‘Ayakta sayım dayatması 12 Eylül’ün artığıdır’

1980 dönemindeki tutuklular, cezaevlerinde son dönemde çok sık gündeme gelen ayakta sayım dayatmasını değerlendirdi."Cezaevinin" kelime olarak bile Kenan Evren'i çağrıştırdığını belirten eski tutuklular, bu uygulamanın 12 Eylül'ün artığı olduğunu söyledi.

‘Ayakta sayım dayatması 12 Eylül’ün artığıdır’
04 Aralık 2018 Salı 14:05

banner255

Manisa T Tipi Cezaevi başta olmak üzere son dönemde birçok bölgedeki cezaevlerinde  ayakta sayım dayatması gündeme geldi. Buna karşı duran tutuklulara yönelik işkence uygulamalarının geliştiği belirtilirken yaşananları 1980 askeri darbesi ardından cezaevinde kalan kişiler değerlendirdi.  

'CEZAEVİ DENİLİNCE EVREN'İ ANIMSIYORUM'

1980 askeri darbesi ardından tutuklanan İzmir Buca Cezaevi ve Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi'nde kalan isimlerden biri olan Ali Yıldırım, o günlerden bu yana siyasi tutukluların bir direniş geleneğine sahip olduklarını belirtti. Cezaevi denildiğinde aklına ilk olarak 12 Eylül, Kenan Evren ve Esat Oktay Yıldıran'ın geldiğini dile getiren Yıldırım şöyle konuştu: “Eğer bu tür uygulamaların bir faydası olsaydı, kimse Esat Oktay kadar kazançlı olamazdı. Ama tarih insana çok şey öğretiyor. Diyarbakır Cezaevi'nde dayatılan, işkence ayakta sayım gibi bütün uygulamalar adını tarihe sadece kara günler olarak yazdırdı. 70 kişi tek bir koğuşta kalırdık. O koğuş hem yatakhane hem yemekhane hem de yaşam alanıydı. Tek tipe maruz kalan insanlar, o dönem elbiseyi giymiş insanlardan biriyim. Günde 3 kez küçük koridora çıkarılarak sayım vermemiz isteniyordu. 90’lı yıllarda evet Kenan Evren gitmişti ama onun kalıntıları hala duruyordu. Ayakta sayım insanın onuruna dokunuyor. Bunu görmüş yaşamış bir insan olarak, bu tür uygulamaların kimseye bir faydası olmayacağını bir kez daha belirtmek istiyorum. Ayakta sayım dayatması da Kenan Evren’in ardından kalan artıklardır bunlardan vazgeçmek gerekiyor” diye ifade etti.  

'UYGULAMA SÜRÜYORSA SİSTEM DEVAM EDİYOR DEMEKTİR'

1980-90 yılları arasında Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu bulunan isimlerden biri olan Bahattin Özen, o dönem yaşananların tamamının vahşet olduğunu söyledi. Ayakta sayım dayatmasının rutin işkence yöntemlerinden biri olduğunu ifade eden Özen, “Sadece ayakta sayım değil Diyarbakır Cezaevi'nde her şey işkence edilerek yapılıyordu. Bugün hala bu tür uygulamalar devam ediyorsa, değişmeyen sistemin sonucudur. Sistemin kendisi değişmediği sürece zindanlardaki uygulamalar, bakış açısı asla değişmez. İşkence ve kötü muamele sistemin kendisinde var. Bu sistem de her zaman ilk olarak cezaevinde olan insanlara yönelir. Hepimizin bir parçası her zaman zindandadır. Ayakta sayım bir işkencedir. Amaç sayım ise onu her şekilde alabilirler ama asıl amacın kişiliksizleştirme, rencide etmek olduğunu düşünüyorum. Hem açlık grevine başlayan hem de bu tarz uygulamalara direnen arkadaşlarımızın destekçisiyiz” ifadesinde bulundu.  

'BU UYGULAMALARIN KİMSEYE YARARI OLMADI'

Türkiye’de özellikle 12 Eylül askeri darbesinin ardından cezaevlerinde korkunç işkencelerin yapıldığını hatırlatan Yusuf Özmen, ayakta sayımında bu uygulamaların bir parçası olduğunu belirtti. Özmen, “Buca, Nazilli, Aydın ve İstanbul’da cezaevlerinde kaldım. O dönemlerde sanki çoban koyunlarını sayıyormuş gibi gelip parmaklarıyla sayım yapıyorlardı. Tabi cezaevindeki siyasi tutuklu arkadaşlar bu tür uygulamalara hep müdahale etti. İnsan onuruna yakışır bir tutumla davranmalarını istiyorlardı. Bu uygulamaların kimseye bir yararı olmadı. Cezaevine siyasi nedenlerle girmiş insanlara onurunu kıracak uygulamaları dayatırsanız onlar da bunları kabul etmez. Çocuklarımız, yakınlarımız sahipsiz değil. Onlar direniyorsa bizlerde sahip çıkarız” dedi.  

MA / Nimet Ölmez


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.