Hububatta bu yıl en az 2 milyon ton rekolte kaybı bekleniyor

Orta Anadolu ve Güney Doğu Anadolu kışın yeterli yağı almadı. Bahar yağışlarının da gecikmesi durumunda hububatta rekolte kaybı bekleniyor.

Hububatta bu yıl en az 2 milyon ton rekolte kaybı bekleniyor
09 Mayıs 2021 Pazar 15:53

banner225

Ülke genelinde bahar yağışlarının mevsim normallerinin dışında seyretmesi nedeniyle tarımda bu yıl mahsul kaybı yaşanacağı öngörülüyor.

Türkiye genelinde en az 2 milyon ton rekolte kaybı beklendiğini ifade eden Ulusal Hububat Konseyi Araştırma Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, "Özellikle İç Anadolu Bölgesi ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde gördüğümüz kuraklık, hububat yönünden güvenliğimizi tehdit etmeye başladı. İç Anadolu Bölgesi'nde de özellikle Konya Ovası'nda ciddi anlamda bitkiler strese girmiş durumda. Önümüzdeki 1 hafta içinde etkili yağış alamazsak tarlalara biçerdöver girmeyebilir" dedi.

‘KONYA OVASI'NA 1 AYDIR YAĞMUR DÜŞMEDİ’

Orta Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde hububat hasadı yaklaşırken, buğday ve arpa da büyük rekolte düşüşleri bekleniyor. Prof. Dr. Süleyman Soylu, "Yağış bakımından bu yıl kötü başlamıştı. Ocak ayında rahatlama oldu. Şubat ayında yine kuraklık yaşadık. Mart ayı da bir nebze yağışlı geçti. Ancak özellikle buğday ekim alanlarında verim ve rekolteyi belirleyen en önemli husus, nisan ve mayıs yağışları. Maalesef Konya Ovası'na 1 aydır yağmur düşmedi. Bu da ocak ayında belli bir kıvama gelen kıraç ekim alanlarındaki kurtardığımız ürünleri ciddi anlamda tehdit etmeye başladı. Ülkemizde şu an birçok alan çok kötü durumda. Güney Doğu Anadolu Bölgesi daha erkenci olduğu için havaların da sıcak olması nedeniyle sulanamayan alanlarda ürün kaybı yaşanıyor" şeklinde konuştu.

‘ETKİLİ YAĞIŞ ALAMAZSAK TARLALARA BİÇERDÖVER GİRMEYEBİLİR’

2,5 milyon ton buğdayın üretildiği Konya Ovası'nda kuraklığın ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Süleyman Soylu, şunları söyledi:

"İç Anadolu Bölgesi'nde de özellikle Konya ve çevresine ciddi anlamda bitkiler strese girmiş durumda. Önümüzdeki 1 hafta içinde etkili yağış alamazsak tarlalara biçerdöver girmeyebilir. O derece sıkıntılı bir durumu söz konusu. İnşallah bir an evvel gerekli yağışa kavuşuruz. Bunlar bir verim kaybı oluşturacak ama zararın neresinden dönersek kardır. Trakya, Ege ve Karadeniz Bölgesi’nde çok büyük bir sorun görmüyoruz. Ama özellikle İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi, maalesef buğday arpa üretimi yönünden ciddi anlamda sıkıntı oluşturacak gibi görünüyor."

Hububat verim kaybının sadece kıraç arazilerde görülmediğini ifade eden Prof. Dr. Soylu, "Türkiye buğday üretiminin yaklaşık yüzde 35’ini Orta Anadolu Bölgesi gerçekleştiriyor. Tabi ki bu bölgede üretim alanlarının yüzde 75’i kıraç, yüzde 25’inde sulu tarım var. Bu kuraklık sadece kıraç alanları etkilemiyor. Sulak alanlarda da çiftçilerimiz şu anda durmadan sulama yapmak zorunda. Bu da üretim maliyetlerini yükseltiyor. Bitkiler de strese giriyor verim yönünden de buralarda kısmi bir azalma görebiliriz" dedi.  

Rekolte kayıplarında unlu mamul sektörünün de tedirgin olduğunu belirten Prof. Dr. Süleyman Soylu, "Buğday-arpa üretimi sadece kendi ihtiyacımız için değil. Buna dayalı büyük bir sanayi var. Türkiye, dünyanın en büyük un ve unlu mamuller ihracatçısı konumunda. Ciddi bir ham madde ihtiyacı var. Dolayısıyla bu yönünden de sektör de biraz tedirgin diyebiliriz. Bu sezon beklenen yağışlar olsa bile 2 milyon ton rekolte kaybı olabileceğini öne süren Prof. Dr. Süleyman Soylu şöyle dedi: "Türkiye’nin uzun yıllar rekoltesi, yıllık yağışa göre 19-21 milyon ton dolaylarında değişir. Yağışların iyi olduğu yıllarda 23 milyon tona kadar da çıkabiliyor. Fakat bu yıl görünen o ki yağışlar iyi giderse 18-19 milyon ton arasında bir rekolte olacak gibi. Tabi bu iyimser bir görüş. Ancak yağış alamazsak, bu rakamlar daha aşağılara düşebilir" şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.