İstanbul Sözleşmesi Davası: Danıştay kapısında kadınlar yerlerde sürüklendi

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptali istemiyle Danıştay’a gelen kadınlar içeri alınmadı. Dışarıda kalan kadınlara polis saldırdı, kadınlar yerlerde sürüklendi.

İstanbul Sözleşmesi Davası: Danıştay kapısında kadınlar yerlerde sürüklendi
28 Nisan 2022 Perşembe 12:15

banner255

Danıştay 10. Dairesi’nde görülecek duruşmalı yargılamada Ankara Barosu, Diyarbakır Barosu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazıcı ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açtığı davaların da aralarında bulunduğu 10 dosya karara bağlanacak.

Türkiye, 2011'de sözleşmeyi ilk imzalayan ülke olarak tarihe geçti, ardından 20 Mart 2021'de Cumhurbaşkanlığı kararı ile anlaşmadan çekildiğini açıkladı. Verilen kararın ardından çok sayıda sivil, kurum ve kuruluş, yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle Danıştay'da dava açtı.

Danıştay'da açılan davalardan onunun duruşması, bugün Danıştay 10'uncu Dairesi'nde saat 9:45'ten itibaren görülüyor. 

Çok sayıda avukatın duruşmaya katılım için yetki belgesi aldığı öğrenilirken, Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) girişimleriyle duruşma 550 kişilik büyük salonda yapılacak.

DURUŞMA ÖNCESİ BASIN AÇIKLAMASI

Duruşmanın gerçekleştirildiği Danıştay’ın önüne İstanbul başta olmak üzere Ankara, Diyarbakır ve farklı illerden gelen çok sayıda kadın sabahın erken saatlerinde Danıştay önünde toplandı. Danıştay bahçesine arama noktaları kuruldu ve kadınlar arama noktalarından geçerek içeri girdi. Duruşma öncesi kadınlar ve avukatlar Danıştay’ın önünde basın açıklaması yaptı.

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) tarafından yapılan açıklamada, “Kendiniz üstün görenlerin hukukuna karşı, hukukun üstünlüğü ilkesine sahip çıkmak için Danıştay'dayızi Istanbul Sözleşmesi'nden vazgeçemeyeceğiz” denildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

 “Verilecek karar Türkiye'de kendini üstün görenlerin hukukunun mu, hukukun üstünlüğünün mü hakim olacağına dair de belirleyici olacak. Bizler, kadınlara karşı her türlü şiddetin ve başta kadınlar, çocuklar, LGBTİ+'ların maruz kaldığı ev içi şiddetin insan hakları ihlali olduğunu belirten; devlete, şiddeti önleme ve mağduru koruma yükümlülüğü getiren İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz”

Danıştay 10. Dairesi’nde 200'ü aşkın yürütmenin durdurulması talebinin 5 üyeden 3'ünün oyuyla reddedildiğine vurgu yapılan açıklamada şunlar söylendi:

'SONUÇ ALAMAZSAK ULUSLARARASI MEKANİZMALARI HAREKETE GEÇİRECEĞİZ'

“Danıştay'dan olumsuz bir karar çıkması halinde bizler elbette ki hukuki ve siyasi mücadelemizi sürdilreceğiz. Anayasa'ya aykırı olan bu Cumhurbaşkanı Kararı'nı Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağız. İç hukukta sonuç alamazsak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil uluslararası mekanizmaları harekete geçireceğiz. Kadınlara ve Türkiye'ye daha fazla zarar vermeyin, zaman kaybettirmeyin. Kadınların hayatları ile daha fazla oynamayın. Hukukun ve adaletin gereğini yapın.”

Avukat Hülya Gülbahar gerçekleştirilecek duruşmada olumlu karar verilmesini istediklerini belirterek, toplumun tüm kesimlerinin duruşmasının olacağını söyledi. Gülbahar konuşmasına şöyle devam etti:

 “Toplumun bütün kesimlerini ilgilenen Sözleşmenin duruşması olacak. İstanbul Sözleşmesi demek kadınlar için, çocuklar için çok önemli. Gece yürüyüşü yaparak, Danıştay’ın peşinde koşarak İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya çalıştık. Bir kişinin kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nde çıkamazsınız. Kendi Anayasa’nıza bile karşı geliyorsunuz. Bizim hayatımız ihraç edilen patates, domates değil. Anayasa son derece açık. Temel haklarla ilgili sözleşmeler Meclis kararıyla çıkılır. Bugün olumlu bir karar çıkmasını istiyoruz”

HEYET BAŞKANININ TALİMATIYLA İÇERİ ALINDILAR

Danıştay binasına girmek isteyen onlarca kadının girişine izin verilmedi. Uzun süre kapıların açılmasını bekleyen kadınlar daha sonra Danıştay binasının kapılarını zorladı. Güvenlik personelinin çevik kuvvet polislerini çağırması üzerine içeri giren polisler kadınları yerlerde sürükleyerek darp etti. 3 kadın çevik kuvvet polisleri tarafından Danıştay binası içinde bekletildi.

Olaylar esnasında SES Ankara Şube Başkanı Nazan Karacabey yerlerde sürüklenerek darp edildi. Karacabey, “Beni yerlere attınız” diyerek polislere tepki gösterdi. 

Daha sonra avukat ve kadınların ısrarı üzerine kadınlar serbest bırakıldı. Avukatların bu talebine mahkeme başkanı, “Salonun göçmesinden endişe ediyorum” dedi. Yapılan istişarelerde mahkeme heyeti, dışarda bulunan kadınların salona alınmasına karar verdi.

Duruşmayı, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan’ın yanı sıra CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve çok sayıda baro izliyor. 550 kişilik duruşma salonu tamamen dolarken, mahkeme heyetinin yerini almasıyla başlayan duruşmada 10 ayrı dosya aynı anda görüşülecek. Her davacı için üç vekil savunma yapacak.

Bugünkü duruşmanın Danıştay tarihinde bir ilk olduğuna dikkat çeken heyet başkanı, ilk defa bu kadar yüksek katılımlı bir duruşma yapacağını söyledi. 

Duruşmada ilk savunmayı 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı avukat Şenal Sarıhan savunma yaptı. “İstanbul Sözleşmesi’ni bize iade edin” diyen Sarıhan, İstanbul Sözleşmesi’nin kadının, çocuğun, cinsel yönelimleri farklı olanların onurunu koruduğunun altını çizdi. Sarıhan, “ Mustafa Kemal Atatürk, ‘Ey Türk kadını siz omuzlarda taşınmaya laikliksiniz, yerde sürüklenmeye değil’ der. İstanbul Sözleşmesi, bütün dünya kadınlarının kazanımıydı. Yaşamın içinde bu sözleşme hala yürüyor. Elimizdeki silah dava açmaktı, açtık. Bizim koruduğumuz yaşam hakkımız. Biz yaşamak istiyoruz” dedi. 

‘ZORLA EVLENDİRİLEN KIZ ÇOCUKLARI İÇİN BURADAYIZ’

Daha sonra savunma yapan avukat Oya Aydın Göktaş ise katledilen kadınları hatırlatarak, “Biz burada İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının sebebi Nahide Opuz, cinsel yöneliminden dolayı babası tarafından öldürülen Ahmet Yıldız, Münevver Karabulut, Ceren Damar, satılan zorla evlendirilen Suriyeli kız çocukları adına yani kendimiz adına buradayız. Ben kendi adıma, annem adına, kızım adına İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının neden hukuksuz olduğunu anlatacağım. Bu davanın esası, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının Anayasaya aykırı olup olmadığıdır. İstanbul Sözleşmesi, bu topraklardan doğdu. Biz dairesiniz kısa süre içinde yürütmeyi ret kararı vermiş olsa bile bu kararını değiştireceğinden zerre kuşkumuz yoktur” dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.