HDP öldürülen üç Kürt siyasetçi için Meclis Araştırması istedi

HDP, Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in Paris’te katledilmelerinin yıldönümünde işlenen cinayetler konusunda Meclis Araştırması istedi. Verilen önergede, “Uluslararası boyutları olan bir cinayetin sadece tetiği çeken şahıs üzerinden yürütülmesi ciddiyetten ve gerçeklikten uzaktır” denildi.

HDP öldürülen üç Kürt siyasetçi için Meclis Araştırması istedi
08 Ocak 2019 Salı 19:13

Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in, 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te öldürülmelerinin yıldönümünde Halkların Demokratik Partisi (HDP), cinayetlerin perde arkasındaki güçlerin araştırılması için Meclis Araştırması istedi. Önerge, HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından Meclis Başkanlığı’na sunuldu.

Beştaş önergesinin gerekçesinde, “Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledilişinin üzerinden 6 yıl geçmiştir. Cinayetler hala aydınlatılmadığı gibi Türkiye ve Fransa’nın sorumluluklarını yerine getirmedikleri ve yargı mercilerinin baskı altına alındığına dair açık bir kanaat hasıl olmuştur” diye belirtti.

HDP’li Beştaş, verdiği araştırma önergesinin gerekçesinde şunları kaydetti.

ÇELİŞKİ VE BİLİNMEZLİKLER DEVAM EDİYOR

“Kürt sorununun demokratik siyaset yöntemleri ve barışçıl bir biçimde çözülmesi yönünde Devlet heyetinin Sayın Abdullah Öcalan ile İmralı’da görüştüğü bir süreçte Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in bir suikast sonucu öldürülmesinin üzerinden 6 yıl geçmiştir. Devlet heyet ile Sayın Öcalan arasında resmi görüşmelerin başlatıldığının kamuoyuna deklare edildiği 3 Ocak 2013 tarihinden 6 gün sonra gerçekleşen bu suikast hala aydınlatılmamış olup olay üzerindeki derin çelişki ve bilinmezlikler devam etmektedir.

‘DOSYA SONUÇLANMASINA RAĞMEN SUİKAST AYDINLATILMAMIŞTIR’

Cinayete ilişkin Fransa ve Türkiye’de soruşturma başlatılmış ise de davanın Fransa ayağında dosya hâkimi Jeanne Duyé dosyayı sonuçlandırmış ancak suikast aydınlatılmamıştır. Olayın tek sanığı olan Ömer Güney’in bundan 2 yıl önce ölmesi; cinayetin aydınlatılmasına dair olasılıkları da ortadan kaldırmış gözükmektedir. Bu konuda avukatlar tarafından yargılamanın devam etmesine yönelik başvuruları ile ilgili olarak da bir gelişme kaydedilmemiştir. Türkiye’de süren yargılama ayağında ise dosyada herhangi bir gelişme yaşanmadığı gibi gizlilik kararı nedeniyle gelişmelere dair bilgi edinebilme imkânı da söz konusu olmamıştır.

 ‘CİNAYETİN MİT TARAFINDAN PLANLANDIĞINA DAİR AÇIKLAMALAR VAR’

Geçtiğimiz yıllarda kamuoyuna yansıdığı üzere cinayetin MİT tarafından planlandığına dair açıklamalar mevcuttur. Yine Oslo görüşmelerinde yer alan bir MİT yetkilisinin Paris’te  meydana gelen cinayetlerin planlayıcısı olduğuna ilişkin açıklamalar söz konusudur.  Diğer yandan, yargılama aşamsında cinayetin tek sanığı olarak bilinen Ömer Güney’in iletişime geçtiği  telefon hattının, MİT Başkanlığına ait olduğu da  Telekom tarafından bildirilmişti. Dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan tarafından yapılan izahatta da ‘Bizim resmi kâğıtlarımız kullanılmış…kurum içerisinde kurum teknolojisiyle üretilmiş belgeler var’ dediği ve  MİT’in bunun dışında olduğunu inkâr etmediği, ancak ‘Biz yapmadık. MİT’in içinde olan çeşitli kesimler yaptı. MİT içinde cemaatçiler, ulusalcılar var onlar yaptı’ şeklindeki açıklamaları da kamuoyunun malumudur. 

Bu noktada belirtmek gerekir ki; MİT gibi bir kurumun başında olan bir kimsenin teşkilat içerisindeki gelişmelerden haberdar olmaması da hayatın olağan akışına uymamaktadır.

‘TÜRKİYE VE FRANSA SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİREMEDİ’

Paris cinayetinin aydınlatılması ile ilgili olarak Türkiye’nin ve Fransa’nın sorumluluklarını yerine getirmedikleri, yargı mercilerini baskı altına aldıkları yönünde açık bir kanaat oluşmuş durumdadır. 

Oysa elde edilen bulgular ışığında bu cinayetin derhal çözülmesi kaçınılmaz olarak beklenmekte ve arzu edilmektedir. Uluslararası boyutları olan bir cinayetin sadece tetiği çeken şahıs üzerinden yürütülmesi ciddiyetten ve gerçeklikten uzaktır. Davanın Fransız avukatı Antoine Comte tarafından aktarılan ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; Fransa’da 70’in üzerinde siyasi cinayetin aydınlatılmamış olduğuna vurgu yapılırken ilk kez bir davada başka bir ülkenin, Türkiye istihbarat servisi MİT’in isminin geçtiği ve ilk kez bir ülkenin gizli servisinin suçlandığı ifade edilmiştir. MİT’in isminin Fransa’daki yargılama dosyasında isminin sorumlular arasında geçiyor olması ve MİT’in Fransız hükümeti tarafından yargılanamama durumu cinayetlerin düğüm noktasıdır. Bu düğüm aynı zamanda çözümün de adresine işaret etmekte olup devlete ve yargı organlarına görev düşmektedir. 

Paris cinayetlerinin bugüne değin elde edilen bilgiler ve cinayetin MİT yetkilileri tarafından planlandığına dair yansıyan açıklamalar ışığında yeniden gündeme getirilmesi; geçmişin karanlığında kalan başka faili meçhul cinayetlere de ışık tutması bakımından ve olası cinayetlerin önlenmesi bakımından son derece mühimdir. Aksi takdirde bu cinayetlerin aydınlatılmamasının, başka karanlık olayların yaşanmasına vesile olması kaçınılmazdır.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.