Yargıtay katliam delilerini gizleyen savcıları korudu

10 Ekim Ankara Katliamı’na dair delileri gizledikleri ortaya çıkan savcılar Dinç ve Küçük hakkında yapılan şikâyet, Yargıtay 1’inci Başkanlar Kurulu kararıyla işlemden kaldırıldı.

Yargıtay katliam delilerini gizleyen savcıları korudu
26 Kasım 2021 Cuma 14:15

10 Ekim Ankara Katliamı soruşturma savcıları Ramazan Dinç ve Tekin Küçük hakkında yapılan şikâyete ilişkin Yargıtay 1’inci Başkanlar Kurulu, “yakınmanın konusu, yargı yetkisinin kullanılmasından kaynaklanan bir konuya ilişkin ve iddialar soyut içerikli olduğu” gerekçesiyle işlemden kaldırdı.

Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulu tarafından 25 Ekim’de verilen karara karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunduklarını duyuran 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. 

SAVCININ DOSYA ‘GİZLEME’ YETKİSİ YOKTUR

Yargıtay, şikâyet konusunun “yargı yetkisinin kullanılmasından kaynaklanan bir konuya ilişkin” olduğunu değerlendirdiği hatırlatılan açıklamada, “Yargıtay 1'inci Daire üyelerinin şikâyetimizin konusunu anlamamış olmaları mümkün değildir. Şikâyet, dosyaya giren delillerin savcılık tarafından nasıl değerlendirildiğine ilişkin değildir. Şikâyet, soruşturma tamamlanırken toplanan deliller arasında yer verilen soruşturma evrakının fiziken bulunamamasına ilişkin de değildir. Şikâyet, 9 klasörden oluşan soruşturma evrakına, toplanan deliller arasında hiç yer verilmemesine ilişkindir. Hiçbir savcının dosya ‘gizlemek’ gibi bir yargı yetkisi bulunmamaktadır. Aynı durum Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulunun soyut/somut değerlendirmesi için de geçerlidir. Üç soruşturma savcısının, 104 kişinin öldürüldüğü bir katliama ilişkin soruşturma evrakından, en hafif değerlendirme ile 4 yıl süreyle haberdar olmaması, yine en hafif değerlendirme ile görevi kötüye kullanma suçu kapsamındadır. Şikâyetimiz yoruma veya değerlendirmeye dayanmamaktadır. 9 klasör evrakın 4 yıl süreyle gizlenmesi gayet somut bir iddiadır” denildi.

GİZLENEN 9 KLASÖRÜN İÇERİĞİ

Açıklamada, 9 klasörden oluşan soruşturma evrakının niteliğinin soruşturma savcılarının sorumluluğunun/suçunun büyüklüğünü gösterdiğine işaret edilerek, “İlgili klasörler, soruşturmanın başlangıç dönemine ilişkin evrakı içermektedir. 10 Ekim Ankara Katliamı Gaziantep IŞİD hücresi tarafından örgütlenmiş, iki canlı bomba 9 Ekim 2015 gecesi karayolu ile Ankara'ya yola çıkmış, canlı bombaları taşıyan aracı Halil İbrahim Durgun kullanmış, araca Yakub Şahin eskortluk etmiştir. Canlı bombaların Ankara'ya ulaşmasında en önemli sanıklardan biri Yakub Şahin’dir. Bahis konusu 9 adet kayıp klasörde canlı bomba aracına eskortluk yapan sanık Yakub Şahin ve örgütün nakliyecisi olan sanık Hüseyin Tunç ile ilgili soruşturma evrakı yer almaktadır. Bu evrakta Yakub Şahin ve Hüseyin Tunç'un katliamdan 10 gün önce, 30 Eylül 2015 tarihinde, Nizip'te 2 ton gübre satın almak istedikleri, gübrenin artan terör eylemlerinde kullanılabileceğinden şüphelenen satıcının kimlik soruması üzerine alamadan ayrıldıkları ve gübre satıcısının şikâyeti üzerine haklarında soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır” klasörlere dair bilgilere yer verildi.

DOSYAYA KONULAN ENGELLER

Soruşturma savcılarının katliamın aydınlatılmasına olanak sağlayacak bilgileri değerlendirmediği gibi, ilerletilmesiyle ilgili de herhangi bir işlem yapmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Soruşturma kapsamında Hüseyin Tunç ve Yakup Şahin’in kimlikleri tespit edilmiştir. 2 Ekim 2015 tarihinde dosya kapsamında Gaziantep Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Büro Amirliğine ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazılar yazılmış ancak Gaziantep Emniyeti tarafından hiçbir işlem yapılmamıştır. Terör eylemi yapabileceği, bir gübre satıcısı tarafından değerlendirilen Yakup Şahin ve Hüseyin Tunç katliamdan 10 gün önce emniyet tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen 10 Ekim Ankara Katliamında etkin rol alabilmiştir. Bu soruşturmanın akıbeti belli bile değildir. Bu dosyalara müştekilerin soruşturma sürecinde erişmesi soruşturma kapsamında alınan kısıtlılık kararının müştekilere ve müşteki vekillerine yönelik de uygulanmasıyla engellenmiştir. Müştekilerin soruşturmaya etkili katılma, delilleri inceleme, toplanmasını veya yok olmasını engelleme hakkı, soruşturma savcılarının talebiyle 11 Ekim 2015 tarihinde alınan kısıtlılık kararıyla engellenmiştir. Kısıtlılık kararın gerekçesi evraklara erişmenin ‘soruşturma amacını tehlikeye düşürecek’ olmasıdır. Kısıtlı yürütülen soruşturma süresince evraklar savcılarca gizlenmiş, soruşturma amacı savcılarca tehlikeye düşürülmüştür” diye belirtildi.

YARGITAY'A SORULAR

Açıklamada, “Tüm bu bilgiler kapsamında şikâyeti işlemden kaldırma kararı veren Yargıtay’a soruyoruz” denilerek şu sorular soruldu:

“* 10 Ekim Ankara Katliamı soruşturmasını yürüten savcılar katliamı gerçek anlamda soruşturmamak ve katliamın gerçekleşmesine olanak sağlayan kamu görevlilerinin açığa çıkmasına neden olacak bilgi ve belgeleri gizlemekle mi görevlendirilmiştir?

* Katliamın aydınlatılmasına katkı sunacak 9 klasör evrak bu görev kapsamında mı gizlenmiştir? Yine Nizip’te başlatılan soruşturma akıbetinin savcılarca takip edilmemesi bu görev kapsamında mıdır?

* Soruşturma savcısı Tekin Küçük 16 Temmuz 2018’de, Ramazan Dinç ise 17 Eylül 2019’da HSK Genel Kurulu tarafından Yargıtay üyeliğine atanmıştır. Görevde yükselmelerine olanak sağlayan soruşturmalardan biri de bu görevi gereği gibi yerine getirmiş olmaları mıdır?

* Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulunun, hukukçu olmayan ortalama vatandaşlar için bile gayet açık olan şikâyetimiz karşısında ifade dahi almadan verdiği kararın gerekçesi bu kişilere dokunulmazlık ve cezasızlık konusunda verilmiş bir güvence midir?

* Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar “Hayır” ise, yazarak paylaşma gereği duymadığınız kararınızın gerekçesi nedir?”

Açıklamada, “Tüm sorumlular yargılanana, adalet sağlanana kadar bu suç ortaklığına karşı mücadelemize devam edeceğiz” vurgusu yapıldı.

NE OLMUŞTU?

10 Ekim Ankara Katliamı soruşturma savcılarının, katliamın aydınlatılmasına olanak sağlayacak delilleri 

menü

Yargıtay katliam delilerini gizleyen savcıları korudu

10 Ekim Ankara Katliamı’na dair delileri gizledikleri ortaya çıkan savcılar Dinç ve Küçük hakkında yapılan şikâyet, Yargıtay 1’inci Başkanlar Kurulu kararıyla işlemden kaldırıldı.

26.11.2021 13:54    Güncelleme: 26.11.2021 13:54

Yargıtay katliam delilerini gizleyen savcıları korudu

    Google News

10 Ekim Ankara Katliamı soruşturma savcıları Ramazan Dinç ve Tekin Küçük hakkında yapılan şikâyete ilişkin Yargıtay 1’inci Başkanlar Kurulu, “yakınmanın konusu, yargı yetkisinin kullanılmasından kaynaklanan bir konuya ilişkin ve iddialar soyut içerikli olduğu” gerekçesiyle işlemden kaldırdı.

Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulu tarafından 25 Ekim’de verilen karara karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunduklarını duyuran 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. 

SAVCININ DOSYA ‘GİZLEME’ YETKİSİ YOKTUR

Yargıtay, şikâyet konusunun “yargı yetkisinin kullanılmasından kaynaklanan bir konuya ilişkin” olduğunu değerlendirdiği hatırlatılan açıklamada, “Yargıtay 1'inci Daire üyelerinin şikâyetimizin konusunu anlamamış olmaları mümkün değildir. Şikâyet, dosyaya giren delillerin savcılık tarafından nasıl değerlendirildiğine ilişkin değildir. Şikâyet, soruşturma tamamlanırken toplanan deliller arasında yer verilen soruşturma evrakının fiziken bulunamamasına ilişkin de değildir. Şikâyet, 9 klasörden oluşan soruşturma evrakına, toplanan deliller arasında hiç yer verilmemesine ilişkindir. Hiçbir savcının dosya ‘gizlemek’ gibi bir yargı yetkisi bulunmamaktadır. Aynı durum Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulunun soyut/somut değerlendirmesi için de geçerlidir. Üç soruşturma savcısının, 104 kişinin öldürüldüğü bir katliama ilişkin soruşturma evrakından, en hafif değerlendirme ile 4 yıl süreyle haberdar olmaması, yine en hafif değerlendirme ile görevi kötüye kullanma suçu kapsamındadır. Şikâyetimiz yoruma veya değerlendirmeye dayanmamaktadır. 9 klasör evrakın 4 yıl süreyle gizlenmesi gayet somut bir iddiadır” denildi.

GİZLENEN 9 KLASÖRÜN İÇERİĞİ

Açıklamada, 9 klasörden oluşan soruşturma evrakının niteliğinin soruşturma savcılarının sorumluluğunun/suçunun büyüklüğünü gösterdiğine işaret edilerek, “İlgili klasörler, soruşturmanın başlangıç dönemine ilişkin evrakı içermektedir. 10 Ekim Ankara Katliamı Gaziantep IŞİD hücresi tarafından örgütlenmiş, iki canlı bomba 9 Ekim 2015 gecesi karayolu ile Ankara'ya yola çıkmış, canlı bombaları taşıyan aracı Halil İbrahim Durgun kullanmış, araca Yakub Şahin eskortluk etmiştir. Canlı bombaların Ankara'ya ulaşmasında en önemli sanıklardan biri Yakub Şahin’dir. Bahis konusu 9 adet kayıp klasörde canlı bomba aracına eskortluk yapan sanık Yakub Şahin ve örgütün nakliyecisi olan sanık Hüseyin Tunç ile ilgili soruşturma evrakı yer almaktadır. Bu evrakta Yakub Şahin ve Hüseyin Tunç'un katliamdan 10 gün önce, 30 Eylül 2015 tarihinde, Nizip'te 2 ton gübre satın almak istedikleri, gübrenin artan terör eylemlerinde kullanılabileceğinden şüphelenen satıcının kimlik soruması üzerine alamadan ayrıldıkları ve gübre satıcısının şikâyeti üzerine haklarında soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır” klasörlere dair bilgilere yer verildi.

DOSYAYA KONULAN ENGELLER

Soruşturma savcılarının katliamın aydınlatılmasına olanak sağlayacak bilgileri değerlendirmediği gibi, ilerletilmesiyle ilgili de herhangi bir işlem yapmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Soruşturma kapsamında Hüseyin Tunç ve Yakup Şahin’in kimlikleri tespit edilmiştir. 2 Ekim 2015 tarihinde dosya kapsamında Gaziantep Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Büro Amirliğine ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazılar yazılmış ancak Gaziantep Emniyeti tarafından hiçbir işlem yapılmamıştır. Terör eylemi yapabileceği, bir gübre satıcısı tarafından değerlendirilen Yakup Şahin ve Hüseyin Tunç katliamdan 10 gün önce emniyet tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen 10 Ekim Ankara Katliamında etkin rol alabilmiştir. Bu soruşturmanın akıbeti belli bile değildir. Bu dosyalara müştekilerin soruşturma sürecinde erişmesi soruşturma kapsamında alınan kısıtlılık kararının müştekilere ve müşteki vekillerine yönelik de uygulanmasıyla engellenmiştir. Müştekilerin soruşturmaya etkili katılma, delilleri inceleme, toplanmasını veya yok olmasını engelleme hakkı, soruşturma savcılarının talebiyle 11 Ekim 2015 tarihinde alınan kısıtlılık kararıyla engellenmiştir. Kısıtlılık kararın gerekçesi evraklara erişmenin ‘soruşturma amacını tehlikeye düşürecek’ olmasıdır. Kısıtlı yürütülen soruşturma süresince evraklar savcılarca gizlenmiş, soruşturma amacı savcılarca tehlikeye düşürülmüştür” diye belirtildi.

YARGITAY'A SORULAR

Açıklamada, “Tüm bu bilgiler kapsamında şikâyeti işlemden kaldırma kararı veren Yargıtay’a soruyoruz” denilerek şu sorular soruldu:

“* 10 Ekim Ankara Katliamı soruşturmasını yürüten savcılar katliamı gerçek anlamda soruşturmamak ve katliamın gerçekleşmesine olanak sağlayan kamu görevlilerinin açığa çıkmasına neden olacak bilgi ve belgeleri gizlemekle mi görevlendirilmiştir?

* Katliamın aydınlatılmasına katkı sunacak 9 klasör evrak bu görev kapsamında mı gizlenmiştir? Yine Nizip’te başlatılan soruşturma akıbetinin savcılarca takip edilmemesi bu görev kapsamında mıdır?

* Soruşturma savcısı Tekin Küçük 16 Temmuz 2018’de, Ramazan Dinç ise 17 Eylül 2019’da HSK Genel Kurulu tarafından Yargıtay üyeliğine atanmıştır. Görevde yükselmelerine olanak sağlayan soruşturmalardan biri de bu görevi gereği gibi yerine getirmiş olmaları mıdır?

* Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulunun, hukukçu olmayan ortalama vatandaşlar için bile gayet açık olan şikâyetimiz karşısında ifade dahi almadan verdiği kararın gerekçesi bu kişilere dokunulmazlık ve cezasızlık konusunda verilmiş bir güvence midir?

* Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar “Hayır” ise, yazarak paylaşma gereği duymadığınız kararınızın gerekçesi nedir?”

Açıklamada, “Tüm sorumlular yargılanana, adalet sağlanana kadar bu suç ortaklığına karşı mücadelemize devam edeceğiz” vurgusu yapıldı.

NE OLMUŞTU?

10 Ekim Ankara Katliamı soruşturma savcılarının, katliamın aydınlatılmasına olanak sağlayacak delilleri gizlediği, 9 klasörden oluşan soruşturma evrakının katliamdan 4 yıl sonra, ilk davanın hükme bağlanması üzerinden ise 14 ay geçtikten sonra, Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesiyle açığa çıkmıştı.

Davanın avukatları söz konusu durumu devam eden yargılamalarda dile getirmiş ve delilleri gizleyerek suç işleyen üç soruşturma savcısı Ramazan Dinç, Tekin Küçük ve Derda Gökmen hakkında 13 Mayıs 2020 tarihinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikâyette bulunulmuştu. Ramazan Dinç ve Tekin Küçük hakkındaki şikâyet, görevlerine Yargıtay'da devam etmeleri nedeniyle HSK tarafından Yargıtay 1'inci Başkanlar Kurulu'na gönderilmişti. Derda Gökmen hakkındaki şikâyet süreci hala HSK önünde. (MA)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.