SES’ten açlık grevleri açıklaması: Can kaybı yaşanmadan diyalog oluşturulmalı

Cezaevlerinde başlatılan süresiz dönüşümsüz açlık grevi eyleminin kritik aşamada olduğunu söyleyen SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, Sağlık ve Adalet Bakanlığı’na can kaybı yaşanmadan diyalog zemininin oluşturulması için çağrıda bulundu.

SES’ten açlık grevleri açıklaması: Can kaybı yaşanmadan diyalog oluşturulmalı
22 Ocak 2019 Salı 13:47

banner255

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in 76’ncı gününe giren ve tüm Türkiye cezaevlerine yayılan açlık grevlerine dair Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES,  genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi. 

Toplantıda konuşan SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, sendikalarına ulaşan bilgilere göre; 22 Ocak tarihi itibari ile 60 cezaevinde 293 kişinin açlık grevi eyleminde olduğu bilgisini paylaştı.

'AÇLIK GREVLERİ KRİTİK AŞAMADA’

Açlık grevlerinin kritik aşamaya geldiği uyarısında bulunan Kara, “Özellikle Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan ve süresiz dönüşümsüz açlık grevinin 76’ncı gününde olan Leyla Güven’in bitkin ve yorgun olduğu, ciddi kilo kaybı yaşadığı, görme bozukluğu olduğu, tansiyon düşüklüğü yaşadığı, eklem ve kas ağrıları çektiği, bulantı nedeniyle sıvı almada zorlandığı, ses ve gürültüye karşı hassasiyetinin olduğu ve özellikle son bir hafta içerisinde enfeksiyon bulgusu olabilecek ateş yüksekliği şikayetlerinin olduğu, avukat ve ziyaretçi görüşmesine çıkmakta zorlandığı ifade edilmektedir” diye konuştu.

‘MALTA BİLDİRGESİ ESAS ALINMALI’

Açlık grevi eylemine başvuran tutuklu ve hükümlülerin başta sağlık hakkı olmak üzere, yaşam haklarının korunması için tüm yetkililerin gerekli duyarlılığı göstermesi gerektiğini söyleyen Kara, Adalet ve Sağlık Bakanlığı’nın Malta Bildirgesi’ne uygun bir hassasiyet gözetmesi çağrısında bulundu. “Sağlıkçılar, mesleki değerler ve etik ilkeler dışında davranmaya zorlanmamalıdır” diyen Kara, “Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri sendikası olarak etik ve mesleki değerlerimizi ve ilkeleri her koşulda savunacak ve bunları savunan sağlık emekçilerinin yanında olacağız” diye belirtti.

Tutuklu ve hükümlülerin hekim seçme ve 2’nci bir görüş alma hakkının kullandırılmasını talep eden Kara, sendika olarak böyle bir talep olması halinde sorumluluk alacaklarını söyledi.

Cezaevinde kalanların onurları, insan hakları, yaşam hakkı ve sağlık hakkının korunmasının devletin sorumluluğunda olduğunu belirten Kara, şöyle devam etti: “Açlık grevlerinin herhangi bir aşamasında cezaevi kurumlarının olası şeker, tuz ve vitamin yasağı, yaşam hakkı bağlamında zamana yayılmış işkence ve kötü muamele olarak ele alınabilecek bir tutumdur. Bu ve benzeri tutumlar ne yazık ki, geçmiş yıllardaki açlık grevlerinde sakat kalma ya da ölümle sonuçlanabilecek ağır sonuçların yaşanmasına neden olmuştur.”

‘TUZ, ŞEKER KRİTİK ÖNEMDE’

Açlık grevindekilerin sağlık çalışanları tarafından düzenli takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Kara, “İhtiyaçları olan su, tuz, şeker ve B1 vitamininin sağlanması, kendilerine bakamayacak duruma geldiklerinde refakatçilerinin olması, zor kullanmaktan kaçınılması gibi konular ek sağlık sorunları ortaya çıkmasını engelleyecektir. Açlık grevlerinde ‘sıvı, B grubu vitamin, tuz, şeker ve karbonat’ alımı yaşamsal olduğu kadar, eylem sonlandıktan sonra kalıcı beyin hasarlarının önlenmesi açısından da kritik önemdedir” ifadelerini kullandı. 

‘DİYALOG ZEMİNİ İÇİN GEREKLİ ADIMLARI ATIN’

Açlık grevindekilerin durumlarının tespiti için sağlık örgütleri ve insan hakları örgütlerinden oluşan bir heyetin cezaevlerini ziyaret etmesine izin verilmesini isteyen Kara, sağlık emekçileri olarak sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. 

Kara, son olarak tutuklu ve hükümlülerin kalıcı zarar görmemesi ve can kayıplarının yaşanmaması için Adalet Bakanlığı’nı ve Sağlık Bakanlığı’nı diyalog zemini oluşturarak gerekli adımları atmaya davet etti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.