İlginç savunma: Hrant Dink'i hedef haline getirenler ulusalcı gruplardır

Duruşmada dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, ilk kez savunma yaptı. Yılmazer, "Savunmamı sabırla dinleyiniz, bugünün Türkiyesine, yargı sistematiğine, yargının ne kadar bağımsız olduğuna dair ibret alınacak çok meseleler olduğunu düşünüyorum" dedi.

İlginç savunma: Hrant Dink'i hedef haline getirenler ulusalcı gruplardır
16 Ocak 2017 Pazartesi 16:02

Haber Merkezi - Hrant Dink'in ölümünde ihmalleri olduğu iddiasıyla haklarında dava açılan kamu görevlilerinin yargılanmasına devam edildi.  Duruşmada dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, ilk kez savunma yaptı. Yılmazer, "Savunmamı sabırla dinleyiniz, bugünün Türkiyesine, yargı sistematiğine, yargının ne kadar bağımsız olduğuna dair ibret alınacak çok meseleler olduğunu düşünüyorum" dedi. Ardından da yaklaşık 2,5 yıldır tutuklu yargılandığını belirterek, "İddianamede Emniyet içinde cemaat yapılanmasını gerçekleştirdiğim var. Önceden istihdam edilmiş kadroyla çalıştım. 'Sonradan kumpas olduğu ortaya çıkan soruşturmalar' deniyor bu hukuki değil. Ahmet İlhan Güler'in beyanları iddianame olarak karşıma çıktı. İddianamede adı geçen silahlı terör örgütüne ilişkin hiçbir izahat yok. Yöneticisi olduğum iddia edilmiş. Biz tutuklanarak susturulmak istendik. Bu dava ilk başta gerçeğe çok daha yakındı. 

"Dava amacından sapmıştır"

Bugün dava amacından saptırılmıştır. Aynı görevlerde bulunduğumuz bazı isimler neden suçlanmamış? Ergenekon, Balyoz soruşturmaları için emir veren bizzat dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Dink cinayetiyle ilgili Trabzon emniyet görevlilerinin ve koruma önlemi almayan İstanbul'un sorumluluğu var. Benim değil. Ogün Samast'ın aktardığı beyanlar mı delil? Yasin reddedilir, Erhan Tuncel' sorulmamış. Benim Trabzon ile hiçbir bağlantım yok ama Engin Dinç'in var. Trabzon jandarmasıyla izahı mümkün olmayan ilişkileri var. Türkiye'nin içinde bulunduğu durum nedeniyle Hukuki yardım alma imkanımdan mahrum olarak savunma yapmaya çalışacağım. Suçu başkalarına yükleyerek kurtulma amaçlı iddialara dayalı bu suçlamalar. İspatla ben yükümlü tutuluyorum." dedi. 

Davanın öğleden sonraki kısmında AliFuat Yılmazer savunmasına devam etti. Yılmazer,  "Devlet Hrant Dink'i koruma yükümlülüğünü yerine getirmedi. Tetikçiler yakalandı. Arkasında siyasi bir yapı vardı" iddiasında bulundu. MGK sekreterliği dışında eylem planı hazırlayan tek kişi olduğunun belirterek, "Tezgah kumpas yapılmışsa vali Güler ve Cerrah dönemidir. Selim Kutkan dönemidir emniyette. Hüseyin Çapkın döneminden önce ben hiçbir atama yaptırmadım İstanbul'da. 165 personel azaltılmıştı şubede. Çalışmalar sabote ediliyordu. Ben önceden şekillendirilmiş bir kadronun başına şube müdürü olarak geldim ve 4 yıl görev yaptım. Benim dönemimde 20 üzerinde canlı bomba eylemcisi yakaladık. Dünyada ilk olarak 5 canlı bombayı sağ yakaladık. Benim polislik anlayışımda işkence, infaz, itirafçı yoktur. Bunlarla istihbaratçılar yapan Hanefi Avcı gibiler beni suçluyor şimdi. Dönemin başbakanından habersiz hiçbir iş ve işlem yapmadım. Bunlar basına yansıdı. 1 Mayıs'ın kutlanabilmesi için ben ısrar ettim. Cerrah karşıydı. Ben başbakanı ikna ettim. Provakatif grupları engelledik. DHKP/C'nin başbakana yönelik suikast ihbarı geldi. Başbakanın talimatı üzerine çalıştım. MİT  bilgi vermedi. Tesbit edip yakaladık. Devrimci karargah örgütünü yakaladık. Yurt dışında kurulmuş örgüttü. Cerrah beni o zaman alnımdan öptü. Şimdi ben teröristsem benim dönemimde terörle kim mücadele etti? Bugün Türkiye teröre teslim durumuna geldi. 2008 şubatında Erdoğan'la görüştüm. 2014'de yaptığım Ergenekon tv röportajımdan sonra dava açtı hakkımda. Başbakanın örtülü ödeneğinden istihbarata en yüklü ödenek yapıldığı dönemdir benim dönemim. TİB kurulunca dinleme teknik çalışmalarda sorun yaşadık. Çözüm için başbakanın yönlendirmesiyle binali beyle görüştüm. Benim yaptığım tüm çalışmalar başbakanın bilgisi dahilindedir. Kendi başıma yapacağım işler değildi. devlet Hrant Dink'i koruma yükümlülüğünü yerine getirmedi. Tetikçiler yakalandı. Arkasında siyasi bir yapı vardı" dedi. Ardından da "Hrant Dink'i hedef haline getirenler ulusalcı gruplardır. Azınlık ve misyonerliğe düşmanlık pompaladılar. Hrant Dink bu çevreler tarafından hedef haline getirildi. Sabiha Gökçen haberi ertesi günü Genelkurmay başkanı ağır ifadeler içeren bir açıklama yaptı. bu olaydan sonra Türk düşmanı vatan haini olarak lanse edilen dink hedef alındı. Başlangıç noktası burasıdır. ardından valilikte Dink'e had bildirme var. Hrant'ın bağlamından koparılan bir yazısı bir örnek suç duyurularına konu oldu. Hrant Dink'e yönelik kampanya sadece  söylem değil şiddet içeren saldırganlık potansiyeli içeren davranışlardı. Hrant Dink 2002'den itibaren artış görülen ulusalcı faaliyet tarafından özellikle hedef haline getirildi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
PoLat - 2 yıl önce
Kahrorsun boyle kirli rejim et Boyle adalet Kahrorsun fasizim Mekani Cennet olsun Guzel yurekli insan sana kiyanlar senden beterini yasasinlar insallah