Ebdî, “Bir anlaşmamız var ve bu anlaşma yönetimle yapıldı. Anlaşmada anayasada Kürtlerin haklarından söz ediliyor. Askerî ve idari alanlarda kazanımlarımız var. Cumhurbaşkanı imzaladı ancak bunun anayasada yer alması gerekiyor. O zaman Rojava’daki Kürt halkı haklarına kavuşacak” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘ŞAM İLE SORUNUMUZ KİŞİSEL DEĞİL’</p>

<p></p>

<p>Şam yönetimiyle ilişkilerine de değinen Ebdî, Kürtlerin Suriye devletinin kuruluşundan bu yana yönetimden uzak tutulduğunu belirtti. Bu alanda ilerleme kaydedildiğini ifade eden Ebdî, askerî güçlerinin ilgili kurumlara entegre edileceğini ve sahada taraflar arasında güven oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Ebdî, “Şam ile sorunumuz kişisel değil. Suriye devletinin kuruluşundan bu yana devlet, Kürtleri hükümetten ve yönetimden uzak tuttu. Şimdi ilerleme var. Askerî arkadaşlarımız askerî kurumlara entegre edilecek. Sahada iki taraf arasında güven inşa ediliyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘KAZANIMLARIMIZI BİRLİKTE ELDE ETTİK’</p>

<p></p>

<p>Kürtlerin elde ettiği kazanımların birlik sayesinde gerçekleştiğini vurgulayan Ebdî, Rojava’daki ve Kürdistan’ın diğer parçalarındaki siyasi güçlerin ortak bir birlik oluşturması gerektiğini ifade etti. Tüm Rojava güçlerinin elde edilen kazanımları sahiplenmesi gerektiğini belirten Ebdî, Kürt birliği mücadelesini yeniden canlandırmaya çalışacaklarını söyledi. Ebdî, Suriye’de Kürtlerin entegrasyon sürecine karşı çıkan kimsenin olmadığını belirterek, saldırılar sırasında Kürdistan’ın tüm parçalarındaki Kürtlerin kendilerine destek verdiğini kaydetti. Federe Kürdistan Bölgesi’nin de bu süreçte önemli rol oynadığını dile getiren Ebdî, Hewlêr ve Silêmanî’nin desteklerini esirgemediğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>‘ÖCALAN’IN ÖNEMLİ BİR ROLÜ VARDI’</p>

<p></p>

<p>Türkiye’de yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin Rojava’yı da etkilediğini belirten Ebdî, sürecin başlamasının ardından Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırılarının durduğunu ifade etti. Ebdî, “Rojava’ya yönelik saldırılar sırasında Başkan Abdullah Öcalan önemli bir rol oynadı ve etkisi oldu. Barış süreci başarılı olursa Rojava da bundan faydalanacak. Bu nedenle Rojava olarak bu süreci destekliyoruz” dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 23:30:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlm-ebd-baris-sureci-basarili-olursa-rojava-da-kazanir-h108578.html">Mazlûm Ebdî: Barış süreci başarılı olursa Rojava da kazanır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ifod-sosyal-medyaya-yas-sinirlamasi-getiren-yonetmeligi-danistay-a-h108577.html</link>
		<title>İFÖD, sosyal medyaya yaş sınırlaması getiren yönetmeliği Danıştay&amp;#039;a taşıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) 15 yaş altına sosyal medyayı yasaklayan yönetmeliğin iptali için Danıştay’a dava açacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>‘Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik’&nbsp;10 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı ve 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek.</p>

<p>Mevcut hesapların 31 Mart 2027’ye kadar doğrulanması isteniyor.</p>

<p>İFÖD’ün açıklamasına göre 5651 sayılı Kanun’un ek 4’üncü maddesinin yedinci fıkrası, sosyal ağ sağlayıcılara 15 yaş altındaki çocuklara hizmet sunmamak için&nbsp;‘yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirleri’&nbsp;alma yükümlülüğü getiriyor. Ancak İFÖD, kanunda ne e-Devlet’ten, ne devlet eliyle kimlik doğrulamasından ne de yetişkinlerin doğrulanmasından söz edilmediğine dikkat çekiyor.&nbsp;</p>

<p>İFÖD’ün yönetmeliğe ilişkin hukuki itirazları şöyle:</p>

<p>*Anayasa’nın 13’üncü ve 20’nci maddeleri uyarınca temel hakların sınırlandırılması ve kişisel verilerin işlenmesi ancak kanunla mümkündür. İfade özgürlüğünün kullanımını devlet kimlik doğrulamasına bağlayan bir zorunluluğun yönetmelikle getirilmesi kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır. Ebeveyn kontrol araçlarına Kanunda yer almayan konum paylaşımının eklenmesi de yetki aşımıdır.</p>

<p>*Yönetmelik bununla da yetinmeyerek Başkanlığa Kanunda dayanağı bulunmayan bir açık çek vermektedir. 8’inci maddenin yedinci fıkrası ve 12’nci maddenin ikinci fıkrası, Başkanlığa ayrıştırılmış hizmetlere ilişkin usul ve esasları belirleme,&nbsp;‘stratejileri belirleme’,&nbsp;‘tereddütleri giderme’&nbsp;ve&nbsp;‘gerektiğinde uygulamaya yönelik usul ve esasları düzenleme’&nbsp;yetkisi tanıyarak, 6 Nisan açıklamamızda uyardığımız amacın genişlemesi tehlikesini Yönetmeliğin kendi metnine yerleştirmektedir.</p>

<p>*Yönetmelik bir yandan&nbsp;‘kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin belirlenmesine imkân tanıyan yöntemler’&nbsp;kullanılacağını söylemekte (m.5/3), öte yandan belirtecin e-Devlet’te kimlik doğrulaması yapılarak üretilmesini şart koşmaktadır (m.7). Belirtecin kullanıcı adı içermeyeceğinin söylenmesi bir geri adım izlenimi verse de tehlike belirtecin içeriğinde değil, üretildiği ve doğrulandığı süreçtedir. Devletin bu süreçte hangi kayıtları tutacağı ise düzenlenmemiştir.</p>

<p>*Düzenleme çözülemez bir ikilem barındırmaktadır. Belirteç kişiyle hiçbir bağ kurmazsa, bir yetişkinin ürettiği belirtecin bir çocuğa verilmesini hiçbir şey engelleyemez. Belirteç Yönetmeliğin aradığı biçimde&nbsp;‘manipülasyona karşı sağlam’&nbsp;kılınırsa, bu kez kimin hangi platformda ne zaman doğrulama yaptığının izlenebileceği bir altyapı kurulmuş olur. Bu düzenleme ya etkisiz kalacak ya da bir gözetim aracına dönüşecektir.</p>

<p>*Bu kapının anahtarını tutan kurum, yalnızca eylül ayında en az 1270 X hesabının engellenmesiyle sonuçlanan 8/A kararlarını platformlara ileten Siber Güvenlik Başkanlığı’dır. İFÖD’ün, EngelliWeb’in ve Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in hesaplarının Türkiye’den görünmez kılındığı bir dönemde bu, eleştirel ifadenin son sığınaklarından biri olan anonimliğin sonu demektir.</p>

<p>*15 yaş altı için ebeveyn onayı gibi hiçbir kademeli seçenek tanınmadan mutlak bir yasak getirilmektedir. 15 ile 18 yaş arasındaki çocukların hesapları kamuya açık olamayacak, canlı yayın yapamayacak ve görsel içeriklerin&nbsp;‘kaydırma, dokunma, tıklama’&nbsp;ile ardışık sunulduğu arayüzleri kullanamayacaktır. Bu hükümler, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin güvence altına aldığı ifade, örgütlenme, bilgiye erişim ve katılım haklarını korumak yerine gençleri kamusal tartışmanın dışına itmektedir.</p>

<p>*Yönetmelik, çocuğun&nbsp;‘gelişimine zarar verebilecek içeriklere’&nbsp;karşı filtreleme istemekte ancak bu içerikleri tanımlamamaktadır. LGBTİ+ örgütlerinin&nbsp;‘Ailem Güvende’&nbsp;operasyonlarıyla engellendiği ve T24’ün&nbsp;‘Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik’&nbsp;yayınlar gerekçesiyle erişime engellendiği bir ortamda, bu belirsiz ölçütün gençlerin LGBTİ+ ve siyasi içeriklere erişimini kısıtlamak için kullanılması ciddi bir risktir.</p>

<p>*Yönetmelik için kamuoyunun görüşüne başvurulmamış, belirtecin teknik yapısı yalnızca platformlarla paylaşılacak bir “rehber”e bırakılmıştır (m.12). Mahremiyetin güvencesi, onu denetlemesi gerekenlerin göremeyeceği bir belgeye emanet edilmiştir. Şikâyet mercii de yine Siber Güvenlik Başkanlığı’dır. Uymayan platformlara yönelik yaptırımlar küresel cironun yüzde üçüne kadar idari para cezasından reklam yasağına ve yüzde 90’a varan bant daraltmaya kadar uzanmaktadır.</p>

<p>Yürütmenin durdurulması ve yönetmeliğin iptali için Danıştay’a dava açacak İFÖD’ün talepleri şunlar:</p>

<p>Yönetmelik 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girmeden geri çekilmelidir.</p>

<p>Sosyal medyaya erişim e-Devlet kimlik doğrulamasına bağlanmamalı, kimlik gerektirmeyen ve mahremiyeti koruyan yöntemler tanınmalıdır.</p>

<p>Belirteç sistemine ilişkin rehber ve tüm belgeler kamuoyuyla paylaşılmalıdır.</p>

<p>15 ile 18 yaş arasındaki çocukların ifade ve katılım hakları korunmalı, ‘zararlı içerik’ ölçütü açıkça tanımlanmalıdır.</p>

<p>Sosyal ağ sağlayıcılar, kullanıcılarını kimliklendirmeye aracılık etmek yerine hukuki yollara başvurmalıdır.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 20:05:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ifod-sosyal-medyaya-yas-sinirlamasi-getiren-yonetmeligi-danistay-a-h108577.html">İFÖD, sosyal medyaya yaş sınırlaması getiren yönetmeliği Danıştay&amp;#039;a taşıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/osman-kavala-nin-yeniden-yargilanma-talebi-reddedildi-h108576.html</link>
		<title>Osman Kavala&amp;#039;nın yeniden yargılanma talebi reddedildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi AİHM Büyük Daire’nin Gezi davası tutuklusu Osman Kavala için verdiği kararı uygulamadı ve Kavala’nın yeniden yargılanma talebini reddetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kavala, 1 Kasım 2017’den beri Silivri Cezaevi’nde tutuklu. Tutuklamaya iki gerekçe gösterilmişti: Gezi eylemleri bağlamında&nbsp;‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’&nbsp;ve 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında&nbsp;‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs.’</p>

<p>Kavala tam 3 bin 269&nbsp;gündür hapiste.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi 25 Ağustos’ta,&nbsp;‘adil yargılanma hakkının ihlal edildiği’gerekçesiyle Kavala’nın serbest bırakılması için karar verdi.</p>

<p>Bunun üzerine Kavala’nın avukatı Gezi davasına bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne&nbsp;yeniden yargılanma için başvurdu.</p>

<p>Gazeteci Alican Uludağ’ın aktardığına göremahkeme AİHM kararı uyarınca Kavala’nın yaptığı yeniden yargılanma başvurusunu reddetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 20:04:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/osman-kavala-nin-yeniden-yargilanma-talebi-reddedildi-h108576.html">Osman Kavala&amp;#039;nın yeniden yargılanma talebi reddedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/adalet-kaya-meclis-in-denetim-yetkisinin-onunde-engel-olmayi-h108575.html</link>
		<title>Adalet Kaya: Meclis&amp;#039;in denetim yetkisinin önünde engel olmayı bırakın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Partisinin &quot;Yatırım fonlarında başlayan manipülasyon iddiaların araştırılması&quot; grup önergesine dair konuşan DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, &quot;İktidar sürekli konuyu teknik bir mesele, bir piyasa dalgalanması gibi göstermek istiyor, bunun böyle olmadığını bizler de, yurttaş da biliyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya, partisinin "Yatırım fonlarında başlayan manipülasyon iddiaların araştırılması" grup önergesine dair Meclis Genel Kurulu'nda konuştu. Yaşananların büyük bir skandal olduğunu belirten Adalet Kaya, soruşturmada adı geçenleri "vurguncu" olarak nitelendirerek hesap sorulması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Soruşturmada adı geçen ve iktidar partisinde görev yapan ve geçmişte görev yapmış olan kişilerin de hesap vermesi gerektiğini belirten Adalet Kaya, "Daha dün Sayın Cumhurbaşkanı kabine toplantısı sonrası tekraren söyledi; spekülasyon üzerinden kazanç elde eden bedelini ödeyecek dedi. İşte biz de DEM Parti olarak haksız kazanç elde edenlerin kimler olduğunu gelin hep birlikte aydınlatalım. Halkın gasp edilen emeğine sahip çıkalım diye bir kez daha Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını teklif ediyoruz" diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>'İKTİDAR TEKNİK BİR MESELE GİBİ GÖSTERMEK İSTİYOR'</p>

<p></p>

<p>Konunun üzerine bir ay süredir konuştuklarını ve iktidarın sorumluluğu üzerinden atmaya çalıştığını belirten Adalet Kaya, "İktidar sürekli konuyu teknik bir mesele, bir piyasa dalgalanması gibi göstermek istiyor. Bunun böyle olmadığını bizler de, yurttaş da biliyor. Bu vurgun, adım adım, göz göre göre, bile bile geldi. Bakın, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek 4 Kasım 2025 tarihinde açıkça bu fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiklerini kamuoyuna duyurdu. SPK'nın kendi tespitleri de manipülasyonun 2025'in son çeyreğinde saptandığını gösteriyor. Peki bu ülkenin denetim mekanizmaları aylarca ne yaptı? Neden kapsamlı bir düzenleme için 28 Ağustos 2026'ya kadar beklendi? Gözlerinin önünde sahte işlemlerle fonların içi boşaltılırken, Borsa İstanbul'dan uyarılar gelirken SPK neden kılını kıpırdatmadı? Aylar süren bu süreç, sermaye çetelerine ve nüfuzlu çevrelere alan açan, zaman kazandıran, bilinçli bir göz yummadır. Nihayet beklenen felaket geldi vurgun patlak verdi" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'BORSA İSTANBUL'UN KAYBI 100 MİLYAR DOLARI AŞTI'</p>

<p></p>

<p>Adalet Kaya, 455 bin kişinin 891 milyar TL net varlığının buharlaştırıldığını belirterek, devamla şunları söyledi: "Borsa İstanbul'daki kayıp 100 milyar doları aştı. Peki bu yarım milyon mağdur insan kimdir? Finans baronumu? Kumarbaz mı? Spekülatör spekülatör mü? Tabii ki değil. Elbette değil. Bu ülkenin yoksulları, ücretli emekli geçinenler, vurgunu yapanların götürdüğü milyarları tahayyül dahi edemeyenler. Diyeceksiniz ki bunlar bu tuzağa nasıl düştüler? Bakınız, önceden ek emekli ikramiyesiyle ya da düğünde takılan takısıyla bir ev alabilen yurttaş artık bunun bir hayal olduğunu biliyor. Yıllarca çalışıp aldığı ikramiyeyi, biriktirdiği üç beş kuruşu, gençler şey genç çiftler düğünde takılan hediyeleri devletin lisans verdiği TEFAS altyapısıyla güven tazelediği fonlara yatırdı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEVLET ONLARI KURTLAR SOFRASINDA YEM ETTİ</p>

<p></p>

<p>Belki yatırımım değer kaybetmez, üzerine kredi çekeyim, borçlanırım da belki bir ev ya da bir araba alırım diye umut ettiler. Ancak devlet onları korumak yerine kurtlar sofrasında yem etti. Bakın, sokaktaki gerçeğe dönelim. Bundan 10 yıl önce bu ülkede bir emekçi bin liraya evine sıfır bir bulaşık makinesi alabiliyorken bugün o bin liraya markete gidip sadece bulaşık deterjanı alabiliyor. İşte iktidarın yarattığı hiperenflasyon ve yoksulluk tablosu budur.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>BU ÜLKEDE YOKSULLAR VAR BİR DE DOYMAYANLAR VAR</p>

<p></p>

<p>Halk soyulurken birileri servetine servet kattı. Eski Bakan AKP Genel Başkan Yardımcısı'nın sadece 163 milyon liralık bir yatırımla tam 2 milyar 170 milyon lira fahiş kazanç sağladığı soruşturma dosyalarına girdi. Eski Bakan ve onun gibi kim oldukları sır gibi saklanan diğerleri, saklanan bir avuç üçkağıtçı, dolandırıcı milyarları götürürken bu ülkede milyonlarca yurttaş açlık sınırının altında ücretlere çalışıyor. Merdiven altı atölyelerde, mevsimlik tarımda, ev eksenli işlerde yüz binlerce kadın asgari ücretin yarısına ter döküyor. Birileri para kasalarını doldururken milyonlarca aile akşam kara kara düşünüyor. 'Çocuğumun beslenme çantasını nasıl doldururum?' diye. Çoğu zaman çocuklar okula aç giriyor. Bugün grubumuzu ziyaret eden bir emekli aynen şunları söyledi: 'Bu ülkede yoksullar var, bir de doymayanlar var' O doymayanların gözü doysa yoksulluk da sona erecek, kalmayacak.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>MECLİS HALKIN SOYULMASINA KALKAN OLAMAZ</p>

<p></p>

<p>Artık Meclis'in denetim yetkisini engellemeyi bırakın. Bu komisyonu kuralım, gerçekleri ortaya çıkaralım. Kimi, neyi saklıyorsunuz? Bu Meclis halkın soyulmasına kalkan olamaz. Gelin önergemizi kabul edin, tüm ihmalleri ve siyasi çıkar bağlantısı olanları bağımsız bir şekilde soruşturun."</p>

<p></p>

<p>Önerge AKP ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 20:03:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/adalet-kaya-meclis-in-denetim-yetkisinin-onunde-engel-olmayi-h108575.html">Adalet Kaya: Meclis&amp;#039;in denetim yetkisinin önünde engel olmayı bırakın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/baskan-vekili-secimi-mersin-buyuksehir-belediyesi-chp-de-kaldi-h108574.html</link>
		<title>Başkan vekili seçimi: Mersin Büyükşehir Belediyesi CHP&amp;#039;de kaldı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi başkan vekilliği seçimini CHP’li Gülşah Yıldırım Genç kazandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>1 Ekim’de&nbsp;‘yolsuzluk’&nbsp;suçlamasıyla düzenlenen operasyonda Seçer dahil 59 kişi gözaltına alınmıştı. 6 Ekim’de Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer dahil 34 kişi tutuklanmıştı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı aynı gün üç belediye başkanını&nbsp;‘geçici tedbir’le görevden uzaklaştırdığını duyurmuştu.</p>

<p>Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığından da uzaklaştırılmıştı.</p>

<p>Genç üçüncü turda 47 oy alarak başkan vekili seçildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 18:39:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/baskan-vekili-secimi-mersin-buyuksehir-belediyesi-chp-de-kaldi-h108574.html">Başkan vekili seçimi: Mersin Büyükşehir Belediyesi CHP&amp;#039;de kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/saldiriya-ugrayan-dem-partili-meclis-uyeleri-serbest-birakildi-h108573.html</link>
		<title>Saldırıya uğrayan DEM Partili meclis üyeleri serbest bırakıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Saldırıya uğradıktan sonra gözaltına alınan DEM Parti’li 9 meclis üyesi, çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Şirnex'in Silopya (Silopi) Belediyesi’nde dün gerçekleştirilen ek bütçe gündemli Ekim Ayı Olağanüstü Toplantısı’nda yaşanan saldırı sonrasında Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyesi 9 belediye meclis üyesi gözaltına alındı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEM Parti’den seçildikten sonra ihraç edilen Belediye Başkan Yardımcısı Harun Kutay’ın şikayeti üzerine ifadeye çağrılan 9 meclis üyesi gittikleri emniyette gözaltına alındı. Emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen meclis üyelerinden 2’si savcılık ifadesi ardından serbest bırakılırken, 7 meclis üyesi adli kontrol tedbiri talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Hakimlik ifadelerinin ardından 7 meclis üyesi, adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.&nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 18:38:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/saldiriya-ugrayan-dem-partili-meclis-uyeleri-serbest-birakildi-h108573.html">Saldırıya uğrayan DEM Partili meclis üyeleri serbest bırakıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekoloji/birsu-hes-projesi-mahkeme-karariyla-iptal-edildi-h108572.html</link>
		<title>Birsu HES projesi mahkeme kararıyla iptal edildi</title>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<description><![CDATA[Bingöl İdare Mahkemesi, Sarım Çayı üzerinde yapılması planlanan Birsu HES Projesi’ne dair verilen “ÇED olumlu” kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bingöl İdare Mahkemesi, Amed’in Licê, Pasûr (Kulp) ve Çewlîg’in Dara Hênê (Genç) ilçelerinin kesişiminde yer alan Sarım Çayı üzerinde yapılması planlanan Birsu HES Projesi’ne dair verilen "ÇED olumlu" kararını bilimsel, teknik yeterlilikten uzak ve hukuka aykırı bularak iptal etti.</p>

<p></p>

<p>Mahkemenin kararında, Silvan Elektrik Üretim Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan projeye dair teknik bilirkişi heyetinin raporuna atıfta bulunularak, projedeki eksikliklere dikkat çekildi. Kararda, projede kullanılan su akış verilerinin havza içi ölçümlere dayanmadığı, ortalama debinin literatürle uyumsuz şekilde yüksek gösterildiği ve özellikle Haziran-Eylül dönemindeki ciddi kuraklık koşullarının dikkate alınmadığı kaydedildi. Yine projenin yer altı suyu sistemine, fay ve patlatma güvenliğine etkilerinin sayısal olarak modellenmediği, ÇED aşamasında bu risklerin üstünün kapatıldığı belirtildi. Ayrıca, bölgenin yüksek eğimli topografyasına rağmen çığ, heyelan ve erozyon gibi doğal afet risklerine karşı alınacak tedbirlerin raporda yetersiz kaldığı ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>‘KÜMÜLATİF ETKİ DEĞELRENDİRMESİ YAPILMADI’</p>

<p></p>

<p>Kararda, proje alanının dünyada neslinin yok olduğu sanılan ancak yakın dönemde bölgede varlığı tespit edilen Batman Bantlı Çöpçü Balığı ile koruma altındaki Su Samuru’nun yaşam alanı olduğuna dikkat çekildi. Projenin hayata geçmesi durumunda bırakılacak can suyunun kurak dönemlerde sucul yaşamı sürdürmeye yetmeyeceği, orman ve alt bitki örtüsünün tahrip olması nedeniyle yörenin en önemli sosyo-ekonomik gelir kaynağı olan arıcılık/bal havzalarının yok olacağı, havza ölçeğinde bütüncül bir kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı aktarıldı.</p>

<p></p>

<p>Bilirkişi raporundaki tespitleri haklı bulan Bingöl İdare Mahkemesi, oy birliğiyle “ÇED olumlu” kararını mevzuata ve kamu yararına aykırı buldu.</p>

<p></p>

<p>DAVA HAKKINDA</p>

<p></p>

<p>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Amed’in Licê, Pasûr (Kulp) ve Çewlîg’in Dara Hênê (Genç) ilçelerinin kesişiminde yer alan Sarım Çayı üzerinde yapılması planlanan Birsu HES projesi’ne dair 3 Ocak 2023’te “ÇED gereksizdir” raporu verdi. Bunun üzerine köylerdeki yurttaşlardan Emin Turhallı, Mustafa Özan, Kamil Gündoğan ve Mehmet Özer avukatları aracılığıyla çıkan bilirkişi heyeti raporuyla birlikte “ÇED” kararının iptali istemiyle Bingöl İdare Mahkemesi’nde dava açtı. &nbsp;Bingöl İdare Mahkemesi, bilirkişi kararıyla birlikte 14 Mart 2024’te “ÇED olumlu” kararının iptaline hükmetti.</p>

<p></p>

<p>Bakanlık, iptal kararına karşı temyiz başvurusunda bulundu. Erzurum 2’nci İdare Mahkemesi iptal kararının bozulması yönünde karar bildirdi. Bunun üzerine dosya Danıştay’a götürüldü. Danıştay 4’üncü Daire 10 Mart 2025’te “ÇED’in huşularının giderilmesini” isteyerek, Erzurum İdare Mahkemesi’nin iptal kararının bozulmasına karar verdi.</p>

<p></p>

<p>Bozma kararının ardından Bingöl İdare Mahkemesi’ne tekrar gönderilen dosya kapsamında 11 Haziran 2026’da bilirkişi incelenmesi yapıldı. Bilirkişi 11 Ağustos'ta, kararın bilimsel verilerden uzak durduğunu belirterek, HES projesinin uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.</p>

<p></p>

<p>Mevcut ÇED raporunun açıklaması ardından Amed Barosu Kent ve Çevre Komisyonu ile şikayetçi köylüler, “ÇED olumlu” kararının iptali istemiyle Bingöl İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 18:37:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekoloji/birsu-hes-projesi-mahkeme-karariyla-iptal-edildi-h108572.html">Birsu HES projesi mahkeme kararıyla iptal edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-hewlr-de-demokratik-kurt-ulusal-birligine-ihtiyacimiz-h108571.html</link>
		<title>Bakırhan Hewlêr&amp;#039;de: Demokratik Kürt ulusal birliğine ihtiyacımız var</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Hewlêr&#039;de düzenlenen Uluslararası Politika Forumu&#039;nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, &quot;Sorunlarımız çok ama bu sorunları çözmek için yüz yıl sonra ilk defa Ortadoğu’daki ülkelerin önünde bir fırsat kapısı aralandı&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Middle East Research Institute (Ortadoğu Araştırma Enstitüsü-MERI) tarafından Federe Kürdistan Bölgesi'nin Hewlêr kentinde düzenlenen Uluslararası Politika Forumu'nda konuştu. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkati çeken Bakırhan, "Ortadoğu’nun en büyük sorununun tekçi, inkarcı, mezhepçi ve otoriter yönetim anlayışına sahip olmasıdır. Bu da dışarıdan hegemonik güçlerin Ortadoğu’ya müdahalesini getiriyor. Dünyanın en zengin kaynaklarına sahip olan bu bölgede insanlar gün yüzü görmedi. Bunun nedeni de demokratik bir zeminin olmayışıdır. Bu forumun sorunların çözüm yollarının konuşulduğu yer olması gerekir" dedi.</p>

<p></p>

<p>'SORUNLARIMIZ VAR AMA BİR KAPI ARALANDI'</p>

<p></p>

<p>Türkiye'nin bölgenin en güçlü ülkelerinden birisi olduğunu belirten Bakırhan, Türkiye'de yaşanan demokrasi ve Kürt sorununa işaret ederek, “Türkiye'de Kürtleri yok sayan bir anlayış olduğu için Kürtler her defasında ayaklandı, demokratik haklarına kavuşmak için mücadele etti. Türkiye gibi Ortadoğu'nun jeostratejik bir ülkesi çok önemli anlam ifade eden bir yerde. Ekonomik kriz yaşıyor. Çünkü Kürt meselesini demokratik yollarla çözemediği için 3 trilyon dolar harcadı. Bu akıl, bu trilyonları Türkiye’nin altyapısına harcayabilseydi bugün başka bir Türkiye görecektik. Ancak şimdi Türkiye yüz yıldır kaybettiği bu zemini yeniden bulmaya ve barış sürecini örmeye çalışıyor. Bu çok kıymetlidir. Bazen kaos içerisinde kalmak devrimci yol arayışı gerektiriyor. İşte Türkiye'de başta Sayın Öcalan olmak üzere, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Özgür Özel ve diğer siyasi partiler yeni bir kapı araladı” ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Türkiye'de Kürtlere karşı yürütülen yüzyıllık inkar ve asimilasyon politikalarının ortadan kalkması ile beraber Türkiye demokrasisi ve ekonomisinin Ortadoğu’nun jeostratejik önemine değer katacağını ifade eden Bakırhan, sorunun çözümünün bölge ülkeleri için de güven oluşturacağını belirtti. DEM Parti olarak kendi sorunlarını çözmeye çalışan her arayışın yanında olduklarını belirten Bakırhan, “Sorunlarımız çok ama bu sorunları çözmek için yüz yıl sonra ilk defa Ortadoğu’daki ülkelerin önünde bir fırsat kapısı aralandı. Kendi ülkemizdeki farklılıkları, halkların ve inançların demokratik hak ve özgürlüklerini yasal güvenceye kavuşturabilirsek, anayasamız bu çoğulculuğu, bu renkliliği kapsayabilirse dışarıdan ne müdahaleye maruz kalırız ne de bölgesel ve hegemonik güçlerin mermisine, bombasına maruz kalırız” diye konuştu. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>'BAŞARILI OLMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ'</p>

<p></p>

<p>Suriye ve Türkiye’de başlayan yeni yol arayışının İran’da da devam etmesini istediklerini söyleyen Bakırhan, söz konusu yol arayışlarının sahici bir demokratik dönüşüme vesile olmasını istediklerini belirtti. DEM Parti’nin demokrasinin yanında ve halkları yok sayanların karşısında mücadele ettiğini belirten Bakırhan, “Biz Ortadoğu’da halkların barış içerisinde yaşaması için mücadele eden siyasi partiyiz. Sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun da güven içinde yaşamasını istiyoruz. Amacımız Kürtlerin kendi içinde barışık olmasıdır. Kendi güçlerini birleştirmesidir. Biz güçlerimizi birleştiremezsek kimse dışarıdan bize yardım eli uzatmaz. Amerika bugün burada, yarın çeker gider. Bir başka ülke bugün dost yarın çıkar ve menfaatleri başka bir şey gerektirdiği için çeker gider. Onun için kendi sorunlarımızı birlikte çözmenin yol ve yöntemlerini bulmak zorundayız. Bu konuda Sayın Öcalan’ın başlattığı devrimci çıkışı biz DEM Parti olarak önemsiyoruz. 40 yıllık savaşı bitirmek her liderin karı değil. Biz de sürecin başarılı olması için elimizden geleni yapıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'TÜRKİYE'YE DEMOKRASİ İSTİYORUZ'</p>

<p></p>

<p>“Biz sadece Kürtlere değil, tüm Türkiye’ye demokrasi istiyoruz” diyen Bakırhan, ulus devlet sisteminin çözüm olmadığını belirterek, “Ulus devlet demokratik değilse, baskıcı ise, idam sehpaları kuruyorsa öyle ulus devlet olmasın. Dolayısıyla şu anda dünyada yükselen değer birlikte eşitçe, ortakça ama kendi haklarına sahip olarak yaşamaktır. Türkiye’de bu süreç Kürtlerin dilini özgürleştirecekse, Kürdün yerel demokrasisini güçlendirecekse, Türkiye’de tekçi tanımlamalar yerine mozaiğine uygun kanun ve yasalar yapacaksa Türkiye'nin her karışı Kürtlerindir. O açıdan; klasik olanın dışında zor olan, 86 milyonu birlikte yaşatacak olan bir yol benimsedik ve bunun uğrunda da büyük mücadeleler verdik. DEM Parti olarak, Türkiye’de demokrasiyi kurumsallaştırmaya çalıştık. Bu zor olsa da Türkiye’yi 86 milyon insanın devleti haline getirmeye çalışıyoruz" diye ifade etti.</p>

<p></p>

<p>'KÜRTLERİN GELECEĞİ MÜZAKEREDE'</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair de konuşan Bakırhan, barışı toplumsallaştırmaya çalıştıklarını ve yüz yıllık güvenlikçi politikaların sonucu olarak bugüne kadar gelen yanlış algıları kırmak istediklerini belirtti. Kürt meselesinin karşısında olan çevreleri ikna etmenin zor olduğuna dikkat çeken Bakırhan, "Sabırlı olmak gerekiyor. Dostlarımız ve halkımız bize güvensin. Biz bu yolda samimi ve kararlıyız. Onurlu bir barış karşınızdakini ikna etmekle başlar. Şimdi yasanın uygulanması noktasındayız. Süreç ağır aksak ilerliyor olabilir ama biz kararlı mücadelemizle hızlandıracağız. Çerçeve Yasanın da bir an önce uygulanması için daha çok mücadele edeceğiz. Türkiye’nin bir daha o kaosa, çatışmalı ortama geri dönmemesi için elimizden gelen tüm çabayı sonuna kadar ortaya koyacağız. O masayı terk etmeyeceğiz. Her şeye rağmen masada sonuna kadar kalmaya devam edeceğiz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki Kürtlerin geleceği müzakerede, diyalog, demokrasi ve masanın devam etmesindedir. Ama iktidardaki yönetime de seslenmek istiyorum. Yeni açılan bu yolda sahici bir şekilde ilerlememizin zamanı geldi" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'YAPICI BİR YAKLAŞIMA SAHİP OLAN BİR BİRLİKTİR'</p>

<p></p>

<p>"Biz Kürtlerin demokratik Kürt ulusal birliğine ihtiyacımız var” diyen Bakırhan, bazı çevrelerin Kürt birliğinden rahatsız olduğuna dikkat çekti. Bakırhan, "Bu birlik Irak, İran, Türkiye devletine karşı cephe almak değil. Tam tersine orada Kürtlerin yaşadığı sorunlar karşısında ortak bir söze, yapıcı bir yaklaşıma vesile olabilecek bir birliktir. Kürtlerin bir arada olmasının, birlikte sorunlarını tartışmasının, demokratik bir zeminde ortak akıl oluşturmasının ne Türkiye ne Irak ne Suriye ne de İran’a bir zararı yoktur” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'SURİYE'DE ANAYASAL GÜVENCE ŞARTTIR'</p>

<p></p>

<p>Suriye’nin kendi geleceğini aramasını desteklediklerini dile getiren Bakırhan, Şam hükümetinin farklı inanç ve kimliklerin demokratik haklarını yasal güvenceye kavuşturması gerektiğini belirtti. Bakırhan, “Suriye’de anayasal güvence şarttır. Kürtlerin dil konusundaki talepleri Şam hükümeti tarafından karşılanmalıdır. Suriye'de Kürtlerin dili seçmeli olmamalıdır” dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 18:36:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-hewlr-de-demokratik-kurt-ulusal-birligine-ihtiyacimiz-h108571.html">Bakırhan Hewlêr&amp;#039;de: Demokratik Kürt ulusal birliğine ihtiyacımız var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bahceli-kilicdaroglu-ile-gorustu-h108570.html</link>
		<title>Bahçeli, Kılıçdaroğlu ile görüştü</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis’te görüştü. Yaklaşık 15 dakika süren görüşmede sürecin ele alındığı belirtildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’te&nbsp;CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&nbsp;ile bir araya geldi.</p>

<p>Yaklaşık 15 dakika sürdüğü belirtilen görüşmede sürecin ele alındığı ifade edildi. Kılıçdaroğlu görüşme sonrası gazetecilere "İki arkadaş olarak görüştük" yanıtını verdi.</p>

<p>Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu ile görüşmesinden önce Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile de görüştüğü belirtildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 16:21:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bahceli-kilicdaroglu-ile-gorustu-h108570.html">Bahçeli, Kılıçdaroğlu ile görüştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/spiker-serap-belovacikli-hakkinda-sorusturma-h108569.html</link>
		<title>Spiker Serap Belovacıklı hakkında soruşturma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Spiker Serap Belovacıklı hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Soruşturmayı Bakırköy başsavcılığı resen (kendiliğinden) başlattı.&nbsp;</p>

<p>YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, adının fon listesinde olduğunu iddia eden sosyal medya kullanıcısına&nbsp;X hesabından&nbsp;şu tepkiyi göstermişti:</p>

<p>“Sayın Ankara Kuşu, yarın size kamu görevlisine hakaretten dava açınca elinizdeki belgeleri sunarsınız. Ben de mal varlığımı sunarım. Mahkeme karar verir, siz de geçmişte olduğu gibi cezanızı çekersiniz.”</p>

<p>Daha sonra söz konusu sosyal medya kullanıcısı, isim benzerliği olduğunu söyleyip Özlale’den özür dileyerek paylaşımı silmişti.</p>

<p>Belovacıklı, eşi Özlale’ye destek vermek sosyal medya hesabından&nbsp;“İspatlamayan şerefsiz kere şerefsizdir”&nbsp;demişti.</p>

<p>Ardından kendisine tepki gösteren bir vatandaşa da şu yanıtı vermişti:</p>

<p>“Aç köpek gibi sürünmeye devam edin hepiniz. Bunlar size az bile yapıyor.</p>

<p>Geberin açlıktan hepinizin parasıyla defa sürsünler. Sığır sürüsü.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 16:20:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/spiker-serap-belovacikli-hakkinda-sorusturma-h108569.html">Spiker Serap Belovacıklı hakkında soruşturma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/okul-guvenligi-icin-yeni-proje-sefkat-kalkani-h108568.html</link>
		<title>Okul güvenliği için &amp;#039;yeni proje&amp;#039;: Şefkat Kalkanı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı’nın okul güvenliği için hayata geçireceği ‘Şefkat Kalkanı’ adlı ‘yeni proje’nin ayrıntıları belli oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Okullarda gerekli tedbirleri zaten aldıkları iddia eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 10 Ekim’de Kontv yayınında&nbsp;‘Şefkat Kalkanı’adlı bir projeleri olduğundan bahsetmişti:</p>

<p>“Ailelerimiz üzerine düşeni yaparsa, belediyelerimiz, diğer sivil toplum kuruluşları, devletin diğer kurumları aynen narkotik suçlarda olduğu gibi üzerine düşenini yaparsa bence sokaklarımız, okullarımız daha güvenli hale gelecek.</p>

<p>Bizim bununla ilgili projelerimiz var, mesela&nbsp;‘Şefkat Kalkanı’.&nbsp;Çünkü bir çocuktaki değişikliği en önce annesi fark eder. Eve geldiği zaman çocuğun hal ve hareketlerinden yani herhangi bir rahatsızlığı var mı? Hastalığı var mı? Çocuk normal davranışlar sergiliyor mu? Anne bunu bilir.”</p>

<p>NTV’den Gökhan Çelik’in haberine göreÇiftçi, projenin ayrıntılarını asayiş toplantısında duyurdu.&nbsp;</p>

<p>Projede amaç ailenin çocuğuyla ilgili olası riski erkenden fark etmesi, sürecin içinde aktif rol üstlenmesiymiş.</p>

<p>Bu kapsamda ailelere dijital ve gerçek dünyada riskleri tanıma, bazı evlerdeki silah ve tehlikeli aletlerin güvenli biçimde korunması, gerektiğinde kiminle iletişime geçileceği noktasında eğitimler verilecekmiş.</p>

<p>Gönüllülük esaslı eğitimlerde çocuğun mahremiyeti de korunacakmış.</p>

<p>Zorbalığa uğrayan çocuklar içinse&nbsp;‘Çocuğun Güvenli Sesi’&nbsp;adlı uygulama hayata getirilecekmiş. Bu uygulamada gizli başvuru kanalları olacakmış.</p>

<p>‘1000 çocuğun içerisinde başka bir yerden geldiğini nasıl tespit edecek?’</p>

<p>Çiftçi, aynı canlı yayında şunları söylemişti:</p>

<p>“Okul bahçesinde, okul dışında da gerekli tedbirler alıyoruz. Bu sene biliyorsunuz 31 bin bahçe görevlisi de aldık. Yine bekçilerimizi okullarda görevlendiriyoruz. Okulun etrafında, okulun giriş ve çıkış saatlerinde bizim devriyelerimiz de var.</p>

<p>Asayiş uygulamalarımız, narkotik uygulamalarımız, güvenlik uygulamalarımız, çocuk şubenin uygulamaları devam ediyor. Onun dışında internet kafelerde, oyun salonlarında, metruk yapılarda bizim kontrollerimiz devam ediyor. Devam edecek de.&nbsp;</p>

<p>Ama okullarımız aynı zamanda bir cezaevi değil. Geçenki okul saldırısına tekrar dönecek olursak orada 10’uncu sınıfta okuyan çocuk kendi okul formasının üzerine siyah bir tişört giyiyor. Sebebi de gideceği, saldırıda bulunacağı okulun öğrencileri de siyah forma kullanıyor.&nbsp;</p>

<p>Şimdi şöyle düşünelim: Biz buraya bahçe kapısına iki, üç polis versek, orada çocukları okula girişlerini kontrol etseler. 1000 öğrenci var. O çocuğun acaba o okulda mı yoksa başka bir yerden geldiğini bilebilirler mi? 1000 çocuğun içerisinde nasıl tespit edecekler? Burada okula düşen görevler var. Zaten Milli Eğitim Bakanlığımız gerekli tedbirleri alıyor.</p>

<p>Ailelerimiz üzerine düşeni yaparsa, belediyelerimiz, diğer sivil toplum kuruluşları, devletin diğer kurumları aynen narkotik suçlarda olduğu gibi üzerine düşenini yaparsa bence sokaklarımız, okullarımız daha güvenli hale gelecek.”</p>

<p>Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de 8 Ekim’de&nbsp;“Şubat itibarıyla farklı bir çözümle kamuoyunun önünde olacağız”&nbsp;demiş fakat bir ayrıntı paylaşmamıştı.</p>

<p>Türkiye’de okul saldırıları ve güvenliği</p>

<p>2 Mart’ta Çekmeköy’deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okuyan 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B., dersteyken sınıfına girdiği 52 yaşındaki öğretmeni Fatma Çelik ve iki meslektaşına bıçakla saldırdı. Çelik hayatını kaybetti.</p>

<p>14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 2007 doğumlu bir kişi av tüfeğiyle saldırdı. 10 öğrenci, dört öğretmen, bir polis ve bir kantinci yaralanırken saldırgan polisin müdahalesi sırasında intihar etti.</p>

<p>Bir gün sonra, yani 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli okuduğu Ayser Çalık Ortaokulu’nda silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda öğretmen Ayla Kara, sekiz öğrenci ve saldırgan hayatını kaybetti.</p>

<p>22 Eylül’de Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen silahlı saldırıda ikisi ağır 11 öğrenci yaralandı.</p>

<p>6 Ekim’de İstanbul’un Başakşehir ilçesinde bir liseli öğrenci, Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’na bıçaklı saldırı düzenledi; 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut’u öldürdü. Saldırıda yedi öğrenci de yaralandı.</p>

<p>7 Ekim’de İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki Sezai Karakoç Lisesi’nde&nbsp;çıkan bıçaklı kavgada iki öğrenci yaralandı, birinin durumunun ağır olduğu açıklandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 16:18:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/okul-guvenligi-icin-yeni-proje-sefkat-kalkani-h108568.html">Okul güvenliği için &amp;#039;yeni proje&amp;#039;: Şefkat Kalkanı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/hatimogullari-fon-vurgununda-riskler-biliniyordu-neden-engellenmedi-h108567.html</link>
		<title>Hatimoğulları: Fon vurgununda riskler biliniyordu, neden engellenmedi?</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 450 bini aşkın yatırımcıyı etkileyen fon krizine ilişkin iktidara tepki göstererek risklerin önceden bilinmesine rağmen önlem alınmadığını söyledi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis <a href="https://artigercek.com/haberleri/grup-toplantisi" style="box-sizing:border-box; color:#551a8b; text-decoration:none; font-weight:600; margin-bottom:0px" target="_blank" title="grup toplantısı Haberleri">grup toplantısı</a>nda konuşuyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Türkiye’nin kendi içinde bir barış süreci yürüttüğünü ancak başka bölgelerdeki çatışmalara asker gönderilmesinin tartışıldığını belirten Hatimoğulları, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Husilere yönelik saldırılarına değinerek, “Türkiye kendi içinde bir barış süreci yürütüyor, ama başka bölgelerdeki çatışmalara asker gönderme tartışmaları sürüp gidiyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<h3 style="box-sizing:border-box; line-height:28px; margin-bottom:15px; margin-top:0px; font-size:22px; font-family:Inter, sans-serif; -webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust:100%">'RİSK ÖNCEDEN BİLİNMESİNE RAĞMEN ENGELLENMEDİ'</h3>

<div class="adpro desktop-ad text-center square" data-category="" data-lazy="false" data-loaded="true" data-page="019efd69-3eb2-70bc-b959-b46f1c19f67f" data-region="019efd69-3e39-7353-a34c-1ad947ddaa6f" id="adpro-3" style="text-align:center; margin:auto auto 1.25rem; min-width:300px">
<div id="aswift_2_host" style="border:medium; margin:0px; width:300px; padding:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="align-items:center"><span style="display:flex"><span style="justify-content:center"><span style="position:relative"><span style="min-height:250px"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%"><span style="box-sizing:border-box"><span style="height:250px"><span style="position:relative"><span style="display:inline-block"><ins class="adsbygoogle" data-ad-client="ca-pub-8363581000213194" data-ad-slot="6831763584" data-ad-status="filled" data-adsbygoogle-status="done" style="box-sizing:border-box; display:inline-block; width:300px; height:250px"><iframe allowtransparency="true" aria-label="Advertisement" data-google-container-id="a!6" data-google-query-id="CMXV_KfhtpcDFQzMTwgdD8Yyag" data-load-complete="true" height="250" hspace="0" id="aswift_2" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_2" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-8363581000213194&amp;output=html&amp;h=250&amp;slotname=6831763584&amp;adk=33141595&amp;adf=4126310094&amp;pi=t.ma~as.6831763584&amp;abgtt=6&amp;w=300&amp;lmt=1791886473&amp;format=300x250&amp;url=https%3A%2F%2Fartigercek.com%2Fpolitika%2Fhatimogullari-fon-vurgununda-riskler-biliniyordu-neden-engellenmedi-351549h&amp;aiof=14&amp;asro=0&amp;aimartd=4&amp;aieuf=1&amp;aicrs=1&amp;dt=1791886477885&amp;bpp=1&amp;bdt=171&amp;idt=0&amp;shv=r20261012&amp;mjsv=m202610080101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D754eddda014b5824%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DALNI_MbHqGOpQgyElUqUmOhPls6iv5VrQg&amp;gpic=UID%3D0000154052f31b42%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DALNI_MYgMG0Bu4kTkGAaoco7TB5aWWVCAw&amp;eo_id_str=ID%3Dd6b0a7eb1249573c%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DAA-AfjYAuTXmi_xgpYPapZcREWft&amp;prev_fmts=0x0%2C320x100&amp;nras=1&amp;correlator=4287275016695&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=7&amp;u_h=896&amp;u_w=414&amp;u_ah=896&amp;u_aw=414&amp;u_cd=24&amp;u_sd=3&amp;adx=118&amp;ady=1462&amp;biw=536&amp;bih=952&amp;scr_x=0&amp;scr_y=0&amp;eid=95404824%2C95404845%2C122880837&amp;oid=2&amp;pvsid=3319090155155536&amp;tmod=2104363668&amp;uas=1&amp;nvt=7&amp;ref=https%3A%2F%2Fartigercek.com%2F&amp;fc=1920&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C414%2C0%2C536%2C952%2C536%2C952&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7CeEbr%7C&amp;abl=CS&amp;pfx=0&amp;fu=0&amp;bc=31&amp;bz=1&amp;ifi=6&amp;uci=a!6&amp;btvi=1&amp;fsb=1&amp;dtd=1" style="box-sizing:border-box; border-width:0px; border-style:none; margin-bottom:0px; left:0px; position:absolute; top:0px; width:300px; height:250px; min-height:auto; max-height:none; min-width:auto; max-width:none" tabindex="0" title="Advertisement" vspace="0" width="300"></iframe></ins></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>
</div>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Fon krizinde 450 bini aşkın yatırımcının doğrudan, milyonlarca yurttaşın ise dolaylı olarak mağdur edildiğini söyleyen Hatimoğulları, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 2025’in son çeyreğinde riskleri tespit ettiğini ve konunun 2 Aralık’ta Finansal İstikrar Komitesinin gündemine taşındığını hatırlattı. Uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın da uyarıda bulunduğunu belirten Hatimoğulları, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Hatimoğulları, “Bu büyüklükte bir vurgunun içeriden bilgi alınmadan ve bazı faaliyetlere göz yumulmadan gerçekleşmesi mümkün değil” diyerek kimin hangi bilgilere önceden ulaştığının ve kimlerin kazanç sağladığının ortaya çıkarılmasını istedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<div class="adpro desktop-ad text-center square" data-category="" data-lazy="false" data-loaded="true" data-page="019efd69-3eb2-70bc-b959-b46f1c19f67f" data-region="019efd69-3e41-7333-9d5e-197928f39ba7" id="adpro-4" style="text-align:center; margin:auto auto 1.25rem; min-width:300px">
<div id="aswift_3_host" style="border:medium; margin:0px; width:300px; padding:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="align-items:center"><span style="display:flex"><span style="justify-content:center"><span style="position:relative"><span style="min-height:250px"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%"><span style="box-sizing:border-box"><span style="height:250px"><span style="position:relative"><span style="display:inline-block"><ins class="adsbygoogle" data-ad-client="ca-pub-8363581000213194" data-ad-slot="6831763584" data-ad-status="filled" data-adsbygoogle-status="done" style="box-sizing:border-box; display:inline-block; width:300px; height:250px"><iframe allowtransparency="true" aria-label="Advertisement" data-google-container-id="a!7" data-google-query-id="CMr9_KfhtpcDFWrKTwgdaLsXtg" data-load-complete="true" height="250" hspace="0" id="aswift_3" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_3" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-8363581000213194&amp;output=html&amp;h=250&amp;slotname=6831763584&amp;adk=1117306072&amp;adf=1292495340&amp;pi=t.ma~as.6831763584&amp;abgtt=6&amp;w=300&amp;lmt=1791886473&amp;format=300x250&amp;url=https%3A%2F%2Fartigercek.com%2Fpolitika%2Fhatimogullari-fon-vurgununda-riskler-biliniyordu-neden-engellenmedi-351549h&amp;aiof=14&amp;asro=0&amp;aimartd=4&amp;aieuf=1&amp;aicrs=1&amp;dt=1791886477887&amp;bpp=1&amp;bdt=174&amp;idt=0&amp;shv=r20261012&amp;mjsv=m202610080101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D754eddda014b5824%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DALNI_MbHqGOpQgyElUqUmOhPls6iv5VrQg&amp;gpic=UID%3D0000154052f31b42%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DALNI_MYgMG0Bu4kTkGAaoco7TB5aWWVCAw&amp;eo_id_str=ID%3Dd6b0a7eb1249573c%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DAA-AfjYAuTXmi_xgpYPapZcREWft&amp;prev_fmts=0x0%2C320x100%2C300x250&amp;nras=1&amp;correlator=4287275016695&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=7&amp;u_h=896&amp;u_w=414&amp;u_ah=896&amp;u_aw=414&amp;u_cd=24&amp;u_sd=3&amp;adx=118&amp;ady=2126&amp;biw=536&amp;bih=952&amp;scr_x=0&amp;scr_y=0&amp;eid=95404824%2C95404845%2C122880837&amp;oid=2&amp;pvsid=3319090155155536&amp;tmod=2104363668&amp;uas=1&amp;nvt=7&amp;ref=https%3A%2F%2Fartigercek.com%2F&amp;fc=1920&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C414%2C0%2C536%2C952%2C536%2C952&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7CeEbr%7C&amp;abl=CS&amp;pfx=0&amp;fu=0&amp;bc=31&amp;bz=1&amp;ifi=7&amp;uci=a!7&amp;btvi=2&amp;fsb=1&amp;dtd=2" style="box-sizing:border-box; border-width:0px; border-style:none; margin-bottom:0px; left:0px; position:absolute; top:0px; width:300px; height:250px; min-height:auto; max-height:none; min-width:auto; max-width:none" tabindex="0" title="Advertisement" vspace="0" width="300"></iframe></ins></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>
</div>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Fon şirketlerinin sahipleri ile iktidar yetkilileri arasındaki olası ilişkilerin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Hatimoğulları, krizin siyasi sorumluluğunun iktidara ait olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<h3 style="box-sizing:border-box; line-height:28px; margin-bottom:15px; margin-top:0px; font-size:22px; font-family:Inter, sans-serif; -webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0); -webkit-text-size-adjust:100%">'FON SAHİPLERİYLE İKTİDAR ARASINDAKİ BAĞLANTILAR ARAŞTIRILSIN'</h3>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Soruşturmalarda uygulanan yöntemleri eleştiren Hatimoğulları, anadilde ve parasız eğitim talep eden ya da 1 Mayıs gösterilerine katılan gençlerin gözaltına alınarak iletişim kayıtlarının incelendiğini hatırlattı. Hatimoğulları, “İktidar temsilcileri ile fon sahipleri arasındaki bağlantıları da ortaya çıkaramaz mı?” diye sordu.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<div class="adpro desktop-ad text-center square" data-category="" data-lazy="false" data-loaded="true" data-page="019efd69-3eb2-70bc-b959-b46f1c19f67f" data-region="019efd69-3e67-730c-91de-0c90ce2dc437" id="adpro-5" style="text-align:center; margin:auto auto 1.25rem; min-width:300px">
<div id="aswift_4_host" style="border:medium; margin:0px; width:300px; padding:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="align-items:center"><span style="display:flex"><span style="justify-content:center"><span style="position:relative"><span style="min-height:250px"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%"><span style="box-sizing:border-box"><span style="height:250px"><span style="position:relative"><span style="display:inline-block"><ins class="adsbygoogle" data-ad-client="ca-pub-8363581000213194" data-ad-slot="6831763584" data-ad-status="filled" data-adsbygoogle-status="done" style="box-sizing:border-box; display:inline-block; width:300px; height:250px"><iframe allowtransparency="true" aria-label="Advertisement" data-google-container-id="a!8" data-google-query-id="CO65_qfhtpcDFQ_GTwgdPmUcXQ" data-load-complete="true" height="250" hspace="0" id="aswift_4" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_4" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-8363581000213194&amp;output=html&amp;h=250&amp;slotname=6831763584&amp;adk=1726536412&amp;adf=2981178604&amp;pi=t.ma~as.6831763584&amp;abgtt=6&amp;w=300&amp;lmt=1791886473&amp;format=300x250&amp;url=https%3A%2F%2Fartigercek.com%2Fpolitika%2Fhatimogullari-fon-vurgununda-riskler-biliniyordu-neden-engellenmedi-351549h&amp;aiof=14&amp;asro=0&amp;aimartd=4&amp;aieuf=1&amp;aicrs=1&amp;dt=1791886477890&amp;bpp=1&amp;bdt=176&amp;idt=0&amp;shv=r20261012&amp;mjsv=m202610080101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D754eddda014b5824%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DALNI_MbHqGOpQgyElUqUmOhPls6iv5VrQg&amp;gpic=UID%3D0000154052f31b42%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DALNI_MYgMG0Bu4kTkGAaoco7TB5aWWVCAw&amp;eo_id_str=ID%3Dd6b0a7eb1249573c%3AT%3D1791232684%3ART%3D1791886472%3AS%3DAA-AfjYAuTXmi_xgpYPapZcREWft&amp;prev_fmts=0x0%2C320x100%2C300x250%2C300x250&amp;nras=1&amp;correlator=4287275016695&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=7&amp;u_h=896&amp;u_w=414&amp;u_ah=896&amp;u_aw=414&amp;u_cd=24&amp;u_sd=3&amp;adx=118&amp;ady=2777&amp;biw=536&amp;bih=952&amp;scr_x=0&amp;scr_y=0&amp;eid=95404824%2C95404845%2C122880837&amp;oid=2&amp;pvsid=3319090155155536&amp;tmod=2104363668&amp;uas=1&amp;nvt=7&amp;ref=https%3A%2F%2Fartigercek.com%2F&amp;fc=1920&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C414%2C0%2C536%2C952%2C536%2C952&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7CeEbr%7C&amp;abl=CS&amp;pfx=0&amp;fu=0&amp;bc=31&amp;bz=1&amp;ifi=8&amp;uci=a!8&amp;btvi=3&amp;fsb=1&amp;dtd=1" style="box-sizing:border-box; border-width:0px; border-style:none; margin-bottom:0px; left:0px; position:absolute; top:0px; width:300px; height:250px; min-height:auto; max-height:none; min-width:auto; max-width:none" tabindex="0" title="Advertisement" vspace="0" width="300"></iframe></ins></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>
</div>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Fon krizinin arkasında organize bir suç örgütü bulunduğunu savunan Hatimoğulları, sermaye, siyaset ve bürokrasi arasındaki bağlantıların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Yaşananları ekonomi politikalarıyla ilişkilendiren Hatimoğulları, milyonlarca yurttaş temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken bir kesimin servetini artırdığı bir düzenin derinleştiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:15px; margin-top:0px"><span style="font-size:18px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="overflow-wrap:break-word"><span style="word-break:break-word"><span style="font-family:Inter, sans-serif"><span style="-webkit-tap-highlight-color:rgba(0, 0, 0, 0)"><span style="-webkit-text-size-adjust:100%">Hatimoğulları, fon krizinde adı geçen kişiler için masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının hatırlatılmasını da eleştirerek, “Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı yalnızca iktidara yakın isimler için değil, toplumun bütün kesimleri için geçerli olmalıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:14:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/hatimogullari-fon-vurgununda-riskler-biliniyordu-neden-engellenmedi-h108567.html">Hatimoğulları: Fon vurgununda riskler biliniyordu, neden engellenmedi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/necirvan-barzani-ve-bakirhan-surec-gundemiyle-bir-araya-geldi-h108566.html</link>
		<title>Neçirvan Barzani ve Bakırhan süreç gündemiyle bir araya geldi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan görüştü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Hewler’de bir araya geldi. Görüşmeye, tarafların heyetleri de yer aldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Görüşmede, Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci, yaşanan son gelişmeler ele alındı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Görüşme sonrası başkanlıktan yapılan açıklamaya göre görüşmede barış sürecinin başarıya ulaşması için atılması gereken adımlar ele alındı. Açıklamada, tarafların barışın sağlanması için mevcut tarihi fırsatın değerlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, “Her iki taraf da barışın sağlanması için bu tarihî fırsatın değerlendirilmesinin önemini vurguladı ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini yineledi. Ayrıca tüm tarafların sürece destek vermesinin gerekliliğine işaret etti” denildi.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, Barzani’nin barışın Türkiye’nin ve tüm bölgenin güvenliği ile istikrarı açısından önemli olduğuna vurgu yaptığı belirtildi. Açıklamaya göre Bakırhan, kendisi ve DEM Parti adına Barzani’nin sürece katkı sunan tutumuna ve devam eden girişimlerine yönelik memnuniyetini dile getirdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:13:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/necirvan-barzani-ve-bakirhan-surec-gundemiyle-bir-araya-geldi-h108566.html">Neçirvan Barzani ve Bakırhan süreç gündemiyle bir araya geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bahceli-hicbir-yolsuzluk-hukuk-onunde-koruma-gormemeli-h108565.html</link>
		<title>Bahçeli: Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemeli</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhalefetin ‘fon vurgunu’nu belediye operasyonlarına karşı ‘rövanşa çevirmek istediğini’ söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı almıştı. O şirketler TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY. Fonların bazıları temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düşmüştü. Yaklaşık 500 bin mağdur yatırımcı parasını alabilmek için çözüm beklerken 8 Ekim’de 43 bin kişinin parasının bankalara transfer edildiği açıklamıştı.</p>

<p>Dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiye edilen fonların geri ödemesinde ana parayı esas aldıklarını; A1, Bulls ve Pardus adlı şirketlerin tasfiyesinin tamamlandığını, geriye dört şirketin kaldığını söylemişti.</p>

<p>‘Yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemeli’</p>

<p>Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, fon vurgunu üzerinden muhalefeti hedef aldı:</p>

<p>* Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı, Türkiye her bakımdan gayrihukuki ve gayriahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır. Hiçbir yolsuzluk ve hususuzluk, hukuk önünde koruma görmemelidir.&nbsp;</p>

<p>* Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır. Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru, aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.</p>

<p>* Bununla birlikte dikkatinizi çekmek isteriz ki bu süreçte özellikle muhalefet çevresinde elma ile armut aynı kefede tartılmaya kalkılmakta, kamuyu yanıltmak, yönlendirmek ve tahrik etmek amacıyla organize suç şebekesi hâline gelmiş, kamu mallarına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş belediyelerdeki ahlaksızlıklar grubunun eylemleri milletimizden saklanmaya, üstü örtülmeye çalışılmaktadır.&nbsp;</p>

<p>* Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları karşısında fon rövanşizminin politik antitezi sentezi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmekte.</p>

<p>* Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlak terazisinde adaletin üleştirilmesini ve dağıtılmasını, bunun için de ahlaki standartlaşmanın evvela siyaset kurumunda tesis edilmesini öngörmekteyiz. En nihayetinde ahlak ve adaletin temeli vicdandır. Vicdan, iktidarda adaleti, devlet erkânında liyakati, siyaset kurumunda ise aklı ve ahlakı harekete geçirecektir.</p>

<p>‘Devletimiz çalanı, talan edeni açıklamalı’</p>

<p>* Devletimizin ilgili kurumları olan biteni, çalanı, talan edeni kamuoyuna açıklamalı, doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır. Somutlaşmış mahkeme kararları, netleşmiş, hukuk önünde belirli hâle gelmiş konular milletimizle paylaşılmalı, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.&nbsp;</p>

<p>* Hakkıyla haksızı, doğruyla yanlışı fark etmeyi mümkün kılacak etkili bir iletişim stratejisi ile toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir. Ülkemizin Terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir. Milletçe, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda atılan adımlara, elde edilen kazanımlara ve güçlü gelecek tasavvurlarımıza odaklanılmalıdır.&nbsp;</p>

<p>* Çünkü siyaset, medya ve sosyal medyadaki hedef saptırma girişimlerinin, toplumsal güveni ve kurumlara duyulan inancı zayıflatma çabalarının, umutsuzluğu yaymaya ve Türkiye’nin prangalarıyla baş başa kalmasını sağlamaya yönelik daha geniş bir çerçevenin parçası olduğu anlaşılmaktadır.&nbsp;</p>

<p>* Bu yaklaşımın temel hedeflerinden birisi, söz konusu olayları Türkiye’de kurumsal ve siyasal yapının bütünüyle çürüdüğünün göstergeleri olarak takdim ederek toplumda çaresizlikle birlikte kutuplaşma ve siyasal gerilim yaratmaktır. Nihai aşamada yönetilemeyen kurumları, işlevsizleşen ve toplumsal bütünlüğü zayıflayan bir Türkiye algısı oluşturulmaktadır. Bu alçaklığa müsaade edemeyiz, izin veremeyiz.</p>

<p>‘Türkiye, Suudi Arabistan’ın savunmasına her türlü askeri desteği vermeli’</p>

<p>MHP lideri, Husilerin Suudi Arabistan’a düzenlediği saldırılarla ilgiliyse şunları söyledi:</p>

<p>“Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin, Suudi Arabistan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır.</p>

<p>Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir. Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır. &nbsp;Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:12:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bahceli-hicbir-yolsuzluk-hukuk-onunde-koruma-gormemeli-h108565.html">Bahçeli: Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/yabanci-yatirimci-icin-komunist-kuba-petrol-yasalarini-kaldirdi-h108564.html</link>
		<title>Yabancı yatırımcı için: Komünist Küba, petrol yasalarını kaldırdı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’nin kısıtlamalarıyla mücadele eden komünist Küba yönetimi, petrol arama ve üretim sektörünü yabancı yatırımlara açmak için 1938 ve 1959 tarihli yasaları yürürlükten kaldırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD’nin sekiz ayı aşkın süredir devam ettirdiği petrol ablukası Küba’da huzursuzluğu artırıyor. Onlarca yıldır zaten ABD ablukası altındaki Karayip adasında yaşamak giderek imkansız hale&nbsp;geliyor.</p>

<p>Küba basınındaki haberlere göre yürürlükten kaldırılan yasalar mevcut anayasa ile güncel sosyoekonomik şartlar karşısında işlevsiz kalmış.</p>

<p>Bu nedenle yerli ve yabancı şirketlerin petrol arama ve çıkarma faaliyetlerini kolaylaştırmak için sözleşme koşulları esnetildi.</p>

<p>Şirketlerle yapılacak üretim paylaşım sözleşme süresinin 40 yıla, petrol imtiyaz süresininse 30 yıla çıkarılması öngörülüyor. Yani ikisinde de süre 10 yıl uzatılabilir.&nbsp;</p>

<p>Günlük yaşamdan kriz manzaraları</p>

<p>Başkent Havana’da yaşayan 25 yaşındaki sanat galerisi sahibi Gustavo Torres Armas, günlük yaşamını ve Küba’daki krizi temmuzda The New York Times’a&nbsp;anlattı.&nbsp;</p>

<p>Fotoğraf: AA</p>

<p>Torres Armas’ın ailesi ABD Başkanı Donald Trump karşıtı. Eski ABD başkanı Barack Obama döneminde ilişkilerin düzelme umudunun artık söndüğünü düşünüyorlar.</p>

<p>Krizin normalleştiğini söyleyen Torres Armas, adanın durumunu şöyle özetliyor:&nbsp;</p>

<p>Haftanın altı günü musluktan su gelmiyor, pompalar elektriksiz çalışmadığından bina sakinleri sarnıçtan kova kova su taşıyor.</p>

<p>Yakıt krizi yüzünden Havana’da otobüs seferleri tamamen durdu.</p>

<p>Taksi ücretleri ocaktan bu yana 300 pesodan 1000 pesoya çıktı (yaklaşık 229 liradan 2 bin 700 liraya), insanlar otostop çekmek zorunda kalıyor.</p>

<p>Çöp kamyonları yakıtsız kaldığı için sokaklar çöple doldu, insanlar şehirde bile çöp yakıyor ve solunum sorunları baş gösteriyor.</p>

<p>Sivrisinek kaynaklı hastalıklar ilaç yokluğunda kontrolsüz yayılıyor.</p>

<p>Şeker gibi temel gıdalar pahalanıyor.</p>

<p>10 yıl önce neredeyse olmayan evsizlik ve çöpten yiyecek toplamak artık yaygın görüntüler.</p>

<p>Elektriksiz bölgelerde insanlar odun ateşiyle yemek pişiriyor.</p>

<p>Komünist Küba</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı’nın aktardığına göreKüba’da devlet rejimi komünizm ve ülkedeki tek siyasi parti de Küba Komünist Partisi (KKP).</p>

<p>Nisan 2018’deki seçimlerde daha önce devlet başkan yardımcılığını yürüten Miguel Diaz-Canel devlet başkanlığına gelmişti. Komünist Partisi Birinci Sekreterliğini’yse hala Raul Castro yürütüyor.</p>

<p>24 Şubat 2019’daki referandumda kabul edilen Küba’nın yeni anayasası 10 Nisan 2019’da yürürlüğe girdi. Değişiklikle oluşturulan başbakanlık makamına Manuel Marrero Cruz getirildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:10:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/yabanci-yatirimci-icin-komunist-kuba-petrol-yasalarini-kaldirdi-h108564.html">Yabancı yatırımcı için: Komünist Küba, petrol yasalarını kaldırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-bu-kafa-kirilaydi-da-o-namussuzu-aday-yapmayaydi-h108563.html</link>
		<title>Özel: Bu kafa kırılaydı da o namussuzu aday yapmayaydı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AKP’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında “Bu el kırılaydı, bu kafa kırılaydı bugünü görmeyeydi de o namussuzu aday yapmayaydı” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan Özel’in söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>* Bu yangın yerinde İzmir belediye başkanı da gitti AK Parti’ye katıldı. Kendisini seçenlere ihanet edip, arkadaşlarına yol arkadaşlarına ihanet edip, ettiği her yemini hiç edip daha 10 gün önce söylediği sözleri hepsini birden yok sayıp gidip bir de orada birilerine methiyeler düzmeye, oralarda pişkin pişkin sırıtmaya ve İzmirlileri kahredecek işler yapmaya başladı.</p>

<p>* Bu ne ilk, belki de son olmayacak… Tarihte de hep böyle oldu. Çünkü dönem kirli bir dönem.&nbsp;</p>

<p>* Ben bir yıl önce kongremizi yaparken iktidara gül. bahçelerinden değil, dikenli yollarda yürümeyi, eziyet çekmeyi, üzülmeyi ama teslim olmamayı vadediyorum demiştim. Ordaki yolda devam ediyoruz.</p>

<p>* İzmir’de yaşananların İzmirlilere hissettirdiklerini anlıyorum.&nbsp;</p>

<p>* İzmir’de 31 belediye başkanı adayı göstermiş ve 29’unun seçilmesini 31 Mart akşamı sevincini sizlerle birlikte yaşamış birisiyim ben.&nbsp;</p>

<p>* Bugün orda burda yalan beyanlarda bulunanlar ilk telefonla kutlamaları yapıyorlardı. Türkiye tarihinin en büyük yerel seçim başarısıydı. Türkiye’nin yüzde 65’i, ekonominin yüzde 85’i, İzmir’de bir Menemen ve Aliağa dışında tamamı kazanılmıştı. Çok büyük bir zaferdi.</p>

<p>* O gün belirlenen, çeşitli yöntemlerle diğer adayların belirlendiği gibi belirlenen aday bugün ihanet etti. Şimdi birileri o gün başarı deyip sahiplenen birileri ıvır zıvır konuşuyor:&nbsp;“Onu yapacak mısın, bunu yapacak mısın, özeleştiri yapacak mısın?”</p>

<p>* Özeleştiri ne? İçim yanıyor içim. Cemil Tugay’ı eğer son imzayı bu el attıysa bu el kırılaydı, bu kafa kırılaydı bugünü görmeyeydi de o namussuzu aday yapmayaydı. O özeleştiri ne?</p>

<p>* Ama kendilerinin ilk ilan ettiği aday, prensesleri, Aydın’da topuklayıp kaçarken hiç orda sorumluluk almayanlar. Prensesleri Afyon’dan AK Parti’ye koşa koşa giderken hiç sorumluluk almayanlar. Ataşehir’de altı meclis üyesinin beşi önceki dönemin sorumluğunda olanlar. Çıkıp da bize İzmir’le aramıza girip&nbsp;“Özür dilecek misin?”. İzmirli’nin ayağının altına yatarım ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem ulan.&nbsp;</p>

<p>* Kimsiniz siz? Butlancılar… Kimsiniz siz? İktidara teslim olanlar… Kimsiniz siz? 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler. İzmir’le YENİ Parti’nin arasına, İzmir’le Özgür Özel’in arasına kimse giremez.</p>

<p>* İzmir sana selam olsun, İzmir YENİ Parti ve Özgür Özel sana kurban olsun. Hepinizi çok seviyoruz.</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>2024 yerel seçimlerinde yüzde 49,97 oyla CHP’den belediye başkanı seçilen Cemil Tugay, 18 Haziran’da partisinden istifa edip yoluna bağımsız devam edeceğini söylemişti. 21 Haziran’daysa&nbsp;“Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım”&nbsp;demişti.</p>

<p>Özgür Özel, 24 Temmuz’da CHP’den istifa ederek YENİ Parti’yi kurmuş, Ancak Tugay YENİ Parti’ye geçmemişti. Belediye başkanı, 30 Temmuz’da da&nbsp;“Ben bu memlekete asla ihanet etmem. Böyle bir ihanetin içinde olan herkesle de mücadele ederim”&nbsp;diyerek ortaya karışık&nbsp;konuşmuştu.</p>

<p>CHP’den istifa eden Tugay, 7 Ekim’de AKP’ye katıldı. Tugay daha önce bunun milyonda bir ihtimal bile olmadığını ve&nbsp;‘ayıp bulduğunu’belirtmişti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün AKP rozeti taktığı Tugay, katılımı yetmedi törende adeta 40 yıllık AKP’li gibi konuştu:&nbsp;“İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye‘yle kutuplaştırmadan ve ayrıştırmadan kurtulmuş bir millet için bu yola baş koymuşların yoluna refik olmak üzere aranıza geldim.”</p>

<p>Tugay’ın AKP’ye katılışıyla 1999’dan itibaren seçimlerde sol partilerin yönetimindeki İzmir, 27 yıl sonra ilk kez bir sağ partiye geçti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 13:09:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-bu-kafa-kirilaydi-da-o-namussuzu-aday-yapmayaydi-h108563.html">Özel: Bu kafa kırılaydı da o namussuzu aday yapmayaydı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/karayilan-artik-top-turkiye-devleti-tarafindadir-h108562.html</link>
		<title>Karayılan: Artık top Türkiye devleti tarafındadır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında attıkları son adımlara da işaret eden HSM Komutanlık üyesi Murat Karayılan, devletin adım atmama konusunda gerekçesinin de kalmadığını belirterek, &quot;Bu attığımız son üç adımla top artık Türkiye Devleti tarafındadır. Bakalım artık onlar topu nasıl kullanacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halk Savunma Merkezi (HSM) Komutanlık üyesi Murat Karayılan, Stêrk TV’ye verdiği kapsamlı röportajda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yıl dönümünü, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde gelinen aşamayı, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin son dönemde attığı adımları ve devletinin sürece yaklaşımını değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Komploya tepki gösteren Karayılan, komploya karşı, “Güneşimizi Karartamazsınız” sloganıyla bedenlerini ateşe verenleri andı. Aynı zamanda Ankara-Gar katliamının 11’inci yıl dönümüne de işaret eden Karayılan, yaşamını yitiren 103 kişiyi andı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Komplonun anlamı ve amacına işaret eden Karayılan, “Komplonun ilk amacı Kürt sorununun çözümünün önünün kapatılmasıdır. Çünkü 1 Eylül 1998’de Önder Apo tek taraflı ateşkes ilan etti ve yönünü siyasi çözüm için Avrupa’ya çevirdi. Eğer amaç savaşı gürleştirmek olsaydı, Önder Apo yönünü Kürdistan dağlarına çevirirdi. Zaten kendisi de böyle yorumladı. Fakat tercihi savaşı durdurmaktı ve bunun için yönünü Avrupa’ya çevirdi. Ancak, Yunanistan’da sorun yaşandı bundan dolayı Önder Apo Rusya’ya geçti ve Rusya’dan da İtalya’nın başkenti Roma’ya döndü. Roma’da siyasi çözüme dair programını basına deklare etti. O zaman İtalya’nın başbakanı Massimo D'Alema’ydı. Demokrat bir insandı ve çözüm için çabalar geliştirmek istedi, Avrupa ülkelerini gezdi, Almanya’ya gitti farklı ülkelere gitti. Fakat bu çabalarından vazgeçmesi için uyarıldı. Başta Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder çok fazla olumlu yaklaşmadı. Belli ki, Amerika ve İngiltere tarafından uyarıldı. Bundan dolayı da Massimo D'Alema da artık çabalarından vazgeçti” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘BİR TEK ÖNDER APO ANLAMIŞTI’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bu ülkelerin birlikte hareket ettiğini ve Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etmeyi planlandığını belirten Karayılan, “Neden? Kürt Sorunu daha derinleşip Kürt Halkı ile Türk Devleti arasında onlarca yıl sürecek bir savaşın oluşturulması için. Esas olarak bunun için Önder Apo’yu kaçırıp Türkiye’ye teslim etmek için planlama yapmışlardı. Bu bir oyundu yani komplo içinde komploydu. Fakat Türkiye yetkilileri bunu anlayamadı. O zamanın Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit’ti ve o zaman şunu söyledi ‘Amerika’nın Abdullah Öcalan’ı neden bize verdiğini anlamadım’. Bülent Ecevit’in kendisi aslında bilinçli biriydi. Bu durumdan şüphe duymuş olabilir. Belki bu durumu biraz da anlamış olabilir. Çünkü daha sonra Önder Apo’nun idam edilmesini istemedi ve bunun için de tutum aldı. Ama genel olarak Türkiye bu durumu anlamadı. Aslında biz de anlamadık ve Hareket Yönetimi olarak savaşı gürleştirdik. Öyle anlamıştık. Durumu anlayan ve gören tek kişi Önder Apo oldu. Daha sonra Önder Apo bize haber yolladı. 1999 yılının Nisan ayının sonlarında Önder Apo’nun avukatı Mahmut Şakar resmî olmayan yollarla Doğu Kürdistan’a geçti ve yanımıza getirdik. Bizimle konuştu ve dedi ki ‘Önder Apo bu süreçte savaşı yükseltmek yanlıştır, tuzaktır ve savaş durdurulmalıdır dedi’. İki gün boyunca Önder Apo’nun fikir ve düşüncelerini anlamaya çalıştık” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘TÜM KÜRT HALKI HEDEF ALINDI’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Beli bir zaman dilimi boyunca savaşı sürdürdüklerini ancak daha sonra durduklarını anımsatan Karayılan, “Daha sonra diyaloglar oldu, gidiş-gelişler oldu ve Önder Apo’nun görüşlerini daha iyi anladık ve 2 Ağustos 1999 yılında Önder Apo’nun çağrısıyla savaşı durdurduk. Beş yıl boyunca tek bir mermi bile patlamadı. Böylelikle Önder Apo İngiltere aklı olan Kürt ve Türkleri birbirine düşürme oyununu boşa çıkardı. Kuşkusuz uluslararası komplonun amacı Önderliğimizi ve Özgürlük Hareketi’mizin tasfiye edilmesiydi. Şüphesiz bu amaçla geliştirildi. Fakat ikinci esas amacı neydi? Kürt Hareketi’ni, Ortadoğu’da zayıflatmaktı. O zaman bizim dışımızdaki birçok siyasetçi bu komplonun sadece Önder Apo ve PKK’ye karşı geliştirildiğini düşündüler. Hâlbuki Önder Apo şahsında tüm Kürt halkına karşı geliştirilmişti. Kalleşçe ve tüm Kürt halkının şahsında bölge halkına karşı geliştirilen bir saldırıydı” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘KOMPLO HALA DEVREDEDİR’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Karayılan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün çabaları Kürt halkını zayıflatıp, arka saflarda bırakmaktı. Hatta şunu söyleyebilirim; aynı siyaset şimdi de gündemdedir. Örneğin; 5 Ocak 2026 yılında Paris’te bir toplantı yapıldı ve kararlar alındı. Daha sonra baktık ki 6 Ocak’ta Halep’te QSD’ye karşı saldırı başladı. Bu saldırıyı Önder Apo ikinci komplo olarak değerlendirdi. Aynı zamanda biz de bu durumu öyle değerlendirdik. QSD’ye rol vermeyerek ve Suriye’de geliştirmek istedikleri sisteme QSD’yi zorla entegre etmek için bu saldırıyı geliştirdiler. Bu devletlerarası konseptti ve öyle yürüttüler. Şimdi bakın, örneğin Doğu Kürdistan’da da Kürtlerin birinci sırada olmasını istemediler ve arka plana koydular. Güney Kürdistan’da da güçlerini geri çektiler ve sanki hiç önem vermiyorlarmış; yani Kürtleri başat aktör yapmama siyaseti var. Hep bir geri saflara çekme ve rol vermeme durumu var. Bu, Önder Apo’ya karşı geliştirilen komployla başladı, bugüne kadar da devam ediyor. Fakat amaçları bizi tamamen tasfiye etmekti, bunu başaramadılar. Komplo büyük oranda boşa çıkarıldı, sonuçsuz kaldı ama hâlen devam ediyor; gündemdedir. Önder Apo fiziki olarak özgür olmadığı sürece komplo devam edecektir.</p>

<p></p>

<p>TEK TARAFLI BİR YASADIR</p>

<p></p>

<p>Bilindiği üzere süreç yaklaşık iki yıldır devam ediyor. Şimdiye kadar biz, Kürt tarafı olarak tek taraflı birçok adım attık. Bilindiği gibi savaşı durdurduk, ateşkes ilan ettik, 12. PKK Kongresini gerçekleştirdik, PKK’yi feshettik, silahlı mücadele stratejisini durdurduk daha sonra bir mesaj niteliğinde Bese Arkadaş öncülüğünde otuz arkadaşımız silahlarını yaktı, Kuzey’deki güçlerimizi çektik. Bunlara karşı Türkiye devleti ne yaptı? Onlar da bazı çabalar geliştirdi; hiçbir şey yapmadı demiyoruz. İlk kez Türkiye Meclisi çatısı altında 50 kişilik bir komisyon oluşturuldu, bu komisyon aylarca çalışma yürüttü. Daha sonra bir program oluşturup sundular. Bu programın eksiklikleri vardı fakat bir siyasi çözümü ele almıştı. Bundan sonra yine bir süre durdular. Daha sonra Türkiye Meclisi’nde çoğunluğun evet oyuyla bir yasa çıkardı. Fakat yasanın çıkarılmasında Önder Apo’nun görüşleri ve bizim görüşlerimiz göz önüne alınmadı. Çıkarılan yasa tek taraflı bir yasadır. Yasaya sadece güvenlik odaklı yaklaşılmıştır, silahların bırakılmasını esas alıyor ve bu da herkesi içine almıyor. Yönetim ve yapı arasında kategorileştirme yapılmıştır. Birçok yönden yetersiz bir yasadır. Hele çözüm için hiç mi hiç yeterli değil. Böyle bir yasa çıkardılar.</p>

<p></p>

<p>ÖNDER APO ÖZGÜR OLMALIDIR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Biz 12. PKK Kongresi’nde şöyle bir karar almıştık; bu süreci Önder Apo yürütmelidir. Yani Önder Apo fiziki olarak özgür olmalıdır. Silahsızlanma sürecini Önder Apo’nun birebir yürütmesi gerekiyor ve onun dışında da kimse yürütemez. Bu karar Kongre’de alındı ve daha sonra bu vesileyle birçok arkadaşımız ve yönetimimiz bunu belirtti. Fakat şimdiye kadar Türk devleti buna dair hiçbir adım atmamıştır. Önder Apo hâlen de İmralı zindanındadır. Doğru, eskiye göre var olan koşullarda bir gevşeme var. Örneğin dün Rêber Apo ve İmralı’daki arkadaşların aileleri, ziyarete gittiler. Bazen DEM Parti İmralı Heyeti gidiyor. Fakat bu zindanın olmadığı ya da tecridin kalktığı anlamına gelmiyor. Türk Devleti bu konuda şimdiye kadar herhangi bir adım atmadı. Hatta kullandığı dilde hakaret var, görmezlikten gelme var.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEVLET İLE HEYETİMİZ DİYALOGTADIR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Önder Apo ve devlet heyeti arasında diyalog var. Ayrıca bizim de dışarıda bir heyetimiz var ve devlet heyetiyle aralarında diyalog var. Bu diyaloglarda yukarıda belirttiğimiz konular dile getiriliyor. Onlar da bu görüşmelerde hep devletin üzerinde bir tehlike olmadığını bilmesi için Kuzey’deki tüm güçlerimizi çekmemizi istiyorlardı, yine Metina’daki güçlerimizi çekmemizi istiyorlardı. Biz de Kuzey’deki güçlerimiz tehlike yaratacak alanlarda değiller; kontrol altındalar. Metina’daki güçlerimiz de aynı şekilde. Bu konu üzerinde uzun süredir görüşmeler oluyor. Öyle bir duruma getirdiler ki bu adımlar atılmadan hiçbir şey yapmayacaklarını söylediler. Biz de ellerindeki tüm gerekçeleri ortadan kaldırmak ve gerçekten de adım atıp atmayacaklarını görmek için son olarak bu adımları attık.</p>

<p></p>

<p>SÜRECİN ÖNÜ AÇILSIN DİYE ADIM ATTIK</p>

<p></p>

<p>Tüm kamuoyu ve dostlarımız şunu bilmeli; süreç olumlu ilerlediğinden dolayı bu adımları atmadık. Baktık süreç tıkanmaya doğru da gidebilir. Biz de süreç tıkanmasın, önü açılsın diye ve devlet de adım atsın diye biz, bu üç adımı gerçekleştirdik. Nedir bunlar? Birincisi; Botan, Merdin ve Amed eyaletlerindeki tüm güçlerimizi çektik. 26 Eylül’de çekilmeleri tamamlandı. Doğrudur geçen yıl eylül ayından beri Kuzey’deki birçok alanlardan güçlerimizi çektik. Bu üç eyalette güç kalmıştı. Devlet bu eyaletlerdeki güçlerin varlığından haberdardı ve takip ediyordu. Bizden bu güçleri de çekmemizi istediler. Fakat biz bu güçlerin tehlike yaratmayacağını, eylem yapmadıklarını, bir zararlarının olmadığını söyledik. Israr ettiler, biz de çektik. 26 Eylül’de güçlerimizin çekilmeleri tamamlandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>GÜÇLERİMİZİ ÇEKİYORUZ</p>

<p></p>

<p>İkinci adım; Kuzey Kürdistan ve Türkiye Metropollerinde gizli güçlerimiz var. Devlet de bu buna dair istihbarat alıyor. Devlet de bizden özel güçlerimizi çekmemiz talebinde bulundu –onlar bu güçlere Hezen Taybet diyor- bu süreçte, bu güçlerimizi de çekiyoruz. Gerekli talimat bu güçlere iletildi. Çekilmeleri için böyle bir çalışma var.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ÖNDER APO MEKTUBU İLE GERİ ÇEKTİK</p>

<p></p>

<p>17 Nisan 2021 yılında Güney Kürdistan yani Medya Savunma Alanlarına yönelik geniş çaplı işgal saldırıları başladı. Daha önce de Heftanin’e, Zap’a, Avaşin’e ve Xakurke’ye saldırılar oluyordu fakat bu kadar geniş çaplı değildi. 17 Nisan 2021’de geniş çaplı işgal için, büyük bir askerî hareketlilik başladı. Bu saldırılar ilk Metina’ya yönelik oldu; Zendura’da başladı. Metina’yı işgal etmek istiyorlardı fakat ilk saldırıdan bu yana altı yıl geçti. Bu bir buçuk yıldır savaş durmuş ama dört buçuk yıl Metina’yı zorla bizden almak için çabaladılar. Bunun için de her çeşit silahı bize karşı kullandı. Kimyasal kullandı, taktik nükleer kullandı ve her gün savaş uçaklarıyla saldırdılar. Irak’ın ve bölgedeki bazı güçlerin desteğini aldılar. Amaçları bizi oradan çıkarmaktı ama yapamadılar. ZAP ve Metina’dan çıkmamız için çok fazla ısrar ettiler. Geçen yıl Önder Apo bir mektup yolladı ve mektubunda ‘Sürecin önünün açılması için Zap’tan çekilebilirsiniz’ dedi. Bu esas üzerine biz de gücümüzü ZAP’tan çektik.</p>

<p></p>

<p>DEVLET VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRMELİ</p>

<p></p>

<p>Fakat halkımız bunu bilmeli; Metina ve Kuzey’den çekilmemiz için bizim de şartlarımız var ve bu şartlar ZAP için de geçerlidir. Şartlarımız şunlardır; Kuzey’deki ve Medya Savunma Alanlarındaki şehitliklerimiz korunacak, bakımını yapabilmeli, yeniden onarımdan geçirebilmeliyiz ve o alanlarda olan şehitlerimizi kolaylıkla toplayıp merkez şehitliğe getirebilmeliyiz. Şartlarımız bunlardı. Tabii esas olarak, onların da adım atması için bu adımları attık. Şehitler için devlet söz verdi ve bu sözü yerine getirmelidir.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>GEREKÇE KALMADI, ADIM ATMALI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bu esas üzerine biz de Metina’dan güçlerimizi çektik. Sizin de belirttiğiniz gibi, son olarak arkadaşlarımız 8 Ekim’de Metina’nın Bazyan köyünden orada olan arkadaşlarımızı konvoyla çektiler. Arkadaşlarımızı çekmemiz dört gün sürdü. Her gün bir alandan arkadaşlarımızı çektik. Böylece çekilme tamamlandı. Bize göre, artık Türkiye’nin elinde herhangi bir gerekçe kalmadı. Artık Türkiye’nin de adım atması gerekiyor. Eğer adım atmazsa ne arkadaşlarımızın ne halkımızın ne de bizim inancımız kalmayacaktır. “biz de yasa çıkarmışız” diyorlar. Yasa farklıdır. Bizim ilk şartımız şudur; Önder Apo’nun kendisi bu süreci yürütebilmeli ve bu süreçte rol oynayabilmeli. Eğer devlet Önder Apo hakkında yeni bir karar almazsa bu süreç yürümez. Bu çok açıktır ve bunu onlarca kez dile getirdik.</p>

<p></p>

<p>HALKI BUNA HAZIRLA</p>

<p></p>

<p>Önder Apo bu halkın önderidir. Bakın, 9 Ekim Komplosu’nun yıl dönümü vesilesiyle bütün Kuzey Kürdistan halkı binlerce, on binlerce kişiyle bu komployu kınadı ve Önder Apo’nun kendi iradeleri olduğunu sloganlarla belirttiler. Önder Apo bu halkın Başkanıdır. Eğer Başkan esir olursa, barış olmaz. Bir de Önder Apo bu süreci kendi inisiyatifiyle yürütüyor. Önder Apo bu hususta şunu söylüyor ‘ben tek başıma satranç oynuyorum. Ne örgüt ne de devlet oynuyor. Ben oynuyorum’. Bunu devlet ve DEM Parti heyetinin önünde söylüyor. Bunu hem bizim adım atmamız için söylüyor hem de devletin adım atması için söylüyor bunu. Fakat şimdiye kadar devlet adım atmadı. Devletin, Önder Apo’nun önünü açması gerekiyor. Neden? AKP diyor ki ‘halkımız bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyor fakat Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne hazır değil’. İyi, o zaman halkını buna hazırla. Her gün terörist başı diyorsunuz. Eğer siz öyle söylerseniz elbette halk ‘neden terörist başını (kendi deyimleriyle) özgür bırakıyorsunuz?’ der. Hâlbuki Türkiye, Önder Apo’nun bu iki yıldır yürüttüğü süreçten çok fazla istifade etti. Eli rahatladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>BASIN İLE GÖRÜŞSÜN</p>

<p></p>

<p>Türkiye Kürt sendromunu yaşıyordu, Türkiye’nin parçalanma sendromunu yaşıyordu. Şimdi o sendrom var mı? Yoktur. Her gün, ‘biz güçlü bir devletiz. Terörsüz Türkiye süreci tıkır tıkır işliyor’ diye propaganda yapıyorlar. Hani nerede tıkır tıkır işliyor? Önder Apo’nun basıncılarla görüşme yapması için, siyasetçilerle görüşmesi için, aydınlarla görüşmesi için önünü açın. Önü açılsın ki kendini izah etsin, Türkiye kamuoyuna izah etsin, Türkiye halkına hitap edebilsin. Ama bunun önünü kapatıyorlar ve bırakmıyorlar bunlar gerçekleşsin ve aynı zamanda da ‘Önder Apo hakkında adım atarsak süreç zora girer, karşı olanlar karşı harekete geçerler’ diyorlar ve bu gerekçelerle adım atmıyorlar. Biz, bunu doğru bulmuyoruz. O zaman durum böyleyse Önder Apo’nun önünü açın o kendisi durumu izah etsin. Ben buna inanıyorum eğer Türkiye halkları Önder Apo’nun bu süreci tek başına nasıl kendi inisiyatifiyle gerçekleştirdiğini bilse, bu sürecin Türkiye ekonomisine, siyasetine nasıl faydalı olduğunu ve Türkiye toplumunun bu yüzden psikolojisinin rahatladığını anlasa, Türkiye halkının kendisi ‘özgür olmayı hak etmiş’ diyecektir. Ama bu konuda bir şey yapmıyorlar, işte sorun da burada. Bazı AKP yetkilileri basında ‘bundan sonra gazeteciler İmralı’ya gidip gelebilir bunda hiçbir sorun yok’ dediler. Bunu iki ay önce söylediler ama bugüne kadar henüz bir şey yapılmadı. Türkiye Devleti adım atmadı.</p>

<p></p>

<p>İNSANLARIMIZ HALA ZİNDANDA&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İnsanlarımız hâlen zindanda. Bazıları 32 yıldır zindanda olanlar hâlen de bırakılmamışlar. Neden? ‘Siz hâlen pişman olmamışsınız’ diyorlar. Peki o insan nasıl pişman olacak? Bunun için 32 yıldır zindandadır. Örneğin Hatice Yıldız adında bir anne var, 77 yaşındadır. Sedye üzerinde zindana götürdüler. Ne suç işlemiş? Kızına para yollamış. Fakat kızına para yollamış adı altında diyorlar ‘sen örgüte para yollamışsın’. Hâlbuki kızına posta yoluyla, yani resmî olarak para yollamış. Türk devleti bu aklıyla, bu siyasetiyle ve karşıt diliyle sürecin önünü tıkıyor. Şunu söyleyebilirim süreç çok hassas bir dönemde. Biz sürecin ilerlemesi için adım attık artık adım atma sırası onlarda. İyi niyetimizi belirtmek diye bu üç adımı attık. Türkiye ile tekrardan savaşmaya niyetimiz olmadığını anlamaları için Kuzey’den ve mevzilerden güçlerimizi çektik. Aynı zamanda gizli güçlerimizi çektik. Bakalım artık Türkiye devleti bugünlerde ne yapacak?</p>

<p></p>

<p>BAHÇELİ’NİN SÖZÜ YERİNE GETİRİLMEDİ</p>

<p></p>

<p>Bu mesele terör meselesi değildir, mesele silah bırakma değildir; mesele Kürt meselesidir. 220 yıldır Kürtlerin, önce Osmanlılar ile şimdi de Türkiye Cumhuriyeti ile var. Bu sorunu çözecek misin, çözmeyecek misin? Bundan önce de söylemiştim; her şey başlangıçta gizlidir. Yani her süreçte, her konakta ilk adımlar önemlidir.Bu süreç de Devlet Bahçeli’nin, daha sonra da Önder Apo’nun çağrısı ile başladı. Her ikisinin de çağrısında çözüm var aslında. Devlet Bahçeli ‘Abdullah Öcalan partisini feshetsin, silahlı çatışmayı durdursun ve meclise gelip DEM Parti Grup Toplantısında konuşun. Ardına kadar ona umut hakkı tanınsın’. Şimdiye kadar Türk devleti bunu yaptı mı? Yapmadı. Önder Apo’nun gelip mecliste konuşma yapmasına izin verdi mi? Vermedi. Umut hakkını tanıdı mı? Tanımadı.</p>

<p></p>

<p>UMUT HAKKI TANINMALI</p>

<p></p>

<p>Avrupa Konseyi 12 yıldır Türkiye’nin Önder Apo’ya umut hakkı vermesi için karar almış ama Türk devleti bu hakkı vermiyor. Devlet Bahçeli’nin ve Önder Apo’nun konuşmasında çözüm var. Hatta Önder Apo saygıdeğer devrimci Sırrı Süreyya Önder’e şunu yazdırıyor; ‘bunun için hukuksal imkânlar ve hukuki adımlar olmalıdır. Bu belirleyicidir.’ Bu başlangıçtı ve bunun üzerinden yaklaşık iki yıl geçti ama hâlen o düzeye ulaşılmadı. Başlangıçta yapılan açıklamalar yüksek düzeyde ama yapılanlar o düzeyde değil. Bundan dolayı da süreç çok ağır ve tek taraflı ilerliyor. Bu böyle olmaz.</p>

<p></p>

<p>HER ZAMAN DİRENİŞ KALESİ OLACAKTIR</p>

<p></p>

<p>Kandil’den çekilme meselesi ise; Kandil tüm Kürtler için kutsal bir yerdir. Tarihin tüm anlarında direniş kalesidir. Zagros dağlarıdır. Eğer gerilla çekilse de yurtseverler orada kalacaktır. Sahipsiz kalmaz. Her zaman Kürtler tarafından korunacak. Bizim umudumuz da hep korunması yönündedir. Hiç kimsenin ‘Kandil’e ne olacak kaygılarına girmesine gerek yoktur’. Kandil kendisi olarak kalacaktır. Her zaman özgür Kürtlerin yeri olacaktır, her zaman direniş yeri olacaktır. Bu vesile ile Kandil halkını kadınıyla, erkeğiyle, küçüğüyle, büyüğüyle tek tek hepsini saygı ve hürmetle selamlıyorum. Bunlar gerçekten yurtsever insanlardır. Yıllardır Kandil’de arkadaşlarımız ile beraber yaşıyorlar. Şimdiye kadar onlardan razıyız. Sadece dağları yüksek, direniş kaleleri değil; toplumu da direnişçi, yurtsever bir toplumdur. Onlara binlerce selam olsun.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TOP TÜRKİYE DEVLETİ TARAFINDADIR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sürece dair de tam olarak ne olacağı belli değil. Top Türkiye Devleti tarafındadır ve bekliyoruz. Bu attığımız son üç adımla top artık Türkiye Devleti tarafında. Bakalım artık onlar topu nasıl kullanacak. Önder Apo’nun önünü açma konusunda hukuki yasa çıkarmaları gerekiyor. Örneğin, çıkardıkları yasa ile ‘gelin silahları bırakın’ diyorlar. Tamam, silahı bıraktıktan sonra gerilla ne yapacak? Gerilla silah bıraktıktan sonra gidip siyasi çalışma yürütmesi gerekiyor. Halkımız şunu bilsin biz mücadeleyi bırakmadık.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>MÜCADELEYİ BIRAKMADIK, YÖNTEM DEĞİŞTİRİYORUZ</p>

<p></p>

<p>Biz demokratik siyaset ile amacımıza ulaşacağımıza inanıyoruz. Bundan dolayı da yöntem değiştiriyoruz. Silahlı savaştan, demokratik siyasete geçiyoruz. Her bir kadromuz gerilladır; her gerilla da bir kadrodur. Gerilla yarın Amed’e ya da Merdin’e gidecek. Bugün oradan silahla geldi, yarın silahsız dönecek. Döndüğünde de köylerde, mahallelerde, şehirlerde, yani halkın içinde çalışma yürütmesi gerekiyor. Bilimsel çalışmalar, örgütsel çalışmalar ve silahsız siyasi çalışmalar geliştirmelidir. Her şeyden önce bunun imkânı olacak mı, olmayacak mı bunu anlamamız lazım. Gerekli olan yasa çıkarılacak mı çıkarılmayacak mı? Hem Önder Apo için hem de gerillanın dönüşü için yasanın tamamlanması lazım. Eğer böyle olursa süreç ilerler.</p>

<p></p>

<p>OLAYLAR BİR PROJEDİR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Suriye’de Kürtler, Araplar, Mesihiler, Ermeniler, Asuri-Süryan, Dürzi, Alevi olmak üzere birçok ulus ve inanç vardır. Fakat onlar hepsini bir kalıba koymak istiyorlar. Hani kendilerini İslami bir iktidar olarak tanımlıyorlardı? İslamiyet’te dil yasak değildir. Bütün toplumların dillerini Allah vermiş. Allah’ın insanlara verdiği dili niye yasaklıyorsun? Belli ki burada dürüst ve doğru olmayan bir yaklaşım var. Bazı şeyler Rojava’ya dayatılmaktadır. Son birkaç gündür televizyonda gördüğümüz Heseke’de yaşanan olaylar bir projedir. Bazı taraflar ‘bu provokasyondur‘ dediler. Bu doğrudur. Fakat bir projedir. Rojava Devrimi, Demokratik Ulus perspektifini geliştirdi. Suriye’de Kürtler, Demokratik Ulus perspektifiyle temel siyasi güç olabilir. Heseke’de gelişen olaylarla, Demokratik Ulus siyasetini çürütmek istiyorlar. Bakın, daha önce kendine milliyetçi diyen bazı Kürt tarafları da çürütmek istiyorlardı. Şimdi de Reqa, Şedadê gibi yerlerde örgütlenen bazı kimseler gelip Heseke’de yürüyüş yapıyor, halkların karşı karşıya gelmesini istiyorlar. Halkların kardeşliği veya Demokratik Ulus perspektifini çürütmek, yenmek istiyorlar; halklar arası savaş çıkarıp Kürtleri yalnız bırakmak istiyorlar.</p>

<p></p>

<p>ELLERİNİ ROJAVA’DAN ÇEKSİN</p>

<p></p>

<p>Bu, bir siyaset, bir projedir. Bu işin içinde kimin parmağı var, çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum. Fakat bir sözüm var; Türk devleti ‘Kürt ve Türk halkları arasında kardeşliği geliştirmek istiyoruz’ diyor. Hatta ‘Kürt, Türk ve Arap halkları arasında kardeşliği geliştirmek istiyoruz’ diyor. Eğer Türk devleti bu sözünde samimiyse ve gerçekten de bizimle bir barış süreci geliştirmek istiyorsa, en başta Türkiye sınırları dışında olan Kürtlere karşıtlık yapmamalıdır. Bu bir. İkincisi, ellerini Rojava Kürtlerinin üzerinden çekmesi gerekiyor. Tekrar söylüyorum; Türk devleti, ellerini Rojava Kürtleri’nin üzerinden çekmelidir. Mesela oradaki Kürtler, Türkiye’den ne azaltacaklar? Ben bu kadarını söylüyorum.</p>

<p></p>

<p>SURİYE’NİN BOZULMASINA NEDEN OLABİLİR</p>

<p></p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı’na da sesleniyorum; ülkende hâkim isen hâkimiyetine sahip çıkmalısın. Ülkeniz üzerinde farklı projeler yürütülmemelidir. Kürtlerle birlikte Suriye’nin birliğini kuracaksanız, bu biçimde provokasyonlara zemin sunulmamalıdır. Bu konuda, herkese çağrımız, duyarlı olunmasıdır. Yani herkes karşıtlık için, ırkçılık için, katliam için değil, halkların kardeşliği, barış için çabalamalıdır. Biz ırkçılığa karşıyız. Fakat belli ki Suriye’de böyle tehlikeli bir proje var. Bu Suriye’nin bozulmasına neden olabilir. Çünkü bazı taraflar da var; sadece Türk ve Araplar değil. Fakat bu projeyi geliştirenler, Suriye halklarının dostları değillerdir. Suriye halklarının dostlarının Suriye halklarının birliğini ve yine Suriye halklarının arasındaki barışı koruması gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>İKİNCİ LOZAN’I ESAS ALMAK İSTİYORLAR</p>

<p></p>

<p>Bölgede yürütülen siyasette Kürt halkı arka plana itiliyor. Suriye’de QSD’ye rol verilmemesi tüm Kürtler için bir işaretti aslında. Bölgenin yeniden dizaynında tekrardan Lozan çizgisini esas almak istiyorlar. Yani ikinci Lozan’ı gerçekleştirmek istiyorlar ve Kürtlere belirleyici ya da birinci sırada yer vermek istemiyorlar. Şimdi böyle gözüküyor. Bu politikaları yürüten hâkim gücü eleştirebiliriz? Yapılanlar haksızlıktır, yanlıştır ve eleştirmek gerekir. Fakat bir yandan da kendimizi sorgulamalıyız. Bunun sorumlusu biz Kürtlerin kendisiyiz, Kürtlerin kendi siyasetleridir. Eğer Kürtlerin siyaseti böyle dağınık ve her biri kendi kafasına göre olursa, başkaları da onu saymaz. Bunun sorumluları bizleriz.</p>

<p></p>

<p>ULUSAL ÇIKAR İLK SIRADA OLMALI</p>

<p></p>

<p>Bölgede savaşın ve yeniden dizaynın olduğu bu tarihî ve önemli bir çağda, kesinlikle ama kesinlikle ortak bir stratejinin olması lazım. Fakat bizde o yok. Şimdi bölge ve dünya devletleri Kürtlerle oynuyorlar. Neden? Çünkü Kürt nereye gitse birbirleri üzerine konuşuyorlar. Bu herkes için bir utançtır. Böyle olmaması gerekiyor. Bıçak kemiğe dayanmış; bu yüzden de dört parça Kürdistan’da şehit kanlarıyla elde edilen kazanımların korunması ve bu toprakların en kadim ulusu olan Kürtlerin özgür yaşaması için gerekli olan her şeyi yapmalıyız. Hiç kimse örgütünün çıkarına göre davranmamalıdır. Ulus çıkarı ilk sırada yer almalıdır. Bunu hep söylüyoruz ama pratikte yok. Gerçek böyledir. Bundan dolayı da şimdiki pozisyon çok iyi değil. Çünkü yarının ne olacağı belli değil. Örneğin yukarıda da belirttiğim gibi, Rojava savaşından sonra gördük ki Doğu Kürdistan Kürtleri arka plana itildi.</p>

<p></p>

<p>ORTAK BİR STRATEJİDE BİR ARAYA GELMELİYİZ</p>

<p></p>

<p>Bu, Güney Kürdistan için de geçerlidir. Mesela Amerika güçleri çekildi, hava savunma çekildi. Kürtlerin kendi kendini savunabilmesi gerekiyor. Ben şunu söylüyorum; Kürtler olarak ortak bir stratejide bir araya gelmemiz gerekiyor. Ulusal birliğin oluşturulması biraz zor. Tümden birlik değil. Önder Apo ‘Demokratik Ulusal Birlik’ dedi. Benim anladığım, birbirimizin her şeyini kabul etmeyiz belki ama bazı şeylerini kabul etmeliyiz. Örneğin, bir stratejide birleşebiliriz fakat bazı şeylerde birleşemeyebiliriz. Ama eksen ve strateji bir olsun ve tekrardan farklı hareket edilebilir. Bir strateji üzerinde Demokratik Ulusal Birlik gereklidir. Eğer böyle olmazsa bu süreçte Kürt hiçbir şey yapamaz ve gittikçe geriler. Çünkü hâkim güçler Kürtleri ikinci sıraya almak istiyorlar. Tom Barrack’ı herkes dinliyor, benim bir şey söylememe gerek yok. Ben kendisiyle görüşmedim ama birçok kişi onunla görüşmüş. Bugün hâkim siyasetin bölgede ne yapmak istediği bellidir; merkezî devlet sistemini güçlendirmek istiyorlar. Çabaları bu esas üzerinedir ve bizi esas aktör olarak görmüyorlar. Bunun için, artık bunu görüp ortak bir strateji oluşturmamız gerekiyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>BİRLİK OLURSA KÜRTLER KENDİLERİNİ KORUYABİLİR</p>

<p></p>

<p>Önder Apo ‘ortak Kürt aklı olmalıdır’ diyor. Eğer bu olursa, ben şuna inanıyorum; Kürt kendini koruyabilir, siyaset yapabilir, bölgede esas aktör olabilir. Hâlen de bunun imkânları var ve her şey tamamıyla bitmemiştir. Evet geç kalmışız ama her şey bir bütünüyle gitmiş değil. Şunu da söyleyeyim; Kürtler kendi tekniğini de, teknolojisini de ve yapay zekâsını da geliştirebilir. Her şey de gelişebilir neden gelişmesin? Şimdi ‘Güney Kürdistan’ın hava savunma sistemi kalmamış’ diyorlar. Kürtler kendi savunma sistemini yapabilir.</p>

<p></p>

<p>KARA YARA: BİRLİK OLAMAMA&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Başurê Kurdistan’da iki yıldır hükümet oluşturulamaması doğru değildir. Ağır konuşmak istemiyorum ama bu önemli bir eksikliktir ve bu eksikliği aşmak lazım. Dünya devletlerinin aralarında dünya savaşı oluyor, beraber oturup tartışmalar yürütüyorlar ve bazı konularda anlaşıyorlar. Ama niye Kürtler birbirleri ile anlaşamıyorlar? Eskiden Bosna-Hersek tıkanmış bir konuydu yıllarca çözülemedi. Bazı sorunlar çözülemeyince ‘Bosna-Hersek meselesine döndü’ deniliyordu. Bosna-Hersek meselesi bile çözüldü. Kürt Meselesi tedavi edilemeyen kara bir yara olarak kaldı. Kürt meselesinin kara yarası nedir? Birlik olamamaktır. Bu kara yaranın ilacı var o da ortak stratejidir.</p>

<p></p>

<p>YÖNÜMÜZÜ İŞİD İLE SAVAŞMAYA VERDİK</p>

<p></p>

<p>Herkes IŞİD’den kaçıyordu, devletler bile IŞİD’den korkuyordu. Ama biz yönümüzü IŞİD ile savaşmaya verdik. Neden? Çünkü Önder Apo çerçeveyi net koymuştu; Êzidi halkını korumak, hareket olarak bizim için önemlidir. Ahlaki ve vicdanidir. Bu bir tarafa, Êzidilik Kürt ulusunun köküdür, bundan dolayı da korumamız lazım. Bu hakikati tüm Kürtler olarak da görmemiz lazım fakat Irak devleti de bunu görmelidir. Êzidi toplumu birçok saldırıyla jenositle yüz yüze kalmıştır bundan dolayı da kendi öz savunma gücü olmalıdır. Şimdi Şengal’de YBŞ gücü var, bu güç savaşta kurulmuş ve kendini ispatlamıştır. Zamanında oluşması için biz de yardım ettik ve bu gizli bir şey değildir. Zaten bizim inancımız şudur; Êzidi halkı korunmalıdır. Ama biz de biliyoruz ki biz her zaman orayı koruyamayız ama onlar kendilerini koruyabilirler. Biz de bunun için yardım ettik, bizimkisi sadece yardımdı. Şimdi onların YBŞ ve YJŞ güçleri var. Onlar koruyabilirler.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>RESMİYET VERİLMELİ</p>

<p></p>

<p>Irak devletinin de onlara bu resmiyeti vermesi gerekir; yani yerel ve özgün Şengal savunma gücü olmalı. Bu Êzidi halkının hakkıdır. Aynı zamanda Irak yasasında da böyle şeyler, var yok değil. Bütün Kürt tarafları Özgürlük Hareketi olarak, KDP olarak, YNK olarak, tüm Güney Kürdistan güçleri olarak -Şengal de Güney Kürdistan’ın bir bölümüdür- hem de Irak Devleti bunu göz önünde bulundurmalıdır. Eğer Êzidilere özgü bir gücü sen resmileştirirsen bu sadece askerî bir güç anlamına gelmez, aynı zamanda bu yaşama umudu anlamına geliyor. Êzidi toplumunun dayanabileceği bir güç ve yaşam garantisi gibi rollerinin de olması gerekiyor. Sadece askerî bir güç değil, aynı zamanda toplumun etrafında toplandığı yaşam ağacı gibi olması gerekiyor. Bizim görüşlerimiz bu yöndedir.</p>

<p></p>

<p>ÖZERKLİĞİNİ KABUL EDECEK</p>

<p></p>

<p>Irak Hükümeti ve YBŞ-YJŞ arasında bazı görüşmeler gerçekleşmiş. Duyumlarımıza göre görüşmeler şu çerçevede gelişmiş; demokratik entegrasyon gerçekleşecek. Nasıl? YBŞ, Irak ordusunun hâkimiyetini kabul edecek ama Irak da YBŞ’nin bölgedeki özerkliğini kabul edecek. Bu çerçevede ilerlemelerin olduğunu fakat daha imzaların atılmadığını duyduk. Bu şekilde YBŞ artık Irak Ordusuna bağlı özerk ve özgün bir parçası olacak. Yani böyle bir entegrasyon gelişirse iyi olur. Biz de bunu destekliyoruz ve bu konuda üzerimize düşen bir şey olursa da hazırız.</p>

<p></p>

<p>ARTIK KARŞITLIK YAPMAK İSTEMİYORUZ</p>

<p></p>

<p>Bizim Türk devleti ile de güven esasları üzerine yan yana gelmemiz gerekir. Yani biz Türklere karşı sadece silahlı savaş stratejisini durdurmadık. Aynı zamanda Türkiye’ye karşı karşıtlığımızı da durdurduk. Biz artık Türkiye Devleti karşıtlığı yapmak istemiyoruz. Artık Türkiye ile yeni bir sayfa açmak istiyoruz. Ben bunu Kürt partileri için de söylüyorum. Türk devleti ile de artık savaş son bulmalı. Ne isyan ne de inkâr ve imha. Türk devleti artık Kürtleri inkâr etmemeli ve hedefinde imha olmamalıdır aynı zamanda asimilasyon da olmamalıdır. Kürt de artık isyan etmemelidir. O kadar yıl savaş oldu artık sonlandırılmalıdır. Savaş lazım olan şeyleri yaptı. Bundan sonra artık diyalog olmalıdır, siyaset olmalıdır. Önder Apo buna inandığı için bu süreci başlattı ve biz de buna inanıyoruz.</p>

<p></p>

<p>GÜVENSİZLİK KORKU YARATIYOR</p>

<p></p>

<p>Kürt tarafı olarak karşıtlığı ve silahlı savaşı sonlandırmak istiyoruz. Ama Türk tarafı bize bu güveni vermiyor veya güven artıracak yaklaşımlarda bulunmuyor. Diyalog yürütürken bile bize ‘siz bunu yapın biz de bunu yapacağız’ diyorlar. Hâlbuki sen yüz yıllık bir sorunu çözmek istiyorsun. Bunun için de biraz güven verici yaklaşımlar olmalıdır. Siz bir devletsiniz, güven yaratmalısınız. Her şey karşıt sözler sarf etmekle olmaz. Böyle bir sorun biz ve Türk devleti arasında var. Güven yaratmaya ihtiyaç var; zayıftır. Bu da korku yaratıyor.”</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 12:41:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/karayilan-artik-top-turkiye-devleti-tarafindadir-h108562.html">Karayılan: Artık top Türkiye devleti tarafındadır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kobanide-iki-kadin-komutan-emniyet-birimlerinin-basina-getirildi-h108561.html</link>
		<title>Kobanide iki kadın komutan emniyet birimlerinin başına getirildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İki Kürt kadın komutan  Kobani’de yeni görevlere atandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik&nbsp;Suriye&nbsp;Güçleri&nbsp;(DSG)&nbsp;ile&nbsp;Şam&nbsp;yönetimiarasında&nbsp;yürütülen&nbsp;entegrasyon&nbsp;süreci&nbsp;kapsamındaKobani’de&nbsp;emniyet&nbsp;birimlerinde&nbsp;yeni&nbsp;görevlendirmeleryapıldı.&nbsp;Daha&nbsp;önce&nbsp;DSG&nbsp;ve&nbsp;kadın&nbsp;birlikleri&nbsp;YPJbünyesinde&nbsp;görev&nbsp;alan&nbsp;iki&nbsp;kadın&nbsp;komutan,&nbsp;kenttekiemniyet&nbsp;birimlerinin&nbsp;başına&nbsp;getirildi.</p>

<p>Kuzey&nbsp;ve&nbsp;Doğu&nbsp;Suriye&nbsp;İç&nbsp;Güvenlik&nbsp;Güçleri&nbsp;tarafındanyapılan&nbsp;görevlendirmeler&nbsp;kapsamında&nbsp;Feyrûz&nbsp;Xelîl,Kobani&nbsp;Emniyet&nbsp;Müdürü&nbsp;olarak&nbsp;atanırken&nbsp;Dicle&nbsp;Bozan(Ali)&nbsp;ise&nbsp;İnsan&nbsp;Kaçakçılığıyla&nbsp;Mücadele&nbsp;ŞubesiMüdürlüğü&nbsp;görevine&nbsp;getirildi.</p>

<p>Yeni&nbsp;görevlendirmelerin,&nbsp;DSG&nbsp;bünyesindeki&nbsp;askeri&nbsp;vegüvenlik&nbsp;yapılarının&nbsp;Suriye&nbsp;devlet&nbsp;kurumlarınaentegrasyonu&nbsp;çerçevesinde&nbsp;gerçekleştirildiğibelirtildi.</p>

<p>Atamalarla&nbsp;birlikte,&nbsp;daha&nbsp;önce&nbsp;askeri&nbsp;ve&nbsp;sahadakigörevleriyle&nbsp;öne&nbsp;çıkan&nbsp;kadın&nbsp;kadroların&nbsp;yerel&nbsp;emniyetbirimlerinde&nbsp;görev&nbsp;alması&nbsp;öngörülüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 09:06:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kobanide-iki-kadin-komutan-emniyet-birimlerinin-basina-getirildi-h108561.html">Kobanide iki kadın komutan emniyet birimlerinin başına getirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/imf-den-turkiye-icin-enflasyon-tahmini-h108560.html</link>
		<title>IMF&amp;#039;den Türkiye için enflasyon tahmini</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisine dair beklentilerini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dünya ekonomisiyle ilgili ekim raporuna göre IMF, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7, gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesini bekliyor.</p>

<p>IMF’nin Türkiye’yle ilgili büyüme tahmini temmuzda 2026 için yüzde 2,9, 2027 için yüzde 3,6’ydı.</p>

<p>Kurumun enflasyon tahmini 2026 sonu için yüzde 31,2 ve 2027 sonu içinse yüzde 26,5.&nbsp;</p>

<p>Türkiye’de yıllık enflasyon şu an yüzde 29,73.</p>

<p>IMF, nisanda Türkiye’de enflasyonun 2026’da yüzde 28,6, 2027’de yüzde 21,4 olmasını beklediğini açıklamıştı.</p>

<p>Kurum, küresel enflasyonun 2026’da yüzde 4,7’ye yükselmesini, 2027’de yüzde 4,1’e gerilemesini bekliyor. 2026 tahminine&nbsp;‘enerji ve gıda fiyatlarının geçici etkisi’gerekçe gösterildi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 09:05:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/imf-den-turkiye-icin-enflasyon-tahmini-h108560.html">IMF&amp;#039;den Türkiye için enflasyon tahmini</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/birikimleri-fonlarda-kalan-ak-parti-ve-mhp-milletvekilleri-isyanda-h108559.html</link>
		<title>Birikimleri fonlarda kalan AK Parti ve MHP milletvekilleri isyanda!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Fon tasfiyelerine ilişkin kanun teklifi, birikimleri fonlarda kalan milletvekillerini de memnun etmedi. AK Parti ve MHP’li mağdur vekillerin, anaparanın tamamının korunmasını istediği öğrenildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Fon tasfiyelerine ilişkin kanun teklifi, yarın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek. Teklif; yalnızca 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme olanağı tanıması, ödemeler için tarih ve tam tazmin güvencesi vermemesi nedeniyle eleştirilerin odağı oldu. Komisyon görüşmeleri öncesinde teklifin, fon mağduru milletvekilleri arasında da itirazlara neden olduğu öğrenildi.</p>

<p>YETERSİZ BULDULAR</p>

<p>Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre, AK Parti ve MHP’den kendilerinin veya ailelerinin birikimleri fonlarda kalan milletvekilleri, teklifi mağduriyetlerin giderilmesi açısından yetersiz buldu. İtirazların odağında, anaparanın tamamının geri ödenmesine ilişkin güvence talebi yer aldı. Mağdur vekilleri, “Anapara ödeme garantisi verilmeyen hiçbir politik söylem, vatandaşı da memnun etmez” değerlendirmesini dile getiriyor.</p>

<p>‘TÜM ŞÜPHELİ İŞLEMLER, GERİYE DÖNÜK ARAŞTIRILSIN’</p>

<p>Mağdur vekillerin beklentileri dört başlıkta toplandı. Öncelikli talep, tasarruf sahiplerinin anaparalarının tamamının korunması ve kayıpsız geri ödeme için tam güvence sağlanması oldu. Teklifin 4. maddesinin ikinci fıkrasının da değiştirilmesi istendi. Ödemelerde, değer kaybına uğrayan güncel fiyatlar yerine tasfiye öncesindeki 16 Eylül referans fiyatının esas alınması gerektiği belirtildi. Bir diğer talep ise haksız kazançlardan kesilen yüzde 17,5 oranındaki stopajın bir havuzda toplanarak mağdurlara ek ödeme kaynağı olarak kullanılması oldu. Ayrıca olağandışı kâr elde edilen tüm şüpheli işlemlerin geriye dönük araştırılması istendi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 08:44:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/birikimleri-fonlarda-kalan-ak-parti-ve-mhp-milletvekilleri-isyanda-h108559.html">Birikimleri fonlarda kalan AK Parti ve MHP milletvekilleri isyanda!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/panamada-61-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-h108558.html</link>
		<title>Panamada 6.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Panama’nın güneyi, pazartesi akşamı meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremle sarsıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD&nbsp;Jeolojik&nbsp;Araştırmalar&nbsp;Merkezi’nin&nbsp;(USGS)&nbsp;ilkverilerine&nbsp;göre&nbsp;deprem,&nbsp;yerel&nbsp;saatle&nbsp;18.20&nbsp;sıralarında,ülkenin&nbsp;güneyindeki&nbsp;Río&nbsp;Grande’nin&nbsp;yaklaşık&nbsp;18kilometre&nbsp;batısında&nbsp;meydana&nbsp;geldi.</p>

<p>Yerin&nbsp;yaklaşık&nbsp;10&nbsp;kilometre&nbsp;derinliğinde&nbsp;kaydedilendepremde,&nbsp;ilk&nbsp;belirlemelere&nbsp;göre&nbsp;can&nbsp;kaybı&nbsp;veyamaddi&nbsp;hasar&nbsp;yaşanmadı.</p>

<p>Cuma&nbsp;günü&nbsp;7.7&nbsp;ve&nbsp;6.6&nbsp;büyüklüğünde&nbsp;iki&nbsp;depremmeydana&nbsp;gelmişti</p>

<p>Son&nbsp;sarsıntı,&nbsp;Panama’nın&nbsp;güneyinde&nbsp;cuma&nbsp;günümeydana&nbsp;gelen&nbsp;iki&nbsp;güçlü&nbsp;depremin&nbsp;ardındankaydedildi.&nbsp;Bölgede&nbsp;önce&nbsp;7.7,&nbsp;ardından&nbsp;6.6büyüklüğünde&nbsp;deprem&nbsp;meydana&nbsp;gelmiş,&nbsp;busarsıntıların&nbsp;ardından&nbsp;artçı&nbsp;depremler&nbsp;yaşanmıştı.</p>

<p>Önceki&nbsp;depremler,&nbsp;merkez&nbsp;üssüne&nbsp;yakın&nbsp;bölgelerdebazı&nbsp;binaların&nbsp;çökmesine&nbsp;neden&nbsp;olmuş,&nbsp;ülkenin&nbsp;çeşitlikesimlerinde&nbsp;tahliye&nbsp;işlemleri&nbsp;gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;ise&nbsp;Villa&nbsp;de&nbsp;los&nbsp;Santos&nbsp;kentinde&nbsp;birkilisenin&nbsp;kulesinde&nbsp;deprem&nbsp;nedeniyle&nbsp;hasar&nbsp;meydanagelmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 08:42:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/panamada-61-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-h108558.html">Panamada 6.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/etimesgut-belediyesi-ne-operasyon-baskan-yardimcilari-dahil-h108557.html</link>
		<title>Etimesgut Belediyesi&amp;#039;ne operasyon: Başkan yardımcıları dahil 25 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Etimesgut Belediyesi’ne düzenlenen yeni operasyonda belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır dahil 25 personel gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Belediyeye&nbsp;‘ihaleye fesat karıştırma’,&nbsp;‘irtikap’&nbsp;ve&nbsp;‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’&nbsp;suçlamalarıyla soruşturma başlatılmış, 3 Ağustos’ta belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu dahil 40 kişi tutuklanmıştı. Beşikçioğlu aynı gün görevden uzaklaştırılmıştı.</p>

<p>Bugün (12 Eylül) soruşturma kapsamında ikinci operasyon düzenlendi. Hakkında yakalama kararı bulunan 25 kişi de gözaltına alındı. O isimler arasında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır da var.&nbsp;</p>

<p>Belediye, 10 Ağustos’ta başkan vekili seçimine gitmiş; CHP’nin adayı Seda Dilber, Cumhur İttifakı meclis üyelerinin desteğiyle YENİ Parti adayı Mehmet Özdemir’i geride bırakarak Etimesgut Belediye Başkan Vekili seçilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 08:41:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/etimesgut-belediyesi-ne-operasyon-baskan-yardimcilari-dahil-h108557.html">Etimesgut Belediyesi&amp;#039;ne operasyon: Başkan yardımcıları dahil 25 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-dahil-34-ilde-saganak-yagis-bekleniyor-yedisine-sari-kodlu-h108556.html</link>
		<title>İstanbul dahil 34 ilde sağanak yağış bekleniyor: Yedisine sarı kodlu uyarı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bugün İstanbul dahil 34 ilde sağanak yağış bekleniyor. Bu illerden yedisi sarı kodla uyarıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM)uyarıları şöyle:</p>

<p>Sarı kodlu sağanak yağış</p>

<p>Balıkesir, Çanakkale, Edirne, İzmir, Kırklareli, Manisa, Tekirdağ&nbsp;</p>

<p>Yağış beklenen diğer iller</p>

<p>Bursa, İstanbul, Denizli, Muğla, Adana, Antalya, Burdur, Hatay, Ankara, Çankırı</p>

<p>Eskişehir, Bolu, Düzce, Kastamonu, Zonguldak, Amasya, Rize, Samsun, Trabzon, Erzurum</p>

<p>Kars, Malatya, Van, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa</p>

<p>Yağışın Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa’nın batı ilçeleri, Aydın, Muğla ve Şanlıurfa kuvvetli olması bekleniyor.</p>

<p>Toz taşınımına karşı da sarı kodlu uyarı</p>

<p>Dokuz il de toz taşınımına karşı sarı kodla uyarıldı. O iller şunlar:</p>

<p>Adıyaman, Gaziantep, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Mardin, Şanlıurfa, Kilis, Batman</p>

<p>Suriye kaynaklı toz taşınımının öğle saatlerine kadar devam etmesi bekleniyor. Bu, hava kalitesinde azalma, çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalara neden olabilir.</p>

<p>Hava sıcaklığı düşecek</p>

<p>Hava sıcaklığının yurt genelinde 1-3 derece azalacağı, iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri civarında, yurdun doğusunda normallerinin 2-4 derece altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Meteorolojinin renk kodları ve anlamı ne?</p>

<p>Yeşil:&nbsp;Uyarı yapılmasını gerektiren meteorolojik hadise tahmin edilmemekte.</p>

<p>Sarı:&nbsp;Hava durumu potansiyel tehlikelidir. Tahmin edilen meteorolojik hadise olağandışı olmamakla birlikte, meteorolojik şartlardan etkilenebilecek faaliyetler konusunda dikkatli olunmalı.</p>

<p>Turuncu:&nbsp;Hava durumu tehlikeli. Tahmin edilen meteorolojik hadise sıklıkla görülmemekte. Hasar ve kayıpların oluşması muhtemel. Çok tedbirli olmalı, güncel meteorolojik koşullar ve tahminler takip edilmeli.</p>

<p>Kırmızı:&nbsp;Hava durumu çok tehlikeli. Son derece kuvvetli bir meteorolojik hadise tahmin edilmekte. Büyük hasar ve kayıpların oluşması muhtemel. Bu hadiseler çoğu durumda geniş bir alan üzerinde hayatı tehdit eder. Güncel meteorolojik koşullar ve tahminler sıklıkla takip edilmeli.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 08:39:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-dahil-34-ilde-saganak-yagis-bekleniyor-yedisine-sari-kodlu-h108556.html">İstanbul dahil 34 ilde sağanak yağış bekleniyor: Yedisine sarı kodlu uyarı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-husiler-cok-yanlis-yapiyor-h108555.html</link>
		<title>Trump: Husiler çok yanlış yapıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’a saldırılar düzenleyen İran destekli Husilerin ‘çok yanlış yaptığını’ söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ohio’da düzenleyeceği seçim mitingi için Beyaz Saray’dan ayrılırken soruları yanıtlayan Trump, son günlerde Suudi Arabistan’a saldırılarını artıran Husilerle ilgili soruya&nbsp;“Yanlış işler yapıyorlar hem de çok yanlış. Bu durum hiç iyi değil”diye yanıt verdi.</p>

<p>Trump soru üzerine Husi saldırılarının 3 Kasım’daki ABD ara seçimlerini nasıl etkileyeceğini bilmediğini söyledi:&nbsp;“Bunu hesaba katmıyorum. Tek bildiğim, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağı ve bu durumun artık gerçekleşmiş olduğu. Asla nükleer silaha sahip olmayacaklar. Ancak Husiler yanlış davranıyorlar.”</p>

<p>ABD başkanı, 2018’de Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’in ABD’nin askeri desteği olmadan iki haftada iktidarını kaybedebileceğini söylemişti:&nbsp;“Kral Salman’ı severim ama ona dedim ki:&nbsp;‘Bak Kral, biz seni koruyoruz. Biz olmazsak iki haftaya burada olmayabilirsin. Kendi ordunu kendin ödemelisin, ödemeye mecbursun’…”</p>

<p>Riyad’da üç patlama sesi</p>

<p>Husiler şu anda Yemen topraklarının yaklaşık dörtte birini ve ülke nüfusunun yüzde 80’ini kontrol ediyor. İran destekli silahlı grup ülkenin tamamını ele geçirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Son saldırılar, Husiler ile Suudi liderliğindeki güçler arasında 2022’de varılan geçici ateşkesin temmuzda çökmesinin ardından geldi.</p>

<p>En son başkent Riyad’da dün (12 Ekim) üç ayrı patlama sesi duyuldu. Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü’nün erken uyarı sisteminin devreye girdiğini bildirdi, daha sonra da tehlikenin geçtiği açıklandı.</p>

<p>Husiler dün (12 Ekim) yolcuları Suudi Arabistan havaalanlarını ve hava sahasını kullanmamaları konusunda uyarmıştı. Nitekim Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na&nbsp;düzenlenen son iki saldırıda 14 kişi ölmüştü.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 26 08:38:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-husiler-cok-yanlis-yapiyor-h108555.html">Trump: Husiler çok yanlış yapıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tayfun-kahraman-yeniden-yargilanmamin-onunun-acilmasini-bekliyorum-h108554.html</link>
		<title>Tayfun Kahraman: Yeniden yargılanmamın önünün açılmasını bekliyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yeniden yargılanmasına hükmettiği Tayfun Kahraman, “Yeniden yargılanmamın önünün açılmasını ve masumiyetimi mahkeme huzurunda kanıtlama hakkıma kavuşmayı bekliyorum” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Kahraman, 25 Nisan 2022’den bu yana tutuklu. AYM, 31 Temmuz 2025’te Kahraman’ın&nbsp;‘hakkaniyete uygun yargılanma hakkı’nın ihlal edildiğine karar vermişti.</p>

<p>Kararın bir örneği&nbsp;‘hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali’nin ortadan kaldırılması için İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Yerel mahkeme 6 Kasım 2025’te Kahraman’ın yeniden yargılama ve tahliye talebini reddetmiş, gerekçesinde AYM’yi&nbsp;“Süper temyiz mahkemesi değil”&nbsp;diyerek hedef almıştı.</p>

<p>Bunun üzerine Kahraman’ın avukatı İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulunmuş, bu mahkeme de itirazı reddetmişti. Kahraman, 27 Kasım’da ikinci kez AYM’ye başvurmuştu.</p>

<p>AYM, Kahraman’ın önceki ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle yaptığı bireysel başvuruda 2 Nisan’da yeniden ihlal kararı verdi. 2 Nisan tarihindeki ihlal kararı 6 Ekim’de&nbsp;Resmi Gazete’de&nbsp;yayınlandı.&nbsp;Kahraman’ın yeniden yargılanmasına, 100 bin lira tazminat ve 45 bin 64 lira 40 kuruş yargılama gideri ödenmesine karar verildi.</p>

<p>AYM kararı yerel mahkemeye gönderdi</p>

<p>Kararın yayınlanması ardından Kahraman X’ten açıklamasında şunları söyledi:</p>

<p>“Adil yargılanma hakkımın ihlaline ilişkin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından geçen haftadan bu yana yaşanan gelişmeleri içinde bulunduğum şartların elverdiği ölçüde avukatlarımla takip etmekteyim.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, kararın uygulanması gereğini anlatan aşağıda paylaştığım üst yazıyı İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.</p>

<p>Yeniden yargılanmamın önünün açılmasını ve masumiyetimi mahkeme huzurunda kanıtlama hakkıma kavuşmayı bekliyorum.</p>

<p>Bu süreçte adalet ve hak arayışıma ortak olan, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 22:49:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tayfun-kahraman-yeniden-yargilanmamin-onunun-acilmasini-bekliyorum-h108554.html">Tayfun Kahraman: Yeniden yargılanmamın önünün açılmasını bekliyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kastamonuda-silahli-kavga-4-kisi-hayatini-kaybetti-h108553.html</link>
		<title>Kastamonuda silahlı kavga: 4 kişi hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Akdeğirmen köyünde henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan tartışma, silahlı kavgaya dönüştü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kavgada&nbsp;bir&nbsp;kişi,&nbsp;tabancayla&nbsp;4&nbsp;kişiye&nbsp;ateş&nbsp;açtı.Kurşunların&nbsp;isabet&nbsp;ettiği&nbsp;4&nbsp;kişi&nbsp;olay&nbsp;yerinde&nbsp;yaşamınıyitirdi.</p>

<p>Olayın&nbsp;ardından&nbsp;jandarma&nbsp;ekipleri&nbsp;köyde&nbsp;genişgüvenlik&nbsp;önlemleri&nbsp;alırken,&nbsp;olayla&nbsp;ilgili&nbsp;ayrıntılar&nbsp;henüznetleşmedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 19:41:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kastamonuda-silahli-kavga-4-kisi-hayatini-kaybetti-h108553.html">Kastamonuda silahlı kavga: 4 kişi hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/erdogan-haksiz-kazanc-saglamis-kim-varsa-bedelini-mutlaka-odeyecek-h108552.html</link>
		<title>Erdoğan: Haksız kazanç sağlamış kim varsa bedelini mutlaka ödeyecek</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin “Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, hesabını sorarız ve soruyoruz” dedi ve ekledi: “Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendireceğiz.”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Erdoğan, kabine toplantısının ardından özetle şunları söyledi:</p>

<p>‘Deprem gerçeğini görmemek İstanbul’a ihanet olur’</p>

<p>* İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek, İstanbul’a ihanet etmek olur.</p>

<p>* İstanbul’daki kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin.&nbsp;</p>

<p>‘Husilerin saldırısını lanetliyoruz’</p>

<p>* Bize göre bölünme ve parçalanma sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde, Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıları en güçlü şekilde lanetliyoruz.&nbsp;</p>

<p>İŞKUR kontenjanı</p>

<p>* (İŞKUR Gençlik Programı) 2026-2027 dönemi kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz.</p>

<p>‘Sermaye piyasalarımızı mikroplara karşı güçlendireceğiz’</p>

<p>* Fon meselesinin çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içindeyiz. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>* Bizim şu anda birinci önceliğimiz, siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesilidir. Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ödeyecektir.&nbsp;</p>

<p>* Başkaları soygunculara milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere, sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir. Onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışında asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, hesabını sorarız ve soruyoruz.&nbsp;</p>

<p>* Yine bu dönemde ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini çok daha sağlıklı hale getireceğiz. Elbette bu adımları atarken, boğazlarına kadar çamura batmış olanların tamamen çamur at izi kalsın mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz.</p>

<p>‘Kimsenin konumu ona FETÖ yöntemleriyle itibar suikastı düzenleme hakkı vermez’</p>

<p>* Türkiye’de şahsım dahil, hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı, insanların onuruyla, haysiyetiyle oynamamalıdır.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 19:39:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/erdogan-haksiz-kazanc-saglamis-kim-varsa-bedelini-mutlaka-odeyecek-h108552.html">Erdoğan: Haksız kazanç sağlamış kim varsa bedelini mutlaka ödeyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-da-yarin-bazi-yollar-trafige-kapali-3-h108551.html</link>
		<title>Ankara&amp;#039;da yarın bazı yollar trafiğe kapalı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara’nın başkent oluşunun 103’üncü yıl dönümü kutlamaları nedeniyle yarın (13 Ekim Salı) bazı yollar araç trafiğine kapatılacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>08:30’dan itibaren kapatılması planlanan yollar şöyle:</p>

<p>Cumhuriyet Caddesi’nin Baruthane kavşağıyla Ulus kavşağı arasında kalan bölümü</p>

<p>Çapa Sokak</p>

<p>Çankırı Caddesi</p>

<p>Atatürk Bulvarı (Osmanlı kavşak ile Ulus kavşak arası)</p>

<p>Anafartalar Caddesi</p>

<p>Hisar Parkı Caddesi</p>

<p>İpek Caddesi</p>

<p>Bedesten Sokak</p>

<p>Gözcü Sokak</p>

<p>Kalekapısı Sokak</p>

<p>Alitaş Sokak</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 19:38:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-da-yarin-bazi-yollar-trafige-kapali-3-h108551.html">Ankara&amp;#039;da yarın bazı yollar trafiğe kapalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/rihada-polis-baskini-caltinin-intihar-ettigi-iddia-edildi-h108550.html</link>
		<title>Rihada polis baskını: Çaltının intihar ettiği iddia edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Riha’nın Karaköprü ilçesinde bulunduğu adrese baskın düzenlenen Celal Çaltı ile polis arasında çatışma çıktığı, Çaltı’nın intihar ettiği iddia edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Riha’nın Karaköprü ilçesinde, hakkında arama ve yakalama kararı bulunduğu belirtilen Celal Çaltı’nın (30) bulunduğu adrese polis baskın düzenledi. Diyarbakır Yolu üzerindeki adrese yapılan baskın sırasında Çaltı ile polis arasında çatışma çıktığı belirtildi. Çatışmanın ardından Çaltı’nın intihar ettiği iddia edildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 19:37:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/rihada-polis-baskini-caltinin-intihar-ettigi-iddia-edildi-h108550.html">Rihada polis baskını: Çaltının intihar ettiği iddia edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/cigdem-kilicgun-ucar-yeni-yuzyili-birlikte-kuracagiz-h108549.html</link>
		<title>Çiğdem Kılıçgün Uçar: Yeni yüzyılı birlikte kuracağız</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, &quot;Yeni yüzyılı hepimiz birlikte kuracağız ve hepimiz birlikte yaşayacağız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla Xozat'ta (Hozat) halk buluşması düzenledi. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla düzenlenen buluşmaya siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşmanın düzenlendiği salona Kirmanckî ve Türkçe "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" pankartı asıldı. Buluşma; barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşu ile başladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Buluşmada, yerine kayyım atanan Dêrsim Belediyesi Eşbaşkan'ı Cevdet Konak, cumhuriyetin ilk yüzyılındaki tekçi zihniyete değindi. Konak, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte Kürtlerin, Alevilerin demokratik halklarının anlam ve ifade bulduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Ardından söz alan DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın halkların eşit koşullarda yaşayabileceği, silahların devrede olmadığı demokratik bir sistemi savunduğunu söyledi. Ayten Kordu, sürece değinerek, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci toplumun kendi sorunlarına karşı örgütlü bir çalışma yapması anlamına geliyor. Biz özel savaş politikalarına karşı nasıl birlikte olup mücadele edeceğiz? Bizim bu yönde oturup tartışmamız lazım" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'BU ÜLKENİN BİR DİREĞİYİZ'</p>

<p></p>

<p>Daha sonra konuşan DBP Eş Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, birçok gencin bu mücadelede bedel ödediğini ve bu mücadelenin günümüze ışık tuttuğunu söyledi. 27 Şubat'ta başlayan sürece toplumun tüm kesiminin katılması gerektiğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Sürgünde çok sayıda insanımız var. Onlar da o masanın etrafında. Artık demokratik siyasetin zamanı. Artık kimliğimizin ve dilimizin tanınması lazım" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Demokratik siyaset yürüten çok sayıda siyasetçinin cezalandırdığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Bu ülkenin hukukunda olmadığımız için bizim dişimizle tırnağımızla kazandığımız belediyelerimize kayyım atandı. Demokratik siyaset yürüten arkadaşlarımız 10 yıllardır içerde. Bu arkadaşlarımızın rehineliği aynı zamanda demokratik siyasetin rehineliğidir. Ülkedeki darbelerin bedelini en ağır şekilde toplum ödedi. Biz hayatımızın öznesiyiz ve bu barışın da öznesi olmak zorundayız. Bu hareketin önderine dair basının tek bir olumlu sözü yok. 'Terörsüz Türkiye' ile 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' aynı değil. Silahların bırakılması sonrası hukuki zemin yaratmak hepimizin görevi. İlk defa Meclis’te bütün siyasi partiler Kürt sorununu konuşmak için bir araya geldi. Bunu önemli buluyoruz ve kıymet veriyoruz. Ama bu döneme 'AKP'yle ittifak yürütüyorlar' diyerek sürece zarar veriyorlar. Yapılacak ittifakın adı barış ittifakından başka bir şey olamaz. Böylelikle barış sürecini karalamak istiyorlar. Kürtleri ısrarla yalnız bırakmak istiyorlar. Niye Kürt meselesinin çözümünü ‘AKP yeniden iktidar olmak istiyor’un gölgesinde tartışıyoruz? Yeni yüzyılı hepimiz birlikte kuracağız ve hepimiz birlikte yaşayacağız" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>'SEYİD RIZA'NIN NAAŞI BULUNSUN'</p>

<p></p>

<p>Konuşmaların ardından söz alan bir yurttaş "Süreç devam ederken aynı zamanda baskılar da devam ediyor. Siyasetçiler içerde, AHİM kararlarına rağmen tutsaklıkları devam ediyor. Somut adımlar atılmıyor. Biz bu konuda kaygılıyız" dedi. &nbsp;Bir başka yuırttaş ise "Süreçle birlikte boşaltılan köylere geri dönüşlerin sağlanması ve köylere isimlerinin geri verilmesi konusunda partinin iktidarı zorlaması lazım. Seyit Rıza'nın naaşının bulunarak bir mezarın yapılması gerektiğini düşünüyorum ve bu konuda zorlayıcı olmak lazım" şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Buluşma yurttaşların soruları ve değerlendirmeleri ile sona erdi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 18:29:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/cigdem-kilicgun-ucar-yeni-yuzyili-birlikte-kuracagiz-h108549.html">Çiğdem Kılıçgün Uçar: Yeni yüzyılı birlikte kuracağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/talabani-iranda-da-kurtler-icin-benzer-bir-surec-basliyor-h108548.html</link>
		<title>Talabani: &amp;#039;İranda da Kürtler için benzer bir süreç başlıyor&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[KYB Başkanı Bafıl Talabani, Türkiye’deki barış sürecine destek çağrısı yaparak İran’daki Kürtler için de benzer bir sürecin başlangıç aşamasında olduklarını söyledi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı&nbsp;Bafıl Talabani, Erbil’de düzenlenen MERI Forumu 2026’da yaptığı konuşmada,&nbsp;Türkiye’deki barış sürecinin herkes tarafından desteklenmesi gerektiğini belirtti. Talabani,&nbsp;İran’da da benzer bir sürecin başlatılması için girişimlerin sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Rudaw'da yer alan habere göre “Türkiye’deki süreci hepimiz desteklemeliyiz” diyen Talabani, İran’ın bu girişimi olumlu karşıladığını söyledi:</p>

<p>"İran’daki kardeşlerimiz için de benzer bir sürecin başlangıç aşamasındayız. İran bu konuyu çok olumlu karşıladı ve bölgede bir barış süreci başlatmamız için destek vermemizi istedi."</p>

<p>'KÜRTLER İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT'</p>

<p>MERI Forumu kapsamında düzenlenen “Daha Güçlü Bir Kürdistan İnşa Etmek: Birlik, Güvenlik ve Bölgesel Ortaklıklar” başlıklı oturumda konuşan Talabani, bölgenin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ancak bu durumun&nbsp;Kürtler&nbsp;açısından fırsatlar da barındırdığını belirtti.</p>

<p>Talabani, KYB ile Yeni Nesil Hareketi arasında yapılan anlaşmanın da ciddi bir anlaşma olduğunu vurguladı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:04:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/talabani-iranda-da-kurtler-icin-benzer-bir-surec-basliyor-h108548.html">Talabani: &amp;#039;İranda da Kürtler için benzer bir süreç başlıyor&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/zelenski-putin-le-erdogan-in-arabuluculugunda-gorusebilirmis-h108547.html</link>
		<title>Zelenski, Putin&amp;#039;le Erdoğan&amp;#039;ın arabuluculuğunda görüşebilirmiş</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Ukrayna, Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın arabuluculuğunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşebileceğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD ve Rusya’yla üçlü görüşmelerin yeniden yapılması gerektiğini belirtti:</p>

<p>“Bunun mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesini istiyoruz. Barışı daha da yakınlaştırmak için en küçük fırsatı bile kullanacağız.”</p>

<p>Savaşın bitirilmesi için Zelenski ve Putin’in bir araya gelmesi gerektiğini söyleyen bakan, bunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımıyla veya Erdoğan’ın arabuluculuğunda yapılabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>Trump 9 Ekim’de Rusya’nın ABD ve küresel piyasalara milyonlarca ton dizel yakıt tedarik etmesi konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le anlaştıklarını duyurmuştu. Anlaşmayla ilk etapta 300 bin ton, toplamdaysa 4,5 milyon tona varan bir dizel tedariki söz konusu.</p>

<p>Zelenski’yse anlaşmayı şöyle eleştirmişti:&nbsp;“Rusya bugün, Zaporijya’daki konutlara beş adet güdümlü bomba atarak (Trump’ın kararıyla) dizel ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasına teşekkür etti.”</p>

<p>Ukrayna ordusu da Rusya’nın Samara bölgesindeki Petrol Üretim ve Dağıtım İstasyonu’na saldırı düzenlediklerini, tesisin&nbsp;‘Rus ordusuna hizmet ettiğini’açıklamıştı.</p>

<p>Trump, 10 Ekim’de Beyaz Saray’dan ayrılmadan önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi, Rusya’daki petrol rafinerilerine saldırması ve anlaşma yanlısı olmaması nedeniyle eleştirmiş ve Ukraynalıların kendilerine&nbsp;‘yeni bir başkan seçmesini’&nbsp;tavsiye etmişti.</p>

<p>Kendisine Zelenski’nin, ABD ile Rusya’nın dizel yakıt konusunda anlaşmasıyla ilgili eleştirileri hatırlatılan Trump, şunları da söyledi:&nbsp;“Ona (Zelenskiy’ye)&nbsp;‘Rusya’ya karşı istediğini yapabilirsin ancak rafinerileri vurma çünkü bu küresel çapta sorunlara yol açan bir mesele’&nbsp;dedik. O ise dünyaya sorun çıkarmak istiyor. Gidip dizel yakıtı vuruyor. Kesinlikle durmalı.”</p>

<p>Dün (11 Ekim) Trump Ukrayna ile Rusya arasında enerji altyapılarına saldırmama konusunda bir&nbsp;‘ateşkes sağlandığını’duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:03:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/zelenski-putin-le-erdogan-in-arabuluculugunda-gorusebilirmis-h108547.html">Zelenski, Putin&amp;#039;le Erdoğan&amp;#039;ın arabuluculuğunda görüşebilirmiş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/manisa-daki-otobus-kazasi-sofor-geri-geri-gelmeye-basladi-h108546.html</link>
		<title>Manisa&amp;#039;daki otobüs kazası: &amp;#039;Şoför geri geri gelmeye başladı, yol uzayacaktı heralde&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Manisa’nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin öldüğü otobüs kazasında şoförün ‘yol uzamasın diye geri geri gittiği’ öne sürüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dün (11 Ekim) Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun Akhisar Gişeleri mevkisinde çekiciyle 16 AED 124 plakalı tur otobüsü çarpıştı.</p>

<p>11.11 sularında meydana gelen kazada 11 kişinin öldüğünü, 27 kişinin&nbsp;yaralandı.</p>

<p>Gözaltına alınan tur otobüsünün sürücüsü M.A., otobüsün sahibi ve yedek şoförü M.Y.’yle çekicinin şoförü H.K.’nın jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler Akhisar Adliyesi’ne sevk edildi.</p>

<p>M.A. ifadesinde yolcuların kavşağı kaçırdığını söylemesi üzerine geri manevra yaparak emniyet şeridine girmeye çalıştığı sırada kazanın meydana geldiğini söyledi.</p>

<p>Otobüs kazasında eşini kaybeden yaralı yolcu Süleyman Eryılmaz da kazayı şöyle anlattı:</p>

<p>“Şoför, yedek şoföre dedi ki&nbsp;‘Yanlış yola’gittin. Onu geriye çevirdi. Yedek şoför geri geri gelmeye başladı. Yol uzayacaktı herhalde, bilemiyorum. Şoför durdu, geri geri gelmeye başladı sağda. O arada arkadan gelen tır vurmuş. Ben oradan öte bir şey bilmiyorum.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:02:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/manisa-daki-otobus-kazasi-sofor-geri-geri-gelmeye-basladi-h108546.html">Manisa&amp;#039;daki otobüs kazası: &amp;#039;Şoför geri geri gelmeye başladı, yol uzayacaktı heralde&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/cemil-tugay-vatan-haini-ilan-edildim-insan-bu-laflari-ederken-utanir-h108545.html</link>
		<title>Cemil Tugay: Vatan haini ilan edildim, insan bu lafları ederken utanır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Adeta ‘vatan haini’ ilan edildim” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yeni Asır’a konuşan&nbsp;Tugay’ın açıklamalarından öne çıkanlar şunlar:</p>

<p>*Diyorlar ki:&nbsp;‘AK Parti’ye İzmir’i teslim edemeyiz’. Ben de onlara diyorum ki: AK Parti 24 yıldır hükümet. 24 yıldır İzmir’i valisiyle, kaymakamıyla, emniyetiyle, milli eğitimiyle, sağlığıyla ve yüzlerce kurumuyla zaten hükümet yönetiyor.</p>

<p>*İzmirliler bana niye oy verdi? Ne yapmam için oy verdiniz? Belediye başkanlığı yapmam için değil mi? Ben peki başka bir şey mi yapmaya çalışıyorum? Hayır.&nbsp;‘Daha iyi belediye başkanlığı nasıl yaparım, İzmir’in sorunlarını daha fazla nasıl çözeriz?’&nbsp;bunun peşindeyim.</p>

<p>*Resmen bir linç kampanyası yürütülüyor. Bu kadar korkunç ve sistematik bir şekilde medyada, sosyal medyada sürekli karalanıyorum. Adeta&nbsp;‘vatan haini’&nbsp;ilan edildim;&nbsp;‘İzmir’i işgal ettiler’&nbsp;gibi laflar ediliyor. İnsan bu lafları ederken hakikaten utanır.</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>2024 yerel seçimlerinde yüzde 49,97 oyla CHP’den belediye başkanı seçilen Cemil Tugay, 18 Haziran’da partisinden istifa edip yoluna bağımsız devam edeceğini söylemişti. 21 Haziran’daysa&nbsp;“Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım”&nbsp;demişti.</p>

<p>Özgür Özel, 24 Temmuz’da CHP’den istifa ederek YENİ Parti’yi kurmuş, Ancak Tugay YENİ Parti’ye geçmemişti. Belediye başkanı, 30 Temmuz’da da&nbsp;“Ben bu memlekete asla ihanet etmem. Böyle bir ihanetin içinde olan herkesle de mücadele ederim”&nbsp;diyerek ortaya karışık&nbsp;konuşmuştu.</p>

<p>CHP’den istifa eden Tugay, 7 Ekim’de AKP’ye katıldı. Tugay daha önce bunun milyonda bir ihtimal bile olmadığını ve&nbsp;‘ayıp bulduğunu’belirtmişti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün AKP rozeti taktığı Tugay, katılımı yetmedi törende adeta 40 yıllık AKP’li gibi konuştu:&nbsp;“İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye‘yle kutuplaştırmadan ve ayrıştırmadan kurtulmuş bir millet için bu yola baş koymuşların yoluna refik olmak üzere aranıza geldim.”</p>

<p>Tugay’ın AKP’ye katılışıyla 1999’dan itibaren seçimlerde sol partilerin yönetimindeki İzmir, 27 yıl sonra ilk kez bir sağ partiye geçti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 13:01:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/cemil-tugay-vatan-haini-ilan-edildim-insan-bu-laflari-ederken-utanir-h108545.html">Cemil Tugay: Vatan haini ilan edildim, insan bu lafları ederken utanır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/antalya-buyuksehir-belediyesi-de-akp-ye-gececek-iddiasi-h108544.html</link>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi de AKP&amp;#039;ye geçecek iddiası</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi&#039;nin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi&#039;nin de AKP&#039;ye geçeceği iddia edildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın ardından bir başka büyükşehir belediyesinin de&nbsp;AKP'ye geçeceği iddia edildi.</p>

<p>AKP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın'ın, "İsim vermeyeyim ama sırada bir büyükşehir var" açıklamasının ardından gazeteci Sinan Burhan dikkat çeken bir kulis bilgisini paylaştı.</p>

<p>Sinan Burhan, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir'in AKP'ye geçeceği yönünde kulis bilgisi edindim" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilgiyi farklı kaynaklardan teyit etmeye çalıştığını söyleyen Burhan, yalnızca AKP'li kaynaklarla değil,&nbsp;CHP'li ve YENİ Partili kaynaklarla da görüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Burhan, Antalya'daki yerel medya temsilcileri ve siyaset çevrelerinden de bilgi aldığını belirtti.</p>

<p>Büşra Özdemir, Muhittin Böcek'in belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından 11 Temmuz 2025'te yapılan seçimde 75 oyla başkanvekili seçilmişti.</p>

<p>BAZI İLÇELER DE AKP'YE KATILACAK İDDİASI</p>

<p>Burhan büyükşehir dışında bazı ilçelerin de AKP'ye katılacağını iddia etti.</p>

<p>İlçeler şu şekilde:</p>

<p>"Korkuteli, Finike, Demre, Elmalı ve Alanya"</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:29:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/antalya-buyuksehir-belediyesi-de-akp-ye-gececek-iddiasi-h108544.html">Antalya Büyükşehir Belediyesi de AKP&amp;#039;ye geçecek iddiası</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/mhp-li-feti-yildiz-surecte-kasim-sonuna-kadar-sonuc-alinir-h108543.html</link>
		<title>MHP&amp;#039;li Feti Yıldız: Süreçte kasım sonuna kadar sonuç alınır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, çözüm sürecinde kasım ayı sonuna kadar sonuç alınmasını beklediklerini belirterek, ardından yasal düzenleme kapsamına giren cezaevlerindeki kişiler için işlemlerin başlayacağını söyledi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Sabah yazarı Yavuz Donat’a yaptığı açıklamada, Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç ve Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Sürecin kasım ayı sonuna kadar sonuçlanmasını beklediklerini belirten Yıldız, yasal düzenlemenin ardından cezaevlerinde bulunan ve kapsam dahilinde olan kişiler için işlemlerin başlayacağını ifade etti.</p>

<p>Meclis’te süreçle ilgili çerçeve yasaya verilen 467 kabul oyunu önemli bir gelişme olarak değerlendiren Yıldız, bu sonucun çözüm iradesini ve milli iradeyi yansıttığını belirtti.&nbsp;</p>

<p>DÜZENLEMELERDEN YAKLAŞIK 2 BİN 800 KİŞİ YARARLANABİLECEK</p>

<p>Yıldız, düzenlemeden yaklaşık 2 bin 800 kişinin yararlanabileceğini öne sürerken, 1984’ten bu yana örgütün kurucu kadrosunda yer alanlar ile yaklaşık 230 üst düzey yöneticinin kapsam dışında tutulacağını söyledi.</p>

<p>'KÜRTLER BİZİM ÖZ AKRABALARIMIZ'</p>

<p>Türkiye’deki çatışmalı süreci “emperyalizmin senaryosu” olarak nitelendiren Yıldız, Kürtlerle Türkler arasındaki tarihsel ve toplumsal bağlara dikkat çekti.</p>

<p>Suriye, İran, Irak ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Kürtlerin Türkiye açısından akraba olduğunu belirten Yıldız, bin yıllık kardeşlik ilişkisine vurgu yaptı.</p>

<p>Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda birlikte mücadele edildiğini, toplumlar arasında uzun yıllara dayanan komşuluk ve akrabalık ilişkileri bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Yıldız, Türkiye’yi yıllardır etkileyen çatışmalı sürecin toplumları birbirine düşürmeyi amaçlayan bir senaryonun parçası olduğunu savunarak, sürecin sonunda çatışmaların sona ermesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>'ANAYASANIN İLK DÖRT MADDESİ DEĞİŞTİRİLEMEZ'</p>

<p>Meclis’te 21 toplantı yapıldığını ve her toplantının yaklaşık 8 saat sürdüğünü aktaran Yıldız, farklı kesimlerden temsilcilerin dinlendiğini belirtti.</p>

<p>Şehit aileleri, gaziler, sivil toplum örgütleri, Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri, akademisyenler, iş insanları ve dernek temsilcilerinin toplantılara davet edildiğini kaydetti.</p>

<p>Yıldız, Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Meclis’teki görüşmelerde bu konunun defalarca gündeme geldiğini belirten Yıldız, 467 oyla kabul edilen çerçeve yasayı geniş bir siyasi mutabakatın göstergesi olarak değerlendirdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:28:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/mhp-li-feti-yildiz-surecte-kasim-sonuna-kadar-sonuc-alinir-h108543.html">MHP&amp;#039;li Feti Yıldız: Süreçte kasım sonuna kadar sonuç alınır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/ticaret-bakanligi-eylulde-ihracat-yuzde-154-artti-h108542.html</link>
		<title>Ticaret Bakanlığı: Eylülde ihracat yüzde 15,4 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre eylülde ihracat yüzde 15,4 artışla 26 milyar dolara (yaklaşık 1,2 trilyon lira) yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bakanlığın duyurduğu&nbsp;verilere göre&nbsp;İstanbul, geçen ay 5 milyar 736 milyon dolarla en fazla ihracat yapan il oldu. Kentin satışı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,3 arttı. İstanbul’u, 3 milyar 733 milyon dolar ve yüzde 25,6 yükselişle Kocaeli, 1 milyar 972 milyon dolar ve yüzde 13,1 artışla İzmir takip etti.</p>

<p>İlk üç ilin en fazla ihracat yaptığı ülkeler</p>

<p>İstanbul’un en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 768 milyon 256 bin dolarla İsviçre ilk sırada. Bunu 483 milyon 169 bin dolarla ABD ve 329 milyon 139 bin dolarla Almanya izliyor.</p>

<p>Kocaeli’nin en fazla ihracatı 422 milyon 237 bin dolarla Britanya’ya. Bu ülkenin ardından 356 milyon 425 bin dolarla Almanya ve 210 milyon 151 bin dolarla ABD geldi.</p>

<p>İzmir’in en fazla ihracat yaptığı ülkeyse 203 milyon 913 bin dolarla Almanya. Bunu 177 milyon 673 bin dolarla İspanya, 169 milyon 5 bin dolarla ABD izledi.</p>

<p>Dokuz ayda 54 ilde ihracat artarken dokuz ayda 28 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı.</p>

<p>Eylülde, yıllık bazda ihracatını en fazla artıran iller sıralamasında İstanbul 1 milyar 231 milyon dolarlık artışla ilk sırada. İstanbul’u, 761 milyon dolarla Kocaeli, 311 milyon dolarla Mersin takip etti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 10:27:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/ticaret-bakanligi-eylulde-ihracat-yuzde-154-artti-h108542.html">Ticaret Bakanlığı: Eylülde ihracat yüzde 15,4 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/barisin-yasmini-suriyeli-kurt-siyasetci-hevrin-xelef-7-yil-h108541.html</link>
		<title>Barışın Yasmini : Suriyeli Kürt siyasetçi Hevrin Xelef 7 yıl önce katledildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Suriye Gelecek Partisi, “Barışın Yasmini” olarak anılan Hevrîn Xelef ve Ferhad Ramazan’ın öldürülmelerinin 7. yıl dönümünde, sorumlulardan hesap sorulması çağrısında bulunarak, Suriye halklarının tüm bileşenlerinin haklarını güvence altına alan demokratik, çoğulcu ve merkeziyetsiz bir sistem inşa edilene kadar mücadele ededceklerini eceklerini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriyeli Kürt siyasetçi Hevrîn Xelef’in katledilmesinin üzerinden 7 yıl geçti.</p>

<p>Suriye’nin Geleceği Partisi Yürütme Kurulu, “Barışın Yasmini” olarak andığı Genel Sekreter Hevrîn Xelef’in ölümünün 7. yıl dönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Açıklamada, 12 Ekim’in; parti genel sekreteri, mühendis Hevrîn Xelef ile Ferhad Ramazan’ın 2019 yılında M4 karayolunda suikastla katledildikleri gün olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, Hevrîn Xelef’in yalnızca geçmiş dönemin bir öncüsü olmadığı, aynı zamanda Suriyeli mücadeleci kadının sembolü olduğu ve olmaya devam edeceği vurgulanarak; onun barışın, ulusal birliğin ve işgal projelerini reddeden iradenin sesi olduğu ifade edildi.</p>

<p>Hevrîn Xelef’i hedef alan kurşunların, Suriye halkının tüm bileşenlerinin haklarını ve kaderini güvence altına alan demokratik, çoğulcu ve merkeziyetsiz bir sistemin inşası yönündeki kararlılıklarını daha da artırdığı kaydedildi.</p>

<p>Saldırıyı kınayan parti; uluslararası toplumdan, hukuki kuruluşlardan ve küresel yasal örgütlerden bu olayın sorumluluğunu üstlenmelerini ve suçluları cezalandırmalarını talep etti.</p>

<p>Parti, Suriye halklarının tüm bileşenlerinin haklarını güvence altına alan demokratik, çoğulcu ve merkeziyetsiz bir sistem inşa edilene kadar mücadele bilincini sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p>Hevrin Xelef kimdir?</p>

<p>1984 yılında Kuzey ve Doğu Suriye’nin Derik kentinde doğan Hevrin Xelef, Halep Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nde eğitim aldıktan sonra doğduğu kente geri döndü.</p>

<p>Gençlik yıllarından itibaren siyasi faaliyetlere katıldı ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde fiili olarak özerk yönetimde yer aldı.</p>

<p>Önce Cezire Kantonu’nun Enerji Bakanlığı’nda, sonra Ekonomi Bakanlığı’nda görev aldı. Elektrik temini, kadın hakları ve tarım reformu gibi alanlarda çalıştı.</p>

<p>Hevrin Xelef, 2018’de Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Rakka’yı IŞİD’den kurtarmasından kısa bir süre sonra 27 Mart 2018’de kurulan Suriye’nin Geleceği Partisi’nin genel sekreterliğine seçildi.</p>

<p>Parti, Kürtlerin yanı sıra Araplar ve diğer toplulukları da kapsayan bir siyasi çerçeve sunmayı amaçlıyordu.</p>

<p>Kendisini tanıyanlar, Genel Sekreter Xelef’in son dönemde Batılı ülkelerle müzakerelere yoğun olarak katıldığı ve diplomatik ilişki becerileriyle tanındığını belirtiyor.</p>

<p>Üniversite yılları</p>

<p>Hevrîn Xelef, ilk ve orta öğreniminin ardından üniversite eğitimi için Halep’e gitti. Başlangıçta doktor olmak istiyordu. Ancak tıp eğitimi alamayınca mühendislik eğitimi aldı.</p>

<p>Halep Üniversitesi’nde beş yıl boyunca inşaat mühendisliği okudu ve 2009’da mezun oldu. Mezuniyetinin ardından bir süre devlet kurumunda çalıştı.</p>

<p>Halep’te geçirdiği yıllar Hevrîn Xelef’in yalnızca mesleki eğitim aldığı bir dönem olmadı. Üniversitede farklı çevrelerden öğrencilerle bir araya geldi; siyaset, toplum ve kadınların yaşam içerisindeki konumu üzerine tartışmalar yürüttü.</p>

<p>Üniversiteden mezun olduğunda elinde bir mühendislik diploması vardı. Ancak kısa süre içerisinde siyasete atıldı.</p>

<p>Suriye’de 2011’de başlayan ayaklanma ve ardından büyüyen savaş, Hevrîn Xelef’in de yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı oldu.</p>

<p>19 Temmuz 2012’den itibaren Kuzey ve Doğu Suriye’de gelişen siyasi ve toplumsal yapılanmalar içerisinde çeşitli görevler üstlendi.</p>

<p>Aynı yıl Bilim ve Özgür Düşünce Vakfı’nın kuruluşunda yer aldı. Ardından ekonomi ve enerji alanlarında çalışmaya başladı.</p>

<p>Bölgedeki enerji faaliyetlerinin örgütlenmesinde sorumluluk aldı ve bir dönem enerji kurumunda eşbaşkanlık yaptı.</p>

<p>Ekonomi ve yerel yönetim alanlarında yer aldı</p>

<p>Mühendislik eğitiminin sağladığı teknik birikimi, savaş nedeniyle ağır tahribat yaşayan bir bölgede, günlük hayatın yeniden kurulmasına ilişkin çalışmalarla birleştirdi.</p>

<p>Elektrik, ekonomi ve yerel yönetim gibi alanlar, Hevrîn Xelef’in siyasi faaliyetlerinin de bir parçası haline geldi.</p>

<p>Farklı etnik kimliklerin çalışmalarında bulundu</p>

<p>Ancak onun için siyaset yalnızca idari görevlerden ibaret değildi. Hevrîn Xelef, farklı halkların ve inanç gruplarının bir arada yaşayabileceği bir siyasi yapı oluşturulması gerektiğini savunuyordu.</p>

<p>Kürtlerin yanı sıra Araplar ve Süryanilerle yürütülen çalışmaların içinde yer aldı. Bu yaklaşım, ilerleyen yıllarda siyasi hayatının temel başlıklarından biri olacaktı.</p>

<p>Hevrîn Xelef’in özgür kadın mücadelesi</p>

<p>Hevrîn Xelef’in çalışmalarında kadınların toplumsal ve siyasi yaşama katılımı da önemli bir yer tuttu. Kuzey ve Doğu Suriye’de oluşturulan siyasi ve idari yapılarda kadınların karar alma mekanizmalarında yer alması için mücadele etti.</p>

<p>Eşbaşkanlık sistemini, kadınların yönetimde söz sahibi olmasını sağlayan mekanizmalardan biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>Hevrîn Xelef’in kadın özgürlüğüne ilişkin yaklaşımı, yalnızca kadın örgütlenmeleriyle sınırlı değildi. Ekonomiden yönetime, yerel kurumlardan siyasi yapılara kadar kadınların karar mekanizmalarında bulunmasını savunuyordu.</p>

<p>Suriye’nin Geleceği Partisi’nin genel sekreteri oldu</p>

<p>2018 yılı Hevrîn Xelef’in siyasi yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. 27 Mart’ta Rakka’da Suriye’nin Geleceği Partisi kuruldu. Farklı etnik ve dini toplulukların temsilini savunan parti, demokratik ve çoğulcu bir Suriye fikrini öne çıkarıyordu.</p>

<p>Hevrîn Xelef, partinin genel sekreterliğine getirildi. Bu görevle birlikte Hevrîn Xelef’in çalışmaları bölgesel yönetim ve yerel kurumların ötesine geçti. Artık Suriye’nin geleceği üzerine siyasi söz söyleyen bir parti içerisinde ülke genelini ilgilendiren çalışmalar yürütüyordu.</p>

<p>Suriye’nin Geleceği Partisi’ndeki yeri neden önemli?</p>

<p>Partinin temel meselelerinden biri, Kürtler ile Araplar arasında siyasi bir zemin oluşturmak ve Suriye’deki farklı toplulukların aynı siyasi yapı içerisinde temsil edilmesini sağlamaktı. Hevrîn Xelef de bu çalışmaların içerisinde özellikle Arap toplumuyla ilişkilerin geliştirilmesine önem verdi.</p>

<p>Rakka, Tabqa ve çevresindeki temasları bu dönemde yoğunlaştı. Savaşın ağır izlerini taşıyan kentlerde siyasi çalışmalar yürütürken, bir yandan da farklı topluluklar arasında yeni bir siyasi ilişki kurulması için çalıştı. Onun siyasi çizgisinde kadınların katılımı ile farklı toplulukların bir arada yaşaması birbirinden ayrı başlıklar değildi.</p>

<p>Hevrîn Xelef , demokratik bir toplumun kadınların karar alma süreçlerine katılımı olmadan kurulamayacağını savunurken, aynı toplumun farklı halk ve inanç gruplarının birlikte yaşayabileceği bir yapıya sahip olması gerektiğini de vurguluyordu.</p>

<p>Savaş sonrası inşada yer aldı</p>

<p>Hevrîn Xelef’in siyasi faaliyet yürüttüğü yıllar, Suriye savaşının en yoğun dönemlerine denk geldi. 2019 baharında IŞİD’in, elinde kalan son toprak parçası olan Bağuz’dan çıkarılarak&nbsp; bölgedeki hâkimiyetinin sona ermesinin ardından siyasi mücadele farklı bir biçim aldı.</p>

<p>Kentlerin yeniden inşası, yerel yönetimler, farklı toplulukların bir arada yaşaması ve Suriye’nin gelecekteki siyasi yapısı tartışmaların merkezine yerleşti. Hevrîn Xelef bu tartışmaların içinde yer aldı.</p>

<p>2019’a gelindiğinde 35 yaşındaydı. Bir mühendis olarak başladığı çalışma hayatı, onu Suriye’nin Geleceği&nbsp; Partisi’nin genel sekreterliğine kadar taşımıştı.</p>

<p>Fakat aynı yıl savaş yeniden onun hayatına doğrudan girdi. 9 Ekim 2019’da “Barış Pınarı Harekatı” adıyla,&nbsp; Türkiye’nin Suriye’nin Kuzey ve Doğusu’na yönelik askeri operasyonu başladı.</p>

<p>Hevrin Xelef’in öldürülmesi: 12 Ekim 2019</p>

<p>Barış Pınarı Harekâtı’nın 4’üncü günü olan 12 Ekim 2019’da, Hevrin Xelef, SUV tipi siyah bir araçla M4 otoyolu üzerinde ilerliyordu. Ancak aracı Tel Tamir ve Ayn İsa arasındaki bir noktada durduruldu.</p>

<p>İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İçin Gözlemevi (SOHR) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, Xelef’in Ahrar el Şarkiye militanları tarafından sürüklenerek arabasından çıkarıldığını, darp edildiğini ve infaz edildiğini bildirdi.</p>

<p>Derik kentindeki Uluslararası Malikiye Hastanesi’nde, adli tıp doktoru Tayseer El Makdisi tarafından hazırlanan ve Uluslararası Af Örgütü’nün kaynak olarak kullandığı tıbbi rapora göre, Hevrin Xelef’in vücudu ağır darbelere maruz kaldı.</p>

<p>Human Rights Watch, olayın ardından yaptığı araştırmada görgü tanıkları, görüntüler ve açık kaynak verileri üzerinden saldırıyı inceledi.</p>

<p>Örgüt, Hevrîn Xelef’in katledilmesiyle Ahrar el-Şarkiye adlı Suriye Milli Ordusu bileşeni arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin bulguları aktardı, grubun sorumluluğu reddettiğini de belirtti.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de tanık ifadeleri, görüntüler ve tıbbi belgeler üzerinden yaptığı incelemede Hevrîn Xelef’in katledilmesini Ahrar el-Şarkiye mensuplarıyla bağlantılı olduğu sonucuna vardı.</p>

<p>Bulgular tek bir faili gösteriyor: Ahrar el Şarkiye</p>

<p>Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi‘ne göre de cinayetin faili Ahrar el Şarkiye adlı, selefi cihadist eğilimli örgüt.</p>

<p>Ebu Hatim Şakra’nın lideriliğindeki Ahrar el Şarkiye’nin adı, Kürt siyasetçi Hevrin Xelef’in öldürülmesi başta olmak üzere, sivillere yönelik infaz, kaçırma, işkence gibi savaş suçlarıyla anılıyor.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de 2018 Ağustos ayında bir rapor yayınladı ve raporunda, aynı örgütün Afrin’de insanları kaçırarak kaybettiği, keyfi tutuklamalar gerçekleştirdiği ve yağma yaptığı belirtildi.</p>

<p>Bölgesel ve uluslararası medya kuruluşlarının çeşitli dönemlerde yaptıkları haberlere göre, Ebu Hatim Şakra’nın ve Ahrar Şarkiye’nin sicilinde pek çok suç bulunuyor. Bunlar arasında özellikle Êzidilere yönelik işledikleri suçlar dikkat çekiyor.</p>

<p>Ahrar Şarkiye,&nbsp;El Kaide kökenli Ahrar uş Şam’dan Ocak 2016’da ayrıldı. Suriye’nin doğu ve kuzeydoğusunda varlık gösteren örgütün çoğunluğu Deyrizor’un en büyük aşireti olan Şaytat kökenli. Selefi cihatçı çizgideki örgütün bünyesinde IŞİD kökenliler de yer alıyor.</p>

<p>Ebu Hatim Şakra adını kullanan Ahmed İhsan Fayyad El- Hays, Ahmed Şara’nın 29 Ocak 2025’te kendisini fiili olarak Suriye’nin ‘geçici devlet başkanı’ ilan etmesinin ardından 30 Ocak 2025’te düzenlenen törene katıldı. Şakra, törende bir konuşma da yaptı.</p>

<p>Hevrîn Xelef’in öldürülmesi olmak üzere, birçok insan hakları ihlaline karışmak ve BM tarafından ‘savaş suçu’ işlemekle suçlanan Şakra, 7 Mayıs 2025’te Suriye’de yeni kurulan orduda 86. Tümen’in başına getirildi.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı Temmuz 2021 tarihinde, örgütü işlediği suçlardan dolayı yaptırım uygulananlar listesine aldı. Yaptırım uygulananlardan biri Ebu Hatim Şakra idi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 08:44:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/barisin-yasmini-suriyeli-kurt-siyasetci-hevrin-xelef-7-yil-h108541.html">Barışın Yasmini : Suriyeli Kürt siyasetçi Hevrin Xelef 7 yıl önce katledildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/kabine-bugun-toplaniyor-gundem-fon-krizi-h108540.html</link>
		<title>Kabine bugün toplanıyor: Gündem fon krizi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında bugün toplanıyor. Toplantının ana gündem başlıklarının fon soruşturması ile çözüm süreci olması bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün saat 15.00’te Beştepe’de toplanacak.</p>

<p>Toplantının ana gündem başlıklarının fon soruşturması ile çözüm&nbsp;süreci olması bekleniyor.</p>

<p>Toplantıda fon soruşturması ve tasfiye süreciyle ilgili değerlendirmeler yapılması bekleniyor.</p>

<p>Fon Koordinasyon Kurulu sonuçları değerlendirilecek</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Fon Koordinasyon Kurulu toplantılarından çıkan sonuçların ve yapılabilecek başka kanuni düzenlemelerin değerlendirilebileceği de belirtiliyor.</p>

<p>Kabine toplantısında çözüm süreci de ele alınacak. Yasal adımların atılması için alınacak Milli Güvenlik Kurulu kararı öncesinde, PKK’nin silah bırakmasına ilişkin istihbarat raporları değerlendirilecek.</p>

<p>Toplantıda Rusya-Ukrayna Savaşı, Yemen’deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan’a dönük saldırıları gibi bölgesel güvenlik konuları da ele alınacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 08:43:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/kabine-bugun-toplaniyor-gundem-fon-krizi-h108540.html">Kabine bugün toplanıyor: Gündem fon krizi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kozmetikte-indirim-oyunu-etiketler-mercek-altinda-h108539.html</link>
		<title>Kozmetikte indirim oyunu. Etiketler mercek altında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kasım indirimleri öncesinde kozmetik ürünlerindeki fiyat değişimleri yeniden gündemde. Bazı ürünlerin önce zamlanıp ardından indirime girdiği, kampanyalı etiketlerin ise bir ay önceki fiyatları aştığı iddia ediliyor. Ticaret Bakanlığı’nın önlemlerine rağmen süren şikayetler, indirimlerin gerçekliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Her yıl kasım ayı yaklaşırken markaların indirim kampanyaları daha fazla öne çıkıyor. Özellikle “indirim ayı” olarak bilinen kasım öncesinde başlayan fiyat rekabeti,&nbsp;kozmetik&nbsp;sektöründe de tüketicilerin gündeminde. Ancak yüksek indirim oranları her zaman gerçek bir tasarruf anlamına gelmiyor.</p>

<p>Ticaret Bakanlığının 1 Ağustos 2026 itibarıyla aldığı önlemlere rağmen indirim uygulamalarına ilişkin şikayetlerin arttığı bildiriliyor. Kozmetik mağazalarında yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin kampanya dönemlerinde fiyatlarının yükseltildiği ve indirim oranlarının bu fiyatlar üzerinden hesaplandığı iddiaları dikkat çekiyor.</p>

<p>ÖNCE ZAM, ARDINDAN İNDİRİM İDDİASI</p>

<p>Gıda ürünlerinde olduğu gibi kozmetik ürünlerinde de fiyat değişimleri tüketicilerin gündeminde yer alıyor. Vatandaşların sosyal medyada yaptığı paylaşımlar ve mağazalarda gerçekleştirilen fiyat incelemeleri, indirim uygulamalarına ilişkin soru işaretlerini artırıyor. İncelemelerde, normal satış fiyatı ortalama 400-500 TL olan bir ürünün fiyatının önce 900 TL'ye çıkarıldığı, ardından indirim uygulanarak 449 TL'ye düşürüldüğü görüldü. Benzer uygulamaların başka ürünlerde de yaşandığı, fiyatların önce yükseltilip ardından indirim yapılmış gibi gösterildiği öne sürülüyor.</p>

<p>KAMPANYALI ETİKETLER GERÇEK AVANTAJ SAĞLIYOR MU?</p>

<p>Mağazalarda sürekli takip edilen bazı ürünlerin “kampanyalı” etiketiyle satışa sunulmasına rağmen fiyatlarının bir ay önceki seviyesinde kaldığı, hatta daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bu durum, tüketicilerin yalnızca indirim oranlarına bakarak karar vermek yerine ürünlerin geçmiş fiyatlarını da karşılaştırması gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, etiketlerde belirtilen indirim yüzdesinin tek başına yeterli bir ölçüt olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Uzmanlar, tüketicileri indirim oranlarına değil, ürünün geçmiş fiyatlarına ve gerçek satış bedeline dikkat etmeleri konusunda uyardı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 08:20:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kozmetikte-indirim-oyunu-etiketler-mercek-altinda-h108539.html">Kozmetikte indirim oyunu. Etiketler mercek altında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tokat-ta-kusma-ve-ishal-merkezde-okullar-bugun-tatil-h108538.html</link>
		<title>Tokat&amp;#039;ta kusma ve ishal: Merkezde okullar bugün tatil</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tokat’ta bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikayetiyle hastanelere başvuruların artması üzerine kent merkezinde okullarda bugün eğitime ara verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kent merkezinde 9 Ekim akşamından itibaren bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikayetleriyle hastanelere başvurular yapılıyor. Dün (11 Ekim) 2 bin 914 kişinin bu şikayetle hastaneye geldiği açıklanmıştı.</p>

<p>Bugün okullarda detaylı dezenfeksiyon yapılmasına karar verildi.</p>

<p>Valilik, kent merkezindeki tüm resmi ve özel, örgün ve yaygın eğitim kurumlarıyla rehabilitasyon merkezlerinde eğitim öğretime bir gün ara verildiğini duyurdu.</p>

<p>Bugün ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan engelli ve hamile personel de idari izinli sayılacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 08:16:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tokat-ta-kusma-ve-ishal-merkezde-okullar-bugun-tatil-h108538.html">Tokat&amp;#039;ta kusma ve ishal: Merkezde okullar bugün tatil</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/goldman-sachs-brent-petrol-fiyat-tahminini-yukseltti-h108537.html</link>
		<title>Goldman Sachs brent petrol fiyat tahminini yükseltti</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs brent petrol fiyat tahminini varil başına 85 dolardan 90 dolara yükseltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bloomberg HT’deki habere göre&nbsp;aralık ayına ilişkin tahminin artırılmasına Ortadoğu’daki arz riskleri ve ABD/İsrail-İran savaşında çatışmaların yeniden tırmanma ihtimali gerekçe gösterildi.</p>

<p>Geçen haftayı 104,72 dolardan kapatan&nbsp;brent petrolün varili 08:06 itibarıyla 103,55 dolar.&nbsp;</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ve Ukrayna’nın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurmayı kabul ettiğini açıkladı. Brent petrol fiyatının bu nedenle gerilediği bildiriliyor.</p>

<p>Daan Struyven liderliğindeki analistlere göre petrol fiyatlarına yansıyan jeopolitik risk primi varil başına 20 doların biraz üzerinde.</p>

<p>Banka, Brent petrolün aksine yüksek ABD-Avrupa nakliye maliyetleri nedeniyle alışılmadık ölçüde düşük seyreden ABD ham petrolünün (WTI) aralıkta ortalama 81 dolar, 2027’deyse 73 dolar olmasını bekliyor.</p>

<p>WTI, 08:10 itibarıyla 90,29 dolar.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 26 08:15:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/goldman-sachs-brent-petrol-fiyat-tahminini-yukseltti-h108537.html">Goldman Sachs brent petrol fiyat tahminini yükseltti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/suudi-arabistanda-5-havalimanina-10-saldiri-19-kisi-hayatini-h108536.html</link>
		<title>Suudi Arabistanda 5 havalimanına 10 saldırı: 19 kişi hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suudi Arabistan’da bir haftada 5 havalimanına düzenlenen 10 saldırıda 19 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suudi Arabistan’da bir hafta içinde 5 havalimanını hedef alan 10 saldırıda 19 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Başkent Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, 5 saldırıyla en fazla hedef alınan havalimanı oldu.</p>

<p></p>

<p>Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA), bugün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın 4’üncü terminalindeki yolcu salonuna mühimmat isabet etmesi sonucu yangın çıktığını ve yaralananlar olduğunu açıkladı. Havalimanındaki operasyonlar, hasar tespiti ve güvenlik kontrolleri nedeniyle geçici olarak durduruldu.</p>

<p></p>

<p>Saldırıların hedef aldığı diğer havalimanları ise Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı, Abha Uluslararası Havalimanı, Cazan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı ve Necran Uluslararası Havalimanı oldu. Abha Havalimanı’na yönelik saldırıda 2 kişi hayatını kaybederken, Cazan ve Necran havalimanlarına yönelik saldırılarda 3 kişi yaralandı. Riyad’daki Kral Halid Havalimanı’na yönelik saldırılarda da can kayıpları ve yaralanmalar yaşandı.</p>

<p></p>

<p>Yemen’de İran destekli Husiler, Eylül 2014’ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015’ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 23:44:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/suudi-arabistanda-5-havalimanina-10-saldiri-19-kisi-hayatini-h108536.html">Suudi Arabistanda 5 havalimanına 10 saldırı: 19 kişi hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/bm-cibuti-de-alabora-olan-gemide-139-kisi-oldu-h108535.html</link>
		<title>BM: Cibuti&amp;#039;de alabora olan gemide 139 kişi öldü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Cibuti açıklarında meydana gelen gemi kazasında 139 kişinin öldüğünü 84 kişinin de kayıp olduğunu açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Afrika Boynuzu’nda yer alan Cibuti kuzeyde Eritre ve doğuda Kızıldeniz ve Aden Körfezi ile çevrili.</p>

<p>Cibuti açıklarında 305 kişiyi taşıyan bir tekne alabora oldu. 139 kişinin öldüğü kazanın Cibuti açıklarında meydana gelen en ölümcül kaza olduğu belirtildi.</p>

<p>Cibutili yetkililer arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>IOM Cibuti Misyon Şefi Alexandre Coissac, olaya ilişkin şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Ekiplerimiz, acil yardım sağlamak için yerel yetkililerle birlikte sahada bulunuyor. Bu trajedi, ekonomik fırsatlar arayan göçmenlerin bu göç koridorunda karşılaştığı tehlikelerin acı bir hatırlatıcısıdır.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 23:43:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/bm-cibuti-de-alabora-olan-gemide-139-kisi-oldu-h108535.html">BM: Cibuti&amp;#039;de alabora olan gemide 139 kişi öldü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/dogu-ekspresi-seferleri-21-aralik-ta-basliyor-h108534.html</link>
		<title>Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık&amp;#039;ta başlıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Doğu Ekspresi, 2026-2027 kış sezonunda Ankara-Kars-Ankara hattında 70 sefer yapacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ankara-Kars yönündeki seferler 21 Aralık’ta, Kars-Ankara yönündeki seferlerse 23 Aralık’ta başlayacak</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bireysel bilet satışlarının 26 Ekim’de başlayacağını duyurdu. Biletler TCDD Taşımacılık üzerinden satılacak.</p>

<p>Trenler, Ankara-Kars yönünde pazartesi, çarşamba ve cuma, Kars-Ankara yönünde çarşamba, cuma ve pazar hareket edecek.&nbsp;</p>

<p>Trende her yataklı vagonda 10 kompartıman, her kompartımanda iki yatak bulunuyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 23:42:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/dogu-ekspresi-seferleri-21-aralik-ta-basliyor-h108534.html">Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık&amp;#039;ta başlıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-barosu-secimini-demokratik-sol-avukatlar-grubu-kazandi-h108533.html</link>
		<title>Ankara Barosu seçimini Demokratik Sol Avukatlar grubu kazandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Resmi olmayan sonuçlara göre Ankara Barosu başkanlık seçimini Elçin Özge Şimşek Çağlayan kazandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ankara Barosu’nun 69’uncu Olağan Genel Kurulu, Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.</p>

<p>Resmi olmayan sonuçlara göre 5 bin 848 oy alan Demokratik Sol Avukatlar grubunun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Ankara Barosu Başkanı oldu.</p>

<p>Diğer adaylar ve aldıkları oy sayısı:</p>

<p>Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu’nun adayı Doğukan Kozan, 2 bin 997 oy</p>

<p>Avukat Hakları Grubu Ankara’nın adayı Funda Şahin, 2 bin 816 oy</p>

<p>Demokrat Avukatlar Değişim Grubu’nun adayı Mehmet Zeki Kaplan, 427 oy&nbsp;</p>

<p>Çağlayan’ın yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:</p>

<p>Zafer Doğan Bilgin</p>

<p>Kemal Cihat Binici</p>

<p>Birgül Tavşan Kayıran</p>

<p>Aytaç Akansoy</p>

<p>Elif Canatan Köse</p>

<p>Mehmet Çağrı Songüç</p>

<p>Semra Aşık</p>

<p>Buket Yelek Bozkurt</p>

<p>Osman Onursal</p>

<p>Enver Başar Akdoğan</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 21:11:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-barosu-secimini-demokratik-sol-avukatlar-grubu-kazandi-h108533.html">Ankara Barosu seçimini Demokratik Sol Avukatlar grubu kazandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tokat-ta-kusma-ve-ishal-hastaneye-giden-sayisi-2-bin-914-e-h108532.html</link>
		<title>Tokat&amp;#039;ta kusma ve ishal: Hastaneye giden sayısı 2 bin 914&amp;#039;e ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tokat’ta bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 2 bin 914’e ulaştı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>11 Ekim 2026 Pazar 08.00 itibarıyla sağlık kuruluşlarına toplam 2 bin 914 vatandaşın&nbsp;başvurduğunu duyuran valilik 18 çocuğun takip ve tedavilerinin devam ettiğini belirtti.</p>

<p>9 Ekim 2026 Cuma akşam saatlerinden bu yana gelen hastane başvuruları nedeniyle inceleme başlatıldı. Tokat’ta farklı noktalarından alınan içme suyu numuneleri inceleme için Ankara Halk Sağlığı Referans Laboratuvarı’na gönderildi. Valiliğin&nbsp;açıklaması&nbsp;şöyle:</p>

<p>“Laboratuvar sonuçları açıklanana kadar tedbir amacıyla şebeke suyunun içme ve yemek hazırlama amacıyla kullanılmaması, bu ihtiyaçların güvenilir ambalajlı içme sularından karşılanması tavsiye edilmektedir.&nbsp;</p>

<p>Şebeke suyu, içme dışındaki günlük ihtiyaçlarda kullanılabilir; ancak ağız yoluyla alınmamasına dikkat edilmelidir. Vatandaşlarımızın sağlığının korunması amacıyla gerekli çalışmalar titizlikle sürdürülmekte olup, inceleme sonuçları ve süreçteki gelişmeler valiliğimiz tarafından kamuoyuyla paylaşılacaktır.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 18:20:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tokat-ta-kusma-ve-ishal-hastaneye-giden-sayisi-2-bin-914-e-h108532.html">Tokat&amp;#039;ta kusma ve ishal: Hastaneye giden sayısı 2 bin 914&amp;#039;e ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/erzromlu-yurttaslar-baris-karari-veren-liderimizin-arkasindayiz-h108531.html</link>
		<title>Erzîromlu yurttaşlar: Barış kararı veren liderimizin arkasındayız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Erzîromlu yurttaşlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ve sürece işaret ederek, “Kürt Halk Önderi barış kararı vermiştir. Biz liderimizin yanındayız, arkasındayız” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla Erzîrom’da düzenlediği halk buluşmalarını ikinci gününde de sürdürdü. Qereçan (Karaçoban) ve Xînûs (Hınıs) ilçelerinde gerçekleştirilen buluşmalara çok sayıda yurttaş ve DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum sürecinin mimarı ve koordinatörü olduğunu belirten Bayındır, "Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünü üstlendiği bir demokratik süreç, toplumsal barışın en güçlü garantisidir. Barışın siyasallaşması ve toplumsallaşması için Sayın Öcalan’ın özgür koşullarda sürecin koordinasyonunu üstlenmesi tarihî bir zorunluluktur" dedi.</p>

<p></p>

<p>‘ABDULLAH ÖCALAN SAYESİNDE OLDU'&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İki yılı aşkın süredir devam eden çatışmasızlığın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kararlılığının sonucu olduğunu vurgulayan Bayındır, iktidarın somut adımlar atması gerektiğini söyledi. Bayındır, "Hasta tutsaklar dahil birçok siyasi tutsak ve Kürt halkının iradesini temsil eden seçilmişler hâlâ tutuklu bulunuyor, kayyım siyaseti hâlâ devam ediyor. İktidar ve devlet bu kararlılığı dikkate alıp somut adımlar atmalıdır" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘ULUSAL BİRLİK SAĞLANMALI’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sürecin Kürtler arasında bir uzlaşı halkası inşa ettiğini ve dört parça Kürdistan’da bulunan Kürtlerin sürece destek verdiğini belirten Bayındır, "Süreç iktidarın tekeline bırakılmamalıdır. Bırakılırsa siyasi bir araca dönüşür ve tarihsel bir fırsat kaçırılmış olur. Kürt Ulusal Birliğinin sağlanması için Kurdistanî tüm güçlerle çalışmalarımız daha kapsamlı devam edecek" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>HALK: LİDERİMİZİN ARKASINDAYIZ</p>

<p></p>

<p>Bayındır’ın ardından söz alan yurttaşlar, sürece dair görüşlerini dile getirdi. Bir yurttaş, "1’inci Dünya Savaşı’nda Kürtler bir devlet oluşturabilirdi ama feodalizmin etkileri nedeniyle oluşturamadı. Birliğe kavuşana kadar başarılı olamayız. Ulusal bir bilinç inşa edemezsek barıştan da söz edemeyiz" derken, bir diğer yurttaş ise, "En kötü barış en iyi savaştan iyidir. İlk defa Kürtler ve devlet bir masaya oturdu. Kürtler muhataptır şu an" dedi.</p>

<p></p>

<p>‘DEVLET SOMUT ADIM ATMALI’</p>

<p></p>

<p>Başka bir yurttaş da, "Kürt Halk Önderi bu süreçte barış kararı vermiştir. Biz liderimizin yanındayız, arkasındayız" derken, bir diğer yurttaş ise "Biz halk olarak bu süreçte hiçbir beklentimiz yok. Çünkü zindandaki hiçbir arkadaşımız serbest bırakılmadı. &nbsp;Artık annelerimiz ağlamıyor, kan akmıyor, gençler ölmüyor. Fakat biz bir an önce devletin adım atmasını istiyoruz" çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Buluşma halkın görüş ve talepleriyle son buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 18:19:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/erzromlu-yurttaslar-baris-karari-veren-liderimizin-arkasindayiz-h108531.html">Erzîromlu yurttaşlar: Barış kararı veren liderimizin arkasındayız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlum-abdi-entegrasyonun-son-asamasina-ulasildi-sabotaj-girisimleri-h108530.html</link>
		<title>Mazlum Abdi: Entegrasyonun son aşamasına ulaşıldı, sabotaj girişimleri kabul edilemez</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Mazlum Abdi, entegrasyon sürecinin son aşamalara ulaştığını belirterek süreci sabote etme girişimlerinin hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye&nbsp;Cumhurbaşkanlığı&nbsp;Danışmanı&nbsp;Mazlum&nbsp;Abdi,Rojava’nın&nbsp;Dirbesiye&nbsp;kentinden&nbsp;bazı&nbsp;sakinlerle&nbsp;biraraya&nbsp;geldi.</p>

<p>Görüşmede,&nbsp;mevcut&nbsp;aşamadaki&nbsp;gelişmeler&nbsp;vebölgenin&nbsp;karşı&nbsp;karşıya&nbsp;olduğu&nbsp;engeller&nbsp;ele&nbsp;alındı.</p>

<p>Mazlum&nbsp;Abdi,&nbsp;mevcut&nbsp;aşamanın&nbsp;çabalarınbirleştirilmesini&nbsp;ve&nbsp;ortak&nbsp;çalışmalarıngüçlendirilmesini&nbsp;gerektirdiğini&nbsp;belirterekentegrasyon&nbsp;sürecinin&nbsp;başarıya&nbsp;ulaşması&nbsp;ve&nbsp;15&nbsp;yılıaşkın&nbsp;mücadelenin&nbsp;sonucunda&nbsp;elde&nbsp;edilenkazanımların&nbsp;korunması&nbsp;gerektiğini&nbsp;vurguladı.</p>

<p>Abdi,&nbsp;entegrasyon&nbsp;sürecinin&nbsp;Kürtler,&nbsp;Araplar,Süryaniler,&nbsp;Asuriler&nbsp;ve&nbsp;Ermeniler&nbsp;başta&nbsp;olmak&nbsp;üzerebölgedeki&nbsp;tüm&nbsp;bileşenleri,&nbsp;ayrıca&nbsp;Özerk&nbsp;Yönetimkurumlarında&nbsp;çalışan&nbsp;bütün&nbsp;personeli&nbsp;kapsadığınıbelirtti.&nbsp;Abdi,&nbsp;bu&nbsp;sürecin&nbsp;amacının&nbsp;tüm&nbsp;taraflarındevlet&nbsp;kurumlarında&nbsp;temsil&nbsp;edilmesini&nbsp;güvence&nbsp;altınaalmak&nbsp;olduğunu&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>“Entegrasyon&nbsp;sürecini&nbsp;sabote&nbsp;etme&nbsp;girişimleri&nbsp;kabuledilemez”</p>

<p>Mazlum&nbsp;Abdi,&nbsp;gösterilere&nbsp;ilişkin&nbsp;değerlendirmesindeise&nbsp;barışçıl&nbsp;gösterilerin&nbsp;herkesin&nbsp;meşru&nbsp;hakkıolduğunu&nbsp;ve&nbsp;devletin&nbsp;vatandaşların&nbsp;taleplerini&nbsp;dikkatealacağını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Ancak&nbsp;kışkırtıcı&nbsp;eylemlerin,&nbsp;son&nbsp;aşamalarına&nbsp;ulaşanentegrasyon&nbsp;sürecinin&nbsp;engellenmesinin&nbsp;veya&nbsp;sürecisabote&nbsp;etmeye&nbsp;yönelik&nbsp;girişimlerin&nbsp;hiçbir&nbsp;şekildekabul&nbsp;edilmeyeceğini&nbsp;vurguladı.</p>

<p>Abdi,&nbsp;bölgedeki&nbsp;tüm&nbsp;bileşenlere&nbsp;birlik&nbsp;olma,vilayetteki&nbsp;devlet&nbsp;kurumlarının&nbsp;faaliyete&nbsp;geçirilmesineyönelik&nbsp;çalışmaları&nbsp;destekleme&nbsp;ve&nbsp;fitne&nbsp;ile&nbsp;bölünmegirişimlerine&nbsp;karşı&nbsp;durma&nbsp;çağrısında&nbsp;bulundu.</p>

<p>Bölgeyi&nbsp;ayrılığa&nbsp;sürüklemeye&nbsp;çalışan&nbsp;hiçbir&nbsp;tarafınulusal&nbsp;çıkarlara&nbsp;ve&nbsp;bölgenin&nbsp;geleceğine&nbsp;hizmetetmediğini&nbsp;de&nbsp;belirtti.</p>

<p>Mazlum&nbsp;Abdi,&nbsp;görüşmenin&nbsp;sonunda&nbsp;ailelereçocuklarını&nbsp;okula&nbsp;gitmeleri&nbsp;için&nbsp;teşvik&nbsp;etme&nbsp;veArapçanın&nbsp;yanı&nbsp;sıra&nbsp;Kürtçe&nbsp;de&nbsp;öğrenmelerini&nbsp;sağlamaçağrısı&nbsp;yaptı.</p>

<p>Abdi&nbsp;ayrıca&nbsp;ana&nbsp;dilin&nbsp;korunmasının&nbsp;ve&nbsp;eğitimsürecindeki&nbsp;rolünün&nbsp;güçlendirilmesinin&nbsp;öneminedikkat&nbsp;çekti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 15:09:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlum-abdi-entegrasyonun-son-asamasina-ulasildi-sabotaj-girisimleri-h108530.html">Mazlum Abdi: Entegrasyonun son aşamasına ulaşıldı, sabotaj girişimleri kabul edilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cacik-denetimi-135-bin-lira-ceza-h108529.html</link>
		<title>Cacık denetimi: 135 bin lira ceza</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara’da fahiş fiyata cacık satıldığı iddiası üzerine başlatılan denetimde 135 bin lira ceza kesildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>X’te (eski Twitter)&nbsp;‘@raskol_nikov’&nbsp;adlı bir kullanıcı Ticaret Bakanlığı basın müşaviri Bekir Kaplan’a seslenerek Ankara’da dört cacık için 1000 lira alındığını iddia etti.</p>

<p>Sosyal medya kullanıcısının paylaştığı fotoğrafa göre&nbsp;‘Kanatcı Emek’&nbsp;adlı işletmenin verdiği fatura şöyle:</p>

<p>Efe 70’lik: 3 bin 290 lira</p>

<p>İki su: 100 lira</p>

<p>Köpoğlu: 250 lira</p>

<p>Cacık: 1000 lira</p>

<p>Kanat şiş: 600 lira</p>

<p>İki but şiş: 1100 lira</p>

<p>Pirzola: 550 lira</p>

<p>Efe Gold 50’lik: 2 bin 600 lira&nbsp;</p>

<p>Kaplan, Çankaya ilçesindeki kanatçı restoranına denetime gidildiğini duyurdu. Fiyat etiketi yönetmeliğine aykırı işlem yapıldığı gerekçesiyle 135 bin 82 lira ceza&nbsp;kesildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 15:08:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cacik-denetimi-135-bin-lira-ceza-h108529.html">Cacık denetimi: 135 bin lira ceza</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-heyeti-mazlum-abdi-ile-gorustu-h108528.html</link>
		<title>DEM Parti heyeti Mazlum Abdi ile görüştü</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti yerel yönetim temsilcileri, Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi ile Rojava’daki entegrasyon sürecini, belediyeler arası dayanışmayı ve Türkiye’deki barış sürecini görüştü]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yerel yönetim temsilcilerinden oluşan heyet, Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı&nbsp;Mazlum Abdi&nbsp;ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmede Kuzey ve Doğu Suriye'deki (Rojava) entegrasyon süreci ve bölgedeki gelişmeler ele alındı. Taraflar, Rojava’daki belediyelerle dayanışma ve Türkiye’de yürütülen barış süreci hakkında görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Heyette Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı ve Yerel Yönetimler Diplomasi Komisyonu Eş Sözcüsü Devrim Demir, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Eşbaşkanı Safiye Akdağ, Silvan ilçesi Eşbaşkanı Sevim Biçici, Bitlis’in Tatvan ilçesi Eşbaşkanı Belkıza Beştaş Epozdemir ve Diplomasi Komisyonu üyesi Ruken Demirer yer aldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 13:39:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-heyeti-mazlum-abdi-ile-gorustu-h108528.html">DEM Parti heyeti Mazlum Abdi ile görüştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/akp-ye-gecen-cemil-tugay-atesten-gomlek-giydim-ama-dogru-h108527.html</link>
		<title>AKP&amp;#039;ye geçen Cemil Tugay: &amp;#039;Ateşten gömlek giydim ama doğru yaptığıma inanıyorum&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’den istifa ederek AKP’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kararında Murat Kurum ve Erdoğan’la görüşmelerinin etkili olduğunu söyledi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararı sonrası haziranda CHP’den istifa eden ve 7 Ekim’de&nbsp;AKP’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı&nbsp;Cemil Tugay, kararına ilişkin ilk kez konuştu. Yeni Asır’a konuşan Tugay, “Ateşten gömlek giydim ama doğru yaptığıma inanıyorum” dedi ve kararının İzmir için iyi olacağını savundu.</p>

<p>Tugay, kararında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la temmuz ayında yaptığı görüşmenin etkili olduğunu belirtti. İzmir için planladığı projeleri Kurum’a anlattığını söyleyen Tugay, Kurum’un kendisine “Keşke sen AK Parti’ye gelsen de daha uyumlu çalışsak” dediğini aktardı.</p>

<p>Kurum’a bağımsız olarak da çalışıp çalışamayacaklarını sorduğunu belirten Tugay, Kurum’un AKP ile birlikte olması durumunda daha başarılı işler yapabileceğini söylediğini ifade etti. Bu görüşmenin ardından konuyu değerlendirmeye başladığını kaydetti.</p>

<p>'CUMHURİYETİN MİRASINI BÖYLE GÖRÜYORUZ'</p>

<p>AKP’ye katılım töreninde kullandığı “AKP kimsesizlerin kimsesidir” sözlerine de açıklık getiren Tugay, Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü bildiğini söyledi. Tugay, AKP’nin de Cumhuriyetin bu mirasını sahiplendiği düşüncesiyle söz konusu ifadeyi kullandığını belirtti.</p>

<p>Tugay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la 30 Eylül’de yaptığı görüşmeden de olumlu etkilendiğini söyledi. Erdoğan’ı “dolu, saygın”, babacan ve doğal bir yaklaşım içinde gördüğünü ifade eden Tugay, "Ben o konuşmada Cumhurbaşkanımızın İzmir'e önem verdiğini; İzmir'e yatırımların yapılması, İzmir'in sorunlarının çözülmesi için her konuda destek olacağını duydum. Ondan dolayı bir güven geldi ve yakınlık hissi oldu" dedi. Tugay, kararının İzmir için çok iyi olacağını savundu.&nbsp;</p>

<p>ERDOĞAN’DAN 'HOŞ GELDİN' MESAJI</p>

<p>Tugay’a AKP rozeti, 7 Ekim’deki parti toplantısında Erdoğan tarafından takılmıştı. Törende Erdoğan’ı “büyük liderimiz” diye nitelendiren Tugay, AKP’nin desteğiyle İzmir’i yeniden inşa etmek için yola çıktıklarını söylemişti.</p>

<p>Erdoğan da Tugay’a “Hoş geldin, sefalar getirdin” diyerek İzmir’e tüm imkânlarla yardımcı olacaklarını belirtmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 13:38:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/akp-ye-gecen-cemil-tugay-atesten-gomlek-giydim-ama-dogru-h108527.html">AKP&amp;#039;ye geçen Cemil Tugay: &amp;#039;Ateşten gömlek giydim ama doğru yaptığıma inanıyorum&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/manisa-da-otobus-ile-tir-carpisti-11-olu-h108526.html</link>
		<title>Manisa&amp;#039;da otobüs ile TIR çarpıştı: 11 ölü</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Manisa&#039;nın Akhisar ilçesinde yolcu otobüsü ile TIR&#039;ın çarpışması sonucu 11 kişi yaşamını yitirdi, 27 kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Manisa'nın Akhisar ilçesinde, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkiinde yolcu otobüsü ile TIR çarpıştı. Kazada 11 kişi yaşamını yitirirken, 27 kişi yaralandı. Kazanın ardından olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastanelere kaldırıldı.</p>

<p></p>

<p>Kazanın nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 13:36:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/manisa-da-otobus-ile-tir-carpisti-11-olu-h108526.html">Manisa&amp;#039;da otobüs ile TIR çarpıştı: 11 ölü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/cigdem-kilicgun-ucar-devlete-adim-attiracak-olan-bizim-mucadelemizdir-h108525.html</link>
		<title>Çiğdem Kılıçgün Uçar: Devlete adım attıracak olan bizim mücadelemizdir</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Dêrsim&#039;de kadınlar ile bir araya gelen DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, &quot;Devlete adım attıracak olan bizim mücadelemiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Dêrsim'de bir kafede “Barışın sözünü kuruyoruz” şiarıyla kadın buluşması düzenledi. Buluşmanın düzenlendiği salona "Barışın sözünü kurmak için kadınlar yan yana" yazılı pankart asıldı. Buluşmaya siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.&nbsp;</p>

<p>Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşunun ardından konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, kadınların emeğinin sömürüldüğü bir coğrafyada yaşadıklarını söyleyerek, Kürt kadınlarının verdiği mücadelenin geldiği noktaya değindi. Kadın örgütlülüğünün önemine vurgu yapan Ayten Kordu, "Her birimizin yan yana geldiği buluşmalar örgütlülük açısında çok önemli. Barışın kadınlar için ne anlama geldiği yönünde çalışmalarımız da var. Eğer bir barış olacaksa bunun öznesi kadınlar olacak. Bu coğrafyada örgütlü olmamız bizim öz savunmamız. Bütün süreçlerde kadınlar ilk olarak hedef alınıyor. Özel savaş politikasının yansımasını Gülistan Doku davası ile gördük. Bu noktada çalışmalarımızı daha fazla artırmamız lazım. Buradan da söylemek gerekir ki; Gülistan Doku davasının daha da genişletilmesi yönünde çalışacağız” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni de değerlendiren Ayten Kordu, “Barış çok ciddi bir mücadele isteyen bir süreç. Sayın Öcalan'ın İmralı’dan yürüttüğü sürece biz kadınların daha fazla dahil olması lazım. Bu topraklara barışı armağan etmemiz lazım" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'DEVLET DOĞAYLA, KADINLA BARIŞMALI’</p>

<p></p>

<p>Çiğdem Kılıçgün Uçar ise bugün verdikleri siyasi mücadeleyi özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin emeği ile verdiklerini belirtti. 1938'in “katliamcı” zihniyetinin günümüzde de değişmediğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Bugün bunu Gülistan Doku ile görüyoruz. Gülistan Doku Dêrsimlilerin bir kızı. Faili o kadar belliydi ki. Gülistan Doku burada sembol ama Kürdistan ve Türkiye'de böyle yüzlerce kadın sayılabilir. Biz yeni dönemde süreci konuşurken, sadece Alevilerin ve Kürtlerin devletle barışını konuşmuyoruz. Bu devlet kadınlarla, emekçilerle, doğayla barışmalı. Bu süreci sadece bizler yürütmemeliyiz. Bu fırsatı hepimiz barışa dönüştüreceğiz. Ama süreci getirip AKP ittifakına sıkıştırıyorlar. Bu şekilde barış süreci engellenmeye çalışılıyor. Mücadele hattımız faklı olabilir ama barış için hepimizin sözü olmalı” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>Süreçte yaşanan zorlanmaya karşın önemli adımların da olduğunu belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, şöyle konuştu: “Türkiye'nin meclisinde ilk defa Kürt meselesi tartışılıyor. Bu tarihi bir kırılmadır, devamının gelmesi önemlidir. Peki bu partileri bir araya getiren kim? Sizsiniz. Sayın Öcalan barış ve demokrasi için en net konuşan ve perspektif sunan siyasetçidir. Müzakere konuşurken bu devlete adım attıracak olan bizim mücadelemizdir. Kadınlar ne kadar barış sürecinde yer alırsa, barış o kadar kalıcı olacak. Biz bu barışın tarafıyız. Mesele topluma mal olduğunda gerçekten hayat buluyor."&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 26 13:36:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/cigdem-kilicgun-ucar-devlete-adim-attiracak-olan-bizim-mucadelemizdir-h108525.html">Çiğdem Kılıçgün Uçar: Devlete adım attıracak olan bizim mücadelemizdir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


