Beştaş'tan Erdoğan'a kongre tepkisi: Lebaleb dolu görüntüyle, büyük bir mutlulukla bu nasıl anlatılabilir?

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Beştaş'tan Erdoğan'a kongre tepkisi: Lebaleb dolu görüntüyle, büyük bir mutlulukla bu nasıl anlatılabilir?
17 Şubat 2021 Çarşamba 16:40

banner255

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın partisinin kongresinde verdiği görüntülere tepki gösteren HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Rize'de kongre salonunda lebaleb bir görüntü ile büyük bir mutlulukla büyük sevinçle, gülücüklerle bu mesele nasıl anlatılabilir. Oradan siyaset diline nasıl geçilebilir. Bu acıyı yüreğinde hisseden bizler kesinlikle bunu kabul etmiyoruz, hiçbir zaman da kabul etmeyeceğiz" dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin konuştu. Beştaş, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Irak'ın Gare bölgesine düzenlediği harekatta 13 asker, polis ve MİT görevlisinin hayatını kaybetmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

'GERÇEKLERİ ÇARPITMAYA ÇALIŞAN İKİ BAKAN'

"Herhangi bir faaliyette başarılı olunca müjde veren iktidar başarısız olunca valiye açıklama yaptırıyor. Bu, Türkiye halklarının aklıyla dalga geçiyor. Malatya Valisi mi karar verdi Garê operasyonuna? Neden ona açıklatılıyor?" diye soran Beştaş, Milli Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanının Meclis'te yaptığı 'Gare bilgilendirmesine' tepki gösterdi. Beştaş, şunları kaydetti:

"Ne yaptılar? Genelkurmay basın bültenini okudular. Halbuki halkın meclisi böyle bilgilendirilmez. Kamuoyunun, ailelerin sorduğu hiçbir soruya dün yanıt verilmedi. Bu sorular sorulunca da iftiraya, kara propagandaya başvurdular. Gerçekleri çarpıtarak işin içinden çıkmaya çalışan iki bakan ve iktidar sözcüleri gördük. Barış gibi, çözüm diyalog gibi çok temel meseleler asker kafasıyla ve haritalarıyla açıklanamaz. Meclis dün buna bir kez daha tanıklık etti. 

Garê'de hesap veremediler. Suçlarını örtmeye çalıştılar. Ama örtemeyince de suçlarını öğrenmiş oldular. Aslında dünün özeti buydu. 

Ellerinde tomar dosya ve kağıt ile geldiler ama ne oldu? Süleyman Soylu'nun elindeki dosyalar, kağıtlar, fotoğraflar dağıldı. Bu iktidarın da dağıldığının göstergesiydi. Kendisi konuşmasında onları göstemeredi, o kadar dağınıktı ki kapalı dosyalarla konuşmayı tercih ettiler."

İktidarın 'savaş siyasetiyle iktidarını kalıcı hale getirmeye çalıştığını' vurgulayan Beştaş, "Meclis'teki tezkereler geçmeseydi Gare'de 13 can toprağa düşmeyecekti" dedi.

'DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDA ARABULUCULUK YAPIYORSUNUZ'

AKP'nin, Filipinler'de Moro gerillaları ile hükümet arasında arabulucu olduğunu açıklamasını hatırlatan Beştaş, "Bizim vatandaşlarımız hayatı Moro ile hükümet arasında arabuluculuk yapan iktidar için önemsiz mi? Dünyanın öbür ucunda arabuluculuk yapıyorsunuz, çözüm üretmeye çalışıyorsunuz ama burada ölüm ve savaş siyaseti yürütüyorsunuz" tepkisi gösterdi.

'KONGRE SALONUNDA BÜYÜK BİR MUTLULUKLA BU MESELE NASIL ANLATILABİLİR?'

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partisinin kongresinde hayatını kaybeden Mevlüt Kahveci'nin ailesini aramasına da tepki gösteren Beştaş, "Kongre salonlarında ölen çocukların anneleri arandı. Bu büyük bir trajedidir. Anne bir açıklama yapmış, kongre salonundan aradığınızı bilmiyordum diyor. Kamuoyunda yazıldı çizildi, herkes de okudu. Rize'de kongre salonunda lebaleb bir görüntü ile büyük bir mutlulukla büyük sevinçle, gülücüklerle bu mesele nasıl anlatılabilir. Oradan siyaset diline nasıl geçilebilir. Bu acıyı yüreğinde hisseden bizler kesinlikle bunu kabul etmiyoruz, hiçbir zaman da kabul etmeyeceğiz" dedi.

'HDP'NİN TEK BİR ODASININ IŞIĞI BİLE AÇIK OLSA UYKULARINIZ KAÇACAK'

Beştaş'ın konuşmasından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

"Partimize saldırarak kendi suçlarını örtmeyi hedeflediler. Yine HDP, yine HDP'ye saldırı. Garê operasyonundaki soruları karartmak için İçişleri Bakanlığı garip bir şekilde "718 kişiyi gözaltına aldık" dedi. Şaka gibi. Kim bu 718 kişi biliyor musunuz? Bizim il eşbaşkanlarımız, ilçe eşbaşkanlarımız, yöneticilerimiz, PM üyelerimiz, Gençlik Meclisi üyelerimiz, Kadın Meclisi üyelerimiz. Dosyalarda hiçbir şey yok. Tamamen psikolojik bir harekat. Ben soruyorum avukatlara, iddia ne? Diyorlar ki '1 satırlık ihbar tutanağı var'. Türkiye’de 84 milyon hakkında ihbar tutanaklarını kolluk düzenleyebilir. Ne var dosyada? 10 yıl önce attıkları bir tweet ya da facebook paylaşımı var. Ne var dosyada? Parti genelgelerinin kendilerine ulaşması var. Parti genelgesi tabi ki gidecek yönetime. HDP'ye yönelik gözaltı ve tutuklama operasyonlarının tamamı psikolojik operasyonlardır. Burada Türkiye kamuoyuna şunu söylüyorum: HDP'ye yönelik gözaltı ve tutuklama operasyonlarının tamamı psikolojik operasyonlardır. HDP'yi kendince kriminalize edecek, ötekileştirecek ve kamuoyunda kendince farklı bir algı oluşturacaklar. 

Değil 718 kişi 7 bin kişi de alsanız HDP bitmeyecek. Bunu unutmayın. Bugüne kadar yaptıklarınızın 10 katını da yapsanız, biz bitmeyeceğiz burada olmaya devam edeceğiz. HDP'nin tek bir odasının ışığı bile açık olsa uykularınız kaçmaya devam edecek. Ama bizim ışıklarımız hiç sönmeyecek. Tek bir kişi kalsak bile."

'BEBEKLERİ DEVAM SÜTÜNE MUHTAÇ HALE GETİRDİ'

"AKP-MHP iktidarı sofrayı ekmeksiz bıraktı, tencereyi tuzsuz bıraktı. Hayatı tatsız hale getirdi. Bu iktidar el kadar bebekler için hayati öneme sahip devam sütlerine muhtaç hale getirdi. Bu resimden ben çok etkilendim (Marketlerde kilitli bulunan devam sütü görseli). Kilitlenmiş. Bu kilidin ne anlama geldiğini biliyoruz. Bunların derdi devam sütleri değil. Bu sütlerin üzerindeki kilitler ve kelepçelerdir. Bu kilitleri, kelepçeleri üretmeyi övünerek anlatıyor üstelik bu iktidar. Karnı açken ağlamaktan uyumayan bebeklerin ebeveynlerine söyleyecekleri tek bir sözleri yok. Birileri gidip hemen alamasın, sözde hırsızlığı önlüyorlar, özel bir ürün, pahalı, herkes alamıyor. Herkesin alamadığı ürün devam sütleri. Bebeklerin açlığa ve ileriki yaşlarda maruz kalmaması için tükettiği ürün. Vatandaş bu kilitli devam sütlerini alamıyor."

SOYLU'YA YANIT

Beştaş, açıklamalarının ardından basının sorularını yanıtladı. Beştaş, "İçişleri Bakanı Garê’ye giden bir milletvekili olduğunu söyledi. Sizin bu konuda bir açıklamanız oldu mu?" sorusuna şöyle yanıt verdi:

"Bu sorunun muhatabı biz değiliz. Kendisine sorun. Kendisi bir iddia ortaya attı. Üstümüze alınmadığımız bir durum. Ayrıca dün Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan hakkında büyük bir iddia ortaya atıldığını, karartma yapılmaya çalışıldığını not edelim. Haberleri okudu mu? Dediğimiz gibi o konunun muhatabı biz değiliz. Onun açıklaması gerekiyor. Bu Eş Genel Başkanımıza attıkları iftira gibi. Dün hesap veremedikleri için olmayan boyutlarını değiştirme ve siyasi bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Üstümüze alındığımız bir durum yok. Rahatız, ona sorun. Biz sonuçta parlamentoda görev yapan bir partiyiz. 

"Dün bu şekilde bir bombalamadan insanların sağ çıkamayacağını söylediniz. Bunu kanıtlamaya yönelik bir belgeniz, fotoğraf falan var mı?" sorusunun da yöneltildiği Beştaş, "42 uçakla kazan bombalarıyla insanlar nasıl kurtarılacak, bu soruyu sorduk. Bunun cevabını onlar verecek. Haritaları getirerek değil. Yani bu sorunun cevabını arıyoruz" dedi.

'İNSANLARIN 5-6 YIL ALIKONULMASINI KABUL EDİLEBİLİR BULMUYORUZ'

Beştaş, "AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin aslında PKK neden kaçırdı diye sormanız lazım dedi. PKK sivilleri kaçırmışsa neden elinde tutmayı tercih ediyor. Bir de Celal Adan ile yaşanan bir sürtüşmeniz oldu. Bir şey söylemek ister misiniz?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Bu sorunu muhatabı biz değiliz, örgüt. Gidip sorsunlar niye kaçırıyorsunuz diye. Biz insanların kaçırılmasına ve yıllarca alıkonulmasına tabi ki karşıyız. Varsa ellerinde güvenlik gücü şu anda serbest bıraksınlar. Bu çağrıyı MYK kararımızda ilk gün yaptık. Şimdi ben de yapıyorum ama sorunun muhatabı biz değiliz. İnsanların 5-6 yıl alıkonulmasını kabul edilebilir bulmuyoruz. Savunmuyoruz. Biz HDP’yiz, bu sorunun muhatabı PKK’dir.

Celal Adan'la Meclis’te sürekli temasımız oluyor. Meclis Başkanvekiliyle, Meclis Başkanıyla, Grup Başkanvekilleriyle. Dün kendisine de söyledim. Politikayı özlediyse Bahçeli’nin yerine geçebilir ya da grup Grup Başkanvekili olur, bu konularda konuşabilir ama Meclis Başkanvekili sıfatıyla İç tüzük ve Anayasal ilkelere göre dün verdiği cevap ve söylem asla kabul edilebilir değil. Dün herhalde Bahçeli’nin orada olması, grup toplantısında esip gürlemesinden etkilenen birazcık ben de buradayım, sözümü söyleyelim şeyine girdi. Ama tarihi bir hata yaptı bu Meclis'in vakarıyla. Grup Başkanvekiline karşı söz vermemesi, izah edilebilir bir yanı yok. Dediğimiz gibi yolu açık. Oraya irade dışı atanmıyor. Siyaset yapmak istiyorsa yapabilir ama orada değil. "


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.