Üçlü zirvenin ardından ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin katıldığı "Suriye" konulu Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'nin ardından basın toplantısı düzenleniyor.

Üçlü zirvenin ardından ortak basın toplantısı
04 Nisan 2018 Çarşamba 16:24

banner225

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin katıldığı "Suriye" konulu Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi sona erdi. 

Üçlü zirveye ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışma yemeğinin ardından Ruhani ve Putin ile ortak basın toplantısı düzenliyor.

İlk açıklamayı Erdoğan yapıyor:

'SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANMALI'

''Bu zirveye ev sahipliği yapıyor olmanın memnuniyeti içerisindeyiz. Bugün önümüzdeki döneme ışık tutacağına inandığımız istişareler gerçekleştirdik. Gerginliği azaltma bölgelerinde sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. İdlib'deki 8. gözlem noktamızla kararlılığımızı gösterdiğimize inanıyorum. Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanabilmesi, tüm terör örgütlerine aynı mesafede olunmasına bağlıdır. Çevre ülkelere ve tüm bölgeye tehdit oluşturan terör örgütlerinin dışlanması çok ama çok önemlidir. Türkiye, DEAŞ'a karşı en etkin mücadeleyi veren ülkedir. Zeytin Dalı Harekatı ile de aynı mücadeleyi bir başka terör örgütü olan PYD/YPG'ye karşı veriyoruz. Teröristlerden temizlediğimiz bölgeleri temizlemekle kalmıoyruz, altyapı ve üstyapısı ile yaşanabilir hale getiriyoruz.

Ülkemizde 3.5 milyon Suriyeliyi konuk ediyoruz. Cerablus ve El Bab bölgesine şu ana kadar 160 bin Suriyeli kardeşimiz geri döndü. Afrin'e de yüzbinlerce Suriyeli kardeşlerimizin döneceğini düşünüyoruz. Münbiç başta olmak üzere PYD/YPG'nin kontrolündeki tüm bölgeleri temizlemeden durmayacağımızı bir kez daha söylemek istiyoruz.

Dikkat edilirse DEAŞ ve YPG, çatışır gibi görünse de birbirlerine alan açmaktadır. Suriye'de belli bölgelere önce DEAŞ sokulmakta sonra onunla savaşıyor görüntüsünde YPG sokulmakta ve terör döngüsü tamamlanmaktadır. Suriye huzur bulmadan Türkiye huzur bulamaz. Suriye'de yaşananların anlamı ve önemli bizim için ayrı bir yere sahiptir.

Suriye'deki tüm operasyonlarımızda sivil kayıpların önüne geçtik. Bizim operasyon bölgelerimizle, diğer şehirlerin fotoğrafları yan yana konulursa ne demek istediğimiz anlaşılacaktır. Buna karşılık terör örgütünün etkin olduğu bölgelerde sürekli bir gerilim olduğu görülüyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünün temin edilmesi ve ülkenin geleceğinin inşası için hemfikiriz.

Önümüzde zor ama başarı ışığı kuvvetlenen bir yol. Ne Suriye, ne de bölgemizin geleceğinin 3-5 terör örgütü tarafından karartılmasına izin vermeyeceğiz. Mutabık kaldığımız hedeflere kararlılıkla yürüyeceğiz. Uluslararası toplumu, sorunun adil çözümüne destek olmaya çağırıyoruz. Yaptığımız istişare ve aldığımız kararların Suriye için hayırlı olmasını diliyorum.''

Erdoğan'ın ardından sözü İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani aldı.

Ruhani şöyle konuştu: 

'SURİYE'NİN MAZLUM HALKINA DAHA ÇOK YARDIM EDELİM'

Bizim bölgemiz son seneler büyük ve çok önemli bir sorunla karşılaştı. Bu sorun da terörizmdir. Bazı ülkelerce eğitilmiş, bu ülkeler tarafından para sağlanmış ve modern silahlar temin edilmiştir. Bu teröristler Suriye halkına ait olan petrolü satabiliyor ve Suriye'ye ait tarihi eserleri satabiliyorlardı. Başta ABD, istiyordu ki DEAŞ gibi El Nusra gibi terör örgütleri bu bölgede uzun süre kalsın. Fakat Suriye ve Irak gibi büyük halklar, dost ülkelerin yardımıyla bu tehlikeyi yok etti. Terörizmle mücadele doğrultusunda yaklaşık 15 ay önce Astana'da bir toplantı yapıldı ve bir süreç belirlendi. Bu süreçte Suriye'de kısmi ateşkes sağlandı ve 4 bölgede çatışmasızlık bölgesi oluşturuldu. Bu süreçte İran, Rusya ve Türkiye temel rol oynadı. 

Bugün Suriye halkının umudunun düne nazaran daha fazla olduğunu görmekten memnunum. Suriyeli mülteciler de evlerine dönmek için bugün daha çok ümitliler. Bugün çok mutluyum ki, 3 ülke liderleri Ankara'da üçüncü zirveyi gerçekleştirdiler. Üçlü zirvelerde çok önemli ve yararlı toplantılar gerçekleştirdik. Benim için en mutlu anlar, üç ülkenin Suriye'nin mazlum halkına yardım için mutabık kaldığı an oldu. Umuyorum ki, pratikte de öyle davranalım ki, Suriye'nin mazlum halkına daha çok yardım edelim. İran İslam Cumhuriyeti'nin bakışından, Suriye sorununun hiçbir şekilde askeri seçeneği yoktur. Barışçıl çözümün teşvik edilmesi lazım.''

Ruhani'nin konuşmasının ardından sözü Rusya Devlet Başkanı Putin aldı. 

Putin'in konuşmasından satır başları şöyle: 

''Üçlü formattaki görüşmelerimiz son derece olumlu gerçekleşti. Önemli mutabakatlar sağladık. Bu mutabakat ortak deklarasyonda yer aldı. Biz Suriye'nin bağımsızlığının ortak deklarasyonda yer almasını sağladık. 

'IŞİD YENİLGİYE UĞRATILDI'

Astana formatı verimli olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Suriye'deki şiddeti önemli ölçüde düşürdü. Mülteciler ülkelerine dönmeye başladılar. Suriye iç savaşının siyasi boyutunu güçlendirmeye çalışacağız.

IŞİD Suriye'de ciddi bir yenilgiye uğratıldı.

Cenevre'de biliyorsunuz bir anayasa komitesi kuruluyor.

Doğu Guta'da 100 binlerce insanın kurtarılması için önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Bölgeye insani yardım yapıldı. Türkiye, İran ve Suriye teröre karşı güçlerini birleştirecekler.

Suriye'nin ekonomik altyapısını güçlendiriyoruz. Hedefimiz terörizmi tamamen kaldırmaktır. Teröristler zehirli maddeler kullanıyorlar.

Rus heyeti Türkiye'de iki gündür bulunuyor. Bizim açımızdan ziyaret çok başarılı geçti. Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çok teşekkür ediyorum.''

BİR SONRAKİ ZİRVE TAHRAN'DA

Putin'in ardından sözlerine devam eden Erdoğan, Akkuyu Nükleer Santrali'nin Cumhuriyet'in 100. yıldönümü olan 2023'e yetişeceğini söyledi.

Erdoğan, "Üçlü zirvede bütün arzumuz, gayretimiz bir an önce barışın egemen olduğu bir Suriye'yi yeniden inşa ve ihya edebilmek" dedi.

Erdoğan, bir sonraki zirvenin Tahran'da yapılacağını söyledi.

SORU - CEVAP

Putin:  Siyasi çözümün yanı sıra ekonomik kalkınma en önemli sorun. Dışarıdan yatırım olmadan bunu yapamıyoruz. Bunun için tüm ülkeleri çağırıyoruz. İlk olarak insani yardım için adım atsınlar. Ama Rusya, İran ve Türkiye dışında kimse adım atmıyor. Ama mutlaka Suriye'nin alt ve üstyapısının yenilenmesi için tüm ülkeler rol almalıdır.

(Skripal olayında İngiltere'nin tutumu) Biz hiçbir şey beklemiyoruz. Sağduyu bekliyoruz. Skripal olayına ilişkin değil ama bu İngiltere ile ilişkilerle olan bir konu. İlişkilerimiz uluslararası hukuk zeminine oturmalı.

Ruhani: Bizim bugüne kadar gördüklerimiz ABD'liler ve İsraillilerin pek de başarılı olmadıklarıdır. Şam hükümetini yıkmak ve teröristleri hakim etmek istiyorlardı. Ve kendi menfaatlerini gözetiyorlardı. Suriye halkına büyük problemler yaratsalar da başarılı olamadılar. İran hükümeti, her zaman terörizmle mücadeleye vurgu yapmıştır. Bölgenin haritası hiçbir şekilde değişmemeli. Halkların düşünce ve istekleri kendi ülkelerinin gelecekleri için yol göstermelidir. Çabamız bölgemizin düşmanlarının amaçlarında başarılı olmamalarına yöneliktir. Barış ve güvenliği destekleyen bütün ülkelerin hedeflerine ulaşmasını diliyoruz. 

Erdoğan: Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim olmazsa olmazımızdır. Toprak ameliyatların sıcak bakmıyoruz. Terörizmin bunu bir fırsata dönüştürüp Suriye'den ülkemize tacizde bulunmasını kabul etmeye hiç niyetimiz yok. Bizim konumumuzda hiçbir ülke var. Tüm tacizler ülkemize yapılmıştır. Bunda durmak bilmemişlerdir. Yüzü aşkın vatandaşımız roket saldırılarıyla şehit olmuştur. Bu teröristlere karşı önce Cerablus sonra ZEytin Dalı Harekatı'yla bölgeyi temizlemek zorunda kaldık. Oradaki altyapı çalışmalarını yine bizler yürütüyoruz. 

Bu bir inşa ve ihya hareketidir. Bunu yaparken, Astana sürecinin garantörü olarak Soçi'de başlayan süreci devam ettireceğiz. Biz Astana'yı Cenevre'nin alternatifi olarak görmedik. Bizim için aslolan netice almaktır. Çünkü netice alma mecburiyetimiz var. En sonra Doğu Guta'da olanları gördük. O yavruların nasıl öldürüldüğünü gördük. Ben kucağıma 6 aylık yavruyu aldığım zaman yüreğim parçalanıyor. Biz babayız. 

Ruhani: (ABD'nin Suriye'den çekilmesi) ABD'liler her gün bir şey söylüyor. Mevcut ABD hükümetinin ne sözlerine ne de vaatlerine güvenebiliyoruz. Onlar kendilerinden belli bir görüntü gösterdiler. Önce Suriye'de kalıcı değiliz dediler. Sonra anlaşıldı ki, para peşindeler. Arap ülkelerine diyorlar ki, para verin kalalım diyorlar. Görünen o ki parayı alacaklar ve Suriye'den çıkmayacaklar.

Putin: Türkiye, mülteci bakımından büyük bir yük aldı. Ama hakikaten çok eşsiz bir durum, diğer ülkeler Filistin'den yük aldı, Rusya olarak biz Ukrayna'dan gelen yükü üzerimize aldık. Mülteci göçmenler olmasın diye sorunları çözmemiz lazım. Erdoğan'ın yeni bir teklifte bulundu. Suriye genelinde, ihtiyaç duyan insanlara acil tıbbi yardım konusunda neler yapabileceğimizi ciddi bir şekilde değerlendireceğiz. Bu teklif çok isabetli oldu. Bu konuyu Sayın Ruhani'de destekliyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.