<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
	<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
	<description>Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, ekonomi ve spor gelişmeler, yerel ve dünya haberleri Duruş Haber&amp;#039;de.</description>
	<image>
		<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
		<url>https://www.durushaber.com.tr/images/banner/duruslogo.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cezaevinde-supheli-olum-siyar-cicek-hucrede-yasamini-yitirdi-h108221.html</link>
		<title>Cezaevinde şüpheli ölüm: Şiyar Çiçek hücrede yaşamını yitirdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eskişehir Cezaevi’nde yaklaşık 2 yıldır tutulan ve son 10 gündür hücrede olduğu belirtilen Şiyar Çiçek yaşamını yitirdi. Baba Çiçek, ‘Oğlum 10 gündür hücredeydi. Koğuşta olsaydı ne olduğunu öğrenebilirdik. Ancak hücrede olduğu için başına ne geldiğini bilmiyoruz’ dedi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Eskişehir Cezaevi’nde tutulan Şiyar Çiçek, ailesinin aktardığı bilgilere göre şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 2014 yılından bu yana tutuklu bulunan Çiçek’in yaklaşık 2 yıldır Eskişehir Cezaevi’nde tutulduğu ve son 10 gündür hücrede olduğu belirtildi.</p>

<p>Ajansa Welat’ta yer alan habere göre; Çiçek’in ailesi, sağlık durumunun iyi olduğunu ve yalnızca şeker hastalığının bulunduğunu aktardı. Çiçek’in babası Mendûh Çiçek, oğlunun cezaevinde yaşamını yitirdiğini belirterek, “Dün bizi aradılar ve ‘Oğlun hasta, hastaneye götürüyoruz’ dediler. Oğlumun sadece şeker hastalığı vardı, durumu çok iyiydi ama yaşamını yitirdi” dedi.</p>

<p>&nbsp;’Oğlumu zehirlediler ya da başka bir şey yaptılar’</p>

<p>Oğlunun cenazesini gördüğünü ve vücudunda işkence izine rastlamadığını belirten baba Çiçek, ölümün nedenine ilişkin şüphelerinin bulunduğunu söyledi. Çiçek, “Oğlumu zehirlediler ya da başka bir şey yaptılar diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Oğlunun ölümünden yaklaşık bir hafta önce annesiyle telefonla görüştüğünü ve kendisine hücreye konulduğunu söylediğini aktaran Çiçek, “Oğlum 10 gündür hücredeydi. Koğuşta olsaydı ne olduğunu öğrenebilirdik. Ancak hücrede olduğu için başına ne geldiğini bilmiyoruz” diye konuştu. Çiçek, oğlunun kardeşiyle birlikte hastaneye gitmek istediğini ancak buna izin verilmediğini belirterek, “Oğlumun gözlerini bantlamışlardı. Savcılık oğlumun öldüğünü biliyordu. Ancak sorumluluğu hastanenin üzerine atmak için böyle yaptılar. Oğlumun ölümünü hastanede göstermişler, oysa cezaevinde yaşamını yitirdi” dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 21:08:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cezaevinde-supheli-olum-siyar-cicek-hucrede-yasamini-yitirdi-h108221.html">Cezaevinde şüpheli ölüm: Şiyar Çiçek hücrede yaşamını yitirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trumptan-iran-aciklamasi-karar-vermemiz-gerekiyor-anlasma-mi-h108220.html</link>
		<title>Trumptan İran açıklaması: Karar vermemiz gerekiyor: Anlaşma mı, yok etme mi?</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81. oturumunda yaptığı konuşmada İran’ın nükleer programına ilişkin sert mesajlar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Trump,&nbsp;konuşmasının&nbsp;başında&nbsp;ABD’nin&nbsp;ekonomik&nbsp;veaskeri&nbsp;gücünün&nbsp;arttığını&nbsp;söyleyerek,&nbsp;“ABD&nbsp;geridöndü”&nbsp;dedi.</p>

<p>ABD&nbsp;Başkanı,&nbsp;BM&nbsp;Genel&nbsp;Kurulu&nbsp;kapsamında&nbsp;dünyaliderlerine&nbsp;hitap&nbsp;ettiği&nbsp;konuşmasında&nbsp;İran,&nbsp;Gazze,Ukrayna,&nbsp;Venezuela&nbsp;ve&nbsp;Grönland&nbsp;başta&nbsp;olmak&nbsp;üzereçeşitli&nbsp;bölgesel&nbsp;ve&nbsp;küresel&nbsp;gelişmelere&nbsp;ilişkindeğerlendirmelerde&nbsp;bulundu.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Trump,&nbsp;İran’a&nbsp;ilişkin&nbsp;açıklamasında,&nbsp;“51&nbsp;yıllık&nbsp;fanatikİran&nbsp;rejimi&nbsp;kaos&nbsp;yarattı.&nbsp;Ortadoğu’nun&nbsp;zorbalarıydılar,artık&nbsp;zorba&nbsp;değiller.&nbsp;İran’ın&nbsp;nükleer&nbsp;silahlaraerişmesine&nbsp;asla&nbsp;müsaade&nbsp;etmeyeceğim”&nbsp;ifadelerinikullandı.</p>

<p>Trump,&nbsp;ABD’nin&nbsp;“Destansı&nbsp;Öfke”&nbsp;operasyonuna&nbsp;ilişkinde&nbsp;değerlendirmelerde&nbsp;bulundu.</p>

<p>Trump,&nbsp;“Nükleer&nbsp;bir&nbsp;felaketin&nbsp;önüne&nbsp;geçtik.&nbsp;İran’ınhava&nbsp;savunma,&nbsp;deniz&nbsp;savunma&nbsp;ve&nbsp;insansız&nbsp;hava&nbsp;aracıkapasitelerini&nbsp;yok&nbsp;ettik”&nbsp;dedi.</p>

<p>İran’ın&nbsp;daha&nbsp;iyi&nbsp;bir&nbsp;ülke&nbsp;olmasına&nbsp;imkan&nbsp;sağlayacak&nbsp;biranlaşma&nbsp;yapıp&nbsp;yapmayacağına&nbsp;ilişkin&nbsp;karar&nbsp;vermesigerektiğini&nbsp;belirten&nbsp;Trump,&nbsp;“İnancım&nbsp;anlaşmayapacağım&nbsp;yönünde&nbsp;ancak&nbsp;bu&nbsp;yine&nbsp;de&nbsp;vermemgereken&nbsp;bir&nbsp;karar”&nbsp;diye&nbsp;konuştu.</p>

<p>Trump&nbsp;ayrıca&nbsp;diğer&nbsp;ülkeleri&nbsp;İran’a&nbsp;yönelik&nbsp;baskıyakatılmaya&nbsp;çağırarak,&nbsp;“Dünyaya&nbsp;sesleniyorum.&nbsp;Bizekatılın&nbsp;ve&nbsp;İran’ın&nbsp;terör&nbsp;rejimine&nbsp;karşı&nbsp;durun”&nbsp;ifadelerinikullandı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>“Göreve&nbsp;geldiğimden&nbsp;beri&nbsp;8&nbsp;savaş&nbsp;bitirdim”</p>

<p>Trump,&nbsp;Gazze’deki&nbsp;savaşa&nbsp;ilişkin&nbsp;dedeğerlendirmelerde&nbsp;bulunarak,&nbsp;göreve&nbsp;gelmesindenbu&nbsp;yana&nbsp;8&nbsp;savaşı&nbsp;sona&nbsp;erdirdiğini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>Trump,&nbsp;“Bu&nbsp;savaşları&nbsp;durdurmamın&nbsp;sebebi,&nbsp;liderlerlearamın&nbsp;çok&nbsp;iyi&nbsp;olması&nbsp;ve&nbsp;gümrük&nbsp;vergileriyle&nbsp;tehditetmemdi”&nbsp;dedi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Rusya-Ukrayna&nbsp;savaşına&nbsp;da&nbsp;değinen&nbsp;Trump,&nbsp;busavaşın&nbsp;da&nbsp;sona&nbsp;ereceğini&nbsp;belirterek,&nbsp;“Rusya&nbsp;veUkrayna&nbsp;arasındaki&nbsp;savaşı&nbsp;da&nbsp;hızlıca&nbsp;bitireceğim.&nbsp;Öyleya&nbsp;da&nbsp;böyle&nbsp;bir&nbsp;anlaşma&nbsp;yapılacaktır”&nbsp;ifadelerinikullandı.</p>

<p>Venezuela&nbsp;ve&nbsp;Grönland&nbsp;açıklamaları</p>

<p>Trump,&nbsp;Venezuela&nbsp;konusunda&nbsp;da&nbsp;ABD’nin&nbsp;attığıadımlara&nbsp;değinerek&nbsp;ülkenin&nbsp;geleceğine&nbsp;ilişkin&nbsp;olumlubeklentilerini&nbsp;dile&nbsp;getirdi.</p>

<p>ABD’nin&nbsp;askeri&nbsp;gücünü&nbsp;“insanları&nbsp;güvende&nbsp;tutmak”amacıyla&nbsp;kullandığını&nbsp;belirten&nbsp;Trump,&nbsp;kartellere&nbsp;karşımücadele&nbsp;mesajı&nbsp;verdi.</p>

<p>Grönland&nbsp;konusunda&nbsp;ise&nbsp;Danimarka&nbsp;ile&nbsp;bir&nbsp;anlaşmayavardıklarını&nbsp;belirten&nbsp;Trump,&nbsp;ABD’nin&nbsp;savunmaamacıyla&nbsp;bölgede&nbsp;askeri&nbsp;altyapısını&nbsp;güçlendireceğinisöyledi.</p>

<p>Trump,&nbsp;“İşbirliği&nbsp;yapmak&nbsp;çok&nbsp;güzel&nbsp;bir&nbsp;his”&nbsp;ifadelerinikullandı.</p>

<p>Trump,&nbsp;BM&nbsp;Genel&nbsp;Kurulu’ndaki&nbsp;konuşmasınınöncesinde&nbsp;kendisine&nbsp;Rusya&nbsp;Devlet&nbsp;Başkanı&nbsp;VladimirPutin’e&nbsp;mesajının&nbsp;ne&nbsp;olduğu&nbsp;sorulduğunda&nbsp;ise&nbsp;“Savaşıbitirmesi&nbsp;lazım.”&nbsp;yanıtını&nbsp;verdi.</p>

<p>Trump’ın&nbsp;BM&nbsp;Genel&nbsp;Kurulu&nbsp;konuşmasında&nbsp;İran’ınnükleer&nbsp;programı&nbsp;ve&nbsp;devam&nbsp;eden&nbsp;çatışmaların&nbsp;yanısıra&nbsp;Ukrayna,&nbsp;Gazze,&nbsp;Venezuela&nbsp;ve&nbsp;Grönland&nbsp;konularıöne&nbsp;çıktı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 21:05:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trumptan-iran-aciklamasi-karar-vermemiz-gerekiyor-anlasma-mi-h108220.html">Trumptan İran açıklaması: Karar vermemiz gerekiyor: Anlaşma mı, yok etme mi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/qamisloda-kitlesel-eylem-kendi-dilimizle-okumak-ve-yasamak-istiyoruz-h108219.html</link>
		<title>Qamişloda kitlesel eylem: Kendi dilimizle okumak ve yaşamak istiyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cizîr Bölgesi kentlerinin Qamişlo’da düzenlediği ana dilde eğitim talebiyle yaptığı eylemde, tüm halkların kendi diliyle okumak, yazmak ve yaşama hakkına sahip olduğu vurgulandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentinde Cizîr Bölgesi’ne bağlı Dêrik, Amûdê, Dirbêsiyê, Çilaxa, Til Temir, Tirbespiyê, Girkê Legê ve Hesekê kentlerinden yurttaşların katılımıyla &nbsp;Kürtçe eğitim hakkı talebiyle bir eylem düzenlendi. Eylem, Halk İnisiyatifi tarafından “Zimanê me nasnameya me ye” sloganıyla düzenlendi. Öğrencilerin yoğunlukta olduğu eylemde kitle Qamişlo’daki 12 Mart Şehitleri Stadyumu önünde toplandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>&nbsp;“Zimanê me nasnameya me ye”, “Zimanê me pêşeroja me ye”, “Xwîna şehîdan zimanê me parast”, “Zimanê me rûmeta me ye” ve “Bê ziman jiyan nabe” pankartlarının taşındığı eylemde basın metnini Halk İnisiyatifi adına Yûsif Kûtê okudu.</p>

<p></p>

<p>‘DİL VARLIĞIMIZDIR’</p>

<p></p>

<p>Yûsif Kûtê “Her ağaç kendi kökü üzerinde büyür, insan da kendi dili üzerinde. Dil olmadan insan kendini ifade edemez, dil olmadan kimse kültürünü yazamaz ve kimse ‘ben varım’ diyemez. Bu yüzden dil varlığımız ve kimliğimizdir; kendi diliyle okumak, yazmak ve yaşamak tüm halkların hakkıdır” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Şehit Aileleri Meclisi adına Mihemed Ebas şöyle konuştu: “Kürtlerin dili ve tarihi uğruna canlarını feda eden şehitlerimiz adına sizleri selamlıyoruz. Rojava Devrimi’nde birçok kurum açmayı ve kendi sistemimizi kurmayı başardık, büyük mücadeleler verdik. Hükümete çağrımız, dilimizi kabul etmesi ve tanımasıdır.”</p>

<p></p>

<p>Kongra Star Sözcüsü Gulistan Gulo ise şunları ifade etti: “Rojava Devrimi ve Kadın Devrimi’nin kazanımlarından biri Kürt dilidir. Bu kazanım, direnişlerle ve binlerce şehit sayesinde elde edildi. Devrim sürecinde Kürt halkı eğitimini Kürtçe gördü ve yeni bir nesil yetiştirdi. Bu nedenle geçici hükümetin kararını kabul etmiyoruz; bu karar, halkı tek tipleştirerek yönetmek isteyen egemen bir zihniyetle alınmıştır.”</p>

<p></p>

<p>KÜRTÇE DERSİ DEĞİL KÜRÇE EĞİTİM&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Öğrenciler adına konuşan Silava Elî, “Biz gözümüzü kendi dilimizle eğitime açtık, kendi dilimizle mücadele ediyor ve başarılar elde ediyoruz” dedi ve şunları ekledi: “Bu kararı reddediyoruz, bu karar yerinde bir karar değildir. Biz sadece Kürtçe dersi değil, eğitimimizi kendi Kürt dilimizle görmek istiyoruz.”</p>

<p></p>

<p>Öğretmenler adına Rojîn Mihemed Mûsa, “Şam’daki hükümetin kararı adil bir karar değildir. Eğer Kürt dili giderse, Kürt halkının varlığı, tarihi ve kültürü de gider. Rojava Devrimi, yani dil devrimi zafer kazansın diye 15 yıldır öğretmenler ve öğrenciler ayaktadır. Dilimize sahip çıkacağız, her Kürt kendi Kürt dili için başkaldırmalıdır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Demokratik İslam Kongresi adına Şêx Umer, &nbsp;“Tevrat, İncil ve Kuran bu kutsal topraklarda barış ve güvenliğin korunmasından bahsettiği gibi, insanların anadil hakkından da bahsetmiş ve bunu tüm insanlar için meşru bir hak olarak görmüştür” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ermeni toplumundan Guhar Xecedûryan ise şunları söyledi: “Okullarımızda eğitimimizi anadilimizde görmeyi talep etmeliyiz. Ermeni halkı da kendi diliyle yazmayı ve okumayı bilmiyor; bunun sebebi anadili derslerinin küçümsenmesidir. Bu yüzden bugün bizden istenen, hakkımızı gasp eden anlayışa karşı başkaldırmamızdır.”</p>

<p></p>

<p>Eylem, “Bê ziman jiyan nabe” sloganlarıyla sona erdi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 17:52:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/qamisloda-kitlesel-eylem-kendi-dilimizle-okumak-ve-yasamak-istiyoruz-h108219.html">Qamişloda kitlesel eylem: Kendi dilimizle okumak ve yaşamak istiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tskye-kiralanan-koyun-kirsalinda-top-atislari-yangina-neden-h108218.html</link>
		<title>TSKye kiralanan köyün kırsalında top atışları yangına neden oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 49 yıllığına Savunma Bakanlığı’na kiralanan Cizîr’e bağlı Şax ve Hebler köylerinin kırsalında, karakoldan yapılan top atışları sonucu yangın çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 49 yıllığına Savunma Bakanlığı’na kiralanan Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesine bağlı Şax ve Hebler köylerinin kırsalında yangın çıktı. Yangının, Hebler’de bulunan karakoldan yapılan top atışları sonucu çıktığı belirtildi. Karakoldan yapılan atışlar sonucu birinci derece SİT alanı olan Şax kırsalında başlayan yangın kısa sürede yayıldı. Şikefta More Alanı'nda süren yangın sonucu çok sayıda bağ-bahçe yandı, meyve ağaçları zarar gördü. Sabah saatlerinde bu yana devam eden yangına bir kaç köylü ağaç dallarıyla müdahale ederek söndürmeye çalışıyor. Askerlere yangın ile ilgili bilgi verilmesine rağmen askerlerin söndürme için bir girişimde bulunmadığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Cizîr Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdaheli için yönlendirildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bölgede, daha önce farklı tarihlerde birçok kez aynı gerekçeyle yangın çıkmıştı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 17:52:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tskye-kiralanan-koyun-kirsalinda-top-atislari-yangina-neden-h108218.html">TSKye kiralanan köyün kırsalında top atışları yangına neden oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-hazirlik-yapiyormus-metro-ve-tramvayda-da-fiyat-uzakliga-gore-h108217.html</link>
		<title>İBB hazırlık yapıyormuş: Metro ve tramvayda da fiyat uzaklığa göre değişecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’da metro ve tramvay hatlarında uzaklığa göre ödeme alınacağı öne sürüldü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’da metro ve tramvay hatlarının işletmeleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Devlet Demiryolları (TCDD) eliyle yürütülüyor.</p>

<p>TCDD’ye bağlı hatlar şunlar:</p>

<p>Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metrosu</p>

<p>Sirkeci-Kazlıçeşme tramvayı</p>

<p>Halkalı-Gebze banliyö hattı (Marmaray)</p>

<p>Halkalı-Bahçeşehir banliyö hattı</p>

<p>Hatlar: İBB</p>

<p>Halihazırda TCDD’nin işlettiği hatlar ve metrobüste uzaklığa göre ücret alınıyor. Para peşin ödeniyor, gidilen durak sayısına göre inerken iade alınıyor.</p>

<p>NTV’nin haberine göre&nbsp;İBB’nin işlettiği metro ve tramvaylarda da bu modele geçilmesi planlanıyor. İade cihazlarının konulacağı yerlerin belirlendiği, elektrik hattı çekimlerinin de tamamlandığı öne sürüldü.&nbsp;</p>

<p>İBB iştiraki Metro İstanbul’un verdiği&nbsp;bilgiye göre&nbsp;mevcut fiyatlar şöyle:</p>

<p>Anonim İstanbulkart: Tam 46,20 lira, öğrenci 22,55 lira, 30 yaşından büyük öğrenci 41,58 lira, sosyal kart sahipleri 33,08 lira</p>

<p>Mavi İstanbulkart: Tam (180 geçiş) 3 bin 628 lira, öğrenci (200 geçiş) 653 lira, 30 yaşından büyük öğrenci 3 bin 265 lira, sosyal kart sahipleri (200 geçiş) 2 bin 256 lira</p>

<p>Elektronik bilet İstanbulkart: Bir geçişlik kart 65 lira, iki geçişlik kart 120 lira, beş geçişlik kart 275 lira ve on geçişlik kart 530 lira.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 13:30:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-hazirlik-yapiyormus-metro-ve-tramvayda-da-fiyat-uzakliga-gore-h108217.html">İBB hazırlık yapıyormuş: Metro ve tramvayda da fiyat uzaklığa göre değişecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-alevilerin-esit-olmadigi-bir-surece-rizalik-vermeyecegiz-h108216.html</link>
		<title>DEM Parti: Alevilerin eşit olmadığı bir sürece rızalık vermeyeceğiz</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Alevilerin kaygılarını anladıklarını  ve Alevilerin eşit olmadığı bir hukuka rızalık vermeyeceklerini belirten Tuncer Bakırhan, “Bütün kimlikler özgür olduğunda barış olur” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara'nın Çankaya ilçesi Kızılay'da bulunan bir otelde Alevi örgütleri temsilcileri ile buluştu. Buluşmaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu da katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü Yüksel Mutlu, buluşma ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yaşanan gelişmelerin yanı sıra Alevilerin eleştirileri, önerileri ve görüşlerini almak bu konuda fikir alışverişinde bulunmak istediklerini belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Tuncer Bakırhan ise Alevilerin son süreçte yürüyen tartışmalarla ilgili eleştirileri, kaygıları ve önerilerini almak için bu buluşmayı gerçekleştirdiklerini söyledi. &nbsp;Bakırhan, “Türkiye’nin demokratikleşmesi için büyük emekler ve bedeller verdik. Sadece güncel siyaset için bir arada değiliz. Geçmişi, geleceği birlikte tartışıyoruz. Alevilerin insan insana köprü olmalıdır öğretisi tam da bu süreç için söylenmiş bir belirlemedir. Özellikle bu süreçte birbirimize köprü olmalıyız, yaralarımız sarmalıyız, yürüyen süreci layıkıyla başarıya ulaştırmak için hep birlikte çabalamalıyız. &nbsp;Bu buluşmalar geleceğe dönük bir yol haritasını da önümüze koyacaktır” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘ALEVİ EŞİT OLURSA KÜRT ÖZGÜR OLUR’</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin çok önemli, kritik bir süreçten geçtiğini dile getiren Bakırhan, “Sürecin hedefine ulaşması sadece Kürtlerin değil, Alevilerin, Türkiye’de yaşayan 86 milyonun kazanımı olacaktır. Nihai hedef sadece barış değil, demokrasidir, eşit yurttaşlıktır, haktır, hukuktur, eşit ve adil bir düzen kurmaktır. Bu konuda Alevi canların kaygısı olmasın. Bu süreçten beklentimiz kimsenin kimliği inkar edilmeden, herkesin eşit bir ortama rızalıkla ortak bir gelecek kurmasıdır. Alevi eşit olursa Kürt özgür olur, Alevi eşit olursa memlekete demokrasi geleceğini belirtebiliriz” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘RIZALIĞI ANCAK ALEVİLER EŞİT OLDUĞUNDA VERİRİZ’</p>

<p></p>

<p>Masada sadece Kürtlerin olmadığını hatırlatan Bakırhan, “Demokrasi bu işin neresinde diye soranlar oluyor. Şu an ilk aşamasındayız. Barışı konuşuyoruz, şiddet ve çatışmayı ortadan kaldırıp, sorunlarımızı masada konuşmaya çalışıyoruz. Sonraki aşama demokrasidir, hukuktur, demokratik bir Türkiye mücadelesidir. Bütün inançları, kimlikleri hukukun öznesi haline getirmeyi hedefliyoruz. Rızalığı ancak hukuki bir tanınmaya veririz, rızalığı ancak Alevilerin kendilerini eşit yurttaş olarak hissettiği bir hukuka veririz. &nbsp;Dolayısıyla Alevilerin olmadığı bir sürece DEM Parti olarak rızalık vermeyeceğimizi söylemek istiyorum. Biz farklılıklarımızı koruyarak o masada oturuyoruz. Gerçek anlamda barış ne zaman olacak diye soruluyor. &nbsp;Aleviler eşit yurttaş olduğunda, cemevleri yasal statü kazandığında, ayrımcılığa son verildiğinde, bütün kimlikler özgür olduğunda, gerçek anlamda bir barış zemininde olacağımızı söylüyoruz” diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>‘BİRBİRİNDEN UZAKLAŞTIRILMAK İSTENİYOR’</p>

<p></p>

<p>Çerçeve yasanın uygulamaya geçilmesi ile birlikte sürecin ikinci aşamaya geçmiş olacağını belirten Bakırhan, &nbsp;bu süreçte ortak mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurguladı. &nbsp;İkinci aşamanın Demokratik Cumhuriyet hedefine ulaşmak olduğunu ifade eden Bakırhan, “ Herkesin kendi kimliği ile var olmasının mücadelesini yürüteceğiz. Bu mücadelenin bir ayağı Kürtler ise bir ayağı Aleviler, ezilenler, hakkı hukuku tanınmayanlardır. Hepimizi kapsayan bir yurttaşlık kimliği oluşturmanın mücadelesini vereceğiz. Bu kapıları aralamaya çalışacağız, bu süreci ıskalamamalıyız. Demokratik entegrasyon Kürtlerin Türkleştiği, Alevilerin Sünnileşmesi değil. Aksine özgür bir ilişkinin kurulmasıdır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bakırhan, son süreçte Aleviler üzerinden yürütülen tartışmalara da değindi. Kürtler ve Alevilerin birbirinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Bakırhan, “Kurduğumuz köprüleri yıkmak isteyenler yok değil. Bizi ayırmaya çalışıyorlar. Hatta Alevileri Alevilerden ayırmak istiyorlar. Çünkü Kürt ile Türk, Kürt ile Alevi ayrıştıkça, bazılarının düzeni ve konforu devam edecektir. Bugüne kadar Alevilerin onurlu mücadelesini feyz aldık, bundan sonra da alarak yolumuzu yürüyeceğiz. Makbul Alevi diye sınıflandırma yapanları uyarıyoruz. Bu dil tehlikeli bir dil, bu dil sürece katkı sağlamaz, demokratikleşmeye katkı sağlamaz. &nbsp;Geçmişin acıları hepimizin hafızasındadır ama geleceğimizin kaderi geçmişin hafızasıyla belirlenmemeli. Benzer acıların yaşanmaması için demokratik bir zemin oluşturacağımız bir zemin olarak görülmeli bu süreç. Geçmişimizi unutmayacağız, Alevilerin, Kürtlerin katledildiği, asimile edildiği bir geçmişi unutmayacağız ama bize olumlu yarayacak bir süreç varsa bunu da değerlendireceğiz. Yüzümüz demokrasiye, geleceğe dönük olacak. Tarihsel tramvalar inkar edilemez amaç onları yeniden üretmek değil, amaç onlardan dersler çıkarıp demokratik ortak bir gelecek kurmaktır” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ALEVİLERE ÇAĞRI</p>

<p></p>

<p>Alevilerle yürüme çağrısı yapan Bakırhan, “Halkların ve inançların söz sahibi olduğu bir Türkiye demokratik olabilir. Biz böyle bir Türkiye’ye talibiz, bunun mücadelesini yürütüyoruz. Bu süreçte, böyle bir Türkiye’nin oluşmasının zeminini hazırlıyor. Bu zeminden geçmek hepimizin elindedir. Varsa eksiklerimiz, yetmezliklerimiz bu toplantıda birlikte tartışalım birlikte giderelim. Eksik olan ve yanlış olanı dayatan savunan bir anlayıştan gelmiyoruz. Eksikliğini kabul eden, geleceğe güçlü yürümek isteyen bir parti olarak önümüzdeki dönem Alevilerle birlikte yürümek istiyoruz” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ALEVİLER BAŞKA PARTİLERLE DE GÖRÜŞECEK</p>

<p></p>

<p>Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan da son dönemde yaşanan tartışmalara dikkat çekerek, Alevilerin kaygıları ve endişelerini dile getirmek aynı zamanda önümüzdeki dönemde süreçte nasıl rol oynayabileceklerini konuşmak için buluşmanın önemli olduğunu belirtti. Bazı kesimlerin Alevilerin kaygılarını farklı zeminlere çekmek istediğine dile getiren Aslan, tüm farklılıkların Türkiye’nin demokratikleşmesinde aktif rol oynaması gerektiğini ifade etti. Aslan, sadece DEM Parti değil; önümüzdeki haftalarda Alevilerin taleplerini dile getirmek ve sürece dair diğer partilerle de bir araya geleceklerini söyledi.&nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 13:29:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-alevilerin-esit-olmadigi-bir-surece-rizalik-vermeyecegiz-h108216.html">DEM Parti: Alevilerin eşit olmadığı bir sürece rızalık vermeyeceğiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/katilimevim-destek-ve-hedef-holding-operasyonu-14-gozalti-h108215.html</link>
		<title>Katılımevim, Destek ve Hedef Holding operasyonu: 14 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarında dolandırıcılık tespitiyle 14 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul başsavcılığının sermaye piyasasına ilişkin soruşturması sürüyor. Soruşturmada dört kişi tutuklu; 51 kişinin yurt dışına çıkışları yasak ve mal varlıkları&nbsp;tedbirli.</p>

<p>Dün (21 Eylül) Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’ndan (MASAK) alınan verileri inceleyen polis, Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş.’de piyasa dolandırıcılığı yapıldığını belirledi. Manipülasyon yapıldığına dair kuvvetli şüphe üzerine 15 kişi gözaltına&nbsp;alındı.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına&nbsp;göre&nbsp;bugün (22 Eylül) SPK’nın aşağıdaki şirketlerin paylarında dolandırıcılık tespit etti ve yeni bir operasyon düzenlendi:</p>

<p>Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV)</p>

<p>Destek Holding&nbsp;</p>

<p>Hedef Holding</p>

<p>15 şüpheliden 14’ü gözaltına alındı. Bir kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi.&nbsp;</p>

<p>Bugünkü operasyonla birlikte toplam 60 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Dört şüpheli tutuklandı, 44 kişinin gözaltındaki işlemleri devam ediyor. 12 kişiyse aranıyor.</p>

<p>Borsada ne oldu?</p>

<p>Borsa İstanbul’da&nbsp;BIST 100 endeksi, 16 Eylül’ü yüzde 5,54 değer kaybıyla 13.122,58 puandan tamamlamıştı. Bazı yatırım fonlarının temerrüde (borç ödeyememe durumu) düşmesinin ardından ekonomi yönetimi dizi tedbir açıklasa da endeks haftayı yüzde 8,18 düşüşle 13.284,42 puandan kapattı.</p>

<p>Pusula Portföy’ün eylül boyunca karşılaştığı yoğun satış baskısı düşüşte etkili oldu. Şirket, 15 Eylül’de yatırımcılarına paralarını ödeyemeyerek temerrüde düştü. Bunun üzerine nakit ihtiyacı olan yatırımcıların, borsadaki diğer hisselerini satarak bu ihtiyacını karşılaması diğer hisselerin de değer kaybetmesine neden oldu.</p>

<p>BBC’nin aktardığına göre&nbsp;Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, 15 Eylül’de tutuklandı. Serdar Turhan hakkında da yurtdışı çıkış yasağı verildi.</p>

<p>14 Eylül’de Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Pusula Finans Holding A.Ş. ve ortaklıklarını devraldığını duyurdu. Satın alma, Katılımevim ve Birevim dahil dokuz şirketi kapsıyordu. Son kararı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurumu verecek.</p>

<p>Tera, 16 Eylül’deyse iki fonun ödemesinde temerrüt oluştuğunu duyurdu.</p>

<p>GCM Yatırım’dan Evren Kırıkoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yatırım fonlarına dair düzenlemesinin ardından hisse senetlerinde, özellikle de BIST 30 endeksinde olmayan ama değeri çok yükselmiş hisse senetlerinde çıkış yaşandığını söyledi.</p>

<p>Bunun Borsa İstanbul’daki düşüşe dair Türkiye kaynaklı ilk neden olduğunu belirten Kırıkoğlu, ikinci nedeniyse şöyle anlattı:&nbsp;“Hisse senetlerindeki düşüşle birlikte yatırımcılar paralarını çekmek istedikçe fonlar, özellikle kaldıraçlı işlem yapan fonlar bu likidite ihtiyaçları için BIST 30 hisselerini de satmaya başladılar, orada öyle bir likidite ihtiyacı hasıl oldu.&nbsp;Genel algı kötü, sorun olmayan fonlarda da sırf diğer fonlardaki durumu gören yatırımcı parasını çektikçe onlarda da satışa yol açıyor.”</p>

<p>Son bir haftada Ortadoğu’daki gerilimin artması, Yemen’de Husilerin küresel ticaret için kritik öneme sahip Kızıldeniz’in girişinde yer alan bir adayı ele geçirdiklerini açıklaması gibi nedenler petrol fiyatlarını yükseltirken bu durum Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için olumsuz bir gelişme görülüyor.</p>

<p>Yapay zekanın risklerine dair tartışmalar da çok sayıda ülkenin borsasında bu hafta düşüşlere yol açtı.</p>

<p>Gelişmeler üzerine Finansal İstikrar Komitesi, 17 Eylül’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, toplantı sonrası Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirdi. Hareketliliğin bazı fonlarla sınırlı olduğunu belirten bakanlık, likidite ve kredi sorununa karşı gerekli tüm tedbirlerin&nbsp;‘süratle’&nbsp;uygulamaya konulacağını duyurdu.</p>

<p>Merkez Bankası (MB) da lira likidite yönetimiyle ilgili yeni adımlar açıkladı. Haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama artırılırken bankaların borçlanma limitleri güncellenecek ve teminat iskonto oranları azaltılacak.</p>

<p>BDDK, Bankaların hisse geri alımları 31 Aralık 2026’ya kadar çekirdek sermayeden düşürülmeyeceğini duyurdu.</p>

<p>SPK, 17 Eylül’de 131 yatırım fonu için tasfiye kararı aldı. Alım-satıma kapatılan fonlar TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY şirketlerine ait. Tasfiye süreci, İş Bankası ve Ziraat Bankası’nca yürütülecek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 11:12:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/katilimevim-destek-ve-hedef-holding-operasyonu-14-gozalti-h108215.html">Katılımevim, Destek ve Hedef Holding operasyonu: 14 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/kalkan-yasanin-uygulanmasi-surece-yayilamaz-h108214.html</link>
		<title>Kalkan: Yasanın uygulanması sürece yayılamaz</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Çerçeve yasanın geçen zamana rağmen uygulanmamasını eleştiren Duran Kalkan, “Yasanın uygulanması lazım, geciktirilemez de, bu kadar sürece yayılamaz. Uygulanamaz mı? Uygulanır. Yeni yasalar gerekiyor. Yeni yaklaşım gerekiyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Medya Haber’de yayınlanan özel programda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Çerçeve yasanın Meclis’ten rekor oyla geçtiğini hatırlatan Kalkan, “Büyük umut da yarattı birçok çevrede, heyecan oluşturdu. Bizim kök yasa dediğimiz, yapanların çerçeve yasa olarak tanımladıkları yasa. Geçen programda en azından savaşı durdurduğunu, siyasetin önünü açtığını ifade ettik. Belirttiğiniz gibi 40 gün oldu; somut adımlar yok. Sadece Takip ve Değerlendirme Kurulu diye yasanın tanımladığı kurul bir toplantı yaptı. Dört alt komisyon oluşturmaya karar verildiğini açıkladı. Ama bu komisyonlar kimlerden oluşuyor, nasıl çalışıyor, geçen süreçte herhangi bir bilgi yok. Yasa taraflara politika yapma imkânı veriyor dedik ama bu politika oyalama, zamana yayma biçiminde olacaksa elbette doğru ve anlamlı bir politika olmaz.</p>

<p></p>

<p>Tersine eksiklerini tamamlayarak, açmazlarını gidererek o yasayı da bir başlangıç olarak kabul edip Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin gerektirdiği adımları atmak gerekirdi. Fakat böyle olmuyor. Yasa üzerinde çeşitli değerlendirme ve tartışmalar da oluyor. Yazılar yazıldı, sözlü değerlendirmeler oldu, hâlâ da tartışılıyor, neden uygulama adımları atılmıyor diye, bunu tabii adım atacakların politikalarına bağlayanlar da var, iktidarın politikalarına, bundan AKP sorumlu. Yasayı da değerlendiren, eleştirenler var. Çünkü biz yasanın çıkış sürecinde bazı görüşler belirttik, hatta uyarılar yaptık. Hem kamuoyuna açık yaptık hem Önder Apo’ya görüşlerimizi ilettik. Önder Apo da görüşler belirtti, uyarılar yaptı. Belli tartışmalar oldu. Fakat bizim sözlerimiz, belirttiklerimiz fazla dikkate alınmadı. ‘Hukuka uygun olmuyor’ dendi.</p>

<p></p>

<p>YASA TEK YANLI HAZIRLANDI</p>

<p></p>

<p>Böyle bir yasa tek yanlı olarak hazırlandı. Ama şimdi hazırlayanlar uygulayamıyorlar. Neden? Çünkü gerçekten de değiştirilmesi, düzeltilmesi gereken şeyler var. Yasanın uygulamasının önünü tıkayan etkenler var. Bir tanesi; mesela PKK’yi kategorize etti. Süreci Önder Apo yürütüyor; yasa, Önder Apo’yu kapsamına almadı. 800 PKK yöneticisi-kadrosunu kapsamına almadı. Bunu kendileri belirtiyorlar. Bu 800 kişi kim ise, henüz biz kimliklerini bilemiyoruz. Bu durumda şu çıkıyor ortaya: Zaten PKK kadrosu dersen bunlardır. Geriye kalan PKK taraftarlarıdır, yurtseverlerdir. Halbuki PKK için çıkartılan bir yasa denirken, PKK’yi kapsamına almamış bir yasa oluyor. Taraftarlarını kapsamına almış bir yasa. Böyle olmaz. Diğer yandan ise yasanın uygulanması Önder Apo ile tartışılıyor. Yine yönetimimizle tartışılıyor.</p>

<p></p>

<p>Yasanın kapsamadığı kişiler, yasanın uygulanmasını tartışıyorlar. Nasıl uygulayacaklar? Bu çeşitli biçimlerde çözülür dendi. Fakat böyle herhangi bir çözüm olmadı. Diğer yandan bu teyit-tespit o kadar şeye bağlanmış ki, bütün silahlı olanların, PKK’lilerin, herkesin silah bıraktığı devlet kurumlarınca teyit-tespit edilecek; ondan sonra bu yasa uygulanacak.</p>

<p></p>

<p>TOPTANCI YAKLAŞIM</p>

<p></p>

<p>Bazı çevreler belirtiyorlardı, okuduk. Bir kişi ya da bir grup çıktı; ‘biz uymuyoruz’ dendi. Uymak isteyenler için örneğin yasa uygulanmayacak mı? Bu durumda uygulanamaz. Onun için şimdi her ağzını açan, iktidar ve devlet cenahında diyor ki, ‘silahsızlanma olmadı, silahlar bırakılmıyor. Herkes silahını bıraksın’. Ne biliyorsunuz bırakmadılar? Nasıl teyit-tespit edeceksiniz? Bunun net uygulanabilir yönü yok. Ve böyle bu kadar toptancı. Mümkün değil böyle bir uygulama. Sanki yasa uygulanmak için değil de, uygulanmamak için çıkartılmış gibi” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yasanın eksiklikleri olmasına rağmen uygulanmama halini eleştiren Kalkan, “Tamam, eksikleri olabilir. İşte çeşitli kurumlar oluşturdu. Onlar uygulama sürecinde bunları geliştirebilirlerdi. Önder Apo bu yönüyle de öneriler sundu. Son DEM Parti Heyeti'nin yaptığı görüşmede bize ulaşan bilgiler öyle. Fakat bu yönüyle de çok adım atılmıyor. İnsan endişe duyuyor. Türkiye PKK’yi içine almaya hazır görünmüyor, istekli görünmüyor. ‘PKK yok olsun, buharlaşsın, ortadan kalksın, sorun çözülmüş olsun’ deniliyor. Oysa ki PKK bir güç, bir irade. 60 milyon Kürt varlığından söz ediliyor. Bu Kürt varlığının en güçlü iradesi, en büyük partisi, dört parça Kürdistan’da örgütlü gücü. Bunu devlet yetkilileri de sık sık söylüyorlar ‘PKK’ye bağlılar’ diye. Bu kadar büyük bir gücü, mevcut Türkiye Cumhuriyeti nasıl içine alacak? Bu kadar tekçi, tek yanlı, inkârcı, Kürt’ün adını almayan, adını ağzına alınca halk olduğunu söylemeyen, halk olduğunu söyleyenin bile haklarını söylemediği bir ortamda PKK’yi nasıl içine alacak?</p>

<p></p>

<p>YENİ YAKLAŞIMLARA İHTİYAÇ VAR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bunun için değişmesi lazım, dönüşmesi gerekiyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşmesi gerekiyor. Yeni yasalara, yeni yaklaşımlara ihtiyaç var. Eskinin zihniyetinde ve siyasetinde değişiklikler gerekli. Fakat öyle anlaşılıyor ki, bazı sözler söyleniyor ama onun ötesinde Önder Apo şöyle demişti: ‘60 milyon Kürt var. Ya bunlara bir devlet kurdurmak gerekecek ya da bir devlete entegre olacaklar. Ortada duramazlar.’ Bunu da ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni seçiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ne entegre olmak istiyoruz’ dedi. O halde Türkiye Cumhuriyeti devleti bu Kürdü nasıl kabul edecek? Kürt halkı bu devlet içinde nasıl var olacak? Kimliğiyle, kültürüyle nasıl yaşayacak? Bunlara dönük açılımlar gerekli. Yeni yasalar gerekli. Siyasi, hukuki, demokratikleşmeyi ifade eden yasalar... Özgürlük yasaları, demokratik entegrasyon yasaları olarak tanımlandı bu. Yasal çerçeve de geçmiş süreçte belli boyutlarla tartışıldı ama hiçbir adım yok.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Bu haliyle Türkiye Cumhuriyeti mevcut yasal yapısıyla PKK’yi içine alamaz. Çok dar, çok tek yanlı, reddedicidir. Zaten içine alabilmiş olsaydı, PKK bu kadar dışarı çıkmazdı. Kürt sorunu denen sorun böyle var olmazdı. Devletin bu yapısından, sisteminden, siyasetinden dolayı bütün bunlar oldu. Şimdi onlarda hiç değişiklik olmadan, bu kadar mücadele etmiş, devlet dışında bir güç haline gelmiş yapıyı yok etmek, içine almak ya da ‘silahsızlandıracağız, tasfiye edeceğiz’ diyorlar. Nasıl edeceksiniz? Bu ‘imha edeceğiz’ anlamına geliyor, ‘yok edeceğiz’ anlamına geliyor. Sanki böyle kendi kendine PKK buharlaşsın, yok olsun, Kürtler de yok olsun, biz kurtulalım der gibi bir şey var. Böyle olmaz. Bu bakımdan yasanın uygulanması lazım, geciktirilemez de, bu kadar sürece yayılamaz. Uygulanamaz mı? Uygulanır. Yeni yasalar gerekiyor. Yeni yaklaşım gerekiyor. Yasayı uygulamak için uygulayıcıların yeni yaklaşımlar, tarzlar geliştirmesi lazım. Biraz tartışmaları, yeni kararlar almaları gerekli. Fakat bu yönüyle en azından bize yansıyan, kamuoyuna yansımış olan herhangi bir şey göremiyoruz” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ÖNDER APO’NUN KONUMU NETLEŞTİRİLMELİ</p>

<p></p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün netleşmesi gerektiğine vurgu yapan Kalkan, “Yeni yaklaşımlar olmalı dedik. Başta gelecek yaklaşım, Önder Apo’nun konumunun netleştirilmesi. PKK kendini feshetme, silahlı mücadele stratejisine son verme kararı alırken bunların uygulanmasını Önder Apo’nun yönetimine bağladı. Önder Apo’nun özgür yaşar, çalışır koşullara kavuşmasına bağladı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yürütülmesi, sonuca götürülmesi kesinlikle Önder Apo’yla gerçekleştirilecek bir durum. Bunun dışında yapabilenler varsa zaten yapsınlar. Yapamadıkları için Önder Apo’ya gidildi, başvuruldu, yardım istendi. Önder Apo da buna hazır olduğunu ifade etti, çalışıyor. Cuma arkadaş da açıkladı geçen gün. Her zaman Hareketimiz söylüyor, halk söylüyor.</p>

<p></p>

<p>‘Silah bırakın’ deniliyor. Bırakma da, yeniden yapılanma da hepsi Önder Apo’nun özgürlüğüne bağlı. Fiziki özgürlüğüne bağlı. Bu süreci yönetmesine bağlı. Şimdi bunu aslında herkes biliyor, tartışıyor. Bizden daha iyi İmralı’yı yaratanlar ve yönetenler biliyorlar. Zaten Önder Apo’nun bu pozisyonunu bilmeselerdi komployu da düzenlemezlerdi. 28 yıldır İmralı sistemini de oluşturmazlardı. Israrla bu sistemi sürdürmezlerdi de. Biliyorlar ama zihniyet ve siyasette bir değişiklik olmuyor. Ancak Önder Apo yapabilir. Bildikleri halde o yönlü bir adım atmıyorlar.</p>

<p></p>

<p>AÇIN KAPILARI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Mehmet Uçum’un söylediklerini biz de takip ettik. Tartışmalar da oldu, başka söyleyenler de oldu. Öyle deniliyor ki İmralı’da villa yapılmış, konut yapılmış. Propaganda ediliyor. Bu kadar, şunlar, bunlar var diye. Şimdi tecrit uygula, kapat. Hiç kimse görmesin. Ondan sonra kalk propaganda et kamuoyuna. Bunun anlaşılırlığı yoktur. Açın kapıları, görüşsün Önder Apo çeşitli çevrelerle.</p>

<p></p>

<p>Yasa çıkarken Meclis ortamında, AKP sözcüsü ‘ne de güzel söz’ dedi. Hemen yasa çıkar çıkmaz dedi: İmralı kapıları açılacak; basın gidecek, aydınlar gidecek, siyasetçiler grup grup, görüşmeler olacak ve çalışma yapılacak.</p>

<p></p>

<p>40 gün geçmiş, eskisi gibi DEM Parti Heyeti bir sefer görüştü. Onun dışında hiç kimse gidemedi. Siz bunun propagandasını yapacağınıza; şöyle yer yaptık, böyle yer yaptık, yaptık yapmadık diye şaibe yaratacağınıza, açın kapıları, açık olsun. Herkes görsün, ne yapılmış olduğuna karar versin. Şimdi ben birçok şey söyleyebilirim ama yeri değildir, erkendir ne yapıldığı konusunda. Fakat gerçekten bir şeyler yapıldığına inanılıyorsa, bu konuda böyle iyi şeyler yaptıklarından eminlerse uygun çalışma koşulları yarattık diye, o zaman bu çalışma başlasın. Daha ne bekleniliyor? Ne kadar beklenecek? Niye çalışma ilerlesin diye adım atılmıyor? Niye kamuoyu görmüyor da, bir-iki yetkili açıklıyor bunu? Bunları da görmüşler mi, gerçekten biliyorlar mı yoksa duymuşlar mı, o da değil.</p>

<p></p>

<p>MESELEYİ SİLAHSIZLANMAYA KİLİTLEMEK SÜRECİ TIKAMAK OLUYOR</p>

<p></p>

<p>Bir de; yadırgadık aslında Mehmet Uçum’un bunları açıklamasını. Ne Takip ve Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında çeşitli temsillerden oluşan bir kurul oluşmuş, ne bu kurulun başkanı açıklama yapıyor, kurul içinde kimse açıklama yapmıyor. Bunu yapan Cumhurbaşkanı’nın sayısı çok olan danışmanlarından bir tanesi.</p>

<p></p>

<p>Bir de ilginç, hem İmralı’da bir yer yaptık diye açıklama yaparken, Önder Apo’nun çalışmayı hangi sıfatla yapacağına dönük de açıklama yapıyor. Takip ve Denetleme Kurulu’nun kararını açıklıyor. O kurul değil, Mehmet Uçum niye açıklıyor? Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olacağını da açıkladı. Ne ilgisi vardı, niye bu kadar şey bir araya geldi ve o kişi tarafından açıklandı; onu da anlamak zor. Bu çerçevede gerçekten de Takip ve Denetleme Kurulu, alt komisyonlar oluşturulacak dendi.</p>

<p></p>

<p>DEVLET BAHÇELİ ÖNERİSİ</p>

<p></p>

<p>Devlet Bahçeli, ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü olsun’ demişti Önder Apo için. Bunu birkaç defa tekrarladı da. Bu basına yansıdı da. Onun için Silahsızlanma ve Stratejik Koordinatörlüğü Komisyonu koydu adını. Ama basına en çok yansıyan silahsızlanma kavramıydı. Eğer deşifrasyondan söz ediyorsa, en çok deşifre olan kavramdı, onun kullanılmaması gerekiyordu.</p>

<p></p>

<p>Öyle bir komisyonu Önder Apo’nun içinde çalışacağı bir komisyon olarak görmüyoruz biz. Önder Apo. Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü'dür. Öyle bir kurul içinde, geniş bir topluluk içinde bir üye olarak çalışmayacak, bir çalışmayı koordine edecek. Önder Apo yapmasa kim yapabilir? Baş sorumlu diye 28 senedir İmralı ortamında tutuluyor. Kimse şunu diyemez ki; ne hakkı var, niye o yapıyor? Niye başka kimse 28 yıl İmralı ortamında değil de Önder Apo bu ortamda? Hâlâ ne kadar tutulacağı belli bile değil. Herhangi bir hak tanımıyorlar.</p>

<p></p>

<p>DEMOKRATİK SİYASETİN ÖNÜNÜN AÇILMASI</p>

<p></p>

<p>Bu bakımdan eğer bir kurul olacak ve Önder Apo yürütecekse, bu Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olacak. Önder Apo bunun koordinatörü olacak. Bu yönlü açıklama da yaptı. Son görüşme yapan DEM Parti Heyeti üzerinden dedi ki; barış, silah bırakmaya tekabül ediyor. Siyasallaşma, demokratik siyaset ve demokratik topluma tekabül ediyor. Dolayısıyla barış ve siyasallaşma çalışması demek, silah bırakmaktan demokratik siyasetin ve demokratik toplumun önünün açılması, bu yönlü çalışmaların yürütülmesi demektir. Önder Apo’nun misyonuna uygun olan da bu. Ama bütün bunları bir yana bırakıp, meseleyi getirip sadece silahsızlanmaya kilitlemek aslında gerçekten de tıkatmak oluyor. Hiç kimse ona şey yapmaz. Kaldı ki öyle bir şey yok.</p>

<p></p>

<p>KÜRT HAREKETİNİN ATTIĞI ADIMLAR</p>

<p></p>

<p>Nasıl diyelim; PKK Kongre yaptı. Silahlı mücadeleyi durdurdu, Türkiye’ye karşı sona erdirdi. Kararını aldı ve açıkladı. Bir buçuk yıldır herhangi bir çatışma olmuyor Türkiye’de. Dikkat edelim, herhangi bir şey yok.</p>

<p></p>

<p>Bütün çatışma alanlarından güçlerini çekti. Herhangi bir provokasyona, şuna buna zemin bırakmadı. Örnek olsun diye otuz arkadaşımız silah yakma eylemi düzenledi, tutum belirledi. Alınan kararları uygulamada ne kadar kararlı olunduğu belirtildi. Artık silahsızlanma, bir de herkesin silahı birden bırakmasına bağlama anlaşılır gibi değildir. Bu nerede olacak, nasıl olacak? Mümkünü olmayan bir durum. Aslında büyük ölçüde çözülmüş bir sorun. Tümden değil ama büyük ölçüde çözülmüş bir sorun. Gerisi, PKK’nin bütününü ayrıştırmadan, hepsinin yasadan yararlanarak Türkiye’ye dönüşünün önünün açılması, bunun gerçekleşmesi için de siyaset yapmalarının önünün açılması, demokratik siyaset yapabilmeleri, örgütlenebilmeleridir.</p>

<p></p>

<p>TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİ</p>

<p></p>

<p>Bunun gerektirdiği hukuki ve siyasi açılımların yapılması. Bunun için örnek, Önder Apo’dur işte. Örneğin Önder Apo’dan başlayabilirler. 28 yıldır İmralı’da tutuyorlar. Zaten bu sürece öncülük etti. Karar alsınlar, siyaset yapabilsin, örgüt kurabilsinler. Hiç teyide, tespite gerek yok. Önder Apo siyasi çalışma yürütebilse dağdaki gerillanın hepsi silahını bırakır, Önder Apo’nun örgütüne çalışmaya gelir. Ama o tür adımlar atılmıyor. Böyle bir şey yok. Sadece sürece yayılıyor, bir de propaganda ediliyor. Bu yaklaşımlar doğru değil. Gerçekten de PKK’yi içine alabilecek kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin genişlemesi, demokratikleşmesi lazım” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>SÜREÇ KARŞITLARINA YANIT&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Süreç karşıtlarına dair de değerlendirmelerde bulunan Kalkan, şunları ifade etti: “Biz bunları geçmişte değerlendirdik. Genelde ‘rantçılar’ kavramıyla ifade ettik. Farklı farklı durumları olabilir. Soldan yapıyor olabilirler, bunu sağdan yapıyor olabilirler. İşte çeşitli kişiler, örgütler olarak da yapabilirler. Hepsi süreç karşıtlığı olarak ortaya çıkıyor. Memnuniyetsiz, rahatsız. Beğenmiyor hiçbir şeyi. ‘Peki sen ne yapıyorsun’ diyoruz? ‘Beğenmediğimi söylüyorum ya’ diyor. Bu kadar. Bu ne biçim duruştur? Sen beğenmediğini söyledin. Bunun bu topluma, bu ortama faydası ne? Bu akıl alır bir durum değil. Bu süreci reddediyorlar. O halde süreç öncesini istiyorlar. Bu çevreler savaş mı istiyor? Oraya çıkıyor. Başka nasıl yorumlayabiliriz? Süreç bu kadar tu kaka ediliyorsa, yanlış bulunuyorsa, böyle bir süreci geliştirdi diye Önder Apo, PKK, Kürt Özgürlük Hareketi direnişi bu kadar çekiştiriliyor, ithama uğruyorsa, o halde ne isteniliyor? Siz savaşın deniliyor. Niye Kürt’ten savaş isteniliyor? Savaşı doğru görüyorlarsa buyursunlar. Ellerinden alan mı oldu?</p>

<p></p>

<p>Yok ama böyle olur mu? Biz savaşmayız. Savaş şeydir, siz savaşın, biz nemalanalım savaşın sonuçlarından, rant elde edelim. Bu demeye geliyor. Dolayısıyla kesinlikle muhatap alınmaması gereken bir durum. Bazı çevreler bunlara olumlu yanıt verdiler. Dediler ki, ne kadar doğru söyleseniz bile, bu duruşla, bu sözler gerçeği ifade etmez. Yanlış yerde duruyorsunuz. Tutumunuz yanlış. Sözünüzün doğruluğunun hiçbir geçerliliği olmaz. Girin içerisine, yürütün mücadeleyi, geliştirin daha iyisini; ondan sonra yanlış yapanı, hata yapanı, eksik yapanı, demokratik olmayanı eleştirin. Onunla mücadele edin. Ama dedik ya, ne içinde oluruz ne de beğeniriz. Bir köylü kuruntusu olarak tanımlamıştık biz bunu aslında. Gerçekten de bir tür köylü kuruntusu. Davet edilen yere gitmeyelim, işin içinde olmayalım, çağırırlarsa gitmeyelim, davet edilmezse de küselim. Aynen böyle bir durum. Bu tehlikeli bir durum. Bu çevreler Kürt savaşsın, biz rant elde edelim diyemezler. Kürtler bunu anlıyorlar, görüyorlar.</p>

<p></p>

<p>Kaldı ki savaşacakları kadar savaştılar zaten. Yüz yıldır, iki yüz yıldır savaşıyorlar, elli yıldır savaşıyorlar. Varlık ve özgürlük için direnme anlamında ne yapmak gerekiyorsa yaptılar. Daha ne istiyorsunuz? Eksik buluyorsanız, buyurun siz tamamlayın nasıl tamamlayacaksanız. Çünkü geçmişte de PKK hep silahlı direnişe çağrılar yaptı. Şimdi PKK’nin geliştirdiği bu yeni süreci beğenmeyenler, silahlı direnişi de aynı şekilde beğenmediler, karşı çıktılar. Ona da aynı yaklaşımlarla eleştiri götürdüler. Böyle olmaz, bunu çok uzatmamıza gerek yok. Böylelerine çok ortam, zemin vermemek lazım. Ne isteniyor? Savaştan mı yanalar? Savaşta mı çözüm bulacaklar? Hiçbir şey belirtmediklerine göre durum budur. Oysa ki yanlış bunlar. Savaş da oldu, gerçekler açığa çıktı, önemli gelişmeler oldu. İlelebet savaş olmaz. Bir savaşın bir sonu da olur. Onun sonuçları üzerinde yeni şeyler geliştirilir.</p>

<p></p>

<p>Şimdi yeni bir mücadele süreci geliştiriliyor. ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni demokratik siyasi mücadele stratejisiyle yürüteceğiz’ dedi Önder Apo. Yeni strateji tanımlandı. Bu temelde mücadeleler yürütülüyor. Gerçekten eleştirilerinde tutarlıysalar, nasıl yetersiz buluyorlarsa, daha güçlü işler olsun diyorlarsa, gelsin bu mücadeleye katılsınlar, el birliği edilsin, birleşik bir mücadele etkili bir biçimde yürütülsün. Yok böyle beğenmiyorlar, biz savaşacağız diyorlarsa, kendileri bilir. Hiç kimse önlerini kesmiyor, ellerini ayaklarını bağlamış da değil. Ama onu da yapmam, bunu da yapmam derlerse de o zaman hiç kimse onları ciddiye almaz, muhatap almaz. Rantçı olunur da bu biçimde olunmaz!”</p>

<p></p>

<p>‘GÜCÜMÜZ ORANINDA MÜCADELE YÜRÜTÜYORUZ’</p>

<p></p>

<p>Süreç için mücadele eden, konferans ve kampanyalar düzenleyenlere dair de değerlendirmelerde bulunan Kalkan, “Öncelikle şunu belirtelim; Önder Apo da, yönetimimiz de, bir Kürt Özgürlük Hareketi olarak da bu sürecin geliştirilmesinde, başarıya götürülmesinde kararlıyız. Biz 12. PKK Kongresi’nin kararlarına, Önder Apo’nun değerlendirmelerine, açıklamalarına, yönetimimiz adına yapılan açıklamalara bağlıyız, sadığız. Bu temelde de çalışma yürütüyoruz. Biz durmuyoruz. Strateji değiştirdik. Silahlı mücadele stratejisine son verdik. Demokratik siyaset stratejisi temelinde çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Gücümüz oranında mücadele yürütüyoruz. Bu süreç gelişsin, başarıya gitsin diye. Yine sürecin hukuki çerçevede, demokratik çerçevede gelişme sağlaması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda da kararlıyız. Ön açmaya çalışıyoruz. Ön açıcı oluyoruz. Geçmişte, geçen bir buçuk yıllık süre içerisinde attığımız pratik adımlarla hep ön açıcı olduk. Güven vermeye çalıştık. Bazıları dediler, güvene ihtiyaç var, güven verilsin. Aslında en çok güvene PKK’lilerin ihtiyacı vardı. Gerillanın ihtiyacı vardı. En çok güvene Kürtlerin ihtiyacı vardı.</p>

<p></p>

<p>Kürtlere bunu uygulayanlar, yüzyıldır Kürtleri inkâr edenler, üzerlerinde her türlü baskı uygulayanlar, hiçbir şekilde güven ortamı bırakmayanlar, güven vermek durumundalar aslında. Güvene ihtiyacı olan Kürtlerdir. Güvene ihtiyacı olan PKK’lilerdir. Bırakmış, dağa çıkmış, en zor işleri seçmiş. Binlerce, on binlerce Kürt genci yaşamını ortaya koymuş bu mücadelede. Hangi güvenden söz ediliyor? Kim kime güven verir mesela?</p>

<p></p>

<p>TIKANMAYI AŞMAK İÇİN ÇABA HARCIYORUZ</p>

<p></p>

<p>Bu bakımdan farz edelim ki... İşte ‘ayrılıkçılık’ deniliyor. Ayrılıkçı olunmadığı yönünde sözde söylüyor, pratikte yapıyor PKK. Çok net. İşte sürecin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda, silahlı mücadelenin bırakılıp strateji değiştirilip değiştirilmeyeceği konusunda hem sözlü, hem karar, hem pratik uygulamalar yapıyor. Bu çerçevede devam ediyoruz. Yine de mevcut haliyle de aslında yasayı uygulama öyle bizim şeyimizle olmaması gerekirken, yine de işte tıkanmışlıkların aşılması için çaba harcıyoruz. Bunu burada ifade edebilirim.</p>

<p></p>

<p>Yapabileceklerimizi yapıyoruz. Yapacağız da. Fakat bizim yapacaklarımızın bir sınırı var. Her şeyi biz yapamıyoruz. Her şey bizden beklenmemeli, istenmemeli. Her şeyi yapmaya bizim gücümüz yetmiyor. Bunun da bilinmesi gerekli. Bir de bizim daha çok şey yapabilmemiz için uygun hukuki ve siyasi zemin gerekli. O olsun gene de yaparız, daha fazlasını da yaparız. Reddetmiyoruz bu yönünü. Bu bakımdan biz sürecin hem hızlı yürümesi, doğru yürümesi, sonuç alıcı yürümesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapacağız. Sürecin başarısını kesinlikle getireceğiz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci er geç başarı kazanacak. Bunda ısrarlıyız ve kararlıyız. Ama nasıl bir mücadeleyle olur? Nasıl bir süreçle olur? O tabii ki bizim de yaratıcılığımıza bağlı. Ama karşı tarafın da tutumlarına bağlı. Devletin ve iktidarın, daha çok da aslında toplumun tutumlarına bağlı. Bazı çevreler "üçüncü taraf" olarak tanımlıyorlar. Öyle bir şey yok ama hadi diyelim ki üçüncü taraf. Biz de dedik, sürecin toplumsallaşması esas olarak buna bağlı. Bu çerçevede gerçekten de Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin gelişmesi için çeşitli toplumsal kesimlerin sürece daha çok sahip çıkması gerekiyor. Daha fazla katılması lazım. Daha etkili mücadele etmesi gerekli. Bu çerçevede yapılan tartışmalar var. Konferanslar, kongreler oluyor. Bunları önemsiyoruz. Önemsediğimizi önce de belirttik.</p>

<p></p>

<p>HERKES ELİNDEN GELENİN ÖTESİNDE ÇABA HARCAMALI</p>

<p></p>

<p>Bu süreçte İzmir’de oldu. İstanbul’da işte 1001 imza kampanyası gelişti. Bunları anlamlı buluyoruz. Bu toplantılarda yapılan tartışmaların içeriğini olumlu buluyoruz. Fakat daha çok geliştirilmesi, daha fazla yayılması, daha farklı kesimlerin, geniş kesimlerin bu işin içine katılması gerekiyor. Aynı kesimlerin dar bir düzeyde tekrarladığı şeyden tam sonuç çıkmaz. Diğer yandan işte kitlesel etkinlikler, eylemler, Bakur’da gelişti. Örneğin bir süredir Kürt halkı şehitlerini anıyor diye etkinlikler yaptı. Toplum, Kürt toplumu, bunların hepsi sürece sahip çıkmaktı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni sahiplenme, onun toplumsallaşması için çaba harcamaktı. Hepsinin merkezinde Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü isteme vardı. Ki bu sürecin önünü açacak, sürecin başarıyla yürütülmesini netleştirecek tek olgu, doğru olan olgu.</p>

<p></p>

<p>TÜM ÇEVRELERE ÇAĞRI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Diğer yandan yeni yöntemlerle bu kitlesel mücadeleyi sürdürmek gerekli. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü temelinde mücadeleyi, eylemleri, demokratik eylemleri geliştirmeliyiz. Gençler, kadınlar, işçi ve emekçiler, bütün toplumsal kesimler, demokratik sosyalist çevreler bunu kendilerine sorun yapmalılar. Buna sahip çıkmalılar. Kendi mücadeleleri olarak görmeliler. Bu çok önemli. Asla bu konuda zayıflık, durağanlık içine düşmemek lazım. Bekle-görcü olmamak gerekiyor. Bakalım devletle örgüt ne tür pazarlıklar yapıyor dememek gerekiyor. Öyle pazarlık falan yok. Her şey anlayış temelinde ve mücadeleyle sürüyor. O halde herkes demokratik anlayışa sahip olmalı. Demokrasi mücadelesini geliştirmek için, Türkiye’yi demokratikleştirecek, Kürt sorununu çözecek mücadeleyi, zihniyeti, siyaseti geliştirmek için elinden gelenin ötesinde çaba harcamalı, mücadele etmeli. Bütün mücadele bununla birleşmeli.</p>

<p></p>

<p>EKOLOJİK MÜCADELEYİ GELİŞTİRMELİYİZ</p>

<p></p>

<p>Mesela gelişen mücadeleler var. Örneğin ekolojik mücadele. Türkiye’de de, Kuzey Kürdistan’da da giderek gelişti. Bu doğa kırımına, doğa talancılığına karşı Karadeniz’den başladı. Gerçekten anlamlı bulduk Karadeniz insanının, kadınlarının doğaya sahip çıkışını. Yayıldı Türkiye’nin önemli, verimli alanlarına. Şimdi Kürdistan’ın da birçok alanına yayıldı. Varto çevresinde, yine Amed, Pasur çevrelerinde önemli direnişler oldu. Bu hâlâ da sürüyor. Geliştirmeliyiz bunları.</p>

<p></p>

<p>ÖZEL SAVAŞ SALDIRILARINA KARŞI MÜCADELE&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bütün bunları süreçle birleştirmeliyiz. Sürecin bir parçası olarak ele alıp yürütmeliyiz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsallaşmasının, kitleselleşmesinin bir parçası yapmalıyız. Diğer türlü de özel savaş saldırılarına karşı çok daha etkili mücadele etmek gerekli. Kopuk kopuk oluyor. Bazen oluyor, bazen duruyor. Durdurmamak, sürekli kılmak gerekiyor. Yokluk var, yoksulluk var. İnsan basına bakamıyor. Kürt kentlerinde de, Türkiye’nin metropol kentlerinde de insanlar burunlarından soluyorlar. Böyle feryat ediyorlar. Pazarlara kameralar, mikrofonlar gitti mi insan şaşırıyor. Bu kadar yokluk, yoksulluk, açlık, bunların hepsi mücadele etkeni. Süreç bunlarla bağlı. Bunların hepsi bu sürecin bir parçası. Bu bakımdan bütün bu alanları mücadele alanına dönüştürmek lazım. Her türlü yokluk, yoksulluk, sömürü, baskı, adaletsizlik, eşitsizlik, bu çeteciliklere karşı daha etkili mücadele etmek gerekiyor. Özel savaş sisteminin bütün varlığına, etkilerine karşı.</p>

<p></p>

<p>‘UMUT HAKKI’ MÜCADELESİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Dış alanda da bu mücadeleler var. Onları da önemsedik ama bir süredir biraz zayıfladı. Daha fazla da gelişmesi gerekli. Avrupa Konseyi, Bakanlar Komitesi çerçevesinde bir mücadele yürütülüyor. ‘Umut Hakkı’ mücadelesi, hukukçular üzerinde duruyorlar, gösteriler oldu. Daha fazla da olmalı. Her alanı süreçle bağlantılı mücadele alanına dönüştürmeliyiz. Önder Apo’ya destekler açıklandı, önemliydi. Sürekli olmalı, daha da gelişmeli. Bunlar süreci olumlu etkiliyor. Geçmişte bir kez belirttiğimi hatırlıyorum. Bu bir ufak mücadeledir, ne etkisi olur dememek lazım. Hepsi toplanır, birleşir, birleşir, büyük bir güce dönüşür. Damla damla olur çay, dere taşar. Sele dönüşür. O bakımdan herkes olduğu yerde sürecin başarısı için var olan haksızlıklara, eşitsizliklere, baskı ve sömürüye karşı mücadele etmeli. Böyle olursa toplumsallaşır. Hem süreci çarpıtmalar ortadan kalkar, hem de toplum sürece sahip çıkar, doğru çözüm yöntemlerini geliştirir, süreç başarıya gider. Biz buna inanıyoruz.”</p>

<p></p>

<p>ROJAVA'DA YAŞANANLAR</p>

<p></p>

<p>Rojava’da yaşananları değerlendiren Kalkan, şunları dile getirdi: “Gerçekten garip Suriye’de, Rojava’da olanlar. Bir savaşçı nasıl kaçırılır, katledilir? O savaşçının yer aldığı güçlerden bir şey çıkmadı. Mesela entegre olmuştu, o birlikler güya şeydi. Deniliyor bir gerici aşiret çevresi yapmış. Nasıl yapar? Orada yönetim, iktidar çevreleri yok mu? Hiç onlara karşı çıkılmadı mesela. Alındı, katledildi.</p>

<p></p>

<p>Kobanê halkının, Kürt toplumunun, Rojava’daki Kürt toplumunun bu katliama karşı tepkisi demokratik tepkiydi. Doğru tepkiydi, doğal tepkiydi. Hiç kimse niye böyle tepki gösterildi diyemez. Niye o katliam yapıldı? Onu araştırmak gerekli.</p>

<p></p>

<p>İkincisi, bu da ileriye gitti. Halep’ten Kobanê’ye asker sürüldü. Adeta işgal eder gibi, gövde gösterisi yapar gibi. Acaba Sîpan Hiznî’nin katledilmesi Kobanê’de gövde gösterisi yapmak için düzenlenmiş bir oyun muydu, plan mıydı? Böyle gerçekten de çok tehlikeli bir provokatif durum gelişti. Provokasyon, gözdağı verilmek istendi, korkutulmak istendi. Deniliyor ki yeterince açıklanmadı da. İşte cezaevinde tutuklular kendilerini yaktılar. Şu oldu, bu oldu. Olabilir. Onlar da şey olabilir ama biz onlarla izah edemeyiz durumu. Sorun öyle değildir.</p>

<p></p>

<p>Bütün bunlara bir savaşçının katledilmesi ile Halep’ten Kobanê’ye asker sevk edilmesi başlattı, geliştirdi, zemin oldu. Orada görmek gerekli. Gerçekten de bu bir provokasyondu. Önder Apo da uyardı, herkes de ifade etti. Ondan sonra bu kadar insan cezaevinde yandı, katledildi. Ben Sîpan Hiznî’yi de Kobanê şehitlerini de saygı ve minnetle anıyorum. Bu provokasyonu kınıyorum.</p>

<p></p>

<p>Bunu başlangıçta net olarak ifade edeyim. Bu provokasyonlarla ülke yönetilemez. Güç sahibi olunamaz. Hele hele Kürtler provokasyonla korkutulamaz. Hiç kimse Rojava Kürdünü korkutacağını sanmasın. Sahipsiz de sanmasın. Bunu böyle düzenleyenler istediğimizi yaparız, yanımıza alır sanmasınlar. Öyle bir dünya yok, öyle bir Suriye de yok. Peki neden oldu bütün bunlar? Demek ki işte Kobanê kendisi çözebilir sorunu, çözüyor. Asker yürütmek de neyin nesi? Görülüyor ki oradaki yerel irade kabul edilmiyor. O halde Kürt iradesi kabul edilmiyor. Demokratik bir yaklaşım yok. Şam yönetiminin yaklaşımında demokrasi yoktur. Yerel yönetimlerin, yerel iradenin reddi var. Kürt iradesinin reddi var. Bu oldukça önemli bir durum. Böyle her şeyi reddedip de ondan sonra işte demokratik entegrasyonu birkaç kişiye görev vermeye indirgemek öyle anlaşılır ve kabul edilir bir durum değildir.</p>

<p></p>

<p>İnsan görüyor ki, bu demokratik iradenin reddi o uygulamalarla kamufle edilmek isteniliyor. İşte örtülmeye çalışılıyor. Çünkü herhangi bir temsiliyeti yok. Yerel yönetimi, yerel iradeyi kabullenmiyor. ‘Bir-iki kişiye de görev verdik. Bakın işte ne kadar yer veriyoruz’ der gibi. Aslında bu provokasyonun üstü böyle örtülmeye çalışılıyor. Bunun kabul edilir bir yanı yoktur. Anlaşılmayan bir durum yok.</p>

<p></p>

<p>Bunu en iyi nerede gördük? İşte Kürtçe eğitimin yasaklanmasında gördük. Anadilde eğitimi reddediyorlar. Şimdi 12-13 yıldır bir eğitim sistemi kurulmuş. İlkokuldan üniversiteye kadar okullar olmuş. Binlerce öğretmen eğitilmiş. Bir kuşak Kürtçe anadilinde eğitim yaparak kendisini aydın, okuryazar hale getirmiş. Şimdi geliyor diyor ki, durduracaksınız Kürtçeyi. Arapça olacak bu okul, eğitim. Niye peki? Ben istiyorum, ben Arabım, sen Kürtsün, senin dilini kabul etmiyorum. Peki Kürtler de gidip bir Arap köyüne bu köyde Arapça eğitimi durduruyoruz, eğitimi Kürtçe yapacaksınız derse olur mu peki? Kabul görür mü böyle? Bunun demokrasiyle, hakla hukukla ne alakası var? Yerel yönetimlerin, iradenin kabul edilmediği, demokratik olunmadığı en açık bir biçimde burada görülüyor. Olan bir mekanizmayı yok ediyor, kendi istediğini kurmak için.</p>

<p></p>

<p>İşte soykırım bu, asimilasyon bu. Kürt halkına kendi anadilinde eğitim yapamaz, kendi diliyle okuyup yazamazlık dayatılıyor. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu en büyük insanlık suçu. Soykırım çünkü. Net olan durum bu. Şam yönetiminin bu yaklaşımlarını da kınıyoruz. Rojava gençlerinin, Kürt gençlerinin, çocuklarının anadil eğitim ısrarları en meşru istek, en demokratik istek, sonuna kadar da olmalı. Toplum da bunu esas almalı. Kürtçe olmayan hiçbir eğitime bir tane Kürt çocuğu gitmemeli. Giderse her şeyi kaybeder. Asimile olur, soykırıma uğrar. Bir de buna kimsenin hakkı yok. Mevcut durumda değiştiremez bunu. Var olan şey sürüyor. Niye karışıyorsun? Bırak onlar da öyle eğitim görsünler. Arapçayı da öğreniyorlar. Anadillerinde de eğitim görsünler. Arapça bilmezlerse görev veremem diyebilirsin. Öğrenirler Arapçayı. İstediğin yerde görev de verebilirsin. Bunu geçen 15 yıllık süre içerisinde Kuzey ve Doğu Suriye sistemi geliştirdi. Zaten geliştirdiği en güzel şey buydu. En demokratik şey buydu. En etkileyici olan buydu. Güzel oldu insanlar için. Herkes bunu önemsedi. Demokratik ulus sistemi gelişiyor dendi. Sadece Kürtçe eğitim değil. O alanlarda bütün toplumlar, halklar kendi dillerinde eğitim gördüler. Kendi kültürlerini yaşadılar. Bu temelde örgütlendiler. Demokrasinin kuralları bu. Gereği bu. Böyle olmak durumunda. Bu anlamda anadil taleplerini en meşru olarak görmek lazım. Bütün direnişler en demokratik direnişlerdir. Hepsini selamlıyorum. Başarılar diliyorum.”</p>

<p></p>

<p>ROJHİLAT VE İRAN&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kalkan, İran ve Rojhilat’taki gelişmelere ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: &nbsp;“Şehadetinin dördüncü yıl dönümünde Kürt kızı Jîna Emînî’yi ve Jin Jiyan Azadî serhildanının bütün şehitlerini saygı ve minnetle anıyorum. Onlar tarihin en büyük şehitleridir. En anlamlı mücadelelerinden birisini verdiler. Hem de bakın İran’daki şimdiki kör çatışmaya, her şeyi yok eden çatışmaya. Onlarınki yok eden değil. Kötülükleri ortadan kaldırarak özgür, demokratik, insanca yaşamı yaratmak için kendilerini feda eden bir direnişti ve böyle bir mücadelenin şehitleri oldular. Kadın özgürlük çizgisini esas alarak, kadın özgürlüğü temelinde toplumsal özgürlüğü, demokrasiyi geliştirme mücadelesinin şehidi oldular. Ki en haklı mücadelenin, en özgürlükçü mücadelenin şehididirler. Her zaman böyle anılacaklar.</p>

<p></p>

<p>Jin Jiyan Azadî serhildanı da gerçekten büyük bir özgürlük devrimiydi. Büyük bir demokrasi serhildanıydı. İktidar olmadı, askerliği geliştirmedi, bir yeri ele geçirmedi deyip de etkisiz görmemek lazım. İnsanların ruhuna işledi. Karşı taraf, devlet ne kadar insan katletti. Eğer etkilenmeseydi yapmazdı onları. Ne kadar korktuğu, etkilendiği yaptığı saldırılardan belli oluyor. Bu da direnişin ruhsal, psikolojik, zihniyet olarak, tarz olarak, ideolojik olarak toplum üzerinde ne denli olumlu etki yaptığını gösteriyor. Büyük bir devrim buydu. Önemli bir değişim yarattı. Bireyler üzerinde, toplum üzerinde, kadınlar, gençler, bütün toplumsal kesimler üzerinde etki yaptı. Kadının mücadele gücünü ortaya çıkardı, öncülüğünü kanıtladı. Kadın özgürlüğünün İran gibi bir yerde ne olduğunu ortaya çıkardı. Şimdi dördüncü yıl dönümünde etkinlikler oldu, önemliydi, onları da selamlıyorum. Çağrılar yaptı Kürt örgütleri. Bir toplumsal tepki oldu. Önemli, anlamlı. Fakat daha büyütmek lazım, o tepkiyi geliştirmek gerekli. Ben yine de diyorum, İran’ın çözümü toplumun geliştireceği özgürlükçü, demokratik çözüm olacak. İstediği kadar İran’a dıştan saldıranlar, biz hükmedeceğiz, zafer kazanıyoruz desinler. Kazanamayacaklar, kazanamadılar da zaten. Çıkmaza girdiler, her geçen gün daha fazla girecekler.</p>

<p></p>

<p>Yine mevcut rejim istediği kadar ben kazanıyorum desin, bu baskı, katliamı sürdürsün. Tersine kendi ayağına sıkma deniliyor ya, kendi ayağına vuracak baltayı, kendisi zararını görecek. Bu bakımdan mevcut İran rejiminin tutumu gerçekten anlaşılır değil. Bu kadar baskı, işkence, bir de idam kabul edilir değildir. Kampanyalar düzenleniyor. Çok önemli, daha da çok geliştirmek gerekli. Sen hem dışarıdan saldırıya uğruyorum diye toplumdan destek isteyeceksin, hem de toplum üzerinde bu kadar baskı uygulayacaksın, idam yapacaksın. Bu olur mu? Bu toplum dış saldırılara alet olmadı, dikkat edelim. Hiç onlardan yana olmadı. Tutum koydu. Daha ne istiyor bu devlet? Toplumu bazı dış güçlerle ilişkiye zorlayıp ondan sonra vay hainler deyip vurmak kimseye bir şey kazandırmaz. Kendi içlerinde öyle bir durum ortaya çıkarmışlar. Birbirlerini ajite ediyorlar. Haklı olduklarını sözde ileri sürüyorlar. Bunun hakla, hukukla bir alakası yok. Sen insanları bu duruma getiriyorsun. Şimdi durum biraz bu çerçevede.</p>

<p></p>

<p>İRAN’IN GEÇMİŞ STATÜKOYU SÜRDÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİL</p>

<p></p>

<p>Dikkat edilirse gerçekten de İran savaşı yayıldı, çıkmaza girdi. Hürmüz’e, şimdi bir de Kızıldeniz eklendi. Körfez, Kızıldeniz. Bazen saldırıyorlar, bazen duruyorlar. Çözümsüz, çıkmaza girmiş bir durum var. Bu yaklaşımla çözüm bulamazlar. Ne İran rejimi 20. yüzyılda oluşan statükoyu sürdürebilir, ne de ABD-İsrail tarafı tek başına istediği gibi Ortadoğu’da yeni bir hegemonya, sadece kendi çıkarlarını gözeten hegemonya yaratabilir. Aslında gerçekten de arzulanan toplumun demokratik direnişini geliştirmesi ve buradan sonuç almasıdır. Bu olmasa da şu görülüyor. Demokrasinin önde olduğu bir uzlaşma olacak sonunda. Eğer bir çözüme gidilecekse taraflar uzlaşmak durumunda kalacaklar. Belirleyici olan, Jin Jiyan Azadî Devrimi’nin açtığı özgürlük ve demokrasi çizgisinde yürüyen halkın direnişi olacak. Onlar daha etkili olacaklar, diğerleri de buna katılmak zorunda kalacaklar. Bunu insan rahatlıkla ifade edebilir. Şu an savaş İran üzerinden yayıldı, yayılıyor. İran savaşı daha da çok yayılıp devletler arası bölgesel savaşa dönüşecek diyorlar. Bunlar olmamalı, engellenmeli de tabii. Fakat tehlike sürüyor.</p>

<p></p>

<p>İran’ın geçmiş statükoyu sürdürmesi mümkün değil, o aşıldı, aşılıyor. Ama bir çözüme gidemediler. Derinleşerek sürdü bu. Ne kadar sürer, nasıl bir çözüm gelişir göreceğiz yakında. Birçok olasılık var. Bölgeye daha da yayılacak. Türkiye bunun merkezinde. Aslında Türkiye’nin de istedikleri hiçbirisi İran’da olmadı. Türkiye için birçok devlet yetkilisinin belirttiği beka sorunu derinleşerek sürüyor. İran çözümsüz kaldı. Çatışma yayılıyor, dikkat edelim. Doğu Akdeniz’e, Kıbrıs’tan Yunanistan’a ateş çemberi derinleşiyor. Türkiye üzerindeki etkisi daha çok oluyor. Biz zaten buna şaşıyoruz. Bunu niye değerlendiremiyor? Türkiye’nin siyasi çevreleri niye etkili tutum koyamıyorlar? Anlamadığımız nokta burası. Gerçekten tehdit büyüktür. Sonuçta eğer Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarısı olmaz, Türkiye’yi bir çıkışa götürmezse, Türkiye ne olacak? Bu hegemonyaya tümüyle teslim olacak. En ağır kayıpları, zararı Türkiye verecek ve daralmış, gücünü, etkinliğini kaybetmiş, bölgesel güç olamamış bir Türkiye durumu ortaya çıkacak. Bu gözle görülecek kadar açık.</p>

<p></p>

<p>Bunları daha geniş değerlendirmeye gerek görmüyoruz. Çok değerlendirildi, çok tartışılıyor. Tehdit, tehlike yayılarak sürüyor. Ama özellikle Türkiye’yi yönetenler, muhalif olanlar, CHP’sinden diğer partilere kadar, sol çevreler, bu gerçekleri daha iyi ortaya koyabilirler. Toplumu daha iyi bilinçlendirebilirler. Demokratikleşme herhangi bir çözüm değil. Türkiye için her şeyin ilacı, tek ilaç, kurtuluş ilacı, Kürt özgürlüğü temelinde Türkiye’nin demokratikleşmesi. Yoksa mevcut yaklaşımlarla, eski ulus devletçi, inkârcı, retçi, tekçi yaklaşımlarla artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilerlemesi mümkün değil. Bırakalım gelişme yaratmasını, eskisini koruyamaz. Daha zor durumlara düşer. Bu açık bir durum. Bu bakımdan evet, İran da, Türkiye de birbirine benzer bir pozisyonda. Umut ediyoruz. Demokratik zihniyet ve siyaset etkili olur.”</p>

<p></p>

<p>MUSA ANTER’İ ANDI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Son dönemde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan anmaların önemine de işaret eden Kalkan, “İrade oluşturdu. Kürt toplumunu canlandırdı. Kadınları, gençleri, insanları şehitlerinden öğrenir. Doğruyu öğrenir, hakikati öğrenir. Özgür ve demokratik yaşamın gerçeğini öğrenir. Bunun için cesaret ve fedakârlık kazanır hale getirdi. Bir dirilme oldu, bir canlanma oldu. Bu çok önemliydi.</p>

<p></p>

<p>Sürecin toplumsallaşması, demokratik mücadelenin gelişmesi, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü temelinde demokratik siyasi mücadeleyi her alanda geliştirmek, bunu demokratik toplum inşasıyla yürütmek için son derece elverişli zemin ortaya çıktı. İnanıyoruz herkes, her ortam bunu değerlendirecek. Bu zemini hem demokratik toplum örgütünün inşasına dönüştürecek, hem Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü temelindeki demokratik halk eylemlerinin geliştirilmesine dönüştürecek. Bu açıdan onu belirtelim. Eylül ayının büyük şehitleri var. Kürt bilgesi Apê Musa’nın şehadetinin 34. yıl dönümüdür. Gerçekten yalnız başına bir parti gibi çalıştı dedi Önder Apo. O kadar karanlık ortamda umudunu hiç kaybetmedi, coşkusunu, heyecanını hiç kaybetmedi. Şimdi o kısa görüntüleri bile görünce insan heyecanlanıyor. Bu bilinç ve inançla oldu. Bilgeliğin şeyiydi. Etkinlikler düzenlendi, anmalar oldu. Hepsini anlamlı bulduk. Ben de bir kere daha bu yıl dönümünde Kürt bilgesi Apê Musa’yı saygı, sevgi, minnetle anıyorum. Her zaman anısı özgür Kürt yaşamında yer edecek, öncülük edecek, yol gösterecek.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 11:10:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/kalkan-yasanin-uygulanmasi-surece-yayilamaz-h108214.html">Kalkan: Yasanın uygulanması sürece yayılamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/aclik-grevindeki-tutuklularin-avukati-marmara-cezaevi-suc-islemekten-h108213.html</link>
		<title>Açlık grevindeki tutukluların avukatı: Marmara Cezaevi suç işlemekten çekinmiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Marmara Cezaevi’nde 148 gündür süresiz açlık grevinde olan Taceddin Erol Şahin ve dört tutuklunun kamera kapattıkları gerekçesiyle gardiyanların saldırısına uğradığını belirten avukat Ulaş Can, “Suç işlemekten çekinmiyorlar” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Silivri’de bulunan Marmara 6 No’lu Cezaevi’nde tutulan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Taceddin Erol Şahin, Berkin Elvan anmasına katıldığı gerekçesiyle 24 Nisan’da gözaltına alınarak tutuklandı. 29 Nisan’da süresiz açlık grevine başlayan Şahin'e daha sonra Cem Dursun da katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kilo kaybeden ve sağlık sorunları yaşamaya başlayan tutuklular, koğuşlarındaki kameraların kaldırılması ve hücre cezalarının sonlandırılması talepleri kabul edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Tutukluların avukatı Ulaş Can, müvekkillerinin durumu ve eylemlerine dair konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘ÖLÜMLE KARŞI KARŞIYA’</p>

<p></p>

<p>Şahin ve arkadaşlarının hücreye kapatıldığını belirten Can, Taceddin Erol Şahin ve Cem Dursun’un 148, Cemil Kurt’un 73 ve Emircan Yazı’nın 69 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlattı. Şahin’in duruşmasının 26 Kasım'da görüleceğini aktaran Can, “Taceddin’in taleplerinin yerine getirilmemesi gibi bir durum yaşanırsa ve açlık grevine devam etme iradesi gösterirse 212’nci güne varmış olacak. Bu da yaşam hakkını ve hayatını tehlikeye atıyor. Temelde bir kamere yüzünden 27 yaşında bir insan ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘1 METREKARE ALAN DÜŞMÜYOR’</p>

<p></p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tutuklularla ilgili belirlediği kıstaslara uyulmadığını söyleyen Can, tutuklulara 1 metrekare alan düşmediğini dile getirerek, ekledi: “Bu AİHM’e aykırı, özel hayatın gizliliğine de tamamen aykırı. Gün boyu mahremiyetin ihlal ediliyor. Kişinin kendini geliştirme hakkı vardır. Bu şartlarda bir kişi kendini geliştiremiyor. Mevzuatımıza göre insanların bir havalandırmaya çıkması gerekir. Taceddin ve arkadaşı günde 2 saatlik havalandırmaya çıkıyor. Marmara Hapishanesi L Tipi’nde 4 bin insan kalıyor. &nbsp;Bu 4 bin kişi içerisinde kalan 5 kişiye ayrı bir rejim uyguluyorlar. Mevzuatımıza göre bu bir hücre cezasıdır. Ama hücre cezası içinde 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu kapsamında maksimum 20 gün hücre cezası alabiliyorsunuz.”</p>

<p></p>

<p>‘AÇLIK GREVİNDEKİ TUTSAKLARA EŞYA TAŞITILDI’</p>

<p></p>

<p>Süresiz açlık grevindeki tutukluların hızlı bir kilo kaybı yaşadıklarını belirten Can, “Özellikle Cem Dursun geçmişte de açlık grevinde bulunduğu için en fazla etkilenen oldu. Birçok sağlık sorunu yaşıyorlar. Süreç içerisinde B12’ye ulaşmalarında sıkıntılar yaşandı. Hapishane idaresi koşulları ne kadar zorlaştırabilirse o kadar zorlaştırdı. B12 uzun süre vermediler ama direnişe devam eden arkadaşlarımız ve dışarıdan yapılan kamuoyu baskısı ile B12 vitaminleri vermek zorunda kalındı. Son günlerde hapishane idaresi, mahkumların kaldığı hücrelerde ‘tadilat yapılacak’ dedi ve hücreleri boyamak için eşyaları açlık grevindeki mahkumlara taşıttı. Günlerdir açlık grevinde olan ve 30 kilo kaybetmiş bir insana eşya taşıtmak zulümden başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘AÇLIK GREVİNDEKİ TUTSAKLARA SALDIRDILAR’</p>

<p></p>

<p>Şahin ve diğer tutuklulara kamera kapattıkları gerekçesiyle gardiyanların saldırdığını dile getiren Can, “140 günden fazla açlık grevinde olan insanlara saldırıp yerlerde sürüklediler. Bunları yapan idare hala insan haklarını ciddiye almıyor. Yaptığımız tüm başvurular da reddediliyor. İdarenin yarattı diğer bir hak ihlali ise hapishaneye uzun süre mektupların alınmaması oldu. Hapishaneden uzun süre mektup da çıkmadı. Dilekçe hakkını da engelliyorlar. Marmara 6 No’lu Hapishane idaresi geçmişte de siyasi tutsaklara aynı şeyi yaptı. Sonrasında mahkûmları sürgün sevklerle gönderdiler. Suç işlemekten çekinmiyorlar” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘İNSANLAR ÖLÜME SÜRÜKLÜYOR’</p>

<p></p>

<p>Dayanışma vurgusu yapan Can, tutuklulara mektuplar yazabileceğini belirterek, şöyle devam etti: “Gelinen noktada Marmara 6 No’lu Hapishanesi’nden talep edilen zor bir şey değil. En başta kamera uygulamasının kaldırılması ve hücrelerden tutsakların çıkarılması lazım. Marmara 6 No’lu Hapishanesi bu kadar kolay ve ulaşılabilir talepleri kabul etmeyerek, İstanbul'un orta yerinde bir hapishanede insanları ölüme sürüklüyorlar.”&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 10:05:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/aclik-grevindeki-tutuklularin-avukati-marmara-cezaevi-suc-islemekten-h108213.html">Açlık grevindeki tutukluların avukatı: Marmara Cezaevi suç işlemekten çekinmiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankarada-bir-binada-3-erkek-cesedi-bulundu-h108212.html</link>
		<title>Ankarada bir binada 3 erkek cesedi bulundu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara&#039;nın Yenimahalle ilçesindeki bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Alınan&nbsp;bilgiye&nbsp;göre,&nbsp;Anadolu&nbsp;Mahallesi&nbsp;500.Sokak'taki&nbsp;bir&nbsp;apartman&nbsp;dairesinde&nbsp;3&nbsp;kişininhareketsiz&nbsp;halde&nbsp;yattığını&nbsp;görenler,&nbsp;durumu&nbsp;112&nbsp;AcilÇağrı&nbsp;Merkezi'ne&nbsp;bildirdi.</p>

<p>İhbar&nbsp;üzerine&nbsp;olay&nbsp;yerine&nbsp;112&nbsp;Acil&nbsp;Sağlık&nbsp;ve&nbsp;polisekipleri&nbsp;sevk&nbsp;edildi.</p>

<p>Yapılan&nbsp;araştırma&nbsp;sonucu,&nbsp;cesetlerin&nbsp;MehmetBüyükırmak,&nbsp;Mehmet&nbsp;Emre&nbsp;Çallı&nbsp;ve&nbsp;Enes&nbsp;Çallıkardeşlere&nbsp;ait&nbsp;olduğu&nbsp;ve&nbsp;üzerlerinde&nbsp;kurşun&nbsp;ve&nbsp;bıçakyarası&nbsp;olduğu&nbsp;tespit&nbsp;edildi.</p>

<p>Cesetler&nbsp;Adli&nbsp;Tıp&nbsp;Kurumu&nbsp;morguna&nbsp;götürülürken,polis&nbsp;ekipleri&nbsp;olayın&nbsp;faili&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;faillerinin&nbsp;yakalanmasıiçin&nbsp;çalışma&nbsp;başlattı.</p>

<p>Cesetler,&nbsp;Adli&nbsp;Tıp&nbsp;Kurumu&nbsp;morguna&nbsp;götürüldü.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 09:17:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankarada-bir-binada-3-erkek-cesedi-bulundu-h108212.html">Ankarada bir binada 3 erkek cesedi bulundu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/erdogan-abdde-yatirimcilarla-bir-araya-geldi-h108211.html</link>
		<title>Erdoğan ABDde yatırımcılarla bir araya geldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &quot;Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler Türkiye ile Amerika&#039;nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Erdoğan,&nbsp;Birleşmiş&nbsp;Milletler'in&nbsp;(BM)&nbsp;81.&nbsp;GenelKurulu'na&nbsp;katılmak&nbsp;için&nbsp;gittiği&nbsp;ABD'nin&nbsp;New&nbsp;Yorkkentinde&nbsp;bir&nbsp;restoranda&nbsp;düzenlenen&nbsp;"100&nbsp;YıllıkDostluk:&nbsp;Türkiye-Amerika&nbsp;Birleşik&nbsp;Devletleri"etkinliğine&nbsp;katıldı.</p>

<p>Etkinlikte&nbsp;Chobani'nin&nbsp;kurucusu&nbsp;ve&nbsp;CEO'su&nbsp;Kürt&nbsp;işinsanı&nbsp;Hamdi&nbsp;Ulukaya&nbsp;da&nbsp;yer&nbsp;aldı.</p>

<p>Düzenlenen&nbsp;etkinlik&nbsp;için&nbsp;Amerika-Türkiye&nbsp;İşKonseyi'ne&nbsp;ve&nbsp;Amerikan&nbsp;Ticaret&nbsp;Odası'na&nbsp;teşekküreden&nbsp;Erdoğan,&nbsp;"Bölgemizde&nbsp;ve&nbsp;dünyada&nbsp;karşı&nbsp;karşıyabulunduğumuz&nbsp;çatışmalar,&nbsp;savaşlar&nbsp;ve&nbsp;krizler,&nbsp;Türkiyeile&nbsp;Amerika'nın&nbsp;yakın&nbsp;diyalog&nbsp;içinde&nbsp;olmasınıgerektiriyor.&nbsp;Amerika'yla&nbsp;tesis&nbsp;ettiğimiz&nbsp;diyalog&nbsp;veeşgüdüm&nbsp;sayesinde&nbsp;Ortadoğu&nbsp;başta&nbsp;olmak&nbsp;üzereAfrika'dan&nbsp;Asya'ya&nbsp;küresel&nbsp;etkilerine&nbsp;tanık&nbsp;olduğumuzbirçok&nbsp;meselede&nbsp;ülkelerimiz&nbsp;için&nbsp;olumlu&nbsp;neticeleralıyoruz.&nbsp;Önümüzdeki&nbsp;dönemde&nbsp;de&nbsp;gayretlerimiziartırarak&nbsp;bunu&nbsp;sürdürmekte&nbsp;kararlıyız.&nbsp;Bu&nbsp;noktada&nbsp;şuhususun&nbsp;altını&nbsp;öncelikle&nbsp;çizmek&nbsp;istiyorum.&nbsp;AmerikaBirleşik&nbsp;Devletleri&nbsp;ile&nbsp;stratejik&nbsp;münasebetlerimiziekonomik&nbsp;ve&nbsp;ticari&nbsp;ilişkilerimizden&nbsp;asla&nbsp;ayrıdüşünemeyiz,&nbsp;düşünmüyoruz.&nbsp;Tam&nbsp;tersine&nbsp;bugünticaret&nbsp;alanındaki&nbsp;ilişkilerimiz,&nbsp;siyasimünasebetlerimizi&nbsp;destekleyen&nbsp;ve&nbsp;ilerleten&nbsp;unsurlarınbaşında&nbsp;geliyor”&nbsp;dedi.</p>

<p>“100&nbsp;milyar&nbsp;dolar&nbsp;ticaret&nbsp;hedefini&nbsp;son&nbsp;derecegerçekçi&nbsp;ve&nbsp;ulaşılabilir&nbsp;buluyorum”</p>

<p>Türkiye&nbsp;ile&nbsp;ABD&nbsp;arasındaki&nbsp;ticaret&nbsp;hacnine&nbsp;dairrakamlar&nbsp;paylaşan&nbsp;Erdoğan&nbsp;şöyle&nbsp;devam&nbsp;etti:</p>

<p>“Dünyadaki&nbsp;ekonomik&nbsp;ve&nbsp;siyasi&nbsp;dalgalanmalararağmen&nbsp;ticaret&nbsp;hacmimiz&nbsp;son&nbsp;10&nbsp;yıldır&nbsp;ikiye&nbsp;katlanmışdurumda.&nbsp;2025'te&nbsp;38&nbsp;milyar&nbsp;doları&nbsp;aşan&nbsp;ikiliticaretimiz&nbsp;bu&nbsp;yılın&nbsp;ilk&nbsp;sekiz&nbsp;ayında&nbsp;28&nbsp;milyar&nbsp;dolaraulaştı.&nbsp;Sene&nbsp;sonunda&nbsp;40&nbsp;milyar&nbsp;dolarla&nbsp;2025'inrakamını&nbsp;geçeceğimiz&nbsp;anlaşılıyor.&nbsp;Başkan&nbsp;Trump'labirlikte&nbsp;belirlediğimiz&nbsp;100&nbsp;milyar&nbsp;dolar&nbsp;ticaret&nbsp;hedefinison&nbsp;derece&nbsp;gerçekçi&nbsp;ve&nbsp;ulaşılabilir&nbsp;buluyorum.&nbsp;Ancakçabalarımızı&nbsp;biraz&nbsp;daha&nbsp;artırmamız&nbsp;gerekiyor.&nbsp;Bunuözellikle&nbsp;şunun&nbsp;için&nbsp;söylüyorum.&nbsp;Türkiye&nbsp;dünyanın&nbsp;enstratejik&nbsp;coğrafyasının&nbsp;kalbinde&nbsp;yer&nbsp;alan&nbsp;bir&nbsp;ülkedir.Son&nbsp;dönemde&nbsp;etrafını&nbsp;saran&nbsp;krizlere&nbsp;ve&nbsp;çatışmalararağmen&nbsp;istikrar&nbsp;adası&nbsp;kimliğini&nbsp;korumuş,&nbsp;hattagüçlendirmiştir."</p>

<p>Son&nbsp;24&nbsp;yılda&nbsp;ülkeye&nbsp;çektikleri&nbsp;doğrudan&nbsp;yabancıyatırım&nbsp;miktarının&nbsp;300&nbsp;milyar&nbsp;dolara&nbsp;yaklaştığınıbelirten&nbsp;Türkiye&nbsp;Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan,&nbsp;2023'teyaşanan&nbsp;deprem&nbsp;felaketinin&nbsp;şehirlerde&nbsp;açtığı&nbsp;yaralarıkısa&nbsp;sürede&nbsp;sarmayı&nbsp;başardıkları&nbsp;anımsattı.</p>

<p>“Yeni&nbsp;bir&nbsp;ivme&nbsp;yakalamak&nbsp;istiyoruz”</p>

<p>"Amerika&nbsp;ile&nbsp;nükleer&nbsp;ve&nbsp;LNG&nbsp;dahil&nbsp;enerji,&nbsp;sivilhavacılık,&nbsp;yüksek&nbsp;teknoloji&nbsp;gibi&nbsp;alanlarda&nbsp;tesisettiğimiz&nbsp;işbirliğini&nbsp;ileriye&nbsp;taşımaya&nbsp;hazırız"&nbsp;diyenErdoğan,&nbsp;şöyle&nbsp;devam&nbsp;etti:</p>

<p>"Ortaklığımızın&nbsp;geleneksel&nbsp;olarak&nbsp;en&nbsp;güçlüalanlarından&nbsp;biri&nbsp;olan&nbsp;savunma&nbsp;sanayiinin&nbsp;gerek&nbsp;ikiligerek&nbsp;NATO&nbsp;bünyesinde&nbsp;geliştirilmesi&nbsp;zaruridir.&nbsp;İkimüttefik&nbsp;arasında&nbsp;zaten&nbsp;hiç&nbsp;olmaması&nbsp;gerekenengelleri&nbsp;artık&nbsp;geride&nbsp;bırakarak&nbsp;yeni&nbsp;bir&nbsp;ivmeyakalamak&nbsp;istiyoruz.&nbsp;Bu&nbsp;noktada&nbsp;şunu&nbsp;da&nbsp;belirtmekdurumundayım.&nbsp;Türkiye&nbsp;yaptığı&nbsp;atılım&nbsp;ve&nbsp;hamlelerlesavunma&nbsp;sanayinde&nbsp;artık&nbsp;yalnızca&nbsp;bölgesinde&nbsp;değil,dünya&nbsp;ölçeğinde&nbsp;rağbet&nbsp;gören&nbsp;bir&nbsp;aktör&nbsp;halinegelmiştir.&nbsp;Bundan&nbsp;20&nbsp;yıl&nbsp;önce&nbsp;senede&nbsp;sadece&nbsp;248milyon&nbsp;dolar&nbsp;savunma&nbsp;ihracatı&nbsp;yapıyorken,&nbsp;bugün&nbsp;10milyar&nbsp;dolardan&nbsp;fazla&nbsp;ihracat&nbsp;yapar&nbsp;seviyeye&nbsp;geldik.Küresel&nbsp;savunma&nbsp;malzemeleri&nbsp;ihracatındaki&nbsp;payımız&nbsp;5yıl&nbsp;önceye&nbsp;kıyasla&nbsp;yüzde&nbsp;120'nin&nbsp;üzerinde&nbsp;arttı.&nbsp;Artıkfirmalarımız&nbsp;sahip&nbsp;oldukları&nbsp;donanım&nbsp;ve&nbsp;inovasyonlaAmerika'da&nbsp;yatırım&nbsp;yapar&nbsp;seviyeye&nbsp;ulaştı.&nbsp;Çok&nbsp;yakındasavunma&nbsp;sanayi&nbsp;ihracatında&nbsp;dünyada&nbsp;ilk&nbsp;10&nbsp;ülkearasına&nbsp;gireceğimize&nbsp;inanıyorum.&nbsp;Amerika'ylaişbirliğimizi&nbsp;ortak&nbsp;üretim&nbsp;imkanları&nbsp;dahil&nbsp;çok&nbsp;boyutluşekilde&nbsp;derinleştirmemiz,&nbsp;ortak&nbsp;faydamıza&nbsp;olacaktır."</p>

<p>“Vatandaşlarımızla&nbsp;iftihar&nbsp;ediyoruz”</p>

<p>Türkiye-Amerika&nbsp;işbirliğini&nbsp;çok&nbsp;daha&nbsp;ileriye&nbsp;taşımayayönelik&nbsp;çabalarında,&nbsp;programda&nbsp;bulunan&nbsp;kongreden,iş&nbsp;ve&nbsp;akademik&nbsp;çevrelerden,&nbsp;kültür-sanatdünyasından&nbsp;Amerikalı&nbsp;dostlarının&nbsp;katkılarını&nbsp;takdirlekarşıladıklarını&nbsp;dile&nbsp;getiren&nbsp;Erdoğan,&nbsp;şunları&nbsp;kaydetti:</p>

<p>"Amerika'da&nbsp;yaşayan&nbsp;vatandaşlarımızın&nbsp;bir&nbsp;yandanülkemizde&nbsp;bağlarını&nbsp;korurken,&nbsp;diğer&nbsp;yandanAmerika'nın&nbsp;toplumsal&nbsp;dokusuna&nbsp;güçlü&nbsp;biçimdeentegre&nbsp;olmalarından&nbsp;memnuniyet&nbsp;duyuyoruz.&nbsp;Türk-Amerikan&nbsp;toplumu&nbsp;bünyesinden&nbsp;siyaset,&nbsp;iş,&nbsp;bilim,kültür,&nbsp;sanat,&nbsp;spor&nbsp;ve&nbsp;diğer&nbsp;alanlarda&nbsp;temayüz&nbsp;etmişvatandaşlarımızla&nbsp;iftihar&nbsp;ediyoruz.&nbsp;Sizlerdenbaşarılarınıza&nbsp;yeni&nbsp;başarılar&nbsp;eklemenizi&nbsp;bekliyoruz.Türkiye&nbsp;ile&nbsp;Amerika&nbsp;arasındaki&nbsp;güçlü&nbsp;bağların&nbsp;vemüttefiklik&nbsp;hukukunun&nbsp;diplomatik&nbsp;ilişkilerimizin&nbsp;ikinciyüzyılında&nbsp;daha&nbsp;da&nbsp;güçlenmesini&nbsp;temenni&nbsp;ediyorum."</p>

<p>Programda,&nbsp;ABD-Türkiye&nbsp;İş&nbsp;Konseyi&nbsp;Başkanı&nbsp;HamdiUlukaya&nbsp;tarafından&nbsp;günün&nbsp;anısına&nbsp;TürkiyeCumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan'a&nbsp;hediye&nbsp;takdim&nbsp;edildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 09:16:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/erdogan-abdde-yatirimcilarla-bir-araya-geldi-h108211.html">Erdoğan ABDde yatırımcılarla bir araya geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/manisa-da-okula-silahli-saldiri-h108210.html</link>
		<title>Manisa&amp;#039;da okula silahlı saldırı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Niyazi Üzmez Anadolu Teknik Lisesi’nde silahlı saldırı düzenlendi. Yaralı öğrenciler olduğu bildiriliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) aktardığına göre&nbsp;bir şüpheli, okul önünde silahla etrafa rastgele ateş açtı. Saldırı sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaralı öğrenciler olduğu ihbarı yapıldı.</p>

<p>ANKA Haber Ajansı‘ysa bölgeye polis ve sağlık ekiplerinin sevk edildiğini fakat yaralı sayısına ilişkin henüz net bilgiye ulaşılamadığını yazdı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 09:13:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/manisa-da-okula-silahli-saldiri-h108210.html">Manisa&amp;#039;da okula silahlı saldırı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/meteorolojiden-saganak-uyarisi-h108209.html</link>
		<title>Meteorolojiden sağanak uyarısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji, birçok bölgede yağışların etkili olacağı uyarısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<ol>
	<li>
	<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, günlük hava tahmini raporunu yayımladı. Rapora göre, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı, Karadeniz, Serhat’ın kuzeyi, Adana ve Osmaniye çevreleri ile Hatay'ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Marmara’nın güney ve doğusu ile Tekirdağ, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</p>

	<p></p>

	<p>UYARILAR</p>

	<p></p>

	<p>Meteoroloji, yağışların Marmara’nın güney ve doğusu ile Tekirdağ, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması çağrısı yaptı.&nbsp;</p>

	<p></p>

	<p>Meteoroloji, rüzgarın Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeydoğu, Serhat’ın güney ve batı kesimlerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği vurguladı.&nbsp;</p>

	<p></p>

	<p>SERHAT’TA KUVVELİ RÜZGAR VE YAĞIŞ&nbsp;</p>

	<p></p>

	<p>Serhat’ta havanın, parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzeyinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın bölgenin güney ve batı kesimlerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor. Diğer bölgelerde sıcaklık mevsim normalleri üzerinde seyredecek. Erzirom 21, Qers 23, Meletî 31, Wan 25, Amed 35, Mêrdîn 31, Sêrt 32 ve Riha 35 derece olacak.&nbsp;</p>

	<p></p>

	<p>Diğer bölgelerde ise hava tahmini şöyle:&nbsp;</p>

	<p></p>

	<p>“*Marmara Bölgesi’nde havanın, parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin güney ve doğusu ile Tekirdağ çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın sabah saatlerinde bölgenin güneybatı kesimlerinde yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.</p>

	<p></p>

	<p>*Ege Bölgesi’nde havanın, parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey ve iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın sabah saatlerinde Kuzey Ege kıyılarında yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.</p>

	<p></p>

	<p>*Akdeniz Bölgesi’nde havanın, parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin batısı, Adana ve Osmaniye çevreleri ile Hatay'ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

	<p></p>

	<p>*İç Anadolu Bölgesi’nde havanın, parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra bölgenin batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

	<p></p>

	<p>*Batı Karadeniz’de havanın, parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Orta ve Doğu Karadeniz’de havanın, parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.”</p>
	</li>
</ol>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 09:12:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/meteorolojiden-saganak-uyarisi-h108209.html">Meteorolojiden sağanak uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/brent-petrolde-yukselis-h108208.html</link>
		<title>Brent petrolde yükseliş</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0.22 artışla 100.57 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas türü (WTI) petrol ise yüzde 0.02 artışla 95.80 dolar oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Petrol fiyatları, son birkaç gündür yaşanan düşüşün ardından güne yükselişle başladı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0.22 artışla 100.57 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) ekim vadeli kontratı ise yüzde 0.02 artışla 95.80 dolara çıktı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 26 08:56:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/brent-petrolde-yukselis-h108208.html">Brent petrolde yükseliş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/hurmuz-bogazi-nda-iki-ticari-gemi-hedef-alindi-h108207.html</link>
		<title>Hürmüz Boğazı&amp;#039;nda iki ticari gemi hedef alındı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Hürmüz Boğazı&#039;nda iki ticari gemi, kimliği belirlenemeyen cisimlerin çarpması sonucu hasar gördü. Olaylarda iki mürettebat yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İngiltere&nbsp;Deniz&nbsp;Ticaret&nbsp;Operasyonları&nbsp;Birimi&nbsp;(UKMTO),Hürmüz&nbsp;Boğazı'nda&nbsp;iki&nbsp;ticari&nbsp;geminin&nbsp;kimliğibelirlenemeyen&nbsp;cisimlerin&nbsp;hedefi&nbsp;olduğunu&nbsp;açıkladı.</p>

<p>İlk&nbsp;olayda&nbsp;bir&nbsp;petrol&nbsp;tankerinin&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı'na&nbsp;girişyaptığı&nbsp;sırada&nbsp;kimliği&nbsp;belirlenemeyen&nbsp;bir&nbsp;cisimle&nbsp;çarpıştığıbildirildi.</p>

<p>Olayda&nbsp;geminin&nbsp;iki&nbsp;mürettebatı&nbsp;yaralanırken,&nbsp;tankerinteknik&nbsp;bir&nbsp;sorun&nbsp;yaşamadan&nbsp;seyrine&nbsp;devam&nbsp;ettiği&nbsp;belirtildi.</p>

<p>İngiltere&nbsp;merkezli&nbsp;deniz&nbsp;güvenliği&nbsp;şirketi&nbsp;Vanguard&nbsp;Techde&nbsp;söz&nbsp;konusu&nbsp;geminin&nbsp;“L.A.&nbsp;Stephanie”&nbsp;adlı&nbsp;petroltankeri&nbsp;olduğunu&nbsp;ve&nbsp;İngiltere&nbsp;bayrağı&nbsp;taşıdığını&nbsp;açıkladı.Şirket,&nbsp;geminin&nbsp;Körfez'e&nbsp;doğru&nbsp;ilerlediği&nbsp;sırada&nbsp;birinsansız&nbsp;hava&nbsp;aracı&nbsp;tarafından&nbsp;hedef&nbsp;alındığını&nbsp;bildirdi.</p>

<p>LNG&nbsp;gemisi&nbsp;de&nbsp;hasar&nbsp;gördü</p>

<p>Aynı&nbsp;gün&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı'ndaki&nbsp;aynı&nbsp;deniz&nbsp;güzergahındaikinci&nbsp;bir&nbsp;olay&nbsp;daha&nbsp;yaşandı.</p>

<p>UKMTO,&nbsp;sıvılaştırılmış&nbsp;doğal&nbsp;gaz&nbsp;(LNG)&nbsp;taşıyan&nbsp;birgeminin&nbsp;de&nbsp;hedef&nbsp;alındığını&nbsp;açıkladı.</p>

<p>Bu&nbsp;olayda&nbsp;can&nbsp;kaybı&nbsp;veya&nbsp;yaralanma&nbsp;yaşanmadığı&nbsp;vegeminin&nbsp;seyrine&nbsp;devam&nbsp;ettiği&nbsp;belirtildi.</p>

<p>Hürmüz&nbsp;Boğazı'nda&nbsp;gerilim&nbsp;sürüyor</p>

<p>ABD&nbsp;ile&nbsp;İran&nbsp;arasında&nbsp;başlayan&nbsp;savaşın&nbsp;ardından&nbsp;stratejikHürmüz&nbsp;Boğazı,&nbsp;askeri&nbsp;gerilimin&nbsp;önemli&nbsp;merkezlerindenbiri&nbsp;haline&nbsp;geldi.</p>

<p>Bölgede&nbsp;çok&nbsp;sayıda&nbsp;ticari&nbsp;gemi&nbsp;ve&nbsp;petrol&nbsp;tankerinin&nbsp;hedefalınması,&nbsp;küresel&nbsp;enerji&nbsp;sevkiyatına&nbsp;ilişkin&nbsp;endişeleriartırıyor.</p>

<p>İran'ın,&nbsp;dünyanın&nbsp;en&nbsp;önemli&nbsp;enerji&nbsp;geçiş&nbsp;noktalarından&nbsp;biriolan&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı&nbsp;üzerindeki&nbsp;kontrolünü&nbsp;Washington'akarşı&nbsp;bir&nbsp;baskı&nbsp;aracı&nbsp;olarak&nbsp;kullanmaya&nbsp;çalıştığıbelirtiliyor.</p>

<p>ABD&nbsp;ise&nbsp;İran&nbsp;limanlarına&nbsp;yönelik&nbsp;yaptırımlar&nbsp;uygularken,tarafların&nbsp;kendi&nbsp;belirledikleri&nbsp;kurallara&nbsp;uymadığını&nbsp;önesürdükleri&nbsp;gemilere&nbsp;yönelik&nbsp;saldırılar&nbsp;düzenlediğibildiriliyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 22:36:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/hurmuz-bogazi-nda-iki-ticari-gemi-hedef-alindi-h108207.html">Hürmüz Boğazı&amp;#039;nda iki ticari gemi hedef alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/6-bin-134-kisinin-yatirim-yoluyla-vatandaslik-hakki-iptal-h108206.html</link>
		<title>6 bin 134 kişinin yatırım yoluyla vatandaşlık hakkı iptal</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[6 bin 134 kişinin yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma kararı iptal edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, usulsüz ekspertiz raporları ve güvenlik gerekçeleriyle yürütülen denetimler sonucunda bugüne kadar toplam 6 bin 134 kişinin yatırım yoluyla kazandığı Türk vatandaşlığının iptal edildiğini veya geri alındığını bildirdi.</p>

<p>Bu sayının 5 bin 391’ini sahte belgelerle yatırım yaptığı belirlenen&nbsp;yatırımcılar ve aile fertleri, 743’ünüyse&nbsp;‘kamu düzeni bakımından sakıncalı’&nbsp;bulunan&nbsp;yatırımcılar ve aile fertleri&nbsp;oluşturdu. Aile fertlerinden ayrı olarak 6 bin 134 kişiden yatırımcıların toplam sayısıysa 1413.</p>

<p>Açıklamada, usulsüzlüklerin başvuru öncesi sahtecilik girişimlerinden kaynaklandığı ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri personelinin herhangi bir ihmalinin bulunmadığı vurgulandı.</p>

<p>Bakanlığın açılaması şöyle:</p>

<p>“Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçleri; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütülmektedir. Başvuru sahiplerinin yatırım uygunluk belgelerinin alınmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmakta, olumlu sonuçlanan başvurular Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sonuçlandırılmaktadır.</p>

<p>Bu süreçte sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık sürecini suistimal etmeye çalışanlara yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler sonucunda; 1150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiş, aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve millî güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır.</p>

<p>Böylelikle toplam 1413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır. 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1393 kişinin vatandaşlığı iptal edilmiş, yedi kişinin vatandaşlığı ise millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunması nedeniyle geri alınmıştır.</p>

<p>21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlenen aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263’ünün yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır.</p>

<p>Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden biri hakkında geri alma, üçü hakkında ret işlemi gerçekleştirilmiş, yedi kişininse vatandaşlık başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimleri olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 20:32:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/6-bin-134-kisinin-yatirim-yoluyla-vatandaslik-hakki-iptal-h108206.html">6 bin 134 kişinin yatırım yoluyla vatandaşlık hakkı iptal</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/genel-greve-katilan-rojhilatli-bircok-esnaf-tutuklandi-h108205.html</link>
		<title>Genel greve katılan Rojhilatlı birçok esnaf tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İran’da 16 Eylül’de Jîna Emînî’nin ölüm yıl dömünde genel greve çıkan birçok esnaf tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İran’da Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı ve İstihbarat Bakanlığı, Jîna Emînî’nin ölüm yıldönümünde genel greve katıldıkları için birçok Kürt esnafı gözaltına aldı. Birçok esnaf tutuklandı. Kürdistan İnsan Hakları Ağı'na (KHRN), haberine &nbsp;göre, yetkililer ayrıca mahkeme kararları doğrultusunda bazı işletmeleri geçici olarak mühürledi ve bazı esnaf ile tüccarları gelecekte düzenlenecek grevlere katılmayacaklarına dair yazılı taahhütname imzalamaya zorladı.</p>

<p></p>

<p>Kamyaran'da birçok esnaf en az 6 esnaf gözaltına alındı, 2 kişi &nbsp;yazılı taahhütname imzaladıktan sonra serbest bırakıldı. Diğer dört kişi hala gözaltında tutuluyor. Ailelerinin bilgi edinme girişimlerine rağmen bu kişilerin nerede oldukları ve sağlık durumları bilinmiyor. Sine'de, en az 4 esnaf gözaltına alındı. &nbsp;Esnafların polis birimine çağrıldğı, burada tehdit edildikleri ve yazılı taahhütname imzalamaya zorlandıkları belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Öte yandan Sine ve Seqiz'de onlarca iş yerinin mahkeme kararları doğrultusunda mühürlendiğini öğrenildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 20:32:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/genel-greve-katilan-rojhilatli-bircok-esnaf-tutuklandi-h108205.html">Genel greve katılan Rojhilatlı birçok esnaf tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-mykda-gorev-dagilimi-belli-oldu-h108204.html</link>
		<title>DEM Parti MYKda görev dağılımı belli oldu</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti MYK, yaklaşık yedi saat süren toplantının ardından yeni dönem görev dağılımını belirledi. Önceki dönem MYK üyelerinin büyük bölümünün görevlerinde değişiklik olmazken, Ayşegül Doğan Parti Sözcülüğü görevini sürdürecek]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında toplandı. 6 Eylül’de gerçekleştirilen 5. Olağan Büyük Kongre’nin ardından yapılan ilk Parti Meclisi (PM) toplantısında belirlenen MYK üyelerinin yeni dönemde üstleneceği görevler belli oldu.</p>

<p>Yeni görev dağılımına göre Canan Çalağan Parti Okulu, Ebru Günay Dış İlişkiler, İbrahim Akın Ekoloji, Mahfuz Güleryüz Merkezi Örgütlenme, Mehmet Rüştü Tiryaki Demokratik Yerel Yönetimler, Özlem Gündüz STK ve Siyasi Partilerle İlişkiler, Öztürk Türkdoğan Hukuk ve İnsan Hakları, Sevtap Akdağ Karahalı Emek ve Tayip Temel Basın Yayın ve Propaganda komisyonlarından sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı oldu.</p>

<p>Serhat Eren Genel Sayman olarak görev yaparken; Emirali Türkmen Seçim İşleri, Hakkı Saruhan Oluç Ekonomi, Hatice Betül Çelebi Engelliler, İlknur Birol Eğitim Politikaları, Murad Mıhçı Göçmen ve Mülteciler, Yüksel Mutlu ise Halklar ve İnançlar komisyonlarının Eş Sözcülüğüne getirildi.</p>

<p>AYŞEGÜL DOĞAN GÖREVİNE DEVAM EDECEK</p>

<p>Önceki dönemde Parti Sözcülüğü görevini yürüten Ayşegül Doğan, yeni dönemde de görevini sürdürecek.</p>

<p>Kadın Meclisi Sözcülüğüne Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Gençlik Meclisi Eş Sözcülüğüne Berdan Gündüz, Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcülüğüne Sevda Çelik Özbingöl, Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eş Sözcülüğüne Heval Dılbahar getirildi.</p>

<p>Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcülüğüne Berdan Öztürk, Ekoloji Komisyonu Eş Sözcülüğüne Melis Emine Tantan, Genel Sayman Yardımcılığına Semra Kıratlı, Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eş Sözcülüğüne Canan Kebenç Özkan getirildi.</p>

<p>Eğitim Politikaları Komisyonu Eş Sözcülüğüne Sami Evren, Parti Okulu Komisyonu Eş Sözcülüğüne Doğan Erbaş, Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcülüğüne Özgül Saki, Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcülüğüne Ekrem Baran, STK ve Siyasi Partilerle İlişkiler Komisyonu Eş Sözcülüğüne Mehmet Saltoğlu ve Emek Komisyonu Eş Sözcülüğüne Zeyyat Ceylan getirildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 18:51:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-mykda-gorev-dagilimi-belli-oldu-h108204.html">DEM Parti MYKda görev dağılımı belli oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/akom-saat-verdi-istanbul-a-siddetli-yagis-geliyor-h108203.html</link>
		<title>AKOM saat verdi: İstanbul&amp;#039;a şiddetli yağış geliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte yarından itibaren şiddetli yağış beklendiğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sıcaklık 6-8 derece düşecek</p>

<p>Balkanlar’dan gelen serin ve yağışlı havanın İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde etkili olması bekleniyor.</p>

<p>AKOM’un açıklamasına göre yarın sabahtan itibaren 26-28 derece aralığında yaz değerlerinde seyreden sıcaklık 6-8 derece birden azalarak bahar değerlerine gerileyecek. Beraberinde il genelinde aralıklarla sağanak geçişleri görülecek.</p>

<p>Marmara Bölgesi için beklenen kuvvetli yağışlar, yarın akşam 20:00’den itibaren etkisini artıracak.</p>

<p>Avrupa Yakası, Boğaz çevresi ve Anadolu Yakası genelinde metrekare başına 30-60 kilogram aralığında yağış görülebileceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Kuvvetli yağış geçişlerinin, çarşamba 17:00’ye kadar kentte etkili olacağı öngörülüyor.</p>

<p>Ani su baskını, ulaşımda olası aksama, yıldırım ve kuvvetli yağış nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması isteniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 18:50:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/akom-saat-verdi-istanbul-a-siddetli-yagis-geliyor-h108203.html">AKOM saat verdi: İstanbul&amp;#039;a şiddetli yağış geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kimligi-belirlenen-pkklilerin-cenazeleri-alindi-h108202.html</link>
		<title>Kimliği belirlenen PKKlilerin cenazeleri alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bedlîs&#039;in Xerzan Mezarlığı&#039;ndan çıkarılarak Kilyos&#039;ta kaldırıma defnedilen ve kimliği tespit edilen PKK’li Zehra Kısaoğlu  ile Süheyla Kaya&#039;nın aileleri, cenazelerini teslim aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bedlîs'in Xerzan Mezarlığı'ndan çıkarılarak Kilyos'ta kaldırıma defnedilen, 1999 yılında yaşamını yitirdiği açıklanan PKK’li Zehra Kısaoğlu (Raperin) ve Süheyla Kaya'nın (Zilan) DNA’ları ailelerin verdiği DNA ile eşleşti. Yaşamını yitirenlerin aileleri, sabahın erken saatlerinde Zincirlikuyu Mezarlıklar Müdürlüğü’nden resmi işlemleri yaparak, İstanbul Sarıyer’de bulunan Kilyos Mezarlığına geçti.</p>

<p></p>

<p>Süheyle Kaya’nın cenaze işlemlerinin ardından Zehra Kısaoğlu’nun cenazesi için açılan mezarda bilgiler uyuşmadı. Tekrar kontrol edilerek, başka bir mezara açıldı ve cenazesine ulaşıldı. Cenazeler alındıktan sonra mezarlıkta açıklama yapıldı. Açıklama yapılan saygı duruşunun ardından başladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklamada konuşan, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Veysel Demirkaya, “Bugün burada iki arkadaşımızın, Zilan ve Raperin’in cenazelerini teslim aldık. Cenazeler, Xerzan Mezarlığı’ndan buraya hukuka aykırı bir şekilde getirildi ve burada kaldırıma gömüldü. Bunun duyulmasının ardından aileler cenazelerini teslim almak için başvurularda bulundu ve ardından cenazelerimiz teslim alındı” dedi.</p>

<p></p>

<p>'ASIL YÜKÜMLÜLÜK DEVLETİNDİR’</p>

<p></p>

<p>Cenazelerin ailelerin başvurusu beklenmeden yetkili kurumlar tarafından tespit edilerek, ailelere teslim edilmesi gerektiğini vurgulayan Demirkaya, “Her ne kadar aileler başvuru yapsa da burada asıl yükümlülük devlettedir. Cenazeler buraya hukuksuz bir şekilde getirildi. Burada yüzlerce cenazenin bulunduğunu biliyoruz. Yetkili kurumların, ailelerin başvurusunu beklemeden sorumluluklarını yerine getirerek cenazelerin tespitini yapmasını ve ailelere teslim etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Cenazelerini teslim alan aileler ise “Şehit hepimizin şehididir. Tüm Kürdistan’ın başı sağ olsun” mesajını verdi.</p>

<p></p>

<p>Ardından alınan cenazeler, Çewlîg'in (Bingöl) Kanîreş ilçesine götürülmek üzere yola çıktı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 15:54:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kimligi-belirlenen-pkklilerin-cenazeleri-alindi-h108202.html">Kimliği belirlenen PKKlilerin cenazeleri alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/tulay-hatimogullarindan-adalet-nobetindeki-ailelere-ziyaret-h108201.html</link>
		<title>Tülay Hatimoğullarından adalet nöbetindeki ailelere ziyaret</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Adalet Bakanlığı önündeki adalet nöbeti tutan depremzede aileleri ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, &#039;Bu acıları yaşayanlar olarak adalet peşinde aileler adalet istiyor. Sorumluların yargılanmasını istiyor. Burada kendim için de adalet arıyorum&#039; dedi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Maraş merkezli 6 Şubat 2023&nbsp;depremlerinde yakınlarını yitiren ailelerden oluşan 'Adalet Peşinde Aileleri Platformu' Adalet Bakanlığı önündeki nöbetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Aileleri ziyaret eden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti)&nbsp;Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Hatimoğulları, "Rantçılar katletti bu kadar insanı, bu bir katliam. Depreme dayanıklı binalar yapıldığı ve devlet tarafından denetlendiği zaman bu ölümler yaşanmaz. Bugün bu acıları yaşayanlar olarak adalet peşinde aileler adalet istiyor. Sorumluların yargılanmasını istiyor. Cezasızlıkla değil davaların cezalarla sonuçlanmasını istiyor ki bir daha aynı acılar yaşanmasın. Bugün adalet peşindeki aileler başka ölümler acılar yaşansın istenmiyor. Burada kendim için de adalet arıyorum. Bu duyarlılığı Adalet Bakanı görebilmeli. Ailelerin talepleri net" dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 13:49:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/tulay-hatimogullarindan-adalet-nobetindeki-ailelere-ziyaret-h108201.html">Tülay Hatimoğullarından adalet nöbetindeki ailelere ziyaret</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/pesmerge-guclerinin-birlesmesi-icin-bugun-resmi-toren-duzenlenecek-h108200.html</link>
		<title>Peşmerge güçlerinin birleşmesi için bugün resmi tören düzenlenecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kürdistan Bölgesi Başkanlığında, Kürdistan Bölgesi BaşkanI Neçirvan Barzani ve Başbakan Mesrur Barzani&#039;nin himayelerinde, Peşmerge Bakanı Şoreş İsmail’in katılımıyla Peşmerge güçlerinin birleşmesini kutlayan resmi bir tören gerçekleştirilecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kürdistan Bölgesi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre 21 Eylül 2026 Pazartesi günü (bugün) düzenlenecek olan törende, Peşmerge güçlerinin tamamen tek çatı altında birleştirildiği ilan edilecek. Erbil'deki Başkanlık karargahında gerçekleştirilecek olan etkinlikte, bu tarihi birleşme sürecinin son aşamaları kamuoyuyla paylaşılacak.</p>

<p>Süreçle ilgili olarak Peşmerge Bakanı İsmail daha önce, 10 Eylül’de yaptığı açıklamada, Peşmerge güçlerinin bakanlık çatısı altında birleştirilmesi ve yeniden yapılandırılması sürecinin başarıyla tamamlandığını duyurmuştu.</p>

<p>Bakan İsmail, 70. ve 80. Birlik güçlerinin tamamının tugay, tümen ve bölge komutanlığı düzeyinde tek bir komuta ve kontrol yapısı altında organize edildiğini bildirmişti.</p>

<p>Peşmerge Bakanı bu adımı, halkın uzun yıllardır beklediği tarihi bir müjde ve büyük bir kazanım olarak nitelendirmişti.</p>

<p>Her iki askeri komutanlık bölgesinin resmi olarak göreve başlayacağını belirten İsmail, Kürdistan Bölgesi'nin doğrudan Peşmerge Bakanlığına bağlı, birleşik ve modern bir orduya kavuştuğunu vurgulamıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 12:14:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/pesmerge-guclerinin-birlesmesi-icin-bugun-resmi-toren-duzenlenecek-h108200.html">Peşmerge güçlerinin birleşmesi için bugün resmi tören düzenlenecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/ingiltere-ve-galler-tecavuz-davalari-icin-ozel-mahkeme-kuruyor-h108199.html</link>
		<title>İngiltere ve Galler tecavüz davaları için özel mahkeme kuruyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Britanya çatısı altındaki İngiltere’yle Galler tecavüz ve cinsel suç davalarının ele alınacağı uzman mahkemeler kuracak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>BBC’nin haberine göre&nbsp;söz konusu davaların görülmesi için her bir Kraliyet Mahkemesi’nde en az bir duruşma salonu ayrılacak. Mağdurlar duruşmaları uzaktan izleyebilecek ve başka bir odadan bağlantıyla ifade verebilecek.</p>

<p>Ayrıca davacıların, sanıklardan ayrılması için özel giriş ve bekleme salonları ayarlanacak.&nbsp;</p>

<p>Sivil toplum kuruluşları şikayetçiydi</p>

<p>Sivil toplum kuruluşları cinsel suçlara karşı mahkeme sisteminden şikayetçiydi. Mevcut sistem nedeniyle mağdurların adalet aramayı bıraktığı öne sürülüyordu.</p>

<p>Bir araştırmaya göre tecavüz ve cinsel saldırı mağdurlarının yalnızca altıda biri polise gitmiş. Mağdurların büyük bir kısmı polisin kendisine yardımcı olamayacağına inanıyor ve sürecin aşağılayıcı olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Cinsel şiddet mağdurlarına yardım etmeyi amaçlayan&nbsp;‘Rape Crisis England And Wales’&nbsp;adlı sivil toplum kuruluşunun yetkilileri, kararın adalet için önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Britanya Başbakanı Andy Burnham şöyle konuştu:&nbsp;“Uzun zamandır tecavüz ve cinsel suç mağdurları adalet sistemimiz tarafından yüzüstü bırakılmış hissediyor.&nbsp;Tecavüz davalarındaki kovuşturma oranları utanç verici oranda düşük. Birçok mağdur adalet için yıllarca bekliyor.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 12:12:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/ingiltere-ve-galler-tecavuz-davalari-icin-ozel-mahkeme-kuruyor-h108199.html">İngiltere ve Galler tecavüz davaları için özel mahkeme kuruyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhandan-ozele-ocalan-ve-demirtas-tepkisi-mesele-konut-degil-h108198.html</link>
		<title>Bakırhandan Özele Öcalan ve Demirtaş tepkisi: Mesele konut değil, konum</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ndeki rolünün hukuki olarak tanımlanması gerektiğini belirterek, “Sayın Öcalan bu sürecin baş müzakerecisidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Özgür&nbsp;Özel’in&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;konut&nbsp;koşullarına&nbsp;ilişkinsözlerini&nbsp;de&nbsp;eleştiren&nbsp;Bakırhan,&nbsp;Selahattin&nbsp;Demirtaş’ınözgürlüğü&nbsp;ile&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;süreçteki&nbsp;rolünün&nbsp;birbirindenfarklı&nbsp;başlıklar&nbsp;olduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>DEM&nbsp;Parti&nbsp;Eş&nbsp;Genel&nbsp;Başkanı&nbsp;Tuncer&nbsp;Bakırhan,&nbsp;Barışve&nbsp;Demokratik&nbsp;Toplum&nbsp;Süreci’nin&nbsp;geldiği&nbsp;aşama,Abdullah&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;süreçteki&nbsp;konumu&nbsp;ve&nbsp;anamuhalefet&nbsp;partisiyle&nbsp;ilişkilerine&nbsp;ilişkindeğerlendirmelerde&nbsp;bulundu.</p>

<p>Öcalan’ın&nbsp;süreçteki&nbsp;rolüne&nbsp;dikkat&nbsp;çeken&nbsp;Bakırhan,meselenin&nbsp;İmralı’daki&nbsp;konut&nbsp;koşullarınaindirgenmemesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;vurguladı.&nbsp;Bakırhan,Öcalan’ın&nbsp;süreçte&nbsp;üstlendiği&nbsp;rolün&nbsp;hukuki&nbsp;birçerçeveye&nbsp;kavuşturulmasını&nbsp;istedi.</p>

<p>Yeni&nbsp;Parti&nbsp;Genel&nbsp;Başkanı&nbsp;Özgür&nbsp;Özel’in,&nbsp;“Biz&nbsp;birilerinineve&nbsp;çıkmasını&nbsp;konuşmak&nbsp;yerine,&nbsp;Demirtaş’ın&nbsp;evinekavuşmasını&nbsp;konuşmak&nbsp;isteriz”&nbsp;sözlerini&nbsp;dedeğerlendiren&nbsp;Bakırhan,&nbsp;Öcalan&nbsp;ile&nbsp;Demirtaş’ın&nbsp;süreçiçerisindeki&nbsp;konumlarının&nbsp;farklı&nbsp;olduğunu&nbsp;belirtti.</p>

<p>Özel’in&nbsp;yaklaşımını&nbsp;yadırgadığını&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Bakırhan,“Bir&nbsp;emlak&nbsp;olayına&nbsp;indirgiyorsa,&nbsp;çözümü&nbsp;nasılgündemine&nbsp;alacak?”&nbsp;diye&nbsp;sordu.</p>

<p>“Sayın&nbsp;Öcalan&nbsp;bu&nbsp;sürecin&nbsp;baş&nbsp;müzakerecisidir”</p>

<p>Barış&nbsp;ve&nbsp;Demokratik&nbsp;Toplum&nbsp;Süreci’nin&nbsp;son&nbsp;iki&nbsp;yıldaağır&nbsp;sınavlardan&nbsp;geçtiğini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;Türkiyeve&nbsp;Ortadoğu’daki&nbsp;gelişmelere&nbsp;rağmen&nbsp;önemliengellerin&nbsp;aşıldığını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Abdullah&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;süreçteki&nbsp;emeğine&nbsp;ve&nbsp;kararlılığınadikkat&nbsp;çeken&nbsp;Bakırhan,&nbsp;şu&nbsp;ifadeleri&nbsp;kullandı:</p>

<p>“Sayın&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;bu&nbsp;süreçteki&nbsp;büyük&nbsp;emeğini&nbsp;vekararlılığını&nbsp;teslim&nbsp;etmek&nbsp;gerekir.&nbsp;Şimdi&nbsp;önemligelişmelerin&nbsp;eşiğindeyiz.&nbsp;Elbette,&nbsp;Kürtçe&nbsp;atasözünündediği&nbsp;gibi,&nbsp;‘Bi&nbsp;gulekê&nbsp;bihar&nbsp;nayê’;&nbsp;bunun&nbsp;dafarkındayız,&nbsp;her&nbsp;şey&nbsp;bitmiş&nbsp;değil,&nbsp;başlangıçtayız.&nbsp;Amabugün&nbsp;dünden&nbsp;daha&nbsp;umutluyuz.”</p>

<p>Devlet&nbsp;ile&nbsp;Öcalan&nbsp;ve&nbsp;hareket&nbsp;yönetimi&nbsp;arasındakigörüşmelerin&nbsp;sürdüğünü&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;MilliGüvenlik&nbsp;Kurulu&nbsp;(MGK)&nbsp;toplantısının&nbsp;ardından&nbsp;yeni&nbsp;biraşamaya&nbsp;geçileceğini&nbsp;düşündüklerini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>Öcalan’ın&nbsp;rolü&nbsp;hukuki&nbsp;olarak&nbsp;tanımlanmalı</p>

<p>Abdullah&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;Silahsızlanma&nbsp;ve&nbsp;StratejikKoordinasyon&nbsp;Alt&nbsp;Komisyonu’nda&nbsp;yer&nbsp;alacağıyönündeki&nbsp;iddialara&nbsp;ilişkin&nbsp;resmi&nbsp;bir&nbsp;açıklamabulunmadığını&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;süreçtekirolünün&nbsp;önemine&nbsp;işaret&nbsp;etti.</p>

<p>Öcalan’ın&nbsp;yalnızca&nbsp;silahsızlanma&nbsp;değil,&nbsp;siyasallaşmasürecinde&nbsp;de&nbsp;rolünü&nbsp;oynayabilmesi&nbsp;için&nbsp;gereklikoşulların&nbsp;oluşturulması&nbsp;gerektiğini&nbsp;söyleyenBakırhan,&nbsp;çerçeve&nbsp;yasa&nbsp;kapsamında&nbsp;tanımlanankurulların&nbsp;hızla&nbsp;çalışmaya&nbsp;başlamasını&nbsp;istedi.</p>

<p>Dönüşlerin&nbsp;gerçekleşmesi&nbsp;ve&nbsp;cezaevlerinin&nbsp;boşalmasıgibi&nbsp;adımların&nbsp;atılmasını&nbsp;beklediklerini&nbsp;kaydedenBakırhan,&nbsp;ilk&nbsp;aşamanın&nbsp;tamamlanmasının&nbsp;ardındanTürkiye’nin&nbsp;demokratikleşmesi&nbsp;ve&nbsp;DemokratikCumhuriyet’in&nbsp;inşası&nbsp;sürecine&nbsp;geçilmesinin&nbsp;önemliolduğunu&nbsp;vurguladı.</p>

<p>“Mesele&nbsp;konut&nbsp;değil,&nbsp;konumdur”</p>

<p>Abdullah&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;İmralı’daki&nbsp;koşullarına&nbsp;ilişkintartışmaların&nbsp;yanlış&nbsp;bir&nbsp;zeminde&nbsp;yürütüldüğünübelirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;“Mesele&nbsp;konut&nbsp;değil,&nbsp;konumdur”dedi.</p>

<p>İmralı’daki&nbsp;yapı&nbsp;üzerinden&nbsp;metrekare&nbsp;ve&nbsp;“villa”tartışmaları&nbsp;yürütüldüğünü&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Bakırhan,&nbsp;asılmeselenin&nbsp;Türkiye’de&nbsp;yürütülen&nbsp;sürecin&nbsp;niteliği&nbsp;veÖcalan’ın&nbsp;bu&nbsp;süreçteki&nbsp;konumu&nbsp;olduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>Öcalan’ın&nbsp;devlet&nbsp;tarafından&nbsp;muhatap&nbsp;alındığını&nbsp;veattığı&nbsp;adımların&nbsp;sahada&nbsp;karşılık&nbsp;bulmasınınbeklendiğini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;görüşme,&nbsp;mesajiletme,&nbsp;çalışma&nbsp;ve&nbsp;farklı&nbsp;siyasi&nbsp;ve&nbsp;toplumsal&nbsp;aktörlerletemasın&nbsp;sürecin&nbsp;işleyiş&nbsp;koşulları&nbsp;olduğunu&nbsp;dile&nbsp;getirdi.</p>

<p>Öcalan’ın&nbsp;rolünün&nbsp;hukuki&nbsp;olarak&nbsp;da&nbsp;tanımlanmasıgerektiğini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;şöyle&nbsp;konuştu:</p>

<p>“Rol&nbsp;fiilen&nbsp;verilmişse&nbsp;karşılığı&nbsp;hukuken&nbsp;detanımlanmalı.&nbsp;Statü,&nbsp;yetki,&nbsp;sorumluluk&nbsp;ve&nbsp;iletişimkanalları&nbsp;yasayla&nbsp;belli&nbsp;olmalı.”</p>

<p>Özgür&nbsp;Özel’in&nbsp;sözlerine&nbsp;tepki:&nbsp;“Çözümü&nbsp;nasılgündemine&nbsp;alacak?”</p>

<p>Yeni&nbsp;Parti&nbsp;Genel&nbsp;Başkanı&nbsp;Özgür&nbsp;Özel’in,&nbsp;“Biz&nbsp;birilerinineve&nbsp;çıkmasını&nbsp;konuşmak&nbsp;yerine,&nbsp;Demirtaş’ın&nbsp;evinekavuşmasını&nbsp;konuşmak&nbsp;isteriz”&nbsp;sözlerinideğerlendiren&nbsp;Bakırhan,&nbsp;bu&nbsp;yaklaşımı&nbsp;yadırgadığınısöyledi.</p>

<p>Bakırhan,&nbsp;Abdullah&nbsp;Öcalan&nbsp;ile&nbsp;Selahattin&nbsp;Demirtaş’ınsüreç&nbsp;içerisindeki&nbsp;konumlarının&nbsp;farklı&nbsp;olduğunubelirterek,&nbsp;Öcalan’ı&nbsp;“bu&nbsp;sürecin&nbsp;baş&nbsp;müzakerecisi”,Demirtaş’ı&nbsp;ise&nbsp;“demokratik&nbsp;siyaset&nbsp;mücadelesininyetiştirdiği&nbsp;çok&nbsp;kıymetli&nbsp;bir&nbsp;siyasetçi”&nbsp;olarak&nbsp;tanımladı.</p>

<p>Özel’in&nbsp;süreç&nbsp;boyunca&nbsp;sergilediği&nbsp;tutumu&nbsp;genelolarak&nbsp;olumlu&nbsp;bulduklarını&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Bakırhan,&nbsp;YeniParti&nbsp;ve&nbsp;Özel’in&nbsp;sürecin&nbsp;ikinci&nbsp;aşamasında&nbsp;dahabütünlüklü&nbsp;katkı&nbsp;sunmasını&nbsp;beklediklerini&nbsp;belirtti.</p>

<p>Kürt&nbsp;meselesinin&nbsp;demokratik&nbsp;siyaset&nbsp;alanınataşınması&nbsp;gerektiğini&nbsp;vurgulayan&nbsp;Bakırhan,&nbsp;şunlarısöyledi:</p>

<p>“Bizim&nbsp;derdimiz&nbsp;tek&nbsp;başına&nbsp;ne&nbsp;eve&nbsp;dönmek&nbsp;ne&nbsp;de&nbsp;birkonut.&nbsp;Bizler&nbsp;demokratik&nbsp;siyaset&nbsp;alanına&nbsp;güçlü&nbsp;birbiçimde&nbsp;dahil&nbsp;olmak&nbsp;istiyoruz.”</p>

<p>“Sosyal&nbsp;medya&nbsp;gerçek&nbsp;bir&nbsp;dezenformasyon&nbsp;alanı”</p>

<p>Sosyal&nbsp;medyada&nbsp;Barış&nbsp;ve&nbsp;Demokratik&nbsp;ToplumSüreci’ni&nbsp;itibarsızlaştırmaya&nbsp;yönelik&nbsp;tartışmalaryürütüldüğünü&nbsp;söyleyen&nbsp;Bakırhan,&nbsp;süreç&nbsp;hakkındasöylentilerin&nbsp;ve&nbsp;kaynağı&nbsp;belirsiz&nbsp;bilgilerin&nbsp;dolaşımasokulduğunu&nbsp;belirtti.</p>

<p>Sosyal&nbsp;medyanın&nbsp;dezenformasyon&nbsp;alanınadönüştüğünü&nbsp;savunan&nbsp;Bakırhan,&nbsp;“Biliyoruz&nbsp;ki&nbsp;en&nbsp;etkilisabotaj,&nbsp;barışa&nbsp;açıkça&nbsp;karşı&nbsp;çıkmak&nbsp;değil,&nbsp;onungerçek&nbsp;olmadığı&nbsp;duygusunu&nbsp;yerleştirmektir”&nbsp;dedi.</p>

<p>Sol&nbsp;ve&nbsp;sosyalist&nbsp;kesimlerin&nbsp;süreçte&nbsp;pasif&nbsp;olduğunudüşünmediğini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;bu&nbsp;kesimlerinsürece&nbsp;daha&nbsp;güçlü&nbsp;şekilde&nbsp;müdahil&nbsp;olmasınıistediklerini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Süreci&nbsp;eleştiren&nbsp;herkesin&nbsp;aynı&nbsp;yerdedeğerlendirilmemesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;de&nbsp;ifade&nbsp;edenBakırhan,&nbsp;haklı&nbsp;kaygıları&nbsp;bulunanlarla&nbsp;tartışmaya&nbsp;vekonuşmaya&nbsp;açık&nbsp;olduklarını&nbsp;kaydetti.</p>

<p>“Türkiye’yi&nbsp;yönetmeye&nbsp;talibiz”</p>

<p>DEM&nbsp;Parti&nbsp;kongresinde&nbsp;Demokratik&nbsp;CumhuriyetHareketi’nin&nbsp;öne&nbsp;çıkarılmasına&nbsp;ilişkin&nbsp;konuşanBakırhan,&nbsp;Türkiye’nin&nbsp;demokratik&nbsp;bir&nbsp;yapıya&nbsp;ihtiyacıolduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>Hareketin&nbsp;Kürtler,&nbsp;Türkler,&nbsp;Aleviler,&nbsp;kadınlar&nbsp;ve&nbsp;gençlerdahil&nbsp;ülkede&nbsp;yaşayan&nbsp;farklı&nbsp;kesimleri&nbsp;kapsamasınıhedeflediklerini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;şu&nbsp;ifadelerikullandı:</p>

<p>“Demokratik&nbsp;Cumhuriyet,&nbsp;hareketimizi&nbsp;diğer&nbsp;siyasigüçlerden&nbsp;ayıran&nbsp;programdır.&nbsp;Ama&nbsp;bu&nbsp;program&nbsp;birkesimin&nbsp;değil,&nbsp;ülkenin&nbsp;ortak&nbsp;zeminini&nbsp;kurmayıhedefliyor.&nbsp;Ulusal&nbsp;kimliği,&nbsp;inancı,&nbsp;cinsiyeti,&nbsp;sınıfı&nbsp;neolursa&nbsp;olsun;&nbsp;ezilen,&nbsp;dışarıda&nbsp;bırakılan,&nbsp;hor&nbsp;görülenherkes&nbsp;bu&nbsp;hareketin&nbsp;öznesidir.”</p>

<p>Bileşen&nbsp;partilerin&nbsp;hareket&nbsp;içerisinde&nbsp;yer&nbsp;alacağınıbelirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;yeni&nbsp;dönemde&nbsp;daha&nbsp;geniş&nbsp;vekapsayıcı&nbsp;bir&nbsp;yapı&nbsp;oluşturmayı&nbsp;hedeflediklerini&nbsp;ifadeetti.</p>

<p>Hareketin&nbsp;örgütlenme&nbsp;yapısında&nbsp;kadın,&nbsp;gençlik,ekoloji,&nbsp;emek,&nbsp;halklar&nbsp;ve&nbsp;inançlar,&nbsp;engelli,&nbsp;göçmen&nbsp;vemülteciler,&nbsp;çocuk,&nbsp;bilim,&nbsp;eğitim&nbsp;ve&nbsp;kültür&nbsp;gibi&nbsp;alanlardameclislerin&nbsp;yer&nbsp;alacağını&nbsp;aktaran&nbsp;Bakırhan,&nbsp;karar&nbsp;almasüreçlerinde&nbsp;bu&nbsp;yapıların&nbsp;temsil&nbsp;edilmesiniplanladıklarını&nbsp;söyledi.</p>

<p>“Türkiye’yi&nbsp;yönetmeye&nbsp;talibiz”&nbsp;diyen&nbsp;Bakırhan,&nbsp;bununiçin&nbsp;dil,&nbsp;örgütlenme&nbsp;ve&nbsp;siyasi-toplumsal&nbsp;temaslardadeğişiklikler&nbsp;yapacaklarını&nbsp;belirtti.</p>

<p>Borsa&nbsp;İstanbul’daki&nbsp;gelişmeler</p>

<p>Borsa&nbsp;İstanbul’da&nbsp;yaşanan&nbsp;gelişmelere&nbsp;ilişkin&nbsp;dedeğerlendirmelerde&nbsp;bulunan&nbsp;Bakırhan,&nbsp;DEM&nbsp;Parti’ninMeclis’in&nbsp;olağanüstü&nbsp;toplanması&nbsp;yönündeki&nbsp;çağrısınıhatırlattı.</p>

<p>Yaşananları&nbsp;sıradan&nbsp;bir&nbsp;piyasa&nbsp;dalgalanması&nbsp;olarakgörmediklerini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,&nbsp;yüz&nbsp;binlerceyurttaşın&nbsp;birikimini&nbsp;ilgilendiren&nbsp;ciddi&nbsp;bir&nbsp;denetim&nbsp;vesorumluluk&nbsp;krizi&nbsp;bulunduğunu&nbsp;savundu.</p>

<p>Sermaye&nbsp;Piyasası&nbsp;Kurulu&nbsp;(SPK)&nbsp;ve&nbsp;ilgili&nbsp;kurumlarınaylar&nbsp;boyunca&nbsp;yaşanan&nbsp;olağandışı&nbsp;hareketlerkarşısında&nbsp;ne&nbsp;yaptığının&nbsp;araştırılması&nbsp;gerektiğinisöyleyen&nbsp;Bakırhan,&nbsp;yüksek&nbsp;enflasyon&nbsp;ortamındabirikimlerini&nbsp;korumaya&nbsp;çalışan&nbsp;küçük&nbsp;yatırımcılarınmağduriyetinin&nbsp;giderilmesini&nbsp;istedi.</p>

<p>Bakırhan,&nbsp;“Kim&nbsp;kazandı,&nbsp;kim&nbsp;kaybetti,&nbsp;kim&nbsp;gözyumdu;&nbsp;bunların&nbsp;tamamı&nbsp;açığa&nbsp;çıkarılmalıdır”&nbsp;dedi.</p>

<p>Ortadoğu’daki&nbsp;gelişmeler&nbsp;ve&nbsp;Kürt&nbsp;meselesi</p>

<p>Ortadoğu’daki&nbsp;gelişmelerin&nbsp;Türkiye’deki&nbsp;süreçtenbağımsız&nbsp;değerlendirilemeyeceğini&nbsp;belirten&nbsp;Bakırhan,Türkiye’deki&nbsp;sürecin&nbsp;Suriye,&nbsp;Irak&nbsp;ve&nbsp;İran’daki&nbsp;Kürtmeselesini&nbsp;de&nbsp;etkileyebileceğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Suriye’deki&nbsp;entegrasyon&nbsp;sürecinin&nbsp;önemli&nbsp;biraşamaya&nbsp;geldiğini&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Bakırhan,&nbsp;Kürtlerin&nbsp;dili,yerel&nbsp;yönetim&nbsp;modeli,&nbsp;siyasi&nbsp;temsili&nbsp;ve&nbsp;kadınlarınkazanımlarının&nbsp;yeni&nbsp;Suriye’de&nbsp;hangi&nbsp;hukukigüvencelere&nbsp;kavuşacağının&nbsp;belirleyici&nbsp;başlıklarolduğunu&nbsp;kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin&nbsp;kendi&nbsp;Kürt&nbsp;meselesini&nbsp;demokratik&nbsp;vehukuki&nbsp;zeminde&nbsp;çözmesinin&nbsp;Suriye’deki&nbsp;gelişmeleraçısından&nbsp;da&nbsp;önemli&nbsp;olduğunu&nbsp;savunan&nbsp;Bakırhan,Türkiye’de&nbsp;barışın&nbsp;kalıcılaşmasının&nbsp;bölgedeki&nbsp;Kürtmeselesinin&nbsp;çözüm&nbsp;dilini&nbsp;değiştirebileceğini&nbsp;belirtti.</p>

<p>“Herkesi&nbsp;barışa&nbsp;güç&nbsp;vermeye&nbsp;davet&nbsp;ediyoruz”</p>

<p>Bakırhan,&nbsp;açıklamasının&nbsp;sonunda&nbsp;Barış&nbsp;ve&nbsp;DemokratikToplum&nbsp;Süreci’ne&nbsp;ilişkin&nbsp;şu&nbsp;değerlendirmelerdebulundu:</p>

<p>“Biz&nbsp;uzun&nbsp;bir&nbsp;geceden&nbsp;çıkıyoruz.&nbsp;Sabahın&nbsp;bir&nbsp;andaolmayacağını&nbsp;da&nbsp;biliyoruz.&nbsp;Ama&nbsp;artık&nbsp;silahların&nbsp;değilsözün,&nbsp;korkunun&nbsp;değil&nbsp;siyasetin&nbsp;konuşabileceği&nbsp;birkapı&nbsp;açık.&nbsp;Bu&nbsp;kapıyı&nbsp;kapatmak&nbsp;kolay;&nbsp;açık&nbsp;tutmakcesaret&nbsp;ister.&nbsp;Herkesi&nbsp;barışa&nbsp;güç&nbsp;vermeye&nbsp;davetediyoruz.</p>

<p>“Barışı&nbsp;güçlendirmek,&nbsp;barışa&nbsp;katkı&nbsp;vermek&nbsp;demokrasive&nbsp;hukukun&nbsp;tesisi&nbsp;için&nbsp;adım&nbsp;atmaktır.&nbsp;Barış&nbsp;umudununbüyümediği&nbsp;bir&nbsp;ülkede&nbsp;demokrasi&nbsp;ve&nbsp;hukukmücadelesi&nbsp;filiz&nbsp;atmaz.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 12:01:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhandan-ozele-ocalan-ve-demirtas-tepkisi-mesele-konut-degil-h108198.html">Bakırhandan Özele Öcalan ve Demirtaş tepkisi: Mesele konut değil, konum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/asayis/usulsuz-vatandaslik-operasyonu-72-gozalti-30-sirkete-h108197.html</link>
		<title>&amp;#039;Usulsüz vatandaşlık&amp;#039; operasyonu: 72 gözaltı, 30 şirkete kayyım</title>
		<category><![CDATA[asayis]]></category>
		<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, gayrimenkul satışları üzerinden 1071 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı aldığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Muvazaalı satış, gerçekte bir satış olmadığı halde resmiyette tapuda satış olmuş gibi gösterilmesidir.</p>

<p>Akın Gürlek’in açıklamasına göre&nbsp;İstanbul başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada bu sabah (21 Eylül) ikinci dalga operasyon düzenlendi.</p>

<p>Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden yapılan gayrimenkul satışları incelendiği belirtildi. Bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satıştan 274’ünün muvazaalı olduğu saptandı.</p>

<p>Bu yolla 1070 kişi usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı almış, 11 kişininse vatandaşlık alma süreci devam ediyormuş. Söz konusu kişilerin vatandaşlıklarının iptali için idari süreç başlatıldı.</p>

<p>Ayrıca 3,5 milyar lirayı aşkın tutardaki işlemin de muvazaalı şekilde yapıldığı tespit edildi.</p>

<p>Gürlek 88 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, 72 şüphelinin gözaltına alındığını söyledi. Zanlılara ait dijital materyale el konurken 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, iki yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı; 30 şirkete de kayyım atandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 12:00:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/asayis/usulsuz-vatandaslik-operasyonu-72-gozalti-30-sirkete-h108197.html">&amp;#039;Usulsüz vatandaşlık&amp;#039; operasyonu: 72 gözaltı, 30 şirkete kayyım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/adalar-belediyesi-baskan-vekili-secimi-ertelendi-h108196.html</link>
		<title>Adalar Belediyesi başkan vekili seçimi ertelendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adalar Belediyesi başkan vekili seçimi, CHP’li meclis üyelerinin toplantıya katılmaması nedeniyle 23 Eylül Çarşamba’ya ertelendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>19 Haziran’da Adalar’da usulsüz yerlere&nbsp;‘rüşvet karşılığı ruhsat verildi’ği iddiasıyla operasyon düzenlenmiş; CHP’li Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat dahil 42 kişi gözaltına alınmıştı. Akpolat dahil 35 kişi 23 Haziran’da&nbsp;tutuklandı.</p>

<p>27 Haziran’dan bu yana başkan vekili olarak görev yapan Medine Pamuk 14 Eylül’de sağlık sorunları nedeniyle istifa&nbsp;etti.</p>

<p>Adalar&nbsp;Belediye Meclisi bugün (21 Eylül) Taş Mektep’te toplandı. Yeni Parti yöneticisi Tarık Balyalı, tutuklu eski belediye başkan yardımcısı Fırat Durak’ın istifa ettiğini belirterek yerine yedek üyenin geçmesi için dilekçelerinin işleme alınmasını istedi.</p>

<p>Meclisin yazı işleri yetkilileriyse dilekçenin belediyeye verilmesi ve kararın ilçe seçim kurulu tarafından alınması gerektiğini belirtti. Bunun üzerine CHP’li meclis üyeleri toplantıya katılmadı.</p>

<p>Yeter sayısı sağlanamayınca seçimin 23 Eylül Çarşamba 10’da yapılacağı açıklandı.</p>

<p>Belediye Meclisi’nde başkan vekili seçimi için oy kullanma hakkına sahip yedi meclis üyesi var. Bu üyelerin dördü CHP’li, ikisi AKP’li ve biriyse bağımsız.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 11:59:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/adalar-belediyesi-baskan-vekili-secimi-ertelendi-h108196.html">Adalar Belediyesi başkan vekili seçimi ertelendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/petrol-fiyatlari-diplomasi-umutlariyla-geriledi-h108195.html</link>
		<title>Petrol fiyatları diplomasi umutlarıyla geriledi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[İran ile ABD arasında diplomatik çözüm ihtimalinin gündeme gelmesi ve Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatlarında kısmi toparlanma yaşanması, petrol fiyatlarını bir haftadan uzun sürenin en düşük seviyesine çekti. Brent petrolün varil fiyatı 101,71 dolara, WTI ise 98,15 dolara geriledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Petrol&nbsp;fiyatları,&nbsp;İran&nbsp;savaşında&nbsp;diplomasiye&nbsp;yenidenşans&nbsp;verilebileceği&nbsp;yönündeki&nbsp;beklentiler&nbsp;ve&nbsp;SuudiArabistan’ın&nbsp;petrol&nbsp;sevkiyatlarındaki&nbsp;kısmitoparlanmanın&nbsp;etkisiyle&nbsp;pazartesi&nbsp;günü&nbsp;geriledi.</p>

<p>Brent&nbsp;ve&nbsp;ABD&nbsp;ham&nbsp;petrolü&nbsp;(WTI),&nbsp;erken&nbsp;işlemlerde&nbsp;10Eylül’den&nbsp;bu&nbsp;yana&nbsp;en&nbsp;düşük&nbsp;seviyelerini&nbsp;gördü.</p>

<p>Brent&nbsp;petrolün&nbsp;varil&nbsp;fiyatı&nbsp;yüzde&nbsp;2,08&nbsp;düşerek&nbsp;101,71dolara&nbsp;indi.&nbsp;Brent,&nbsp;cuma&nbsp;günü&nbsp;de&nbsp;yüzde&nbsp;0,91&nbsp;değerkaybetmişti.</p>

<p>WTI&nbsp;ise&nbsp;önceki&nbsp;seansta&nbsp;yaşadığı&nbsp;yüzde&nbsp;1,58’likdüşüşün&nbsp;ardından&nbsp;2,15&nbsp;dolar,&nbsp;yani&nbsp;yüzde&nbsp;2,14gerileyerek&nbsp;varil&nbsp;başına&nbsp;98,15&nbsp;dolara&nbsp;düştü.</p>

<p>Piyasalarda,&nbsp;Birleşmiş&nbsp;Milletler&nbsp;Genel&nbsp;Kurulukapsamında&nbsp;bu&nbsp;hafta&nbsp;ABD&nbsp;ile&nbsp;İran&nbsp;arasında&nbsp;savaşıntırmanmasını&nbsp;önleyebilecek&nbsp;diplomatik&nbsp;bir&nbsp;yolbulunabileceği&nbsp;beklentisiyle&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarındaki&nbsp;riskpriminin&nbsp;bir&nbsp;bölümünün&nbsp;geri&nbsp;çekildiğideğerlendiriliyor.</p>

<p>Trump,&nbsp;Pezeşkiyan&nbsp;ile&nbsp;görüşmeye&nbsp;açık&nbsp;olduğunusöyledi</p>

<p>ABD&nbsp;ile&nbsp;İran&nbsp;arasında&nbsp;pazar&nbsp;günü&nbsp;karşılıklı&nbsp;tehditlerdile&nbsp;getirilirken,&nbsp;ABD&nbsp;Başkanı&nbsp;Donald&nbsp;Trump,&nbsp;bu&nbsp;haftaBirleşmiş&nbsp;Milletler&nbsp;Genel&nbsp;Kurulu&nbsp;için&nbsp;New&nbsp;York’tabulunması&nbsp;beklenen&nbsp;İran&nbsp;Cumhurbaşkanı&nbsp;MesudPezeşkiyan&nbsp;ile&nbsp;görüşmeye&nbsp;açık&nbsp;olduğunu&nbsp;belirtti.</p>

<p>El&nbsp;Cezire’nin&nbsp;cumartesi&nbsp;günü&nbsp;yayımladığı&nbsp;haberde,İran’ın&nbsp;ABD&nbsp;ile&nbsp;savaşı&nbsp;sona&nbsp;erdirmeyi&nbsp;amaçlayanmüzakerelerin&nbsp;yeniden&nbsp;başlaması&nbsp;için&nbsp;gerekli&nbsp;koşullarıarabuluculara&nbsp;ilettiği&nbsp;bildirildi.</p>

<p>Haberde,&nbsp;İranlı&nbsp;güvenlik&nbsp;yetkilisi&nbsp;Muhsin&nbsp;Rızai’nincumartesi&nbsp;günü&nbsp;verdiği&nbsp;röportajdaki&nbsp;açıklamalarınayer&nbsp;verildi.</p>

<p>Husilerden&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistan’a&nbsp;saldırı</p>

<p>Diplomatik&nbsp;çözüm&nbsp;beklentilerine&nbsp;rağmenOrtadoğu’daki&nbsp;gerilim&nbsp;yüksek&nbsp;seviyesini&nbsp;koruyor.</p>

<p>İran&nbsp;destekli&nbsp;Yemen&nbsp;Husileri,&nbsp;cumartesi&nbsp;günü&nbsp;SuudiArabistan’ın&nbsp;başkenti&nbsp;Riyad’daki&nbsp;“hassas”&nbsp;hedeflerefüze&nbsp;ve&nbsp;insansız&nbsp;hava&nbsp;araçlarıyla&nbsp;saldırıdüzenlediklerini&nbsp;açıkladı.</p>

<p>Husiler&nbsp;ayrıca&nbsp;Kızıldeniz&nbsp;kıyısındaki&nbsp;Yanbu&nbsp;kentindebulunan&nbsp;ve&nbsp;önemli&nbsp;bir&nbsp;petrol&nbsp;ihracat&nbsp;merkezi&nbsp;olanAramco&nbsp;tesisini&nbsp;de&nbsp;hedef&nbsp;aldıklarını&nbsp;bildirdi.</p>

<p>Konu&nbsp;hakkında&nbsp;bilgi&nbsp;sahibi&nbsp;üç&nbsp;İranlı&nbsp;kaynağa&nbsp;göre&nbsp;Çin,Suudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;saldırıların&nbsp;ardından&nbsp;Pekin’e&nbsp;yaptığıçağrı&nbsp;üzerine&nbsp;İran’dan&nbsp;Husileri&nbsp;kontrol&nbsp;altına&nbsp;almayayardımcı&nbsp;olmasını&nbsp;istedi.</p>

<p>Suudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;petrol&nbsp;ihracatı&nbsp;arttı</p>

<p>Husilerin&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;Doğu-Batı&nbsp;petrol&nbsp;boruhattına&nbsp;yönelik&nbsp;saldırıları,&nbsp;ülkenin&nbsp;petrol&nbsp;sevkiyatrotalarında&nbsp;değişikliğe&nbsp;gitmesine&nbsp;neden&nbsp;oldu.</p>

<p>Devlet&nbsp;enerji&nbsp;şirketi&nbsp;Saudi&nbsp;Aramco’nun&nbsp;Yanbuüzerinden&nbsp;bazı&nbsp;sevkiyatları&nbsp;durdurmasının&nbsp;ardındanSuudi&nbsp;Arabistan,&nbsp;bu&nbsp;ay&nbsp;ve&nbsp;gelecek&nbsp;ay&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazıüzerinden&nbsp;gerçekleştirdiği&nbsp;petrol&nbsp;ihracatını&nbsp;artırdı.</p>

<p>Kpler’ın&nbsp;geçici&nbsp;verilerine&nbsp;göre,&nbsp;OPEC’in&nbsp;en&nbsp;büyükpetrol&nbsp;üreticisi&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;ihracatı&nbsp;eylül&nbsp;ayındaşu&nbsp;ana&nbsp;kadar&nbsp;günlük&nbsp;4&nbsp;milyon&nbsp;varilin&nbsp;üzerine&nbsp;çıktı.</p>

<p>Ülkenin&nbsp;petrol&nbsp;ihracatı&nbsp;ağustos&nbsp;ayında&nbsp;günlük&nbsp;2,4milyon&nbsp;varile&nbsp;gerileyerek&nbsp;en&nbsp;az&nbsp;2013’ten&nbsp;bu&nbsp;yana&nbsp;endüşük&nbsp;seviyesini&nbsp;görmüştü.</p>

<p>JPMorgan:&nbsp;Petrol&nbsp;akışları&nbsp;güçlü&nbsp;kalmaya&nbsp;devamediyor</p>

<p>JPMorgan&nbsp;analistleri,&nbsp;18&nbsp;Eylül&nbsp;tarihlideğerlendirmelerinde,&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;Doğu-Batıpetrol&nbsp;boru&nbsp;hattındaki&nbsp;kesintiye&nbsp;rağmenOrtadoğu’daki&nbsp;petrol&nbsp;akışlarının&nbsp;güçlü&nbsp;seyrinikoruduğunu&nbsp;belirtti.</p>

<p>Analistler,&nbsp;son&nbsp;10&nbsp;günde&nbsp;toplam&nbsp;petrol&nbsp;akışının&nbsp;günlükortalama&nbsp;17,1&nbsp;milyon&nbsp;varil&nbsp;olduğunu,&nbsp;bunun&nbsp;2025ortalamasının&nbsp;yalnızca&nbsp;günlük&nbsp;6,1&nbsp;milyon&nbsp;varil&nbsp;altındakaldığını&nbsp;kaydetti.</p>

<p>JPMorgan&nbsp;analistleri,&nbsp;petrol&nbsp;akışlarındaki&nbsp;en&nbsp;dikkatçekici&nbsp;değişimin&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistan’da&nbsp;yaşandığınıvurguladı.</p>

<p>Uydu&nbsp;verilerine&nbsp;göre,&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;HürmüzBoğazı&nbsp;üzerinden&nbsp;gerçekleştirdiği&nbsp;petrol&nbsp;sevkiyatı&nbsp;sonaltı&nbsp;günde&nbsp;günlük&nbsp;ortalama&nbsp;2,9&nbsp;milyon&nbsp;varile&nbsp;yükseldi.Bu&nbsp;miktar&nbsp;ağustos&nbsp;ayında&nbsp;günlük&nbsp;700&nbsp;bin&nbsp;varilseviyesindeydi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 10:58:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/petrol-fiyatlari-diplomasi-umutlariyla-geriledi-h108195.html">Petrol fiyatları diplomasi umutlarıyla geriledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-myk-sinden-kongre-sonrasi-ilk-toplanti-h108194.html</link>
		<title>DEM Parti MYK&amp;#039;sinden kongre sonrası ilk toplantı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Kongre sonrası toplanan DEM Parti MYK’si, görev dağılımının yanı sıra Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni değerlendirecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), 5'inci Olağan Kongresi sonrası ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında DEM Parti Genel Merkezi'nde başlayan toplantının gündemlerinden biri yeni MYK için görevlendirme olacak.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Aynı zamanda Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde gelinen aşama değerlendirilecek. Bunların yanı sıra MYK, partinin 15 günlük çalışmalarını planlayacak.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 10:56:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-myk-sinden-kongre-sonrasi-ilk-toplanti-h108194.html">DEM Parti MYK&amp;#039;sinden kongre sonrası ilk toplantı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/asrin-hukuk-burosundan-manipulasyonlara-yanit-h108193.html</link>
		<title>Asrın Hukuk Bürosundan manipülasyonlara yanıt</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Asrın Hukuk Bürosu, Abdullah Öcalan’a yönelik manipülasyonlara dikkat çekerek,  sürecin tartışılmasının önemli ancak asgari bir ahlaki ve insani zeminde gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, “Sayın Öcalan’ın barış yolunu gösterebilmesinin imkânları yaratılmalıdır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Asrın Hukuk Bürosu, müvekkilleri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik manipülasyonlara ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yaklaşık iki yüzyıllık tarihsel ve siyasal arka plana sahip Kürt sorununun, çatışma ve şiddet denkleminden çıkarılarak siyasal ve hukuki zeminde ele alınabilmesinin imkânlarının oluşturulmaya çalışıldığı bir dönemden geçildiği vurgulanan açıklamada, “Bu sürecin ve ortaya çıkan imkânın temel aktörü olan ve bütün çabasını bu imkânın kalıcı bir barış ve demokratik çözüme dönüşmesine yoğunlaştıran Sayın Öcalan’a yönelik olarak bir süredir çeşitli çevrelerce manipülatif ve kışkırtıcı söylemler dolaşıma sokulmaktadır. Kürt sorununun tarihsel ve siyasal ağırlığını örtbas etmeye, yürütülen süreci kendi ucuz magazin gündemlerine indirgeyerek esas bağlamından koparmaya çalışan bu zihniyetin ahlaki sınırlarının bulunmadığının farkındayız. Bu söylemler, toplumun huzur ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmaya yönelik bir tutumun; çatışma ve şiddetin son bulmasından duyulan rahatsızlığın dışavurumudur” denildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>IRKÇI VE NEFRET SÖYLEMİ ÜRETEN ÇEVRE</p>

<p></p>

<p>Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Çatışmanın sona ermesinden en fazla rahatsızlık duyanlar, geçmişte onun insani, ekonomik ve toplumsal bedelini ödeyenler değildir. ‘Sıvasız evler’ üzerinden hamaset üretirken kendi konfor alanlarından taviz vermeyenlerin, o evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemelerini beklemesi, kan bezirganlığının en açık yansımasıdır. Irkçılık ve nefret söylemi üreten bu çevre; Türkiye toplumunun birkaç slogan, çarpıtılmış bilgi ve provokatif söylem aracılığıyla kolaylıkla yönlendirilebileceğini varsaymaktadır. Toplumun hafızasını ve muhakeme yeteneğini küçümsemeye cüret ederek siyaset üretenlerin, bu topluma reva gördüğü budur.</p>

<p></p>

<p>Ortadoğu gibi bir coğrafyada ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesiyle kadın özgürlüğünü toplumsal özgürlüğün temel unsuru olarak gören ve bu doğrultuda bir mücadele ören Sayın Öcalan hakkında söz söyleyenlerin, en azından belli bir bilgi ve muhakeme düzeyine sahip olmalarını beklemek gerekir. Ancak kapı kapı dolaşıp mülteci sorgulayan, yabancı düşmanlığını körükleyen ırkçı ve kadın düşmanı bir zihniyetten bu seviyenin beklenemeyeceği de aşikardır.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KONUT TARTIŞMASI</p>

<p></p>

<p>Bir diğer manipülasyon alanı ise İmralı’daki ‘konut’ üzerinden yürütülen tartışmadır. Çatışma ve çözüm süreçlerinin doğurduğu bir ihtiyaç doğrultusunda, dünyadaki benzer örneklerin dahi gerisinde bir biçimde oluşturulan, sürecin siyasi ve hukuki çalışmalarının ilerleyebilmesi bakımından gerekliliği bulunan bu yapının, bağlamından koparılarak bir kışkırtma malzemesine dönüştürülmesi aynı yaklaşımın devamıdır.</p>

<p></p>

<p>Şüphesiz, yüzyıldır Kürde dair oluşturulan inkâr, 50 yıldır devlet eliyle inşa edilen Öcalan algısı ve 27 yıldır uygulanan İmralı rejimi, bu odaklara pervasızlaşma lüksünü vermiştir. Kürt meselesini inkâr ve şiddet rejimi içinde çözmeye çalışan politik güçler, günümüze kadar Sayın Öcalan üzerinden Kürt halkının hak mücadelesine saldırmayı, nefret söylemini onun üzerinden dolaşıma sokmayı bir yöntem olarak benimsemişlerdir. Sayın Öcalan’ın geniş bir coğrafyaya dağılmış Kürt toplumu içinde, temsil gücü, güvenirliliği ve desteği en yüksek şahsiyet olduğu tarafsız herkesçe kabul edilmektedir. Bu nedenle Öcalan şahsında yürütülen olumsuz algı kampanyasının asıl hedefinin Kürt halkı olduğu açıktır. Sayın Öcalan’ın kişilik haklarını ihlal eden, onun üzerinden Kürt halkını rencide eden, onuruna yönelen, ırkçı ve kolonyal bakışın yansıması olan bu tür girişimleri reddediyoruz.</p>

<p></p>

<p>STATÜ TARTIŞMASI ÖNEMLİ VE DEĞERLİDİR</p>

<p></p>

<p>Hangi kesimden olursa olsun, faşizmin, toplum karşıtlığının ve eril cinsiyetçiliğin kirlettiği dillerin Öcalan’ı hedef seçerken peşinde oldukları provokasyonun hedeflerinin farkındayız. Ve tam da bu nedenle statü tartışması önemli ve değerlidir. Kendini ifade etme ve savunma imkanları bu denli yok sayılmış Sayın Öcalan’ın barış yolunu gösterebilmesinin imkânları yaratılmalıdır. Statü talebi, toplumun bilmesi gereken her şeyin doğrudan muhatabı tarafından, ilk elden ve şeffaflıkla ortaya konulabilmesinin imkânlarının yaratılması ihtiyacıdır. Statü aynı zamanda, bu kirli çevrelerin toplumun canına, huzuruna ve moral değerlerine uzattıkları ellerini çekmeleridir; bu ülkenin demokrasi ve barış arayışlarını provoke edememeleridir.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürtlerle ilgili ırkçı ve nefret söylemleri yargı uygulamasında nasıl çoğunlukla göz ardı edildiyse, Sayın Öcalan’a yönelik bu yönlü söylemler de bugüne kadar yargının kapsam alanı dışında tutulmuş, siyasal ve kamusal alanlarda cesaretlenmesinin önü açılmıştır. Türkiye’nin keyfi ve otoriter hukuk uygulamalarından kurtulması için öncelikle hukuki geçmişiyle yüzleşmesi gerekmektedir.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum sürecinin tartışılması, her kesimin görüş ve tutumunu ifade etmesi, yapıcı ve eleştirel tutumun kamusal alanda sergilenmesi elbette olması gereken bir olgudur. Ama bunun asgari bir ahlaki ve insani zeminde gerçekleşmesini sürece taraf ya da karşı olan her kesimin dikkate alması gerekir. Aksi söylemlere karşı, hukuk çerçevesinde gereken yanıtları ve girişimleri sürdüreceğimizin de bilinmesini isteriz.</p>

<p></p>

<p>Yüzyılın algıları yıkılmaktadır. Demokratik bir cumhuriyet ve demokratik bir toplum çalışması, bütün farklılıkların özgür ve eşit temelde bir arada yaşayabileceği bir ülkenin imkânını vaat etmektedir. Haramilerin saltanatı sarsılmakta, bugün tanık olduğumuz feveran tam olarak bundan kaynaklanmaktadır. Bir kez daha ‘savunulamaz’ kılınmaya çalışılan Sn. Öcalan’ın hukukunu da Kürdün hukukunu da tüm ezilenlerin hukukunu da her şart altında savunacağımızın bilinmesini isteriz.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 10:55:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/asrin-hukuk-burosundan-manipulasyonlara-yanit-h108193.html">Asrın Hukuk Bürosundan manipülasyonlara yanıt</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/halepte-askeri-alanda-patlama-h108192.html</link>
		<title>Halepte askeri alanda patlama</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Halep&#039;te askeri sahada yaşanan patlamada, 4 kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halep'in güneybatısındaki el-İys beldesinin batısında yer alan el-Hadaba bölgesinde, Suriye ordusuna ait askeri sahada şiddetli patlamalar meydana geldi. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın haberine göre, el-Hadaba bölgesindeki Suriye ordusuna ait askeri sahada yaşanan patlamalarda ilk belirlemelere göre 4 kişi yaralandı. Patlama dair inceleme başlatılırken, sivillerin güvenliğini sağlamak ve tahliye çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla yakındaki evlerin boşaltıldığı, bölgeye çıkan yolların ise trafiğe kapatıldığı belirtildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 08:52:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/halepte-askeri-alanda-patlama-h108192.html">Halepte askeri alanda patlama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-abd-ihasini-dusurdu-h108191.html</link>
		<title>İran, ABD İHAsını düşürdü</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı semalarında uçan ABD’ye ait MQ-1 tipi insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İran ve ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde tahakküm arayışları devam ediyor. Mehr &nbsp;Haber Ajansı’nın haberine göre, İran Devrim Muhafızları Hürmüz Boğazı semalarında uçan ABD’ye ait MQ-1 tipi insansız hava aracını düşürdü.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 08:52:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-abd-ihasini-dusurdu-h108191.html">İran, ABD İHAsını düşürdü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/fon-sorusturmasi-iki-tera-yoneticisi-gozaltinda-h108190.html</link>
		<title>Fon soruşturması: İki Tera yöneticisi gözaltında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Fon soruşturmasında Tera Yatırım yöneticileri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de yedi port yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı almıştı.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu fonların temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düştüğünü açıklamıştı.</p>

<p>Alım-satıma kapatılan fonlar TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY şirketlerine ait. İş Bankası ve Ziraat Bankası’nca yürütülecek tasfiye sürecinin üç ay süreceği açıklanmıştı.</p>

<p>İstanbul Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu bu fonlardaki işlemle ilgili soruşturma yürütüyor. Soruşturmada dün (20 Eylül) Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan gözaltına alındı.</p>

<p>Abdulkadir Özkan, Espresso Lab protestolarına ‘vatan hainliği’ demişti</p>

<p>Abdulkadir Özkan, 2010’dan itibaren Diyanet, 2014’ten itibaren Milli Eğitim basın müşavirliği ve 2015’teyse başbakanlık başdanışmanı olarak atanmıştı. Sahibi olduğu DBL Entertainment, dünyaca ünlü sanatçıların Türkiye’deki konser organizasyonlarını yürütüyordu.</p>

<p>Özkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması nedeniyle CHP’nin Nisan 2025’teki Maltepe mitinginde Espressolab’in protesto edilmesine&nbsp;‘vatan hainliği’&nbsp;diyerek protesto etmişti. Sanatçılar ve gençler sosyal medyada boykot çağrısı&nbsp;yapınca&nbsp;ise&nbsp;‘tweet’i attığına bin pişman olduğunu’&nbsp;yazmıştı.</p>

<p>Fon soruşturmasında şu an dört şüpheli tutuklu; 51 kişininse yurt dışına çıkışları yasak ve mal varlıkları tedbirli.</p>

<p>19 Eylül’de beş kişi gözaltına alınmıştı. O isimler Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin’di.</p>

<p>Dün (20 Eylül) işadamı Nihat Kırmızı da gözaltına alındı. Kırmızı, İstanbul Topkapı Üniversitesi mütevelli heyeti başkanı ve Doğa Sigorta’nın yönetim kurulu başkanı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 08:51:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/fon-sorusturmasi-iki-tera-yoneticisi-gozaltinda-h108190.html">Fon soruşturması: İki Tera yöneticisi gözaltında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/saglik/arastirma-insan-beyni-iki-ayri-organ-h108189.html</link>
		<title>Araştırma: İnsan beyni iki ayrı organ</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[ABD’deki Stanford Üniversitesi’nin araştırmasına göre insan beyni aslında iki ayrı organdan oluşuyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Daha önce beynin tek öncül hücre grubundan geliştiği düşünülüyordu.&nbsp;‘Nature Neuroscience’&nbsp;adlı dergide yayınlanan çalışmaya göre&nbsp;araştırmacılar, embriyonik gelişimin aşamalarından&nbsp;‘gastrulasyon’sırasında iki farklı hücre grubunun ortaya çıktığını belirledi. Hücre gruplarından biri beynin ön kısmını, diğeriyse arka kısmını oluşturacak şekilde farklılaşıyor.</p>

<p>Kyle Loh. Fotoğraf: Stanford Üniversitesi</p>

<p>TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;hücre gruplarının&nbsp;genetik&nbsp;talimatları da farklı şekilde düzenleniyor. Beynin ön ve arka bölgeleri gelişim sırasında farklı biyolojik yollar izliyor.</p>

<p>Stanford Üniversitesi’nden biyolog Kyle Loh, beynin iki ayrı parçadan oluşmasının çok eski bir gelişim mekanizmasının sonucu olabileceğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>İnsanlarla uzak ortak ataya sahip bazı deniz canlılarında benzer bir&nbsp;sinir sisteminin bulunması, söz konusu gelişimin yüz milyonlarca yıl öncesine dayanabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Beynin arka bölümü; kalp atışı, solunum ve&nbsp;uyku&nbsp;gibi otomatik işlevlerinde rol oynarken ön ve orta beyin daha karmaşık işlevlerde görevli. O işlevler şöyle:</p>

<p>Dil</p>

<p>Mantık&nbsp;</p>

<p>Soyut düşünme</p>

<p>Öte yandan&nbsp;araştırmacılar, beynin arka bölümündeki hücrelerin nasıl geliştiğine dair buldukları bilgilerle insan kök hücrelerini laboratuvar ortamında işlevsel arka beyin motor nöronlarına dönüştürmeyi de başardı.</p>

<p>Bu, arka beyindeki motor nöronların hasar gördüğü&nbsp;‘amyotrofik lateral skleroz’(ALS) ve&nbsp;‘spinal musküler atrofi’&nbsp;(SMA) gibi hastalıkların laboratuvar ortamında modellenmesine yardım edebilir.&nbsp;</p>

<p>Elde edilen motor nöronları, bu hastalıkların daha iyi anlaşılması ve tedavi geliştirilmesi için kullanılabilir.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 26 08:49:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/saglik/arastirma-insan-beyni-iki-ayri-organ-h108189.html">Araştırma: İnsan beyni iki ayrı organ</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/amedspor-kartalin-kanadini-kirdi-liderlige-oturdu-h108188.html</link>
		<title>Amedspor Kartalın kanadını kırdı, liderliğe oturdu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Amedspor, Süper Lig&#039;in 6. haftasında evinde konuk ettiği Beşiktaş&#039;ı 3-2&#039;lik tarihi skorla yenerek liderlik koltuğuna oturdu. Maçın hakemi Ali Şansalan maçın önüne geçen kararlar verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Amedspor, Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Diyarbakır Stadyumu’nda Beşiktaş’ı konuk etti. Yeşil-kırmızılı ekip, 30 bini aşkın taraftarının coşku ve heyecanına sahne olan mücadelenin sonunda gülen taraf oldu. Kartalı mağlup eden Amedspor, Süper Lig'in 6'ıncı haftasında liderlik koltuğuna oturdu.</p>

<p>İlk yarıda goller Orban ve Saba’dan</p>

<p>Diyarbakır’daki tarihi maça binlerce seyircisinin desteğiyle hızlı başlayan Amedspor, maçın 9. dakikasında Furkan Soyalp’in ceza sahası dışından vurduğu şutla gole çok yaklaştı.</p>

<p>Maçın ilk çeyrek saatinde rakip ceza sahası içerisinde baskısını artıran yeşil-kırmızılılar, 13. dakikada Gift Orban’ın attığı harika golle skoru 1-0’a getirdi.</p>

<p>Skor üstünlüğü lehine çeviren Amedspor, maçın 19. dakikasında Samuel Ballet’in kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonu değerlendiremedi.</p>

<p>Amedspor’dan ışıklı gol</p>

<p>Baskılı oyununu sürdüren yeşil-kırmızılılar maçın 21. dakikasında İsrailli yıldız oyuncusu Dia Saba’nın rakip ceza sahası dışında attığı şutla skoru 2-0’a yükselti.</p>

<p>Çekişmeli geçen maçın ilk devresinin 36. dakikasında Amedspor yıldız golcüsü Orban’ın ceza sahası çizgisinde vurduğu şut az farkla auta çıktı.</p>

<p>İlk yarının son dakikalarında yakaladığı kontra atakla etkili olan Amedspor, yeni oyuncusu M. Khalil’nin sol çaprazdan vurduğu şutunu Beşiktaş’ın file bekçisi Nübel son anda kornere çeldi.</p>

<p>İlk yarıda başka gol olmazken Amedspor devreye 2-0 önde girdi.</p>

<p>Amedspor Süper Lig'in lideri</p>

<p>Maçın 2. devresine hızlı başlayan siyah-beyazlılar, Vlahovic’in 55. dakikada ceza sahası içerisinde attığı golle farkı bire indirdi.</p>

<p>Golün şokunu üstünden hemen atmaya çalışan Amedspor, defansın arkasında sarkan Furkan Soyalp’in 59. dakikada attığı golle skoru 3-1’e getirdi.</p>

<p>Yüksek tempoda geçen 2. yarıda Amedspor kontra atakta Orban’ı 72. dakikada kaleciyle baş başa kaldığı pozisyondan yararlanamadı.</p>

<p>Maçın son çeyrek diliminde üst üste kontra atak fırsatı yakalayan yeşil-kırmızılılar, Ballet’in kaleciyle karşıya pozisyonundan da yararlanamadı.</p>

<p>Maçın 84. dakikasında Amedspor’da 2. yarı oyuna giren Cisse 2. sarıdan kırmızı kart görerek takımını sahada 10 kişi bıraktı.</p>

<p>Amedspor 3-2'lik skorla Beşiktaşı mağlup etti</p>

<p>90+ 6'da hakem tartışmalı bir şekilde Amedspor aleyhine penaltı kararı verdi. Penaltıyı Orkun'la gole çevirdi. Skor 3-2 oldu.</p>

<p>Maçta başka gol olmazken Amedspor haftayı Galatasaray’ın önünde averajla lider kapattı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 22:04:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/amedspor-kartalin-kanadini-kirdi-liderlige-oturdu-h108188.html">Amedspor Kartalın kanadını kırdı, liderliğe oturdu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-abd-nin-yeniden-saldiracagina-dair-bilgi-aldik-h108187.html</link>
		<title>İran: ABD&amp;#039;nin yeniden saldıracağına dair bilgi aldık</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Silahlı Kuvvetleri’nin ABD’nin bazı bölge ülkelerinin onayıyla İran’a yeniden saldırı kararı aldığına dair bilgiler aldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD/İsrail’in İran’ı hedef aldığı saldırılar 28 Şubat’ta başlamıştı. Misillemeler, Ortadoğu’daki enerji tesislerinin vurulması ve Husilerin Suudi Arabistan’a düzenlediği saldırılar küresel piyasalarındaki belirsizliği artırıyor.</p>

<p>ABD’nin bazı bölge ülkelerinin onayıyla İran’a yeniden saldırı kararı aldığını öne süren Hatemül Enbiya Komutanlığının açıklaması şöyle:&nbsp;</p>

<p>“Eğer ABD tekrar İran’a karşı hata yaparsa bölgedeki tüm kaynaklarının ve ABD unsurlarının bulunduğu yerlerin hiçbir kısıtlama veya ayrım söz konusu olmadan acı saldırıların hedefi olacağı konusunda uyarıyoruz. Hata yaparsanız acı verici saldırıların hedefi olursunuz.”</p>

<p>Ayrıca, bölge ülkelerinin İran’a saldırgan eylemlerde ABD’yle aynı çizgide hareket etmesi halinde, kötülüklere ortak olarak kabul edileceği ve bu durumda İran Silahlı Kuvvetleri’nden&nbsp;‘sağduyu beklenmemesi’&nbsp;gerektiği duyuruldu.</p>

<p>İran Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Ali Cihanşahi de ülkesinin sınır birliklerinin olası tehditlere karşı hazır olduğunu söyledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 14:25:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-abd-nin-yeniden-saldiracagina-dair-bilgi-aldik-h108187.html">İran: ABD&amp;#039;nin yeniden saldıracağına dair bilgi aldık</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgurluk-mucadelesinde-yasamini-yitirenler-esenyurt-ta-anildi-h108186.html</link>
		<title>Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler Esenyurt&amp;#039;ta anıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler Esenyurt’ta düzenlenen programla anıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’un Esenyurt ilçesinde, Kürt özgürlük mücadelesinde farklı yer ve tarihlerde yaşamını yitirenler için anma düzenlendi. Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde yapılan anmada, İzzettin Tuş (Cemil Wan), Melik Fırat Seven (Ciwan Serhed), Reşat Bozyiğit (Diren Amed) ve Ersin Seven (Argeş İntikam) anıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yaşamını yitirenlerin aileleri ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı anmada, &nbsp;“Şehîdên me rumeta me ye” pankartı asılırken sık sık “Şehîd namirin” sloganı atıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada, daha sonra sinevizyon gösterimi yapıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Okunan duaların ardından anma programı sona erdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 14:24:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgurluk-mucadelesinde-yasamini-yitirenler-esenyurt-ta-anildi-h108186.html">Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler Esenyurt&amp;#039;ta anıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-den-demirtas-ve-ocalan-aciklamasi-benim-meselem-h108185.html</link>
		<title>Özel&amp;#039;den Demirtaş ve Öcalan açıklaması: &amp;#039;Benim meselem demokratikleşme&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Kürt sorununun çözümüne ilişkin Meclis’te yürütülen çalışmalara, Öclan ile ilgili statü tartışmalarına ve Çerçeve Yasa’ya ilişkin konuştu. Özel, &#039;Ben Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim. Benim meselem demokratikleşme&#039; dedi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı&nbsp;Özgür Özel, Kürt sorununun çözümü kapsamında Meclis’te yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, partisinin komisyon çalışmalarına milletvekilleriyle katılım sağladığını ve Çerçeve Yasa konusunda kullandığı oy ve yaptığı konuşmayla ortaya koyduğu tutumun arkasında olduğunu söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın süreçte “son düzlükte olunduğu” yönündeki açıklamalarının ardından önümüzdeki günlerde sürecin daha da hareketlenmesi beklenirken, Özel, özellikle Çerçeve Yasa’nın demokratikleşmeye ilişkin yedinci maddesine dikkat çekti.</p>

<p>T24'ten Murat Sabuncu'ya konuşan Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin uzun süredir gündeme getirdiği&nbsp;Abdullah Öcalan’a statü tartışmaları ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu”nda görev alacağı yönündeki açıklamalarına ilişkin soruya, “Biz attığımız imzayla, kullandığımız oyla, yaptığımız konuşmayla bağlıyız” yanıtını verdi.</p>

<p>Özel, “Bir örgüt silah bırakıyorsa ve silah bırakma şartlarını devletin çeşitli mekanizmaları çalışmışsa bize buna hayır demek düşmez. Tarih önünde bir terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili düzenlemeye hayır diyecek halim yok” dedi.</p>

<p>Ancak meselenin yalnızca silahların bırakılması olmadığını belirten Özel, Çerçeve Yasa’nın altıncı ve yedinci maddelerine işaret etti. Özel, “Bu mesele, silahlıların bırakılması meselesi, Meclis komisyon raporunun altıncı maddesiydi sadece. Ama yedinci maddesinde demokratikleşme var. Ve esas Türkiye orada kazanacak. Kürtler de Türkler de orada kazanacak, Türkiye de kazanacak, Türkiye'nin yoksulları, işsizleri de orada kazanacak. Diyarbakır ve bölge, Doğu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi orada kazanacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>'TOPLUMSAL KARŞITLIKLAR ÇIKIYOR'</p>

<p>Özel, Çerçeve Yasa’nın tamamına imza attıklarını vurgulayarak, yalnızca Öcalan’ın statüsü, konforu ve iletişimi üzerinden yürütülen tartışmaların sürece zarar verdiğini söyledi.</p>

<p>Özel, “Sadece altıncı madde silahların bırakılması maddesine ve ötesinde Abdullah Öcalan'ın statüsü nedir, konforu nedir, iletişimi nedir bu meselelere yoğunlaşmayı bir kere şu yönüyle çok sakıncalı buluyorum. Toplumsal destek azalıyor. Toplumsal karşıtlıklar çıkıyor. Oysa ki böyle süreçlerin başarısı toplumdan aldığı destekle ölçülür” dedi.</p>

<p>Öcalan için yeni bir konut yapılmasına ilişkin tartışmaların toplumu gerdiğini belirten Özel, “Hal böyleyken Öcalan'a daha konforlu bir hayat, bir ev yapalım, Öcalan’a Ada’da bir ev yaptık. Bu işler zaten tedirgin olan toplumu boşu boşuna geriyor. Oysa ki şimdi toplumsal desteği arttırma sürecindeyiz. Bunu yapmak için karşılıklı gerginliklere değil, karşılıklı jestlere ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.</p>

<p>'DEMİRTAŞ'IN, FİGEN HANIM'IN, TÜM SİYASİ TUTSAKLARIN EVİNE KAVUŞMASINI ÖNCELİYORUM'</p>

<p>Özel, daha önce yaptığı açıklamada kullandığı ve DEM Parti yöneticilerinin de eleştirdiği “Öcalan ile Demirtaş karşıtlığı yaratmak istiyor” yorumlarına ilişkin de konuştu.</p>

<p>Özel, “Ben Abdullah Öcalan'ın Ada’da ev değiştirmesi, yeni bir eve kavuşması yerine Demirtaş'ın Figen Hanım'ın tüm siyasi tutsakların, on yıldır ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ deme dışında bir günahı olmayan insanların evine kavuşmasını önceliyorum” dedi.</p>

<p>'BENİM KİMSEYİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEK GİBİ BİR NİYETİM YOK'</p>

<p>Özel, “Öcalan ile Demirtaş’ı karşı karşıya getirmek istediği” yönündeki eleştirilere ise şöyle yanıt verdi:</p>

<p>“Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok. Kimin kiminle karşı karşıya geleceğini taraflar bilir. Benim dikkat çekmeye çalıştığım mesele madde altının uygulanması ve başarıya ulaşması için madde yedi çok önemli. Kısım yedi nedir, kısım yedi demokratikleşme. Ve benim söylediğim Demirtaş'ın dışarıya çıkması, AYM kararının, AİHM kararının uygulanmasıdır.”</p>

<p>Bu durumda Kavala, Gezi tutukluları ve Demirtaş’ın da dışarı çıkacağını belirten Özel, “Bu durumda Kavala da dışarıya çıkacak, Gezi Tutsakları da çıkacak, Demirtaş da çıkacak, herkes çıkacak. Bunun yanında demokratikleşme adımları dediğimiz adımlar atıldığında kayyum sorunu ortadan kalkacak” dedi.</p>

<p>'BENİM MESELEM DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI'</p>

<p>Özel, önlerinde demokratikleşme paketi olduğunu belirterek, söz konusu paketin Çerçeve Yasa’nın yedinci maddesinde açıkça ifade edildiğini söyledi.</p>

<p>“Ben Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim. O işin tarafları ortada. İsteyen tartışır, isteyen barışır, bir kavga var mı onunla da ilgilenmiyorum. Benim meselem demokratikleşme adımları” diyen Özel, sürece ilişkin yaklaşımının bu olduğunu vurguladı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 12:26:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozel-den-demirtas-ve-ocalan-aciklamasi-benim-meselem-h108185.html">Özel&amp;#039;den Demirtaş ve Öcalan açıklaması: &amp;#039;Benim meselem demokratikleşme&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/fidandan-silah-birakma-surecine-iliskin-aciklama-henuz-somut-h108184.html</link>
		<title>Fidandan silah bırakma sürecine ilişkin açıklama: Henüz somut adım atılmadı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, &quot;Sadece Türkiye’deki Kürt kardeşlerimiz değil, sınır ötesindeki Kürtler de Türkiye’nin tesis ettiği bu istikrar ve refah ortamından doğrudan payını alacaktır.&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Beyanlar var ancak tehdidin fiilen sona ermesi şart</p>

<p>Silah bırakma sürecindeki mevcut durumu değerlendiren Bakan Fidan, zaman faktörünün ve mekanizmaların önemine işaret ederek şunları kaydetti:</p>

<p>"Gönül her şeyin daha hızlı ilerlemesini ister elbette. Örgüt Mayıs 2025'te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini deklare etmişti. Geldiğimiz noktada aradan bir yılı aşkın süre geçti. Silahların bırakılmasına ilişkin somut adımlar şu ana kadar hayata geçmiş değil. Bundan sonraki aşamada gerekli mekanizmaların devreye girmesi gerekiyor ve burada zaman faktörü belirleyici. Süreç daha hızlı ilerleyebilir ancak son derece dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Beyanlar ve niyetler ortada, fakat sahada tehdidin fiilen ortadan kalktığını görmeliyiz. Bunu çok yakından izliyoruz."</p>

<p>Diyarbakır artık çatışmayı değil, sanayileşmeyi konuşuyor</p>

<p>Geçtiğimiz 11 Eylül’de gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretine değinen Bakan Fidan, kentte farklı sivil toplum kuruluşları ve toplum kesimleriyle bir araya geldiğini hatırlattı. Bölge halkının sürece yaklaşımının son derece müspet olduğunu belirten Fidan, "Diyarbakır’da sürecin inanılmaz derecede olumlu yankı bulduğunu bizzat müşahede ettik. Zaten bölge tabanı buna tamamen hazır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Görüşmelerde siyasi, ticari, dini ve kültürel temsilcilerin Kürt kimliğinin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik reformlardan duyduğu memnuniyeti aktardığını dile getiren Fidan, bölgenin önceliklerinin değiştiğine dikkat çekti.</p>

<p>Süreç bölgedeki Kürtleri de etkileyecek</p>

<p>Fidan, "Bölgedeki kardeşlerimiz artık güvenlik ve çatışma sarmalından tamamen uzaklaşmış durumda. Artık bize, 'Diyarbakır’ın daha fazla sanayileşmesi ve kalkınması için ne yapıyorsunuz? Sanayi kapasitemizi nasıl büyüteceğiz, ulaşım ağlarını nasıl geliştireceğiz?' diye soruyorlar. Bunlar, bölgemizde konuşulması gereken asıl ve son derece kıymetli tartışmalardır." dedi.</p>

<p>Bakan Fidan, Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" vizyonunun sadece yurt içindeki vatandaşlar için değil, sınır ötesindeki tüm bölge için tarihi bir fırsat barındırdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sergilediği güçlü iradeye karşı taraftan verilen karşılığın da kıymetli olduğunu belirten Fidan, sürecin bölgesel boyutunu şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Bu irade sadece Türkiye’nin değil, Suriye ve Irak’ta yaşayan Kürt kardeşlerimizin ve tüm bölgenin huzur ve barışı için hayati önemdedir. Türkiye’nin ürettiği güvenlik ve istikrar, yalnızca kendi sınırlarını değil, tüm coğrafyayı besler. Açıkça ifade ediyorum; sadece Türkiye’deki Kürt kardeşlerimiz değil, sınır ötesindeki Kürtler de Türkiye’nin tesis ettiği bu istikrar ve refah ortamından doğrudan payını alacaktır."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 12:23:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/fidandan-silah-birakma-surecine-iliskin-aciklama-henuz-somut-h108184.html">Fidandan silah bırakma sürecine ilişkin açıklama: Henüz somut adım atılmadı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/sebahat-tuncel-baris-surecinde-kadinlarin-komisyonu-mesru-zeminde-h108183.html</link>
		<title>Sebahat Tuncel: Barış sürecinde kadınların komisyonu meşru zeminde olacak</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Kadın örgütlerinin, Kürt meselesinin çözümü için yürütülen süreç kapsamında bir komisyon oluşturma tartışmalarını sürdürdüğünü belirten Özgür Kadın Hareketi üyesi Sebahat Tuncel, ‘Resmi bir komisyondan ziyade meşru bir komisyon olacak’ dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Çerçeve yasa, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adıyla 10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edildi.</p>

<p>Yasa kapsamında Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun altında Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu kurulacak.</p>

<p>Ancak komisyonlarda kadınların yer alıp almayacağına dair bir bilgi bulunmuyor. Kadın örgütlerinin ise İzleme ve Tespit Alt Komisyonu’nda yer alarak sürece dahil olma talepleri sürüyor.</p>

<p>Konuya ilişkin Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtlayan Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyesi Sebahat Tuncel, sürecin mevcut durumunu, kadınların taleplerini ve “Kadın İzleme Kurulu” çalışmalarını değerlendirdi.</p>

<p>Röportajın bazı bölümleri ise şöyle;</p>

<p>Meclis’te kabul edilerek yürürlüğe giren çerçeve yasa ile ilgili tartışmalar ekseninde devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kadınların gündemi nedir, ne tartışılıyor?</p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci uzun süredir devam ediyor. En son Meclis’te 467 oyla kabul edilen çerçeve yasa ile birlikte aslında müzakerelere geçiş açısından önemli bir aşama kaydedildi ama henüz bu yasanın uygulanması konusunda bir pratik adım yok. O yasa kapsamında iki kuruldan bahsediyoruz; bir tanesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan ve dört alt komisyondan oluşan yapı. Biri icra kurulu, diğeri de Meclis’teki siyasi partilerin içerisinde olacağı planlanan İzleme Kurulu.</p>

<p>Türkiye örneğinde ya da bizim Kürt sorununun çözümü konusunda yürütülen bu süreçte, diğer dünya örneklerinden farklı olarak üçüncü göz yok. Büyük olasılıkla üçüncü gözü de kendi içerisinde belirleyen bir yapı oluşturuldu. Bu süreçte devlet, parlamentodaki muhalefeti de dâhil ederek kendi kendini izleyeceği bir mekanizma kurdu. İzleme Kurulu, 1 Ekim’de Meclis açıldığında kurulacak ama diğeri toplantısını yaptı ve dört alt kurul kurdu. Ancak dediğimiz gibi hâlâ pratik bir adım yok. Bu da ciddi bir problem. Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın koordinesinde olacak bir çalışmanın bir an önce başlaması ve aydınlarla görüşme olanaklarının sağlanması gerekirdi. Şimdiye kadar bu yapılmadı.</p>

<p>Bir yandan siyasi muhataplardan biri olan Sayın Öcalan, sürecin gelişmesi için çok yoğun bir çaba ve emek içerisinde olmasına rağmen tecrit politikası sürüyor; bu, kabul edilebilir bir durum değil. Müzakerelere geçiş aşamasında yasanın çıkmış olması, yasanın uygulandığı anlamına gelmiyor. Bir an önce bu yasa uygulanmalı; kadınlar olarak bizim de talebimiz budur. Türkiye’de barıştan, özgürlükten ve demokrasiden yana olan kadınlar, hem yasanın uygulanmasını hem de demokratik barış için gerekli adımların atılmasını talep ediyor.</p>

<p>Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi bu süreç başladığı günden itibaren birçok talepte bulundu, birçok yerde eylemler de yapıldı ama hâlen tecrit kaldırılmadı. Kadınların kayyım rejimine son verilmesi ve siyasi mahpusların serbest bırakılması talepleri olduğu yerde duruyor. Kadınlar bu süreci hem takip ediyor hem de devletin somut adım atması için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Sizce kadınların sürece katılımı şekilsel bir düzeyde mi kalıyor yoksa gündemi belirleme güçleri var mı? Kadınlar rolünü yerine getirebiliyor mu?</p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başından beri Kürt siyasi hareketinin, Kürt halkının önderliğinde kadınların bu süreçte mutlaka yer alması yönünde bir iradesi ve kararlılığı var. Doğal olarak kadın özgürlük mücadelesini aynı zamanda barış mücadelesinin bir parçası olarak görmek gerekir. Ama iktidar ve devlet tarafından ne yazık ki şimdiye kadar böylesi bir yaklaşım sergilenmedi. Kadınların sürece dâhiliyeti konusunda, biliyorsunuz Meclis Komisyonu kurוסlduğunda bütün dinlemeler yapıldı; Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri de dinlendi ama kadınların sözü rapora geçmedi. Daha sonra Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi bir açıklama yaparak bunu eleştirdi.</p>

<p>Kadınların hem barış masasında olması hem de bu demokratik toplum sürecinin öznesi olması konusunda çok yoğun bir çaba ve emeği olduğunu görmek gerekiyor. Özellikle biz TJA olarak başından beri bu mücadelenin bir öznesi olduğumuz için hem sürecin gelişmesi hem de inşası konusunda yoğun bir emek içerisindeyiz. Sadece söz söyleyen, eylem yapan değil; aynı zamanda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni inşa eden bir konumdayız. Türkiye kadın hareketiyle diyalog ve ilişkiler geliştirerek bir yandan barışı toplumsallaştırmak, bir yandan da demokratik bir hayatı inşa etmek için mücadele ediyoruz.</p>

<p>Pratik anlamda erkek egemen kapitalist sistemin egemen olduğu bir düzende kadınların hem masada yer alabilmesi hem de mücadelede görünür olabilmesi için büyük emek ve bedel ödenmesi gerekiyor. Ne yazık ki bunlar çok kolay olmuyor. Ama Kürt hareketinin ve Özgür Kadın Hareketi’nin örgütlü olması, mücadelenin temel öznesi olmasını sağlıyor. Türkiye hareketiyle ve enternasyonal anlamda dünya kadın hareketiyle kurduğumuz ilişki; kadınların eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesini batıya taşımak ve ortaklaştırmaktır.</p>

<p>Kürt ulusal birliğinin sağlanması ve Kürt halkının kimlik ile kültür haklarının tanınması için verilen mücadele, aynı zamanda Kürt kadınlarının mücadelesidir. O açıdan biz biraz daha yoğun çalışmak zorunda kalıyoruz. Hem kendi halkımızın özgürlüğü hem de Türkiye halklarıyla ortak bir gelecek için çalışıyoruz. Ama aynı zamanda kadınlar olarak şiddet, ayrımcılık, ötekileştirme ve yoksulluk gibi pek çok soruna karşı da mücadele vermek zorundayız. Barış meselesini sadece bir müzakere süreci olarak ele almıyor, örgütlenerek barışı bu mücadelenin kalıcı bir parçası haline getiriyoruz.</p>

<p>Barışın toplumsallaşmasında kadınların rolü ve etkisi nedir? Kadınlar resmi barış masalarında ve müzakerelerde yeterince temsil ediliyor mu?</p>

<p>Barışın toplumsallaşması meselesi çok önemli bir konu ve toplumsal bir taleptir. Bunun siyasetini doğru yapmak gerekir; hangi kadına sorarsanız sorun barış ister, kimse savaş ve ölüm istemez. Kadınlar olarak şimdiye kadar bu savaşta erkek egemen zihniyetin yarattığı sorunları yaşadık ve buna karşı itirazı örgütleyebildik. Dolayısıyla barış siyasetinde kadınların en önde olması ve bunun temel öznesi olması çok önemlidir.</p>

<p>Çünkü kadınlar savaşları erkeklerden çok daha farklı ve derin yaşıyor. Sadece çocuklarını kaybetmiyorlar; aynı zamanda bedenleri bir savaş alanına dönüşüyor ve yoksulluk daha da derinleşiyor. Kadınlar açısından barış meselesi çok daha hayati. Ancak barışı anlatırken sadece silahların susması olarak tanımlamak yetmiyor. Silahların susmasıyla birlikte kadınların hayatını etkileyen; cinsiyetçi, milliyetçi ve dinci siyasal düzenin değişmesinin önemi anlatılırsa barış toplumsallaşacaktır.</p>

<p>Çünkü eşitsizlik, adaletsizlik, emek sömürüsü ve beden sömürüsü, bu egemen sistemin ve çatışma ortamının yarattığı bir toplumsal düzendir. Bu düzenin değişmesi kadınların hayatını da değiştirecektir. O yüzden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni konuşurken aynı zamanda yeni bir siyasal düzeni konuşmak çok önemlidir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan da 27 Şubat’taki çağrısında buna yer verdi; mesele sadece silahların bırakılması değil, yeni bir siyasal düzenin nasıl kurulması gerektiğidir.</p>

<p>Herkes daha çok silahların bırakılmasına odaklanıyor, iktidar sadece gündemi buna kilitliyor çünkü mevcut düzenin devam etmesini istiyor. Oysa biz kadınlar, ezilenler ve Kürt halkı olarak bu siyasal düzenin sorun yarattığını, kadınların ve ötekilerin hayatını olumsuz etkilediğini söyleyerek mücadele ediyoruz. Bu yeni siyasal düzende de mutlaka kadınlar yer almalıdır. Sayın Öcalan’ın 8 Mart’ta kadınlar için gönderdiği bildirge de çok kıymetliydi. Erkek egemen kapitalist sisteme karşı mücadelenin araç ve yöntemleri değişse de mücadelenin kendisi değişmiyor. Eşit, özgür ve demokratik bir hayatı sağlayana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Silahların susması yetmez; “Bir daha asla” diyebilmek için yeni toplumsal düzenin inşasını da içeren bir siyasete ihtiyaç var. Aksi takdirde iktidarın yaptığı gibi “silahlar sussun ama düzen değişmesin” tablosu ortaya çıkar. O yüzden bu ikisini birlikte ele almak önümüzdeki dönemin en temel konusudur.</p>

<p>En son kadın izleme kurulu ile ilgili çalışmalar gündeme geldi. Bu çalışmalar ne aşamada? Kadın izleme kurulu nasıl bir işleve sahip olacak ve diğer çevrelerden de gelen kadınlar yer alacak mı?</p>

<p>Gereği yapılırsa hem gerilladan hem Avrupa’dan hem de zindandan çıkan kadınlar için bunun olanaklarının yaratılması gerekir. Bu sürecin nasıl işleyeceği ve önündeki engellerin neler olduğu henüz net değil. Dünya örneklerinden biliyoruz; İrlanda ve Kolombiya örneklerinde toplumsal cinsiyet komisyonları kurulmuştu. Türkiye’de ise üçüncü göz mekanizması yok, devlet hem sürecin yürütücüsü hem de tarafı konumunda. Biz kadın hareketi olarak üçüncü bir göze ve sivil denetim mekanizmasına ihtiyaç olduğunu söylüyoruz. Bu sadece kadınlardan ibaret olmak zorunda değil, genel sivil toplum örgütleri de mutlaka aktif olmalıdır.</p>

<p>Ancak kadınlar olarak biz bunu kendi çerçevemizden nasıl değerlendirebiliriz diye tartıştık. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin bu yönde çalışmaları var. Hak mücadelesi veren kadınların da içerisinde yer alacağı, geniş bir yelpazeyi kapsayacak bir kadın izleme kurulu oluşturma yaklaşımı var ancak henüz çalışma somutlaşmadı. Bilgiler netleştiğinde kamuoyuyla paylaşılacak. TJA olarak biz bu çalışmayı önemli buluyoruz; kurulun işlevi, görev ve sorumlulukları konusunda görüşmelerimiz devam ediyor.</p>

<p>Kadınların izleme kurulunda yer alması onları nasıl etkileyecek?</p>

<p>Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararından sonra yasa uygulamaya geçeceği için henüz fiili bir adım atılmadı ve doğal bir bekleme hali var. Kadınlar olarak beklemek yerine sürece hazırlıklı olmak, uygulamaya geçildiği anda sürecin bir parçası olmak istiyoruz. Kadın hakları savunucuları olarak meselenin sadece silahların bırakılması olmadığını; kalıcı barışın, toplumsal barışın inşasının, temel hak ve özgürlükler ile demokrasinin güvenceye alınması gerektiğini savunuyoruz.</p>

<p>Kadınların yer almadığı müzakerelerde kadınlar lehine kararlar çıkmıyor, uygulamalar aleyhimize dönüyor. Bu açıdan kadınlar bu sürece hazırlıklı girmek istiyor. Resmi bir komisyondan ziyade meşru bir komisyon olacak! Sivil toplumun, kadın hareketinin ve akademideki kadınların yer alacağı bir yapı hedefleniyor.</p>

<p>Özgürlük Meclisleri 2012-2015 sürecinde de bir diyalog ve müzakere süreci yürütmüştü. O dönem kurulan Kadın Özgürlük Meclisleri, geri çekilme sürecinde yaşanan sorunları yerinde tespit edip raporlamıştı. Bizim elimizde bu deneyim var. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, o dönemki deneyimden hareketle yeni bir çalışmaya başlıyor. Bu kurul; süreci izlemek, kriz alanlarını çözmek, dağdan ya da Avrupa’dan geleceklerin durumunu takip etmek ve cezaevindeki kişilerin toplumsal yaşama katılımının önündeki engelleri kaldırmak için çalışmalar yürütecek. Bunlar şu an hazırlık aşamasında. TJA olarak biz kadınların süreci sadece izleyen değil, engelleri gideren ve barışı ören bir konumda olması gerektiğine inanıyoruz.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 12:21:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/sebahat-tuncel-baris-surecinde-kadinlarin-komisyonu-mesru-zeminde-h108183.html">Sebahat Tuncel: Barış sürecinde kadınların komisyonu meşru zeminde olacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/suleymancilar-sorusturmasi-23-sirkete-kayyim-29-kisiye-gozalti-h108182.html</link>
		<title>Süleymancılar soruşturması: 23 şirkete kayyım, 29 kişiye gözaltı kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Süleymancılar odaklı soruşturmada 23 şirkete kayyım atandı, 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ankara başsavcılığınca yürütülen soruşturmada cemaat lideri Alihan Kuriş liderliğinde bir suç örgütü kurulduğu belirtiliyor. Suçlamalar,&nbsp;‘çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği’,&nbsp;‘nitelikli dolandırıcılık’,&nbsp;‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’&nbsp;ve&nbsp;‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’.</p>

<p>Alihan Kuriş 16 Ağustos’ta, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş de 26 Ağustos’ta tutuklanmıştı. 81 kişinin tutuklu olduğu soruşturmada 55 şirket ve dört derneğe el konulmuş, bu şirketlerden 50’sine kayyım atanmıştı.</p>

<p>Bugün (20 Eylül) düzenlenen yeni operasyonla 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Süleymancılar cemaatiyle bağlantılı 23 şirkete kayyım atandı. Başsavcılığın açıklamasına göre şu delillere ulaşıldı:</p>

<p>Kayıt dışı para ve menkul değer transferi</p>

<p>Örgütün resmi ve bürokratik süreçlerinde danışmanlık faaliyeti</p>

<p>Taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının düşük bedellerle temin edilmesine aracılık</p>

<p>Yurt dışına yardım sevkiyatları içinde nakit para gizlenerek suçtan elde edilen gelirlerin lojistik şirketleri vasıtasıyla sevki</p>

<p>Soruşturma sürüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 26 12:20:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/suleymancilar-sorusturmasi-23-sirkete-kayyim-29-kisiye-gozalti-h108182.html">Süleymancılar soruşturması: 23 şirkete kayyım, 29 kişiye gözaltı kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-takip-komisyonu-icin-tarih-h108181.html</link>
		<title>Numan Kurtulmuştan süreç açıklaması: Takip komisyonu için tarih verdi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Kırşehir’de sivil toplum temsilcileriyle buluşan Kurtulmuş, çözüm sürecine ilişkin konuştu. Kurtulmuş, 1 Ekim’de Meclis’in açılmasıyla birlikte takip komisyonunun kurulacağını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırşehir’de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Buluşmada çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, sürecin Türkiye’de yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.</p>

<p>‘Yasanın kabul edilmesi, yeni dönemin kapısını açtı’</p>

<p>Kamuoyunda ‘çerçeve yasa’ olarak bilinen ve Meclis Komisyonu’nda 467 oyla kabul edilen yasanın bu kapıyı açtığını belirten Kurtulmuş, “Komisyon raporu kapıyı araladı. Bu yasanın (çerçeve yasa), bu oyla kabul edilmesi de kapıyı sonuna kadar açtı. Şimdi bu açıdan önümüzde yeni bir yol var. Bu yol, kardeşlik yoludur, esenlik yoludur, barış yoludur; güçlü ve büyük Türkiye’nin yoludur. Çünkü bu coğrafyada Türkiye artık bütün yüklerinden kurtulmak, tam manasıyla güçlü&nbsp; bir ülke olarak yoluna devam etmek mecburiyetindedir. Burada herkes üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecektir.</p>

<p>Yeni yolun gerektirdikleri derken, sadece yasal, hukuki düzenlemelerden bahsetmiyorum. Önce, bu yeni süreç, dillerimizi yeniden kontrol etmeyi gerektiriyor. Artık bundan sonra Türkiye’de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz. Herkesin söylediği söze dikkat etmesini istiyoruz. Herkes artık kendisini kardeşliğe, dayanışmaya iş birliğine ayarlamalı” dedi.</p>

<p>Takip komisyonu için tarih verdi</p>

<p>Çerçeve yasada öngörülen geri dönüşler ve siyasi hakların uygulanmaya başlanması için tamamlanması beklenen takip ve teyit komisyonunu işaret eden Kurtulmuş, 1 Ekim’de Meclis açıldıktan sonra partilerin tamamının katılımıyla bir komisyon kurularak, bu sürecin nasıl devam ettiği takip edilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, milleti bilgilendirecektir” dedi.</p>

<p>PKK’nin silah bırakması aşamasının tamamlanması konusunda bir muğlaklık olmayacağını ifade eden Kurtulmuş, bunun için çeşitli “emniyet supabları” oluşturduklarını söyledi.</p>

<p>Kurtulmuş&nbsp; konuya ilişkin, “Bu yasa Meclis’te kabul edilmiş ama bu yasanın yürürlüğe girebilmesi için, örgütün bütün unsurlarıyla birlikte silahlarını bıraktığı ve kendisini feshettiğinin ilan edilmesi; bunun için de MGK kararı, devletin ilgili birimleri tarafından tespit ve tescil şartı konuşmuştur. Bu teyit edilmeden yasa uygulanmayacaktır” diye konuştu.</p>

<p>Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’da” belirlenen geri dönüşlere ve siyasi haklara ilişkin hukuki adımların, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) gözetiminde tamamlanan silah bırakma aşamasının Milli Güvenlik Kurulu’nca (MGK) teyit edilmesinin ardından, ilgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte hayata geçirilmesi bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 23:11:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-takip-komisyonu-icin-tarih-h108181.html">Numan Kurtulmuştan süreç açıklaması: Takip komisyonu için tarih verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/trabzonspor-galatasaray-i-4-0-yendi-salah-tan-hat-trick-h108180.html</link>
		<title>Trabzonspor, Galatasaray&amp;#039;ı 4-0 yendi: Salah&amp;#039;tan hat-trick</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in altıncı haftasında Trabzonspor, Mohammed Salah’ın yıldızlaştığı maçta Galatasaray’ı 4-0 yendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Salah’tan üç gol, bir asist</p>

<p>Papara Park’ta oynanan maçın dördüncü dakikasında Trabzonspor, Salah’la 1-0 öne geçti. Galatasaray’ın ceza alanına yakın yerden kullandığı taçın uzaklaştırılmasının ardından savunmanın arkasında topla buluşan Salah, kendi yarı alanından ceza alanına kadar ilerleyerek yerden bir vuruşla topu filelere yolladı.&nbsp;</p>

<p>Bordo mavililer ikinci golü 39’uncu dakikada buldu. Muhammed Salah’ın pasında, ceza alanı sağ çaprazında topla buluşan Saviolo’nun yerden şutunda top kaleci Uğurcan Çakır’ın solundan ağlara gitti.&nbsp;</p>

<p>Trabzonspor 44’üncü dakikada farkı üçe çıkardı. Dju, savunmada Sanchez’den kaptığı topu Salah’a aktardı. Mısırlı yıldız kendisinin ikinci takımının üçüncü golünü attı.&nbsp;</p>

<p>İlk yarı bordo mavili takımın 3-0’lık üstünlüğüyle sona erdi.</p>

<p>Ev sahibinin dördüncü golü yine Salah’tan geldi. Açık alanda topla buluşan Mısırlı yıldız skoru 4-0’a getirdi.&nbsp;</p>

<p>Okan Buruk ve Ugochukwu’ya kırmızı kart</p>

<p>Galatasaray’da 72’nci dakikada teknik direktör Okan Buruk, 87’nci dakikadaysa oyuna sonradan giren Lesley Ugochukwu kırmızı kart görerek oyundan atıldı.&nbsp;</p>

<p>Maç 4-0 sonuçlanırken Trabzonspor puanını 10’a çıkardı. Maç fazlasıyla lider durumundaki Galatasaray’sa 13 puanda kaldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 23:09:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/trabzonspor-galatasaray-i-4-0-yendi-salah-tan-hat-trick-h108180.html">Trabzonspor, Galatasaray&amp;#039;ı 4-0 yendi: Salah&amp;#039;tan hat-trick</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ihd-ic-anadolu-cezaevlerinde-bir-yilda-2-bin-338-hak-ihlali-yasandi-h108179.html</link>
		<title>İHD: İç Anadolu cezaevlerinde bir yılda 2 bin 338 hak ihlali yaşandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu&#039;nun raporuna göre; İç Anadolu&#039;daki 38 cezaevinde 2025 yılında en az 2 bin 338 hak ihlali yaşandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, İç Anadolu'daki cezaevlerinde 2025 yılında yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyu ile paylaştı. Şube binasında yapılan açıklamada raporu, şube yöneticisi Barış Barışık okudu. Barışık, izleme ve başvuru çalışmaları kapsamında 38 cezaevine ilişkin verilerin değerlendirildiği rapora göre en az 577 tutsağın bir veya birden fazla hak ihlalinden etkilendiğini belirtirken bu cezaevlerinde 2025 yılında en az 2 bin 338 hak ihlali yaşandığını kaydetti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Raporda; sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, tecrit, infaz hakkı, haberleşme, sosyal haklar, fiziksel koşullar ve ayrımcılık olmak üzere 8 başlık üzerinden hak ihlallerinin kaydedildiğini belirten Barışık, "2025 yılı boyunca en az 577 mahpus bakımından bir veya birden fazla hak ihlali iddiası kayıt altına alınmıştır. Sekiz hak kategorisinde toplam 2 bin 338 kategori kaydı oluşturulmuştur. Raporumuzda sosyal haklar bakımından 398, tecrit bakımından 363, fiziksel koşullar bakımından 346, işkence ve kötü muamele yasağı bakımından 282, sağlık hakkı bakımından 265, haberleşme hakkı bakımından 264, infaz hakkı bakımından 213 ve ayrımcılık bakımından 207 mahpusun etkilendiği kaydedilmiştir" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TECRİT VE İZOLASYON</p>

<p></p>

<p>Barışık, yaşanan hak ihlallerinin münferit olmadığını, birbirini besleyen ve tekrar eden ihlaller olduğuna dikkat çekerek, "Özellikle yüksek güvenlikli, S tipi ve bazı F tipi hapishanelerde mahpusların uzun süre yalnız veya sosyal temasın son derece sınırlı olduğu koşullarda tutuldukları; sohbet, spor, kurs ve diğer ortak faaliyetlerden yeterince yararlandırılmadıkları bildirilmiştir. İzolasyona dayalı bu infaz rejimi, mahpusların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü ciddi biçimde etkilemektedir" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>AĞIZ İÇİ ARAMA VE KELEPÇELİ MUAYENE</p>

<p></p>

<p>Cezaevlerinde ağız içi arama ve kelepçeli muayene uygulamaları nedeniyle yaşanan hak ihlallerine işaret eden Barışık, şu ifadeleri kullandı: "Sağlık alanında; hastane sevklerinin yapılmaması veya geciktirilmesi, revire ve uzman hekime erişimde yaşanan güçlükler, tedavi ve ilaç teminindeki aksaklıklar ile ağır hasta mahpusların tahliye edilmemesi öne çıkmaktadır. Ağız içi arama ve kelepçeli muayene dayatmaları da bazı mahpusların sağlık hizmetlerine erişimini fiilen engellemektedir."</p>

<p></p>

<p>TAHLİYE ERTELEMELERİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İdare ve Gözlem Kurullarının tahliye erteleme kararları ile ortaya çıkan hak ihlallerine de değinen Barışık konuşmasını şöyle devam ettirdi: "İdare ve Gözlem Kurullarının öznel değerlendirmeleri sonucunda koşullu salıverilmenin ertelenmesi, denetimli serbestlikten yararlandırmama ve açık ceza infaz kurumuna ayrılmanın engellenmesi de yaygın sorunlar arasındadır. Mahpusların siyasi düşünceleri, kimlikleri veya pişmanlık beyanında bulunmamaları tahliyelerinin ertelenmesine gerekçe yapılamaz."</p>

<p></p>

<p>'BAĞIMSIZ BİÇİMDE SORUŞTURULMALIDIR'</p>

<p></p>

<p>Cezaevlerinde kötü muameleye ilişkin komisyona çok sayıda başvurunun yapıldığını belirten Barışık, "Başvurularda ayrıca darp, çıplak arama, hakaret, tehdit, keyfî oda aramaları ve disiplin süreçlerinin baskı aracı olarak kullanıldığı yönünde çok sayıda iddia yer almaktadır. İşkence ve kötü muamele yasağı mutlaktır. Bu iddialar bağımsız ve etkili biçimde soruşturulmalıdır" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'SOMUT HUKUKİ ADIMLAR ATILMALI'</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Barışık, "Sürecin başlamasından bugüne kadar hapishane koşullarında ve mahpusların haklara erişiminde somut ve kayda değer bir iyileşme gözlemlenmemiştir. Başta ağır hasta mahpuslar olmak üzere, koşullu salıverilme tarihi gelen çok sayıda mahpusun tahliyesi İdare ve Gözlem Kurullarının öznel değerlendirmeleriyle ertelenmekte, infaz süreleri fiilen uzatılmaktadır. Barış yalnızca çatışmaların sona ermesi değil; hukukun üstünlüğünün, temel hak ve özgürlüklerin ve insan onurunun herkes bakımından güvence altına alınmasıdır. Bu nedenle sürecin söylem düzeyinde kalmaması; tecrit ve ayrımcı uygulamalara son verilmesi, hasta mahpusların durumlarının gecikmeksizin değerlendirilmesi ve insan onuruna uygun bir infaz rejiminin oluşturulması için somut hukuki adımlar atılması gerekmektedir" diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine bir an önce son verilmesi çağrısı yapan Barışık, şu talepleri sıraladı: &nbsp;</p>

<p></p>

<p>"*Mahpusların revir, hastane, diş tedavisi ve uzman hekim hizmetlerine zamanında erişimi sağlanmalı; sevk ve tedavi süreçlerindeki gecikmeler giderilmeli, hapishanelerde yeterli sayıda sağlık personeli görevlendirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>* Ağır hasta, yaşlı ve engelli mahpusların sağlık durumları bağımsız ve tarafsız sağlık kurulları tarafından gecikmeksizin değerlendirilmelidir. Hapishane koşullarında yaşamını tek başına sürdüremeyeceği veya tedavisi mümkün olmadığı belirlenen mahpusların infazları ertelenmeli ve tahliyeleri sağlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>* Sağlık hizmetlerine erişimi engelleyen ağız içi arama ve kelepçeli muayene uygulamalarına son verilmeli; muayeneler hasta mahremiyetine, insan onuruna ve tıbbi etik ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirilmelidir. Hasta mahpusların sevk koşulları sağlık durumlarına uygun hâle getirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>* Mahpusların sağlık durumları nedeniyle ihtiyaç duydukları diyet ve özel beslenme programlarına uygun, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimleri sağlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>* İşkence ve kötü muamele iddiaları bağımsız, tarafsız ve etkili biçimde soruşturulmalı; sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında gerekli adli ve idari işlemler yürütülmelidir.</p>

<p></p>

<p>* Uzun süreli yalnızlaştırma ve tecrit uygulamalarına son verilmeli; mahpusların gün ışığına, temiz havaya ve yeterli hareket alanına erişimleri güvence altına alınmalıdır. Sohbet, spor, kurs, atölye ve diğer ortak faaliyetler düzenli ve yeterli biçimde gerçekleştirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>* İdare ve Gözlem Kurullarının kararları somut, nesnel ve denetlenebilir ölçütlere dayanmalıdır. Mahpusların siyasi düşünceleri, kimlikleri veya pişmanlık beyanında bulunmamaları tahliyelerinin ertelenmesine gerekçe yapılmamalıdır.</p>

<p></p>

<p>* Mahpusların mektup, telefon ve görüntülü görüşme hakları ile kitap, gazete ve diğer yayınlara erişimleri önündeki keyfî kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Hakkında yasaklama veya toplatma kararı bulunmayan yayınların mahpuslara ulaştırılması sağlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>* Türkçe dışındaki dillerde gerçekleştirilen haberleşme ve yayınlara erişim güvence altına alınmalı; dil gerekçesiyle mahpusların iletişim haklarını fiilen kullanamamalarına yol açan uygulamalara son verilmelidir.</p>

<p></p>

<p>* Hapishanelerde temiz içme ve kullanım suyuna, hijyen malzemelerine, yeterli ısınmaya, havalandırmaya ve insan onuruna uygun yaşam alanlarına kesintisiz erişim sağlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>* Kadın, LGBTİ+, yabancı, engelli, yaşlı ve hasta mahpusların özgün ihtiyaçları gözetilmeli; bu gruplara yönelik ayrımcı ve izolasyona yol açan uygulamalara son verilmelidir.</p>

<p></p>

<p>* Hapishaneler bağımsız insan hakları kuruluşlarının, baroların ve ilgili meslek örgütlerinin izleme ve denetimine açık hâle getirilmeli; OPCAT standartlarına uygun, işlevsel, tarafsız ve bağımsız denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 17:18:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ihd-ic-anadolu-cezaevlerinde-bir-yilda-2-bin-338-hak-ihlali-yasandi-h108179.html">İHD: İç Anadolu cezaevlerinde bir yılda 2 bin 338 hak ihlali yaşandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bayindir-7den-70e-el-ele-verip-bu-sureci-basariya-ulastiracagiz-h108178.html</link>
		<title>Bayındır: 7den 70e el ele verip bu süreci başarıya ulaştıracağız</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Partisinin Êlih İl Kongresi’nde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayandır, “Bundan dolayı 7’den 70’e, Kürt halkı olarak el ele verip bu süreci başarıya ulaştıracağız” diye konuştu]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Êlîh İl Örgütü, 2’nci Olağan Kongresini Pazaryeri Mahallesi’nde bulunan bir salonda gerçekleştirdi. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı kongrede “Em ê bi civaka rêxistinbûyî jiyana azad ava bikin” ve “Bi civaka rêxistinbûyi ber bi jiyana azad ve” pankartları açıldı. Kongrenin yapıldığı salona, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posterinin yanı sıra bayraklarla süslendi.</p>

<p></p>

<p>Saygı duruşunun ardından yerine kayyım atanan Êlih Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük, Kürt halkının her zamankinden daha fazla statü ve özgürlüğe yakın olduğunu söyledi. Gülistan Sönük, “Bu aşamaya yüzlerce arkadaşımızı anarak geldik. Bu bir süreçten ve Kürt halkının statüsünden bahsedebiliyorsak onların sayesindedir. Biz de elimizden geldikçe onların anısına uygun demokratik bir siyaset yürüteceğiz” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘SÜRECİN BOZULMASINI İSTEYEN GRUPLAR VAR’</p>

<p></p>

<p>DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, sürecin büyük bir çaba ve hassasiyetle bu seviyeye kadar geldiğini belirtti. Türkiye kanadında bu sürece karşı ciddi şekilde düşmanlık yürüten grupların olduğuna değinen Bayındır, “Provokasyonu aşan eylemleri de geçen tarz ve üslupları var. Bir strateji ve plan dahilinde bu süreci yok edip ağır bir savaşı bu topraklarda sürdürmek istiyorlar. Hükümet dahil herkes Kürt halkının bu sürece yaklaşımını iyi bilmeli ve buna ucuz bir şekilde yaklaşmamalı. Bizim yaklaşımımıza bu güne kadar görülmemiş bir tarzda düşmanca yaklaşıyorlar” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘ÖNDER APO’NUN FERASETİ SÜRECİ BU AŞAMAYA TAŞIDI’</p>

<p></p>

<p>Bayındır, “Bu süreci bir dakika bile erteleyecek kadar kimsenin tahammülü yok artık. Çoğu grup veya kişi bu süreci bozmak için fırsat kolluyor. Fakat şunu da çok iyi bilsinler, Kürt halkının ve Önder Apo’nun feraseti sayesinde süreç bu aşamaya kadar geldi. Kürt halkının siyaseti bir seviyeye ulaştı. Bu bizim siyasetimiz, aklımız ve yöntemimizdir. &nbsp;Biz zorla bu siyasetimizi değiştirmedik, bizim niyetimiz ve amacımız var. 46 yıldır ağır bedellerle verilen bu mücadeleyi başka bir safhaya evirmek gerekir. &nbsp;Bu bizim siyasetimiz ve stratejimizdir” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Bayındır şöyle devam etti: “46 yıl boyunca yan yana gelmeyen gruplar el ele verip bu süreci nasıl bozacaklarının hesaplarını yapıyorlar. Biz çok iyi biliyoruz, bu süreç kötü niyetli çoğu insanın hesaplarını bozdu. Bu yüzden halkımızın sabırlı olması lazım ve sabrettiğini de biliyoruz. Bu süreç Önder Apo’nun ve Kürt halkının mücadelesi ile başarılı olacaktır. Bundan dolayı 7’den 70’e Kürt halkı el ele verip bu süreci başarıya ulaştıracağız.”</p>

<p></p>

<p>Konuşmaların ardından faaliyet ve mali raporları okundu ve yeni eşbaşkanlar olarak Celile Yıldız ve Rıdvan Erzik seçildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 17:10:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bayindir-7den-70e-el-ele-verip-bu-sureci-basariya-ulastiracagiz-h108178.html">Bayındır: 7den 70e el ele verip bu süreci başarıya ulaştıracağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/narin-guranin-babasi-adalet-yuruyusu-baslatti-h108177.html</link>
		<title>Narin Güranın babası Adalet Yürüyüşü başlattı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Rezan ilçesi Çulî Mahallesi’nde katledilen Narin Güran’ın babası Arif Güran, Amed’den Ankara’ya “Adalet Yürüyüşü” başlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Amed'in Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Çulî Mahallesi'nde 2024 yılında kaybolduktan 19 gün sonra cenazesi bulunan Narin Güran'ın babası Arif Güran olayın aydınlatılması için Ankara'ya doğru “Adalet Yürüyüşü” başlattı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yürüyüşten önce Narin Güran'ın mezarının bulunduğu Çulî Mahallesi'nde konuşan Güran ailesinin avukatı Onur Akdağ, şunları söyledi: “2 yıldır ailenin verdiği hukuk mücadelesine hep birlikte şahit olduk. Dosyanın başında soruşturmanın eksik olmasıyla birlikte soruşturma başında DARA-2 askeri üs kamera görüntüleri silindi. Salim Güran’ın telefonundaki ses kayıtları silindi. Nevzat Bahtiyar’ın telefonu kollukta sıfırlanmaya çalışıldı. Ailenin ağır işkence taleplerini mahkemeye ilettik. Kovuşturma aşamasında Whatshapp raporunun sahte olduğu tespit edildi. Daraltılmış baz raporunun ses ve kamera kayıtlarıyla birlikte dijital verilerle çeliştiği yüzde 100 tespit edildi. 2 Metre 1 dakika sapma sayı olduğu denilen daraltılmış baz raporunun safsatadan ibaret olduğu açıkça ıspat edilmiş oldu bu davada.</p>

<p></p>

<p>Ulusal Kriminal Büro’nun bir karartıyı göstererek ‘Narin patikayı çıkmıştır’ diyen mahkemeyi yanıltan tespitinin aksine ABD’de iyileştirdiğimiz görüntüde Narin’in eve varmadığı, patikanın başında Nevzat olarak tahmin ettiğimiz şahıs tarafından çocuğun alınarak Nevzat Bahtiyar’ın ahırı tarafına getirdiğini net bir şekilde tespit edip, raporlayıp mahkemeye sunduk. Kovuşturma aşamasında telefon imaj kayıtlarında aldırdığımız rapora göre Salim Güran’ın daraltılmış baz raporunda ki Arif’in ahırı, evi ve müştemilatı yönüne gittiği tespitinin aksine Salim Güran’ın evinde çocuklarıyla oturduğu ve yemek yediğini tespit ettik. Salim Güran cinayetin ilk 30 dakikasında sıfır. İkinci 30 dakikasında 45 adım atmış ve tamda cinayet saatinde internet veri hareketliliği söz konusu.</p>

<p></p>

<p>Nevzat Bahtiyar’ın telefonunun ölü gibi olduğunun internet hareketliliğinin olmadığını tespit ettik. Salim Güran’ın evinde fatura ödediği, şarj verisine göre telefonun şarjda olduğunu tespit ettik. Bunca veriler dikkate alınmadığı gibi Narin’in üzerindeki en büyük gerçeklik olan PSA’da dikkate alınmamış Normal bir cinayette 8 yaşındaki çocuğun en mahrem yerinde bulunan PSA başlı başına ‘Cinsel İstismar’ emaresi görülürken Narin’in hakkı yerde kalmıştır. Neticede Yerel Mahkeme, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay’ın toplum baskısıyla verdiği karar toplumu tatmin etmemiş, acele karar vermiştir.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Arif Güran’ın buna karşı “Adalet Yürüyüşü”ne karar verdiğini söylediğini Akdağ, Arif Güran’ın Adalet Yürüyüşü’nün temel amacının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sesini duyurmak olduğunu söyledi. Akdağ, “Bu yüzden Adalet mücadelemizi yeniden başlatıyoruz” dedi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 14:01:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/narin-guranin-babasi-adalet-yuruyusu-baslatti-h108177.html">Narin Güranın babası Adalet Yürüyüşü başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kozinoglu-sorusturmasinda-iki-tutuklama-hasan-atilla-ugur-a-h108176.html</link>
		<title>Kozinoğlu soruşturmasında iki tutuklama: Hasan Atilla Uğur&amp;#039;a ev hapsi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüyle ilgili soruşturmada iki eski savcı tutuklandı. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve emekli yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım içinse ev hapsi kararı verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Silivri başsavcılığı, soruşturma kapsamında 17 Eylül’de Uğur dahil dört kişi hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı. Eski Silivri başsavcısı Ali İşgören, dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan ve emekli yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım aynı gün (17 Eylül), Kıbrıs’tan döndüğü belirtilen Uğur’sa dün (18 Eylül) İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Savcılık, ifadelerinin ardından İşgören ve Doğan’ın&nbsp;‘suç örgütüne üye olma’dan tutuklanmasını, Yıldırım ve Uğur’unsa sağlık durumu ve yaşları nedeniyle&nbsp;‘kasten öldürme’den ev hapsini talep etti.</p>

<p>Mahkeme, Doğan ve İşgören’i tutuklarken Ataman ve Uğur hakkında ev hapsini içeren adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.</p>

<p>Böylece Kozinoğlu soruşturmasında tutuklu sayısı altıya çıktı. Hakkında adli kontrol uygulanan kişi sayısıysa 15’e yükseldi.</p>

<p>Hasan Atilla Uğur hakkında</p>

<p>PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1999’da İmralı’da sorgulanmasında görevli heyette yer alan Uğur, aynı zamanda Ahbap Derneği soruşturmasından tutuklu Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur’un da babası.</p>

<p>Uğur ve Yıldırım, o dönem yaklaşık dokuz ay boyunca Kozinoğlu’yla aynı koğuşta kaldı.</p>

<p>Emekli albay, Kozinoğlu’nu Harp Okulu yıllarından tanıdığını ve daha sonra Tunceli’de birlikte görev yaptıklarını söylüyor.</p>

<p>10 Eylül’de&nbsp;Odatv’ye konuşan&nbsp;Uğur, Kozinoğlu’nun duş aldıktan ve kahve aldıktan sonra göğsünü tutarak kendisine seslendiğini anlattı. Kendisi ve Yıldırım’ın acil durum düğmesine defalarca bastığını, kapıya vurduğunu ve yardım istediğini söyledi.</p>

<p>Kozinoğlu’nun o sırada ayakta olduğunu, sedyeye binmek istemediğini ve koğuştan çıkarılırken kendisine seslendiğini aktardı. Uğur ayrıca dosyanın yeniden açılıp ayrıntılı incelenmesini desteklediğini belirtti.</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>Kozinoğlu, 2011’de Ergenekon davasının bir parçası olan Odatv davasından tutuklu yargılanırken 12 Kasım 2011’de cezaevinde hayatını kaybetmişti. Ölüm nedeni daha sonra kalp krizi olarak açıklansa da zamanında doğru müdahale yapılıp yapılmadığı, zehirlenme iddiaları tartışma konusu olmuştu.</p>

<p>2012’de ölümüyle ilgili soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler incelenmiş; cezaevi personeli dahil koğuş arkadaşları ve eşinin ifadeleri alındıktan sonra takipsizlik kararı verilmişti.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 7 Eylül’de dosyanın yeniden incelendiğini ve takipsizlik kararının bozulduğunu duyurdu.</p>

<p>Aynı gün (7 Eylül) Silivri başsavcılığınca başlatılan soruşturmada olay tarihi cezaevinde görevli 10 kişi gözaltına alındı. 10 Eylül’de bir kişi tutuklandı, dokuzuysa adli kontrolle serbest&nbsp;bırakıldı.</p>

<p>10 Eylül’de biri muhabir, biri kameraman ve yedisi sağlık çalışanı dokuz kişi daha gözaltına alındı. Bu kişilerden üçü tutuklandı.&nbsp;Tutuklananlardan biri de gazeteci Selahattin Günday.</p>

<p>12 Eylül’de&nbsp;Kozinoğlu’nun mezarı açıldı. Üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinin katıldığı çalışmada mezardan kemik, toprak ve diğer örnekler alındı.</p>

<p>Adli Tıp Kurumu’na gönderilen örnekler, cezaevinin kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle beraber değerlendirilecek.</p>

<p>Ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin mütalaa hazırlayacak. Amaç, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenini ve ölümde kişi veya kişilerin bir müdahalesinin bulunup bulunmadığını belirlemek.</p>

<p>Soruşturmada 14 Eylül’de&nbsp;‘Kurtlar Vadisi Pusu’&nbsp;dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan,&nbsp;‘bilgi sahibi’&nbsp;sıfatıyla savcılığa ifade verdi.</p>

<p>Dizinin 123’üncü bölümünde&nbsp;‘Kazım Kaşifoğlu’&nbsp;adıyla diziye dahil edilen MİT görevlisi karakterin, gerçekte Kozinoğlu’nu anlattığı öne sürülmüştü.&nbsp;Dizide Kaşifoğlu karakteri cezaevinde spor yaptıktan sonra fenalaşıyor. Ardından&nbsp;‘Kara’&nbsp;isimli karakterin Kaşifoğlu’nun koluna şırıngayla bir şey enjekte edip öldürüldüğü görülüyor. Bu ölüme daha sonra kalp krizi süsü verilmiş.</p>

<p>Senarist Raci Şaşmaz ifadesinde dizinin kurgu, karakterlerinse hayal ürünü olduğunu söyledi. Senaryoya müdahale edildiği iddialarını reddetti.</p>

<p>Başsavcılık, 16 Eylül’de diziye inceleme başlatıldığını duyurdu. İncelemede bir bilirkişi heyeti, hem&nbsp;‘Kazım Kaşifoğlu’&nbsp;karakterini hem de&nbsp;‘FG’&nbsp;harflerini taşıyan plakalarla FETÖ propagandası, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme yapılıp yapılmadığına bakacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 12:09:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kozinoglu-sorusturmasinda-iki-tutuklama-hasan-atilla-ugur-a-h108176.html">Kozinoğlu soruşturmasında iki tutuklama: Hasan Atilla Uğur&amp;#039;a ev hapsi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/dolar-avro-ve-altinda-haftanin-bilancosu-31-h108175.html</link>
		<title>Dolar, avro ve altında haftanın bilançosu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Bu hafta avro yüzde 0,91, dolar yüzde 0,36 değer kazanırken gram altın yüzde 0,06 değer kaybetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Altında satış fiyatları şöyle:</p>

<p>Gram altın:&nbsp;6 bin 826 lira</p>

<p>Çeyrek altın:&nbsp;11 bin 174 lira (Fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 0,14 azaldı)</p>

<p>Cumhuriyet altını:&nbsp;44 bin 450 lira (Fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 0,09 azaldı)</p>

<p>Satış fiyatı dolarda 48,7810 liraya, avroda 55,9580 liraya çıktı.</p>

<p>İngiliz sterlinin satış fiyatı bu hafta yüzde 1 azalışla 65,1550 liraya yükseldi. Sterlin geçen 65,8100 liraydı.</p>

<p>İsviçre frangıysa yüzde 0,85 değer kaybederek 59,1840 liradan alıcı buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 12:08:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/dolar-avro-ve-altinda-haftanin-bilancosu-31-h108175.html">Dolar, avro ve altında haftanın bilançosu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bosandigi-erkekle-ayni-gelirdeki-kadina-baglanan-nafaka-iptal-h108174.html</link>
		<title>Boşandığı erkekle aynı gelirdeki kadına bağlanan nafaka iptal</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yargıtay, boşandığı erkekle aynı gelir düzeyindeki kadına nafaka bağlanması kararını ‘hukuka aykırı’ bularak bozdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul’da yaşayan bir çift, karşılıklı boşanma davası açtı. Yargılamayı yapan Bakırköy 13’üncü Aile Mahkemesi, tarafların&nbsp;‘evlilik birliğinin temelden sarsıldığı’gerekçesiyle boşanmalarına, talep üzerine kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmetti.</p>

<p>Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56’ıncı Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu. Erkek, yerel mahkeme hükmüne itiraz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı.</p>

<p>Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, boşanma hükmünü onaylarken kadına yoksulluk nafakası bağlanması kararını bozdu. Daire, kararını şöyle&nbsp;‘izah etti’:</p>

<p>“Davacı kadın emekli. Düzenli ve sabit bir geliri var. Ayrıca tarafların gelir durumları da birbirlerine yakın veya denk. Bu nedenlerle kadına nafaka verilmesi hukuka aykırı. Kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır.”&nbsp;</p>

<p>AYM’nin yoksulluk nafakası kararı</p>

<p>Türk Medeni Kanunu’nun&nbsp;‘yoksulluk nafakası’&nbsp;başlıklı 175’inci maddesi şu hükmü içeriyor:&nbsp;“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”</p>

<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), Haziran 2026’da boşanan eşe süresiz yoksulluk nafakası verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etmiş; kararın dokuz ay içinde yürürlüğe girmesine hükmetmişti.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 7 Eylül’de iptal kararı uyarınca hazırlanacak süresiz nafaka düzenlemesini ekimde hayata geçirmeyi düşündüklerini söylemişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 12:07:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bosandigi-erkekle-ayni-gelirdeki-kadina-baglanan-nafaka-iptal-h108174.html">Boşandığı erkekle aynı gelirdeki kadına bağlanan nafaka iptal</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ap-musa-siz-34-yil-h108173.html</link>
		<title>Apê Musa&amp;#039;sız 34 yıl</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kürtçe&#039;nin yasaklandığı dönemlerde dili, kimliği ve hakikati savunan gazeteci-yazar Musa Anter’in katledilmesinin üzerinden 34 yıl geçti. Musa Anter katledilmesinin 34’üncü yılında Amed ve Mêrdîn başta olmak üzere birçok kentte anılacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>20 Eylül 1992'de Amed'in Yenişehir İlçesi Seyrantepe semti Cumhuriyet Mahallesi'nde katledilen Kürt bilgesi ve Özgür Basın’ın Apê Musa’sı Musa Anter katledilmesinin 34’üncü yılında düzenlenecek etkinliklerle anılacak. 20 Eylül günü saat 11.00’da Amed’in Seyrantepe Semti, Cumhuriyet Mahallesi'nde gerçekleştirilecek olan anma etkinliğine çok sayıda kişinin katılması bekleniyor. Ardından ise saat 16.00’da Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesi kırsal Sitîlîlê mahallesinde bulunan anıt mezarının başında Anter için anma programı düzenlenecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bu kapsamda 23 Eylül günü de Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri Amed’de düzenlenecek program ile sahiplerine verilecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Hafta içinde farklı kentlerde yapılacak etkinlikler ve açıklamalarla Musa Anter anmaları devam edecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>MUSA ANTER</p>

<p></p>

<p>Kürt halkının dili, kültürü için hayatını adayan ve Kürt halkının “Apê Musa” olarak sahiplendiği Musa Anter, devlet baskısına, yargılamalara ve yıllarca süren cezaevi süreçlerine rağmen kalemini bırakmadı. 1920 yılında Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesine bağlı Zivingê köyünde dünyaya gelen Anter, küçük yaşta babasını kaybetti. İlköğrenimini Mêrdîn’de yatılı okulda, lise eğitimini ise Adana’da tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolan ancak eğitimini yarıda bırakan Anter, gençlik yıllarından itibaren Kürt dili, kültürü ve kimliğine yönelik çalışmaların içerisinde yer alır. Çok sayıda gazete ve dergide yazılar kaleme alan ve dönemin politikalarını mizahi ve eleştirel bir dille ele alan Anter, yazıları nedeniyle de defalarca soruşturma geçirdi, gözaltına alındı ve tutuklandı.</p>

<p></p>

<p>Kürtçenin kamusal alandan dışlandığı bir dönemde 1959 yılında Amed'te çıkan İleri Yurt Gazetesi'nde yayımlanan "Qimil" şiiri ile büyük yankı uyandıran Anter, şiir ve yazıları gerekçe gösterilerek Kürt siyasetçi ve aydınlarının yargılandığı “49’lar Davası” kapsamında tutuklandı. Anter, cezaevinde bulunduğu sırada Kürtçe kaleme aldığı “Birîna Reş” (Kara Yara) adlı eserini yazdı. Kürt toplumunun yaşadığı yoksulluk, eşitsizlik ve toplumsal yaralara odaklanan eser, Kürtçe edebiyatın önemli çalışmalarından biri olarak kabul edildi. Kürtçe yazmayı yalnızca edebi bir çalışma olarak değil, bir halkın varlığını ve hafızasını koruma mücadelesi olarak gören Anter, Kürtçenin yasak ve baskılarla karşı karşıya olduğu yıllarda yayımladığı eserler, sonraki kuşaklara önemli bir miras olarak kaldı. Anter’in öne çıkan eserleri arasında “Birîna Reş/Kara Yara”, “Qimil”, “Ferhenga Kurdî”, “Hatıralarım”, “Vakayiname”, “Fırat Marmara’ya Akar” ve ölümünden sonra yayımlanan “Çinara Min” bulunuyor. Eserlerinde tanıklıklarını, Kürtlerin toplumsal ve siyasal mücadelesini, cezaevi yıllarını ve dönemin politik gelişmelerini aktardı.</p>

<p></p>

<p>ÖZGÜR BASININ APÊ MUSA'SI</p>

<p></p>

<p>Anter, gazeteciliği bir meslek olarak değil, sesi duyulmayanların yaşadıklarını görünür kılmanın aracı olarak gördü. Kürtlerin yaşadığı hak ihlallerini, faili meçhul cinayetleri, köy boşaltmalarını, gözaltıları ve baskıları yazılarında gündeme taşıdı.</p>

<p></p>

<p>1990’lı yıllarda Kürt gazetecilerin sistematik saldırılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde Yeni Ülke ve Özgür Gündem’de yazmayı sürdürdü. Tehditlere rağmen kaleminden vazgeçmeyen Anter, özgür basın geleneğinin kurucu ve simge isimlerinden biri haline geldi. Gazeteci Hüseyin Deniz’in 9 Ağustos 1992’de uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesinin ardından, onun yerine de yazacağını belirten Anter, bu yazısından 38 gün sonra hedef alınarak 20 Eylül 1992’de katılacağı bir kültür ve sanat etkinliği için bulunduğu Amed’de, kendisine kurulan plan sonucu Seyrantepe semtine götürüldü. Burada yapılan silahlı saldırıda Anter yaşamını yitirirken, yanında bulunan eski AKP Milletvekili Orhan Miroğlu yaralandı.</p>

<p></p>

<p>Cinayete dair sonraki yıllarda çok sayıda itiraf ve belge ortaya çıktı. Eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan, Anter’i katleden ekibin içerisinde yer aldığına ve Susurluk Raporu’nda da cinayetin “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlandığı ve gerçekleştirildiğini aktardı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2006 yılında verdiği kararda cinayetin devlet görevlilerinin bilgisi dahilinde işlendiğine ilişkin ciddi deliller bulunduğuna ve etkili bir soruşturma yürütülmediğine hükmederken cinayete ilişkin yıllar sonra açılan dava ise sürüncemede bırakıldı. Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Eylül 2022’de davanın “zamanaşımı” gerekçesiyle düşürülmesine karar verdi. Böylece Anter'in katledilmesine ilişkin dosya, aradan geçen 30 yılın ardından cezasızlıkla sonuçlandırıldı. Ailesi ve hukukçular, cinayetin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi ve tüm faillerin açığa çıkarılması için mücadeleyi sürdürürken Ağustos 2026’da ise dosyanın yeniden açılması amacıyla bir kez daha başvuru yapıldı.</p>

<p></p>

<p>BASKILARA RAĞMEN GELENEK SÜRDÜ</p>

<p></p>

<p>Anter'in katledilmesi, özgür basına yönelik saldırıların sonu olmazken 1990’lı yıllar boyunca gazete dağıtıcılarından muhabirlere, yazarlardan büro çalışanlarına kadar çok sayıda basın emekçisi katledildi. Gazete binaları bombalandı, yayınlar toplatıldı ve gazeteciler tutuklandı. Özgür Gündem’in kapatılmasının ardından aynı çizgide yayın yapan Özgür Ülke, Yeni Politika, Ülkede Özgür Gündem, Azadiya Welat ve diğer yayın organları farklı dönemlerde benzer baskılarla karşılaştı. Dicle Haber Ajansı (DİHA), JINHA ve çok sayıda basın kuruluşu kanun hükmünde kararnamelerle kapatıldı. Ancak her kapatmanın ardından yeni bir gazete, ajans ya da yayın mecrası kuruldu. Anter'in temellerini atan atan bu gelenek bugün Mezopotamya Ajansı, JinNews, Yeni Yaşam, Xwebûn olmak üzere farklı dijital yayın mecralarında çalışan gazeteciler tarafından devam ettiriliyor.</p>

<p></p>

<p>ÖZGÜR BASIN YOLUNA DEVAM EDİYOR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Anter'in Kürtçe, kültür, kimlik ve hakikat mücadelesi etrafında büyüyen gazetecilik anlayışı, aradan geçen 34 yıla rağmen kendini koruyor. Bugün de Kürt gazeteciler yaptıkları haberler, takip ettikleri davalar ve gerçekleştirdikleri röportajlar gerekçe gösterilerek gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve yargılanıyor. İnternet siteleri ve sosyal medya hesapları erişime engellenirken, gazeteler toplatma kararlarıyla karşı karşıya kalıyor. Bütün bu baskılara rağmen Anter'in kaleminden devralınan özgür basın geleneği, hakikati görünür kılma ısrarını sürdürüyor. Anter’in adı bugün gazetecilik ödüllerinde, kültür ve sanat çalışmalarında, basın kurumlarında ve yeni kuşak gazetecilerin mücadelesinde yaşatılıyor. Gazeteler kapatılsa, ajanslar susturulmak istense ve gazeteciler hedef alınsa da Özgür Basın geleneği “Hakikat karanlıkta kalmayacak” şiarıyla yoluna devam ediyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 26 12:06:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ap-musa-siz-34-yil-h108173.html">Apê Musa&amp;#039;sız 34 yıl</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/buyuk-sebze-meyve-dagiticilarina-operasyon-40-yonetici-tutuklandi-h108172.html</link>
		<title>Büyük sebze-meyve dağıtıcılarına operasyon: 40 yönetici tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[‘Yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulaması‘na ilişkin soruşturmada 40 büyük dağıtıcı firmanın 40 yöneticisi tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ve İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya büyükşehir belediyelerinin hal müdürlüklerine yazılan müzekkereler neticesinde şüpheliler hakkındaki yaş&nbsp;sebze&nbsp;ve meyve ticaretindeki işlem hacimlerini içeren raporlar dosyaya eklenmişti.</p>

<p>Vergi Denetim Kurulunca müzekkereye istinaden yapılan çalışma kapsamında 1029 çiftçinin beyanına başvurulmuştu.</p>

<p>Fahiş fiyat uygulamasına yol açtığı tespit edilen tedarikçi konumundaki 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verilmiş, devam eden çalışmalarda 40 kişi gözaltına alınmıştı.&nbsp;</p>

<p>Habertürk’ün haberine göre&nbsp;bugün mahkemeye sevk edilen 40 şüphelinin tamamı tutuklandı. Bir kişiyse aranıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 22:38:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/buyuk-sebze-meyve-dagiticilarina-operasyon-40-yonetici-tutuklandi-h108172.html">Büyük sebze-meyve dağıtıcılarına operasyon: 40 yönetici tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/aydinda-sevda-demir-ve-ayse-demir-icin-anma-h108171.html</link>
		<title>Aydında Sevda Demir ve Ayşe Demir için anma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aydın&#039;ın Söke ilçesinde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Sevda Demir ve Ayşe Demir için anma düzenlendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Özgürlük mücadelesinde farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitiren iki kız kardeş Sevda Demir (Avşin) ve Ayşe Demir (Emine) için Aydın’ın Söke ilçesinde bulunan Sazlı Taziye Evi’nde anma düzenlendi. Medeniyetlerin Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde düzenlenen anmaya çok sayıda kişi katıldı. Anma, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından başladı.</p>

<p></p>

<p>Saygı duruşunun ardından söz alan DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, “Bugün iki kız kardeşin yoldaşlıklarını alıp dağların yolunu tutmasının ardından gelen haberle yan yanayız. Atakan Mahir, ‘Ağırlığını taşıyamayız ancak içinden geçebiliriz’ demişti şehitler için. Hiç tanımadığımız bir hali bize çok önce anlatmış. Bu dönem barışı konuşurken şehitler geliyor, şehitlerin haberleri geliyor ve ağırlığı hiç olmadığı kadar zor. Fakat bu ağırlığı ve onların hatırasını ancak geleceğe yürürken taşıyabiliriz. Barış mücadelemizi yükselterek taşıyabiliriz. Huzurlarında mücadelelerinden daha büyük konuşulacak bir şey yok. Mücadeleleri kendini anlatıyor. Hepimiz için Kürt halkının varlığı tanınsın diye ölümsüzleştikleri bir yolu seçtiler. Kendilerine saygılarımı sunuyorum. Ailelerine baş sağlığı diliyorum. Bıraktıkları anı hepimizin yoludur, hepimizin ışığıdır” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Anma “Şehîd namirin” sloganlarıyla sona erdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 22:37:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/aydinda-sevda-demir-ve-ayse-demir-icin-anma-h108171.html">Aydında Sevda Demir ve Ayşe Demir için anma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/lham-ehmed-sxmeqsdda-ailelerle-bulustu-h108170.html</link>
		<title>Îlham Ehmed Şêxmeqsûdda ailelerle buluştu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nde yaşamını yitiren QSD ve YPJ&#039;lilerin aileleriyle bir araya geldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nde yaşamını ytiiren QSD ve YPJ'lilerin aileleriyle bir araya geldi. Görüşmede siyasi gelişmeleri değerlendiren Îlham Ehmed, ailelerin taleplerini ve ihtiyaçlarını dinledi.</p>

<p></p>

<p>Îlham Ehmed, verilen bedelleri anarak, ailelerin davasını takip edeceklerini ve gerekli ihtiyaçlarının karşılanması için her alanda çalışacaklarını söyledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 22:37:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/lham-ehmed-sxmeqsdda-ailelerle-bulustu-h108170.html">Îlham Ehmed Şêxmeqsûdda ailelerle buluştu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/diyarbakirda-anadilde-egitim-talebi-kurtcenin-statusu-h108169.html</link>
		<title>Diyarbakırda anadilde eğitim talebi: &amp;#039;Kürtçenin statüsü daha fazla ertelenemez&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[- Diyarbakır’da Demokratik Kurumlar Platformu tarafından düzenlenen yürüyüşte anadilde eğitim ve Kürtçeye statü verilmesi talep edildi. DEM Parti Milletvekili Serhat Eren, “Anadilde eğitim olmadan onurlu bir barış mümkün değildir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yeni&nbsp;eğitim-öğretim&nbsp;yılının&nbsp;başlamasıyla&nbsp;birlikteanadilde&nbsp;eğitim&nbsp;talepleri&nbsp;yeniden&nbsp;gündeme&nbsp;geldi.</p>

<p>Diyarbakır’da&nbsp;çok&nbsp;sayıda&nbsp;siyasi&nbsp;parti,&nbsp;meslek&nbsp;örgütüve&nbsp;sivil&nbsp;toplum&nbsp;kuruluşunun&nbsp;oluşturduğu&nbsp;DemokratikKurumlar&nbsp;Platformu,&nbsp;“Anadilde&nbsp;eğitim&nbsp;ve&nbsp;Kürtçeyestatü”&nbsp;talebiyle&nbsp;yürüyüş&nbsp;düzenledi.</p>

<p>Bayramoğlu’nda&nbsp;bir&nbsp;araya&nbsp;gelen&nbsp;yüzlerce&nbsp;kişi,pankartlar&nbsp;eşliğinde&nbsp;yürüyüşe&nbsp;geçti.&nbsp;KoşuyoluParkı’nda&nbsp;sona&nbsp;eren&nbsp;yürüyüşün&nbsp;ardından&nbsp;İnsanHakları&nbsp;Anıtı&nbsp;önünde&nbsp;basın&nbsp;açıklaması&nbsp;yapıldı.</p>

<p>Platform&nbsp;adına&nbsp;açıklamayı&nbsp;Mezopotamya&nbsp;Dil&nbsp;ve&nbsp;KültürAraştırma&nbsp;Derneği&nbsp;(MED-DER)&nbsp;Eşbaşkanı&nbsp;ŞükranYakut&nbsp;yaptı.</p>

<p>“Kürtçe&nbsp;bizim&nbsp;büyük&nbsp;hafızamızdır”</p>

<p>Kirmanckî&nbsp;(Zazaca)&nbsp;lehçesinde&nbsp;konuşan&nbsp;Yakut,&nbsp;Kürtöğrencilerin&nbsp;geçmiş&nbsp;yıllarda&nbsp;olduğu&nbsp;gibi&nbsp;bu&nbsp;yıl&nbsp;daKürtçe&nbsp;eğitim&nbsp;hakkından&nbsp;mahrum&nbsp;bırakıldığını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Kürtçeye&nbsp;statü&nbsp;verilmesi&nbsp;ve&nbsp;Kürtçe&nbsp;eğitim&nbsp;talepleriniyeniden&nbsp;dile&nbsp;getirmek&nbsp;istediklerini&nbsp;belirten&nbsp;Yakut,&nbsp;dilinkimlik&nbsp;ve&nbsp;kültür&nbsp;açısından&nbsp;taşıdığı&nbsp;öneme&nbsp;dikkat&nbsp;çekti.</p>

<p>Yakut,&nbsp;şunları&nbsp;söyledi:</p>

<p>“Kürtçe&nbsp;bizim&nbsp;büyük&nbsp;hafızamızdır;&nbsp;varlığımızın&nbsp;vekimliğimizin&nbsp;temel&nbsp;sütunudur.&nbsp;Asimilasyon&nbsp;politikasıbu&nbsp;sütunu&nbsp;zayıflatıyor.&nbsp;Kürtçenin&nbsp;yeni&nbsp;nesillereaktarılmasını&nbsp;tehlikeye&nbsp;atıyor&nbsp;ve&nbsp;çocuklarımızınpsikolojisini&nbsp;bozuyor.</p>

<p>Kendi&nbsp;diliyle&nbsp;kendini&nbsp;ifade&nbsp;edemeyen,&nbsp;okuyamayan&nbsp;veyazamayan&nbsp;çocuklarımız&nbsp;kendilerini&nbsp;eksik&nbsp;görüyor.&nbsp;Budurum,&nbsp;çocukların&nbsp;duygusal&nbsp;ve&nbsp;analitik&nbsp;zihinleriüzerinde&nbsp;olumsuz&nbsp;bir&nbsp;etki&nbsp;yaratıyor.&nbsp;Yeni&nbsp;nesillereaktarılmayan&nbsp;bir&nbsp;dil&nbsp;yok&nbsp;olma&nbsp;tehlikesiyle&nbsp;karşı&nbsp;karşıyakalır.”</p>

<p>“Bu&nbsp;sürecin&nbsp;anahtarı&nbsp;Kürtçenin&nbsp;statüsüdür”</p>

<p>Kürtçenin&nbsp;statüsü&nbsp;ve&nbsp;Kürtçe&nbsp;eğitim&nbsp;konusundakitaleplerin&nbsp;daha&nbsp;fazla&nbsp;ertelenemeyeceğini&nbsp;vurgulayanYakut,&nbsp;bölgede&nbsp;yürütülen&nbsp;barış&nbsp;sürecine&nbsp;de&nbsp;değindi.</p>

<p>Yakut,&nbsp;konuşmasını&nbsp;şöyle&nbsp;sürdürdü:</p>

<p>“Bugün&nbsp;ülkemizde&nbsp;ve&nbsp;Ortadoğu’da&nbsp;yeni&nbsp;bir&nbsp;süreç&nbsp;var.Barış&nbsp;ve&nbsp;Demokratik&nbsp;Toplum&nbsp;süreci&nbsp;yürütülüyor&nbsp;ki&nbsp;bizbunu&nbsp;‘Demokratik&nbsp;Entegrasyon’&nbsp;olarak&nbsp;tanımlıyoruz.</p>

<p>Bu&nbsp;sürecin&nbsp;kapısını&nbsp;açacak&nbsp;anahtar,&nbsp;Kürtçenin&nbsp;statüsüve&nbsp;Kürtçe&nbsp;eğitimdir.&nbsp;Entegrasyon&nbsp;ile&nbsp;asimilasyonubirbirinden&nbsp;ayıran&nbsp;ölçüt,&nbsp;Kürtçenin&nbsp;statüsününtanınması&nbsp;ve&nbsp;Kürtçe&nbsp;eğitim&nbsp;hakkıdır.</p>

<p>Barışçıl&nbsp;bir&nbsp;gelecek&nbsp;ve&nbsp;demokratik&nbsp;bir&nbsp;toplum&nbsp;ancakbununla&nbsp;mümkündür.&nbsp;Dil&nbsp;hakkı,&nbsp;halkların&nbsp;ve&nbsp;insanlarınen&nbsp;doğal,&nbsp;evrensel&nbsp;hakkıdır.&nbsp;Statü&nbsp;ve&nbsp;eğitim&nbsp;talebimizen&nbsp;insani&nbsp;ve&nbsp;en&nbsp;evrensel&nbsp;taleptir.”</p>

<p>Serhat&nbsp;Eren:&nbsp;Anadilde&nbsp;eğitim&nbsp;olmadan&nbsp;onurlubarış&nbsp;mümkün&nbsp;değil</p>

<p>Yürüyüşe&nbsp;katılan&nbsp;DEM&nbsp;Parti&nbsp;Diyarbakır&nbsp;MilletvekiliSerhat&nbsp;Eren&nbsp;de&nbsp;Kürt&nbsp;meselesinin&nbsp;çözümü&nbsp;içinyürütülen&nbsp;sürece&nbsp;dikkat&nbsp;çekti.</p>

<p>Anadilde&nbsp;eğitimin&nbsp;onurlu&nbsp;bir&nbsp;barışın&nbsp;temelkoşullarından&nbsp;biri&nbsp;olduğunu&nbsp;belirten&nbsp;Eren,&nbsp;Kürtçeninresmi&nbsp;dil&nbsp;olarak&nbsp;kabul&nbsp;edilmesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Eren,&nbsp;şu&nbsp;ifadeleri&nbsp;kullandı:</p>

<p>“Anadilde&nbsp;eğitim&nbsp;olmadan&nbsp;onurlu&nbsp;bir&nbsp;barış&nbsp;mümkündeğildir.&nbsp;Bunun&nbsp;için&nbsp;de&nbsp;Kürtçenin&nbsp;resmi&nbsp;dil&nbsp;olarakkabul&nbsp;edilmesi&nbsp;lazım.&nbsp;Dili&nbsp;tanınmayan&nbsp;bir&nbsp;halkın&nbsp;kimliğide&nbsp;kültürü&nbsp;de&nbsp;kabul&nbsp;edilmemiş&nbsp;olur.</p>

<p>Kürtçenin&nbsp;statüye&nbsp;kavuşturulması&nbsp;Kürtlerinvarlıklarının&nbsp;kabulü&nbsp;anlamına&nbsp;gelir.&nbsp;Ya&nbsp;anayasal&nbsp;ya&nbsp;dayasal&nbsp;bir&nbsp;değişiklikle&nbsp;Kürtçenin&nbsp;yasal&nbsp;güvenceyekavuşması&nbsp;gerekiyor.”</p>

<p>Yapılan&nbsp;açıklamaların&nbsp;ardından&nbsp;yürüyüş&nbsp;ve&nbsp;basınaçıklaması&nbsp;alkışlarla&nbsp;sona&nbsp;erdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 20:17:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/diyarbakirda-anadilde-egitim-talebi-kurtcenin-statusu-h108169.html">Diyarbakırda anadilde eğitim talebi: &amp;#039;Kürtçenin statüsü daha fazla ertelenemez&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-davasinda-29-kisi-hakkinda-ek-iddianame-h108168.html</link>
		<title>İBB davasında 29 kişi hakkında ek iddianame</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’ye ilişkin soruşturma kapsamında 29 kişi hakkında 195 sayfalık ek iddianame hazırlandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Başsavcılığı’nın yürüttüğü Ağaç ve Peyzaj A.Ş. odaklı soruşturma tamamlandı. Aralarında tutuklu İBB Başkanı&nbsp;Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Ağaç AŞ’nin eski genel müdürü&nbsp;Ali Sukas&nbsp;ve eski satın alma müdürü Ümit Polat’ın da bulunduğu 29 kişi hakkında hapis cezası talep edilen 195 sayfalık ek iddianame hazırlandı.</p>

<p>İddianamede 12 ayrı eyleme yer verildi. Savcılık ek dosyanın devam eden ana İBB davasıyla birleştirilmesini talep etti.</p>

<p>DHA’nın haberine göre&nbsp;iddianamede, 2020-2024 arasında İBB’nin bitkisel materyal alımı için düzenlediği ihalelerin şartnamelerine rekabeti sınırlandıran hükümler konulduğu ve bu şekilde işlerin Ağaç ve Peyzaj A.Ş. üzerinde bırakıldığı öne sürüldü.&nbsp;</p>

<p>Ana ihalelerin daha sonra parçalara ayrıldığı ve davet usulüyle önceden belirlenen firmalara verildiği iddia edildi.&nbsp;</p>

<p>Bazı işlere ihale yapılmadan başlandığı, tekliflerin göstermelik toplandığı ve bazı firmaların birbirleri adına&nbsp;‘yan teklif’verdiği belirtildi.</p>

<p>İhaleleri alan firmalardan iş bedelinin yüzde 7 ila 10’u oranında para istendiği, bu paraların&nbsp;‘sistem’&nbsp;adı verilen yapıya aktarıldığı ve seçimlerin finansmanında kullanıldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Ek iddianame, İBB davasının sürdüğü sırada hazırlandı. Ana dava, 2025’te hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianame üzerinden görülüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 20:16:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-davasinda-29-kisi-hakkinda-ek-iddianame-h108168.html">İBB davasında 29 kişi hakkında ek iddianame</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/chp-mezitli-belediye-baskanini-ihrac-etti-h108167.html</link>
		<title>CHP, Mezitli belediye başkanını ihraç etti</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP, Mersin’in Mezitli (ilçe) Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’i ihraç etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nca karar, CHP tüzüğünün 68/1-b maddesine dayandırıldı. O maddeye göre gerekçe&nbsp;‘partide aldıkları görev, sorumlulu ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlar’.</p>

<p>Kurul, ihraç talebiyle disipline sevk edilen dokuz milletvekili hakkındaki dosyaları da YENİ Parti’ye katıldıkları için işlemden kaldırdı.&nbsp;</p>

<p>O milletvekilleri Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 16:44:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/chp-mezitli-belediye-baskanini-ihrac-etti-h108167.html">CHP, Mezitli belediye başkanını ihraç etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/milyonlarca-cocuk-anadilinden-mahrum-birakiliyor-h108166.html</link>
		<title>Milyonlarca çocuk anadilinden mahrum bırakılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Şirnex Demokratik Kurumlar Platformu ve dil kurumları öncülüğünde &quot;Kürtçe&#039;ye statü ve Kürtçe eğitim&quot; talebiyle Cizîr ilçesinde gerçekleştirilen yürüyüş ve açıklamada, &quot;Milyonlarca çocuk anadilinden mahrum bırakılıyor&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Şirnex Demokratik Kurumlar Platformu ve dil kurumları öncülüğünde "Kürtçe'ye statü ve Kürtçe eğitim" talebiyle Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde yürüyüş ve açıklama yaptı. Birca Belek Dil ve Kültür Derneği önünde bir araya gelen kitle, "Bijî zimanê Kurdî" ve "Zimanê Kurdî rûmeta meyê" sloganları eşliğinde tarihi Birca Belek Kalesi önüne kadar yürüyüş gerçekleşti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yürüyüşte "Ez Kurdim perwerdehiya Kurdî dixwazim", "Ziman bê perwerdehî nabe" döviz ve "Statuya kurdî perwerdehiya bi kurdî" pankartı taşındı. Birca Belek Kalesi önünde yapılan açıklamanın ortak metnini Birca Belek Dil ve Kültür Derneği yöneticisi Cahit Akıl okudu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Eğitim Sen Şirnex Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, milyonlarca çocuğun anadilinde mahrum bir şekilde yeni eğitim öğretim yılına başladığını belirterek, Eğitim Sen'in yıllarca anadilde eğitim için mücadele ettiğini söyledi. Anadilde eğitim halkının her çocuğun hakkı olduğunu dile getiren Şenbayram, Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini kaydetti. Kürtçe seçmeli dersin talebi karşılamadığının altını çizen Şenbayram, Kürtçenin eğitim dili olana kadar mücadeleyi büyütmek gerektiğini sözlerine ekledi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, "Çocuklar yaşamı anadillerinde öğreniyor. Ancak okulda bundan mahrum kalıyor. Kürtçe bu toprakların dilidir. Bir dili inkar etmek bir halkı inkar etmektir. Seçmeli ders talebi karşılamıyor. Bu seçmeli ders öyle kolay olmadı, mücadele ile oldu. Kürtçe eğitim talebi bir insan hakkıdır. Bir halk varlığını dili ile ortaya koyar. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde eşitliği konuşacaksak dilde de eşitliğin olması gerek. Kürtçe'ye statü, Kürtçe eğitim talebini her yerde dile getirmeye devam edeceğiz. Dilimiz onurumuz. Dilimiz statüye kavuşmadan biz kavuşamayız" şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklama, "Bijî zimanê Kurdî" ve "Zimanê me rûmeta me ye" sloganları ile son buldu. &nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 16:43:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/milyonlarca-cocuk-anadilinden-mahrum-birakiliyor-h108166.html">Milyonlarca çocuk anadilinden mahrum bırakılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/trafikte-elektrikli-arac-sayisi-470-bini-asti-h108165.html</link>
		<title>Trafikte elektrikli araç sayısı 470 bini aştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye’de trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil araç bir yılda yüzde 53,2 artarak 472 bin 157’ye yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)&nbsp;verilerine göre&nbsp;ağustos itibarıyla trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 18 milyon 37 bin 907’ye çıktı. Bu araçların 472 bin 157’si elektrikli.&nbsp;</p>

<p>Bir yılda elektrikli araç sayısı yüzde 53,2 arttı. Şu an elektrikli araçların kayıtlı otomobiller içindeki payı yüzde 2,62.</p>

<p>Trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı 2015’te yalnızca 565’ti. Sayı 2024’te 183 bin 776’ya, 2025’te 370 bin 591’e çıktı. Yani bir yılda elektrikli araç sayısı yüzde 53,2 arttı.</p>

<p>Elektrikli araçlarda diğer yakıt türlerine göre karbon emisyonu daha az. Bu araçlar ayrıca enerji verimliliği sağlıyor ve sessiz çalışarak gürültü kirliliğini azaltıyor.</p>

<p>Artışta şarj istasyonlarının çoğalması etkili oldu. Ayrıca yerli otomobil Togg’un pazar payının artırıp piyasaya yeni modeller sürmesi de kullanıcı tercihlerini bu yöne kaydırdı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 13:12:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/trafikte-elektrikli-arac-sayisi-470-bini-asti-h108165.html">Trafikte elektrikli araç sayısı 470 bini aştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/toki-den-borcunu-pesin-kapatanlara-yuzde-25-indirim-h108164.html</link>
		<title>TOKİ&amp;#039;den borcunu peşin kapatanlara yüzde 25 indirim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Toplu Konut İdaresi’nden (TOKİ) ev ve işyeri alanlara borcunun tamamını peşin kapatmaları halinde yüzde 25 indirim yapılacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kampanyayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum,&nbsp;X’tenduyurdu.</p>

<p>TOKİ’de Borç bakiyesinin en az yüzde 25’ini peşin ödemek isteyen hak sahipleri de yüzde 25 indirimden faydalanabilecek.</p>

<p>Şartlar ne?</p>

<p>Kampanyadan yararlanmak isteyenlerin ödeme taksitlerinin başlamış olması ve kalan taksit sayısının 12 aydan fazla olması gerekiyor. Kalan taksit sayısı 12 aydan az olanlar kampanyadan yararlanamayacak.</p>

<p>Kampanya 22 Eylül-19 Ekim arasında geçerli olacak. Faydalanmak isteyen hak sahipleri, satış işlemleri yaptıkları bankalara başvurarak peşin ödemelerini yapabilecek. Ödeme, belirtilen tarihten sonra yapılırsa indirim oranı geçerli olmayacak.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 13:11:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/toki-den-borcunu-pesin-kapatanlara-yuzde-25-indirim-h108164.html">TOKİ&amp;#039;den borcunu peşin kapatanlara yüzde 25 indirim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/ab-butcesine-5-ulkeden-itiraz-h108163.html</link>
		<title>AB bütçesine 5 ülkeden itiraz</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Almanya, Danimarka, Hollanda, Avusturya ve Finlandiya, Avrupa Birliği 2028-2034 dönemi için hazırlanan yaklaşık 2 trilyon euroluk bütçe teklifine itiraz etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin (AB) 2028-2034 bütçe teklifi hazırlandı. Politico’nun haberine göre, AB bütçesinin yüzde 40'ını finanse eden Almanya, Danimarka, Hollanda, Avusturya ve Finlandiya, 2028-2034 dönemi için hazırlanan yaklaşık 2 trilyon euroluk bütçe teklifine itiraz etti. Beş ülke, bütçenin birkaç yüz milyar euro küçültülmesini ve kaynakların savunma, güvenlik ve rekabet gücüne yönlendirilmesini talep etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Hollanda Başbakanı Rob Jetten, Avusturya Başbakanı Christian Stocker ve Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Politico'da yayımlanan ortak açıklamalarında, mali kısıtlamaların arttığı bir dönemde yeni önceliklerin mevcut harcamalara eklenerek finanse edilemeyeceğini vurguladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Beş ülke, güvenlik, savunma, rekabet gücü ve inovasyona daha fazla kaynak ayrılması için mevcut harcamalarda önceliklendirmeye gidilmesini talep etti. Komisyonun teklifinin ekonomik ve siyasi gerçeklerle uyuşmadığını savunan ülkeler, toplam tutarın birkaç yüz milyar euro azaltılması gerektiğini kaydetti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ORTAK BORÇLANMAYA İTİRAZ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, AB kurumlarında personel artışına karşı çıkılırken, sağlanacak tasarrufların güvenlik ve ekonomik gücü destekleyen alanlara aktarılması çağrısı yapıldı. Yeni harcamaların AB düzeyinde ortak borçlanmayla karşılanmasına da karşı çıkılan açıklamada, Covid-19 salgını sonrasında oluşturulan kurtarma fonu için alınan borçların geri ödemelerinin 2028-2034 döneminde 170 milyar euroluk maliyet yaratacağına dikkat çekildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>UKRAYNA’YA DESTEK DEVAM ETMELİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Almanya, Danimarka, Hollanda, Avusturya ve Finlandiya birlikte AB bütçesinin yüzde 40'ını finanse ederken, AB ülkelerinin Ukrayna'ya sağladığı ikili desteğin de yüzde 70'ini karşılıyor. Açıklamada, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi gerektiği vurgulanırken, diğer üye devletlere daha fazla sorumluluk üstlenme çağrısı yapıldı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 13:10:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/ab-butcesine-5-ulkeden-itiraz-h108163.html">AB bütçesine 5 ülkeden itiraz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/israil-baglantili-dolandiricilik-175-gozalti-h108162.html</link>
		<title>İsrail bağlantılı dolandırıcılık: 175 gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon düzenlendiğini duyurdu. 175 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Gürlek’in açıklamasına göre&nbsp;İstanbul başsavcılığının yürüttüğü dört ayrı soruşturmada bazı şirketlerin internetten forex ve kripto yatırım reklamlarıyla yabancı ülke vatandaşlarını dolandırdığı tespit edildi.</p>

<p>Söz konusu şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapısında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu belirlenmiş. Farklı ülkeleri hedef alan organize bir dolandırıcılık yapılanması deşifre edilmiş. Yapılanma iki yılda yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde yaklaşık 13 milyar liralık hacme ulaşmış.</p>

<p>İstanbul ve Muğla’da 28 şirkete ait 42 çağrı merkeziyle 239 şüpheliye bugün (18 Eylül) operasyon düzenlendi. 175 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon ve diğer şüphelilerin yakalanması için çalışma sürüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 12:37:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/israil-baglantili-dolandiricilik-175-gozalti-h108162.html">İsrail bağlantılı dolandırıcılık: 175 gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/italyanin-savas-ucagi-vuruldu-h108161.html</link>
		<title>İtalyanın savaş uçağı vuruldu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi Arabistan&#039;ın Taif Hava Üssü&#039;ne yönelik hava saldırısında, İtalya Hava Kuvvetlerinin Eurofighter F2000 savaş uçağının vurulduğunu açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Husiler ve Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar devam ediyor. Husiler, Suudi Arabistan’ın Taif Hava Üssü’ne yönelik hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırıya dair yazılı açıklama yapan İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi Arabistan'ın Taif Hava Üssü'ne yönelik hava saldırısında, burada konuşlu İtalya Hava Kuvvetlerinin Eurofighter F2000 savaş uçağının vurulduğunu bildirdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘ASKERİ PERSONEL ETKİLENMEDİ’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Crosetto, "Saldırıdan herhangi bir İtalyan askeri personeli etkilenmedi. Saldırı sırasında, üssün içinde ve merkezden uzak bir bölgede bulunan İtalyan (Eurofighter) F-2000 tipi bir savaş uçağı vuruldu. Personelimizin kullandığı diğer araçlarda veya altyapılarda herhangi bir hasar meydana gelmedi" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TOPLANTI KARARI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Saldırıya dair toplantı alınacağını belirten Crosetto, “Bana, askeri personelin güvenliğini korumaya yönelik tüm güvenlik tedbirlerinin zaten uzun süredir hayata geçirilmiş olduğu yeniden teyit edildi. Birkaç dakika içinde Savunma Bakanlığındaki toplantıda brifing alacağım. Durum, personelimizin tam anlamıyla korunmasını ve gerekli sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesini sağlamak amacıyla azami dikkatle takip ediliyor” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Olası operasyonel seçeneklerin değerlendirildiğini vurgulayan Crosetto, İtalya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Portolano, Müşterek Kuvvetler Operasyonlar Komutanlığı (COVI) Komutanı Korgeneral Giovanni Maria Iannucci ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Antonio Conserva'dan, geçen haftalarda yapılan değerlendirmelerin ardından, durumun seyrine, İtalyan personelin koşullarına ve olası operasyonel seçeneklere ilişkin ilave bir değerlendirme sunmalarını istediğini söyledi.&nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 12:36:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/italyanin-savas-ucagi-vuruldu-h108161.html">İtalyanın savaş uçağı vuruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/sefo-iynemli-hasan-sas-dahil-15-unlu-gozaltina-alindi-h108160.html</link>
		<title>Sefo, İynemli, Hasan Şaş dahil 15 ünlü gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü &#039;Ünlülere Yönelik Uyuşturucu Soruşturması&#039; kapsamında bu sabah 18 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği ve 15 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltına alınan isimler arasında oyuncu Aras Bulut İynemli ve Melis Sezen ile eski futbolcu Hasan Şaş, rapçi Sefo ve oyuncu Nilperi Şahinkaya da yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bakırköy&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Başsavcılığı'nın&nbsp;ünlülere&nbsp;yönelikyürüttüğü&nbsp;uyuşturucu&nbsp;soruşturmasında&nbsp;yenioperasyon&nbsp;düzenlendi.</p>

<p>Başsavcılık,&nbsp;kamuoyunda&nbsp;oyuncu,&nbsp;şarkıcı,&nbsp;iş&nbsp;adamı,işletmeci&nbsp;ve&nbsp;sosyal&nbsp;medya&nbsp;fenomeni&nbsp;sıfatlarıylabilinen&nbsp;şüphelilerin&nbsp;uyuşturucu&nbsp;ve&nbsp;uyarıcı&nbsp;maddekullandığı,&nbsp;uyuşturucu&nbsp;madde&nbsp;kullanımınıkolaylaştırdığı&nbsp;ve&nbsp;ya&nbsp;yer&nbsp;temin&nbsp;ettiğine&nbsp;dair&nbsp;makulşüpheyi&nbsp;destekleyen&nbsp;delillere&nbsp;ulaşıldığını&nbsp;açıkladı.</p>

<p>Yeni&nbsp;deliller&nbsp;ışığında&nbsp;bugün&nbsp;İstanbul'da&nbsp;18&nbsp;şüpheli&nbsp;içingözaltı&nbsp;kararı&nbsp;çıkarıldı.</p>

<p>Gözaltına&nbsp;alınan&nbsp;şüphelilerin&nbsp;evlerinde&nbsp;aramayapılacak&nbsp;ardından&nbsp;ifadelerine&nbsp;başvurulacak&nbsp;ve&nbsp;kan-saç&nbsp;örneği&nbsp;alınacak.</p>

<p>15&nbsp;ünlü&nbsp;ismin&nbsp;gözaltına&nbsp;alındığı&nbsp;öğrenildi.</p>

<p>Gözaltına&nbsp;alınan&nbsp;isimler&nbsp;şöyle:</p>

<p>Oyuncu&nbsp;Aras&nbsp;Bulut&nbsp;İynemli</p>

<p>Rapçi&nbsp;Sefo&nbsp;(Seyfullah&nbsp;Sağır)</p>

<p>Oyuncu&nbsp;Melis&nbsp;Sezen</p>

<p>Oyuncu&nbsp;Nilperi&nbsp;Şahinkaya</p>

<p>Şarkıcı&nbsp;Hande&nbsp;Demir</p>

<p>Eski&nbsp;futbolcu&nbsp;Hasan&nbsp;Şaş</p>

<p>Sosyal&nbsp;medya&nbsp;fenomeni&nbsp;Melis&nbsp;İşiten</p>

<p>Şarkıcı&nbsp;Anıl&nbsp;Durmuş</p>

<p>Oyuncu&nbsp;Hazal&nbsp;Filiz&nbsp;Küçükköse</p>

<p>Eda&nbsp;Güzelcik</p>

<p>Sezer&nbsp;Çakır</p>

<p>Yeliz&nbsp;Yeşilçimen</p>

<p>Volkan&nbsp;Akçıray</p>

<p>Zeynep&nbsp;Akçıray</p>

<p>Sayat&nbsp;Zurnacı</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 10:13:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/sefo-iynemli-hasan-sas-dahil-15-unlu-gozaltina-alindi-h108160.html">Sefo, İynemli, Hasan Şaş dahil 15 ünlü gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/marmara-cezaevinde-tutsaklar-aclik-grevinde-talepler-uygulanabilir-h108159.html</link>
		<title>Marmara Cezaevinde tutsaklar açlık grevinde: Talepler uygulanabilir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi öğrencisi Taceddin Erol Şahin’in 29 Nisan’dan bu yana süresiz açlık grevinde olduğunu vurgulayan koğuş arkadaşı Hasan Basri Yıldız, tutukluların taleplerinin “hücre kapılarının açılması” ve kendilerine ayrılmış ortak alandaki kameraların kapatılması olduğunu söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Silivri’de bulunan Marmara 6 No’lu Cezaevi’nde tutulan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Taceddin Erol Şahin, Berkin Elvan anmasına katıldığı gerekçesiyle 24 Nisan’da gözaltına alınıp tutuklandı. 29 Nisan’da arkadaşı Cem Dursun ile süresiz açlık grevine başlayan Şahin, hızlı bir şekilde kilo kaybı verirken, sağlık durumu da kötüye gidiyor. Tutsaklar, koğuşlarındaki kameraların ve hücre cezalarının kaldırılmasını talep ediyor.</p>

<p></p>

<p>Aynı koğuşta kalan ve 3 Eylül’de tahliye olan arkadaşı Hasan Basri Yıldız, Şahin’in durumuna dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Şahin’in tutsaklar Cem Dursun, Rezzan Şengün ile birlikte 27 Nisan’da Marmara Cezaevi’ne getirildiğini söyleyen Yıldız, Şahin’in 29 Nisan’da Cem Dursun ile birlikte süresiz açlık grevine başladığını belirtti. Koğuş içerisinde ve mahrem alanlarını çeken kameraları kapattıkları için 27 Nisan’da çok sayıda tutsağın hücre cezası aldığını dile getiren Yıldız, tutsakların ikişer ikişer hücrelere konulduğunu söyledi. Yıldız, “8 metrekarelik hücrelerde tutulmak insan onuruna ve ahlakına aykırıdır. O hücrelerde yemek yiyeceksiniz, küçücük bir ortamda tuvalete gideceksiniz, yatacaksınız ve günün 24 saati hücrede iki kişi kalacaksınız” dedi.</p>

<p></p>

<p>7/24 KAMERALARLA TAKİP&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Koğuşlardaki kameraların mahrem alanlarını her dakika çektiğini söyleyen Yıldız, “Arkadaşlarınızla oturup sohbet edeceğiniz, şakalaşacağınız, gelen yemeği o küçük mutfakta hazırlayıp birlikte yiyeceğiniz, belki birlikte üzüleceğiniz, birlikte neşeleneceğiniz, birlikte ağlayacağınız; yani bir insanın yaşamında ne oluyorsa yapacağınız bir ortak alan var. İdare, ‘Biz bunu 24 saat, 7/24 takip edeceğiz’ diyor. Bu doğrudan insan onurunu zedeleyen bir şey. Siz bunu kabul etmiyorsunuz, peçeteyle kapatıyorsunuz. İdarenin bu durumda yapması gereken şey, Silivri’deki diğer uygulamalarda olduğu gibi bir disiplin soruşturmasıyla süreci işletmek. Bunu yapmıyor. Çünkü bütün niyeti kendi yaptırımlarını dayatmak ve kabul ettirmek” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>‘KUYU TİPİNDEN DAHA VAHİM’</p>

<p></p>

<p>Marmara Cezaevi’ndeki hücre koşullarının ağır olduğunu vurgulayan Yıldız, “Ortak alanı size kullandırmayıp sizi 8 metrekarelik hücreye kapattıklarında, kuyu tipinden daha vahim sonuçlara maruz kalmış oluyorsunuz. İçeride bir kenarı 70 santimetre olan plastik bir masa, etrafında iki sandalye var. Çünkü siz o kuyu dibine iki kişi kapatılıyorsunuz. Bir iki kişinin yatabileceği bir ranza, küçük bir tuvalet-banyo, tuvalet-banyonun oluşturduğu alanı kapladığı bir çıkıntı, bir demir dolap var. İki kişi ayakta durmakta bile zorlanıyorsunuz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Hücre koşullarının çeşitli sağlık sorunlarına da neden olduğunu dile getiren Yıldız, “Bu nedenle şu anda Taceddin Erol Şahin’in ve Cem Dursun’un hareketsizlikten kaynaklı eklem ağrıları var. Şiddetli eklem ağrıları başlamış durumda” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>SAĞLIK DURUMLARI</p>

<p></p>

<p>Şahin’in açlık grevi sırasında hızlı kilo kaybettiğini belirten Yıldız, açlık grevinde olan tutsaklara verilen gıda ve içeceklerle ilgili de kısıtlamalar yaşandığını söyledi. Yıldız, “Mesela ilk başta ıhlamur çayından başka alamadık. Daha sonraki süreçte çay ve şeker konusunda değişiklikler yapıldı. Bir müddet sonra bize jelibon ve toz şeker verdiler. Bu şekerler kolajen ve alerjik içerikli maddeler de taşıyor. Hem Cem Dursun hem Taceddin Erol Şahin bu şekerleri yemiş olmaktan dolayı ishal oldular. Taceddin Erol Şahin, Cem Dursun’un 100 günde verdiği kilonun neredeyse iki katını kaybetti. Çünkü Taceddin’in kilo oranı biraz daha yüksekti. Bu nedenle çok hızlı kilo kaybından kaynaklı sağlık sorunları meydana geldi” diye kaydetti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘TALEPLERİ HÜCRE KAPILARININ AÇILMASI’</p>

<p></p>

<p>Açlık grevindeki tutsakların taleplerinin yeni bir yasal düzenleme olmadığını belirten Yıldız, temel talebin hücre kapılarının açılması olduğunu söyledi. Yıldız, “İdarenin yapması gereken o hücre kapılarını açması ve kendilerine ayrılmış ortak alanın, tutsaklar tarafından kullanılmasına izin vermesidir. Talepleri bu kadar basit ve uygulanabilir” dedi. Yıldız, “Oradaki yaklaşık 4 bin tutsak, bu hakları kullanıyor. Taceddin Erol Şahin, Cem Dursun, Cemil Kurt, Emircan Yazıcı, Rezzan Şengün kullanamıyor. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Taceddin Erol Şahin’i ilk duruşması 10 Eylül’de görüldü. Mahkemede tahliye etmeyip 26 Kasım’a erteledi. Bu durum, ‘Biz onu sakat bırakacağız’ demek. Biz söyleyelim: Buna izin vermeyeceğiz” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ÇAĞRI</p>

<p></p>

<p>Yıldız, “Bu ülkenin gündeminde böyle bir durum var. Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde Selda Özçelik bugün 41’inci gününde destek açlık grevi yapıyor. Süresiz... Bu ‘Ben arkadaşlarım için ölebilirim’ demek. Ülkenin aydınından, insanından talep ediyorum; Şu insanların bir gün daha aç kalmasını artık istemiyorum. Herkesi bu direnişe çağırıyorum” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 10:11:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/marmara-cezaevinde-tutsaklar-aclik-grevinde-talepler-uygulanabilir-h108159.html">Marmara Cezaevinde tutsaklar açlık grevinde: Talepler uygulanabilir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/kultur-sanat/zemblfiros-sanowan-sahnesinde-h108158.html</link>
		<title>Zembîlfiroş ŞanoWan sahnesinde</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Kürt kültürünün sözlü kültür olarak kalmaması gerektiğini belirten yönetmen Dr. Ghotbedîn Sadeghî, “Elimizin altındaki zengin değerleri tiyatro, film, dizi biçimine ve Kürtler için tarihi ile kimliksel hafızaya dönüştürmeliyiz. Bu alanda Zembîlfiroş, en iyi hikâyelerden biridir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kürtlerin sözlü edebiyatının en önemli destanları arasında yer alan Zembîlfiroş, ŞanoWan oyuncuları tarafından sahnelemeye hazırlanıyor. Zembîlfiroş’un yönetmenliğini dünyaca ünlü Kürt tiyatrocu ve yönetmen Dr. Ghotbedîn Sadeghî yaparken, 19 Eylül’de oyunun prömiyeri yapılacak. Wan’da 6 haftadır hazırlık ve provaları devam eden oyunun yardımcı yönetmeni Sabir Ebdulahîzad. Oyunun çevirisi ise, Dr. Perwîz Cîhanî’ye ait.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Tek perde olarak sahnelenecek oyunda, Zozan Alp stranları ile ses verecek. Eda Çavaş, Ergün Kutlar, Ferhat Aslan, Fırat Atılgan, İlayda Şengöl, Nadiye Setvat, Seher Aslan ve Welat Hakan Geçirgen’in oyuncu olarak yer aldığı oyunun ışığında Ronida Durmuş, kostüm tasarımında Evin Babur, Ferhat Bilge ile Sevim Kara Kaya, dekorda da Hecî Ayer yer alacak.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yönetmen Dr. Ghotbedîn Sadeghî, oyun ve Kürt tiyatrosu hakkında Mezopotamya Ajans’a (MA) konuştu.</p>

<p></p>

<p>'KÜRT DESTANLARININ EN BÜYÜKLERİNDEN'</p>

<p></p>

<p>Zembîlfiroş’un Kürt destanlarının en büyüklerinden biri olduğunu söyleyen Sadeghî, "Bu destanın bir özelliği, hem irfani (tasavvufi) bir içeriğe sahip olması hem de bu hikâyede kadın için erkeklik mertebesinde yüksek bir konumun öngörülmüş olması çok önemlidir. Tiyatro oyununa dönüştürülebilecek, sahneye taşınıp halka sunulabilecek metinlerin peşindeyim. Çok sevdiğim bu metinlerden biri de Zembîlfiroş destanıdır. Bugüne kadar 11 Kürtçe hikâyeyi tiyatro oyununa dönüştürdüm. Bunlardan beşi oyun olarak sahnelendi. Kayıt altına alınmış 400 ila 450 civarında Kürtçe destan bulunuyor; bunların arasında 40'a yakın destan dramatik bir kapasiteye ve tiyatro oyunu olmaya elverişli bir niteliğe sahiptir. Bunları belirledim ve Kürt tiyatro yazarlığı için bir temel olarak kullanmak üzere oyuna dönüştürmeye çalışıyorum" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘SADECE SÖZLÜ KÜLTÜR OLARAK KALMAMALI’</p>

<p></p>

<p>Kürt kültürünün sadece sözlü kültür olarak kalmasının iyi bir sonuç vermediğini anlatan Sadeghî, “Ne yazık ki uzun bir süre kültürümüz sözlü bir kültür olarak kalmış, şehir kültürümüz ve sanatımız zayıf düşmüştür; şimdi bu zayıflığı telafi etmemiz gerekiyor. Elimizin altındaki gerçekten çok zengin olan bu tür değerlerden yararlanmalı ve bunları tiyatro, film, dizi biçimine ve Kürtler için tarihi ile kimliksel hafızasına dönüştürmeliyiz. Bu alanda Zembîlfiroş en iyi hikâyelerden biridir. Hikâyelerin çoğu epik, aşk ya da tassavufi bir boyuta sahiptir. Ancak bazı hikâyeler bahsedilen bu üç boyutu da içinde barındırır. Zembîlfiroş hikâyesi bu üç alanda da çok güçlüdür. Ancak ben buna şiirsel boyutu da ekledim. Çünkü son sahneye kadar yaşananlar bir aşk serüvenidir. Bu destan sadece amacı temiz ve saf bir iç dünyaya dönmek olan tasavvufi bir destan değildir. Bu destanda aşk ve sevdadan da bahsedilmektedir. Benim için çok ilgi çekici ve özeldi” diye belirtti. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>OYUNU 20 YIL ÖNCE YAZDI</p>

<p></p>

<p>Zembîlfiroş’u ilk kez Feqîyê Teyran’ın şiir formunda kayda geçirdiğini hatırlatan Sadeghî, “Daha sonra Mela Mehmûdê Bazîdî ona nesir (düzyazı) büründürmüş ve diğer 6 metinle birlikte Erzurum'daki Rus Konsolosu Aleksander Jaba'ya teslim etmiştir. Oyunumun temeli olarak kullandığım metin, Alman Oskar Mann'ın Mahabad'da kaydedip Almanca yayımladığı metindir. Mamoste Hêmin de Sorani Kürtçesiyle Tuhfeya Muzeferîye kitabında aynı hikâyeyi kaydedip basmıştır. Ben, tiyatro oyununu yazmak için bu metni kullandım ve yaklaşık 20 yıl önce dramatolojisini yaptım. O zamanlar hikâyenin Kurmanci versiyonundan haberim yoktu. Hikâyeyi epeyce değiştirdim. Oskar Mann'ın metni üç sayfadır ancak benim oyunum ondan çok daha büyüktür ve o hikâyenin Soranî versiyonudur. Yirmi yıl önce bu oyunu yazdım ve film olarak da yayımlandı. Ayrıca Sorani lehçesiyle aynı oyunu Îlam şehrinde sahneye taşıdım” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘KÜRT HALKI OLARAK DÜNYAYI TANIMAYA İHTİYACIMIZ VAR’</p>

<p></p>

<p>Bakur Kürdistan'a ilk gelişinin, Feqiyê Teyran'ın anıt mezarının yapılışı vesilesiyle düzenlenen etkinliğe katıldığı dönem olduğunu söyleyen Sadeghî, “Feqiyê Teyran'ı çok seviyorum. O çok büyük bir şahsiyettir. Bu hikâyede değinmek istediğim çok büyük bir şey var. Bu hikâye sadece irfani ve aşki bir serüven değildir. Bu hikâyede çok önemli olan ve benim ‘dünyanın keşfi’ olarak adlandırdığım şey; hikâyenin kahramanının diğer hikâyelerin aksine küfür etmemesi, kimseye saldırmaması, kimseyi eleştirmemesi ve dünyanın keşfinin peşinde olmasıdır. Kürt halkı olarak dünyayı tanımaya ihtiyacımız var. Dünyayı keşfetmeliyiz. Bunu yapmazsak kendi içimizde hapsoluruz. Bu metinde Kürtlerin kimliğini tanıma üzerine çokça vurgu yaptım. Kürtler felsefi, sosyolojik ve psikolojik açıdan hangi özelliklere sahiptir, nasıl bir kimliğe sahiptir? Bu doğrultuda, Kürtlerin kimliğini dünyaya tanıtmak derdindeyim. Kendini tanıyabilmek için dünyayı tanıtmalısın/bilmelisin. Bu, hikâyemizdeki en önemli konudur” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘KÖY, AŞİRET NOSTALJİLERİ ARTIK BİZE YETMİYOR’</p>

<p></p>

<p>Kürt tiyatrosunun Kürtlerden ve Kürt halkının kimliğinden bahsetmediği için tanınmadığı, ilerlemediği ve gelişmediği belirlemesini yapan Sadeghî, “Köy, aşiret ve eski kuralların nostaljisi hâlen içimizde var ama bu bize yetmiyor. Kürt sadece aşiret ve köylüden ibaret değildir. Kürt çok büyüktür ve özel bir kişiliğe sahiptir. Bu kişilikten bahsedilebilecek en büyük alan tiyatro alanıdır. Çünkü tiyatro sadece serüvenlerin ve olayların anlatımı değildir. Tiyatro düşünmek, analiz etmek, yorumlamak ve tanımlamaktır. Tiyatro, olayı anlatmakla eş zamanlı olarak seyirciyi düşünmeye zorlar. Tiyatronun özelliği budur. İnancıma göre günümüzde kültür köylerden şehirlere taşınmıştır. Şimdi şehir kültürüne ihtiyacımız var. Köy ve köy kültürü de korunmalıdır ancak şimdi burada yeni sorunlarımız ortaya çıktı. Örneğin çoklu kimliğe sahip insanlar hâline geldik. Kuzey'de Kürtlerin; Kürt, İslami ve Batılı bir kimliği var. Hangi kimliğimizin ön planda olması gerektiğini bilmeliyiz. Zaman içinde hiçbir zaman bugünkü kadar dağılmış/yayılmış olmamıştık. Hangi kimliği koruyacağımız konusunda tercihimizi netleştirmeliyiz” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘HALAY VE MÜZİK KÜRT KÜLTÜRÜNÜ KORUMAYA YETMEZ’</p>

<p></p>

<p>Hedef olarak oyunu 6 hafta içerisinde sahnelemek olduğunu ve bunu başardıklarını söyleyen Sadeghî, “Oyunu hazırlarken özellikle tiyatro salonundaki teknik hususunda biraz sıkıntıya düştük. Işık konusunda çok zayıfız. Oyunculuk tarzı biraz eskiydi ve oyunculuk seviyesini de yükseltmemiz gerekiyordu. Bu yüzden bu tiyatronun hazırlığı ile eş zamanlı olarak tiyatro oyuncularını eğitimi ve şu anki sonuçtan çok memnunum. Kuzey Kürdistan'daki tüm kadın ve erkeklerin Kürt tiyatrosuna sahip çıkmalarını, destek olmalarını rica ediyorum. Tiyatronun modern kültürüyle temas kurmalıyız. Halay ve müzik Kürt kültürünü korumaya yetmez. Film, tiyatro, fotoğrafçılık gibi farklı alanları geliştirmeli ve bunlara sahip çıkmalıyız. İçimizdekileri dile getirebilmek için bu sanatları Kürt halkının içerisine yerleştirmeliyiz. Diğer halklar sorunlarımızı ve hayallerimizi bilmeli, biz de onları anlamalıyız. Modern kültürün dilini bilmezsek, diğer halkların ne dediğini anlayamayız. Her Kürdün bunu bilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>ZEMBÎLFIROŞ HAKKINDA</p>

<p></p>

<p>Zembîlfiroş, Kürtlerin sözlü kültür dönemine ait destanları arasında yer alan önemli Kürt destanlarından biridir. Bugüne kadar bu destanın 450'den fazla versiyonu derlenmiş ve kaydedilmiştir. Destan; şiir, melodi, müzik ve anlatıdan oluşmakta olup, farklı semboller, mitler ve efsanelerle doludur. Geçmiş yüzyıllar boyunca dengbêjler tarafından yas ve şenlik zamanlarında, mirlerin ve ileri gelenlerin meclislerinde anlatılmış ve söylenmiştir. Zembîlfiroş, ilk kez Feqiyê Teyran (1561-1641) tarafından kaleme alınan en ünlü Kürt destanlarından biridir; daha sonra Mirad Xanê Bayezîdî 1776 yılında bu destanı kayda geçirmiştir. 1856 yılında ise destan, Mela Mehmûdê Bazîdî tarafından nesir (düz yazı) biçiminde yazılmış ve Rusya'nın Erzurum Konsolosu Alexandre Jaba'ya teslim edilmiştir. Jaba, bu metni Zembîlfiroş Destanı'nın diğer altı el yazmasıyla birlikte St. Petersburg Kütüphanesi'ne teslim etmiştir. Zembîlfiroş Hikayesi iki ana farklı anlatıma sahiptir. İlk anlatıma göre bu hikaye, Musul Miri Mir Ebdulezîz'in oğlu Muhemmed Emîn'in serüvenidir ve Güney Kürdistan'da geçmiştir. İkinci anlatıma göre ise bu hikaye, Amed Hakimi Mir Huseyn'in oğlu Mir Seîd'in serüvenidir ve Kuzey Kürdistan'da geçmiştir. Çok ilginçtir ki, Zembîlfiroş hikayesinin kahramanının mezarı Kürdistan'ın her iki bölgesinde de bulunmakta ve bu mezarlar bölge halkları için kutsal ve saygı duyulan yerler kabul edilmektedir.</p>

<p></p>

<p>Dr. Ghotbedîn Sadeghî Kimdir?</p>

<p></p>

<p>Nisan 1952 yılında Sîne’de doğdu. Rojhilatlı Kürt tiyatro yönetmeni, oyun yazarı, akademisyen, sinema ve sahne oyuncusudur. İran sanat ve tiyatro dünyasının en saygın entelektüellerinden biri olarak kabul edilen Sadeghî, 1975 yılında Tahran Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun oldu. Fransa'ya giderek Sorbonne Üniversitesi'nde Dramatik Sanatlar alanında yüksek lisans (1979) ve doktora (1985) eğitimini tamamladı. İran'a döndükten sonra Tahran Üniversitesi ve diğer prestijli sanat okullarında profesör olarak binlerce öğrenci yetiştirdi. Ayrıca Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi üyesidir. 1980'lerin başında İran'ın en sanatsal tiyatro oluşumlarından biri olarak kabul edilen Honar Tiyatro Grubu'nu kurdu. Kariyeri boyunca 50'den fazla oyun yazdı ve yönetti. Kürt edebiyatı, dili ve folklorunu tiyatro sahnesine taşımaya büyük önem veren Sadeghî, yönetmenliğinin yanı sıra The Sinners (2012) ve A Report on a Murder (1987) gibi önemli İran sinema filmlerinde ve dizilerinde aktör olarak rol aldı.</p>

<p></p>

<p>Zembîlfiroş&nbsp;</p>

<p></p>

<p>1</p>

<p>Zembîlfiroş zembîla tîne</p>

<p>Delalo zembîla tîne</p>

<p>Kolan bi kolan digerîne</p>

<p>Nan û dahnê pê distîne</p>

<p>Zarokan pê ditevrîne</p>

<p></p>

<p>2</p>

<p>Gava ew zembîla tîne</p>

<p>Xatûn li bircê dibîne</p>

<p>Bi eşqa dil dihebîne</p>

<p>Aqil diçe sewda namîne</p>

<p>Ha dil were, ha dil were</p>

<p>Kesê ji dil nekî bawere</p>

<p>Ji mirovantî hatiye dere</p>

<p></p>

<p>3</p>

<p>Xatûn :</p>

<p>Kuro sêlka vir de bîne</p>

<p>Mîr dixwaze te bibîne</p>

<p>Buha buha ji te bistîne</p>

<p>Lawiko ez brîndar im</p>

<p></p>

<p>4</p>

<p>Zembîlfiroş:</p>

<p>Xatûna min a delal e</p>

<p>Min bîhîstî Mîr ne li mal e</p>

<p>Bazara’m bi malê helal e</p>

<p>Xatûnê ez tobedar im</p>

<p>Delalê ez tobedar im</p>

<p></p>

<p>5</p>

<p>Ha dil were carek bi coş</p>

<p>Car car vexwe şerbeta xoş</p>

<p>Dilqinyata Zembîlfiroş</p>

<p></p>

<p>6</p>

<p>Xatûn :</p>

<p>Zembîlfiroş lawikê beyan î</p>

<p>Ez dibêjim tu pê dizanî</p>

<p>Min bo eşqa dil te anî</p>

<p>Lawiko ez evîndar im</p>

<p></p>

<p>7</p>

<p>Zembîlfiroş:</p>

<p>Xatûna min a zerîn e</p>

<p>Qusur li ser te qet nîne</p>

<p>Lê dilêm kesî nahebîne</p>

<p>Xatûnê ez tobedar im</p>

<p>Delalê ez tobedar im</p>

<p></p>

<p>8</p>

<p>Hay hay hay hawar e hawar e</p>

<p>Hay hay hay hay..</p>

<p>Xatûn pir evîndar e</p>

<p>Li ber rehma Xwedê xwar e</p>

<p>Ji eşqê maye bê par e</p>

<p>Evîndar e ma bêçare</p>

<p></p>

<p>9</p>

<p>Xatûn li jor kar dike</p>

<p>Zêr li eniyê par dike</p>

<p>Kalên sedsalan har dike</p>

<p></p>

<p>10</p>

<p>Xatûn :</p>

<p>Çavên min mîna eynan e</p>

<p>Biskê min mîna qeytan e</p>

<p>Diranê min mîna mircan in</p>

<p>Eniya min mîna ferşan e</p>

<p>Berê min mîna fîncan e</p>

<p>Fîncanên mîr û paşan e</p>

<p>Sîngê min mîna zozan e</p>

<p>Zozanên haft eşîran e</p>

<p>Zembîlfiroş, lawikê derwêş</p>

<p>Lê bike kêf û seyran e</p>

<p></p>

<p>11</p>

<p>Zembîlfiroş lawikê derwêş e</p>

<p>Keremke tu were pêşe</p>

<p>Heqê zembîlên xwe bibêje</p>

<p>Lawiko ez evîndar im</p>

<p></p>

<p>12</p>

<p>Zembîlfiroş:</p>

<p>Lê lê lê, lê lê Xatûnê</p>

<p>Çavên te mîna zeytûnê</p>

<p>Ditirsim ji agirê êtûnê</p>

<p>Ya Xatûn ez tobedar im</p>

<p>Tobedarê Xaliqê Cebar im</p>

<p>J’ser toba xwe ez nayêm xwarê</p>

<p></p>

<p>13</p>

<p>Xatûn :</p>

<p>Zembîlfiroş lawikê feqîr e</p>

<p>Were ser doşeka Mîr e</p>

<p>Bidim te guliyên herîr e</p>

<p>Lawiko ez evîndar im</p>

<p></p>

<p>14</p>

<p>Zembîlfiroş:</p>

<p>Tu Xatûna li birc û van î</p>

<p>Li ser text û li ser seran î</p>

<p>Tu ji min re nabî kevanî</p>

<p>Xwedî zarok û eyal im</p>

<p>Zarok tazî û birçî li mal in</p>

<p>Xatûnê ez tobedar im</p>

<p></p>

<p>15</p>

<p>Xatûn :</p>

<p>Zembîlfiroş lawikê nenas î</p>

<p>Tena derpî û kiras î</p>

<p>Tu ji destêm nabî xelas î</p>

<p>Lawiko ez evîndar im</p>

<p></p>

<p>16</p>

<p>Zembîlfiroş:</p>

<p>Xatûna gerden bi morî</p>

<p>Qet nabe bi kotek û zorî</p>

<p>Tirsa min ji wî Reb ê jorê</p>

<p>Xatûnê ez tobedar im</p>

<p>Ji ser toba xwe qet nayêm xwarê</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 10:10:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/kultur-sanat/zemblfiros-sanowan-sahnesinde-h108158.html">Zembîlfiroş ŞanoWan sahnesinde</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tuik-baskan-yardimcisi-gorevden-alindi-3-h108157.html</link>
		<title>TÜİK başkan yardımcısı görevden alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayınlanan kararla Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Furkan Metin görevden alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzalı kararla TÜİK Başkan Yardımcısı Cihat Erce İşbaşar oldu.</p>

<p>Öte yandan Kenya Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne Uluslararası Genel Müdür Yardımcısı Selin Özaydın atandı. Gazetedeki diğer atama kararları şöyle:</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdür Yardımcılığı: Ali Rıza Çataldağ</p>

<p>Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcılığı: Fatih Dulkan</p>

<p>Bingöl Tarım ve Orman Müdürü: Hikmet Güneş (Mehmet Fatih Aktay görevden alındı)</p>

<p>Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcılığı: İzmir Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin</p>

<p>İzmir Tarım ve Orman Müdürü: Kahraman Akdoğan</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 08:50:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tuik-baskan-yardimcisi-gorevden-alindi-3-h108157.html">TÜİK başkan yardımcısı görevden alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/sicaklik-dusuyor-yagis-geliyor-h108156.html</link>
		<title>Sıcaklık düşüyor, yağış geliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Meteorolojiye göre, birçok kentte hava sıcaklığı 2-4 derece düşecek ve yerel sağanak etkili olacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, günlük hava tahmini raporunu açıkladı. Rapora göre, Marmara’nın doğusu, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Serhat (Bedlîs, Wan, Colemêrg hariç) ile Çanakkale'nin iç kesimleri, Balıkesir'in kuzeyi, Kütahya, Afyon, Isparta, Kilis, Amed ve Riha’nın doğusu ve Mêrdîn çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Doğu Akdeniz’in kıyı kesimleri, Doğu Karadeniz kıyıları ile Osmaniye, Kastamonu'nun iç kesimleri, Çankırı ve Aksaray çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Hava sıcaklıkları 2-4 derece düşeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, genellikle kuzeyli, Serhat’ın güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>KÜRDİSTAN</p>

<p></p>

<p>Serhat’ta havanın, parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Bedlîs, Wan, Colemêrg hariç) yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Öğle saatlerinden sonra Kilis çevreleri, akşam saatlerinden itibaren Amed ve Riha'nın doğusu ile Mêrdîn çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Erzirom 22, Qers 26, Meletî 29, Wan 26, Amed 32, Dîlok 30, Mêrdîn 34, Cizîr (Cizre) 40 ve Riha 34 derece olacak.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Diğer bölgelerde ise hava tahminleri şöyle:&nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Marmara Bölgesi’nde havanın, parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu ile Çanakkale'nin iç kesimleri ve Balıkesir'in kuzey kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p></p>

<p>*Ege Bölgesi’nde havanın, parçalı ve çok bulutlu, Kütahya ve Afyon çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>*Akdeniz Bölgesi’nde havanın, parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz ile Isparta çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Akdeniz'in kıyı kesimleri ile Osmaniye çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor</p>

<p></p>

<p>*İç Anadolu Bölgesi’nde havanın, parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra Aksaray ve Çankırı çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>*Batı Karadeniz’de havanın, parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra Kastamonu'nun iç kesimlerinde, gece saatlerinde Doğu Karadeniz kıyılarında yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Orta ve Doğu Karadeniz’de havanın, parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde Doğu Karadeniz kıyılarında yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 08:49:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/sicaklik-dusuyor-yagis-geliyor-h108156.html">Sıcaklık düşüyor, yağış geliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/brent-petrolde-dusus-suruyor-h108155.html</link>
		<title>Brent petrolde düşüş sürüyor</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Arz endişelerinin azalmasıyla birlikte brent petroldeki düşüş üçüncü gününde de devam etti. Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 1 düştü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Petrol piyasası, Ortadoğu'daki gerilime rağmen arz kesintilerinin sınırlı kalabileceği ve alternatif sevkiyat yollarının devreye alınabileceği beklentisiyle arz endişesini hafifletti. Bu durum petrol fiyatlarının, yaklaşık yüzde 1 gerilemesine neden oldu. Üst üste üçüncü seansta düşen petrol fiyatları 100 doların üzerinde kalmayı sürdürdü. Brent petrolün varil fiyatı 103.76 dolardan işlem görürken Batı Teksas türü (WTI) ham petrol 101.15 dolar civarında işle görüyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DÜŞÜŞ SÜRDÜ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Petrol fiyatları piyasaların açılmasıyla birlikte yaklaşık yüzde 1’lik bir düşüş kaydetti. Petroldeki düşüş 16 Eylül’den bu yana devam etti. Suudi Arabistan ve Husiler arasındaki saldırıların, petrol arzı üzerindeki etkilerinin alternatif sevkiyat yollarıyla sınırlandırılabileceği beklentisi fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdı. Piyasalarda yeni arz kesintilerine ilişkin kaygılar sınırlı kaldı.</p>

<p></p>

<p>ALTERNATİF SEVKİYAT YOLLARI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattındaki hasar ve Yanbu kentindeki sevkiyatları durdurması petrolde arz endişesine yol açmıştı. Ancak Riyad yönetimi, kesintilerin etkisini azaltmak amacıyla alternatif güzergâhları devreye soktu. Suudi Arabistan, Umman'ın Sohar Limanı açıklarında gemiden gemiye transfer yöntemiyle Asyalı rafinerilere daha fazla ham petrol sevkiyatı etti. Bu durum, Doğu-Batı petrol boru hattındaki kesintinin yol açtığı arz kaybının bir bölümünü telafi etti. Böylelikle petrol akışı tamamen durmadı ve arz endişesini düşürdü.</p>

<p></p>

<p>Piyasaların rahatlamasında, ABD Enerji Bakanı Chris Wright da birkaç gün içerisinde boru hattından yeniden petrol akışının başlamasının beklendiği açıklaması da etkili oldu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>HÜRMÜZ DÜŞÜŞÜN ÖNÜNDEKİ ETKEN&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin devam etmesi, güzergahı kullanan gemilerin hedef alınması petrol fiyatlarının düşüşü önünde set oluşturuyor. &nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 08:49:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/brent-petrolde-dusus-suruyor-h108155.html">Brent petrolde düşüş sürüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/hurmuzde-togo-bayrakli-tanker-vuruldu-h108154.html</link>
		<title>Hürmüzde Togo bayraklı tanker vuruldu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazın’nda Batı Afrika ülkesi Togo bayrağı taşıyan bir tankerin vurulduğunu duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerginlik devam ediyor. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKTMO), sanal medya hesabından yaptığı açıklamayla Hürmüz Boğazı’nda bir tankerin vurulduğunu duyurdu. Konuya dair yazılı açıklama yapan İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Donanması, Hürmüz Boğazı’nda batı Afrika ülkesi Togo bayrağı taşıyan bir tankerin vurulduğunu belirtti. Donanma komutanlarından Tuğgeneral Ali Ozmaei’nin imzasıyla yayınlanan açıklamada, “kural ihlali” yapan bütün gemilerin aynı akıbete uğrayacağı vurgulandı. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın İran’ın kontrolünde olduğu belirtilen açıklamada, “Dün gece, çocuk katili ABD ordusu tarafından kışkırtılıp yanlış yönlendirilen ve Togo bayrağı taşıyan, kural ihlali yapan bir petrol tankeri, Hürmüz Boğazı'ndan yasa dışı geçiş girişiminde bulundu; gemi vuruldu ve alev aldıktan sonra durduruldu. Devrim Muhafızları Donanması, Hürmüz Boğazı'ndan yapılacak yasa dışı geçişin, kural ihlali yapan geminin imhasından başka bir sonuç doğurmayacağı konusunda bir kez daha uyarıda bulunmaktadır” denildi.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 26 08:48:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/hurmuzde-togo-bayrakli-tanker-vuruldu-h108154.html">Hürmüzde Togo bayraklı tanker vuruldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ak-partili-ala-dan-dikkat-cekici-surec-aciklamasi-h108153.html</link>
		<title>AK Partili Ala&amp;#039;dan dikkat çekici süreç açıklaması</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, barış sürecine ilişkin alt kurulların sahada çalışmalarına başladığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sahada&nbsp;silah&nbsp;bırakma&nbsp;sürecine&nbsp;ilişkin&nbsp;tespit&nbsp;işleminindevam&nbsp;ettiğini&nbsp;söyleyen&nbsp;Ala,&nbsp;"Komisyon&nbsp;kuruldu,Cumhurbaşkanı&nbsp;Yardımcısı&nbsp;Cevdet&nbsp;Yılmazbaşkanlığında&nbsp;kurul&nbsp;oluştu,&nbsp;alt&nbsp;kurullar&nbsp;oluşturuldu.Alt&nbsp;kurullar&nbsp;alanda&nbsp;çalışmalara&nbsp;başladılar.Görüşmelerini&nbsp;sürdürüyorlar.&nbsp;Şu&nbsp;anda&nbsp;sahada&nbsp;tespitişlemi&nbsp;devam&nbsp;ediyor.&nbsp;Süreç&nbsp;başından&nbsp;beriöngördüğümüz&nbsp;şekilde&nbsp;devam&nbsp;ediyor"&nbsp;diye&nbsp;konuştu.</p>

<p>"Barış&nbsp;sürecinin&nbsp;pozitif&nbsp;bir&nbsp;atmosferde&nbsp;devam&nbsp;ettiğini"söyleyen&nbsp;Ala,&nbsp;“Politikalarımız&nbsp;şu&nbsp;anda&nbsp;hemkurumlarda,&nbsp;hem&nbsp;diğer&nbsp;komşu&nbsp;ülkelerde,&nbsp;hem&nbsp;de&nbsp;ilgilibirimlerde&nbsp;hayata&nbsp;geçiriliyor.&nbsp;Şu&nbsp;an&nbsp;için&nbsp;olumsuz&nbsp;birdurum&nbsp;yok.&nbsp;Herhangi&nbsp;bir&nbsp;problemin&nbsp;ortaya&nbsp;çıkmamasıiçin&nbsp;herkes&nbsp;elinden&nbsp;geleni&nbsp;yapmalı.&nbsp;Adımları,&nbsp;süresinive&nbsp;sırasını&nbsp;iyi&nbsp;hesaplamış&nbsp;şekilde&nbsp;devam&nbsp;ettirmeliyiz”dedi.</p>

<p>Provokasyon&nbsp;riskine&nbsp;de&nbsp;dikkat&nbsp;çeken&nbsp;Ala,&nbsp;gereklitedbirlerin&nbsp;alındığını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Ala,&nbsp;“Provokasyonların&nbsp;ortaya&nbsp;çıkmaması,&nbsp;çıkanlarınyönetilmesi&nbsp;ve&nbsp;sürecin&nbsp;yönünün&nbsp;değiştirilmemesipolitikamıza&nbsp;itinayla&nbsp;özen&nbsp;gösteriyoruz.&nbsp;Herkesinsürece&nbsp;katkı&nbsp;sunmasının&nbsp;önemli&nbsp;olduğunudüşünüyoruz.&nbsp;Şimdilerde&nbsp;sürece&nbsp;yüzde&nbsp;80-85’inüzerinde&nbsp;bir&nbsp;destek&nbsp;var”&nbsp;açıklamalarında&nbsp;bulundu.</p>

<p>Ala,&nbsp;yeni&nbsp;yasama&nbsp;döneminde&nbsp;Meclis'te&nbsp;de&nbsp;bir&nbsp;izlemekomisyonu&nbsp;kurulacağını&nbsp;hatırlattı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 22:50:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ak-partili-ala-dan-dikkat-cekici-surec-aciklamasi-h108153.html">AK Partili Ala&amp;#039;dan dikkat çekici süreç açıklaması</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/243-milyar-dolarlik-anlasma-abd-suudi-arabistan-a-f-35-satisini-h108152.html</link>
		<title>24,3 milyar dolarlık anlaşma: ABD, Suudi Arabistan&amp;#039;a F-35 satışını onayladı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’a F-35 savaş uçağı ve ekipman satışını içeren tahmini 24,3 milyar dolarlık anlaşmayı onayladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Reuters’ın haberine göre&nbsp;satış, 48 adet F-35 Lightning II uçağı ve 49 adet Pratt &amp; Whitney motorunun yanısıra iletişim ekipmanları, yedek parçalarla diğer destek malzemelerini kapsıyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında&nbsp;“Bu ekipman ve desteğin önerilen satışı, bölgedeki askeri dengeyi değiştirmeyecektir”&nbsp;dendi.&nbsp;</p>

<p>Suudi Arabistan son dönemde ABD-İran savaşının daha da çekilmiş, Yemen’deki İran destekli Husiler’in saldırılarıyla karşı karşıya kalmıştı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 22:49:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/243-milyar-dolarlik-anlasma-abd-suudi-arabistan-a-f-35-satisini-h108152.html">24,3 milyar dolarlık anlaşma: ABD, Suudi Arabistan&amp;#039;a F-35 satışını onayladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bayik-imraliya-gitmemiz-gerekiyor-bu-olmazsa-surec-saglikli-h108151.html</link>
		<title>Bayık: İmralıya gitmemiz gerekiyor, bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmesinde KCK’nin İmralı’yı ziyaret etmesi gerektiğini belirterek, “Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Nûçe TV’de yayınlanan Hevpeyvîn programında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Bayık, “Meclis’te çıkarılan yasa taleplerimize uygun değil. Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil. Bu yasanın temel amacı gerillanın silahsızlandırılması ve dağıtılmasıdır. Yasada bazı maddeler yazılmış; bunlar bizim açımızdan çok önemli değil. Bu onların yasasıdır, bizim de yasalarımız var. Bizim açımızdan önemli olan, Önder Apo'ya bu süreci yürütebilmesi ve başarıya ulaştırabilmesi için şartların ve imkanların sağlanmasıdır. Çıkarılan bu yasada Kürt sorununun çözümünün temelleri bulunmuyor. Önder Apo, Kürt sorununu masa başında çözmek istiyor. Bahçeli bazı açıklamalar yaptı, bu konuya resmiyet kazandırdı. Bu bizim için önemlidir. Eğer Önder Apo'nun önünü açarlarsa ve çalışmasına izin verirlerse, bu süreci başarıya ulaştırabilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘ÖNDER APO BİZİM DIŞIMIZDA HİÇBİR ADIM ATMIYOR’</p>

<p></p>

<p>“Yasa Meclis'e girmeden önce sizin görüşünüz alındı mı” sorusuna Bayık, “Önder Apo bizim dışımızda hiçbir adım atmıyor, görüşümüzü alıyor. Belki doğrudan devlet ve İmralı ile toplantılar yapmıyoruz; ancak görüşlerimizi Önder Apo'ya gönderiyoruz. Önder Apo, bir adım atmak istediğinde bizim karar ve görüşlerimizi alıyor. DEM Parti heyeti aracılığıyla mesajlar gönderiliyor ve alınıyor. Önder Apo, Türkiye devletiyle yaptığı bir görüşmenin sonucunda PKK'nin feshedilmesi kararını almadı; bu adımı kendi tarafından geliştirdi. Önder Apo güvenceyi kendisinde, hareketinde ve halkında görüyor. Bunun dışında bir güvencesi yok” diyerek cevap verdi.</p>

<p></p>

<p>‘ADIMA STRATEJİK YAKLAŞIYORUZ’</p>

<p></p>

<p>“Devlet kendi çıkarlarını esas aldığı gibi bizim ve halkımızın da çıkarları var” diyen Bayık, devamında şunları söyledi: “Yasa bir temeldir ve insan bu temel üzerinden çalışabilir, bazı sonuçlar elde edebilir. Türkiye'de demokrasi ilerlemezse Kürt sorunu çözülmez. Kürt meselesi ile demokratikleşme iç içedir. Çözüm için demokratikleşme şart. Hareketimiz ve Önder Apo da bu yasayı yetersiz görüyor. Ancak bir temel yasa olarak görüyoruz. Biz adıma sabırla, bilinçli ve stratejik bir şekilde yaklaşıyoruz. Ortadoğu'da Kürtler bir güçtür. Bazı güçler bu gücü kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyor. Biz ise bu gücü bütün Kürt halkının hizmetine sunmak istiyoruz.”</p>

<p></p>

<p>‘KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ZAMAN VE ZEMİN OLUŞTU’</p>

<p></p>

<p>Üçüncü Dünya Savaşı Ortadoğu'da başladığında Kürt sorununun gündeme geldiğini belirten Bayık, “Kürt sorununun çözümü için zaman ve zemin oluştu. Ortadoğu’da bir şeyler yapmak isteyen, Kürtler olmadan yapamaz. Önder Apo bir süreç başlattı ve bu Kürt dinamiğini ortaya çıkardı. Bundan sonrası Kürtlerin birliğine bağlıdır. Kürt sorununun çözümü Kürtlerin birliğiyle mümkündür” dedi.</p>

<p></p>

<p>'İMRALI’YA GİTMEK İSTİYORUZ'</p>

<p></p>

<p>“Devlet sizden İmralı'yı ziyaret etmenizi istedi mi” sorusuna Bayık, şu şekilde cevap verdi: “Yasa Meclis'e girene kadar bazı çalışmalar yapıldı. Özellikle Önder Apo bu çalışmaları yürüttü. Bunun üzerine yasa çıktı. Konuşmalardan daha çok, siyasi ve hukuki alanda pratik adımların atılması gerekiyor. Bu yeni bir aşama. Bu aşamada hem siyasi hem de hukuki anlamda pratik adımlar atılması gerek. Yasa bu adımı hazırladı. Gazeteciler ve danışmanlar Önder Apo ile görüşmeye gitmeli. Önder Apo Türkiye toplumuna seslenirse oluşan kaygılar ortadan kalkar. Bazı siyasetçilerin ve akademisyenlerin de İmralı'ya gitmesi gerekiyor. Bunların önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi gerekiyor. Kürt ve Türk toplumunda çok fazla kuşku var. Önder Apo'nun hitabı bu kuşkuları ortadan kaldırır. Türkiye'nin yaklaşımı bizde de kuşkular oluşturuyor. KCK'nin de İmralı'yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Önder Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez. Bu adım Kürtlerden daha çok Türkiye için gereklidir; çünkü Türkiye devletinin durumu iyi değil. Dünyada yürütülen savaş Türkiye'yi çok sıkıştırıyor. Türkiye bütün imkanlarıyla PKK'yi yenmek istedi, ancak bu amacını gerçekleştiremedi."</p>

<p></p>

<p>'İMRALI İLE DOĞRUDAN BİR İLİŞKİMİZ HENÜZ OLUŞMADI'</p>

<p></p>

<p>KCK’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile doğrudan bir iletişim kanalı bulunmadığının altını çizen Bayık, “İlişkilerimiz var, ancak doğrudan değil. Bazı aracılar üzerinden iletişim var. Yasa çıktıktan ve her şey yasal hale geldikten sonra görüşmelerin yapılması gerekiyor. Sürecin hızla sonuca ulaşması gerekiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı da son dönemde sürecin hızlanması gerektiğini söyledi. Türkiye içinde ve dışında bazı taraflar süreci bozmak için çalışıyor" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TÜRKİYE DEVLETİNİ PARÇALAMAK İSTEMİYORUZ’</p>

<p></p>

<p>“Çıkarılan yasanın içeriği süreci geciktiriyor” diyen Bayık, devamında şunları söyledi: “Bu yaklaşım ve Türkiye'nin adım atmadaki ağırlığı nedeniyle sürecin yalnızca kasım ayına kadar değil, gelecek yıla kadar bile uzaması ihtimali var. Önder Apo'ya, hareket adına süreci yürütmesi ve devletle ilişki kurması gerektiğini söyledik. Bu görevi ona verdik. Bu nedenle devlet onu esas alıyor. İnisiyatif onda olsa da Önder Apo hareketi ve halkı esas alıyor. Görüşlerimiz, taleplerimiz ve eleştirilerimiz dikkate alınıyor. Önder Apo süreçte önemli bir rol üstleniyor. Ona, hareket adına devletle iletişim kurması için yetki verdik; kendi başına bu süreci yürütmüyor orada bazı arkadaşlar da var. Taleplerimiz açıktır. 50 yıl boyunca mücadele ettik, bedeller ödedik ve büyük acılar yaşadık. Sonuç olarak Kürt halkını ayağa kaldırdık. Kürtler kendi kimliği, dili ve kültürüyle konuşmak ve kendi topraklarında özgürce yaşamak istiyor. Bu bizim doğal hakkımızdır. Türkiye devletinden fazladan bir şey istemiyoruz. Türkiye devletini parçalamak ve bir devlet kurmak istemiyoruz. Devlet Kürtlere özgürlük sağlamıyor, baskı uyguluyor.”</p>

<p></p>

<p>'KÜRTLERİN ANAYASAL HAKLARI İÇİN ÇALIŞIYORUZ’</p>

<p></p>

<p>Bugüne kadar Kürtler için Anayasa’da hiçbir şey olmadığını vurgulayan Bayık, “Kürtlere karşı inkâr politikası yürütülüyor. Türkiye yasalarında değişiklik yapılmasını istiyoruz. Türkiye'de Kürtler hukuk ve adaletin dışında bırakılmış durumda. Kürtlerin haklarının Türkiye Anayasası'nda yer alması için çalışıyoruz. Türkler, Kürtlerin yardımıyla zor durumdan çıktılar. Ne geliştirdilerse Kürtlerin yardımıyla geliştirdiler; bu tarihsel olarak belgelenmiştir, ancak bu tarihi gizlediler. Biz şimdi bu tarihi ortaya çıkarıyoruz. Devlet, eğer gerilla silah bırakırsa Kürtler için değişiklikler yapacağını ve adımlar atacağını söylüyor. Kongremizi yaptığımızda ve PKK'yi feshettiğimizde, Önder Apo'nun ancak alınan kararları pratikte yürütebileceğini söyledik. Bunu yapması için Önder Apo’nun fiziksel olarak özgür olması gerek. Olmadığı sürece devletin yasası uygulanmaz. Bunun zemini var ve zamanı gelmiştir. Devletin yaptığı açıklamaların arkasında durması gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘TÜRKİYE DEVLETİNE KUŞKUYLA YAKLAŞIYORUZ’</p>

<p></p>

<p>“Önder Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz” diyen Bayık, “Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Türk hukukunda Kürtler yok. Değişiklik yapılmazsa Kürtlerin her türlü baskı altına alınması ve yok edilmeye çalışılması devam edecektir. Türkiye bu zihniyetle devam ederse zarar görecektir. Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz. Kayyımlar devam ediyor. Şimdiye kadar siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Aralarında birçok hasta da bulunuyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekiyor. Terör listesinden de şimdiye kadar kimse çıkarılmadı. Eski siyasetten değişen bir şey yok. Bundan kaynaklı kaygılar var. Bu kaygıların ortadan kalkması için somut adımların atılması gerek. Her şeyi silah bırakmaya sıkıştıran bir anlayış var” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘BİZ BİR MÜCADELE HAREKETİYİZ’</p>

<p></p>

<p>Silah bırakmaya hazır olduklarının altını çizen Bayık, “Biz silah aşığı değiliz; halkımızı korumak için silah taşıdık. Bir kez daha savaş istemiyoruz. Bunu dünyaya ilan ettik, ancak güvenceler istiyoruz. Devlet de korkuyor ve kuşkuyla yaklaşıyor. Bunu ortadan kaldırmak için silahları da yaktık. PKK örgütsel olarak feshedildi, ancak bu PKK'nin ruhunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. PKK, Kürt toplumu içinde bir ruh oluşturdu ve onu canlı hale getirdi. Bu ruhla bugüne geldik. Bu ruhla katliamların önünü aldık. PKK bir ruhtur, Kürtler bu ruh ile canlandı. Bu bir hakikat. 50 yıllık süreçte hatalar da yaptık. Bu, istediğimiz sonuçları alamamamıza neden oldu. Bu yöntemle devam edersek tehlikelerin ortaya çıkabileceğini gördük. Mücadeleden vazgeçmedik; biz bir mücadele hareketiyiz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>PKK'NİN FESHEDİLMESİ NASIL KARŞILANDI?</p>

<p></p>

<p>PKK’nin feshedilmesinin bazı kişilerin kabul etmediğini vurgulayan Bayık, devamında şunları söyledi: “Bazı kişiler bunu kabul etmedi, bazı kişiler tereddüt yaşadı, halk da kuşkuya düştü. Ancak bu uzun sürmedi. PKK şimdi siyasi bir biçimde faaliyet yürütüyor. Hiçbir zaman özgürlükten ve halkımızdan vazgeçmeyiz. Bütün halklar için mücadele ediyoruz. PKK üyeleri halklarına hizmet edecek. Bunun dışında bir çabaları da yok. Onların bireysel bir yaşamları yok, yaşamlarını halk ve ülkelerinin özgürlüğüne adanmıştır. Ne maddiyat ne de başka bir şey yok. Sadece Kürtlerin değişmesi ve dönüşmesi yetmez, Türkiye Devleti’nin bir bütün olarak değişmesi ve dönüşmesi gerek. Ancak o zaman sonuç alınır. Türkiye’de bir değişim ve dönüşüm yaratmak Kürtler’de değişim ve dönüşüm yaratmaktan daha zor ancak bu ikisini bir arada yapılması gerek yoksa sonuç alınmaz. Demokratik bir Cumhuriyet olmadan hiçbir halkın sorunları çözüme kavuşmaz.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘KÜRTLERİN BİRLİĞİ İÇİN KOŞULSUZ HAZIRIZ’</p>

<p></p>

<p>“Kürtlerin birliği için tarihsel bir fırsat oluşmuştur” diyen Bayık, “Herkesle masaya oturmaya ve Kürt ulusal birliği için çalışmaya hazırız; bu konuda hiçbir şartımız yok. Herkes ulusal birliği, demokratikleşmeyi, özgürlüğü esas almalı, esaslarımız budur. Başûr’da iki yıldır bir seçim oldu ancak hükümet kurulmadı. Hepimizin Başûr Kürdistanı'nın kazanımlarını koruması gerekiyor. Başûr’da demokratik bir hükümet oluşması gerek. Devletler Başûr'un statüsünü bozmak istiyor. Önder Apo Başûr’un kazanımlarının korunması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Önder Apo, KDP ve YNK liderleriyle görüşmek istiyor. KDP ve YNK başta olmak üzere Başûr’daki her siyasi oluşum Önder Apo ile görüşmek istemeli, bu ulusal bir görev. Bunun için baskı yapmaları gerek yoksa Türkiye kabul etmez. Başûr'daki yetkililerle bazı görüşmelerimiz oldu ve birbirimizin görüşlerini alıyoruz. Başûr’da bir hükümet kurulamıyor. Siyasi partiler kendi çıkarlarını değil ulusun çıkarlarını öncelemeli. Halkın halklarını öncelemeliler” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>‘KÜRTLER BAAS ZİHNİYETİNİ BİR DAHA KABUL ETMEMELİ’</p>

<p></p>

<p>Kuzey ve Doğur Suriye’de QSD'nin feshedilmesi ve entegrasyona değinen Bayık, “Demokratik entegrasyon, her şeyi devlete teslim etmek anlamına gelmez. Kürt bölgelerinin özerkliğinin olması gerekiyor. Suriye devleti Rojava Kürdistanı'nda BAAS rejimi gibi hareket etmek istiyor. Kürtler BAAS zihniyetini bir daha kabul etmemeli. Kürtçe dersinin kısıtlanması kabul edilmemeli bu Kürtlere hakaret. Sadece dilini değil kimliğini de kabul etmiyor. Sîpan Hiznî'nin öldürülmesi ve Kobani'deki cezaevi olayını takip ettik. Suriye devleti adım adım Rojava’yı ele geçirmek istiyor. Kürtler bunu kabul etmemeli ve taviz vermeden direnmeli. Suriye’de gelecekte ne olacağı belirsiz. Birçok yerde halk ayaklanmış durumda. Rojava Kürdistanı ağır bedeller ödedi ve dünyayı DAİŞ’ten kurtardı. İnsanlık Rojava Kürdistanı'na borçludur” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>‘MAZLÛM EBDÎ GÖREVİ KABUL ETMEMELİYDİ’</p>

<p></p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlûm Ebdî’nin yeni görevi konusunda yapılan eleştirilere değinen Bayık, “Mazlûm Ebdî, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şera'nın danışmanı oldu. Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi. Şera’nın Kürtlere ihtiyacı var. Ancak Kürtler birbirlerine dost olursa dostları olur. Bunun dışında, 'Bu Kürtlerin dostudur’ diyebileceğimiz bir güç yoktur. Ancak bu, ilişkiler kurmadığımız anlamına gelmez” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘KANDİL KÜRTLERİN KALESİDİR’</p>

<p></p>

<p>Irak hükümetinin Şengal’e dönük baskıları, Mêxmûr Mülteci Kampı, Kandil’in durumuna ve Rpjhilat’ta yaşananlara değinen Bayık, şunları söyledi: “Ezîdî Kürtleri, Irak devletiyle demokratik entegrasyon için adım atmak istiyor. Eğer bu gerçekleşirse iyi olur. Irak'ın bu sorunu çözmek istediği açık. Tahmin ediyorum ki KDP, Türkiye ve İran bunun gerçekleşmesini istemiyor.&nbsp;Eğer süreç başarıya ulaşırsa Mahmur Kampı dosyası da çözülecektir. Türkiye ve Irak devletleri, Mahmur Kampı halkının Türkiye'ye dönmesi yönünde karar aldılar. Bu adım için güvencelerin olması gerekiyor. Bunun için sürecin başarıya ulaşması gerek. İnsanlar dönecekse onurlu bir şekilde dönmeli. Bu insanların köylerinde hala korucular var. Onları çıkarmadan bu insanlar nasıl köylerine dönsün. Bir garanti lazım. Garantisi süreçtir. Yıllardır Kürtçe eğitim görüyorlar, Türkçe eğitim alamazlar bunun için de bir çözüm bulunmalı. Önder Apo ‘kimse bireysel olarak Türkiye’ye dönmemesi gerek’ diyor.&nbsp;Kandil, Kürtlerin kalesidir. Kandil halkını kimseye teslim etmeyiz; kendilerini korumaları gerekiyor. Önder Apo Kandil halının savunulması gerektiğini söylüyor. Kandil halkı bütün Kürtlere hizmet etti. Kandil'i korumak tüm Kürtlerin görevidir.&nbsp;İran rejimi Kürt sorununu çözmezse yıkılacaktır. Rojhilat Kürtlerinin kendilerini örgütlemeleri ve hazırlamaları gerekiyor. Demokratik entegrasyon başarıya ulaşmazsa, savaş olsa bile kendilerini savaşa hazırlamaları gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>BÜYÜK BİR SAVAŞA DA HAZIRIZ</p>

<p></p>

<p>Barış süreci için bazı adımlar attık ve bunun için bir zemin oluşturduk. Bu zemini güçlendirmek ve başarıya ulaştırmak istiyoruz. Siyasetle, çabalayarak daha fazla sonuç alacağız. Eğer süreç başarıya ulaşmazsa büyük bir savaşa da hazırız. Halkımızın amaçlarını gerçekleştirmediğimiz sürece mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 22:48:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bayik-imraliya-gitmemiz-gerekiyor-bu-olmazsa-surec-saglikli-h108151.html">Bayık: İmralıya gitmemiz gerekiyor, bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/gursel-tekin-in-chp-istanbul-il-baskanligi-gorevi-sona-erdi-h108150.html</link>
		<title>Gürsel Tekin&amp;#039;in CHP İstanbul il başkanlığı görevi sona erdi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’de mahkeme kararıyla İstanbul il başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin’in görevi tedbir kararının kaldırılmasıyla sona erdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ANKA’nın haberine göre&nbsp;İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi,&nbsp;‘durum ve koşulların değişmesini’&nbsp;gerekçe göstererek, CHP İstanbul İl Kongresi üzerindeki tüm tedbirleri kaldırdı. Böylece Gürsel Tekin ve heyetinin görevi sonlandırıldı.</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>CHP’nin 8 Ekim 2023’te yapılan İstanbul il kongresinde Özgür Çelik il başkan seçilmişti. Fakat kongrenin ardından&nbsp;‘oylamaya hile karıştırıldığı’&nbsp;öne sürülmüştü.&nbsp;</p>

<p>İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül’de kongreyi iptal edip Çelik ve yönetimini görevden almıştı. Gürsel Tekin dahil beş kişilik bir heyet, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na&nbsp;‘geçici kurul’&nbsp;olarak atanmış, iki kişi kuruldan çekilmişti.</p>

<p>Mahkeme, 10 Temmuz’da Tekin ve heyetinin göreve devam etmesine karar vererek duruşmayı ertelemişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 20:20:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/gursel-tekin-in-chp-istanbul-il-baskanligi-gorevi-sona-erdi-h108150.html">Gürsel Tekin&amp;#039;in CHP İstanbul il başkanlığı görevi sona erdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/30-yil-sonra-tahliye-olan-bingol-onderimiz-cikmadan-ozguruz-diyemeyiz-h108149.html</link>
		<title>30 yıl sonra tahliye olan Bingöl: Önderimiz çıkmadan özgürüz diyemeyiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[30 yıllık tutsaklıktan sonra tahliye edilen İmdat Bingöl, &quot;Önderimiz ve tutsak arkadaşlarımız cezaevinden çıkmadığı sürece özgürlükten bahsedemeyiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Mûş Temsilciliği öncülüğünde, Gimgim'ın (Varto) girişinde, 30 yıl 1 ay sonra Erzurum Dumlu 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edilen İmdat Bingöl karşılandı. Karşılamanın ardından Bingöl'ün doğduğu Gomagorgo köyündeki ailesinin evine geçildi. Bingöl, aile evinde de ailesinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri tarafından kitlesel olarak karşılandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>'ÖNDERİMİZ ÇIKMADAN ÖZGÜRÜZ DİYEMEYİZ'</p>

<p></p>

<p>Burada konuşan TUHAY-DER Mûş Temsilciliği Eşsözcüsü Barış Kılıç, cezaevindeki tutsakların yıllarca süren mücadelesinin kendilerine güç verdiğini kaydetti. Ardından konuşan Bingöl ise hem cezaevlerinde hem dışarıda mücadele verildiğini kaydederek, "İnancımız adım adım büyüyor. Kürt halkının başarması yakın. Ama Önderimiz ve tutsak arkadaşlarımız cezaevinden çıkmadığı sürece özgürlükten bahsedemeyiz. Hem dağdaki hem zindandaki yoldaşlarımız döndüğünde 'başardık' diyebiliriz. Zindandaki arkadaşlarımızın selamı vardı. Onların morali de inancı da yüksek" dedi.</p>

<p></p>

<p>İMDAT BİNGÖL HAKKINDA</p>

<p></p>

<p>İmdat Bingöl, 1992'de Kürt özgürlük mücadelesine katıldıktan dört yıl sonra tutuklandı. 1996'da Diyarbakır'da Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanan Bingöl'e müebbet hapis cezası verildi. Bingöl, tutuklu kaldığı yıllar boyunca Mûş, Panos (Patnos), Gümüşhane, Dilok, Trabzon gibi kentlerdeki cezaevlerinde tutulduktan sonra, bugün Erzurum Dumlu 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nden tahliye oldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 20:19:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/30-yil-sonra-tahliye-olan-bingol-onderimiz-cikmadan-ozguruz-diyemeyiz-h108149.html">30 yıl sonra tahliye olan Bingöl: Önderimiz çıkmadan özgürüz diyemeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ebd-kobanda-halkla-bir-araya-geldi-h108148.html</link>
		<title>Ebdî, Kobanêda halkla bir araya geldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlûm Ebdî, Kobanê halkıyla bir araya gelerek “Kürt dili dosyası üzerindeki tartışmalar devam ediyor ve bunun içinde çözüm bulunacaktır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlûm Ebdî ve Kobanê Tugay Komutanı Mehmûd Berxwedan, son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla Kobanê halkıyla bir araya geldi. Saygı duruşunun ardından konuşma yapan Ebdî, cezaevindeki yangını ve Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin ardından yapılan eylemleri hatırlatarak, “Protesto eylemlerinin ardından bir grup genç gözaltına alındı. Daha sonra, tüm tutsakların Halep’e gönderileceği tehditleri nedeniyle cezaevinde gerginlik çıktı ve bunun sonucunda 10 tutsak şehit oldu ve 17 tutsak da yaralandı” dedi. Ebdî, olayın aydınlatılması için özel bir soruşturma komitesinin kurulduğunu açıkladı.</p>

<p></p>

<p>Geçici Hükümet ile varılan 29 Ocak Anlaşması’danve uygulanmasından da bahseden Ebdî, ana başlıklardan birçoğunun çözüme kavuşturulduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kürtçe eğitime de dikkat çeken Ebdî sözlerini şöyle noktaladı: “Kürt dili dosyası üzerindeki tartışmalar devam ediyor ve bunun içinde çözüm bulunacaktır. Anadilimiz ve eğitim dili olan Kürtçe’nin resmi bir dil olması gerekir.”</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 20:19:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ebd-kobanda-halkla-bir-araya-geldi-h108148.html">Ebdî, Kobanêda halkla bir araya geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/hpgden-maddi-yardim-talebi-aciklamasi-h108147.html</link>
		<title>HPGden maddi yardım talebi açıklaması</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Feshedilen PKK’nin askeri kanadı HPG, “Yurtsever halkımızı, dostlarımızı ve çok çeşitli kesimleri, her ne olursa olsun kendilerine not veya başka yöntemlerle ulaşan kişilere itibar etmemeye, PKK adına maddi yardım isteyen kişilere karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz” açıklamasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>HPG&nbsp;Basın&nbsp;İrtibat&nbsp;Merkezi&nbsp;imzasıyla&nbsp;yapılan&nbsp;yazılıaçıklamada&nbsp;son&nbsp;dönemlerde&nbsp;PKK&nbsp;adına&nbsp;halktan&nbsp;veçeşitli&nbsp;çevrelerden&nbsp;yardım&nbsp;talebinde&nbsp;bulunulduğunadikkat&nbsp;çekildi&nbsp;ve&nbsp;uyarı&nbsp;yapıldı.</p>

<p>Örgüte&nbsp;yakın&nbsp;ANF’nin&nbsp;paylaştığı&nbsp;açıklamada&nbsp;“Sondönemde&nbsp;çeşitli&nbsp;merkezlerde,&nbsp;PKK&nbsp;adına&nbsp;yurtseverhalkımızdan,&nbsp;iş&nbsp;insanlarından&nbsp;ve&nbsp;çeşitli&nbsp;kesimlerdenyardım&nbsp;talebinde&nbsp;bulunulduğu&nbsp;yönünde&nbsp;bilgileralmaktayız”&nbsp;ifadeleri&nbsp;yer&nbsp;aldı.</p>

<p>“Herhangi&nbsp;bir&nbsp;yardım&nbsp;talebinin&nbsp;olmadığı”&nbsp;belirtilenaçıklamada,&nbsp;“Birçok&nbsp;merkeze&nbsp;dair&nbsp;gelen&nbsp;bu&nbsp;bilgilertarafımızca&nbsp;araştırılmıştır.&nbsp;Mevcut&nbsp;durumda,gerillalarımızın&nbsp;bulunduğu&nbsp;veya&nbsp;bulunmadığı&nbsp;yerlerdehiç&nbsp;kimseden&nbsp;yardım&nbsp;talebinde&nbsp;bulunulmadığısonucuna&nbsp;ulaşılmıştır.&nbsp;Dolayısıyla&nbsp;her&nbsp;nerede&nbsp;olursaolsun&nbsp;bu&nbsp;biçimde&nbsp;yardım&nbsp;talebinde&nbsp;bulunanlar,&nbsp;gerillave&nbsp;hareketimizle&nbsp;bağ&nbsp;içerisinde&nbsp;bulunan&nbsp;kimselerdeğildir.&nbsp;Aksine,&nbsp;bu&nbsp;konuda&nbsp;bilinçli&nbsp;olarak&nbsp;çetegruplarının&nbsp;devreye&nbsp;konulduğu&nbsp;ve&nbsp;bu&nbsp;tür&nbsp;olumsuzpratiklerin&nbsp;o&nbsp;gruplar&nbsp;tarafından&nbsp;yapıldığına&nbsp;dönükbulgular&nbsp;elde&nbsp;edilmiştir”&nbsp;denildi.</p>

<p>Devamında&nbsp;ise&nbsp;uyarıda&nbsp;bulunularak&nbsp;“Yurtseverhalkımızı,&nbsp;dostlarımızı&nbsp;ve&nbsp;çok&nbsp;çeşitli&nbsp;kesimleri,&nbsp;her&nbsp;neolursa&nbsp;olsun&nbsp;kendilerine&nbsp;not&nbsp;veya&nbsp;başka&nbsp;yöntemlerleulaşan&nbsp;kişilere&nbsp;itibar&nbsp;etmemeye,&nbsp;PKK&nbsp;adına&nbsp;maddiyardım&nbsp;isteyen&nbsp;kişilere&nbsp;karşı&nbsp;duyarlı&nbsp;olmayaçağırıyoruz”&nbsp;açıklamasında&nbsp;bulunuldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 17:19:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/hpgden-maddi-yardim-talebi-aciklamasi-h108147.html">HPGden maddi yardım talebi açıklaması</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/konut-sektorunde-cokus-suruyor-agustosta-yuzde-14luk-dusus-h108146.html</link>
		<title>Konut sektöründe çöküş sürüyor: Ağustosta yüzde 14lük düşüş</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK verilerine göre toplam konut satışları ağustosta yıllık yüzde 14,7 düşüşle 127 bin 410 oldu. Satışlar temmuzda da yıllık yüzde 17 gerilemişti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye&nbsp;genelinde&nbsp;ilk&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satış&nbsp;sayısı&nbsp;ağustosayında&nbsp;bir&nbsp;önceki&nbsp;yılın&nbsp;aynı&nbsp;ayına&nbsp;göre&nbsp;yüzde&nbsp;4,5oranında&nbsp;azalarak&nbsp;44&nbsp;bin&nbsp;378&nbsp;oldu.</p>

<p>Bloomberg'in&nbsp;derlediği&nbsp;verilere&nbsp;göre&nbsp;ikinci&nbsp;el&nbsp;konutsatışları&nbsp;ise&nbsp;ağustos&nbsp;ayında&nbsp;bir&nbsp;önceki&nbsp;yılın&nbsp;aynı&nbsp;ayınagöre&nbsp;yüzde&nbsp;19,4&nbsp;oranında&nbsp;azalarak&nbsp;83&nbsp;bin&nbsp;32&nbsp;oldu.</p>

<p>Toplam&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;içinde&nbsp;ilk&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışlarınınpayı&nbsp;yüzde&nbsp;34,8,&nbsp;ikinci&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışlarının&nbsp;payı&nbsp;yüzde65,2&nbsp;oldu.</p>

<p>İpotekli&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;arttı</p>

<p>Türkiye&nbsp;genelinde&nbsp;ipotekli&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;ağustosayında&nbsp;bir&nbsp;önceki&nbsp;yılın&nbsp;aynı&nbsp;ayına&nbsp;göre&nbsp;yüzde&nbsp;7,2oranında&nbsp;artarak&nbsp;22&nbsp;bin&nbsp;131&nbsp;oldu.</p>

<p>Diğer&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;ise&nbsp;ağustos&nbsp;ayında&nbsp;bir&nbsp;öncekiyılın&nbsp;aynı&nbsp;ayına&nbsp;göre&nbsp;yüzde&nbsp;18,3&nbsp;oranında&nbsp;azalarak105&nbsp;bin&nbsp;279&nbsp;oldu.&nbsp;Toplam&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;içindeipotekli&nbsp;satışların&nbsp;payı&nbsp;yüzde&nbsp;17,4&nbsp;diğer&nbsp;satışların&nbsp;payıyüzde&nbsp;82,6&nbsp;olarak&nbsp;gerçekleşti.</p>

<p>İlk&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;yüzde&nbsp;4,5&nbsp;azaldı</p>

<p>Takvim&nbsp;etkilerinden&nbsp;arındırılmış&nbsp;serilerde,&nbsp;bir&nbsp;öncekiyılın&nbsp;aynı&nbsp;ayına&nbsp;göre&nbsp;ilk&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;yüzde&nbsp;4,5azaldı;&nbsp;ikinci&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;yüzde&nbsp;19,4&nbsp;azaldı.</p>

<p>Mevsim&nbsp;ve&nbsp;takvim&nbsp;etkilerinden&nbsp;arındırılmış&nbsp;serilerdeise&nbsp;bir&nbsp;önceki&nbsp;aya&nbsp;göre&nbsp;ilk&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;yüzde&nbsp;3,5arttı;&nbsp;ikinci&nbsp;el&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;yüzde&nbsp;0,7&nbsp;arttı.</p>

<p>Yabancılara&nbsp;satışlar&nbsp;arttı</p>

<p>Yabancılara&nbsp;yapılan&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;ağustos&nbsp;ayında&nbsp;birönceki&nbsp;yılın&nbsp;aynı&nbsp;ayına&nbsp;göre&nbsp;yüzde&nbsp;0,1&nbsp;oranındaartarak&nbsp;bin&nbsp;938&nbsp;oldu.</p>

<p>Ağustos&nbsp;ayında&nbsp;toplam&nbsp;konut&nbsp;satışları&nbsp;içindeyabancılara&nbsp;yapılan&nbsp;konut&nbsp;satışının&nbsp;payı&nbsp;yüzde&nbsp;1,5olarak&nbsp;gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-Ağustos&nbsp;döneminde&nbsp;yabancılara&nbsp;yapılan&nbsp;konutsatışları&nbsp;ise&nbsp;bir&nbsp;önceki&nbsp;yılın&nbsp;aynı&nbsp;dönemine&nbsp;göre&nbsp;yüzde6,3&nbsp;oranında&nbsp;azalarak&nbsp;13&nbsp;bin&nbsp;141&nbsp;olarak&nbsp;gerçekleşti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 17:18:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/konut-sektorunde-cokus-suruyor-agustosta-yuzde-14luk-dusus-h108146.html">Konut sektöründe çöküş sürüyor: Ağustosta yüzde 14lük düşüş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-da-bir-erkek-okul-bahcesinde-esini-bicakladi-h108145.html</link>
		<title>Ankara&amp;#039;da bir erkek okul bahçesinde eşini bıçakladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara’nın Etimesgut ilçesinde bir kadın boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından bıçaklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İddiaya göre 26 yaşındaki Buse G., Elvan Mahallesi’ndeki ilkokulda okuyan çocuğunu almak için okula gitti.</p>

<p>Genç kadın diğer velilerle çocuğunu beklerken yanına boşanmak üzere olduğu eşi B.G. geldi. İkili arasında başlayan tartışmanın ardından adam kadını bıçaklayıp olay yerinden kaçtı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlıkçılar ve polis sevk edildi. Buse G. ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Zanlı B.G. hala aranıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 17:16:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ankara-da-bir-erkek-okul-bahcesinde-esini-bicakladi-h108145.html">Ankara&amp;#039;da bir erkek okul bahçesinde eşini bıçakladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/yargiya-mudahale-eden-suc-orgutu-biri-avukat-bes-h108144.html</link>
		<title>Yargıya müdahale eden &amp;#039;suç örgütü&amp;#039;: Biri avukat beş gözaltı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’daki adliyelerde yargı süreçlerine müdahale ettiği iddia edilen beş kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bakırköy başsavcılığı, M.Ş. liderliğindeki&nbsp;‘suç örgütü’nün 2022-2024’te İstanbul’daki yargı süreçlerine menfaat karşılığında müdahale ettiği iddiasına soruşturma başlattı.</p>

<p>Buna göre ikisi avukat altı kişi soruşturuluyor.</p>

<p>Jandarma M.Ş. ve avukat B.N.T. dahil beş kişiyi gözaltına alındı. Bir kişiyse aranıyor.</p>

<p>Şüphelilerin adreslerinde bulunan iki ruhsatsız tabancayaysa el kondu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 13:49:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/yargiya-mudahale-eden-suc-orgutu-biri-avukat-bes-h108144.html">Yargıya müdahale eden &amp;#039;suç örgütü&amp;#039;: Biri avukat beş gözaltı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-partiden-meclis-toplansin-cagrisi-h108143.html</link>
		<title>DEM Partiden Meclis &amp;#039;toplansın&amp;#039; çağrısı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Borsa İstanbul’da yaşanan kayıpların ardından Türkiye’deki ekonomik krize dikkat çeken DEM Parti Eş Genel Başkanları, Meclis’in 1 Ekim’i beklemeden toplanması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksinde yüzde 6’dan fazla değer kaybetmesinin ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları, Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, Meclis'in 1 Ekim tarihini beklemeden toplanması çağrısında bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Eş Genel Başkanlar adına yapılan açıklamada, kronikleşen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, jeopolitik risklerdeki artış, akaryakıt zamları ve son olarak da Borsa İstanbul’da yaşananlarla büyük bir kaos ve vurgunun ortaya çıktığı ifade edildi. İktidarın somut adımlar atması gerektiği belirtilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</p>

<p></p>

<p>EKONOMİ KARA KIŞINDAN ÇIKAMIYOR</p>

<p></p>

<p>"Türkiye ekonomisi tarihinin en uzun kara kışından çıkamıyor. Borçluluk rekor düzeylere ulaşırken milyarlar kazanan bankaların oluşturduğu tablo toplumun umudunu söndürüyor. Faizden ve ranttan serbestçe kazanç sağlanması, emek vermeden para kazanma fikrini yaygınlaştırıyor. Bu da hem kurumları aşındırıyor hem de toplumsal çürümeye zemin hazırlıyor. Eşitsiz ve adaletsiz ekonomik düzen, dün Borsa İstanbul'da yaşanan kaosla yurttaşlarımızı bir kez daha sarstı. Bazı yatırım fonlarının katılımcılara ödeme yapamamasıyla birlikte bazı şirketlere ilişkin haberlerin ardından BIST 100 yüzde 6'dan fazla değer kaybetti, devre kesici devreye girdi. Bu, son yılların en büyük kayıplarından birine yol açtı. Şimdi cevaplanması gereken sorular ortadadır: Bu riskler ne zamandır biliniyordu? Denetleyici kurumlar ne yaptı? Yatırımcıların zararının büyümesi neden engellenemedi?</p>

<p></p>

<p>MECLİS’İN SORUMLULUKLARI</p>

<p></p>

<p>Borsa İstanbul'daki kaos ve vurgun, FED'in 16 Eylül'de gerçekleştirdiği faiz artışı, yüksek enerji fiyatları, bölgesel savaşların büyüttüğü küresel belirsizlik, artan borç yükü ve umutsuzlukla birleşince Türkiye ekonomisi üzerindeki baskı daha da artıyor. Bu tabloya karşı sorumluluk almak, 86 milyonun yararına gerekli kararları alıp uygulamak yalnızca iktidarın değil, TBMM'nin ve siyaset kurumunun tamamının acil ve asli görevidir. Bu krizin ve daha derindeki yapısal krizin nedenlerini ortadan kaldırmak, parti fark etmeksizin Meclis'in ortak sorumluluğudur."</p>

<p></p>

<p>Meclis’in 1 Ekim’i beklemeden toplanması gerektiği vurgulanan açıklamada, Meclis’in sorumluluklar şu şekilde sıralandı:&nbsp;</p>

<p></p>

<p>“*Akaryakıtın yükünü küçük üreticinin sırtından alacak, çiftçinin ve küçük üreticinin kullandığı akaryakıtı sübvanse ederek üretim maliyetlerini düşürecek, kamu kaynaklarını rant ve ayrıcalık yerine emeğin ve üretimin desteklenmesi için kullanacak tedbirler almak,</p>

<p></p>

<p>*Sermaye piyasalarında denetimi objektif ve sıkı biçimde gerçekleştirmek,</p>

<p></p>

<p>*Başta bankalar olmak üzere faizden ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirmek,</p>

<p></p>

<p>*Kurumsal erozyona karşı liyakati esas alan kamu politikaları üretmek,</p>

<p></p>

<p>*Şirketleri değil mağdurları, sermaye sahiplerini değil yurttaşı koruyan tedbirler almak,</p>

<p></p>

<p>*Çiftçilerin, üreticilerin, KOBİ'lerin ve yurttaşların borçlarının faizlerini silerek yeniden yapılandırmak ve sübvanse etmek,</p>

<p></p>

<p>*Bütçede devasa boyutlara ulaşan faiz yükünü azaltmak,</p>

<p></p>

<p>*Vergide adaleti sağlamak,</p>

<p></p>

<p>*Yoksulların ve emekçilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmelerini sağlayacak tedbirler almak gibi öncelikli adımları istişareyle ve ortak akılla atmanın zamanı gelmiştir.”</p>

<p></p>

<p>‘MECLİS 1 EKİM’İ BEKLEMEDEN TOPLANMALI’</p>

<p></p>

<p>Meclis’in kapalı kalmasının ekonomik krizi büyüteceği ifade edilen açıklamada, “DEM Parti olarak, ülkemizi bu darboğazdan çıkaracak, toplumun lehine olacak her adımı desteklemeye ve katkı sunmaya hazırız. Elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz. Çünkü bu ülkenin geleceği hepimizin ortak meselesidir. Çağrımız açıktır: Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Ekim’i beklemeden, gerekli tedbirleri almak üzere olağanüstü toplanmalıdır” denildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 13:48:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-partiden-meclis-toplansin-cagrisi-h108143.html">DEM Partiden Meclis &amp;#039;toplansın&amp;#039; çağrısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/borsada-sert-dusus-yasanmisti-finansal-istikrar-komitesi-h108142.html</link>
		<title>Borsada sert düşüş yaşanmıştı... Finansal İstikrar Komitesi: &amp;#039;Sorun geçici ve yönetilebilir&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Borsa İstanbul’daki sert düşüş ve bazı fon şirketlerinin temerrüt açıklamalarının ardından Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek başkanlığında toplandı. Komite, piyasalardaki sorunun &#039;geçici ve yönetilebilir nitelikte&#039; olduğunu açıkladı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Finansal İstikrar Komitesi (FİK), piyasalarda son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından toplandı. Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;Mehmet Şimşek&nbsp;başkanlığındaki toplantı bugün saat 08.00’de, piyasaların açılmasından önce gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantının ardından yapılan açıklamada, sermaye piyasalarındaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketlerinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı değerlendirildi.</p>

<p>Komite, “Borsa&nbsp;İstanbul’un ve sermaye piyasalarımızın işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmamaktadır. Sorun, fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşmakta olup geçici ve yönetilebilir niteliktedir” açıklamasında bulundu.</p>

<p>‘Gerekli tüm tedbirler süratle uygulamaya konulacak’<br />
Açıklamada, piyasaların sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi ve makrofinansal istikrarın korunması amacıyla alınabilecek tedbirlerin değerlendirildiği belirtildi.</p>

<p>Komite, “Bu kapsamda gerekli tüm tedbirler ilgili kurumlarımız tarafından süratle uygulamaya konulacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kararlaştırılan tedbirlerin başta likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesine yönelik olacağı kaydedildi. Piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu belirlenenler hakkında düzenleyici ve denetleyici kurumların yetkilerini kullanmaya devam edeceği belirtildi.</p>

<p>Komite ayrıca vatandaşlardan yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınmasını istedi.</p>

<p>“Komitemiz gelişmeleri yakından takip edecek ve kamuoyunu gelişmelerden düzenli olarak bilgilendirecektir” denildi.</p>

<p>Borsa İstanbul’da&nbsp;sert düşüş<br />
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün yüzde 5,54 değer kaybederek günü 13 bin 122 puandan tamamladı. Bankacılık hisselerinde sert düşüşler yaşanırken, milyarlarca lira büyüklüğünde portföy yöneten bazı fon şirketleri de temerrüt açıkladı.</p>

<p>Bazı fon şirketleri, satış emirlerinin yaklaşık 45 gün sonra devreye girebileceğine ilişkin açıklamalar yaptı.</p>

<p>Toplantı öncesinde Tera Portföy de yönettiği bazı serbest fonlarda fiyat hesaplama ve yatırımcıya ödeme sürelerinde değişikliğe gitti. Şirket yönetimi, yaşanan gelişmelerin ardından “spekülatif atak” altında olduklarını açıkladı.</p>

<p>İnfo Yatırım’da inceleme<br />
Öte yandan İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İnfo Yatırım’ın merkezinde inceleme gerçekleştirdi.</p>

<p>İnfo Yatırım ile Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp’in de İstanbul’da gözaltına alındığı, Gökalp’in evinde arama yapıldığı ve İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Operasyonun hangi soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği ve Gökalp’e yöneltilen suçlamalar konusunda resmi makamlardan henüz ayrıntılı açıklama yapılmadı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 12:46:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/borsada-sert-dusus-yasanmisti-finansal-istikrar-komitesi-h108142.html">Borsada sert düşüş yaşanmıştı... Finansal İstikrar Komitesi: &amp;#039;Sorun geçici ve yönetilebilir&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kiziltepe-jitem-davasinda-sanikti-kozinoglu-sorusturmasi-h108141.html</link>
		<title>Kızıltepe JİTEM davasında sanıktı... Kozinoğlu soruşturması: Hasan Atilla Uğur için gözaltı kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[2011’de Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. 3 kişi gözaltına alınırken, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur’un Kıbrıs’ta olduğu tespit edildi]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Operasyonda hakkında gözaltı kararı bulunan Hasan Ataman Yıldırım, Ali İşgören ve Necip Doğan gözaltına alındı.</p>

<p>Hakkında gözaltı kararı bulunan Kaşif Kozinoğlu’nun hapisteki koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur’un ise Kıbrıs’ta olduğu tespit edildi. Uğur’un yakalanması ve iadesine yönelik adli çalışmaların devam ettiği bildirildi.</p>

<p>İLK SORUŞTURMADA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLMİŞTİ</p>

<p>Ali İşgören, dönemin Silivri Başsavcısı idi ve Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili ilk soruşturmada takipsizlik kararı vermişti. İşgören daha sonra “FETÖ bağlantıları” nedeniyle görevden ihraç edilmişti.</p>

<p>Necip Doğan ise dönemin cezaevi savcısıydı ve olay yeri incelemesine katıldı. Doğan da daha sonra “FETÖ bağlantıları” nedeniyle ihraç edilmişti.</p>

<p>Hasan Ataman Yıldırım, Kozinoğlu yaşamını yitirdiğinde Hasan Atilla Uğur ile birlikte cezaevindeki koğuş arkadaşıydı.</p>

<p>SORUŞTURMA YENİDEN BAŞLATILMIŞTI</p>

<p>Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011’de rahatsızlanmış, Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilirken hayatını kaybetmişti.</p>

<p>O dönem yürütülen soruşturma kapsamında kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş; cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu’nun eşinin ifadeleri alınmıştı. Soruşturma, 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştı.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendiğini duyurdu.</p>

<p>Gürlek, Silivri Sulh Ceza Hakimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla 2012’de verilen takipsizlik kararının kaldırıldığını ve soruşturmanın yeniden başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındığını ve özel bir soruşturma ekibi oluşturulduğunu belirten Gürlek, olayın tüm yönleriyle yeniden incelendiğini söyledi.</p>

<p>Gürlek ayrıca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, 10 şüphelinin gözaltına alındığını, bir şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurtdışında bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisi hakkında da inceleme başlatılmıştı.</p>

<p>UĞUR, MARDİN’DEKİ 22 KİŞİNİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA SANIK OLMUŞTU</p>

<p>Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüyle adı gündeme gelen Hasan Atilla Uğur, JİTEM bağlantıları ve Ergenekon davalarıyla da uzun süre gündemde kalmıştı.</p>

<p>Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin hukuk dışı infaz edilmesi ve zorla kaybedilmesi ile ilgili 4’ü asker, 5’i köy korucusu 9 sanık hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 Temmuz 2014’te iddianame düzenlendi.</p>

<p>İddianamedeki 9 şüphelinin başında Hasan Atilla Uğur yer aldı. Uğur hakkında “silahlı örgüt kurma ve yönetme, kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işkence” suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Diğer şüpheliler Ahmet Boncuk, Ünal Alkan, Abdurrahman Kurğa, Ramazan Çetin, Mehmet Emin Kurğa, İsmet Kandemir, Eşref Hatipoğlu ve Mehmet Salih Kılınçaslan’a ise “silahlı örgüte üye olma, kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işkence” suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Yargıtay 5. Ceza Dairesi, henüz ilk duruşma başlamadan davanın “güvenlik gerekçesiyle” Mardin’den Ankara’ya nakledilmesine karar verdi. Duruşmaların mağdur yakınları ve delillerden kilometrelerce uzakta, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verildi.</p>

<p>Dava süresince toplam 18 duruşma görüldü. Sanıklar tutuksuz yargılandı ve haklarında duruşmalara katılmaktan vareste tutulma kararı verildi.</p>

<p>DAVA ZAMAN AŞIMI VE BERAAT KARARLARIYLA SONUÇLANDI</p>

<p>Davanın 3 Mart 2015’te görülen ilk duruşmasında mahkeme, üst düzey komutanların yargılanması için HSYK’dan izin alınması gerektiği gerekçesiyle davayı durdurdu. HSYK ise sanıkların “silahlı örgüt kurmak” ve “tasarlayarak insan öldürmek” suçlarından yargılandıkları için izin alınmasına gerek olmadığına ve doğrudan kovuşturma yapılabileceğine hükmetti.</p>

<p>Mağdur tarafın avukatlarından Av. Erdal Kuzu, insan öldürmenin hiçbir şekilde tevdi edilmiş bir görevden kaynaklanamayacağını belirterek mahkemenin HSYK iznine başvurmasının “ihsası rey” anlamına geldiğini savundu. Kuzu, yargılamanın Temizöz ve Çitil davaları gibi sanıkları aklamaya dönüştürülmek istendiğini söyleyerek mahkeme heyetinin çekilmesini talep etti. Talep reddedildi.</p>

<p>28 Mayıs 2019 tarihli duruşmada savcı, davanın esası hakkında mütalaasını verdi. Tüm sanıklar için istenilen cezaların eski Ceza Kanunu dönemine dair suçlar olması nedeniyle 10 ve 20 yıllık zaman aşımı süreleri gerekçe gösterilerek davanın düşürülmesi talep edildi. Ayrıca bir kısım sanıklar bakımından “müsnet eylemlerin gerçekleştiği sabit olmadığından” ya da “suç unsuru bulunmadığından” beraat talep edildi.</p>

<p>Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Eylül 2019’da kararını açıkladı. Mahkeme, 4’ü asker, 5’i korucu 9 kişinin yargılandığı davada tasarlayarak öldürme suçlamasının zaman aşımından düşmesine karar verdi. Sanıklar, örgüt yöneticiliği ve üyeliği suçlarından da beraat etti.</p>

<p>Karar istinafa taşındı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi “görevsizlik” kararı vererek dosyayı 19. Ceza Dairesine gönderdi. 19. Ceza Dairesi ise avukatların duruşmalı inceleme talebini dikkate almadı ve Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının onanmasına karar verdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 12:45:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kiziltepe-jitem-davasinda-sanikti-kozinoglu-sorusturmasi-h108141.html">Kızıltepe JİTEM davasında sanıktı... Kozinoğlu soruşturması: Hasan Atilla Uğur için gözaltı kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/suriye-de-ic-savastan-kacmisti-duvar-orup-sakladigi-h108140.html</link>
		<title>Suriye&amp;#039;de iç savaştan kaçmıştı: Duvar örüp sakladığı kütüphanesine 15 yıl sonra kavuştu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suriye’de Esad rejimi döneminde evindeki kütüphaneyi duvar örerek saklayan Abu Bilal, kitaplarına 15 yıl sonra kavuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>8 Aralık 2024’te muhalif güçler başkent Şam’ı ele geçirdiklerini ve Beşar Esad’ın ülkeden kaçtığını duyurdu. Böylelikle Suriye’deki 61 yıllık Baas rejimi çöktü.</p>

<p>13 yıl süren (2011-2024) Suriye’deki iç savaşta 620 bin kişi öldürüldü ve yaklaşık 14 milyon kişi yerinden edildi.</p>

<p>AA’nın aktardığına göre Abu Bilal Ekim 2011’de Suriye çıkan savaş sonrası Kuveyt’e yerleşti. Ancak evini terk etmeden önce kitaplarını ördüğü bir duvarın arkasına sakladı.</p>

<p>15 yıl sonra evine dönen yaşlı adam ördüğü duvarı yıkarak kitaplarına kavuştu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 12:44:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/suriye-de-ic-savastan-kacmisti-duvar-orup-sakladigi-h108140.html">Suriye&amp;#039;de iç savaştan kaçmıştı: Duvar örüp sakladığı kütüphanesine 15 yıl sonra kavuştu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/altin-fed-karari-ve-petrol-fiyatlarindaki-dususle-yukseldi-h108139.html</link>
		<title>Altın Fed kararı ve petrol fiyatlarındaki düşüşle yükseldi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın fiyatları, Fed&#039;in faiz kararı ve para politikasında daha fazla sıkılaşmaya işaret eden mesajlarının ardından yüzde 1&#039;in üzerinde yükseldi. Petrol fiyatlarındaki düşüş de altındaki yükselişi destekledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Altın&nbsp;fiyatları,&nbsp;ABD&nbsp;Merkez&nbsp;Bankası'nın&nbsp;(Fed)&nbsp;faizkararını&nbsp;ve&nbsp;para&nbsp;politikasında&nbsp;daha&nbsp;fazla&nbsp;sıkılaşmayagidilebileceğine&nbsp;ilişkin&nbsp;mesajlarını&nbsp;değerlendirenyatırımcıların&nbsp;etkisiyle&nbsp;17&nbsp;Eylül&nbsp;2026&nbsp;Perşembe&nbsp;günüyükselişe&nbsp;geçti.</p>

<p>Altın,&nbsp;perşembe&nbsp;günü&nbsp;yüzde&nbsp;1'in&nbsp;üzerinde&nbsp;değerkazanırken,&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarında&nbsp;önceki&nbsp;gün&nbsp;yaşananyükselişin&nbsp;hız&nbsp;kesmesi&nbsp;de&nbsp;fiyatlardaki&nbsp;artışıdestekleyen&nbsp;unsurlar&nbsp;arasında&nbsp;yer&nbsp;aldı.</p>

<p>Gram&nbsp;altın&nbsp;güne&nbsp;6&nbsp;bin&nbsp;723&nbsp;TL,&nbsp;ons&nbsp;altın&nbsp;ise&nbsp;4&nbsp;bin&nbsp;297dolar&nbsp;seviyesinden&nbsp;başladı.</p>

<p>Altın&nbsp;fiyatlarında&nbsp;son&nbsp;durum</p>

<p>Altın&nbsp;ve&nbsp;döviz&nbsp;kurundaki&nbsp;değişimler&nbsp;iç&nbsp;ve&nbsp;dışpiyasalarda&nbsp;yakından&nbsp;takip&nbsp;ediliyor.&nbsp;Yatırımcılar&nbsp;vevatandaşlar,&nbsp;günün&nbsp;ilk&nbsp;saatlerinden&nbsp;itibaren&nbsp;gram,çeyrek&nbsp;ve&nbsp;ons&nbsp;altının&nbsp;güncel&nbsp;fiyatlarını&nbsp;araştırıyor.</p>

<p>17&nbsp;Eylül&nbsp;2026&nbsp;Perşembe&nbsp;günü&nbsp;sabah&nbsp;saatlerindealtının&nbsp;satış&nbsp;fiyatları&nbsp;şöyle:</p>

<p>Gram&nbsp;altın:&nbsp;6&nbsp;bin&nbsp;723&nbsp;TL</p>

<p>Çeyrek&nbsp;altın:&nbsp;10&nbsp;bin&nbsp;968&nbsp;TL</p>

<p>Yarım&nbsp;altın:&nbsp;21&nbsp;bin&nbsp;930&nbsp;TL</p>

<p>Tam&nbsp;altın:&nbsp;44&nbsp;bin&nbsp;202&nbsp;TL</p>

<p>Cumhuriyet&nbsp;altını:&nbsp;43&nbsp;bin&nbsp;719&nbsp;TL</p>

<p>Gremse&nbsp;altın:&nbsp;110&nbsp;bin&nbsp;845&nbsp;TL</p>

<p>Ons&nbsp;altın:&nbsp;4&nbsp;bin&nbsp;297&nbsp;dolar</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 08:47:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/altin-fed-karari-ve-petrol-fiyatlarindaki-dususle-yukseldi-h108139.html">Altın Fed kararı ve petrol fiyatlarındaki düşüşle yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozgur-ozel-de-ocalana-ev-tartismasina-katildi-h108138.html</link>
		<title>Özgür Özel de &amp;#039;Öcalana ev&amp;#039; tartışmasına katıldı: Demirtaşın evine kavuşmasını konuşalım</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Abdullah Öcalan’a konut yapılması tartışmasına ilişkin, “Sürece toplumsal katkıyı sağlayacak olan, Öcalan’ın yeni konutuna kavuşmasından ziyade Demirtaş’ın evine kavuşmasıdır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Özel,&nbsp;“Ailem&nbsp;Güvende”&nbsp;operasyonunu&nbsp;eleştirerekoperasyonların&nbsp;hukuki&nbsp;ve&nbsp;anayasal&nbsp;boyutlarına&nbsp;dikkatçekti.</p>

<p>Özgür&nbsp;Özel,&nbsp;Yeni&nbsp;Arayış’a&nbsp;konuştu.&nbsp;LGBTİ+’ları&nbsp;hedefalan&nbsp;“Ailem&nbsp;Güvende”&nbsp;operasyonu,&nbsp;çözüm&nbsp;süreci,Selahattin&nbsp;Demirtaş’ın&nbsp;durumu&nbsp;ve&nbsp;CHP’nin&nbsp;kurultaydavasına&nbsp;ilişkin&nbsp;değerlendirmelerde&nbsp;bulundu.</p>

<p>Özel’den&nbsp;“Ailem&nbsp;Güvende”&nbsp;operasyonuna&nbsp;tepki</p>

<p>Özel,&nbsp;LGBTİ+’ları&nbsp;hedef&nbsp;alan&nbsp;“Ailem&nbsp;Güvende”operasyonunun&nbsp;özensiz&nbsp;yürütüldüğünü&nbsp;belirterek,farklı&nbsp;kurum&nbsp;ve&nbsp;kişilerin&nbsp;aynı&nbsp;kapsamda&nbsp;kriminalizeedildiğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Operasyon&nbsp;kapsamında&nbsp;cinsel&nbsp;sağlık,&nbsp;HIV/AIDS&nbsp;ilemücadele&nbsp;ve&nbsp;aile&nbsp;dayanışması&nbsp;alanlarında&nbsp;faaliyetgösteren&nbsp;derneklerin&nbsp;hedef&nbsp;alındığını&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Özel,bu&nbsp;kurumlara&nbsp;yönelik&nbsp;suçlamaların&nbsp;da&nbsp;sorunluolduğunu&nbsp;dile&nbsp;getirdi.</p>

<p>“Adalet&nbsp;Bakanlığı&nbsp;bu&nbsp;operasyonun&nbsp;yapılmasınakarar&nbsp;veremez”</p>

<p>Özel,&nbsp;operasyonların&nbsp;18&nbsp;ilde&nbsp;eş&nbsp;zamanlıdüzenlenmesine&nbsp;de&nbsp;değinerek,&nbsp;savcılıkların&nbsp;yargıyetkisine&nbsp;ilişkin&nbsp;değerlendirmelerde&nbsp;bulundu.</p>

<p>Adalet&nbsp;Bakanlığı’nın&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;başsavcılıklarınayargı&nbsp;yetkisinin&nbsp;kullanılması&nbsp;konusunda&nbsp;talimatveremeyeceğini&nbsp;savunan&nbsp;Özel,&nbsp;bunun&nbsp;yürütmeninyargıya&nbsp;müdahalesi&nbsp;anlamına&nbsp;geleceğini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>Özel,&nbsp;şöyle&nbsp;konuştu:</p>

<p>“Mesela&nbsp;18&nbsp;ilde&nbsp;eş&nbsp;zamanlı&nbsp;operasyon&nbsp;yapılıyor.Normalde&nbsp;bir&nbsp;savcı&nbsp;bunları&nbsp;koordine&nbsp;eder&nbsp;veoperasyonlar&nbsp;eş&nbsp;zamanlı&nbsp;yapılır.&nbsp;Burada&nbsp;karar,&nbsp;suçişlendiği&nbsp;yönünde&nbsp;şüphesi&nbsp;olan&nbsp;savcılıktadır.&nbsp;Ama&nbsp;buoperasyonun&nbsp;yapılmasına&nbsp;Adalet&nbsp;Bakanlığı&nbsp;kararveremez.&nbsp;Bu&nbsp;olursa&nbsp;yürütme&nbsp;olan&nbsp;Adalet&nbsp;Bakanı,bağımsız&nbsp;olan&nbsp;yargı&nbsp;yetkisini&nbsp;kullanmış&nbsp;olur.</p>

<p>Adalet&nbsp;Bakanı&nbsp;bu&nbsp;operasyonlarla&nbsp;ilgili&nbsp;81&nbsp;ilinCumhuriyet&nbsp;Başsavcılığına&nbsp;yargı&nbsp;yetkisininkullanılması&nbsp;yönünde&nbsp;talimat&nbsp;yollayamaz.”</p>

<p>Bakanlığın&nbsp;idari&nbsp;konularda&nbsp;genelgeyayımlayabileceğini&nbsp;ancak&nbsp;yargı&nbsp;yetkisinin&nbsp;kullanımınailişkin&nbsp;talimat&nbsp;veremeyeceğini&nbsp;belirten&nbsp;Özel,&nbsp;bu&nbsp;türuygulamaların&nbsp;anayasal&nbsp;ilkelere&nbsp;aykırı&nbsp;olduğunu&nbsp;ilerisürdü.</p>

<p>“Adalet&nbsp;Bakanı,&nbsp;illerdeki&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Başsavcılıklarınagenelge&nbsp;yollayabilir.&nbsp;O&nbsp;genelge&nbsp;yargı&nbsp;yetkisi&nbsp;ile&nbsp;ilgilideğildir.&nbsp;İdari&nbsp;işlerle&nbsp;ilgili&nbsp;olabilir.&nbsp;Örneğin&nbsp;AdaletSaraylarının&nbsp;güvenliği,&nbsp;temizliği&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;hakimlerin,savcıların&nbsp;uymaları&nbsp;gereken&nbsp;kurallarla&nbsp;ilgili&nbsp;olabilir.Ama&nbsp;siz&nbsp;‘Yargı&nbsp;yetkinizi&nbsp;şu&nbsp;yönde&nbsp;kullanacaksınız’diye&nbsp;talimat&nbsp;veremez”&nbsp;diyen&nbsp;Özel,&nbsp;sözlerini&nbsp;şöylesürdürdü:</p>

<p>“Yürütme,&nbsp;yargıya&nbsp;yargı&nbsp;yetkisinin&nbsp;kullanılması&nbsp;ile&nbsp;ilgilitalimat&nbsp;veremez.”</p>

<p>“Operasyonun&nbsp;üç&nbsp;sorunlu&nbsp;boyutu&nbsp;var”</p>

<p>Özel,&nbsp;operasyonun&nbsp;üç&nbsp;temel&nbsp;sorunlu&nbsp;boyutubulunduğunu&nbsp;belirterek&nbsp;bunları&nbsp;hedef&nbsp;alınankurumlar,&nbsp;gazeteciler&nbsp;ve&nbsp;hak&nbsp;savunucularının&nbsp;sosyalmedya&nbsp;hesaplarına&nbsp;getirilen&nbsp;erişim&nbsp;engelleri&nbsp;ve&nbsp;yargıyetkisinin&nbsp;kullanımına&nbsp;ilişkin&nbsp;anayasal&nbsp;sorunlar&nbsp;olaraksıraladı.</p>

<p>Özel,&nbsp;operasyonun&nbsp;demokratik&nbsp;siyasete&nbsp;müdahaleanlamına&nbsp;gelip&nbsp;gelmediği&nbsp;yönündeki&nbsp;soruya&nbsp;ise“Temel&nbsp;hak&nbsp;ve&nbsp;özgürlüklerin&nbsp;kısıtlanması,&nbsp;keyfilikbağlamında&nbsp;ve&nbsp;anayasaya&nbsp;aykırılık&nbsp;bağlamında,&nbsp;evet”yanıtını&nbsp;verdi.</p>

<p>“1&nbsp;Ekim’den&nbsp;sonra&nbsp;rapordaki&nbsp;imzamıza&nbsp;vargücümüzle&nbsp;sahip&nbsp;çıkacağız”</p>

<p>Özel,&nbsp;çözüm&nbsp;süreci&nbsp;kapsamında&nbsp;kurulan&nbsp;komisyonunkabul&nbsp;ettiği&nbsp;rapora&nbsp;işaret&nbsp;ederek,&nbsp;demokratikleşmeadımlarının&nbsp;hayata&nbsp;geçirilmesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>18&nbsp;Şubat’ta&nbsp;süreç&nbsp;konusunda&nbsp;ortak&nbsp;bir&nbsp;metnin&nbsp;kabuledildiğini&nbsp;hatırlatan&nbsp;Özel,&nbsp;raporda&nbsp;siyasi&nbsp;tutuklularındurumuna&nbsp;ilişkin&nbsp;düzenlemelerin&nbsp;de&nbsp;yer&nbsp;aldığınıbelirtti.</p>

<p>Özel,&nbsp;şu&nbsp;ifadeleri&nbsp;kullandı:</p>

<p>“Bakın&nbsp;18&nbsp;Şubat’ta&nbsp;süreç&nbsp;konusunda&nbsp;ortak&nbsp;bir&nbsp;metinkabul&nbsp;edildi.&nbsp;Ve&nbsp;o&nbsp;metnin&nbsp;bir&nbsp;bölümü&nbsp;de&nbsp;atılmasıgereken&nbsp;demokratikleşme&nbsp;adımları.&nbsp;Ki&nbsp;bunlarınhayata&nbsp;geçirilmesi&nbsp;konusunda&nbsp;yasal&nbsp;bir&nbsp;düzenlemeyegerek&nbsp;yok.&nbsp;O&nbsp;raporun&nbsp;altına&nbsp;herkesin&nbsp;imzası&nbsp;var.</p>

<p>O&nbsp;rapor,&nbsp;siyasi&nbsp;tutukluların&nbsp;yani&nbsp;Demirtaş’ın&nbsp;sorununuçözüyor,&nbsp;Gezi&nbsp;tutuklularının&nbsp;sorununu&nbsp;da&nbsp;çözüyor.Hakkında&nbsp;Anayasa&nbsp;Mahkemesi&nbsp;kararı&nbsp;olan&nbsp;CanAtalay’ın&nbsp;sorununu&nbsp;da&nbsp;sonunda&nbsp;çözüyor.&nbsp;HakkındaAİHM&nbsp;kararı&nbsp;olan&nbsp;Kavala’nın&nbsp;sorununu&nbsp;çözüyor.Bunların&nbsp;her&nbsp;birisi&nbsp;önemli&nbsp;demokratikleşme&nbsp;adımları.”</p>

<p>Özel,&nbsp;1&nbsp;Ekim’den&nbsp;sonra&nbsp;Meclis’te&nbsp;raporda&nbsp;yer&nbsp;alandemokratikleşme&nbsp;adımlarının&nbsp;hayata&nbsp;geçirilmesi&nbsp;içinçalışacaklarını&nbsp;belirterek,&nbsp;“Komisyonda&nbsp;olup&nbsp;altındaimzası&nbsp;olan&nbsp;herkesin&nbsp;imzasına&nbsp;sahip&nbsp;çıkıp&nbsp;budüzenlemelerin&nbsp;hayata&nbsp;geçirilmesinin&nbsp;mücadelesinivereceğiz.&nbsp;Kaldı&nbsp;ki&nbsp;hayata&nbsp;geçmesi&nbsp;için&nbsp;hiçbirdüzenlemeye&nbsp;ihtiyaç&nbsp;olmayan&nbsp;maddeler&nbsp;var.&nbsp;SadeceAnayasa’ya,&nbsp;AYM&nbsp;ve&nbsp;AİHM&nbsp;kararlarına&nbsp;uymak&nbsp;yeterli”dedi.</p>

<p>“Demirtaş’ın&nbsp;evine,&nbsp;eşine&nbsp;ve&nbsp;ailesinekavuşmasıyla&nbsp;ilgiliyiz”</p>

<p>MHP&nbsp;Genel&nbsp;Başkanı&nbsp;Devlet&nbsp;Bahçeli’nin&nbsp;İmralı’daAbdullah&nbsp;Öcalan’a&nbsp;bir&nbsp;çalışma&nbsp;alanı&nbsp;yapıldığıyönündeki&nbsp;açıklamasını&nbsp;da&nbsp;değerlendiren&nbsp;Özel,tartışmanın&nbsp;odağında&nbsp;Selahattin&nbsp;Demirtaş’ındurumunun&nbsp;bulunması&nbsp;gerektiğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Özel,&nbsp;şu&nbsp;ifadeleri&nbsp;kullandı:</p>

<p>“Biz&nbsp;birilerinin&nbsp;eve&nbsp;çıkmasını&nbsp;konuşmak&nbsp;yerine,Demirtaş’ın&nbsp;evine&nbsp;kavuşmasını&nbsp;konuşmak&nbsp;isteriz.&nbsp;18aydır&nbsp;kuyu&nbsp;tipi&nbsp;cezaevlerinde&nbsp;hak&nbsp;ihlaline&nbsp;uğrayan,&nbsp;zorkoşullarda&nbsp;tutuklu&nbsp;bulunan&nbsp;yol&nbsp;arkadaşlarımızıntahliyesini&nbsp;konuşmak&nbsp;isteriz.&nbsp;Çünkü&nbsp;bir&nbsp;ülkenindemokratikleşmesi&nbsp;bunlardan&nbsp;geçer.</p>

<p>Sürece&nbsp;toplumsal&nbsp;katkıyı&nbsp;sağlayacak&nbsp;olan&nbsp;daÖcalan’ın&nbsp;yeni&nbsp;konutuna&nbsp;kavuşmasından&nbsp;ziyadeDemirtaş’ın&nbsp;evine&nbsp;kavuşmasıdır.&nbsp;Yani&nbsp;biz&nbsp;butartışmada&nbsp;Demirtaş’ın&nbsp;evine,&nbsp;eşine,&nbsp;ailesinekavuşmasıyla&nbsp;ilgiliyiz.&nbsp;Mesele&nbsp;Öcalan’a&nbsp;adada&nbsp;evyapıldı&nbsp;mı,&nbsp;eve&nbsp;gidecek&nbsp;mi,&nbsp;bunlar&nbsp;bizim&nbsp;gündemimizdeğil.&nbsp;Daha&nbsp;önce&nbsp;de&nbsp;söyledim,&nbsp;ilgilenmemiz&nbsp;gerekenmesele&nbsp;demokratikleşme&nbsp;adımları.”</p>

<p>CHP’nin&nbsp;kurultay&nbsp;davası:&nbsp;“Yargıda&nbsp;kapkaçyapmaya&nbsp;çalışıyorlar”</p>

<p>Özel,&nbsp;CHP’nin&nbsp;kurultay&nbsp;davasına&nbsp;ilişkin&nbsp;temyizbaşvurusunun&nbsp;geri&nbsp;çekilmesi&nbsp;konusunda&nbsp;dadeğerlendirmelerde&nbsp;bulundu.</p>

<p>İlk&nbsp;derece&nbsp;mahkemesinin&nbsp;CHP’yi&nbsp;haklı&nbsp;bulduğunu,ancak&nbsp;istinaf&nbsp;mahkemesinin&nbsp;mutlak&nbsp;butlan&nbsp;kararıverdiğini&nbsp;söyleyen&nbsp;Özel,&nbsp;söz&nbsp;konusu&nbsp;kararın&nbsp;hukukaaykırı&nbsp;olduğunu&nbsp;savundu.</p>

<p>Özel,&nbsp;“Bu&nbsp;adımla&nbsp;adaleti&nbsp;dolandırmaya,&nbsp;yargıdakapkaç&nbsp;yapmaya&nbsp;çalışıyorlar”&nbsp;dedi.</p>

<p>İstinaf&nbsp;mahkemesinin&nbsp;kararına&nbsp;karşı&nbsp;Yargıtay’abaşvuran&nbsp;tarafın&nbsp;kendileri&nbsp;olduğunu&nbsp;belirten&nbsp;Özel,başvurunun&nbsp;geri&nbsp;çekilmesiyle&nbsp;davanın&nbsp;Yargıtaytarafından&nbsp;incelenmesinin&nbsp;engellenmek&nbsp;istendiğiniileri&nbsp;sürdü.</p>

<p>Özel,&nbsp;şöyle&nbsp;konuştu:</p>

<p>“Biz&nbsp;Yargıtay’a&nbsp;başvurup&nbsp;bu&nbsp;hukuksuz&nbsp;kararın&nbsp;ortadankalkmasını&nbsp;istedik.&nbsp;Şimdi&nbsp;butlan&nbsp;yönetimi&nbsp;bizimyaptığımız&nbsp;başvuruyu&nbsp;çekerek&nbsp;davayı&nbsp;Yargıtay’dankaçırmak&nbsp;istiyorlar.&nbsp;Biz&nbsp;‘İstinaf&nbsp;kararı&nbsp;yanlış,&nbsp;karar&nbsp;iptaledilsin’&nbsp;diye&nbsp;Yargıtay’a&nbsp;başvurduk.&nbsp;Ama&nbsp;onlar&nbsp;bu&nbsp;kararYargıtay’da&nbsp;görüşülmesin&nbsp;diye&nbsp;bizim&nbsp;yaptığımızbaşvuruyu&nbsp;geri&nbsp;çekiyorlar.&nbsp;Kendi&nbsp;dilekçelerini&nbsp;geriçekmiyorlar.</p>

<p>Burada&nbsp;kapkaç&nbsp;var.&nbsp;Hakkın&nbsp;kötüye&nbsp;kullanımı&nbsp;var.&nbsp;Dahadoğrusu&nbsp;istismar&nbsp;var,&nbsp;yargının&nbsp;dolandırılması&nbsp;ve&nbsp;biryargı&nbsp;kararında&nbsp;kapkaç&nbsp;yapılması&nbsp;var.&nbsp;Bu&nbsp;hamle&nbsp;ileyapılmak&nbsp;istenen,&nbsp;Yargıtay&nbsp;yolunun&nbsp;kapatılmayaçalışılması.”</p>

<p>“Geri&nbsp;çekme&nbsp;mahkemeyi&nbsp;düşürmez”</p>

<p>Temyiz&nbsp;başvurusunun&nbsp;geri&nbsp;çekilmesinin&nbsp;davayı&nbsp;sonaerdirmeyeceğini&nbsp;savunan&nbsp;Özel,&nbsp;Yargıtay’ın&nbsp;istinafkararını&nbsp;incelemesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Özel,&nbsp;“O&nbsp;geri&nbsp;çekme,&nbsp;o&nbsp;mahkemeyi&nbsp;düşürmez.Düşüremez.&nbsp;Hak&nbsp;aramanın&nbsp;önü&nbsp;kapatılamaz”&nbsp;dedi.</p>

<p>Yargıtay’ın&nbsp;kararı&nbsp;bozacağı&nbsp;yönündeki&nbsp;beklentisini&nbsp;dedile&nbsp;getiren&nbsp;Özel,&nbsp;hukukçular&nbsp;tarafından&nbsp;hazırlananraporlarda&nbsp;istinaf&nbsp;kararının&nbsp;yanlış&nbsp;olduğununbelirtildiğini&nbsp;öne&nbsp;sürdü.</p>

<p>“YENİ&nbsp;Parti&nbsp;ile&nbsp;yürüyüşümüzü&nbsp;sürdürüyoruz”</p>

<p>Özel,&nbsp;Yargıtay’ın&nbsp;istinaf&nbsp;kararını&nbsp;iptal&nbsp;etmesi&nbsp;halindeCHP’ye&nbsp;dönüp&nbsp;dönmeyecekleri&nbsp;yönündeki&nbsp;soruya&nbsp;dayanıt&nbsp;verdi.</p>

<p>Özel,&nbsp;CHP’nin&nbsp;“işgalden&nbsp;ve&nbsp;yağmadan&nbsp;kurtarılması”gerektiğini&nbsp;savunarak,&nbsp;partinin&nbsp;siyasi&nbsp;ve&nbsp;maddibirikiminin&nbsp;zarar&nbsp;gördüğünü&nbsp;ileri&nbsp;sürdü.</p>

<p>Özel,&nbsp;şöyle&nbsp;konuştu:</p>

<p>“Biz&nbsp;buradayız.&nbsp;Milletin&nbsp;bize&nbsp;açtığı&nbsp;yola&nbsp;yürümeyedevam&nbsp;ederiz.&nbsp;Biz&nbsp;YENİ&nbsp;Parti&nbsp;olarak&nbsp;yola&nbsp;devamederiz&nbsp;ama&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Halk&nbsp;Partisi’nin&nbsp;de&nbsp;işgaldenve&nbsp;yağmadan&nbsp;kurtarılması&nbsp;lazım.&nbsp;Butlan&nbsp;yönetimi&nbsp;şuanda&nbsp;partide&nbsp;maddi&nbsp;ve&nbsp;manevi&nbsp;yağma&nbsp;yapıyor.&nbsp;HemAtatürk’ten&nbsp;beri&nbsp;hep&nbsp;birlikte&nbsp;biriktirdiğimiz&nbsp;siyasimirası&nbsp;yağmalıyorlar.</p>

<p>Cumhuriyet&nbsp;Halk&nbsp;Partisi’nin&nbsp;butlan&nbsp;anlayışındankurtulması&nbsp;lazım.&nbsp;Biz&nbsp;YENİ&nbsp;Parti’yi&nbsp;kurduk.&nbsp;YENİ&nbsp;Partiile&nbsp;önemli&nbsp;de&nbsp;bir&nbsp;kamuoyu&nbsp;desteği&nbsp;aldık.&nbsp;Karar&nbsp;neolursa&nbsp;olsun&nbsp;biz,&nbsp;YENİ&nbsp;Parti&nbsp;ile&nbsp;yürüyüşümüzüsürdürüyoruz.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 08:46:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozgur-ozel-de-ocalana-ev-tartismasina-katildi-h108138.html">Özgür Özel de &amp;#039;Öcalana ev&amp;#039; tartışmasına katıldı: Demirtaşın evine kavuşmasını konuşalım</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/motorinin-litre-fiyati-100-tlyi-gecti-h108137.html</link>
		<title>Motorinin litre fiyatı 100 TLyi geçti</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Motorine gece yarısı yapılan 4.62 TL’lik zamla motorinin litre fiyatı 100 TL’yi geçti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Akaryakıta zamlar devam ediyor. Dün gece motorine yapılan 4.62 TL zammın ardından motorinin litre fiyatı 100 TL’yi geçti. Motorinin litre fiyatı Amed’de 103.01-103.03 TL arasında değişiyor. Benzinin litre fiyatı ise 82 TL civarında satılıyor. Riha’da motorinin litre fiyatı 102 TL bandında satılırken, benzin 82.45 TL civarında. Wan’da motorinin litre fiyatı 103 TL, benzinin ise 82.87 TL civarında. &nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 08:45:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/motorinin-litre-fiyati-100-tlyi-gecti-h108137.html">Motorinin litre fiyatı 100 TLyi geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-savasin-sonuna-dogru-ilerliyoruz-h108136.html</link>
		<title>Trump: Savaşın sonuna doğru ilerliyoruz</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran-ABD savaşına dair konuşan Donald Trump, “Umarım savaşın sonuna doğru ilerliyoruz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Carolina eyaletinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Trump, anlaşma yapmak amacıyla Tahran'ın kendileriyle doğrudan temasa geçtiğini iddia ederek, "Umarım (İran'la) savaşın sonuna doğru ilerliyoruz" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ABD'nin savaşın hangi aşamasında olduğu sorusuna Trump, "Umarım savaşın sonuna doğru ilerliyoruz” yanıtını verdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>"İran bir anlaşma yapmayı çok istiyor, bakalım bu süreç nasıl sonuçlanacak" diye konuşan Trump, İran'dan doğrudan mı yoksa aracılar üzerinden mi haber aldığının sorulması üzerine, "doğrudan haber aldığını" kaydetti.</p>

<p></p>

<p>KÖRFEZ LİDERLERİ İLE GÖRÜŞECEK</p>

<p></p>

<p>ABD merkezli Axios Gazetesi&nbsp;Trump'ın önümüzdeki hafta New York'ta Körfez liderleriyle görüşeceğini yazdı. Haberde Trump'ın yapacağı görüşmenin, ABD'nin savaş sonrası stratejisine ilişkin planlamaya odaklanması bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 08:44:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/trump-savasin-sonuna-dogru-ilerliyoruz-h108136.html">Trump: Savaşın sonuna doğru ilerliyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-mahmud-abbas-a-yine-vize-vermedi-h108135.html</link>
		<title>ABD Mahmud Abbas&amp;#039;a yine vize vermedi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın vize talebini bir kez daha reddetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Abbas’ın yanısıra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için ABD’ye seyahat etmesi beklenen Filistinli yetkililerin de vize başvurusu reddedildi.</p>

<p>Geçen yıl vize başvurusu reddedilen Abbas, BM Genel Kurulu’na katılamamış, video mesaj yoluyla konuşmuştu.</p>

<p>The Times of Israel’in bir ABD’li ve bir Filistinli yetkiliye dayandırdığı habere göreAbbas bu yıl da BM Genel Kurulu’na video konferansla hitap etmek zorunda kalacak.</p>

<p>BM’nin 81’inci genel kurulu, 22 Eylül’de başlayacak.</p>

<p>Vize başvurusu reddedilen bir Filistinli yetkili, karara&nbsp;‘bir terör örgütüyle bağlantılı kişilere vize verilmesini yasaklayan madde’nin gerekçe gösterildiğini kaydetti.</p>

<p>Abbas’ın başvurusunun iptal edilme sebebinin aynı olup olmadığı bilinmiyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı da&nbsp;‘reform yapmadığı, taahhütlere aykırı davrandığı ve barış umutlarını baltalayan faaliyetleri sürdürdüğü’gerekçeleriyle Filistin yönetimi yetkililerine vize vermemeyi sürdüreceğini duyurdu.</p>

<p>Açıklamada Abbas’a vize verilmediğine ilişkin habere değinilmedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 08:43:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-mahmud-abbas-a-yine-vize-vermedi-h108135.html">ABD Mahmud Abbas&amp;#039;a yine vize vermedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/adana-da-kadin-cinayeti-h108134.html</link>
		<title>Adana&amp;#039;da kadın cinayeti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Adana’nın Ceyhan ilçesinde bir adam eşini silahla öldürüp oğlunu ağır yaraladı, sonra da intihar etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Muğla’nın Marmaris ilçesinde yaşayan Enes D. (52) ve Kezban K. (49) bir buçuk ay önce boşandı.</p>

<p>Kezban K. bir süredir ablası Nermin K.’nin Ceyhan’ın Namık Kemal Mahallesi’ndeki evinde kalıyordu.</p>

<p>Eski eşiyle konuşmak için Adana’ya giden Enes D., Kezban K. ve oğlu Yağız Ege D.’yi (13) silahla vurup intihar etti.</p>

<p>Kezban K. yaşamını yitirdi, çocuk Ceyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 26 08:42:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/adana-da-kadin-cinayeti-h108134.html">Adana&amp;#039;da kadın cinayeti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-lgbti-lara-yonelik-operasyonda-20-kisi-tutuklandi-h108133.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da LGBTİ+&amp;#039;lara yönelik operasyonda 20 kişi tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ailem güvende&#039; adlı operasyon kapsamında İstanbul’da LGBTİ+&#039;lara yönelik yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan 33 kişiden 20&#039;si çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>LGBTİ+'lara yönelik yürütülen&nbsp;operasyonkapsamında&nbsp;gözaltına alınan 33 kişinin Çağlayan'daki&nbsp;İstanbul&nbsp;Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Savcılık sorgularının ardından 33 kişinin 20'si tutuklama talebiyle, 13'ü ise&nbsp;adli kontrol&nbsp;talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p>

<p>Hakkında tutuklama talep edilen 20 kişinin tamamı&nbsp;tutuklandı.</p>

<p>TUTUKLU SAYISI 81'E ULAŞTI</p>

<p>Son tutuklama kararlarıyla birlikte İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Kuşadası'nda tutuklananların toplam sayısı en az 81'e ulaştı.</p>

<p>NE OLMUŞTU?</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Beyoğlu ve Şişli’de çok sayıda mekana 12 Eylül'de eş zamanlı operasyon düzenlemişti.</p>

<p>Operasyonlarda Taksim, Cihangir ve İstiklal Caddesi’ndeki gece kulüpleri ve masaj salonları dahil çok sayıda adrese baskın yapılmıştı.</p>

<p>Kaos GL Derneği’ne yönelik polis operasyonuna ilişkin belgede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın söz konusu operasyonuna da atıfta bulunulmuştu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 23:39:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-lgbti-lara-yonelik-operasyonda-20-kisi-tutuklandi-h108133.html">İstanbul&amp;#039;da LGBTİ+&amp;#039;lara yönelik operasyonda 20 kişi tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/fed-faizi-25-baz-puan-artirdi-h108132.html</link>
		<title>Fed faizi 25 baz puan artırdı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed) faizi 25 baz puan artışla yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstihdam piyasasına dair güçlü veriler, yükselen enflasyon beklentileri ve Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu nedeniyle para piyasalarındaki fiyatlamalarda 25 baz puanlık artırıma gidilmesine kesin gözüyle bakılıyordu.</p>

<p>Warsh’ın sözlü yönlendirme yapmaktan kaçınmasına karşın ondan gelecek açıklamalar da yakından izlenecek. Ayrıca Ortadoğu’da devam eden çatışmaların ne kadar sürebileceği konusundaki belirsizlikler de küresel piyasalarda risk unsuru olmaya devam ediyor.</p>

<p>Fed 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitti. Politika faizi 25 baz puan artışla yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 21:27:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/fed-faizi-25-baz-puan-artirdi-h108132.html">Fed faizi 25 baz puan artırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlum-abdi-kobanide-ic-guvenlik-komutani-ile-bir-araya-geldi-h108131.html</link>
		<title>Mazlum Abdi Kobanide İç Güvenlik Komutanı ile bir araya geldi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Mazlum Abdi, Kobani’de Halep İli İç Güvenlik Güçleri Komutanı Muhammed Abdülgani ile bir araya geldi. Görüşmede entegrasyon sürecini başarıya ulaştırma mekanizmaları tartışıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi, bugün Kobani şehrinde Halep İli İç Güvenlik Güçleri Komutanı Muhammed Abdülgani ile bir araya geldi.</p>

<p>Toplantıda, bölgede güvenlik ve barışın tesisi, istikrarın artırılması ve halkın korunması yolları ele alındı.</p>

<p>İki taraf ayrıca, güvenlik çabalarını birleştirmeyi ve ildeki kurumsal çalışmayı düzenlemeyi garanti edecek şekilde, İç Güvenlik Güçleri saflarına entegrasyon (katılım) sürecini başarıya ulaştırma mekanizmalarını tartıştı.</p>

<p>Taraflar, Kobani şehri ve kırsalının güvenliğini ve istikrarını korumak için ortak koordinasyonun ve sorumluluk bilinciyle çalışmanın önemini vurguladı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 20:13:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/mazlum-abdi-kobanide-ic-guvenlik-komutani-ile-bir-araya-geldi-h108131.html">Mazlum Abdi Kobanide İç Güvenlik Komutanı ile bir araya geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ozgur-ozelden-zamlara-karsi-oneri-akaryakittaki-vergiler-h108130.html</link>
		<title>Özgür Özelden zamlara karşı öneri: Akaryakıttaki vergiler kaldırılmalı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özel “Artık vatandaşın bu yükü taşıyacak takati kalmamıştır” diyerek “Acil olarak akaryakıttaki vergilerin kaldırılmasını önerdiklerini” aktardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel akaryakıt zamlarına tepki gösterdi.</p>

<p>Özel X hesabından yaptığı paylaşımda bu gece itibarıyla motorinin litre fiyatı 100 lirayı aşmış olacağının altını çizerek “Bu 100 liranın 20 lirası ÖTV ve KDV’den oluşacak” dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 seçimleri öncesinde, “Gabar’da günlük 100 bin varillik petrol bulunduğunu” söylediğini hatırlatan Özel o günlerde mazotun litresinin 20 lira olduğunu bugünse 100 lirayı geçeceğini vurguladı.</p>

<p>Özel paylaşımına şöyle devam etti:</p>

<p>“Mazota gelen zam, pompada kalmayacak. Meyve-sebzeden okul servisine kadar, iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacak. Mutfaklarda et değil, daha fazla dert kaynayacak. Artık vatandaşın bu yükü taşıyacak takati kalmamıştır.”</p>

<p>“YENİ Parti olarak acil olarak akaryakıttaki vergilerin kaldırılmasını önerdiklerini” ifade eden Özel “Dünyanın en yüksek faizlerini öderken, yollara ve köprülere fahiş garanti bedelleri aktarırken hesap yapmayanların eli, sıra vatandaşa geldiğinde titremeyecek. Giderayak millete daha fazla zulmetmeyin, gerekli adımları atın. Zaten YENİ Parti iktidarında bu adaletsizlik kökünden çözülecek” dedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 20:12:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ozgur-ozelden-zamlara-karsi-oneri-akaryakittaki-vergiler-h108130.html">Özgür Özelden zamlara karşı öneri: Akaryakıttaki vergiler kaldırılmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mit-baskani-kalindan-afganistan-a-ziyaret-h108129.html</link>
		<title>MİT Başkanı Kalından Afganistan&amp;#039;a ziyaret</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan&#039;ın başkenti Kabil ile Kandahar&#039;a ziyarette bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>AA’nın&nbsp;güvenlik&nbsp;kaynaklarından&nbsp;edindiği&nbsp;bilgiye&nbsp;göre,Kalın,&nbsp;Kabil&nbsp;ziyareti&nbsp;kapsamında,&nbsp;mevkidaşı&nbsp;İstihbaratGenel&nbsp;Direktörlüğü&nbsp;(GDI)&nbsp;Başkanı&nbsp;Abdulhak&nbsp;Vasık&nbsp;ilegörüştü.</p>

<p>MİT&nbsp;Başkanı&nbsp;Kalın,&nbsp;Afganistan&nbsp;Geçici&nbsp;Hükümeti&nbsp;(AGH)Ekonomiden&nbsp;Sorumlu&nbsp;Başbakan&nbsp;Yardımcısı&nbsp;MollaAbdul&nbsp;Gani&nbsp;Baradar,&nbsp;Savunma&nbsp;Bakanı&nbsp;MevleviMuhammed&nbsp;Yakub&nbsp;Mücahid,&nbsp;İçişleri&nbsp;BakanıSiraceddin&nbsp;Hakkani&nbsp;ile&nbsp;bir&nbsp;araya&nbsp;geldi.</p>

<p>Görüşmelerde,&nbsp;“Türkiye&nbsp;ile&nbsp;Afganistan&nbsp;arasındagüvenlik&nbsp;ve&nbsp;istihbarat&nbsp;alanında&nbsp;işbirliğininderinleştirilmesi&nbsp;amacıyla&nbsp;atılabilecek&nbsp;adımlar”&nbsp;elealındı&nbsp;ve&nbsp;ikili&nbsp;ilişkiler&nbsp;üzerinde&nbsp;değerlendirmelerdebulunuldu.</p>

<p>Öte&nbsp;yandan&nbsp;“ABD/İsrail-İran&nbsp;Savaşı&nbsp;başta&nbsp;olmaküzere&nbsp;bölgesel&nbsp;ve&nbsp;küresel&nbsp;gelişmelerin”&nbsp;ele&nbsp;alındığıgörüşmelerde,&nbsp;“terörle&nbsp;mücadele,&nbsp;insan&nbsp;kaçakçılığı&nbsp;veuyuşturucu&nbsp;ticaretine&nbsp;karşı&nbsp;mücadele&nbsp;konularına”&nbsp;dadeğinildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 20:10:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mit-baskani-kalindan-afganistan-a-ziyaret-h108129.html">MİT Başkanı Kalından Afganistan&amp;#039;a ziyaret</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ocalana-villa-yapildi-iddiasina-dair-pervin-buldandan-h108128.html</link>
		<title>Öcalana villa yapıldı iddiasına dair Pervin Buldandan açıklama</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, İmralı’da hazırlanan yapının, “PKK lideri Öcalan’ın süreç kapsamında çalışmalarını ve görüşmelerini daha uygun koşullarda yürütmesi amacıyla hazırlandığını ve cezaevi yerleşkesinin bir parçası olduğunu” belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>DEM&nbsp;Parti&nbsp;İmralı&nbsp;Heyeti&nbsp;üyesi&nbsp;Pervin&nbsp;Buldan,&nbsp;MHPGenel&nbsp;Başkanı&nbsp;Devlet&nbsp;Bahçeli’nin&nbsp;açıklamalarıylakamuoyuna&nbsp;yansıyan&nbsp;“Öcalan’a&nbsp;villa&nbsp;yapıldı”tartışmasına&nbsp;ilişkin&nbsp;açıklama&nbsp;yaptı.</p>

<p>Medyascope’a&nbsp;konuşan&nbsp;Buldan,&nbsp;İmralı’da&nbsp;yeni&nbsp;yapılanyapının&nbsp;kamuoyunda&nbsp;“villa”&nbsp;olarak&nbsp;tanımlanmasınıngerçeği&nbsp;yansıtmadığını&nbsp;belirtti.</p>

<p>Buldan,&nbsp;İmralı&nbsp;Heyeti&nbsp;olarak&nbsp;iki&nbsp;gün&nbsp;önce&nbsp;adayagiderek&nbsp;Abdullah&nbsp;Öcalan&nbsp;ile&nbsp;görüştüklerini&nbsp;belirterek,söz&nbsp;konusu&nbsp;yapının&nbsp;cezaevi&nbsp;yerleşkesi&nbsp;içerisinde&nbsp;yeralan&nbsp;ve&nbsp;uygun&nbsp;çalışma&nbsp;koşulları&nbsp;sağlamak&nbsp;amacıylahazırlanan&nbsp;bir&nbsp;konut&nbsp;olduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>Yapının&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;süreç&nbsp;kapsamında&nbsp;çalışmalarını&nbsp;vegörüşmelerini&nbsp;daha&nbsp;uygun&nbsp;koşullarda&nbsp;yürütmesiamacıyla&nbsp;hazırlandığını&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Buldan,&nbsp;“villa”nitelemesinin&nbsp;gerçeği&nbsp;yansıtmadığını&nbsp;savundu.</p>

<p>Buldan,&nbsp;yapının&nbsp;cezaevi&nbsp;yerleşkesinin&nbsp;bir&nbsp;parçasıolduğunu&nbsp;belirterek,&nbsp;silahsızlanma&nbsp;ve&nbsp;siyasallaşmasürecinde&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;görüşmelerde&nbsp;rol&nbsp;üstlenmesininamaçlandığını&nbsp;söyledi.</p>

<p>“Henüz&nbsp;taşınmadı”</p>

<p>Buldan,&nbsp;Öcalan’ın&nbsp;söz&nbsp;konusu&nbsp;yapıya&nbsp;henüztaşınmadığını&nbsp;da&nbsp;açıkladı.</p>

<p>Öcalan’ın&nbsp;yeni&nbsp;yapıyı&nbsp;kullanabilmesi&nbsp;için&nbsp;bir&nbsp;çalışmaekibine&nbsp;ihtiyaç&nbsp;duyduğunu&nbsp;belirten&nbsp;Buldan,&nbsp;bunedenle&nbsp;taşınmanın&nbsp;henüz&nbsp;gerçekleşmediğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>“Öcalan’a&nbsp;villa”&nbsp;tartışması,&nbsp;MHP&nbsp;Genel&nbsp;Başkanı&nbsp;DevletBahçeli’nin&nbsp;İmralı’da&nbsp;Öcalan&nbsp;için&nbsp;yeni&nbsp;bir&nbsp;yapıhazırlandığına&nbsp;ilişkin&nbsp;açıklamalarının&nbsp;ardındangündeme&nbsp;gelmişti.&nbsp;Bahçeli’nin&nbsp;açıklamalarındayapının&nbsp;insani&nbsp;yaşam&nbsp;koşullarına&nbsp;uygun&nbsp;olduğubelirtilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 18:06:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ocalana-villa-yapildi-iddiasina-dair-pervin-buldandan-h108128.html">Öcalana villa yapıldı iddiasına dair Pervin Buldandan açıklama</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/palandoken-kaymakami-kopek-tekmeledi-iddiasina-sorusturma-h108127.html</link>
		<title>&amp;#039;Palandöken kaymakamı köpek tekmeledi&amp;#039; iddiasına soruşturma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Erzurum’da Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş’e köpeğe tekme attığı iddiasıyla idari soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Oda TV&nbsp;dün (15 Eylül)&nbsp;“Kaymakamdan köpeğe tekme… Baba ve oğlu ne anlattı:&nbsp;‘Koruma silah doğrulttu’… Suç duyurusunda bulundular”&nbsp;başlıklı bir haber yayınladı.&nbsp;</p>

<p>Haberde Kızılgüneş’in bir köpeğe tekme attığı ve korumasının da köpeğin sahibine silah çektiği iddia edildi. Valilik haberle ilgili inceleme başlatıldığını duyurdu:</p>

<p>“İddia ve görüntülerin tüm yönleriyle araştırılması ve olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılması amacıyla valiliğimizce idari araştırma ve inceleme başlatılmıştır.”</p>

<p>Erzurum başsavcılığı da 4 Eylül’de olayla ilgili soruşturma işlemlerinin başlatıldığını belirtti:</p>

<p>“Bir kısım haber siteleri ve sosyal medya platformlarında,&nbsp;‘Palandöken Kaymakamı’nın köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği’&nbsp;şeklinde yer alan haberlerdeki görüntülere ilişkin olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın bütün yönleriyle ilgili 04/09/2026 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmıştır.&nbsp;</p>

<p>Soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 18:05:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/palandoken-kaymakami-kopek-tekmeledi-iddiasina-sorusturma-h108127.html">&amp;#039;Palandöken kaymakamı köpek tekmeledi&amp;#039; iddiasına soruşturma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/golden-global-yatirim-bankasi-na-tmsf-el-koydu-h108126.html</link>
		<title>Golden Global Yatırım Bankası&amp;#039;na TMSF el koydu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Golden Global Yatırım Bankası A.Ş. ortaklarının toplam yüzde 99,98 oranındaki hisselerine ilişkin​​​​​​​ temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Reuters’ın haberine göre&nbsp;4 Eylül’de ABD Hazine Bakanlığı, Başkan Donald Trump yönetiminin İran’a ekonomik baskıyı artırma kampanyasında bazı şirketlere yaptırım uygulamıştı.</p>

<p>Çin ile İran arasında ticareti kolaylaştırdığı iddiasıyla Türkiye’den şu şirketler yaptırım listesine alınmıştı:</p>

<p>Golden Global Yatırım Bankası A.Ş.</p>

<p>Golden Global Portföy Yönetimi A.Ş.</p>

<p>Golden Global Varlık Kiralama A.Ş.</p>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) bugünkü (16 Eylül) açıklamasında temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasını kararlaştırdı.</p>

<p>TMSF’ye geçen hisseler şöyle:</p>

<p>Emir Kaya’ya ait yüzde 53,98</p>

<p>Salih Berberoğlu’na ait yüzde 32&nbsp;</p>

<p>Recep Kaba’ya ait yüzde 14</p>

<p>Golden Global</p>

<p>Golden Global, 2019’da Türkiye’nin yabancı şirketlere&nbsp;‘bankacılık hizmetleri ve alternatif finansman yöntemleri sunan’&nbsp;ilk yatırım bankası olarak kuruldu. İstanbul merkezli banka, internet sitesinde komşu ülkelerdeki hedef pazarlara odaklanarak Türkiye’nin dış ticaretini artırmayı amaçladığını belirtiyor. Banka, Türkiye’de geniş kitlelerce çok fazla tanınmıyor.</p>

<p>Golden Global yaptırım kararının ardından&nbsp;Kamuyu Aydınlatma Platformu‘na (KAP) bir açıklama yaparak ABD’nin suçlamalarını reddetti.&nbsp;</p>

<p>Açıklamada 1 Haziran 2020’de faaliyete başlayan bankanın tüm iç ve dış denetimlerden sorunsuz geçtiği belirtilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 18:04:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/golden-global-yatirim-bankasi-na-tmsf-el-koydu-h108126.html">Golden Global Yatırım Bankası&amp;#039;na TMSF el koydu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/eski-borsa-istanbul-yonetim-kurulu-baskanina-sorusturma-h108125.html</link>
		<title>Eski Borsa İstanbul yönetim kurulu başkanına soruşturma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski Borsa İstanbul yönetim kurulu başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında resen (kendiliğinden) soruşturma başlatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul başsavcılığı,&nbsp;‘ibrahimturhan2’&nbsp;adlı X hesabının kullanıcısı Turhan’ın sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcıda korku ve paniğe sebep olacak nitelikte paylaşımların tespit edildiğini öne sürdü.</p>

<p>Hakkında soruşturma başlatın Turhan’ın son X paylaşımı şöyle:</p>

<p>* Borsamızda, sermaye piyasasında temel ve yapısal bir risk olduğunu düşünmüyorum. Türkiye ekonomisi güçlü, halka açık şirketlerin tamamını etkileyecek bir risk söz konusu değil.&nbsp;</p>

<p>* Özellikle de iş modellerinde kârlılık ve serbest nakit akışı sorunu olmayan şirketler çok iyi durumda. Hatta birçoğu değerinin altında fiyatlanıyor. Döviz kuruna ilişkin açık ve yakın bir tehdit söz konusu değil. Kamunun finansal sürdürülebilirliği de gayet sağlam.<br />
Sakin olmak lazım…</p>

<p>* Bu gibi durumlarda panikle hareket edenler en büyük zararı kendilerine verir. Aynı zamanda piyasanın bozulmasına ve sorunun gerçekte olduğundan daha büyük görünmesine neden olabilir.<br />
Türkiye ekonomisine, sermaye piyasamızın kurumsal altyapısına güvenin.</p>

<p>İbrahim Turhan kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. İbrahim Turhan, 2004-2012’de Merkez Bankası’nda, yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu süre boyunca Para Politikası Kurulunda yer aldı.</p>

<p>2012-2015’te Borsa İstanbul yönetim kurulu başkanlığını da üstlenen 58 yaşındaki ekonomist, Boğaziçi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nde ders verdi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 18:03:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/eski-borsa-istanbul-yonetim-kurulu-baskanina-sorusturma-h108125.html">Eski Borsa İstanbul yönetim kurulu başkanına soruşturma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kahramanmaras-taki-okul-saldirisi-mudur-dahil-dort-kisi-h108124.html</link>
		<title>Kahramanmaraş&amp;#039;taki okul saldırısı: Müdür dahil dört kişi hakkında soruşturma izni istendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta saldırı düzenlenen okulun müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen hakkında valilikten soruşturma izni istendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>15 Nisan’da Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinden 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin düzenlediği silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara, sekiz öğrenci ve kendisi hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Saldırganın babası Uğur Mersinli ve annesi Peyman Pınar Mersinli tutuklanmıştı.</p>

<p>Anka’nın aktardığına göre&nbsp;Kahramanmaraş başsavcılığı, okulun müdürü C.K. ve okulun müdür yardımcısı F.B. ve öğretmen A.T hakkında&nbsp;‘terk suçu ve suçu bildirmeme’suçlarından resen soruşturma başlattı.</p>

<p>Başsavcılık, soruşturma kapsamında, okul bina ve eklentilerine ait güvenlik kamerası görüntülerinin incelendiğini ve&nbsp;‘okul müdürü C.K. ve okul müdür yardımcısı F.B’nin, silah sesleri duyduktan sonra okul binasını terk ettiğinin tespit edildiği’ni belirtti.</p>

<p>Rehber öğretmen E.İ. içinse&nbsp;‘saldırı öncesinde fail hakkında bildirimde bulunmadığı’&nbsp;gerekçesiyle resen soruşturma başlatıldı.&nbsp;</p>

<p>Savcılık, Kahramanmaraş Valiliği’nden dört öğretmen için soruşturma izni istedi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 13:29:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kahramanmaras-taki-okul-saldirisi-mudur-dahil-dort-kisi-h108124.html">Kahramanmaraş&amp;#039;taki okul saldırısı: Müdür dahil dört kişi hakkında soruşturma izni istendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/kurtlar-vadisi-pusu-dizisine-inceleme-h108123.html</link>
		<title>&amp;#039;Kurtlar Vadisi Pusu&amp;#039; dizisine inceleme</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski Milli İstihbarat Teşkilat (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisine inceleme başlatıldı. Gerekçe, örgütsel propaganda iddiaları.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kozinoğlu’nun 2011’de Ergenekon soruşturmasından tutukluyken Silivri Cezaevi’nde ölmesine ilişkin soruşturma sürüyor.</p>

<p>Silivri başsavcılığı, 13 Eylül’de&nbsp;‘Kurtlar Vadisi Pusu’&nbsp;adlı dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ı ifadeye çağırmıştı. Senaristler, bir gün sonra&nbsp;‘bilgi sahibi’&nbsp;sıfatıyla savcılığa ifade verdi.</p>

<p>Dizide Kaşifoğlu karakteri</p>

<p>Dizinin 123’üncü bölümünde&nbsp;‘Kazım Kaşifoğlu’&nbsp;adıyla diziye dahil edilen MİT görevlisi karakterin, gerçekte Kozinoğlu’nu anlattığı öne sürülmüştü.&nbsp;Dizide Kaşifoğlu karakteri cezaevinde spor yaptıktan sonra fenalaşıyor. Ardından&nbsp;‘Kara’&nbsp;isimli karakterin Kaşifoğlu’nun koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü görülüyor. Bu ölüme daha sonra kalp krizi süsü verilmiş.</p>

<p>Raci Şaşmaz müdahale iddialarını reddetti: Dizi kurgu, karakterler hayal ürünü</p>

<p>Dizinin senarist Raci Şaşmaz ifadesinde dizinin kurgu, karakterlerinse hayal ürünü olduğunu söyledi. Senaryoya müdahale iddialarını reddeden Şaşmaz, özetler şunları söyledi:</p>

<p>“Şiddet kampanyası diziyi itibarsızlaştırmak, aileleri korkutarak ekran başından uzaklaştırmak için uygulanırken, ‘bilgi ve belge alıyorlar’ iddiası dizinin başarısını gölgelemek için vurgulandı. Bu açık iftiraya 20 yılda çeşitli kereler cevap verildi. Bir kez daha verelim, legal ya da illegal hiçbir güç ya da suç odağıyla irtibatımız yoktur, olmamıştır.&nbsp;</p>

<p>Kurtlar Vadisi toplumun fotoğrafını çeker ve açık kaynaklardan yararlanarak bunları drama gücüyle izleyicinin anlayabileceği bir formata getirip kamuoyuna arz eder.</p>

<p>‘Kaşifoğlu’&nbsp;karakteri istihbarat içi çatışmaları anlatmak için yaratıldı, hikayesi bittiğinde ise dizide öldürülerek başka karakterlere ve konulara geçildi. Dizideki karakterin ölümü konunun bitimini ifade eder. Gerçek hayatla ilgisi yoktur. Şöyle ki,&nbsp;‘İskender Büyük’&nbsp;karakteri de dizide ölmüş ama o karaktere ilham verdiği söylenen gerçek kişiler hayattadır.</p>

<p>Bu tamamen dizi kurgusudur. Hayal ürünü karakterlerin birleşiminden oluşur. Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yoktur. Ayrıca sosyal medyada&nbsp;‘FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiği’ne dair iddialar dolaşıyorsa da bu haberler tamamen iftiradır. Ali Fuat Yılmazer’i tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır.&nbsp;</p>

<p>Dizide kullanılan araçların plakalarına müdahil olmamız da söz konusu değildir. Her bölümde onlarca araç kiralanarak kullanılır ve o yıllarda plakaları değiştirmek adeti de henüz yaygın değildir. Yine sosyal medyada‘Hasan Atilla Uğur’un senaryoya müdahale ettiği’ne dair iddialar dolaşıyorsa da bu haberler de tamamen asılsızdır.</p>

<p>Diyarbakır’da jandarma bölgesinde yapılan çekimler esnasında jandarmadan izin almamız gerekiyordu. Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur’la bu vesileyle tanıştı. Osman Sınav’la Hasan Atilla Uğur arasında dostluk ilerledi, sık görüşüyorlardı. Bu vesileyle ben de Hasan Atilla Uğur’la tanışmış oldum ancak hiçbir zaman benim kendisiyle bireysel bir ilişkim olmadı.</p>

<p>Osman Sınav zaman zaman senaryo konusuyla ilgili fikir ve tavsiye vermek istedi ancak sakıncalı olduğunu düşündüğümden dolayı izin vermedim. Bu talebini kabul etmediğim için bana gelip tehdit aldığını, çocuklarının olduğunu ve bu işi bırakıp bana devretmek istediğini söyledi. Diziden ayrılışı bu şekilde olmuştur.&nbsp;</p>

<p>Kurtlar Vadisi’nin ya da Pana Film’in YouTube hesabıyla bir alakam yoktur. Sosyal medyada YouTube hesabından yapılan düzenlemeye ilişkin yapılan haberler büyük ihtimalle fake hesaplar tarafından yapılmıştır. Bizimle bir ilgisi yoktur.&nbsp;</p>

<p>Kaldı ki Kurtlar Vadisi Gladio ve Kurtlar Vadisi Filistin filmleriyle FETÖ’cü örgütlenmenin çok rahatsız olduğu iki film yapılmış, devletin bu habis yapıyla mücadelesi açık bir biçimde desteklenmiştir. Ben şahsen de 15 Temmuz gecesi Çengelköy’de FETÖ’cü teröristlerle çatışmış, Silivri’deki davalara müdahil olarak katılmış, sanık Mürsel Çıkrıkçı’yı ve diğer FETÖ mensubu teröristleri teşhis etmiş biriyim. Bu FETÖ’cü teröristlerle birlikte anılmayı zul sayarım.”</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>Kozinoğlu, 2011’de Ergenekon davasından tutuklu yargılanırken 12 Kasım 2011’de cezaevinde hayatını kaybetmişti. Ölüm nedeni daha sonra kalp krizi olarak açıklansa da zamanında doğru müdahale yapılıp yapılmadığı, zehirlenme iddiaları tartışma konusu olmuştu.</p>

<p>2012’de ölümüyle ilgili soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler incelenmiş; cezaevi personeli dahil koğuş arkadaşları ve eşinin ifadeleri alındıktan sonra takipsizlik kararı verilmişti.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 7 Eylül’de dosyanın yeniden incelendiğini ve takipsizlik kararının bozulduğunu duyurdu.&nbsp;</p>

<p>Aynı gün (7 Eylül) Silivri başsavcılığınca başlatılan soruşturmada olay tarihi cezaevinde görevli 10 kişi gözaltına alındı. 10 Eylül’de bir kişi tutuklandı, dokuzuysa adli kontrolle serbest&nbsp;bırakıldı.</p>

<p>10 Eylül’de biri muhabir, biri kameraman ve yedisi sağlık çalışanı dokuz kişi daha gözaltına alındı. Bu kişilerden üçü tutuklandı.&nbsp;Tutuklananlardan biri de gazeteci Selahattin Günday.&nbsp;</p>

<p>Soruşturmada dört kişi tutuklu; hakkında adli kontrol uygulanan kişi sayısıysa 13.</p>

<p>12 Eylül’de&nbsp;Kozinoğlu’nun mezarı açıldı. Üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinin katıldığı çalışmada mezardan kemik, toprak ve diğer örnekler alındı.&nbsp;</p>

<p>Adli Tıp Kurumu’na gönderilen örnekler, cezaevinin kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle beraber değerlendirilecek.</p>

<p>Ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin mütalaa hazırlayacak. Amaç, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenini ve ölümde kişi veya kişilerin bir müdahalesinin bulunup bulunmadığını belirlemek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 13:28:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/kurtlar-vadisi-pusu-dizisine-inceleme-h108123.html">&amp;#039;Kurtlar Vadisi Pusu&amp;#039; dizisine inceleme</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/abdullah-ocalan-alevi-ronesansi-demokratik-gelecegin-en-onemli-h108122.html</link>
		<title>Abdullah Öcalan: Alevi Rönesansı demokratik geleceğin en önemli sütunlarındandır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Abdullah Öcalan İmralı Heyeti aracılığıyla İdris-i Bitlisi değerlendirmesinin yaşanan eksiklikleri yeniden canlandırmanın aksine Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle bu yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmeyi amaçladığını aktardı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, 13 Eylül tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklama yayınlayan İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan'ın sürece dair değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Yapılan görüşme, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeye ait olduğu iddia edilen notların, provokasyon ve spekülasyonların olduğu bir dönemde yapılırken, söz konusu tartışmalar Türkiye gündeminde de geniş yer buldu.</p>

<p></p>

<p>DEM Partili yetkililer söz konusu tartışmalar başta olmak üzere İmralı Heyeti'nin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin içeriğine dair bilgileri gazetecilerle paylaştı. Yetkililer Abdullah Öcalan'ın dolaşıma giren ve söz konusu tartışmalara yol açan bazı görüşme tutanaklarının gerçekle bağının olmadığını bir kez daha vurguladığını belirtti. Abdullah Öcalan'ın Demokratik Toplum Manifestosu için daha önce İdris-i Bitlisi hakkında yaptığı değerlendirmelerinin eksik yansıması nedeniyle yürütülen tartışmalara bir kez daha değindiği ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>İDRİS-İ BİTLİSİ TARTIŞMASI</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan'ın konuyu netleştirmek için verdiği mesajda şu ifadeleri kullandı: "İdris-i Bitlisi’nin Sünni mirliklerle Osmanlı arasındaki ittifakını hatırlatmak, onu eksiklikleri ile beraber olduğu gibi yeniden canlandırmak değildir. Tam tersine, geçmişte mirlerin ve egemenlerin çıkarına kurulan ittifak anlayışını, bugün halkların ve inançların çıkarı doğrultusunda güncellemektir. Alevilerin tarihsel hafızasını ve bu nedenle oluşan kaygılarını elbette ciddiye almak gerekir. Buradaki amaç Aleviliği Sünnilik içinde eritmek değil, Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle bu yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmektir. Söz konusu olan mirlerin değil halkların ittifakıdır. Amaç egemenliğin değil eşitliğin ve özgürlüğün ittifakıdır. Alevi Rönesansı da bu ortak demokratik geleceğin en önemli sütunlarından biridir."</p>

<p></p>

<p>'AÇIK BİR PROVOKASYON' &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan'ın Rojava’daki gelişmelere dair değerlendirmelerinden bir kesit paylaşıldı. Abdullah Öcalan’ın Rojava'da yaşananları &nbsp;“açık bir provokasyon” olarak nitelediği kaydedildi. &nbsp;Abdullah Öcalan'ın “Bir genci vahşice katledip sonra da kente girmeye bahane edeceksin. Bu açık bir provokasyon. Diyalog zeminine yönelik bu sabotaj hemen durmalıdır” uyarısında bulunduğu belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İRAN’IN İDAM ÇILGINLIĞI VE PJAK’IN POLİTİKASI &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan'ın İran'da yaşanan gelişmelere dair değerlendirmeleri de aktarıldı. &nbsp;Abdullah Öcalan'ın Partiya Jiyana Azad a Kurdistanê'nin (PJAK) izlediği politikanın doğru olduğunu, başka etki alanlarına girmeden halkı savunma stratejisinin yerinde olduğunu ifade ettiğini söyledi. Abdullah Öcalan'ın İran’a yönelik önceliğinin idam çılgınlığının durdurulması ve İran'ın Kürt bölgesine saldırmaktan vazgeçmesi olduğunu vurguladığı kaydedilerek, “Eğer bu yapılmazsa Kürtlerin meşru savunma hakkı olur. Türkiye bu konuda pozitif rol oynamalıdır” dediğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>MEHDİ ZANA İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan'ın yakın zamanda yaşamını yitiren Mehdi Zana için de mesaj gönderdiğini kaydedildi. Zana'nın vefatını üzüntüyle karşıladığı belirten Abdullah Öcalan’ın mesajı şu şekilde:“Halkın yerel demokrasi temelinde irade olması için önemli bir çabaya sahipti. Başta Leyla Zana olmak üzere tüm ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.”&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 26 12:42:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/abdullah-ocalan-alevi-ronesansi-demokratik-gelecegin-en-onemli-h108122.html">Abdullah Öcalan: Alevi Rönesansı demokratik geleceğin en önemli sütunlarındandır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


