Erdoğan, Körfez turuna çıkıyor: Pervasızlıklar İslam dünyasını derinden üzüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez turu öncesi İstanbul Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Körfez turuna çıkıyor: Pervasızlıklar İslam dünyasını derinden üzüyor
23 Temmuz 2017 Pazar 10:22

banner225

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

  • Suriye, Irak, Libya, Filistin'de yaşanan acılar ortadadır. Mescid-i Aksa'da yaşananlar bunun bir örneğidir. Pervasızlıklar İslam dünyasını derinden üzmektedir.
  • Harem-i Şerif'e yönelik kısıtlamalar ile Müslümanların onurunun incitilmesi karşısında İslam dünyasının tepkisiz kalması beklenemez.
  • Kudüs'te yapılan hak ihlalleri Müslümanların da başkalarının haklarını ihlal etmesine asla gerekçe olamaz. Başka dinlere mensup insanların ibadethanelerine halel getirmek bizim medeniyetimizde asla yoktur.
  • Mescid-i Aksa çevresinde sükunetin yeniden hakim olması için yoğun çaba sarfediyoruz. İsrail hukuka, insani değerlere uygun davranmalı. Bölgede gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmak gerekiyor. 
  • İslam dünyasının yeni krizlere ihtiyacı yok. Katara krizinin çözümü için Kuveyt'in yürüttüğü arabuluculuk çalışmalarını destekliyoruz. Çözüme katkı sağlayacak her türlü girişimin arkasındayız.
  • Ziyaretimizin ilk durağı bölgenin büyüğü, akil devleti Suudi Arabistan'dır. Son yıllarda bu ülke ile ilişkilerimizi geliştirdik. Suriye meselesinde yakın diyalog içinde olduk. Ticari ilişkilerimizde de gelişme var. Körfez'in büyüğü olarak Katar krizinin çözümü için Suudi Arabistan kilit ülke.
  • İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak ben buradan bir kez daha mevcut İsrail yönetimini, yerleşik teamüllere, hukuka ve temel insani değerlere uygun davranmaya davet ediyorum. Bölgede gerilimi daha da tırmandıracak adımlardan kaçınmaları gerektiğinin altını tekrar çizmek istiyorum. Türkiye dün olduğu gibi bugün de bölgede barışın tesisi için çalışmaya, Filistinli kardeşlerimizin hak, özgürlük ve adalet mücadelelerini desteklemeye devam edecektir.
  • ('Sabrımız tükendi' açıklaması yapan ve din Bild gazetesi için kaleme aldığı yazıda "Aldığımız önlemlerin hiçbiri Türkiye'deki in­sanlara ve Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli insanlara karşı alınan önlemler değildir" diyen Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'e) Türkiye'nin demokratik, sosyal bir hukuk devleti olarak iç işlerine kimsenin karışmaya yetkisi yoktur. Gerek güvenlik, gerek yargı süreci içerisindeki atılmış adımları atmaya da kimsenin yetkisi yoktur. Türkiye'nin içinde ajan provakatörlük yapan, hatta hatta bunu diplomatik servislerini kullanmak suretiyle sürdürmeye gayret edenlere karşı tabii ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti de elinden geleni yapacaktır.
  • Türkiye'deki Alman şirketlerine karşı soruşturma, kovuşturma yoktur, öyle bir şey yok. 
  • Türkiye Cumhuriyeti Devletine darbe girişimde bulunan FETÖ terör örgütünün birçok mensubu şu anda Almanya'da cirit atıyor. Bunların isimleri verildi. Bütün bunlara yönelik aramızda suçluluların iadesi anlaşması olmasına rağmen bunlar bize iade edilmeyecek, siz sürekli olarak iki tane burada, bir tanesi tutuklu olmak kaydıyla, bir diğeri de şu anda gözaltı süresi henüz dolmadı bildiğim kadarıyla böyle bir süreçte olmasına rağmen, kalkıp bunlarla Türkiye'yi sıkıştıracaksınız, yok böyle bir şey. Türkiye burada yargının gereği neyse bu yargı sürecini işletmektedir ama Almanya'da şu anda siyasetin içerisinde olanlar kalkıp da ekimde yapılacak seçimler için böyle bir, adeta pazar oluşturmaya çalışıyorlarsa o bizi pek de ilgilendirmiyor. O başka bir şey, bu başka bir şey.
  • Alman Dışişleri Bakanı'nın şahsında Alman yetkililerine şu ana kadar bir şeyi devamlı söyledim. Lütfen bizler NATO'da beraberiz. Avrupa Birliği süreci içinde müzakereci bir devletiz. Dolayısıyla aramızdaki stratejik ortaklık yeni değil. Uzun zamandır olan bir ortaklığımız var. Bu ortaklığa gölge düşürecek herhangi bir adım atılmamalıdır. Türkiye'den kaçan teröristleri eğer siz kalkar Almanya'da barındırırsanız, onlara hatta teşvik imkanı verirseniz, bunlar üstelik bir de suçlu konumunda olursa ki Türkiye'de yargılanıp, suçlu görüldüğü halde tutuksuz yargılanma sebebiyle serbest bırakılanı, Türkiye'den kaçtığı zaman siz alır bağrınıza basarsanız ve bunu çeşitli devlete ait toplantılarda konuşturmak suretiyle ödüllendirirseniz, Cumhurbaşkanlığı makamında bunları ağırlarsanız, kusura bakmayın bizim sizlere bakışımız o kadar rahat olmaz.
  • ('ABD'li üst düzey bir general olan Raymond Thomas, 2015 yılında YPG'ye "İsminizi değiştirmelisiniz" dediklerini, çok kısa sürede YPG'nin 'DSG'ye dönüştüğünü söyledi' haberinin sorulmasına üzerine) Ha Ali, Ha Veli, değişen bir şey var mı? Yok.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.