Yusuf Karataş: ‘Türkiye zafer kazandı’ havası gerçeği yansıtmıyor

Türkiye’nin Suriye savaşındaki iki temel hedefinin de başarıya ulaşmadığını belirten gazeteci Yusuf Karataş, “Türkiye, medyanın yansıttığı gibi zafer kazanmış değil" diyerek, asıl çözümün Suriye ile Kürtler arasında olacağına dikkati çekti.

Yusuf Karataş: ‘Türkiye zafer kazandı’ havası gerçeği yansıtmıyor
26 Ekim 2019 Cumartesi 09:46

banner225

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlatılan askeri operasyon gündemiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 22 Ekim’de Soçi’de bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası 10 maddelik bir mutabakat yayınlandı. Gazeteci yazar Yusuf Karataş, yapılan görüşmeyi ve görüşme sonrası açıklanan mutabakatı değerlendirdi. 

‘TÜRKİYE’YE ZAMAN KAZANDIRAN BİR ANLAŞMA’

Yapılan mutabakatın Suriye’de Rusya’nın etkisini artıracağını dile getiren Karataş, Türkiye’nin hedeflerinin gerçekleşmesinin önüne de belli bir düzeyde set çeken bir mutabakat olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de 444 kilometre genişliğinde 32 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge hedefiyle yola çıktığını hatırlatan Karataş, “Türkiye sadece Serêkaniyê ve Tel Abyad’da böyle bir denetim sağlanmış oldu. Ama bu operasyonun diğer alanlara taşınması koşulları önce ABD ile yapılan anlaşma ile durduruldu. Ardından da Erdoğan Soçi’ye Putin’den bu konuda kendisini sınırlandıracak koşulların kaldırılması beklentisiyle Rusya’ya gitti. Ancak Rusya’dan böyle bir izin çıkmadı. Buradan Türkiye’ye geçici olarak kaldığı yerlerde biraz daha kalma izni verildi. Bu anlaşma Suriye’de zaman kazandıran bir anlaşma da oldu” diye konuştu.

'TÜRKİYE MUTABAKATLA SURİYE REJİMİNİ KABUL ETTİ'

Adana Mutabakatı'na yapılan vurgunun Türkiye’nin Suriye’de kırmızı çizgisi olarak ortaya koyduğu iki noktada da esnemek zorunda kalacağını ifade eden Karataş, şöyle devam etti: “Birincisi bugüne kadar Esad rejimini muhatap almama durumu söz konusuydu. Türkiye Adana Mutabakatı'nı kabul etmesi aslında Suriye yönetimini kabul ettiği anlamına geliyor. İkincisi de uzun vadede Rusya’nın özellikle Suriye yönetimi ve Kürtlerin sınır bölgelerinde çekilme garantörlüğünü düşündüğümüzde Kürtler dünkü pozisyonunda olamasa bile onların bir statüye sahip olacağı bir sürece işaret ediyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bugünkü medyanın yansıttığı gibi zafer kazanmış havasının gerçeği yansıtmadığını söyleyebiliriz. Burada Fırat’ın doğusu dahil Rusya’nın büyük oranda ipleri eline aldığı kendi belirleyici pozisyonunu daha da pekiştirdiği bir tablo ortaya çıkmıştır diyebiliriz.” 

‘TEMEL GÜNDEM İDLİB’

Suriye’nin geleceği bakımından iki belirsiz noktanın olduğunu belirten Karataş, bunların Fırat’ın doğusundaki özerk bölge ve İdlib’teki gruplar olduğunu söyledi. Fırat’ın doğusu için olası çözüme dair bir adımın atıldığını vurgulayan Karataş, “En azından sınır bölgelerinin denetimi konusunda bir anlaşma yapılmış oldu. Böylece Kürtlerle rejim arasında bir görüşme sürecinin önü açılmış oldu. Dolayısıyla bugün Suriye’nin geleceği konusunda hala bir sorun olarak duran temel yer İdlib olarak duruyor. Esad’ın mutabakat öncesi İdlib’te verdiği mesaj zaten Fırat’ın doğusunda siyaset bakımından çözümün yolunu açtı. İdlib için ise ‘bizim için son savaş’ şeklinde bir mesaj verdi. Bu savaşa Kürtlerin de katılabileceği noktasındaki duruşu aslında rejimle Kürtler arasındaki olası uzlaşmayı da bize gösteriyor. Dolayısıyla İdlib’in böylesi bir operasyon sonrasında Türkiye’nin elinde bulundurmuş olduğu bölgelerin de tartışma konusu haline gelebileceği, Türkiye’nin de burada kalmasının zorlaşacağı bir tabloyu gösteriyor. İdlib’te Türkiye’nin desteklediği cihatçıların ne olacağı sorusu bölge içinde Suriye içinde ciddi bir sorun olarak duruyor” diye belirtti.

ÇÖZÜM SURİYE YÖNETİMİ İLE KÜRTLER ARASINDA OLACAK

Kuzey ve Doğu Suriye yönetiminin bölgede uzun bir süre üçüncü yol çizgisini takip ettiğini dile getiren Karataş, ancak son zamanlarda ABD’nin rolünün burada daha belirleyici olduğunu ifade etti. Rusya’nın bu durumu kendisi için bir sorun olarak görmeye başladığını belirten Karataş, “Yani Kürtlere uzun süre kapısını açık tutan Rusya, Kürtlerin ABD ile işbirliğini kendi politikaları için tehdit olarak gördü. Aynı nedenle Suriye yönetimi de iki ay önce Kürtler için ‘ayrılıkçı teröristler’ gibi bir ifade kullandı. Bu tarifin arka planında Kürtleri tehdit görmekten çok Kürtlerin ABD’yle iş birliğini tehdit olarak görme yaklaşımı bulunuyordu. Zaten ABD geri çekildikten sonra Rusya’nın devreye girmesi ve Kürtler ile Suriye rejiminin görüşmelere başlaması da bu durumu bize gösteriyor. Yani Kürtler belki gücünü koruma noktasında dünkü kadar avantajlı değiller ama en azından İran’da Rusya’da her şeye rağmen Kürtlerin belli bir statüye sahip olacağı bir çözümden yana durmaya devam ediyorlar. Zaten Abdullah Öcalan’ın son avukat görüşmelerinde verdiği mesajda çözümün Suriye yönetimiyle beraber Suriye’nin bir parçası olacak şekilde demokratik bir bütünlük içerisinde halledilmesi gerektiğini biçimindeydi. Dolayısıyla bir çözüm olacaksa bu Suriye yönetimiyle Kürtler arasında yapılacaktır. Burada Rusya Kürtler bakımından garantör rolünü oynuyor” ifadelerini kullandı.

İKİ HEDEF DE GERÇEKLEŞMEDİ

Türkiye’nin 2011’de Suriye’de savaşa müdahaleye giriştiğinde iki temel hedefinin olduğunun altını çizen Karataş, ilkinin Suriye yönetimini devirmek ve Ortadoğu’da bir bölgesel liderlik ideasını gerçekleştirmek olduğunu vurguladı. İkincisinin Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Karataş, “Aslında bugün Adana Mutabakatı’ndan söz ediyorsak Türkiye’nin Suriye yönetimini muhatap alacak demektir. Böylece Türkiye’nin ilk hedefi gerçekleşememiştir. İkincisi Kürtleri kazanımlarını ortadan kaldırmak. Kısmen olarak bunu geriletmiş olabilir ama bunu tümden ortadan kaldıracak bir durum yok ortada. Aksine yapılan görüşmeler Suriye rejiminin de Kürtlerin belli haklarını tanıyarak bir çözüme mecbur kalacağı bir durumu gösteriyor. Dolayısıyla Türkiye’nin iki hedefinin de gerçekleşmediği bir tablo söz konusudur” diye belirtti.

‘TEK ADAM REJİMİNİN VARLIK NEDENİ’

İktidarın uzun yıllardır izlediği politikanın yanlış bir politika olduğunu dile getiren Karataş sözlerini şöyle tamamladı: “İktidar bu politikada ısrar ediyor. Çünkü bu müdahale politikasını tek adam yönetiminin varlık nedenlerinden biri olarak görüyor. Bunun başka bir açıklaması yok.” 

MA / Ferhat Çelik 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.