Hukuk örgütleri: İmralı'daki tecrit yasaya aykırıdır

Hukuk ve insan hakları örgütleri, İmralı'da uygulanan tecride ve cezaevlerinde süren açlık grevlerine dair yaptıkları ortak açıklamada, “İmralı’daki infaz ve tecrit yasaya aykırıdır" dedi. Kurumlar, insan haklarına dayalı hukuka işlerlik kazandırılarak tecridin kaldırılmasını istedi.

Hukuk örgütleri: İmralı'daki tecrit yasaya aykırıdır
25 Ocak 2019 Cuma 17:31

Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP), KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Demokrasi İçin Hukukçular (DİH), İnsan Hakları Derneği (İHD), Katılımcı Avukatlar, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar ile Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit ve tecride son verilmesi talebiyle cezaevlerinde süren açlık grevlerine ilişkin ortak açıklama yaptı. 

Açıklama, İHD İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.

Öncesi konuşan Avukat Bahri Belen, ülkedeki hukuksal sorunların çıkış noktasının “çifte standartlı” hukuk anlayışı ve uygulamaları olduğunu ifade etti. Belen, “Leyla Güven’in ve birçok mahpusun açlık grevine başlamalarının sebebi, çifte standartlı hukuk uygulamalarıdır. Sayın Öcalan’ın İmralı’daki tecridi mevcut Anayasal sistem içerisinde hukukun farklı ve yanlış anlaşılmasından kaynaklıdır” dedi. 

'GÜVEN YASA TANIMAZLARA KARŞI YAŞAMINI ORTAYA KOYDU'

Hazırlanan ortak metni okuyan Av. Yıldız İmrek ise, Leyla Güven’in hukuksuzluğa ve yasa tanımazlığa karşı iktidarın, muhalefetin, hukukçuların müdahale etmesi, halkın da görüp duyması için yaşamını ortaya koyduğunu ifade etti. 

Leyla Güven'in açlık grevinin yaşam sınırına dayandığını vurgulayan İmrek, "Şimdi birçok seçilmiş de açlık grevine başlıyor; hukuk için, adalet için. Milletin vekili Leyla Güven, yüzlerce mahpusla birlikte Abdullah Öcalan'a, İmralı adasında uygulanan yasaya aykırı tecridin, Guantanamo rejimine dönüşen infaz uygulamasının yasa dışılığına, hukuka ve insanlığa aykırılığına dikkat çekmek için kendi yaşam hakkını ortaya koydu” dedi.

‘İMRALI REJİMİ YASAYA AYKIRIDIR’

Öcalan’a uygulanan İmralı infaz rejiminin, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanuna aykırı oldıuğunun altını çizen İmrek, “İmralı’daki infaz ve tecrit bu yasaya aykırı olduğu kadar, Anayasaya da, eşitlik, hukuk devleti ilkeleri ile temel hak ve özgürlükler sisteminin ulusal üstü sözleşmelere atıf yapan Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 90'ıncı maddesine de aykırıdır. Bu atıfla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3'üncü maddeye göre; hükümlüye hangi ceza nedeni ile ilgili olursa olsun ‘gayri insani yahut haysiyet kırıcı’ bir ceza infazına ve muamelesine tabi tutulamayacağını, yine sözleşmenin ‘özgürlük ve kişi güvenliği, hakkı’ ile ilgili 5/1 a bendine göre mahkumiyet üzerine, usulü dairesinde hapsedilmesini’ amirdir” dedi.

'BİZ DE LEYLA GÜVEN GİBİ DÜŞÜNÜYORUZ'

Hukukçular olarak kendilerinin de Güven gibi Öcalan'ın ailesi, avukatları ve vasisi ile görüştürülmemesinin yasalara aykırı olduğunu konusunda görüş birliği içerisinde olduklarını vurgulayan İmrek, şöyle devam etti: “Ceza hukuku disiplinleri; ceza kanunları, ceza muhakemesi kanunları ve infaz kanunları ile bir bütündür. Bu kanunlar bütünü ve uygulaması oradaki devletin, otoriter mi yoksa hukuk devleti nitelikli mi olduğunun göstergesidir. Anayasamız, bağlı bulunduğu uluslararası sözleşmeler ve ceza infaz yasamız tutuklulara ve hükümlülere kişi güvenliği ve özgürlüğü ile insan haklarına uygun bir sistemi uygulamayı zorunlu kılmaktadır. Biz hukukçuların ‘bir rüyası’ var: Hukuk güvenliği sağlayan, özgürlükleri güvenceleyen, adil ve etkin yargının işlediği, adaletin kurulduğu demokratik bir toplum.” 

'ADALET RÜYASI HAKLAR KAZANILINCAYA KADAR BİTMEYECEK'

İmrek, bu dığrultuda açıklamada imzası bulunan hukuk örgütleri olarak, başta Öcalan ve diğer tutuklular için “insan haklarına dayalı hukuka” işlerlik kazandırılması talebinde bulunduklarını vurguladı.

İmrek, devamında şunları kaydetti: “İmralı’da uygulanan ve usule aykırı tecride, en azından yasal temsilci ve avukatları ile yasa yolu başvurularını  kullanılabilmesini sağlayacak görüşme ve iletişimin sağlanması, bu konuda adımlar atılmasıdır. Bunlar yapılmalıdır ve yapılması konusunda adımlar atılmalıdır ki, hak ve hukuk için en temel yaşam hakkını ortaya koyan Leyla Güven ve diğer açlık grevine başlayan insanlar da, böyle bir eyleme ihtiyaç duymasın. Biz hukukçuların/avukatların ülkemizde hukuk, özgürlükler ve adalet rüyası, bunlar kazanılıncaya kadar bitmeyecek, sesleri her gün daha gür çıkacaktır.” 

‘HERŞEY TECRİT İLE BAŞLADI’

ÖHP Eşsözcüsü Avukat Serhat Çakmak da, İmralı’da süren ağır tecrit koşullarının sadece Öcalan’a uygulanan bir durum olmadığına dikkat çekti.

“İmralı’daki tecritle birlikte sokağa çıkma yasakları, barış sürecinin bozulması ve ağır hak ihlallerinin yaşandığı bir dönem yaşandı” diyen Av. Çakmak, bu sürecin sonunda ülke olarak tecridi yaşar hale geldiklerini söyledi. Çakmak, “İmralı ile birlikte muhalif kesimde olan insanlar bunu yaşıyor. Belki dışarıdayız, özgürüz ama düşüncelerimiz tecrit altında. Eğer gerekli tedbirleri alabilseydik, ülke olarak ağır tecrit altında olmazdık. Mahpusların açlık grevine bedenini yatırması sürecine de gelmemiş olurduk. Ağır tecridi ortadan kaldırabilmek için yaşamlarını ortaya koymazdı. Tecridin kaldırılması tüm ülkenin toplumsal barış ve huzura kavuşması için elzemdir” dedi.  

'PAZARLIK KONUSU YAPMAYACAĞIZ'

TOHAV Eşsözcüsü Rengin Ergül ise, açlık grevine başlayanların tek talebinin İmralı tecridinin kaldırılması olduğunun altını çizdi. Ergül, “Bir kişinin temel hak özgürlükleri pazarlık konusu yapılamaz. Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını talep ediyoruz. Bunu pazarlık konusu haline getirmeyeceğiz hukukçular olarak. Müvekkillerimizin taleplerinin savunucusuyuz. İfade özgürlüğü kapsamında bedenlerini açlığa yatırdılar. Öcalan’a uygulanan tecrit insan hakları hukukuna aykırıdır. Müvekkillerimizin temel hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.  

İHD BAKANLIĞA BAŞVURACAK 

İHD olarak yaşam hakkını savunduklarını dile getiren dernek yöneticisi Av. Fırat Vural da, Pazartesi günü tecridin kaldırılması konusundaki taleplerini Adalet Bakanlığı’na yazılı olarak ileteceklerini paylaştı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.