Gazetecilerin duruşması başladı: Bu utancı sonlandırın

Libya’da yaşamını yitiren MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin yapılan haberler gerekçe gösterilerek yargılanan gazetecilerin duruşması başladı. Duruşma öncesi bir araya gelen gazeteciler, siyasi partililer ve STÖ temsilcileri, "Bu utancı sonlandırın" diye seslendi. 

Gazetecilerin duruşması başladı: Bu utancı sonlandırın
24 Haziran 2020 Çarşamba 12:17

banner255

Libya’da ölen MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin yapılan haberler gerekçe gösterilerek 6’sı tutuklu 8 gazeteci hakkında açılan davanın ilk duruşması Çağlayan'da bulunan İstanbul 34'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Tutuklu yargılanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ile gazetenin Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ yazarı Murat Ağırel'in de aralarında bulunduğu 8 gazetecinin duruşması öncesi Haberin Var Mı İnisiyatifi öncülüğünde adliye önünde açıklama yapıldı.  

DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA

Açıklamaya Yeni Yaşam gazetesi çalışanları, Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, Tutuklu Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Hüda Kaya ve Dilşat Canbaz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, CHP eski Milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve çok  sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 

“Gazeteciler özgürlük, gazetecilik suç değil” pankartının açıldığı açıklamada, “Özgür basın demokrasinin gereğidir”, “Gerçekler hapsedilemez”, “Özgür basın susturulamaz” ve “Korkmuyoruz susmuyoruz” dövizleri taşındı. 

‘HAKİKATİN PEŞİNDEYİZ’ 

Haberin Var Mı İnisiyatifi üyesi Mehveş Evin, gazetecilerin haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandığını ifade etti. Gazetecilerin tutuklanmasını "kumpas" olarak yorumlayan Evin, “Süreç başladığında sosyal medyaya servisler yapıldığında olanı anlamıştık. Kumpas kurulmuş haklarında hüküm çoktan verilmişti. Meslektaşlarımızın hürriyetleri ellerinden alınıp koronavirüs koşullarında demir parmaklıkların arkasında atılırken, asıl mesaj bizlere verilmek isteniyordu. ‘Görmeyin, duymayın, konuşmayın’ deniyor. Üç maymunu oynamamız isteniyordu. Sadece tutuklu gazetecileri değil, bizleri de korkutmak, sindirmek istiyorlardı. Sabahattin Ali’nin biat ettiğini gördünüz mu? Ya Hrant Dink’i, Musa Anter’i, Uğur Mumcu’yu? Asla. Bizler de susmadık. Çünkü her birimiz hakikatin peşindeyiz. Bunun halkımızın gerçekleri bilmesi için yaptık, yapıyoruz” diye konuştu.  

‘DİRENMEYE DEVAM’

Ardından söz alan Disk Basın-İş Başkanı Faruk Eren, Türkiye’nin "gazeteci cezaevine" dönüştüğünü belirtti. 

TGS Başkanı Gökhan Durmuş, gazetecilerin yüze aşkın gündür tutuklu olduğunu hatırlatarak, tecrit edildiklerini söyledi. 

TGC Sekreteri Sibel Güneş, haberin serbest dolaşımının önemine değinerek, iktidarın bunu engellediğini kaydetti. İktidarın basın ve düşünce özgürlüğünü de engellediğini söyleyen Güneş, “Bizler tutuklu meslektaşlarımızın serbest bırakılmasını, haberin serbest dolaşımını istiyoruz. Tutuklu gazetecilerle ve aileleriyle dayanışma içindeyiz. Haber özgür kalıncaya kadar direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. 

‘HUKUKSUZLUK SON BULSUN’ 

RSF temsilcisi Erol Önderoğlu, gazetecilerin sürekli “terörle” ilişkilendirildiğini, ancak bu sefer ise MİT kanunun gazetecilerin karşısına çıkarıldığını söyledi. Önderoğlu, “Gazetecilerin cenaze töreni ile ilgili ilk haber yapanlar değil. Hukuki acıdan bu kanunun meslektaşlarımıza uygulama ihtimalinin olmaması gerekiyor. Bizler RSF olarak bu hukuksuzluğun bu gün burada sonlanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘GERÇEKLER YASAKLANMASIN’  

HDP Milletvekili Hüda Kaya, “Şu anda burada her kesimden insanlar var. Hepsinin ortak durumu mağdur edilmeleridir. Her birimizin derdi insanca yaşamak. Gerçekler katledilmesin. Düşünceye, ifadeye, habere ve gerçeklere yasak getirilmesin. Haksız yere kimse zindanlara konulmasın. Hepimizin mücadelesi bu” dedi. 

‘BİR DAKİKA DAHA CEZAEVİNDE KALMAMALI’  

CHP’li Tuncay Özkan ise, “MİT müsteşarı Hakan Fidan’a ve Mili Savunma Bakanı’na sesleniyorum; bu utancı devam ettirmek ve Türkiye bu utancı yaşatmak büyük bir zülümdür. Bu zulmü durdurmak için derhal gerekli adımların acil atılmasını istiyoruz. Masumiyet bir dakika bile cezaevinde kalmamalı. Bu utanç boyunlarında yaşam boyunca bir zilet olarak kalacaktır” diye seslendi. 

İYİ Parti İstanbul İl Örgütü Başkanı Mehmet Satuk Buğra Kavuncu da, Türkiye’de gerçek haberciliğin tutsak edildiğinin altını çizdi. Gazetecilerin anlaşılmayan gerekçelerle hapsedildiğini aktaran Kavuncu, “Tutuklu gazeteciler en büyük ortak özellikleri nedir diye baktığımız da iki şey görüyoruz; birincisi görüşleri farklı olsa da vatanseverlikleri. İkincisi ise yolsuzluğa ve hırsızlığa karşı hiç çekinmeden gerçek habercilik peşinde koşmaları” diye konuştu. 

Konuşmaların ardından duruşmanın görüldüğü 34. Ağır Ceza Mahkemesi önüne gidildi. 

Duruşma, yapılan kimlik tespiti ile başladı. 


Kaynak: Mezopotamya Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.