Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: 'NATO'ya asla giremezler' dedin, bastın imzayı geldin

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO temaslarına tepki gösterdi

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: 'NATO'ya asla giremezler' dedin, bastın imzayı geldin
30 Haziran 2022 Perşembe 12:14

banner255

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine ilişkin politikasına tepki gösterdi.

"Haymana Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması"nda konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

'DEVLET, İNTİKAM DUYGUSUYLA, İSRAFLA YÖNETİLMEZ'

Devlet akılla, bilgiyle, birikimle, ahlakla, liyakatle yönetilir. Devlet, intikam duygusuyla, israfla yönetilmez.

İsrafın bu kadar olduğu yerde dikiş tutmaz. Yılbaşında bütçe yaptılar, yılın ortası oldu bütçedeki rakamların tamamı bitti. Yılın ortasında ikinci bütçe yapıyorlar. Cumhuriyet tarihinde böyle bir şey hiç görülmedi.

Sosyal yardımları yapıyoruz muhtarın çoğu zaman haberi olmuyor. Eşit dağıtılması lazım ama bu bizim partili fakir olmasa da gidip yardımı yaparsanız bu olmaz. Muhtar aracılığıyla bu yardımları yaparsanız taşlar yerine oturur. Devletin yapacağı sosyal yardım bir şekliyle amacına ulaşır.

Belediye Meclis toplantılarına muhtarlar katılamazlar. Sizin mahalleniz ile ilgili bir karar alınacaksa o toplantıya katılmanız ve oy hakkınızın olması lazım. Böylece mahallenizle ilgili alınacak bir kararda sizin görüşünüzü almak zorunda kalsın.

'BU İŞ KONUŞARAK OLMAZ Kİ'

Bu toprakların şehit kanlarıyla sulandığını konuşmamın başında belirmiştim. Türkiye, bölgesinde de dünyada da itibarlı bir ülke olmak zorundadır. Dış politika bu bağlamda çok önemlidir. Dışarıya karşı sözü dinlenen bir Türkiye olmak zorundadır. Bu ülkenin tarihi sıradan bir tarih değildir. Milli Kurtuluş Savaşı'nın verildiği bu topraklar sıradan topraklar değildir. Milli Kurtuluş Savaşı'nı verdikten sonra bütün İslam dünyasının kurtuluş savaşı verdiğini görüyoruz. Biz Cumhuriyet'i kurduk sonra o devletlerin tamamı Cumhuriyet oldular. Mazlum milletlere örnek olan bir ülkeyiz.

Bir politikacı dış politika ile ilgili konuşurken boğazında dokuz düğüm olduğunu unutmamalı. Söylediği lafın nereye gideceğini iyi bilmeli. İç politikada olduğu gibi yüksek perdeden atmamalı. 'Ey Suriye ben geliyorum'. Bu iş konuşarak olmaz ki. Rahmetli Ecevit ile Erbakan çıkıp 'Ey Yunanistan biz Kıbrıs'a geliyoruz' demediler. O davranış mı doğru?

'DERİN DİPLOMASİ DİYE AYRI BİR ŞEY VARDIR'

18 ada işgal edildiğinde Lozan Anlaşmasına göre silahlanmaması gereken adalar silahlanırken ben 2017 yılında 'Niye bir tek laf söylemiyorsun?' derken kimsenin gıkı çıkmadı. İyi de sen neredeydin? Yeni mi öğrendin sen bunu? Dışişleri farklı bir şeydir. Derin diplomasi diye ayrı bir şey vardır. Bu işi diplomatlar götürür, son sözü politikacılar söyler.

'Papazı asla teslim etmem' deyip sonrasında papazı teslim edersiniz bu o kişinin itibarıyla ilgili bir olay olmaktan çıkar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibarı olarak ortaya çıkar. Çünkü konuşan kişi devlet adına konuşuyor. Aynı şey bugün iki ülkenin NATO'ya girişiyle ilgili. 'Başta kaldığım sürece asla giremezler' dedi. E ne oldu? Gittin, bastın imzayı çıktın geldin."

Kısa Dalga


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.