Kayıp yakınları Hakikatleri Araştırma Komisyonu taleplerini yineledi

Kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, İnsan Hakları Haftası'nda Geçmişle Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun kurulması konusundaki taleplerini yineledi.

Kayıp yakınları Hakikatleri Araştırma Komisyonu taleplerini yineledi
15 Aralık 2018 Cumartesi 14:51

banner225

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, her hafta "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" şiarıyla düzenledikleri eylemlerinin 514'üncüsünü gerçekleştirdi. Diyarbakır Valiliği'nin açık alanda eylem yapılması yasağı nedeniyle İHD binasında yapılmak zorunda kalınan açıklamaya, HDP Milletvekili Remziye Tosun, CHP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, Barış Anneleri ve bazı sivil örgütü temsilcileri katıldı. 

Bu haftaki açıklamayı, İHD Şube Yöneticisi ve Kayıp Komisyonu üyesi Hasan Yalçın okudu. 

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 70’inci yıl dönümü olan İnsan Hakları Haftası içerisinde olduklarını belirten Yalçın, “Ancak kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları olarak insanlık ailesi için büyük bir kazanım olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 70’inci yıldönümünü burukluk içerisinde karşılamaktayız. Çünkü geçen uzun yıllara rağmen kaybedilen çocuklarımız için ‘bir mezar’ talebimiz kaybedildikleri günden bu yana halen devam etmektedir” dedi. 

‘SAYISIZ İKTİDAR DEĞİŞTİ HİÇBİR OLUMLU ADIM ATILMADI'

90’lı yıllarda devlet ve onun adına hareket eden bir takım paramiliter güçlerin fiilleriyle sistemli ve planlı bir şekilde sayısız insanın gözaltında kaybettirildiğini hatırlatan Yalçın, kayıp yakınlarının yıllarca adliye sarayları önünde yakınlarından gelecek bir haber için beklediklerini ifade etti.

Yalçın, zorla kaybedilme uygulamalarının başladığı süreçten bu yana sayısız hükümet değişse de, bu iktidarların hiçbirinin kayıp yakınlarının taleplerine dair resmi olarak hiçbir olumlu adım atmadığını vurguladı.

‘FAİLLERİ RAHATSIZ ETMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ'

Bugün ise Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının sürdürdükleri adalet mücadelesinin yasaklarla örtülmeye çalışıldığını kaydeden Yalçın, “Yüzlerce haftadır Galatasaray ve Koşuyolu Meydanı’nda dile gelen adalet, hakikat ve geçmişle yüzleşme talebi siyasal iktidar tarafından bugün kapalı mekânlara sığdırılmak istenmektedir. Yaşanan bu engelleme ve sindirme girişimlerine rağmen, kayıp yakınları adalet mücadelelerini vazgeçmeksizin sürdürmektedir. Her hafta cumartesi günü yaptıkları oturma eylemleri ile ‘bir mezarımız olsun’, ‘kemiklerimizi bulun’ ve ‘hakikati ortaya çıkartın, failleri cezalandırın’ talepleri ile aslında kaybettikleri yakınlarının faillerini rahatsız etmeye devam etmektedir” diye konuştu. 

‘GEÇMİŞLE YÜZLEŞME VE HAKİKATLERİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULSUN’

Yalçın, insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları olarak İnsan Hakları Haftası’nda bir kez daha seslendikleri yetkililerden şu taleplerde bulundu:

"* Her şeyden önce zorla kaybettirilenlerin akıbetleri ortaya çıkarılmalı ve zorla kaybedilenlerin bulunması, faili meçhul cinayetler sonucu katledilenlerin faillerinin ortaya çıkarılması için devletin tüm arşivlerini açması gerekmektedir.

* Kayıpların akıbetlerinin ortaya çıkarılmasıyla ilgili yapılan mezar açma işlemlerinin ilgili uluslararası standartlar gözetilerek yapılması, mezarların iş makineleri ile özensiz bir biçimde açılarak kayıplara ait buluntuların tahrip edilmesinin kaybolmasının önüne geçilmesi 

* Hükümeti, ‘BM Kişilerin Gözaltında Kayıptan Korunmaları ile İlgili Uluslararası Sözleşme’yi imzalamaya ve sözleşme gereklerini yerine getirmeye davet ediyoruz.

* Yargı mensuplarını, sistematik cezasızlık politikasından vazgeçmeye ve uluslararası belgelere göre insanlık suçu olan tüm kayıp vakaları konusunda etkin bir yargılama yürütmeye, uluslararası sözleşmeler uyarınca bu suçlar için zamanaşımı hükümlerini dikkate almamaya çağırıyoruz.

* Bu topraklarda bir daha benzer acıların yaşanmaması, hakikatlerin ortaya çıkarılması ve toplumsal barışın tesisi için ‘Geçmişle Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu’ kurulmasını talep ediyoruz.”

‘TALEPLERİ TALEBİMİZDİR’

Eyleme katılarak destek veren isimlerden Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Elif Çuhadar da, yaptığı konuşmada Cumartesi Anneleri’ni taleplerinin aynı zamanda kendilerinin talepleri olduğunu belirtti. Çuhadar, KESK olarak bu taleplerin takipçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti.

Çuhadar'ın  konuşması sonrası bu haftaki açıklama da beş dakikalık oturma eylemiyle son buldu. 

BATMAN 

Batman'da da kayıp yakınları ve İHD üyeleri eylemlerinin 420'nci haftasında dernek binasında bir araya gelerek, kayıpların akıbetini sordu. 

"Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın" pankartı açılıp, farklı tarihlerde yaşamını yitirenlere ait fotoğrafların taşındığı eylemde yine öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin fotoğrafı taşındı. 

Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) üyelerinin de katılarak destek verdiği  eylemde ilk olarak İHD Şube Eşbaşkanı Avukat Devran Yıldız konuştu.

Yıldız, "Eylemlerimizin yasaklanmasının üzerinden 16 hafta geçti. 16 haftadır kayıpların akıbetini burada soruyoruz. Biz İnsan Hakları Haftası dolayısı ile açıklamayı dışarıda yapmayı hedeflerken bugün yeniden şube binamızın önünde akrepler, TOMA’lar bulunuyor. Her şeye rağmen kayıpların akıbetini sormaktan vazgeçmeyeceğiz" dedi. 

'SİLAY ZORUYLA KAÇIRILDI'

Yıldız'ın ardından İHD Şube Yöneticisi Ercan Başar tarafından yapılan açıklama ise, 1993 yılından bu yana kayıp olan Aydın Ay'ın akıbeti soruldu.

Oğlunun kaybedilmesi sonrası annesi Raziye Başar’ın yaptığı başvuruyu okuyan Başar, şunları söyledi: "1966 doğumlu olan oğlum Aydın kaybolduğu sırada 19 Mayıs Mahallesi 21’inci Cadde 2100 sokak 24 No’lu evde ikamet ediyorduk. Evimizin geçimini inşaatlarda çalışarak sağlama çabası içindeydi. Evine ve ailesine bağlı,  çevresine saygılı, çalışkan bir evladımızdı. 10 Temmuz 1993 günü saat 21.00 civarında eve gelirken evimize yakın bir yerde çevre komşularının anlattıklarına göre, 'sivil giyimli' 4 kişi tarafından silah zoruyla kaçırıldığını öğrendik. O günden bu güne 25 koca yıl geçti, canım oğlum Aydın’dan ölü veya sağ bir haber alamadım.” 

Başar, paylaştığı bu bilgilerin ardından kayıpların akıbetlerini sormakta vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Açıklama, beş dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.