Tecride karşı başlatılan eylemler büyüyor

Öcalan üzerindeki tecride karşı, HDP milletvekilleri tarafından birçok merkezde başlatılan açlık grevi eylemlerine yeni merkezler ve isimler eklendi. Yapılan açıklamalarda Öcalan'ın Türkiye ve Ortadoğu barışında taşıdığı rol ve misyona işaret edilip, tecride bir an önce verilmesi istendi.

Tecride karşı başlatılan eylemler büyüyor
04 Aralık 2018 Salı 15:09

banner225

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük süren ağırlaştırılmış tecride karşı 27 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven'e destek amaçlı partisi tarafından başlatılan açlık grevi eylemleri büyüyor. Dün Mersin, Diyarbakır ve Van’da partili milletvekilleri tarafından başlatılan 3 gün süreli açlık grevi eylemlerine bugün yeni merkezler ve isimler dahil oldu.

İstanbul’da partili vekillerden Hüda Kaya, Dılşad Canbaz, Ali Kenanoğlu ve Saruhan Oluç açlık grevine başladı. 

Partinin il örgütü binasına gelen vekiller, yaptıkları açıklama ile açlık grevine başladıklarını duyurdu. Vekillerle birlikte çok sayıda partili ve bazı siyasi parti temsilcisi de destek için parti binasına geldi. Milletvekillerinin açlık grevine başlayacağı salona "Leyla Güven haklıdır. Mutlak tecrit kaldırılmalıdır" pankartı asıldığı görüldü.

Parti Sözcüsü Saruhan Oluç tarafından yapılan açıklamada Leyla Güven'e destek amaçlı açlık grevine başlanacağı belirtildi.

OLUÇ: BARIŞ VE DEMOKRASİ VAZGEÇİLECEK BİR MÜCADELE DEĞİL

Güven'in milletvekili olduğunu ve hukuksuz bir şekilde rehin tutulduğunu söyleyen Oluç, "Ancak bu açlık grevi kendisiyle ilgili olan bir açlık grevi değildir. Esas itibariyle 4 Nisan 2015'ten bu yana Sayın Öcalan'a yönelik tecride tepki olarak başlatılan bir grevdir. Bu tecridin sadece Öcalan'a karşı olmadığını, Kürt halkına, barışa yönelik olduğunu bilir. Bütün bunları bildiği için insanlık dışı uygulamaya karşı açlık grevine başlamıştır. Biz de bu açlık grevine destek veriyoruz" dedi. 

Oluç, Meclis’teki grup toplantısının ardından Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile birlikte 9 vekil arkadaşlarının daha açlık grevi eylemine başlayacağına da hatırlattı.

Zor bir dönemden geçildiğini söyleyen Oluç, şunları söyledi: "Barış ve demokrasi mücadelesi bizler için hiçbir zaman durdurulabilecek, vazgeçilecek bir mücadele değildir. Her seferinde mücadele ile koşulları değiştirmeyi başardık. Bir kez daha barışın konuşulduğu bir dönemi yaratmanın amacındayız. Bunun için de elimizden geleni yapacağız." 

'KARARLIYIZ'

Oluç, Leyla Güven'in bir an önce hukuka uygun davranılarak tahliye edilmesi gerektiği üzerinde de durdu. Oluç, "Yine Umuyoruz ki İmralı'da 5 Nisan 2015'ten bu yana devam eden tecride son verilir. AİHM'in Sayın Demirtaş hakkında vermiş olduğu kararı uygular. Türkiye, AİHM'in vermiş olduğu karara aykırı hareket ediyor. AİHS 46. Maddesi ve Anayasa'nın 90. Maddesi açıktır. Türkiye bu kararı uygulamak zorundadır. Umuyoruz ki mahkemeler, yargı kurumlarıysa, bağımsız hareket ediyorsa Sayın Demirtaş hakkındaki kararı uygulamalıdırlar. İmralı tecridinin sona ermesi, tüm siyasi tutukluların özgürlüklerine kavuşması için verdiğimiz mücadelede kararlıyız" diye konuştu. 

URFA 

Urfa’da da partili milletvekillerinden Ayşe Sürücü ve Ömer Öcalan, il örgütü binasında 3 günlük açlık grevine başladı. Eyleme, Milletvekili Nusrettin Maçin, il ve ilçe örgütleri yöneticileri ile Barış Anneleri de destek verdi.

“Kararı kararımızdır, tecrit insanlık suçudur” pankartı asılan odada başlattıkları eyleme ilişkin açıklama yapan Ömer Öcalan, 24 Haziran seçimlerinde Hakkari’de rekor bir oyla seçilen Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eyleminin kritik bir aşamaya doğru gittiğini ifade etti.

Leyla Güven’in talebinin bu ülkede barış ve kardeşliği isteyen herkesin talebi olduğunu vurgulayan Öcalan, PKK Lideri üzerinde sürdürülen mutlak tecridin bir an önce sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Ömer Öcalan, son 2 yıldır ağırlaştırılan tecrit politikasının uluslararası komplonun bir devamı olduğunu da belirtti. 

Öcalan, “Leyla Güven’in talebi halkımızın ve bizim taleplerimizdir. Sayın Öcalan’ın Kürt sorununun çözümünde oynadığı rol ve misyon önemlidir. Bu noktada devletin geri adım atması gerekiyor ve Öcalan üzerinde sürdürülen mutlak tecridin son bulması gerekiyor” dedi. 

Demokratik kamuoyuna da bu noktada çağrıda bulunan HDP’li vekil, tecride karşı girişilen bu eylemlerin büyütülmesi gerektiğini kaydetti.

BATMAN 

Batman’da ise, milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki ve Ayşe Acar Başaran da açlık grevine başladı. Partinin il örgütü binasında başlatılan açlık grevi öncesi yapılan açıklamaya, milletvekilleri, parti yöneticileri ve üyeleri ile birlikte Barış Anneleri katılarak destek verdi. 

Üzerinde Güven'in fotoğrafının yer aldığı "Leyla Güven haklıdır, tecrit kalkmalıdır" yazılı pankartın önünde açıklama yapan Mehmet Rüştü Tiryaki, Güven'in talebine destek için açlık grevine başladıklarını belirtti.

Tiryaki, "Güven şahsında Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek, bu mutlak tecridin sona ermesi için açlık grevine başlıyoruz. Bedenleri dışında hiçbir şeye sahip olmayan siyasi tutsakların başvurduğu açlık grevinin amacına katılıyoruz. Mutlak tecridin sona ermesini istiyoruz. Ülkenin dört bir yanında HDP olarak tecride son verilmesi ve Leyla Güven'e destek olmak için buradayız" dedi.

ŞIRNAK 

HDP milletvekilleri Nuran İmir, Hasan Özgüneş ve Hüseyin Kaçmaz da Şırnak'ta açlık grevine başladı. HDP il binasında bulunan konferans salonunda başlatılan eylem öncesi açlık grevine giren milletvekilleri, tüm il ve ilçe parti yöneticileri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ve onlarca yurttaşın katılımıyla açıklama yaptı. 

Açlık grevinde olan Güven’in milyonların iradesi olduğuna dikkat çeken HDP Milletvekili Nuran İmir, Güven’in talebinin aynı zamanda başta kadınların talebi olduğunu söyledi. Öcalan üzerindeki tecridin bir bütünen Kürt halkı üzerinde yürütüldüğüne vurgu yapan İmir, kimsenin mücadelelerini engel olamayacaklarının altını çizdi. İmir, tecrit sona erene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. 

‘TECRİT BARIŞIN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR’

HDP Milletvekili Hasan Özgüneş de, yıllardır süren tecritle birlikte uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını söyledi. Özgüneş, milyonlarca insanın iradesi olan Öcalan’a sıradan bir insan olarak yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı. Güven’in de aynı zamanda Kürt halkının iradesi olduğuna işaret eden Özgüneş, “Güven, barışı önünde engel olan Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için bedenini açlığa yatırdı. Sayın Öcalan üzerindeki abluka aynı zamanda barış, kadınlar ve gençlerin üzerindeki ablukadır. Güven’in insani ve tamamen haklı olan talepleri bizim de talebimizdir” mesajı verdi. 

HDP Millevekili Hüseyin Kaçmaz da, Güven’in hukuksuz bir şekilde halen tutuklu bulunduğu belirtti. Güven’in, Türkiye’nin barışı, demokrasisi ve huzurunun önündeki en büyük engel olan tecride karşı açlık grevine girdiğini ifade eden Kaçmaz, barışın anahtarının İmralı olduğunu söyleyerek, “Savaşı sürdüren iktidarın halkların talebi karşısında kayıtsız kalmaması gerektiğini umuyoruz” ifadelerini kullandı. 

Alkışlar eşliğinde biten açıklamaların ardından milletvekilleri grevlerine başladı. Açıklamaya yöresel kıyafetlerle katılan kadınlar, bir süre milletvekilleriyle seslendirdikleri ezgiler eşliğinde halaya durdu. 

MARDİN 

Mardin'de de milletvekilleri Ebru Günay ve Tuma Çelik’in başlattığı açlık grevine çok sayıda partili destek verdi. Grevin yapıldığı parti binası önünde polis ablukası dikkat çekti. Grevin başlamasından önce kısa bir açıklama yapan HDP Mardin İl Eşbaşkanı Ali Sincar, “Amacımız; Leyla Güven’e ses vermek ve mutlak tecride son vermektir” dedi. 

ÇELİK: TECRİT İNSANLIK SUÇUDUR

Ardından açlık grevine giren vekillerden HDP’li Çelik kısa bir açıklama yaptı. Güven’e destek vermek amacıyla Mersin’de başlatılan açlık grevi eyleminin yapıldığı yere yapılan polis baskını ve gözaltı işlemlerini hatırlatan Çelik, “AKP-MHP iktidarı başlattığımız bu açlık grevlerine karşı koymaya çalıştı. Biz insan hakları ve barışın egemen olması, halkların eşit ve birlikte yaşaması gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Ama şu anda iktidarda bulunan AKP-MHP faşizmi buna bile tahammül edemiyor. Dünyanın en demokratik ve barışçıl eylemine dahi en barbar şekilde saldırıyor ve baskı geliştiriyor. Bunun çözüm olmadığını, kimseye faydasının olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Biz haklıyız, Leyla Güven haklıdır. Tecrit bir insanlık suçudur ve en kısa zamanda da kaldırılması gerekmektedir” diye konuştu.

GÜNAY: HERKESİ ALANLARA DAVET EDİYORUZ

Çelik’in ardından konuşan HDP’li vekil Günay ise, “Güven’in içerden yükselttiği sese ses olmak için her yerde açlık grevi eylemleri başlattık” dedi. Taleplerin yerine getirilmesi yerine saldırıların geliştiğine değinen Günay, “Güven’in sesine ses olalım. Kamuoyunu, her yerde direnmeye ve bu açlık grevi eylemini destekleyerek tecridi kaldırmak için alanlarda tepkilerini dile getirmeye davet ediyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından grev başladı. Mazıdağı, Kızıltepe ve Derik ilçelerinden gelen heyetler greve giren milletvekillerini ziyaret etti.

VAN

Van’da dün başlatılan açlık grevi eylemi ise ikinci gününe girdi. Milletvekili Muazzez Orhan tarafından başlatılan eyleme bugün partili vekiller Sait Dede ve Murat Sarısaç da dahil oldu.

Açlık grevi eylemlerini partilerinin il örgütü binasında sürdüren milletvekillerine partililerden yoğun destek geldi. Sabah saatlerinden itibaren parti binalarının yolunu tutan kent halkı, milletvekillerini ziyaret edip, desteklerini sundu.   

3 gün boyunca devam edecek eyleme, bugün Meclis’teki grup toplantısı sonrası Eş Genel Başkan Pervin Buldan ile diğer bazı vekillerin de katılacak olmasının yanı sıra başka merkezlerde de eylemlerin başlatılması bekleniyor.

DİYARBAKIR 

Yine Diyarbakır’da dün eyleme başlayan milletvekillerine destek ziyaretleri yapıldı. Ergani, Lice ve Silvan’dan gruplar halinde partililer açlık grevindeki vekilleri ziyaret edip, desteklerini sundu. Ziyaretler esnasında türküler de seslendirildi.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İl Örgütü yöneticileri de eylemdeki vekilleri ziyaret etti. Ziyarette konuşan ESP İl Başkanı Ramazan Karakaya, “Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan üzerindeki tecride karşı yapılan bir eylem ve haklı bir eylem. Bu eylemin gerekçesi; bugün Ortadoğu’da kapitalizme karşı geliştirilen ve halkların ortak yaşamını esas alan demokratik konfederal sistemin inşasından korktukları için tecridi Sayın Öcalan’a uyguluyorlar. Leyla Güven’in başlattığı eyleme destekler gittikçe yayılacaktır” halkı bu eylemleri sahiplenmeye davet etti.

MERSİN 

Mersin'de açlık grevinde olan vekiller Fatma Kurtulan, Rıdvan Turan ve Tülay Hatimoğulları’nu ziyaret eden Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, dayanışma mesajlarını iletti.

'DİRENECEĞİMİZİN SÖZÜNÜ VERİYORUZ'

Burada konuşan HDP Grup Başkanvekili Milletvekili Fatma Kurtulan, yaptıkları eylemin bir direniş geleneğinin devamı olduğunu belirterek kendilerine yapılan dayanışma ziyaretinin anlamlı olduğunu söyledi. Kurtalan, “Türkiye’de muhalefet eden herkesin tehdit altında olduğunu hatta buna karşı direnen herkesin ağır bedeller ödediğini biliyoruz. Türkiye’nin açık bir cezaevine dönüştüğü tablo karşımızda. Elbette deminde dediğim gibi bu demokrasi güçlerinin bu baskıcı ve tehditkar gücün daha fazla yol almaması hatta engel olmak için çaba gösterecek. AKP sanıyor ki bu yılların mücadele geleneği kendilerine çok çabuk teslim olacak. AKP’nin en büyük yanılgısı da tam olarak buradadır. HDP’ye baskılar seçimler yaklaştıkça daha da arttı. Şuan da Türkiye’de yer alan tüm teşkilatlarımız büyük bir baskı altında bunu demokrasi güçleri de biliyor. Ama tüm bunlara rağmen direneceğimizin sözünü veriyoruz” dedi.

‘DİRENİŞİ SELAMLIYORUZ’

Ardından Platform adına konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt da, Leyla Güven’in başlatmış olduğu açlık grevini ve ona destek veren tüm eylemcileri desteklediklerini dile getirdi. Bozkurt, "Türkiye açık bir cezaevine döndü. Bu gidişata dur demek istiyorsak, daha fazla direnilmesi gerektiğini de biliyoruz. Bu nedenle bu direnişi selamlıyoruz” dedi. Açlık grevine ziyaretler sürüyor.

AÇIKLAMAYA İZİN VERİLMEDİ

Kentte gözaltına alınan 10 partili için yapılmak istenen açıklamaya izin verilmedi.  Leyla Güven'e destek için açlık grevine başlamaları üzerine 2 Aralık’ta parti binasına yapılan polis baskınında aralarında İl Eşbaşkanı Zuhal Önen'in de bulunduğu 10 isim gözaltına alınmıştı. Gözaltıların serbest bırakılması talebiyle bugün parti binası önünde yapılmak istenen açıklamaya valilik tarafından izin verilmedi.

Açıklama için Valiliğe başvuran HDK Genel Merkez Meclis Üyesi Selahattin Güvenç, ret yanıtı verilmesi üzerine gerekçesini sorduğunda sözlü olarak İçişleri Bakanlığı tarafında talimat geldiği yanıtı aldığını belirtti.

TJA’DAN AÇIKLAMA 

Özgür Kadın Hareketi (TJA) da, Mersin'deki gözaltılana yazılı açıklama ile tepki gösterdi. Gözaltıların toplumu korkutma ve demokrasi taleplerini boğma amaçlı olduğu belirtildi. Leyla Güven’le başlayan, tüm cezaevleri ve ülkeye yayılan açlık grevi eylemlerinin haklı ve onurlu bir talep olduğu vurgulanan açıklamada, Öcalan üzerindeki mutlak tecridin, toplumsal sorunları derinleştirerek, çözümsüz bir noktaya taşıdığına dikkat çekildi. 

Tecridin, kadın özgürlük mücadelesinin yarattığı özgür kadın kimliğine ve değerlerine dönük bir saldırı olduğu belirtilen açıklamada, “Mutlak tecrit uygulamasıyla, kadın öncülüğünde gelişen toplumsallık bir bütün yok edilmek istenmektedir. Biz kadınlar olarak, bu ayrımcı, cinsiyetçi, milliyetçi ve militarist politikaları asla kabul etmedik, etmiyoruz. Biz TJA’lı kadınlar olarak, mutlak tecrit son bulana kadar açlık grevleri eylemlerine desteğin daha da güçlendirilmesi için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Sayın Öcalan üzerindeki mutlak tecrit kırılana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi yeniliyoruz. Bu kapsamda, ulusal ve uluslararası demokratik dinamikleri, kadın hareketleri ve şahsiyetlerini açlık grevi eylemlerinin taleplerine sahip çıkmaya ve demokratik mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz” denildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.