TTB'den açlık grevindekiler için kalıcı hasar uyarısı

Beden ve zihinde kalıcı hasarın oluşmaması için açlık grevindekilerin mutlaka B1 vitamini alması gerektiği konusunda uyarıda bulunan TTB Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, "B1 vitamini alınmamışsa potansiyel olarak 40'ıncı günlerden sonra çok ciddi Wernicke-Korsakoff hastalığına neden olur" dedi.

TTB'den açlık grevindekiler için kalıcı hasar uyarısı
08 Ocak 2019 Salı 10:43

banner225

Cezaevinde açlık grevinde bulunan tutuklularda ciddi sağlık sorunlarının baş gösterdiğine dikkat çeken TTB Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, grevin bazı yerlerde kritik eşiğine yaklaştığını

Cezaevlerinde "işkence", "kötü koşullar" nedeniyle tutuklu ve hükümlülerin başlattığı eylemlerin eksik olmadığı Türkiye'de Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Leyla Güven'in PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla başlattığı açlık grevi eylemi, gözleri yeniden açlık grevlerine çevirdi. Güven'in 62 gündür tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevinde sürdürdüğü açlık grevi, kısa sürede Türkiye'de birçok cezaevinde karşılık buldu. Güven'in taleplerine destek amaçlı, başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevleri, birçok cezaevinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine çevrildi. 

Çeşitli cezaevlerinde kalan en az 156 tutuklu Güven'in taleplerini sahiplenerek süresiz-dönüşümsüz açlık grevini sürdürüyor. Güven'in 8 Kasım 2018'de başlattığı açlık grevi, 16 Aralık 2018'de 9 farklı cezaevinde 35 tutuklu ve hükümlü tarafından karşılığını bularak 23 gündür sürdürülüyor. 17 Aralık'ta 4 farklı cezaevinde bulunan 13 tutuklunun başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 22'nci gününe girerken, 20 Aralık'ta bir cezaevinde 4 tutuklunun başlattığı eylem 19'uncu gününde, 24 Aralık'ta bir cezaevinde 5 tutuklunun başlattığı eylem 15'inci, 26 Aralık'ta 15 cezaevinde 65 tutuklunun başlattığı eylem 13'üncü, 28 Aralık'ta bir cezaevinde bir tutuklunun başlattığı eylem 10'uncu gününde devam ediyor. Son olarak 5 Ocak'ta ise 7 farklı cezaevinde 33 tutuklunun başlattığı eylem 3'üncü gününde sürüyor. 

Giderek yaygınlık kazanan açlık grevinin insan sağlığı üzerindeki etkileri Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, Mezopotamya Ajansı'na (MA) değerlendirdi.

Açlık grevleri konusunda Türkiye toplumunun acı tecrübelerine işaret eden TTB Merkez Konsey Üyesi Yerlikaya, 1980, 1996, 2000 ve en son 2012'de cezaevlerinde açlık grevlerinin yaygınlaştığını hatırlatarak, "Ne yazık ki açlık grevine dünya literatürüne katkı yapacak kadar deneyimliyiz. İnsanın etkinlik alanı bedeniyle sınırlı olduğu koşullarda kimi politik taleplerle ya da bir takım protesto biçimi olarak dünyada da var olan bir durumdur. İnsan vücudu üzerinde bütün sistemler üzerinde çok ciddi tahribatlar yaratma potansiyeli var ve ölümlerle sonuçlanacak tahribatlar yaratma potansiyelini kendi içinde barındırıyor" ifadesini kullandı.

  

'MUTLAKA B1 VİTANİ ALINMASI GEREKİR'

Açlık grevinde B1 vitaminin alınmaması durumunda insan bedeninde ve zihninde meydana gelebilecek hastalıklara dikkati çeken Yerlikaya, "Açlık grevi eylemine başlayan kişilerin mutlaka, B1 vitamini alması gerekiyor, B1 vitamini alınmamışsa potansiyel olarak 40'ıncı günlerden sonra bile çok ciddi Wernicke-Korsakoff hastalığına neden olur.  Dolayısıyla hastalığın başlangıcından zihinsel karışıklık, göz hareketi bozuklukları ve ataksi, Wernicke ensefalopatisinin (Wernicke-Korsakoff sendromunun ilk, akut evresi) birincil belirtileridir. İlk bakışta, zihinsel karışıklık ve ataksi ciddi alkol zehirlenmesi etkilerini andırabilir, ama zehirlenme geçtikten sonra bunlar kalır. Wernicke ensefalopatisi olan bazı hastalar, özellikle tiyaminle hızlı bir şekilde tedavi edildiklerinde, bellek boşlukları kalmaksızın tamamen iyileşebilirler. Bazen Korsakoff psikozu da denilen Wernicke-Korsakoff sendromunun kronik evresi, anterograd amneziyle ayırt edilir ve tedavi edilmeyen hastaların çoğunda bu ciddi hafıza bozukluğu gelişir. Bu, ilk belirtilerin başlangıcından sonra yaşanan olaylar ve bilgilerle ilgili sürekli hatıralar oluşturmalarına engel olur. Korsakoff sendromu belirtileri, hiçbir zaman Wernicke ensefalopati belirtileri göstermeyen hastalarda da kendiliğinden ortaya çıkabilir. Hastada Korsakoff amnezisi geliştikten sonra iyileşme pek olası değildir" diye konuştu.

'ALINMASI GEREKEN YAŞAMSAL MADDELER VAR'

B1 vitaminin alınmaması durumunda açlık grevlerinin başlangıç evrelerinde de sağlık üzerinde ciddi tahribat yarabileceğini ifade eden Yerlikaya, B1 vitaminin alınmaması durumunda, 40 ve 48'inci günler arası kalıcı tahribatların başlayacağını ifade etti. Açlık grevlerinde B1 vitamini dışında asgari olarak alınması gereken yaşamsal bazı maddeler olduğunun altını çizen Yerlikaya, "Bunlardan; şeker, en az günde 5 yemek kaşığı alınması gerekir. En az bir litre sıvı, günde bir tatlı kaşığı karbonatın alınması gerekir ve 500 miligrama denk gelecek miktarda da B1 vitaminin alınması gerekir. Türkiye’de maalesef saf B1 vitamini bulunmuyor. Ama Türkiye'deki piyasada bulunanların içinde 250 miligrama denk gelen bir B1 vitamini var ve bunlardan günde 2 kez alındığı zaman B1 vitamini ihtiyacı karşılanmış oluyor. Bunların karşılanması gerekir" diye belirtti.  

Açlık grevindeki her bireyin bünyelerine göre kritik eşiklerinin faklı olduğunu kaydeden Yerlikaya, 50 günden sonraki aşamalarda hızlı kilo kaybı, mide ve bağırsak sistemiyle ilgili sıkıntıların yanı sıra baş dönmesi ve mide bulantısının baş göstereceğini anlattı. Mide bulantısının başlamasıyla sıvı alımının zorlaşacağını vurgulayan Yerlikaya, aspirasyon denilen akciğere kusma ürünlerinin kaçması sonrasında, enfeksiyonların oluşmasında mevcut açlık greviyle azalmış olan bağışıklık sisteminin, enfeksiyonlarla mücadele etmesinde zorluk yaşadığını ve kişilerde ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabileceğini söyledi.

AÇLIK GERVİ SONRASI OLUŞAN HASARLAR

Açlık grevleri sonlandırılsa dahi uzun süreli açlık grevine giren bireylerde çeşitli rahatsızlıkların oluşabileceğine dikkat çeken Yerlikaya, "Grev sonlandıktan sonra hekimlerin, açlık grevi eyleminde bulunanlara saf (dekrosuz) şekerli sıvıların verilememesi mutlaka B1 vitaminin içerecek şekilde bu sıvıların verilmesi gerekir. Açlık grevleri daha fazla uzarsa bir takım engellikler meydana gelebilir. Örneğin mide bağırsak sistemiyle ilgili bir sıkıntı olabilir, sinir üzerine daha önceki yıllarda B1 vitamini almayan kişilerin yatağa bağımlı hale geldikleri, tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geldiklerini, sinir sisteminde oluşan harabiyet nedeniyle gözlerde görmeyle ilgili ciddi sıkıntılar yaşadıklarını biz biliyoruz. Bu süreçler uzadıkça enfeksiyona yatkınlık oluşabilir. Böylesi ciddi sıkıntılar yaratma potansiyeli var.  Dolayısıyla bu sürenin mümkün olduğunca uzamamasında yarar var" diye kaydetti.  

'AÇLIK GREVLERİNE ZORLA MÜDAHALE EDİLEMEZ’

Açlık grevinin temel amacının ölüm olmadığına işaret eden Yerlikaya, "Bunun bir intihar eylemi biçimi olmadığını bildiğimiz için daha sağlıklı bir açlık grevi nasıl yapılır gibi bir tanımlamamız yok. Sonuçta biz, hekim olarak aslında açlık grevinin hekimliğin temel felsefesine aykırı bir eylem biçimi olduğunu da biliyoruz. Ama şunu da biliyoruz: Kimi protesto ya da kimi talepler üzerine gerçekleşen açlık grevlerinin, gerek ulusal gerek uluslararası alandaki tanımlarla, bildirgelerle, çok net tanımlandığı için hiç kimse tarafından zorla müdahale edilemez. Ancak, açlık grevindeki eylemcilerin kendi inisiyatifleriyle gerçekleşecek bir durumda son bulabilir" ifadelerini kullandı.   

'BAŞVURULARIMIZA HENÜZ BİR YANIT VERİLMEDİ'

Açlık grevlerinin tutuklu ve hükümlülerin bedenlerinde bırakacağı bir takım hasarlara yol açmadan bitirilmesi gerektiğini ifade eden Yerlikaya, "Açlık grevlerinde yaşanabilecek olumsuz sonuçları kamuoyuyla paylaşılması ve bu süreç boyunca olası olumsuzlukları kamuoyuna yansıtmak için bir platform oluşturtulurmuş durumda. Diyarbakır Tabiler Odası olarak bir başvurumuz olmuştu. Bu Malta Bildirgesi'ne göre açlık grevindeki eylemcilerin bağımsız bir heyetlerce izlenimlerin yapılması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine vurgu yapılmaktadır. Bizler de bir olası sağlık sorunların yaşanabileceğine ve devam etmesi durumunda oluşabilecek sorunları aşmak amacıyla bir heyet oluşturduk. Açlık grevindekilerin sağlık kontrollerini yapmak amacıyla cezaevi savcısıyla görüştük. Ancak talebimizi Adalet Bakanlığına ileteceğini söyleyen savcılık henüz bize dönüş yapmadı. Bu konunun takipçisi olacağız" şeklinde konuştu.

KAMUOYUNA ÇAĞRI

Açlık grevleri eylemlerini hekim olarak tasvip etmediklerini yineleyen Yerlikaya, eylemin sonlandırılması noktasında kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

MA / Esra Solin Dal 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.