Sırrı Sakık: Türkiye bir türlü ezberini bozmuyor!

Milletvekili olduğu dönemde tutuklanan Sakık, 23 yıl sonra Ağrı Belediye Başkanlığı görevinden alındı. Sakık, demokratik siyaset kanallarının açık tutulması gerektiğini vurguluyor.

Sırrı Sakık: Türkiye bir türlü ezberini bozmuyor!
04 Mart 2017 Cumartesi 10:24

DEP milletvekili olduğu dönemde 2 Mart 1994’te tutuklanan Sırrı Sakık, tam 23 yıl sonra bu kez Ağrı Belediye Başkanlığı görevinden alındı. Cumhuriyet’e konuşan Sakık, “23 yıl sonra yine aynı yöntem uygulanıyor. Türkiye bir türlü ezberini bozmuyor. Sürekli yanlışlıklarını tekrarlayan evin yaramaz çocuğu gibi. Biz bunun çıkmaz sokak olduğunu hep söyledik ve söyleyeceğiz” dedi.

Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Selim Sadak, Ahmet Türk ile birlikte 2 Mart 1994’te tutuklanan Sırrı Sakık, tam 23 yıl sonra İçişleri Bakanlığı tarafından Ağrı Belediye Başkanlığı görevinden alındı. Cumhuriyet’e konuşan Sakık, “Diğerleri gibi benim de görevden alınmama yönelik tutarlı bir neden yok. Siyasi bir operasyon” dedi. Türkiye’de ezberin değişmediğini ifade eden Sakık, “23 yıl sonra yine aynı yöntem uygulanıyor. Türkiye bir türlü ezberini bozmuyor. Sürekli yanlışlıklarını tekrarlayan evin yaramaz çocuğu gibi. Demokratik siyaset kanallarının açılması gerekirken, uzun yıllardır demokratik siyaseti ablukaya alıp sandıkta alt edemediklerini kayyım atayarak, halkın iradesini yok sayarak, sonuç almaya çalışılıyor. Biz bunun çıkmaz sokak olduğunu hep söyledik ve söyleyeceğiz. Yapılması gereken tek şey demokratik siyaset kanallarını açık tutmaktır. Gerçekten birlikte yaşayacak ve birlikte bir hukuk oluşturacaksak, hepimizin ortak bir yurdu, demokratik bir ülkesi, hukuk ve demokrasinin ülkesi kurulacaksa, bu kanalların hepsinin açık olması lazım. Yoksa KHK’ler, OHAL uygulamaları, biz bunları geçmişten bugüne kadar teker teker yaşadık” diye konuştu.

Bu uygulamaların çözüm olmadığını vurgulayan Sakık, “Eğer çözüm olsa idi 1994’te çözüm olurdu. O dönem ben kürsüde şunu söylemiştim. ‘Anadolu tabiriyle Allah’a ısmarladık, gidiyoruz ama hayat bizi ne kadar beton yığınlarına hapseder. Biz buraya geri geleceğiz ama siz bugün ne için elini kaldırdığını bilmeyenler, o gün burada olmayacaksınız’. Ve o gün el kaldıranlar bugün tarihin çöplüğünde. Eğer haksız olsak, bugün biz olmazdık. Ama ortada devasa, Ağrı Dağı kadar ağır bir Kürt sorunumuz, demokratikleşme sorunumuz, özgürleşme 
 

sorunumuz var. Gerçekten bu ülkede iç barış inşa edilir ve demokrasi oturursa, herkes ‘İşte benim ülkem bu’ diyebilirse, o zaman ülke gurur duymalı. Evet yollar, köprüler yapılacak ama asıl olan iç barışı demokrasiyi getirebilmekte. Ne yapacağız, biz bu işin emekçileri olarak demokrasinin bedellerini ödemeye adayız. Ne olursa olsun biz bu toprakları kan deryasından kurtarmak zorundayız” dedi.

Sesimizi duyuramıyoruz

Görevden alınan birçok belediye başkanının daha sonra gözaltına alınıp tutuklandığını anımsatarak bu yönde bir endişesi olup olmadığını sorduğumuz Sakık, “O kadar haksızlığa maruz kaldım ki, birkaç gün gözaltına alınmam ya da tutuklanmam çok şey ifade etmiyor. Tabii ki bunları konuşurken, o kadar çok üzülüyoruz ki, eğer sığınacağımız son liman hukuk olacaksa o zaman bu hukuksuzluk neyin nesi? Konu biz olunca, sesimizi duyuramıyoruz. Görevden alındık, medyada sesimiz yok. Açıklama yapıyoruz gören yok” dedi.

Anayasa referandumunun OHAL koşullarında yapılacağına dikkat çeken Sakık “Bölgede korkunç bir korku tohumu ekildiğini gözlüyorum. Referandumda insanların can korkusu var. OHAL, KHK, yasaklar var oğlu var. Bölgede her insan baharda ne olacağından kuşku duyuyor. Biz zaten sayın Barzani ile de konuşurken 2013 dönemine dönülmesi gerektiğini söyledik. Artık herkes beyninde bir bahar temizliği yapmalıdır. Tutuklamaların, görevden almaların çözüm olmadığını hayat bize gösterdi. Hepimizin baharla, Nevruz’la birlikte hücrelerimizi temizlemeli ve yarım bıraktığımız yerden başlamalıyız” diye konuştu.


Kaynak: Cumhuriyet
İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.