Buldan: Kürt çocuklarını panzerle ezerek mi sorunu çözüyorsunuz?

Buldan, 'Bir halkın iradesini gasp ederek ve onların yerine kayyım atamakla mı Kürt sorununu çözdünüz. Yüksekdağ’ı, Demirtaş’ı tutuklayarak mı çözüyorsunuz?' dedi.

Buldan: Kürt çocuklarını panzerle ezerek mi sorunu çözüyorsunuz?
18 Ekim 2021 Pazartesi 16:27

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Ağrı’da düzenlediği “Demokrasiye Çağrı” mitingi yoğun katılımla başladı. Sabah saatlerinde Ağrı Havaalanı’nda davul-zurnayla karşılanan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, ardından kalabalık bir konvoy eşliğinde Patnos’a oradan da kent merkezine geçti. Newroz Alanı'nda düzenlenen miting alanı tamamen doldu.

'BUGÜN EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ YAPAN ERDOĞAN VE BAHÇELİ'DİR'

Burada ilk konuşmayı yapan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Türkiye’de sistemin kötülük üzerine kurulduğunu belirterek, “Bu topraklar üzerinde yaşayan Ermeni, Asuri ve diğerler halkları katlettiler. Bitiremedikleri sadece Kürtler kaldı. Bize ne kadar saldırdılarsa da biz ayakta kaldık. Sürekli sıkıştıklarında bize ‘kardeşiz’ diyorlar ama bize ihtiyaçları kalmadıkları zaman bu kardeşliği unutuyorlar. Bugün en büyük kötülüğü yapan Erdoğan ve Bahçeli’dir. Kürtlere karşı başlattıkları savaşta kısa bir sürede sonuç alacaklarını düşündüler ama alamadılar. Yüz kez aynı yöntemle sorunu çözmeye çalışırsanız farklı bir sonuç alamazsınız. Yüzyıldır soruna aynı şekilde yaklaşıyorsunuz ama Kürtler diz çökmüyor. Kürtler dillerini ve kültürlerini savunmaktan vazgeçmiyor” dedi.

'KÜRT HALKI OLARAK ONURLU BİR YAŞAM VE ÖZGÜRÜLÜK İSTİYORUZ'

Kürt sorununun çözümüne dair Abdullah Öcalan’ın çağrılarını hatırlatan Öztürk, “Sayın Öcalan sadece Kürtler için değil, Ortadoğu ve baskı altındaki tüm haklar için çağrı yapıyor. Halkımız dile getirilen talepler için büyük bedeller ödedi. Biz Kürt halkı olarak onurlu bir yaşam ve özgürlük istiyoruz. Bu ülkeye onurlu bir barış gelmeyene kadar kimse özgürlükten söz etmesin. Biz biliyoruz ki, Kürt sorunu çözülmedikçe bu ülkede hiçbir sorun çözülmez. Biz bu talepleri dile getirdikçe AKP-MHP iktidarı Kürtlere diz çöktürmeye çalıştılar. Ama halkımızın sayesinde kimin diz çöktüğü bugün ortaya çıktı. Bu başarı halkımızındır. Bir kez daha hatırlatıyoruz; aklınızı başınıza alın ve kötülük üzerine inşa edile bu sisteminizden vazgeçin. Bunun halklara hiçbir faydası yok. Bu iktidar, 5 Nisan 2015’te tecridi ağırlaştırıp, Dolmabahçe’de masayı devirdiler ve savaşa başladılar. Bu ülkede şahıslar değişir, partiler değişir ama Kürtlere yaptıkları değişmiyor. Bu ülkede sistemin değişmesi gerekiyor. Tecrit bu ülkede tüm sorunları ağırlaştırdı. Bu ülkede artık üretim yok, tarım ve hayvancılık bitti. Dolar her gün yeni bir rekor kırıyor. Türk parasının kıymeti artık kalmadı. Tüm bunlara karşın, 6 yıldır bir savaş yürütülüyor. Bu savaş halkların kurtuluşu için değil ailenin kurtuluşu için veriyorsun. Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan, 1993 yılından beri hep barış elini uzattı. Öcalan, ‘Kürt sorunu çözülmeden hiçbir sorun çözülmez’ diyordu. Ama bu onların hesabına gelmedi. 

'BIRAKIN PUTİN'İ, BİDEN'I İMRALI'NIN YOLU KISADIR' 

Özgür bir Kürdistan ve demokratik bir Türkiye istediklerini söyleyen Öztürk konuşmasını şöyle bitirdi:

“Bunun için çok bedel ödedik ve ödemeye de devam ediyoruz. Ama bilinsin ki kimsenin sana (Erdoğan) inancı kalmadı. Sen bitmişsin artık. İşte Kürt halkı seni bu duruma getirdi. Biz kendimize ve halkımıza güveniyoruz. Biz, onurlu bir yaşam istiyoruz. Faşistlerin bu ittifakı karşısında ittifakımızı güçlendirme çağrısı yapıyoruz. Gelin hep birlikte toplum sözleşmesi ile yeni bir anayasa yapalım. Bunun dışında bir yol yoktur. Bırakın Putin’i, Biden’i; İmralı’nın yolu kısadır. Bu bir fırsattır ve bu fırsatı kaçırmayın.” 

‘GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYORUZ’

Öztürk’ün ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, 27 Eylül’de açıkladıkları deklarasyonun ardından halk buluşmalarının ilkini yaptıklarını söyleyerek, “HDP’nin yarattığı umudu ve cesareti görmek istemeyenler, engellemeye çalışanlar, gelsinler bu meydanlara baksınlar ve kararlarını versinler. Onlara inat HDP büyümeye devam edecek. HDP, genişlemeye, milyonların partisi olmaya ve demokratik siyasete yön vermeye devam edecek. Onlar bizi durdurmaya çalışıyorlar. Yürüdüğümüz yol doğru olduğu için önümüzü kesmeye çalışıyorlar. Gittiğimiz yolda asla tökezlemeyeceğiz, durmayacağız ve kararlılığımızı yitirmeyeceğiz. Bu da onlara dert olsun. HDP bu yıl 9’uncu yıla girdi. Kurulduğu günden beri her gün engelleme, baskı, anti demokratik uygulamalarla karşı karşıya kalan bir partiyiz ama asla çökmedik, boyun eğmedik. Bundan sonra da asla diz çökmeyeceğiz. HDP gümbür gümbür geliyor” diye konuştu.   

‘BU HESABI HALKIMIZ SANDIKTA SORACAKTIR’

HDP’nin şuan demokratik bir muhalefet yürüttüğünü ancak ileriki süreçlerde demokratik iktidarın bir parçası olacağını ifade eden Buldan, şöyle devam etti:

“Biz bu yola büyük bedeller ve emekler vererek geldik. Kadınlar, annelerimiz ve halkımız emek verdi ve bedeller verdi. Bu ödediğimiz bedellerin mutlaka bir karşılığı olacaktır. HDP, seçimlerde bu ülkeyi yönetecek bir parti olacaktır. Bu ülkeye yönetenler büyük zulümler yaptılar. Sarayın penceresinden her şey güllük gülistanlık görebilir hata o sarayın penceresinden bakanlar yaşanan sefaleti, işsizliği göremezler. Bunlar Ağrı halkının yaşadıklarını asla göremez ve bilemezler. İşçiyi, emekçiyi, açlığa, yoksulluğa ve fakirliğe mecbur edenlerin elbette verecekleri hesabı var. Bu hesabı halkımız sandıklarda soracaktır. Bunlar, hak ihlallerini, insan kaçırmayı, tutuklamayı kendilerine bir yol edindiler. Bu ülkede adalet, demokrasi kırıntısı kalmadı, gençlerin geleceğini çaldılar, kadınlar için sokakları güvenli olmaktan çıkardılar. Bu nedenle tüm halkımızın da AKP iktidarında soracağı hesap sandıkta olacaktır.” 

'KRİZLERİ BİTİRMENİZ İÇİN SAVAŞ POLİTİKALARINI BİTİRMENİZ GEREKİYOR'

İktidarın savaş politikalarını barışın önüne koyduğunu belirten Buldan şöyle devam etti:

“Şu an ekonomik, sosyal ve siyasi krizler yaşanıyor. Türkiye halkları savaş istemiyor, kaynaklarının barışa yatırılmasını istiyor. Savaş politikalarının barış politikalarının önüne konulmasını rıza göstermiyor. Şimdi de Suriye’ye gitmek için yol aramaya başladılar. Bu ülkeyi savaş politikalarıyla düzlüğe çıkaramazsınız. Krizlerin bitmesi için savaş politikalarını bitirmeniz gerekiyor. Bundan başka bir alternatif yok. Her gün TV kanallarını çıkıp yalan söyleyerek halkı kandıracaklarını zan ediyorlar. Halkların yalanlara artık karnı tok. Sizin yalanlarınız ne anlamada geldiğini halk biliyor. ‘Kürt sorunu çözdük, ülkede sorun yok’ diyorlar. Bir halkın iradesini gasp ederek ve onların yerine kayyum atamakla mı Kürt sorununu çözdünüz? Figen Yüksekdağ’ı, Selahattin Demirtaş’ı tutuklayarak mı Kürt sorununu çözüyorsunuz? Kürt çocuklarını panzerle ezerek mi, dilini, kültürünü, kimliğini tanımayarak mı bu sorunu çözüyorsunuz?”

'TUTUM BELGESİ YAYINLADIK VE İYİ KARŞILIK ALDI'

Yayınladıkları deklarasyonun iyi bir karşılık bulduğunu ifade eden Buldan son olarak şunları söyledi:

“Bir deklarasyon, tutum belgesi yayınladık ve iyi bir karşılık buldu. Birçok kesimden bu belgenin Türkiye’nin yol haritası olduğuna dair açıklamalar geldi. Bu belge, Türkiye’deki tüm kriz ve kaosların önüne geçecek bir belgedir. Kendisine insanın diyen herkese, vicdanı olan tüm muhaliflere, kanaat önderlerine, sivil toplum örgütlerine, kadın hareketlerine, gençlere ve tüm kesimlere çağrımızdır: gelin el ele, omuz omuza vererek, tutum belgesini esas alarak, Türkiye’nin demokrasi, barış, özgürlük ihtiyacına sahip çıkalım. Kapımız herkese açıktır. Muhalefette olan tüm partilere kapımız açıktır. Muhalefet birlik olursa AKP hükümetinin bir daha iktidara gelmesini engelleyebiliriz. HDP böyle bir yoldadır. HDP, bugün tüm birleşenleriyle birlikte daha da büyüyüp, genişlemenin, iktidara gitmenin yol ve yöntemlerini bulacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak olan HDP’nin yol haritasıdır.” 

Konuşmaların ardından Sanatçı Azad Bedran sahne aldı. Miting çekilen halaylarla sona erdi. (MA)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.