Kemalbay: 2018 atılım ve kazanım yılı olacak

HDP, Diyarbakır ve Bursa'da bölge kadın konferanslarını gerçekletirdi. Diyarbakır'daki konferansta konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, 2017’nin direnme yılı, 2018 yılı ise atılım ve kazanım yılı olacağını belirterek, “Bizim mücadelemiz kazanacak onların bu zulmü kaybedecek" dedi.

Kemalbay: 2018 atılım ve kazanım yılı olacak
07 Ocak 2018 Pazar 15:06

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 11 Şubat’ta gerçekleştireceği 3. Büyük Olağan Kongre öncesi Diyarbakır ve Bursa'da bölge kadın konferanslarını gerçekleştirdi. HDP Diyarbakır İl Örgütü’nde bulunan Vedat Aydın Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa, HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP’li kadın milletvekilleri,  HDPM MYK ve PM üyelerinin yanı sıra Barış Anneleri Meclisi ile Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyeleri katıldı. 

Konferans salonuna, "Faşizme dur diyoruz, örgütlenerek özgürlüğe yürüyoruz", "Bu böyle gitmez kadınlar izin vermez" pankartları ile tutuklu kadın siyasetçilerle, Silopi’de öldürülen Taybet İnan, Sêvê Demir, Fatma Uyar, Pakize Nayir ile Paris’te öldürülen kadın siyasetçiler Sakine Cansız,  Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğrafları asıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, kadın özgürlüğü için büyük bedeller ödendiğine işaret ederek, karşı karşıya oldukları faşist anlayışın kadınların kazanımlarını ellerinden almaya çalıştığını ve baskılara karşı kadınların öncülüğünde tüm alanlarda direnişe devam edeceklerini belirtti. 

‘KAZANIMLARA YENİLERİNİ KATACAĞIZ’

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise konuşmasında, HDP’nin temelini kadınların oluşturduğunu belirterek, konferansın amacının ileriye dönük daha büyük adımların atılması olduğu söyledi.  Kadınların zorlu bir mücadele sonucu önemli başarılar elde ettiğini belirten Kemalbay, “Çok büyük bedeller ödedik. Biliyoruz ki hiç bir demokrasi bedelsiz kazanılmamıştır. Bizler de kazanımlara yenilerini katarak bir sonraki kuşaklara devir edeceğiz” diye belirtti. 

‘AKP-ERDOĞAN İKDARINDA KADIN ÖLÜMLERİ SIRADANLAŞTI’

Fransa'nın başkenti Paris’te öldürülen üç kadın siyasetçiyi anan Kemalbay, “PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yapılan barış müzakereleri döneminde Fransa’da 3 Kürt kadını katledildi. Bu katliamla yapılmak istenen Türkiye’nin barışının altını dinamitlemekti. Türkiye halklarının elini uzattığı barışı dinamitlemekti. Fakat o dönem başarılı olamadılar. Sayın Öcalan 21 Mart’ta barış mesajı yayınladı.  Aydınlatılmayan bu cinayetin ardından insanlar katledilmeye devam edildi. Sur, Cizre, Nusaybin, Silopi, Yüksekova ile birlikte Türkiye’de son 2 buçuk yıldır oluk oluk kan akıyor. Yaşanan katliamlarda yine üç kadın siyasetçi Sêvê, Pakize ve Fatma katledildi” dedi.  

Kemalbay, AKP-Erdoğan rejiminin iktidarda olduğu 15 yıllık süreçte kadın katliamlarının sıradanlaştığına dikkat çekti.

'2017 DİRENİŞ YILIYDI, 2018 ATILIM YILI OLACAK'

2017 yılının direnme, 2018’in de atılım yılı olacağını söyleyen Kemalbay, “AKP-Erdoğan iktidarı kadınların bedenine saldırarak, Türkiye’nin devrimci demokratik mücadelesinin en önemli dinamiğini hedef almaktadır. Fakat bu 2 buçuk yıl içerisinde bütün bu saldırıların karşısında bizler inançla dirençle sabırla mücadelemizi sürdürdük. 3. Büyük Kongremizi daha büyük bir atılımla gerçekleştireceğiz. 2017 yılı ayakta kalma direnme yılı oldu. 2018 yılı atılım yılı, kazanım yılı olacak. Bizim mücadelemiz kazanacak onların bu zülüm mücadelesi kaybedecek. Zulümle abat olunmadığını bir kez daha görecekler” ifadelerini kullandı. 

‘SÖZÜMÜZÜ BAŞKA KADINLARLA BULUŞTURACAĞIZ’

Kemalbay, tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın gönderdiği mektubunda yer alan sözlerine değinmesi üzerine salondaki kadınlar alkış eşliğinde zılgıt çekti. 

Tutuklu HDP milletvekillerine verilen hapis cezalarına tepki gösteren Kemalbay, “2018 yılı bizim için cezaların yağdırıldığı yıl oldu. Bu senede kadın siyasetçilere ceza yağmuru var. Biz bu cezalar karşısında asla ve asla geri adım atmayacağız. Kadın siyasetçilerin siyasetten çekilmesi, politika yapmamasını isteyenlere inat, biz her yerde siyaset yapmaya devam edeceğiz. Kadınların hayatın her alanında sözünü söyleyeceği bir parti olarak, daha fazla mücadele ederek sözümüzü başka kadınlara bulaştırmakla yükümlüyüz” diye konuştu. 

Kemalbay son olarak Türkiye’deki sorunların çözümün halkların kendi kendi yönetmesiyle gelişeceğini vurgulayarak, “Bu ülkede çözüm halkların kendi kendini yönetmesidir. Bizler hiç bir zaman bize yöneltilen tek tip kıyafetleri giymeyeceğiz. Baskıya boyun eğmeyeceğiz” dedi. 

Kemalbay’ın konuşmasının ardından kadınlar hep bir ağızdan “Direne Direne kazanacağız” sloganını attı. 

YÜKSEKDAĞ: YİNE ÇİÇEKTEYİZ İŞTE, YİNE MEYVEDEYİZ

Kemalbay’ın konuşmasında sonra Kandıra 1 Nolu Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın mektubu okundu. Yüksekdağ’ın mektubunda şu ifadeler yer aldı:

“Hepinizi tutsak seçilmiş kadın siyasetçiler adına sevgi ile kucaklıyor, 3. Olağan Büyük Kongremize giderken düzenlenen konferansımızı coşku ile selamlıyorum.

Sadece son bir yıl içerisinde 5 bine yakın il ve ilçe örgütlerimizin yöneticilerimizin tutuklandığı, belediye eşbaşkanlarımızın, milletvekillerimizin cezaevinde tutularak halk iradesinin pervasızca gasp edildiği, eşbaşkanlık sisteminin ve kadın kazanımlarının özel hedef alındığı bir süreçte görüyorsunuz; ‘Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz’

Bir halklar bahçesi olan partimiz HDP’nin yürüttüğü kongre ve konferanslar süreci, en zorlu koşullarda da alternatif olma enerjimizi koruduğumuzu gösteriyor. Başka bir siyaset, başka bir yaşam mümkün olduğu kadar, faşizmin buldozeri karşısında yıkılmamak, iddianı savunup, sağlamlaştırmak da mümkündür. Bu saldırılarla herhangi bir parti karşılaşsa, bırakın alternatif olmayı, ayakta kalması bile mümkün olmazdı. Bu yanıyla bir kez daha imkansız denileni başardığımızı görüyoruz.

Bu dönem için kritik olan, Saray dışında kimseye yaşam olanağı sunmayan bu rejimi kabullenmemek; siyasi mücadelenin gelişimine paralel olarak somut müdahalelerde bulunmaktır. Bu haksız durum böylelikle bir anda tersine dönebilir.

‘OHAL-KHK ZULMÜNE KARŞI KADINLAR HEP SOKAKTA OLDU’

Bildiğiniz gibi tüm bu süreçlerde, AKP-Saray rejiminin halklara vaat ettiği cehennem karşısındaki en güçlü dinamik birleşik kadın hareketi oldu. Tecavüz yasasından, müftülere nikah yetkisi veren yasaya karşı yürütülen mücadelede, 8 Mart’tan 25 Kasım’a, kadın temsiliyetine yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında, OHAL-KHK zulmüne karşı kadınlar hep sokakta oldu.

Çocuk istismarını meşrulaştıran Diyanet İşleri’nin açıklamaları karşısında da aynı hat izlenmelidir. Diyanet’in yapmış olduğu açıklama gelişi güzel, bir sapkının siteye fetva koyması olarak okunmamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın temel amacı, toplumsal yaşamın faşist politik İslamcı dönüşümünü sağlamaktır. Toplumsal erkeklik, bu fetva ve açıklamaları referans alarak şekillenmekte ve kadına yönelik her türlü aşağılama, şiddet, taciz, tecavüz, katliamlar ve çocuk istismarı böyle meşrulaştırılmakta ve sürdürülmektedir. Kadın ve çocukların özgürlüğü için, şiddetten korunması için etkili bir mücadele yürütülmesi konferansımızın gündemi olmalıdır.

Sevgili yoldaşlar, tutuklanmamızın üzerinden geçen bir yılı aşkın süre boyunca rejim krizi daha da derinleşti. Egemen güçlerin ve özelde AKP- Saray iktidarının yönetememe bunalımı had safhaya ulaştı. Kendisi yönetme ve varlık bunalımı yaşarken, bütün toplumu da bunaltan, boğan çıplak bir zor aygıtına dönüştü iktidar. Öte yandan vekillik düşürme saldırıları ile partimizin demokratik birliğine ve kadın inisiyatifine sınırların gerisine çekilme mesajı verdiler.

‘KAZANIMLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Demokratik ulus ve kadın eksenli siyasi kazanımlarla sembolize olan bir dönemi kendilerince bitirmek, kapatmak istediler. Ancak görüyoruz ki bizleri hapsetmek, siyaset dışı bırakmak, kadın kazanımlarına saldırmak da iyi gelmedi onlara. Çünkü tüm bunlar tarihler boyunca verilen mücadelelerle kazanıldı ve bir düğmeye basarak gasp edilemeyecek kadar kıymetli bizler için. Hangi zorlu süreçlerden geçiyor olursak olalım bize emanet edilen bu kazanımlara sahip çıkacağız ve daha ileriye taşıyacağız.

Konferanslarımız ve kongremizle birlikte Türkiye’nin demokratik çıkış ve siyasi yönetim alternatifini büyüteceğimize, kadın iradesini ve direnişini güçlendireceğimize inanıyorum. Konferans ve kongre dönemi, büyüyen ve yürüyen siyasi iddiamızın aynası olacak. 

Hepinizi ayrı ayrı kucaklıyor, başarılar diliyorum.”

KIŞANAK: SOKAĞA ÇIKAN HER KADINDA KENDİ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ GÖRÜYORUZ

Kandıra 1 Nolu Cezaevinde tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın okunan mesajında şöyle denildi:

 “Sevgili kadınlar,

Böylesine büyük zorlukların yaşandığı bir süreçte, kadın iradesini güçlendirecek bu konferansta bir araya geldiğiniz için öncelikle sizleri selamlıyor, konferansın başarılı geçmesini diliyorum.

Siyasi soykırım operasyonlarının temel hedefi kadın iradesini kırmak, kadın kazanımlarını dağıtmaktı. Bunu başaramadıkları gibi bu süreçte kadınların güçlü direnişi ile karşılaştılar. Bastırılmak istenen demokratik muhalefeti, sokaklarda meydanlarda alanlarda kadınlar temsil ettiler.

Bizlerin şahsında kadın iradesini dört duvar arasına hapsetmek istiyorlar. Ama bunu asla başaramayacaklar. Yüreğimizle, kadınlık bilincimizle her zaman sizinle birlikteyiz. Sokağa çıkan, ‘Jin Jiyan Azadî’ diye haykıran her kadında kendi özgürlüğümüzü ve tüm kadınların özgürlüğünü görüyoruz. Kadınlar, direniş ve mücadelelerde her zaman en önde durmayı başardılar. Bu zorlu süreçte de rollerini en güçlü şekilde oynayacaklarına inanıyorum. Tüm konferans bileşenlerini saygıyla selamlıyor, özgürlük yürüyüşümüzde hepimize başarılar diliyorum.”

Mesajların ardından konferans, basına kapalı olarak devam etti. 

‘YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPMAK İSTİYORUZ’

Bursa'da HDP Yıldırım İlçe Örgütü binasında gerçekleştirilen konferansta, “Faşizme dur diyoruz, örgütlenerek özgürlüğe yürüyoruz” pankartı asıldı. Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, HDP PM üyeleri ile Kocaeli, Yalova, Çanakkele ve Bursa'dan kadın eşbaşkanların katıldığı konferans, saygı duruşunun ardından başladı.  Katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır'ı anarak konuşmasına başlayan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, “Onların yaşamın her alanında yükselttiği mücadele olmamış olsaydı HDP’nin kadın partisi olma iddiasını bu kadar güçlü, mücadeleyi ve umudu yükselten bir yerden tartışıyor olamazdık” dedi. Taşdemir, kendilerine düşenin ise bu öncü kadınların mücadelesini yükselmek olduğunu vurguladı. 

11 Şubat’ta yapacakları 3. Büyük Olağan Kongre’de HDP’nin fikriyatını büyüterek yeni bir başlangıç yapmak istediklerini dile getiren Taşdemir, kongre öncesi yaptıkları konferansların da bunun için çok önemli olduğunu vurguladı. 2014 yılında devreye konulan “çökertme planı”na değinen Taşdemir,  “Bunu adım adım işlediler. İlk önce Kürdistan’daki yıkım ile aslında bu süreç başlatıldı. Biz o dönem hep birlikte şunu çok tartıştık. Bu her ne kadar HDP’nin fikriyatını tasfiye etmeye dönük bir politikaysa HDP’ye yönelimlerin temel nedenlerinden bir tanesi de kadın partisi olma iddiasıdır. Çünkü biz tarihten de güncel yaşamdan da biliyoruz. Kadın özgürlük mücadelesinin güçlü olduğu yerlerde, siz tek adam rejimini, faşizmi, tekçiliği, inkar ve asimilasyonu o kadar kolay hayata geçiremezsiniz” diye konuştu. 

‘IŞİD’DEN FARKLI DEĞİLLER’

İktidarın, gelişen kadın mücadelesi karşısında ilk olarak kadınları hedef aldığını ifade eden Taşdemir, “Kadın bedenini teşhir etmeye başladılar. Taybet Ana’nın cenazesini haftalarca sokakta bıraktılar. Yine kadın kurumlarına ciddi yönelimler başladı. Bir sonraki adım ise siyasetten kadın öncüleri tasfiye etmekle bu siyaset yürürlüğe konulmaya başlandı. Bizler bugün iktidarın kadın politikalarına baktığımızda aslında kadın bedeni ve kadın mücadelesi üzerinde neleri yapmaya çalıştığını hatırladığımızda aslında IŞİD’ten farklı olmayan bir düşünce yapısının gittikçe adım adım toplumda yeşertilmeye çalışıldığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

’11 ŞUBAT’TA ONLARA KORKUYU YAŞATALIM’

AKP’li yöneticilerin Meclis kürsüsünden başlayarak yaşamın her alanında ağızlarını açtıklarında kadın kazanımlarını hedef aldıklarını belirten Taşdemir, şöyle dedi: “Diyanet’in 9 yaşındaki çocukların evlendirme fetvasının bu dönem verilmesi, müftülüklere nikah yetkisinin verilmesi tesadüfi bir durum değildir. Tam da kurmak istedikleri dünyanın nasıl bir dünya olduğunu ve bu dünyada kadınların yerinin neresi olduğunu da açıkça bizlere ifade ettiklerini biliyoruz. Ama bence onların düşünemedikleri bir şey var. Kadın mücadelesi, kadın direnişi AKP’nin 15 yıllık iktidarından çok çok fazladır. Kökleri çok çok derinlere iniyor. Kadınlar bugün evde de zindanda da Figen başkanın dediği gibi zulmün gözünün içine bakarak direniyorlar. Biz cesareti ve umudu büyüterek faşizmi yenilgiye uğratacağız. Onun için bizim bu cesaretimizden, umudumuzdan çok korktuklarını biliyoruz. HDP’nin kadın partisi olma iddiasından korktuklarını biliyoruz. Hep birlikte 11 Şubat’ta onlara bu korkuyu yaşatalım.” 

Taşdemir’in konuşmasının ardından Figen Yüksekdağ  ve Gültan Kışanak’ın mesajları okundu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.