Ahmet Türk: Yalvarıyorum, yarınları karartacak işlerin içinde olmayın

HDP’nin Batman mitinginde halka seslenen Kürt siyasetçi Ahmet Türk, referandumun Kürtler açısından önemine dikkat çekerek, “Bütün yaşadıklarımızdan sonra ‘Evet’ demek onursuzluktur. Yalvarıyorum, yarınları karartacak işin içinde olmayın. Yarın hesap veremeyiz.

Ahmet Türk: Yalvarıyorum, yarınları karartacak işlerin içinde olmayın
11 Nisan 2017 Salı 18:09

banner225
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Batman’da düzenlediği “Hayır” buluşması konuşmalarla devam ediyor. Mitingde konuşan Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkan Vekili Gülcihan Şimşek, Kürt halkının önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, cezaevlerinde siyasi tutukluların sürdürdüğü açlık grevi eylemlerini selamladı. 12 Eylül darbesi ardından Diyarbakır Cezaevi direnişini hatırlatan Şimşek, “Kürt halkı mücadelesini gösterdi. Kemal Pir, Ali Çiçek ve yoldaşlarını selamlıyoruz. Yoldaşlarımız yaşamı sevdiği için canlarını feda ettiler. Onların mücadelesini ve direnişini sürdüreceğiz. Yaşamak direnmektir” dedi.

‘KÜRT HALKI VARDIR, DİRENİŞİ SÜRECEKTİR’

Kürt halkının 100 yıldır kimliği ve özgürlüğü için mücadele ettiğini vurgulayan Şimşek, “90 yıldır ‘Kürt yoktur’ söylemini AKP hükümeti sürdürüyor. Ne yaparsanız yapın Kürt halkı vardır, direnişi sürecektir” diye konuştu. AK Parti hükümeti ve MHP ittifakı ile anayasa değişikliğine gidildiğini ifade eden Şimşek, “Anayasa içerisinde yine halklar yok, Kürt halkı yok, kadın özgürlüğü yok. Bu nedenle Kürt halkı varlığı, özgürlüğü ve mücadelesi için, ‘Hayır’ diyecektir. Şeyh Said ve Roboski katliamı için ‘Hayır’ diyeceğiz” şeklinde konuştu. 
BİZ İNSANIZ, KİMSENİN DÜŞMANI DEĞİLİZ

Bir insanın kötü olması önemli değil. Cumhurbaşkanı vicdani insan da olabilir. Ancak bütün yetkileri verdiğiniz zaman değişecek. Bütün yetkileri kullanacak. Charles halk tarafından sevilen bir liderdi. Ancak bütün yetkileri eline aldığı zaman, insanları açlık ile karşı karşıya bıraktı. İşte tekçi zihniyetin yarattığı problem budur. Tekçi zihniyetin altında diktatörlüğün oluştuğunu herkes biliyor. Bizler demokratik geleceği kurmak için mücadele ettik. Demokrasi ve insanca yaşama talebimiz, Türkiye, Çerkez ve Arap halkına karşı değil. Dedelerimiz anlatırdı; bir Türk bir Kürt komşusuna güvenir ve malını teslim ederdi. Yürütülen ırkçı siyaset, halklarımızı karşı karşıya getirdi. Bugün kin ve öfkeye neden oldu. Siyasetçiler, milliyetçi duygulara dokunarak bu hale getirdi. Biz tüm olumsuzluklara rağmen halkların kardeşliğini savunuyoruz. Biz insanız, vicdan sahibiyiz, kimsenin düşmanı değiliz. 

GELECEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ

Zulmün olmadığı ve insanların buluşacağı bir gelecek için mücadele ediyoruz. Bu sizlerin elindedir, anlamayanların kapılarını çalın. Yarınları karartacak kararlardan onları alı koyun. Biz ikna etmek için yola çıksak, derdimizi duygularımız anlatsak, ikna olmayacak insanımız yok. Eğer Kürdistan’da ‘Hayır’ güçlü bir şekilde ortaya çıkmazsa, bu bizim eksikliğimizdir. 

HERŞEY REFERANDUM İÇİN KULLANILIYOR

Kardeşlerimiz bu coğrafyada, ‘Evet’ oyu verdiği zaman, yarın Cumhurbaşkanı ve Başbakan çıkıp, ‘Bütün yaptıklarıma rağmen Kürtler bana destek verdi’ diyecek. Hiç derdimiz yok. Sizin milletvekilleriniz, belediye başkanlarınız zindanlarda. Devletin bütün imkanlarını kullanarak, halkı ‘Evet’ cephesine çekmeye çalışan siyaset anlayışı egemen değil mi? Dünyanın neresinde OHAL koşullarında anayasa değişikliği yapıldı. Bütün her şeyi referandum için kullanıyor. Bütün hukuksuzluğa karşı referandumu meşru göstermek yanlıştır. 
KÜRTLERİN BEKLENTİLERİNE CEVAP VERMEYEN ANAYASA MEŞRU DEĞİLDİR

Yüzde 50 oy yeter diyor, Cizre’de Sur’da evi yıkılan ve adresi belli olmayan 350 bin insan sandık başına gitmeyecek. Kazandığınız zaman 350 bin insanın oy kullanamadığı bir seçimi nasıl meşru görecekseniz? Kürtlerin beklentilerine cevap vermeyen, bir anayasa nasıl meşru görülür. ‘Evet’ çıkarsa ne parlamentonun nede bir başkasının sözü kalmaz.”

ÖNDER: AHMET TÜRK’E KARŞILIKSIZ KALAN İNSAN DEĞİLDİR

Son olarak konuşan HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise şunları söyledi: 

“Batman’ın bütün fertlerinin ayağının kurbanıyım. Ben sizinle onur duyuyorum. Ben Türküm, Adıyamanlıyım, bir Kürt olsaydım, devlete tirşikçilikten dolayı yakamı kaptırmış olsaydım. Ahmet Abi’nin çağrısına kayıtsız kalamazdım. Ahmet Abi ile yıllardır birlikte siyaset yürütüyorum. Bu bizim için onurdur. Ahmet abi ilk defa ‘Size yalvarıyorum’ dedi, buna kayıtsız kalan insan değildir. Ahmet Türk’ün dizi toprağa değmemiştir, diz çökmemiştir. İlk defa böyle bir laf kullandı, ucuzundan bir laf değildir, Kürt halkının bunu iyi düşünmesi gerekiyor. Bu lafta çok keramet vardır. Bu referandum seçimlerden bile önemli ve belirleyicidir. 

MENFAATLERİ OLMADAN BİR BARDAK SUYU KALDIRACAK KİMSE BULAMAZLAR

Anneler ve kadınlar inisiyatif alarak alanı doldurmuşlar. Gençlik nasıl bıraktıysak öyle. Batman iradesinden zerre taviz vermedi. Biz size veriyor muyuz, bak artık belediye de yok. Size bir vaadimiz var mı? Bunların bir menfaati olmadan, bir bardağı kaldıracak 100 insan bulamazsınız. Bizle beraber olmak, polis dayağı, gazlar bombalar, zindan ve zulüm. Halk bütün engellemelere rağmen, gelip alanı dolduruyorsa insan iki dakika tefekkür eder. Burada haysiyet meselesi, onur meselesi var. İş buraya gelince çatallaşıyor. Bunların repertuarında insan onurunun karşılığı yok, çi fayda (ne fayda)? 
İRADEYE İPOTEK KOYACAKSIN, BAŞKA KAPIYA

Demokrasiyi dilinden düşürmüyorlar. Bundan önceki İçişleri Bakanı neden görevden alındı. Belediyelere kayyum atacaklardı, çünkü seçimle kazanamıyorlardı. Önceki bakan ayıptır, böyle bir şey olabilemez demiştir. O gitti, bütün belediyeleri gasp ettiler, sende o kadar yürek varsa yap bir seçim kim kazanıyor görelim. Demokratik cesaretin varsa, rejim değişikliğini oynayacağına, demokrasi meydanında herkesin saçı önüne dökülsün. Kim halkın iradesine ipotek koyabilir. Bunun adına nerede demokrasi denilir. Halkın iradesine ipotek koyacaksın, başka kapıya. 

YAKMAKLA YIKMAKLA BİTMEYİZ

Daha demokratik olacağı söyleniyor, ama neyin demokratik olacağı söylenmiyor. Seçilmiş iradeleri cezaevine dolduracaksın, tutsak alınan arkadaşlarımız hakkında iki şey bulamadınız; şiddetle en ufak bağlantı, yetim hakkına tenezzül. Aylarca propagandasını yaptınız. Ortaya bir tane delil bırakamadınız. Kürtlerden bu sisteme onay almak için sesleri kıstırmak istedi, bir gittik bin geldik. Torunlarımız sana gereken cevabı verirler. Yakmakla yıkmakla tükenmeyiz. Bunu anlamamışlar, 16 Nisan’da göstereceğiz. Sabredin. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.