AKP Sözcüsü Çelik'ten sınır ötesi operasyon açıklaması: BM'nin 51. maddesine dayanıyoruz

Ömer Çelik, AKP MYK Toplantısı'nın ardından gündeme dair konuştu.

AKP Sözcüsü Çelik'ten sınır ötesi operasyon açıklaması: BM'nin 51. maddesine dayanıyoruz
18 Nisan 2022 Pazartesi 18:53

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye'nin başlattığı sınır ötesi askeri harekat hakkında "Burada BM'nin ilgili maddesinin bize sağladığı haklardan faydalanarak, bu operasyonu gerçekleştiriyoruz. Operasyonu BM'nin 51. maddesine dayanarak yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Çelik'in açıklamalarından satır başları:

* Kanada'da Toronto'da teraviden çıkan müslamanlara ateş açıldı. Kanada makamlarının gerekli önlemleri almasını bekliyoruz. Bu saldırganlıkları şiddetle kınadığımızı bildiriyoruz

İSRAİL'İN SALDIRILARI

* Ramazan ayında maalesef büyük bir üzüntüyle karşılaştığımız şiddet olaylarıyla karşılaşıyoruz. Kanada'da Müslümanlara yönelik saldırı oldu. En çok içimizi yakan Filistin'de Müslümanlara yönelik olan şiddettir. Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılar, maalesef şiddet olaylarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Mescid-i Aksa ve Kudüs kırmızı çizgimizdir. 1'i çocuk olmak üzere 7 Filistinlinin hayatını kaybettiği bu olaylar, asla kabul edilemez. Mescid-i Aksa'nın ve oradaki müslümanların korunması için elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.

PENÇE-KİLİT OPERASYONU

* Türkiye, meşru müdaafa hakkını kullanarak, Pençe-Kilit operasyonunu başlattı. Burada BM'nin ilgili maddesinin bize sağladığı haklardan faydalanarak, bu operasyonu gerçekleştiriyoruz. Operasyonu BM'nin 51. maddesine dayanarak yapıyoruz. Bu tabi terör örgütünün tespit edildiği hazırlıklar üzerine gerçekleştirilen bir harekattır. Gönül ister ki terör örgütünün bulunduğu kardeş devletler, bu terör örgütünü oradan çıkarsınlar, bu operasyonlara gerek kalmasın. Kahraman Mehmetçiğin bu çabasının hedefe ulaşacağından hiçbir kuşkumuz yoktur.

VAKA SAYILARINDAKİ DÜŞÜŞ

* Pandemi dönemi güçlü bir şekilde yönetilmeye çalışıldı. Tabi ki eski halimize dönmedik. Oraya doğru ilerliyoruz. Normalleşmeye yönelik kademeli geçişlerle bunu yapmaya çalışıyoruz. Vaka sayısının 5 binin altına inmesi çok önemli. Bu günlere gelmemizde büyük emeği geçen sağlık çalışanlarına bir kez daha teşekkür ederiz. Bu sebeple bugün birazcık normalleşmeyi tadabiliyorsak, sağlık çalışanlarımızın büyük gayretini hiçbir zaman unutmayacağımızı belirtmek isterim. Pek çok sevdiğimiz insanı kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz. Bundan sonra gerekli uyarıları dinleyerek, Bilim Kurulu'nun aldığı kararlara kademli olarak uygulayarak yeni döneme geçmeyi bekliyoruz.

AR-GE PROJELERİ 

* Yeni dünyadan bahsettiğimiz dönemde, Türkiye güçlü bir şekilde kendi planını uygulamaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Ulaştırma ve Lojistik Ana Planını açıkladı. Bu plana 198 milyar dolarlık bir bütçe ayrılacak. Pek çok sektörde bu gelimeler oluyor. Türk start-upları yılın ilk çeyreğinde 1.3 milyar dolarlık yatırımla, 2021 genelinde elde ettikleri yatırıma sadece 3 ayda ulaştılar. Türkiye'nin AR-GE projesinin son yıllarda kazandığı açısından önemli rakamlar. Cumhurbaşkanımız şehirleşme ve vatandaşlarımızın konut elde edinmesi konusunda yakından takip ediyor. Bunun için Çevre Bakanlığımız 81 ili kapsayan bir proje gerçekleştiriyor. Bu projenin detaylarını sayın Cumhurbaşkanımız haziranda açıklayacak.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

* Savaşın ne kadar mantıksız, ne kadar yıkım getiren bir olay olduğu bu sefer de dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor. Atatürk'ün "Savaş zorunlu değilse, bu bir cinayettir" sözünün ne kadar doğru olduğu bu vesileyle görülmüş oldu. Bütün insanları olumsuz etkilediği daha net görüyor. İstanbul'daki müzakere sürecinin desteklenmesi çok önemli. Putin'le görüşen Avusturya Başbakanı, "Beni iyimser yapan tek şey, Putin'in İstanbul'da yapılan müzakere sürecini dile getirmesiydi." dedi. Cumhurbaşkanımız tarafından yürütülen müzakere sürecine devletlerin somut olarak bir yaklaşım gösterdiği yok. Bütün bir müzakere süreci Türkiye'nin yürüttüğüdür. Bu süreç iyi anlaşılmalıdır, destek verilmelidir. İkincisi bu kadar kan döküldükten sonra eski günlere dönme konusunda daha büyük problemler olacaktır. Daha aktif pozitif barışın oluşması için Türkiye'nin yürüttüğü müzakere süreci çok önemlidir. Gelinen noktada savaşın Donbass'ta ağırlaşması, insanlara daha çok zarar veren bir tablonun oluşabileceğini gösteriyor.

ABD'YE YPG ELEŞTİRİSİ

* Pek çok ziyaret oldu son zamanlarda. Bu çerçevede ilişkilerin yoğun olduğu görülüyor. Ukrayna, Afganistan, enerji güvenirliği gibi pek çok konuda ortak işbirliği söz konusu. Ama YPG'ye verilen destek büyük bir sorun teşkil etmektedir. Bir NATO müttefiğinin terör örgütü olarak tanımladığı bir yapıya hiçbir şekilde NATO'dan bir üyenin destek vermemesi gerekir. Şimdiye kadar görülmüştür ki; Güya PKK/YPG'nin DEAŞ'la mücadele ettiği gibisinden hiçbir şekilde inandırıcı olmayan bir argüman sergilediler. Ama ne oldu o silah verilen terör örgütleri imha edilmeye devam ediliyor. Bunun arkasındaki siyaseti görüyoruz. Kimsenin bu çirkin siyasetin arkasında olmaması gerekir. 31 Ekim 2021'de Roma'da Cumhurbaşkanı ile Biden arasında yapılması kararlaştırılan Türkiye-ABD stratejik mekanizması hayata geçmiş oldu.

ABD'NİN F-16 SATIŞI

* MSB, 40 yeni F-16 uçak alınması aynı zamanda bizde olan 79 adet F-16'nın o seviyeye çıkarılması için bir talep mektubu oldu. Bu çerçevede daha geniş bir talep mektubuyla Türkiye'nin bu güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması için iletilecek. NATO müttefikleri arasında güvenlik ihtiyaçlarının kısıtlayıcı ambargoların olması mantıksızdır. En zor zamanlarda kısıtlamaların ambargoların olduğu zamanlarda verilmiştir. Şimdi ise daha güçlü kararlar verecek durumdadır. Dayanışma yerine kısıtlama ya da birbirine karşı terör örgütlerini destekleme tutumları olursa bunların sağlıklı işleyen mekanizmalar olması söz konusu değildir. Bunun önüne de bir takım siyasi kısıtlamaların çıkarılması olmamalıdır. Bir NATO müttefiği güvende değilse, hiçbir NATO müttefiği güvende değildir.

FRANSA SEÇİMLERİ

* Fransa'daki seçimleri yakından takip ediyoruz. Seçimlerdeki oy oranları, hangi adayın geriye öne çıktığı bizim yakın takibimizde. Ama kimsenin iç siyasetine karışacak değiliz. Partilerde İslam düşmanlığının, göçmen düşmanlığının bu kadar normalleşmiş olması Avrupa sağlığını ortadan kaldıran bir durumdur. Avrupa'nın çeşitli yerlerinde yapılan seçimlerde merkez ve aşırı sağdan gelen oyların aradaki farkı bu kadar azaltmış olması üzerinde durulması gereken bir konudur.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.