Banka müdürü ve çalışanına tefecilik suçlaması

Diyarbakır’da POS cihazı tefeciliği yapan bir şebekenin banka hesaplarına konulan blokeleri kaldırdığı ve POS cihazı temin etmekle suçlanan bir banka şube müdürünün de aralarında bulunduğu 52 kişi hakkında dava açıldı.

Banka müdürü ve çalışanına tefecilik suçlaması
27 Kasım 2018 Salı 14:45

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde POS cihazı tefecilik yaptıkları belirlenen kişilere yönelik 7 Haziran'da 8 ilde gerçekleştirilen operasyonda 33 kişi gözaltına alınmıştı. Bu kişilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise ele geçirilen 26 POS cihazı, sanal POS için kullanılan 3 bilgisayar, yüzlerce kredi kartı ve 150 bin TL'ye el konulurken, POS tefeciliği yapıldığı tespit edilen 10 işyeri de mühürlenerek kapatıldı.

BANKA MÜDÜRÜ

52 kişi hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianameye dönüştü. Hazırlanan iddianamede, şebekenin liderleri oldukları belirlenen N.E. ve M.A.’nın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "tefecilik yapmak" suçundan, bir bankanın İstanbul Şube Müdürü olan Ş.E. ve aynı bankanın çalışanı olan M.H.'nin aralarında bulunduğu 29 kişinin ise, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "tefecilik yapmak" suçlarından cezalandırılması talep edildi. İddianamede yer alan diğer 21 kişi için hakkında ise, "kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve "tefecilik yapmak" suçlarından hapis cezası istendi.

PARAVAN ŞİRKETLER KURDULAR

İddianamede, sanıkların POS cihazını kullanarak nakit para sıkıntısı çeken kişilerin kredi kartlarına yüzde 3 ila 5 oranında değişen faiz işlemi uygulayarak POS tefeciliği suçunu işledikleri belirtildi. 

Sanıkların kredi kartlarına borç ertelemesi, nakit avans ve taksit işlemleri yaparak haksız menfaat temin ettikleri ve bu sayede kişi ya da kişilerin yüksek meblağlarda borçlanmalarını kolaylaştırdıkları bilgilerinin yer aldığı iddianamede, sanıkların yine üçüncü kişiler adına kurdukları paravan şirketler adına çıkardıkları POS cihazı karşılığında bu kişilere komisyon verdiği kaydedildi. 

Suç örgütünün POS cihazı ile kredi kartlı satış veya vadeli satış olarak göstermek suretiyle kredi kartları ile satış yapılmış gibi işlem yaptıkları, işlemde gösterilen satış bedelinden daha az tutarı kart sahibine ödedikleri ifade edildi. Kredi kartı borçlarının ötelenmesi için belirtilen suç örgütüne yüzde 3 ila 5 oranında faiz karşılığında ödeme yaptığını söyleyen 8 kişinin ifadesi de iddianamede yer aldı.

PARANIN GÜVENCESİ POZ CİHAZI

Şüphelilerin borç olarak verdikleri paranın geri dönüşümü garanti altına almak amacıyla POS cihazını kullandıkları vurgulanan iddianamede, şüphelilerin neden POS cihazını tercih ettikleri şu ifadelerle anlatıldı: "POS cihazı ile para talebinde bulunan kişi/kişiler ticari bir alış-veriş yapmış gibi kredi kartı ile borçlanmakta, borç para veren kişi alacağını cihazın ait olduğu bankadan yapacağından, verilen borç para güvence altına alınmış bulunmaktadır. Bu işlemlerde POS cihazı bir nevi alacağın güvence altına alınmasını sağladığından tercih edilmektedir."

İddianamede yine sanıkların kontör satışı yöntemiyle tefecilik yapması üzerinde de duruldu. GSM şirketleri tarafından özel yazılım içeren bir sistem kurulduğu ve sistem üzerinden kontör yüklendiğinde paranın otomatik olarak GSM şirketi hesabına geçmesi nedeniyle şebekenin bu yöntemi kullandıklarına işaret edildi.

POS CİHAZLARINI BANKA MÜDÜRÜ TEMİN ETTİ

Haklarında “örgüt üyesi olma" ve "tefecilik yapmak" suçlamaları yöneltilen Banka Müdürü Ş.E. ile aynı bankanın çalışanı olan M.H.’nin ise, suç örgütü lideri M.A. ve N.E.'nin belirlediği kişiler adına bankaya ait POS cihazı çıkarttıkları, bunun karşılığında menfaat sağladıkları ve şebekenin hesaplarına konulan blokeleri kaldırdıkları ileri sürüldü. Banka Müdürü Ş.E., bu suçlamalara karşı alınan ifadesinde, "suç örgütünü kurmakla" yargılanan N.E. ile görüştüğünü, N.E.'nin yönlendirdiği müşterilere POS cihazlarını bankanın müdürü olduğu şubeye koyduğu hedefler doğrultusunda müşteri ilişkisi içinde temin ettiğini, bir menfaat karşılığında yapmadığını savundu.

NEDEN ‘PATRON’ DEDİĞİ SORULDU

Müdür Ş.E., yaptıkları telefon görüşmelerinde N.E.'ye neden “patron" diye hitap ettiğini de, genelde işyeri ve firma sahiplerine bu şekilde hitap ettiğini söyleyerek savundu.

Şebekenin hesaplarına konulan blokelerin kaldırılması konusunda ise, "konulan blokelerin kendi bankasıyla ilgisi olmadığını" söyleyen Banka müdürü, blokelerin kaldırılması döneminde N.E. ile daha yeni yeni görüşmeye başladıklarını ileri sürdü. 

SUÇLAMALARI REDDETTİ

Banka müdürü, suç örgütü üyesi oldukları ileri sürülen kişilerle yaptığı tüm görüşmelerinde "hiçbir şekilde ne maddi ne de ikram şeklinde bir menfaatinin olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini" beyan etti. 

İddianamede, N.E.’nin örgütün yöneticisi olduğu, yapılan baskında adresinde çok sayıda POS cihazı bulunduğu, ikilinin banka müdürü Ş.E. ve banka çalışanı M.H. aracılığıyla temin ettiği POS cihazlarını örgüte ait şubelere dağıttığı, banka müdürlüğü tarafından hesaplara bloke konulması halinde bu sorunu banka çalışanları aracılığıyla çözdüğü değerlendirmelerinde bulunuldu.

24 YILA VARAN HAPİS İSTENDİ

Bu doğrultuda N.E. ve M.A.'ya "suç amacıyla örgüt kurma" ve "tefecilik yapmak", Banka Müdürü Ş.E.'nin de aralarında bulunduğu 29 kişi hakkında da "örgüt üyesi olmak" ve "tefecilik yapmak"tan Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 220/2, 241/1, 43/1 maddeleri kapsamında 9 ile 24 yıl arasında değişen hapis cezaları talep edildi. Diğer 21 sanık hakkında ise, "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme", “tefecilik yapmak" suçlamalarıyla 4 ile 11 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi. Hazırlanan iddianamesi sunulduğu Diyarbakır 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.