'GGM'lerde alınan sınır dışı kararları hukuka aykırı'

Halkların Köprüsü Derneği Başkan Yardımcısı Yıldırım Şahin, herhangi bir sebeple gözaltına alınan mültecilerin, GGM’lerde geri göndermeye zorlandığını söyledi. Suriye'de savaş koşullarının devam ettiğini hatırlatan Şahin, “GGM'lerde sayı çok fazla olduğu için hak ihlalleri de her geçen gün artıyor" dedi.

'GGM'lerde alınan sınır dışı kararları hukuka aykırı'
08 Ocak 2019 Salı 10:24

İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin birçok yerinde kurulan Geri Gönderme Merkezleri (GGM), hakkında herhangi bir işlem yapılan mülteciler için cezaevi niyetine kullanılıyor. Gözaltına alınan mülteciler, savcılık ve mahkeme işlemlerinin ardından serbest bırakılmaları durumunda adli kontrol olsun ya da olmasın polisler tarafından GGM’lere götürülüyor. GGM’lerde kısa süre tutulduktan sonra istememelerine ve hayati riskleri bulunmalarına rağmen mültecilerin çoğunluğu sınır dışı edilirken, bir kısmı ise 6 ay ya da 12 ay olmak üzere GGM’lerde cezaevi koşullarını yaşamak zorunda kalıyor. İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi de sık sık bu haberlerle gündeme gelen merkezlerin başında geliyor. 

‘SURİYE GÜVENLİ DEĞİL KİMSE SINIR DIŞI EDİLEMEZ’

Halkların Köprüsü Derneği Başkan Yardımcısı Yıldırım Şahin, İzmir’de bulunan ve sınır dışı edilemeyecek mültecilerin GGM’lerde tutularak geri dönmeye zorlandığını söyledi. İdari gözetimde tutulan mültecilerin 6 ay ila bir yıl arasında GGM’lerde zorunlu bir şekilde tutulduğunu ifade eden Şahin, “‘Geri Gönderme yasağı’ kapsamında Suriye’de savaş koşulları devam ettiği ve güvenli ülke olmadığı için sınır dışı edilemez. Suriyeliler hakkında en ufak bir soruşturma başlatıldığı takdirde ya da Yunanistan’a geçmeye çalışırken yakalanan mülteciler idari gözetim altında tutuluyor. Bunları geri gönderemeyeceğini bildikleri için bazı kağıtlar imzalatılarak geri gönderme merkezlerinden sınır dışı ediliyor. Aslında bu gönüllü geri gönderme değildir. GGM'lerde mültecilerin sayıları çok fazla ve kişiler hastaneye çeşitli gerekçelerle götürülmüyor. Personel yok deniliyor. GGM revirinin doktoruna bile bir ayda ancak çıkarılıyor. Yani sağlık koşulları ile ilgili kişiler rahatsızlandığında hastaneye erişimleri uzun zaman alıyor” şeklinde konuştu.  

‘TÜRKİYE MÜLTECİLER İÇİN AÇIK HAVA CEZAEVİ’

Şahin, son dönemde yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda 300 bine yakın Suriyeli mültecinin geri gönderildiğini dile getirerek, “Bu nedenle devlet bu tür uygulamalarla Suriyeli mültecileri geri göndermeye ikna etmeye çalışıyor. Suriyeli yurttaşlar şunu iyi biliyor; yarın öbür gün Suriye’de ne olacağı bilinmiyor. Türkiye o bölgeye sürekli Suriyelileri götürüp yerleştirmeyi planlıyor. O bölgede Türkiye'deki Kürtlerle Suriye'deki Kürtler arasında tampon bölge oluşturmak ve sınır geçişlerini engellemek istiyor. Mültecilerin bir kısmı savaşın ne zaman biteceğini bilemediği için ülkesine geri gitmiyor. Bugün mülteciler güvenli bir hayat kurmayı düşündükleri için Batıya gidiyor ve pek hoş karşılanmıyor. Türkiye'nin AB ile imzaladığı anlaşma sonucunda ülkesinin mülteciler için bir açık cezaevi olmasını kabul etti” diye ifade etti.

‘GGM’LERDE YİYECEK ÇOK KISITLI’

Mevcut hükümetin mülteci nüfus gücüyle batıyı sürekli tehdit ettiğini belirten Şahin, “Burada bulunan mülteci çocukların büyük bir kısmı artık Türkçe eğitim alıyor. Türkiye'de kalan mülteciler ırkçı politikalar nedeniyle düşmanlaştırma politikaları gittikçe yoğunlaşıyor. GGM’lere giden mülteciler orada insanlık dışı koşullara dayanamıyor ve geri gitmeyi kabul ediyor. Böylelikle Türkiye kendi uluslararası anlaşmalara koyduğu kuralları çiğnemiş olmuyor. Çünkü bu insanlar gönüllü olarak geri gönderiliyor algısı yaratılıyor. GGM’lerin çoğu denetime kapalı. Gerçekten cezaevi koşullarından daha kötü ve GGM’lerde yiyecekler çok kısıtlı. Hijyenik koşulları yok ve havalandırma imkanları yok” dedi.

‘YAKALANANLAR GGM’LERE GÖNDERİLİYOR’

Şahin, “Mülteciler Türkiye girişinde nerede kayıt yaptırmışsa orada kalır. Örneğin Kilis’ten giriş yapıp oradan İzmir'e geldiyse yakalandığında Kilis’e geri gönderilir. Batıda Suriye'nin mülteci nüfusunu azaltmaya yönelik bir özel kampanya var. Kampanya çerçevesinde sokaklarda kimlik kontrolü yapılıp mültecinin kaydı İzmir’de değilse GGM’lere gönderiliyor ve sosyal medya paylaşımlarına bakılıyor. Örneğin geçenlerde bir şey oldu. Bir kişinin telefonunda PYD bayrağı görüyorlar ve ‘terör örgütü bağlantısı var’ diye polisler gözaltına alıyor ve GGM’ye gönderiyorlar. Hâlbuki adam PYD’yi kötülemek için eleştirel Arapça paylaşım yapmıştı. Tabii polisler Arapça bilmediği için bayrağı gördüğü gibi direkt ‘örgüt üyesi’ deyip apar topar alıp götürüyor. Türkiye’de bulunan Kürtlerin büyük bir kısmı Kobanê gibi yerler özgürleştikten sonra köylerine geri döndü. Türkiye’de bulunan mültecilerin büyük bir kısmı Arap ve Türkmenlerdir” diye konuştu. 

Savaş bölgelerine geri gönderme baskısının mülteciler için tehlikeli yolculuğu yeniden cazip hale getirdiğini belirten Şahin, “Maalesef siyasal iktidar iktidarlığını sürdürebilmek için her türlü argümanı kullanıyor” dedi.

MA / Ruken Demir


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.