HDP’nin Diyarbakır eşbaşkan adayları: Halkın yaralarını birlikte saracağız

“Halkın yaralarını birlikte saracağız” diyerek yola çıkan HDP’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adaylarından Hülya Alökmen Uyanık, ilk hedeflerinin “kadın bakış açısının kentin yönetiminde yansıtılması” olduğunu vurguladu. Adnan Selçuk Mızraklı ise “Bu yürüyüş bizim yürüyüşümüz değil, bir halkın inandığı değerler etrafındaki yürüyüş olacaktır” dedi.

HDP’nin Diyarbakır eşbaşkan adayları: Halkın yaralarını birlikte saracağız
23 Ocak 2019 Çarşamba 11:08

banner255

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlerde 20 il ve bağlı ilçelerde göstereceği eşbaşkan adaylarını açıkladı. İçişleri Bakanlığı tarafından Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın görevlerinden alınmasıyla 1 Kasım 2016’dan bu yana kayyum tarafından yönetilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne eş başkan adayları HDP Milletvekili Adnan Selçuk Mızraklı ve Hülya Alökmen Uyanık gösterildi. 

Adayların açıklanması ardından Uyanık ve Mızraklı, Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

ADNAN SELÇUK MIZRAKLI KİMDİR? 

Adnan Selçuk Mızraklı, 1963 yılında Urfa’nın Siverek ilçesinde dünyaya geldi. Babasının öğretmen olmasından kaynaklı 16 yılını Eskişehir’de geçirdi. İlk, orta ve lise öğrenimi burada tamamlayan Mızraklı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Çalışma hayatının ilk 3 yılını Ankara ve Yozgat’ta geçiren Mızraklı, 1991 yılından itibaren Diyarbakır’da çalışmaya başladı ve 27 yıl boyunca kentin çeşitli hastanelerinde uzman cerrah olarak görev aldı. 

Mesleki hayatından dolayı kent halkı tarafından yakından tanınan Mızraklı, başta Diyarbakır Tabip Odası olmak üzere kentin birçok sivil toplum örgütünde çalışma yürüttü. 90’lı yıllardan bu yana demokratik platformlarda mücadele eden Mızraklı, 2000’li yıllardan itibaren ise Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) komisyon çalışmalarında yer aldı. Sarmaşık Derneği’nde 6 yıl boyunca Genel Başkanlık ve yönetici pozisyonlarında görev üstlenen Mızraklı, yine Mezopotamya Vakfı bünyesinde Kürtçe eğitim verecek olan üniversite kurulmasına dönük önemli çalışmalar yürüttü. Mızraklı, son olarak 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde HDP’den Diyarbakır Milletvekili seçildi. Mızraklı, evli ve 3 çocuk babasıdır. 

HÜLYA ALÖKMEN UYANIK KİMDİR?

Hülya Alökmen Uyanık, 1975 yılında Batman’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimi ardından Dicle Üniversitesi’nden mezun olan Uyanık, 1995 yılından beri hemşire olarak kamu kurumlarında çalıştı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nda (SES) ve 2000’li yıllar ile birlikte Diyarbakır Kadın Platformu içerisinde mücadele yürüten Uyanık, 2001 yılında Kütahya’ya sürgün edildi. 2006 yılında Diyarbakır’a geri dönen Uyanık, 2011 ile 2014 yılları arasında SES Diyarbakır Şube Başkanlığı görevini üstlendi. 2014 ile 2017 yılları arasında SES Genel Merkezi Denetleme Kurulu üyeliği ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sağlık Komisyonu içerisinde çalışmalar yürüten Uyanık, Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edildi. Uyanık, evli ve iki çocuk annesi.

GÜLTAN KIŞANAK VE FIRAT ANLI’YI SELAMLADI

Adaylıklarının açıklanması üzerine bir araya geldiğimiz isimlerden Hülya Alökmen Uyanık, sözlerine yerlerine kayyum atanıp, tutuklanan Gültan Kışanak ve Fırat Anlı için “Gönül isterdi ki görevi sevgili Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’dan devralalım. Ancak son 3 yılda yaşadığımız sıkıntılar, kentimizin yıkılması, kayyumlar tarafından halkımızın hakkının gasp edilmesiyle karşı karşıyayız” diyerek başlıyor. 

‘BELEDİYEMİZİ ASIL SAHİPLERİNE TESLİM ETMEK’

Parti olarak “Kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz” şiarıyla hareket ettiklerini vurgulayan Uyanık, Diyarbakır’a dair hedeflerini şu sözlerle dile getirdi: “Amacımız belediyemizi ve kapatılan kurumlarımızı asıl sahiplerine tekrar teslim etmek. Hem uluslararası hem hukuksal hem de sosyal alanda kurumların gasp edildiği ortadadır. Bir gasp sorunu yaşanmakta ve bizim hedefimiz kurumları gerçek sahiplerine teslim etmek.” 

‘YENİDEN HALKIN HİZMETİNE AÇACAĞIZ’

Uyanık, kayyum atanan belediyelerin kışlaya dönüştürülüp, halka kapatıldığını da ifade etti. “Kurumların tabelaları değiştirildi, Roboski Anıtı kaldırıldı. Kürt ve Kürdi bütün imaj ve objeler halkın belleğinden silinmeye çalışıldı” diyen Uyanık, belediyelerin zorbalık yeri değil, hizmet kurumları olduğunu vurguladı.

 ‘YARALARIMIZI BERABER SARACAĞIZ’

Aday gösterildiği Diyarbakır’ı “Yaralı bir kent” olarak tanımlayan Uyanık, “Yaralarımız bugün daha fazla. Yaralarımızı beraber saracağız. Amed’in eski yaşanılabilir, her kesimin kendisini özgürce ifade edebileceği bir kent haline getireceğiz” dedi.

‘KADIN BAKIŞ AÇISIYLA’

Uyanık, eşbaşkanlık sistemi ile cinsiyet eşitlikçi belediyecilik hedefiyle yok sayılan kadın iradesini ve kimliğini açığa çıkaracaklarını da kaydetti. Uyanık, bu konudaki hedeflerini şöyle ifade etti: “İlk hedefimiz; kadın bakış açısının kentin yönetilmesine, siyasete, ekolojiye, sosyal hayata yansıtılması. Temelleri atılmış ama bunların üzerine taşlar ekleyeceğiz. Belediyenin Kadın Politikaları Daire Başkanlığı birimi ortadan kaldırıldı. Kadın kurumları ve kadın sığınmaevleri işlevsizleştirildi. Onları yeniden hayata geçirip, o dönemde eksik kaldığımız, kentin dinamikleri olan bütün kadınları kent yaşamına dahil etme politikamız var” diye belirtti. 

‘BİZ BU TOPRAKLARIN ÇOCUĞUYUZ’

Parti olarak Diyarbakır’ın sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlarına hakim olduklarını vurgulayan Uyanık, “Biz bu toprakların çocuğuyuz, burada büyüdük. Bu sorunlara halkımızla, kadınlarla, gençlerle birlikte Diyarbakır’ın hak ettiği noktaya getireceğimize inanıyoruz. Başaracağımıza inanıyoruz” diye belirtti.

MIZRAKLI: DUVARLARI KAPILARI KALDIRMAKLA KALMAYACAĞIZ

Selçuk Mızraklı ise, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmış olması ile seçmen iradesinin merkezi irade marifetiyle gasp edilmiş olması üzerinde durdu.

Gasp edilen bu iradeyi yine seçmen iradesiyle yeniden geri alma durumu ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Mızraklı, “Geçmişte de söyledik. Belediyeler sadece kurumsal bir yapı değildir, bir toplumun kendini var etme ve geleceğini kurma açısından önemli yerinden yönetim organlarıdır. Giderek toplumsallaşan ve halklaşan belediyecilik tarzımız olacak. Duvarları, kapıları kaldırmakla kalmayacağız, orayı kurumsal olmaktan çıkartıp, yönetimin unsurları haline getireceğiz” diye belirtti. 

‘ARKADAŞLARIMIZIN EMEKLERİNİ ÇOĞALTACAĞIZ’

Kayyum atanan belediyelerin etrafının beton bariyerlerle kapatılmış olunmasına dikkat çeken Mızraklı, “Halka o kadar yabancı olan o yönetimlerden, halkın bağrından çıkan bir yönetim tarzına geçeceğiz. Söylediklerimizin birçoğu daha önce partimiz tarafından, yerel yönetimler çalışmaları çerçevesinde ifade edilmiş başlıklardır. Bunları ete kemiğe büründürmek için bütün zorlu koşullara rağmen fedakarca, kararlı ve inançlı bir yürüyüşü başlatıyoruz. Cezaevinde ve sürgünde olan birçok arkadaşımızın biriktirdiği emekleri, daha da çoğaltabilmek için görev aldık” dedi.

‘1999’DAN BU YANA ÖNEMLİ HİZMETLER’

1999 yılından bu yana yerinden yönetim anlayışıyla Diyarbakır’da zor imkanlar ile önemli hizmetler ortaya konulduğunu belirten Mızraklı, şunları söyledi: “Kent, partimiz döneminde hafızası olan, canlı olan, doğasına, insanına, toprağına, toplumsallığına sahip çıkan bir kente dönüştü. Kültür sanat, toplumsal kimlikler ve korunması çerçevesinde, gerek parti çizgimizin ana kaidesi olan cinsiyet eşitlikçi yerinden yönetim, öz yönetim çerçevesinde önemli çabalar gösterildi. Ama özellikle yalan ve talan üzerinden gelenler, bütün biriktirilen değerleri ortadan kaldırdılar. Ama bu kente dair yapabilecekleri başka bir şey yoktu.” 

Güçlü bir belediyecilik anlayışıyla yola koyulduklarını vurgulayan Mızraklı, kayyumun yarattığı bu tahribatlar nedeniyle “yapılacak çok iş var” diyor. 

‘BİR GÜN ŞANTİYE ELBİSELERİ, DİĞER GÜN ULUSAL KIYAFETLER’

Mızraklı, bu yolda nasıl yürüyeceklerini ise şu sözlerle dile getirdi: “Kararlı, inançlı, ne yapacağını bilen bir yürüyüş tarzımız olacak. Bu yürüyüş bizim yürüyüşümüz değil, bir halkın inandığı değerler etrafındaki yürüyüş olacaktır. 

Bir boyutu kendimize derman olmak, yaralarımızı sarmak, bir diğer boyutu da bugünden yarına bakmak. Daha çok ne yapabiliriz. Kent canlı bir kent, düşünen bir kent. İnşa eden bir kenttir. Aynı zamanda doğası, coğrafyası, uluslararası ilişkileriyle, insanıyla, ülke içindeki yeri itibariyle önemli bir kentten söz ediyoruz. Bizim belediyelerimizin üç ana kostümü olacak; biri bürokrasi giysisi, ertesi gün üzerimizde şantiye elbiseleri, bir sonraki gün üzerimizde ulusal kıyafetleri görebilirsiniz. Dokumuzun yapı taşlarını oluşturan bir yürüyüş tarzıdır. Toplum ile birlikte uzun yıllardır yara alan bir kent, bir kimlik var. Bunun inşası ve telafisi o kadar kolay olmuyor. Ancak kararlı bir yürüyüşle bunların üstesinden gelmek mümkün olabiliyor.”

‘16 YILLIK BELEDİYECİLİK DENEYİMİ’

16 yıllık belediyecilik deneyimlerini yeni dönemde en azami düzeyde kullanacaklarının altını çizen Mızraklı, “Giderek bu kadar toplumsallaşmış bu yapı, kendi içinde kendini onaran ve bugünden yarına taşıyan oldukça güçlü dayanışma biçimlerini de ortaya koyacaktır. Sur’da özellikle özyönetim direnişleri döneminde insanlar kentin farklı mahallelerine gittiği zaman kent, aileler ve insanlar ile nasıl bir buluşma ve dayanışma gösterdi. Yarın da o fedakar ve dayanışmacı yaklaşımlarıyla bunların üstesinden gelebilecek bir toplumsallığımız var.”

‘GÜNAHLARI NASIL ÖDEYECEKLER?’

Mızraklı, gerçekleştirecekleri hizmetleri anlatırken dikkat çektiği bir diğer konu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Sayıştay raporları ile açığa çıkan borçları. Mızraklı, bu konudaki ilk sözü “Sadece borcun değil, epey günahın biriktirildiğini biliyoruz” oldu. Devamını ise şu sözlerle getiriyor: “Kapatılan kurumlarımıza baktığımız zaman epey günahları, yanlışları var. Epey de borç bırakacaklar. O borçların kime ait olduğunu ilk önce çok ayrıntılı envanterini çıkaracağız. Nasıl ki Sayıştay raporları devletin ilgili kurumları tarafından tescilli olarak ortaya çıktıysa, o gün borçların onlara ait olduğunu, nasıl bir talan ve israf yöntemi ile biriktirildiğini ilk önce bilançosunu halka açıklayacağız. Sonra o borcu üretenlere ‘buyurun borcunuzu ödeyin’ diyeceğiz. Borçları ödeyebilirler, üstesinden gelebilirler ama o günahları nasıl ödeyecekler bilemiyoruz.”

‘HALKIMIZA, SİYASETİMİZE GÜVENİYORUZ’

Atacakları adımlar konusunda “Kendimize, halkımıza, siyasetimize inanıyoruz” diyen Mızraklı, son olarak “Geçmişte çok ağır süreçlerden geçip, tekrardan kendine yol açıp yürümeyi bilen, kendi küllerinden doğmuş bir halkın evlatları olarak, bugünden yarına kararlı bir şekilde bu sürecin üstesinden geleceğiz. Bütün aydınlık yürüyüşçülerinin birer yoldaşı olacağız. Hepimizin yolu açık ve aydınlık olsun” temennisinde bulundu. 

MA / Özgür Paksoy-Mehmet Şah Oruç 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.