Uğur’dan Mazlum’a: Yargı daha da kötüye gitti

Mazlum Turan'ın (16) ölümüne ilişkin sanık polis hakkında verilen ertelemeli 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasını değerlendiren dava avukatı Erdal Kuzu, 14 yıl önce öldürülen Uğur Kaymaz’ı hatırlatarak, “Yargıdaki zihniyet değişmedi. Hatta daha da kötüye gitti” dedi.

Uğur’dan Mazlum’a: Yargı daha da kötüye gitti
23 Ocak 2019 Çarşamba 10:01

banner255

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 28 Ağustos 2015 tarihinde, “dur ihtarına" uymadığı iddiasıyla vurulan 16 yaşındaki Mazlum Turan’ın öldürülmesine ilişkin polis memuru Süleyman Esenboğa hakkında açılan dava geçtiğimiz günlerde görülen duruşmada karara bağlandı. Mardin 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava duruşmasında savcılık, "kasıt olduğunun sabit olduğunu" belirterek, sanık polisin müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Ancak mahkeme, "iyi hal" indirimine giderek, sanık polis Esenboğa hakkında 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verip, cezayı da erteledi. 

Mahkemenin, kararına sanığın “kolluk görevlisi olması” ve olayın yaşandığı tarih itibari ile “bölgede çatışmaların yaşanıyor olmasını” gerekçe göstermesi ise dikkat çekti. 

140 ÇOCUĞUN FAİLLERİNDEN ÇOĞU AKLANDI 

Turan'ın faili hakkında verilen söz konusu karar, bundan 14 yıl önce kentte "terörist" denilerek polisler tarafından 13 kurşunla öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz davasını hatırlattı. Kaymaz davasında da, bölgede yaşanan olaylar ve sanıkların kolluk gücü olması gerekçe yapılmış ve “meşru müdafaada bulundukları” iddia edilerek tüm sanıklar hakkında beraat kararı verilmişti. 

Kaymaz’ın öldürülmesinin sonra da çocuklar kolluk kuvvetleri tarafından açılan ateş sonucu can vermeye devam etti. Son 15 yıllık süre boyunca vurulan en az 140 çocuğun öldürülmesine ilişkin açılan davalarda fail olarak yargılanan çoğu kolluk kuvveti ise, yargı kararlarıyla aklanmaya devam etti. 

‘CEZASIZLIK SİSTEMATİK HALE GETİRİLDİ’

Turan'ın öldürülmesine ilişkin açılan davada olduğu gibi daha önce de Uğur Kaymaz davasında avukatlık yapan Erdal Kuzu, mahkemeler tarafından verilen kararlar hakkında Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulundu. 

Av. Kuzu, Turan davasını “Yasal kurşunla yaşamını yitirmiş çocukların davasında cezasızlık örneği ortaya çıkan dosyalara bir yenisi daha eklendi” sözleri ile özetledi.  Türkiye’de kamu gücünü kullanan kolluk kuvvetlerinin karıştığı sivil ölümlere ilişkin yargılamalarda cezasızlığın sistematik hale getirildiğini savunan Kuzu, devletin kuruluşundan itibaren cezasızlık politikalarının uygulandığını kaydetti. Bu tür yargılamalarda, mağdurdan ziyade sanığın kimliği, sıfatı ve yapmış olduğu görevin daha çok dikkate alındığına dikkat çeken Kuzu, “Bu nitelikler de sanığın lehine değerlendirilerek, sanığın ceza almaksızın bu meseleden kurtulmasını sağlıyor. Bu açıkçası bir yargı zihniyetidir” değerlendirmesinde bulundu.  

‘DAHA DA KÖTÜYE GİTTİ’

Kararın, “tarafsız ve bağımsız yargılamanın olmadığının açık kanıtı” anlamına geldiğini dile getiren Kuzu, Kaymaz davasını hatırlatarak, yargıdaki zihniyetin daha da kötüye gittiğini vurguladı. “16 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesinin yasal karşılığı mevcut ceza kanununda var” hatırlatmasında bulunan Kuzu, “Esas olan bu ceza yasalarını uygulayabilecek cesaretli yargıç tutumunun olması. Ancak bunun olmadığını görüyoruz. Bu da devlet odaklı yargılama zihniyetinin açık bir göstergesi” dedi.

‘TÜRKİYE ÇOCUK MEZARLIĞINA DÖNÜŞMÜŞTÜR’

Yargı tarafından verilen kararların Türkiye'de insan hayatına önem vermediğini ortaya koyduğunu kaydeden Kuzu, “Yargıda değişen bir şey yok. Değişme gibi bir niyetin olmadığı da çok açık. Devlet görevlisi ile sivil bir yurttaş karşı karşıya geldiğinde devlet görevlisi kollanmaktadır. Mazlum Turan dosyasında da bu yapıldı. Esasında bu davalarda amaç; benzer olayların yaşanmaması için herkesin kabul edeceği bir ceza verilerek, kolluğun silah kullanımının sınırlandırılmasıdır. Ancak cezasızlık politikalarıyla bu olaylar devam etmektedir. Türkiye, öldürülen çocuk mezarlığına dönmüştür” diye konuştu. 

KARAR BİR ÜST MAHKEMEYE TAŞINACAK

Kararla ailenin ve mağdurların adalet taleplerinin sekteye uğratıldığını ifade eden Kuzu, dosyayı temyize götürmelerinin önüne geçildiğini aktararak, bir üst mahkeme olan Mardin 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulunacaklarını söyledi. 

Buradaki itirazdan herhangi bir sonuç almamaları halinde dosyayı bireysel başvuru kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyacakları belirten Kuzu, "Gönül ister ki; bu dosyalarda ortaya çıkan gerçeği karşılayacak cezalar yerel mahkemelerde verilerek, bu tür olayların bir daha yaşanmasının önüne geçilsin” dedi. 

MA / Ahmet Kanbal


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.