İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı: Dink cinayetini araştırırken istihbarat bilgileri bize kapandı

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılandığı davada beyanda bulunan İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hakan Aydın Türkeli, "Erhan Tuncel'in arkasında kim var onu araştırırken basında 'büyük abi' haberleri çıktı. İstihbarat Daire Başkanlığı bilgileri bize kapandı. Bir husumet hissediliyordu. Cinayetin aydınlatılması için teknik çalışma imkanı ortadan kalktı" dedi.

İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı: Dink cinayetini araştırırken istihbarat bilgileri bize kapandı
18 Aralık 2018 Salı 17:33

banner255

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinde sorumluluğu bulunan emniyet, istihbarat ve jandarma görevlilerinin yargılandığı 6’sı tutuklu 85 sanıklı davanın 84'üncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul 14'üncü  Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklardan Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer hazır bulundu. Reşat Altay, Ali Öz, Erhan Tuncel, Ahmet İlhan Güler, Okan Şimşek, Emre Cingöz, Erhan Tuncel’in de aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanık ile taraf avukatları hazır bulundu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Züleyha Gülüm ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da duruşmayı izleyenler arasında yer aldı. 

Önceki duruşmada heyette yer alan bu duruşmada ise Mahkeme Başkanı olan Emre Efe Şimşek’in mahkemeye yeni atanan üyeleri tanıtmasının ardından dosyaya gelen belgeler okundu. 

Duruşmada ilk olarak cinayetin tasarlandığı dönem İstanbul İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı olan ve cinayetin işlendiği dönem de Rize İl Emniyet Müdürü görevine atanan Şammaz Demirtaş tanık olarak dinlendi. Dink’in öldürülmesini ve sürece ilişkin bilgileri basından öğrendiğini ifade eden Demirtaş,Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü'nce İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne gönderilen ve Yasin Hayal’in Dink’e yönelik “ses getirici eylem” hazırlığında olduğuna ilişkin yazıyı, cinayetten 3-4 ay sonra gördüğünü iddia etti. Demirtaş, “Bu yazıyı Başbakanlık Teftiş Kurulu Rize’ye geldiğinde gördüm. Bu yazı şubeden şubeye yazılmış. Hiyerarşi gereği benim önümden geçmez. Olaydan 3-4 ay sonra müfettişler gösterince haberdar oldum. İstihbaratta böyle bir yazışma usulü vardır. Böyle bir yazı yazıldığında istihbarat şube müdürüne gelir. Koordinasyon merkezi olan istihbarat; yazıyı konusuna göre ilgili birime gönderir" dedi. 

'BİLGİ PAYLAŞMASI GEREKİR’

Demirtaş, bilgi alındığı andan itibaren ilgili birimlerim Yasin Hayal’i teknik ve fiziki takip etmeleri gerektiğini söyledi. Mahkeme Başkanı Şimşek, Demirtaş’a, "İstihbarata 'ses getirici eylem' bilgisi gittikten sonra mağdura yönelik koruma tedbiri alınması gerekmez mi?" diye sordu. Demirtaş, “Tanık koruma yönetmeliği çerçevesinde işlem yapılıp yakın koruma tesis edilip edilmeyeceği konusunda kimin hareket edeceğini bilmiyorum şu an. Mağduru koruma işini istihbarat yapmaz Emniyet Koruma Şube Müdürü yapar. İstihbaratın bilgi paylaşması gerekir" sözleri ile yanıtladı. 

‘EMNİYETİN PROTOKOL GÖREVİ VAR’

Dink Ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu da, Demirtaş’a, “Dink’e yönelik ‘ses getirici eylem’ konulu istihbarat notu tedbir alınması için yetmez miydi?” diye sordu. Demirtaş, Bakırcıoğlu'nun sorusuna; tedbir alınması gerektiğini ancak öldürüleceğini söyleyebilmek için daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğu şeklinde yanıt verdi. Demirtaş, sanık Okan Şimşek’in avukatının “İstanbul Emniyet Müdürü ve Müdür Yardımcısı protokol görevi mi yapar?” şeklindeki sorusunu da "Bu kişilerin yalnızca protokol görevi vardır” diye yanıtladı. 

Tutuklu sanıklardan Ali Fuat Yılmazer de Demirtaş’a, “Emniyet müdürünün ya da istihbarattan sorumlu müdür yardımcısının denetleme yetkisi yok mu?” diye sordu. Demirtaş ise, “Somut bilgi olur ve biri bana talimat verirse denetlerim" dedi.  

TÜRKELİ BEYANDA BULUNDU

Demirtaş'ın ardından dönemin İstanbul Terörle Mücadeleden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hakan Aydın Türkeli beyanda bulundu. Türkeli, Dink cinayeti olduğu gün yurt dışında olduğunu belirterek, "Olay sonrası İstanbul'a döndük. Biz geldiğimiz de bazı işlemler olmuştu. Olay faali meçhuldü. Failin kimliği konusunda bir bilgi yoktu. Şahısın görüntü kayıtları vardı. Netice almaya yaklaşınca görüntüleri basın ile paylaştık. Trabzon'dan aldığımız bilgilerle, şahsın telefonundan aldığımız adreslere bir takım baskınlar yaptık" dedi. 

Mahkeme Başkanı Şimşek'in; "İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne yazılan yazılar var. Bilginiz var mı ya da olması gerekiyor muydu?" şeklindeki sorusuna Türkeli, "Bana o konuda bir bilgi verilmedi. Operasyon safhasına geçilmişse bana bilgi verilir. TEM operasyon şubesidir. Operasyona dönüştürecek olan şube, istihbarat şubesidir. Operasyona dönücünce bize bilgi verilir. Bize bilgi verme zorunlulukları yok" diye yanıtladı.

'ERHAN'I ARAŞTIRIRKEN BÜYÜK ABİ ÇIKTI KARŞIMIZA'

Türkeli, "Erhan Tuncel, suça karışmış biriydi. McDonald’s eylemini yönlendiren oydu. Hrant Dink konusunda da Yasin Hayal'i yönlendirmiş. Yasin klasik Türkçü, milliyetçi biri. Dink konusunda fazla bilgisi yok" dedi. Türkeli, Yasin Hayal'in cinayete ilişkin bildiklerini anlattığını ileri sürerek, "Erhan'ın arkasında kim var onu araştırırken basında 'büyük abi' haberleri çıktı. Fazla ilerleyemedik. İstihbarat Daire Başkanlığı bilgileri bize kapandı. Bir husumet hissediliyordu. Ondan sonrada bir şey yapamadık. Cinayetin aydınlatılması için teknik çalışma imkanı ortadan kalktı. Bizim tespit etmediğimiz telefonlarla ilgili dinleme kararları çıktı. Tabii bir şey çıkmadı. Ulusalcı yapılarla ilgisi kurulmaya çalışılıyordu. Trabzon jandarmanın da tavrı vardı bize karşı. Tutuklamalardan sonra Trabzon'da elde ettiğimiz bulguları saklamadan evraka koyduk. Bizden saklanan olmuş tabii" diye konuştu. 

'KORUMA  ÖNLEMİ GÜNDEME GELMEDİ'

Dink cinayetine dair basında çıkan haberlerden kaynaklı haklarında idari ve adli soruşturma açıldığını ve takipsizlikle sonuçlandığını belirten Türkeli, "Cinayet soruşturması yaparken karşımıza istihbarat elemanı çıktı. Garip şeyler de söylüyor. Trabzon Emniyeti'ne güvenmediğimiz için İstanbul’dan ekip oluşturup Trabzon’a yolladık" dedi. Türkeli,  İstanbul'daki Ermeni konferansı ve Hrant Dink’in Sabiha Gökçen haberinden sonra “Kızıl Elmacıların” eylem yaptığını dile getirerek, "Tehdit telefonları geldi. Bakırköy ve Şişli'ye bilgi yazısı yazdık. Koruma önlemi ise gündeme gelmedi" dedi. 

Duruşma yarın ikinci gününde tanık dinlemeleri ile devam edecek. 

HRANT 1 AY SONRA VURULDUĞU YERDE ANILACAK

Duruşma öncesi Hrant'ın Arkadaşları, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Hrant'ın Arkadaşları'ndan Bülent Aydın, duruşma öncesi adalet için nöbette olduklarını belirterek, "Bir ay sonra 19 Ocak günü Hrant Dink'i katledilmesinin 12'nci yılında Agos Gazetesi'nin önünde vurulup düştüğü yerde anacağız. Biz Hrant'ın Arkadaşları ilk duruşmadan beri buradayız. Adalet talebimizi haykırmaya ve 'Hrant İçin Adalet' demeye devam ediyoruz. 6'sı tutuklu 85 sanığın yargılandığı davada bu hafta yapılacak duruşmalarda mahkemenin davet ettiği tanıklar dinlenecek. Hrant Dink'in gerçek katilleri hak ettikleri cezayı alana ve bu alçakça cinayetin hesabı tüm ortaklardan sorgulanana kadar bu dava bitmiş olmayacak" dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.