Hamzaoğlu: Toplumsal mücadelenin yollarını bulmalıyız

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, “Bu gidişatın karşısında hepimiz yerel seçimleri bir referandum olarak görmeli ve yereli meclislerimizle kendi kendimizi yönetir hale gelmeliyiz. HDK içinde olan bütün farklılıkları toparlayıp birlikte toplumsal mücadelenin yollarını bulmalıyız” dedi.

Hamzaoğlu: Toplumsal mücadelenin yollarını bulmalıyız
31 Aralık 2018 Pazartesi 01:14

banner225

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir İl Kongresi, "Faşizme karşı toplumsal direniş" şiarıyla HDP binasında yapıldı. Kongreye, HDK bileşenleri üyeleri ve HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu katıldı. Kongrede konuşan Onur Hamzaoğlu, savaşların tüm dünyada egemen sermaye güçleri tarafından yürütüldüğünü ve bunun sonucunu yine başta Ortadoğu halklarının ödediğine vurgu yaptı. 

‘ROJAVA DEVRİMİNİN YAYILMASI ENGELLEMEK İSTENİYOR’

Sistemin kendi içindeki krizi çözebilmek için savaş peşinde olduğunu belirten Hamzaoğlu, “Yeni bir yaşam mümkündür diyen Rojava devrimini pek çok girişimle boğmak adına değişik oyunlar yapılıyor. Savaş insanların sadece insanların o anki yaşamları için değil geleceklerini köreltmek için de kullanılıyor. Efrin meselesi sıradan bir mesele değildir. Uluslar arası hukukun diliyle söylemek gerekirse; iç savaştan bu yana en ufak bir çatışmanın olmadığı, sulhun olduğu bölgeydi. Çatışmasızlık ve sulh yaşamına rağmen, hem oradaki güçler hem de Türkiye’deki iç siyasetin malzeme yaratma süreci oraya olağan yaşamı olağanüstü yaşama çevirmeye engel olmadı. Şimdi de hedeflerine Minbiç’i ve Fırat’ın doğusunu koymuşlar. Biraz önce de ifade ettiğim gibi Rojava devrim gelişmesini yayılmasını engellemeye yönelik bir girişim olarak önümüzde duruyor. Dolayısıyla bu sadece bölge halkları için değil hepimizin bir sorumluluğudur ve bizim mücadele aracımız olmak zorundadır” dedi. 

YEREL SEÇİMLERİ REFERANDUM OLARAK GÖRMELİYİZ’

16 yıllık AKP iktidarında askeri vesayetin kalktığını ama yerine doğrudan yürütmeye bağlı bir ordunun yer aldığını söyleyen Hamzaoğlu, “KHK ile atmak, kamudan çıkarmak emekli olmuş bir kişiyi bile KHK’ye dahil etmek ona bir suçlu yaftasını giydirmek, özlük haklarını sınırlandırmak anlamına geliyor. AKP’li yıllar böyle yeni uygulamaları da hayata geçirmiş oldu. Türkiye’de sermaye birikim süreci tarihinde ilk defa bu kadar siyasallaştı. İktidar daha önceki iktidardan faklı olarak önemli bir oranda kitle mobilizasyonuyla uğraşıyor. Asker kalkışması gerekçe gösterilerek 15 Temmuz 2016 yılı bunun önemli bir kanıtıdır. İşte bütün bunları birleştirdiğimizde Türkiye’de devlet biçimi ne şekildedir dendiğinde, elimize bir çek liste alıp şuna buna bakmaya gerek yok. İşte Almanya faşizminde ya da Franko yönetiminde bu vardı, şu yoktu demeye gerek yok. Yaşam statik değil dinamiktir. Bu yaşadıklarımız ve saydıklarım gösteriyor ki; Türkiye’de bir faşizm var. Hepimiz bununla toplumsa bir mücadeleyle baş etmekle yükümlüyüz. Sandığa oy vermek tek başına bir demokrasi göstergesi değildir. Aksine Türkiye’de bu kadar sık sandığın kuruluyor olması demokrasiden çok bir dezavantaj oluşturuyor. Bu gidişatın karşısında hepimiz yerel seçimleri bir referandum olarak görmeli ve yereli meclislerimizle kendi kendimizi yönetir hale gelmeliyiz. Bizler de, HDK içinde olan bütün farklılıkları toparlayıp birlikte mücadele etmenin yollarını bulmalıyız” ifadelerini kullandı. 

Katılımcılarında konuşmalarının ardından kongre son buldu. HDP delegeleri ise 12 ile 13 Ocak arasında belirlenecek. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.