Kürt gazeteciliği susar mı sanıyorsunuz?

Özgürlükçü Demokrasi’ye yapılan operasyonu son iki buçuk yılda yaşananlarla değerlendirmek doğru değil. Kürt gazeteciliği 120 yıldır hep baskı ve şiddetle susturulmaya çalışıldı.

Kürt gazeteciliği susar mı sanıyorsunuz?
30 Mart 2018 Cuma 10:33

Özgür Gündem’in 16 Ağustos 2016’da kapatılmasının ardından, 23 Ağustos 2016’da yayın hayatına başlayan Özgürlükçü Demokrasi gazetesine kayyım atandı ve gazete ile matbaa çalışanları gözaltına alındı.

Özgürlükçü Demokrasi’ye yapılan operasyonu son iki buçuk yılda yaşananlarla değerlendirmek doğru değil. Kürt gazeteciliği 120 yıldır hep baskı ve şiddetle susturulmaya çalışıldı. Bu yazıda kısaca Kürt gazeteciliğinin başına gelenleri anlatmaya çalışacağım.

Kürt gazeteciliği, 22 Nisan 1898’de Kahire’de Mikdat Mithat Bedirhan tarafından çıkarılan Kürdistan gazetesi ile başladı. Kahire’de, yani sürgünde çıkarılan gazete, Osmanlı devletinin baskısı sonucu Fransa, İsviçre ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde yayımlanmak zorunda bırakıldı.

Gazete, daha ikinci sayısı yayımlanmadan, İkinci Abdülhamit yönetimi gazetenin imparatorluk illerine girmesini yasakladı: “Bedirhan Paşazade Mikdad Midhat imzasıyla Mısır’da neşrolunan Kürtçe gazetenin bilcümle vilayat-ı şahaneye ve bahusus Anadolu’da kain vilayata men’-i idbali şerefsadı olan irade-i senniyye-i cenabı hilafetpenahi manzur-ı celilinden olmakla ol babda emr u ferman hazret-i veliyyü’l emrindir.” (1)

Yasağa rağmen Kürdistan gazetesi çıkarılmaya devam etti. Yazar Malmîsanij’a göre bu yasağın ardından gazetenin 2 bin nüshası Kürdistan’a ücretsiz olarak gönderiliyordu:

“Her basımında 2 bin nüsha Kürdistan’ın büyük valilerine gönderilecek ve onlar aracılığıyla köy ve kasabalara dağıtılıp yaygınlaştırılacaktır. Kürdistan dışında her yer için yıllık abone bedeli 80 kuruştur. Kürdistan içinde özel isteyenlere bedava gönderilir.” (2)

Bedirhan ailesi Kürt yayıncılığı konusunda oldukça başarılı işlere imza attı. Birçok gazete ve dergi çıkaran Bedirhanlar, Kürt yayıncılığının ekolü olarak kabul edilen Hawar’ı da sürgünde çıkardı. Hawar, 15 Mayıs 1932’de, Suriye’nin başkenti Şam’da yayımlanmaya başlayan ve toplamda 57 sayı ile 1943 yılına kadar yayın hayatında kalmış olan Kürtçe edebiyat dergisidir.

Hawar’ın çıktığı tarih olan 15 Mayıs, Kürt Dili Bayramı olarak da kutlanılıyor.

ÖZGÜR BASIN GELENEĞİ

Özgür basın geleneği ise Türkiye’de gazetecilik için bir okul oldu. 15 Haziran 1988’de Toplumsal Diriliş ile yola çıkan bu gelenek, bugüne kadar günlük, haftalık ve aylık olmak üzere elliden fazla gazete çıkardı. Bu gazeteyi saymazsak, haftalık Halk Gerçeği gazetesi, altı ayrı siyasi çevrenin ortak yayın organı olarak yayımlandı. 22 Nisan 1990’da yayına başlayan ve dokuzuncu sayıda kapatılan gazetenin ardından birçok gazete daha çıktı. (3)

Bunlardan birisi de Özgür Gündem’di. Haftalık gazeteler ihtiyaca cevap veremeyince günlük gazete çıkarılma kararı alınmıştı. 30 Mayıs 1992’de yayınlanan gazetenin toplam 580 sayısının 486’sı hakkında dava açıldı. Üç kez 30 gün, on beş kez 15 gün, iki kez 10 gün olmak üzere toplam 20 davada kapatma kararı çıktı.

Yönetim kararıyla kapatılan Özgür Gündem, 26 Nisan 1993’te Gurbeteli Ersöz’ün genel yayın yönetmenliğinde yeniden yayına başladı. Gazete 10 Aralık 1993’te Dünya İnsan Hakları Günü’nde yüzlerce polis tarafından basıldı ve çalışanları gözaltına alındı.

Özgür Gündem yönetiminin fiilen dağıtılması üzerine, Özgür Ülke 28 Nisan 1994’te yayın hayatına başladı. Gazetenin üç bürosu 4 Aralık 1994’te aynı anda bombalandı. Ersin Yıldız hayatını kaybetti ve 21 çalışanı da yaralandı. Bombalamaya rağmen gazete yayınına ara vermeden devam etti. Gazetenin toplam 247 sayısının 220’si hakkında toplatma kararı verildi.

Özgür basın geleneği, Azadiya Welat, Yeni Özgür Politika, Özgür Bakış, 2000’de Yeni Gündem gibi gazetelerle yoluna devam etti. Bu gazeteler de kapatıldı, gazete çalışanları tutuklandı ve çeşitli para cezalarına maruz kaldı.

BUGÜNDEN BAKINCA

Şüphesiz özgür basın geleneği, ciddi bir alan yarattı. 2010’un ardından birçok farklı televizyon kanalı kuruldu. Bu televizyon kanallarında Kürtçe tartışmalar ve programlar yapılmaya başlandı. Kürtçe müzik kanallarında artış oldu ve çocuk kanalları da çocuklara Kürtçe eğitim vermeye başladı. Buna, Güney Kürdistan menşeili televizyon kanalları da eklendi.

Ancak OHAL’le birlikte tüm bu kazanımlar birer birer yok edildi. Birçok kurum kapatıldı, birçoğunun mallarına el konuldu, gazeteciler tutuklandı ve işsiz bırakıldı.

2016 ve 2017 yıllarında 668, 677 ve 688 sayılı KHK’ler ve 668 sayılı KHK ile kurulan komisyon kararıyla, “milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine iltisaklı, ilişkili ve destek olduğu” gerekçesiyle 54 medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ait 37 radyo ve 33 televizyon olmak üzere 70 radyo ve televizyon kapatıldı.

Bu kurumların çoğu Kürtlere aitti. Güney Kürdistan menşeili televizyon kanallarından Kurdistan24 TV, WAAR TV ve Rûdaw TV’nin yayınları durduruldu.

Tüm bunlara rağmen 120 yıllık Kürt gazeteciliği tecrübesi gösteriyor ki Kürt gazetecileri üretmeye devam edecektir.

Şüphesiz, gerçekler karanlıkta kalmayacak!

(1) Başbakanlık Osmanlı Belgeleri, Dâhilliye Nezâreti Mektûbî Kalemi, 2473/105, 30 Nisan 1898.
(2) Malmîsanij, İlk Kürt Gazetesi Kürdistan’ı Yayımlayan: Abdurrahman Bedirhan, Vate Yayınevi, İstanbul, 2011.
(3) Hüseyin Aykol, Susturulamayanlar, Aram Yayınları, İstanbul: 2012.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.